368 İznik Depremi: Nikaia'yı Yıkan, Hazinedarı Koruyan Sarsıntı
11 Ekim 368'de (bazı kataloglarda 367) Bithynia'yı sarsan deprem, konsil şehri Nikaia'yı, bugünkü İznik'i büyük ölçüde yıktı. Komşu Nikomedia'nın 358 ve 362'deki yıkımları, Ammianus Marcellinus ve kilise tarihçilerinin anlatımları, enkazdan kurtulan hazinedar Kaisarios ve tartışmalı tarih ile ölü sayısı üzerine belgesel anlatım.
11 Ekim 368. Askania Gölü'nün doğu kıyısında, dörtgen surlarının içinde düz sokaklarıyla kurulmuş Nikaia, bugünkü adıyla İznik. Kırk üç yıl önce Hristiyan dünyasının ilk büyük konsili burada toplanmış, dört yıl önce bir imparator burada seçilmiştir. On yıl içinde komşu Nikomedia'yı (İzmit) iki kez yerle bir eden sarsıntılar bu kez Nikaia'yı bulur. Şehrin hazinedarı enkazın arasından neredeyse çiziksiz çıkar; şehrin büyük bölümü ise yıkılır.
Depremden önce
Nikaia, Roma'nın Bithynia eyaletinin en büyük iki şehrinden biridir. Coğrafyacı Strabon onu kare planlı, sokakları birbirini dik açıyla kesen bir Helenistik şehir olarak anlatır: şehrin ortasındaki bir anıttan dört kapının dördü de görülebilir. Nikaia yüzyıllardır vali makamı ve itibar için Nikomedia ile yarışır.

Şehir depremi tanır. 2. yüzyılın başında bir sarsıntı Nikomedia'yı yıkmış, Nikaia'nın da büyük kısmını devirmiştir; Aziz Hieronymus'un kroniğine göre İmparator Hadrianus onarım için devlet hazinesinden para ayırır. Hadrianus'un yeniden kurdurduğu şehir yaklaşık 5 kilometrelik surlarla çevrilir. Bu surlar 258'de Gotların yağmasını önleyemez, ama şehir yeniden toparlanır.
4. yüzyılda Nikaia büyük, zengin bir askerî ve idari merkezdir. 325'te İmparator Konstantinos ilk ekümenik konsili burada toplar; konsilin kabul ettiği inanç metni şehrin adıyla anılır. Şubat 364'te İmparator Iovianus'un ölümünden sonra ordu Nikaia'ya yürür; Ammianus Marcellinus, Bithynia şehirlerinin "metropolü" dediği Nikaia'da subayların Valentinianus'u oybirliğiyle imparator seçtiğini yazar. Valentinianus kısa süre sonra kardeşi Valens'i doğunun imparatoru yapar. 368 depremini yaşayacak olan Nikaia, Valens'in yönettiği topraklardadır.
Komşu şehrin yıkımı: 358 Nikomedia
Nikaia'nın 368'de yaşadıklarını anlamak için on yıl önceye, körfezin ucundaki Nikomedia'ya bakmak gerekir. Bu felaketin en ayrıntılı anlatımı, Roma ordusunda subay olarak görev yapmış tarihçi Ammianus Marcellinus'tan gelir. Ammianus, 24 Ağustos 358 sabahını şöyle anlatır: gün ağarırken parlak gökyüzünü kara bulutlar kaplar, birkaç adım ötesi görülmez olur, ardından şiddetli bir fırtına kopar ve büyük bir deprem şehri ve banliyölerini tümüyle devirir.
Nikomedia tepe yamaçlarına kurulmuş bir şehirdir. Ammianus'a göre evlerin çoğu yamaçtan aşağı kayar, birbirinin üzerine yıkılır. Tepelerde eşini, çocuğunu, akrabasını arayanların bağırışları yankılanır. Gökyüzü ancak sabahın ikinci ve üçüncü saati arasında açılır ve yıkımın boyutu görünür. Bir kısmı enkazın ağırlığı altında ezilmiştir, bir kısmı boyuna kadar molozun içinde kalmış, yardım gelmediği için ölmüştür. Eğik düşen çatıların altında yara almadan sıkışıp açlıktan ölenler de vardır; Ammianus bunlar arasında İmparator Constantius'un yeni kurduğu bir idari bölgenin vali yardımcısı Aristaenetus'u sayar. Ardından çıkan yangın beş gün beş gece sürer ve depremin ayakta bıraktığını da yakar.
Nikomedia'nın yıkıldığı haberiyle birlikte Nikaia'nın, Perinthos'un ve Konstantinopolis'in de yıkıldığı söylentisi yayılır. Deprem tarihçisi Nicholas Ambraseys bunun doğru olamayacağını yazar: Nikomedia'da yapılması planlanan kilise toplantısını Nikaia'ya taşımak bir süre konuşulmuştur, yani Nikaia daha az zarar görmüş olmalıdır. Ambraseys, hem pagan hem kilise yazarlarının yıkımı tanrılarının öfkesine bağlayarak büyüttüğü görüşündedir.
Dört yılda ikinci darbe
362 yazında İmparator Iulianus, Konstantinopolis'ten Antakya'ya giderken Nikomedia'dan geçer. Çocukluğunu bu şehirde geçirmiştir. Ammianus, surları acınacak bir yığına dönmüş şehri görünce imparatorun sessizce ağladığını, yas giysileri içinde karşısına çıkan meclis üyeleri ve halk arasında tanıdıklarını gördüğünü anlatır. Iulianus onarım için yardım verir ve Nikaia'nın yanından geçerek yoluna devam eder.
Aynı yılın sonunda bölge yeniden sarsılır. Ammianus'a göre 2 Aralık 362'de, akşama doğru, Nikomedia'nın geri kalanı bir depremle tamamen yıkılır, Nikaia'nın da "hatırı sayılır bir kısmı" çöker. Bu tarih Ammianus'ta ve NOAA kataloğunda 362'dir; bazı güncel özetlerde, örneğin İngilizce Vikipedi'de, aynı deprem 363 diye geçer. Üç yıl sonra, 21 Temmuz 365'te, Ammianus'un "bütün dünyayı" saran bir felaket diye anlattığı Girit merkezli deprem ve dev dalgalar İskenderiye'de gemileri evlerin damına çıkarır. Ambraseys, bu dalgaların Nikaia'yı etkilemediğini vurgular. Yani 368'e gelindiğinde Nikaia, on yıl içinde komşusunun iki kez yıkıldığını görmüş, kendisi de bir kez yara almış bir şehirdir.
11 Ekim 368
Deprem 11 Ekim'de gelir. Günün hangi saatinde olduğunu hiçbir kaynak söylemez. Tarihi en açık biçimde veren yazarlardan biri Konstantinopolisli kilise tarihçisi Sokrates Skolastikos'tur: Valentinianus ve Valens'in ikinci kez konsül olduğu yıl, yani 368'de, 11 Ekim'de Bithynia'da bir depremin Nikaia'yı yıktığını yazar. Çağdaşı İdatius da aynı günü, ekim ayının idus'undan beş gün önceyi verir. Hieronymus'un kroniği kısa bir cümleyle yetinir: Nikaia, "daha önce de sık sık yıkılmış olan" şehir, bu kez temelinden devrilmiştir.
Sokrates'in çağdaşı Sozomenos ise yıkımı bir dizi felaketin içinde anlatır: birçok yerde olağanüstü büyüklükte dolu yağar, birçok şehir, özellikle Bithynia'daki Nikaia, depremlerle sarsılır. Sokrates, dolunun bir yıl önce, 2 Haziran 367'de Konstantinopolis'e yağdığını ve taneleri bir avuç dolduracak büyüklükte olduğunu yazar.
Yıkımın boyutunu en güçlü sözlerle anlatan, olaydan kısa süre sonra konuşan Nazianzoslu Gregorios'tur. Gregorios'a göre bu deprem, "insanların hafızasındaki en ağır deprem" olarak anılmaktadır ve şehrin hemen bütün sakinlerini ve güzelliğini ortak bir yıkımın altına gömmüştür. Bu cümle bir cenaze konuşmasından gelir ve hitabet üslubu taşır; şehir halkının gerçekten hemen tamamının öldüğünü gösteren başka bir çağdaş kaynak yoktur. Ölü sayısını veren çağdaş bir kaynak da bulunmaz.
Enkazın koruduğu hazinedar
Depremden kurtulanlar arasında adı bilinen tek kişi Kaisarios'tur. Kapadokya'da, Nazianzos yakınlarında doğmuş, İskenderiye'de geometri, astronomi ve özellikle tıp okumuştur. İmparatorlar Constantius ve Iulianus'un sarayında hekimlik yapmış, Iulianus onu Hristiyanlıktan döndürmeye çalışınca saraydan ayrılmıştır. Iulianus'un ölümünden sonra saraya dönen Kaisarios'u Valens, Bithynia'nın mali işlerinden sorumlu hazinedar olarak atar. Deprem anında Nikaia'dadır.

Kardeşi Gregorios, Kaisarios'un cenaze konuşmasında o günü anlatır: ileri gelen kişilerden yalnız o, ya da çok az kişiyle birlikte o, felaketten sağ çıkmıştır. Gregorios'a göre Kaisarios'u koruyan, üzerine düşen yıkıntının kendisidir; enkazın arasından vücudunda yalnızca hafif izlerle kurtulur.
Bu kurtuluş Kaisarios'u derinden etkiler. O dönemde pek çok kişi gibi vaftizi hayatının sonuna ertelemiştir; depremden sonra vaftiz olur. Gregorios ona mektup yazarak devlet görevini bırakıp inzivaya çekilmesini ister; Kaisarios da bu yönde dua etmesi için kardeşini çağırır. Ancak bu plan gerçekleşmez. Gregorios'un sözleriyle, depremden yara almadan çıkan Kaisarios hastalığa karşı koyamaz ve kısa süre sonra ölür. Dönemin kaynaklarını derleyen biyografiler, ölümünü depremi izleyen salgına bağlar. Geride bıraktığı büyük servet hizmetkârlar ve alacaklılar tarafından hızla yağmalanır; Gregorios kalanın yoksullara ve hayatta kalan akrabalara dağıtılmasında ısrar eder. Kaisarios'un naaşı Nazianzos'a getirilir ve Gregorios, anne ve babasının önünde, kardeşini anan konuşmayı yapar.
Germa'ya uzanan sarsıntılar
Deprem yalnız Nikaia'yla sınırlı kalmaz. Ambraseys'e göre Bithynia'da Nikaia'nın yanında adı kaynaklarda geçmeyen başka şehirler de harap olur; başka büyük bir yerleşim yerinin etkilendiğine dair kayıt yoktur. Ambraseys, depremin merkezini Nikaia ve onun batısında, Bithynia içinde arar.
Sokrates, Nikaia'dan kısa süre sonra Hellespontos bölgesindeki Germa şehrinin büyük bölümünün de başka bir depremle yıkıldığını ekler. Ambraseys ve Caroline Finkel, Marmara bölgesinin uzun dönem depremselliği üzerine çalışmalarında bunu büyük olasılıkla Kasım 368'de gelen güçlü bir artçı olarak yorumlar ve 368'deki etkinliğin Nikaia ile Germa arasında yoğunlaştığı sonucuna varır. NOAA'nın kataloğunda bu ikinci depreme, bir katalogdan aktarılan 6,4 büyüklük ve VIII şiddet değeri verilmiştir; Nikaia depremi için ise bir büyüklük değeri yoktur.
Sonraki yüzyıllarda yazan bazı kronikçiler hikâyeyi büyütür. Mısırlı piskopos Nikiulu Yuhanna, konsilin toplandığı Nikaia'da denizin yükselip şehri boğduğunu yazar. Ambraseys bu ayrıntıyı başka hiçbir kaynakta bulmaz; Nikaia denizden yaklaşık 30 kilometre içeride, sığ bir gölün kıyısındadır. Yazara göre bu ya bir hitabet abartısıdır ya da 365'teki dev dalgalarla karıştırılmıştır.
Bir felaket, birkaç tarih
Depremin yılı bugün de farklı yazılır. Sokrates, İdatius, Hieronymus ve Chronicon Paschale 11 Ekim 368'i verir; 6. yüzyılda yazan Malalas ise depremi Eylül 368'e koyar. NOAA'nın önemli depremler veritabanında aynı olay iki kayıtla durur: biri 11 Ekim 368 tarihli ve Ambraseys gibi güncel kataloglara dayanır, ölü sayısı vermez. Diğeri 11 Ekim 367 tarihlidir ve yaklaşık 1.000 ölü yazar; bu kaydın tek kaynağı 1688'de Napoli'de yayımlanmış bir deprem derlemesidir. Ne 367 tarihi ne de bin ölü rakamı çağdaş kaynaklarda bulunur; bu yüzden ikisi de dikkatle okunmalıdır.
Sokrates'in bir hatası da vardır: Nikaia depreminin, Nikomedia'nın yıkılmasından "yaklaşık on iki yıl sonra" olduğunu yazar. Oysa 358'den 368'e on yıl geçmiştir; Ambraseys de bu ifadeyi yanlış bulur. Bir başka ayrıntı da Ammianus'la ilgilidir. 358 Nikomedia ve 362 depremlerini anlatan Ammianus'un bu yılları kapsayan kitaplarında, 368 Nikaia yıkımına ayrılmış bir anlatım yer almaz. 368 depremini bugüne taşıyan, kilise tarihçileri, kronikler ve Gregorios'un konuşmasıdır.
İmparator ve kilise tarihçileri
Sokrates ve Sozomenos depremi dinî kavgaların içinden okur. Valens, Ariusçu piskopos Eudoksios'la birlikte, 325'te Nikaia'da kabul edilen inanca bağlı din adamlarını sürgüne göndermektedir. Sokrates'e göre ne Eudoksios ne de Valens bu depremlerden etkilenir; baskı sürer. Tarihçi, yer sarsıntılarını kiliseleri sarsan kargaşanın bir simgesi olarak görür. Sozomenos da aynı yorumu yapar: olağanüstü dolu ve depremlere rağmen imparator ve piskopos yollarından dönmez.
Okuduğumuz kaynaklarda Valens'in Nikaia'ya, Iulianus'un Nikomedia'ya yaptığı gibi bir yardım gönderdiğine dair kayıt yoktur. Kilise tarihçileri depremi bir yardım hikâyesi olarak değil, bir uyarı olarak anlatır.
Neyi değiştirdi
Bugünkü tarihçiler, 362 ve 368 depremlerini Nikaia'nın gerilemesinin başlangıcı olarak görür. Depremlerin üzerine doğunun yeni başkenti Konstantinopolis'in rekabeti eklenir. Büyük kamu yapılarının birçoğu harabeye döner; bunlar ancak iki yüzyıl sonra, 6. yüzyılda İmparator Iustinianus döneminde onarılır. Hadrianus'un yaptırdığı su kemeri de bu onarılan yapılar arasındadır.
Şehir yine de ayakta kalır. 787'de ikinci İznik konsili burada toplanır; 13. yüzyılda Nikaia, İstanbul'u kaybeden Bizans hanedanının başkenti olur. Göl ve fay şehri bırakmaz: 740 depreminde göl kıyısındaki bir bazilika suların altında kalır. 368 depremi, Hieronymus'un deyişiyle "sık sık yıkılmış" bir şehrin uzun deprem listesinde bir halkadır, ama Nikaia'nın Roma dönemindeki parlaklığına vurulan en ağır darbelerden biridir.
Bugün

İznik bugün Bursa'ya bağlı, 2025 TÜİK verilerine göre 45.510 kişinin yaşadığı bir ilçe merkezi. Roma ve Bizans surlarının büyük kısmı, İstanbul ve Lefke kapılarıyla birlikte hâlâ şehri çevreliyor. 2014'te göl kıyısında bulunan ve 740 depreminde sulara gömüldüğü düşünülen Aziz Neophytos Bazilikası, göl suyunun çekilmesiyle bugün karada görülüyor. 27 Kasım 2025'te Papa XIV. Leo ile Fener Rum Patriği Bartholomeos, konsilin 1700. yılı için bu kalıntıların yakınında birlikte ayin yaptı. Kaisarios'un enkazın arasından çıktığı şehrin taşları, 1.650 yılı aşkın bir zaman sonra hâlâ göl kıyısında duruyor.
Kaynaklar
- Ammianus Marcellinus, Res Gestae, XVII.7 (358 Nikomedia), XXII.9 ve XXII.13 (362), XXVI.1 (364), XXVI.10 (365); J. C. Rolfe'un İngilizce çevirisi (Loeb, LacusCurtius)
- Sokrates Skolastikos, Kilise Tarihi, IV.11
- Sozomenos, Kilise Tarihi, VI.10
- Hieronymus, Chronicon (Latince metin, 358 ve 368 kayıtları; Hadrianus dönemi kaydı)
- Nazianzoslu Gregorios, Kardeşi Kaisarios İçin Cenaze Konuşması (Oratio VII), 15. bölüm ve çevirmen girişi
- Ambraseys, N. N. (2009). Earthquakes in the Mediterranean and Middle East: A Multidisciplinary Study of Seismicity up to 1900. Cambridge University Press (NOAA kaydında aktarıldığı biçimiyle)
- Ambraseys, N. N. ve Finkel, C. F. (1991). Long-term seismicity of Istanbul and of the Marmara Sea region. Terra Nova 3(5) (NOAA kaydında aktarıldığı biçimiyle)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 89 (358), 93 (362), 98 (367), 99 (368), 8239 (368 Germa)
- Vikipedi (İngilizce): Nicaea, Caesarius of Nazianzus, Basilica of Saint Neophytos; Vikipedi (Türkçe): İznik (başlangıç kaynakları)
