İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1766 İstanbul Depremi: Fatih Camii'nin Kubbesinin Çöktüğü Bayram Sabahı

22 Mayıs 1766'da, Kurban Bayramı'nın üçüncü sabahı Marmara'nın doğusunda kırılan fay İstanbul'u sarstı: Fatih Camii'nin kubbesi çöktü, medresesinde yüz öğrenci öldü, Kapalıçarşı, surlar ve Eyüp Sultan Camii hasar gördü, III. Mustafa çadıra çıktı. 5 Ağustos'ta ikinci bir deprem geldi. Ölü tahminleri, 22 bin keselik onarım seferberliği ve beş yılda yeniden yapılan Fatih Camii: belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

22 Mayıs 1766, perşembe. İstanbul'da Kurban Bayramı'nın üçüncü günü. Sabah namazı yeni kılınmış, güneş yarım saat önce doğmuş. Camiler boşalmış, şehir bayram sabahının sessizliğinde. Birden yerin altından bir uğultu yükseliyor. Birkaç dakika sonra Fatih Camii'nin kubbesi yerde, Kapalıçarşı'nın kemerleri çökmüş, kara surlarında gedikler açılmış. Padişah III. Mustafa sarayını bırakıp çadıra çıkıyor. Şehri yeniden ayağa kaldırmak yıllar sürecek.

Depremden önce

1766'da İstanbul'u III. Mustafa yönetir. 30 Ekim 1757'de tahta çıkan padişah, saltanatının ilk yıllarını büyük yapılarla geçirmiştir: Üsküdar'da Ayazma Camii (1757-1760), Laleli'de kendi adını taşıyan külliye (1760-1764), Çakmakçılar Yokuşu'nda Büyük ve Küçük Yeni Han. Ekonomi canlıdır, ticaret büyümektedir.

Şehir depremi tanır. On iki yıl önce, 2 Eylül 1754'te bir sarsıntı surları ve pek çok kâgir yapıyı hasara uğratmış, Edirnekapı'dan Yedikule'ye kadar kara surlarının kuleleri çatlamış, Ayasofya, Bayezid ve Fatih camileri zarar görmüştü. Fatih Camii o zaman onarılmıştı; 1509'daki "küçük kıyamet"ten ve 1557 depreminden sonra da onarılmıştı.

Şehrin güneyinde, Marmara Denizi'nin altından Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu geçer. Fay, Adalar'ın güneyindeki Çınarcık Çukuru boyunca uzanır. 1509'dan beri bu kesim büyük bir kırılma üretmemiştir.

Bayramın üçüncü sabahı

Deprem güneş doğduktan yarım saat sonra başlar. Bugünkü kataloglar saati 05.10 ile 05.30 arasında verir. İstanbul tarihi üzerine yazan Elizabeth Angell'in belirttiği gibi sabah namazından kısa süre sonradır; deprem camilerin dolu olduğu saatte gelseydi kayıp çok daha büyük olabilirdi.

İlk sarsıntı yüksek bir gürültüyle gelir ve yaklaşık iki dakika sürer. Ardından dört dakika süren daha hafif bir sarsıntı, sonra sekiz dakika boyunca küçük sarsıntılar gelir. Kırılmanın merkezi büyük olasılıkla Çınarcık Çukuru'dur; bazı araştırmacılar Adalar'ın altını gösterir. Fayın 70 ile 120 kilometre arasında bir uzunlukta kırıldığı hesaplanır.

Büyüklük konusunda kataloglar ayrışır: Papazachos ve Papazachou 7,1, Avrupa tarihsel deprem kataloğu SHEEC 6,8 civarında, NOAA ise 6,5 verir. Sarsıntı Aydın'da, Selanik'te, Aynoroz'da, doğu Bulgaristan'da ve Karadeniz'in batı kıyılarında hissedilir.

Çöken kubbeler

En büyük yıkım Fatih Camii'ndedir. Fatih Sultan Mehmed'in 1463-1470 arasında yaptırdığı caminin büyük kubbesi tamamen çöker, minareleri ve yan kubbeleri yıkılır, duvarları onarılamayacak hâle gelir. Külliyenin imareti, darüşşifası ve medreseleri de çöker. Medresede yaklaşık yüz öğrenci ölür. Fatih Sultan Mehmed'in türbesi de çevresindeki yapılarla birlikte harap olur.

Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii'nin minaresi ve ana kubbesi yıkılır. Bayezid Camii'nin kubbesi, Süleymaniye Camii ve Kariye Camii ağır hasar alır. Sultanahmet Camii'nin minarelerinden biri düşer. Çorlulu Ali Paşa, İbrahim Paşa, Firuzağa, Kocamustafapaşa ve Haseki Sultan camileri de zarar görür. Tarihçi Erhan Afyoncu'nun aktardığına göre şehirde 173 cami ve hamam hasarlıdır.

Ayasofya'nın durumu kaynaklarda farklı anlatılır: İngilizce ve Türkçe Vikipedi neredeyse hiç zarar görmeden kurtulduğunu yazar, bazı Türkçe derlemeler ise ağır hasar gördüğünü söyler. Topkapı Sarayı da ağır hasar alır.

Surlar, çarşı ve Eyüp

Kara surları yer yer yıkılır. Yedikule Hisarı, Eğrikapı ve Edirnekapı başta olmak üzere birkaç kapı ağır hasar görür.

Kapalıçarşı'nın içi
Kapalıçarşı'nın içi, 2025. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Jorge Franganillo · CC BY 4.0, Wikimedia Commons (Istanbul - Grand Bazaar (55106527962).jpg)

Kapalıçarşı da yıkımdan payını alır. Angell'e göre çarşının ve çevresindeki hanların bir kısmı tamamen ya da kısmen yıkılır ve burada çok sayıda kişi ölür. Hasan Paşa Hanı, Şekerciler Hanı, Vezir Hanı ve Esir Pazarı Hanı hasar gören hanlar arasındadır.

Haliç'in ucundaki Eyüp Sultan Camii de büyük zarar görür. Semavi Eyice'ye göre cami büyük ölçüde zarar görür; sonraki onarımlar onu kurtarmaya yetmeyecektir.

Yıkım yalnızca anıtlarla sınırlı değildir. Kiliseler, bentler, su kemerleri, Darphane ve askerî yapılar da zarar görür. Yukarı Kâğıthane'deki Ayvad Bendi hasar alır, bir yeraltı sarnıcının tonozu çöker; Afyoncu'ya göre Yerebatan Sarnıcı'nın desteklerinden biri yıkılır.

Kabaran deniz

Deprem Marmara'nın doğusunda olduğu için deniz de hareketlenir. Galata'da, Boğaziçi kıyılarında ve Mudanya'da su yükselir; en yüksek dalga Boğaz bölgesinde görülür. Marmara'daki küçük adacıklar yarı yarıya sular altında kalır. Güney kıyısında Mudanya'dan Karamürsel'e kadar limanlar kullanılamaz hâle gelir.

Hasar İstanbul'un dışına da taşar. Ağır hasar alanı Bursa'dan Küçükçekmece'ye uzanır; batıda Tekirdağ ve Gelibolu, doğuda İzmit, kuzeyde Edirne'de de yıkım olur. Galata ve Büyükçekmece ağır hasar görür. Çatalca'da ve çevre köylerde kâgir yapıların hepsi çöker. Üsküdar ve Boğaz köyleri de etkilenir.

Çadırdaki padişah

III. Mustafa portresi
Sultan III. Mustafa'nın 18. yüzyıla ait gravür portresi (Rijksmuseum). Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Rijksmuseum · CC0, Wikimedia Commons (Portret van Mustafa III, RP-P-1905-5001.jpg)

Sarsıntı şehirde büyük bir panik yaratır. Halk evlerine dönmeye korkar, geniş meydanlara ve açık alanlara çadırlar kurulur. Saray da bu kaderi paylaşır: Topkapı'daki hasar yüzünden III. Mustafa günlerce çadırda yaşar, sarayı onarılıncaya kadar geçici bir konutta kalır.

Olay hem Osmanlı vakanüvislerinin hem de İstanbul'daki Avrupa elçiliklerinin ve tüccarlarının mektuplarına geçer. Avrupalılar depremi on bir yıl önce, 1755'te Lizbon'u yerle bir eden depremle karşılaştırır.

Kaç kişi öldü

1766 için kesin bir ölü sayısı yoktur. NOAA'nın veritabanı 4.000 ölü verir. Vikipedi'deki derlemeye göre bu 4.000 kişinin 880'i İstanbul'dadır. Angell ve Afyoncu 4-5 bin, bazı Türkçe ansiklopedi maddeleri 4-6 bin arasında bir rakamdan söz eder.

Daha büyük rakamlar da dolaşır. Murat Bardakçı'nın 2017'de yazdığı bir yazıda "on binlerce" kişinin öldüğü ve İstanbul'un dörtte birinin harap olduğu ifadeleri geçer. Bu rakamları destekleyen arşiv sayımı yoktur; deprem kataloglarının ve mimarlık tarihi çalışmalarının ortak tahmini birkaç bindir.

5 Ağustos: ikinci darbe

Şehir toparlanmaya çalışırken, 5 Ağustos 1766'da yeni bir büyük deprem gelir. Bu kez kırılan, Marmara'nın batısındaki Ganos Fayı'dır; büyüklüğü 7,4 ile 7,6 arasında hesaplanır. Teknik olarak Mayıs depreminin artçısı değil, aynı fay sisteminde batıya doğru ilerleyen bir deprem dizisinin parçasıdır: 1754, Mayıs 1766 ve Ağustos 1766.

En ağır yıkım Tekirdağ ve Gelibolu çevresindedir. Hoşköy'de (Hora) en yüksek şiddet görülür; Ganos'ta evlerin yüzde doksanı, Gelibolu'da yerleşimin yarısı yıkılır. Vikipedi bu deprem için 5 binden fazla ölü verir.

İstanbul'da hasar daha hafiftir, ama Mayıs'ta zayıflamış binalar bu kez çöker. Angell'e göre şehirde yaklaşık 30 kişi ölür. Afyoncu bazı çarşı ve hanların yıkıldığını, Kocamustafapaşa'da can kaybı olduğunu yazar. Halkın bir kısmı uzun süre açıkta yaşamaya devam eder.

Sarsıntılar bitmez. Artçılar aylarca, bir yıla yakın sürer. Ambraseys ve Finkel'in aktardığı bir kayda göre 30 Ocak 1767'de, Ramazan'ın ilk gecesi, müezzinler minarelerde hilali gözlerken yer yine sallanır; minaredekiler büyük bir korkuya kapılır.

Onarım seferberliği

Tarihçi Kemal Beydilli'ye göre deprem devlete 22 bin keselik büyük bir masraf açar ve III. Mustafa bütün imkânlarını onarıma seferber eder. İstanbul çevresindeki kaza ve nahiyelerden duvarcı, sıvacı, kireççi gibi ustalar ve yapı malzemesi toplanır.

Onarım listesi uzundur: Eyüp Sultan Camii, Davud Paşa Kasrı, Kapalıçarşı, surlar, Baruthane, Saraçhane, yeniçeri odaları, Tophane ve Kız Kulesi. Kapalıçarşı'nın onarımı yaklaşık bir yıl sonra yapılır; hasarlı hanlar yenilenir. Depremden zarar gören Atik Bent onarılır, şehre gelen suyu artırmak için yeni bir bent yapılır.

Mimarbaşı Mehmed Tâhir Ağa, depremin ardından başlayan bu imar faaliyetinde pek çok yapıda görev alır. İmparatorluğun başka bölgelerinde de, özellikle kalelerde, yoğun bir onarım başlar.

Onarım bir tartışmayı da doğurur. Devlet, yangınlar yüzünden ahşap ev istemez; yapıların çoğunun kâgir, yalnızca bazı bölümlerinin ahşap olmasını emreder. Halk ise ahşaptan yana tavır alır: hem daha çabuk yapılır, hem de yeni bir depremde taş binada oturmak tehlikeli görülür.

Kayıtları inceleyen mimarlık tarihçisi Deniz Mazlum, 2011'de yayımlanan kitabında hasar keşiflerini ve onarım belgelerini ayrıntılı olarak inceler. Mazlum'un tespitine göre Lizbon'da depremden sonra yeni yasalar ve yeni yapım teknikleri getirilirken İstanbul'da onarım geleneksel yöntemlerle sürdürülür.

Fatih Camii yeniden yükseliyor

Fatih Camii onarılamayacak kadar yıkılmıştır; yeniden yapılmasına karar verilir. III. Mustafa, Hâşim Ali Bey'i bina emini olarak atar. Önce türbe ve külliye binaları ele alınır. Gülbahar Hatun Türbesi'nin onarımı 1767-68'de biter.

Fatih Camii eski fotoğraf
1766'dan sonra yeniden yapılan Fatih Camii, Sebah & Joaillier fotoğrafı, 1888-1910 arası. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Sebah & Joaillier, photographer · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Fatih Camii 1888-1910 yılları.jpg)

Caminin yeni plana göre inşasına 31 Temmuz 1767'de başlanır; işi önce Sarım İbrahim Efendi, sonra İzzet Mehmed Bey yönetir. Vikipedi mimar olarak Mehmed Tâhir Ağa'nın adını verir. Yeni cami, ilkinden tamamen farklıdır: tek büyük kubbe ve tek yarım kubbe yerine, dört yarım kubbeyle desteklenen bir merkezi kubbe yapılır. Bu düzen daha önce Şehzade, Sultanahmet ve Yeni Valide camilerinde uygulanmıştır.

Eski camiden avlu, taçkapı ve üzerindeki kitabe, mihrap, minarelerin alt bölümleri ve avlunun kuzey duvarı kalır. Semavi Eyice'nin yazdığına göre cami Hicri 1185 yılının Muharrem ayında, yani Nisan 1771'de ibadete açılır; Afyoncu açılış tarihini 5 Mayıs 1771 olarak verir. Cami beş yıla yakın bir sürede yeniden ayağa kalkmıştır.

Her şey yeniden yapılmaz. Medreseler cami ile birlikte hemen onarılır, ama darüşşifa ihmal edilir ve zamanla yok olur. Külliyenin Çukur Hamamı da onarılmaz. Kervansarayın içi, külliyeye zarar vermesinden korkulduğu için toprakla doldurulur.

Neyi değiştirdi

1766 depremi İstanbul'un siluetini değiştirdi. Bugün Fatih'te görülen cami, Fatih Sultan Mehmed'in değil, III. Mustafa'nın camisidir. Onarımlar, devlet yapılarının neredeyse tamamına dokunan büyük bir imar dönemine dönüştü.

Eyüp Sultan Camii
1798-1800'de yeniden yapılan Eyüp Sultan Camii, 2023. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Kurmanbek · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Eyüp Sultan Mosque.jpg)

Ama onarımın bitmesi zaman aldı. 1768'de Rusya ile başlayan savaş, imparatorluğun dikkatini cepheye çevirdi. Eyüp Sultan Camii, 1776'da Sadrazam Derviş Mehmed Paşa tarafından onarıldı; bu yetmedi. 1798'de III. Selim döneminde temeline kadar yıkıldı ve yeniden yapıldı. Yeni cami 25 Ekim 1800'de açıldı.

Bilim açısından 1766 depremi, Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara içinden geçen bölümünde İstanbul'u etkileyen son büyük kırılma olarak kabul edilir. 1894 ve 1912 depremleri ayrı olaylar sayılır. 1509 ile 1766 arasındaki süreden yola çıkılarak bölgede 200-250 yıllık bir tekrarlanma aralığı önerilmiştir.

Bugün

Fatih Camii, 1999 depreminden sonra zemininde kaymalar tespit edilince 2008'de başlayan bir güçlendirme ve restorasyondan geçti, 2012'de yeniden ibadete açıldı. Daha sonra bir restorasyon daha yapıldı. Avludaki taçkapı ve mihrap, 1766'da yıkılan ilk caminin izlerini taşıyor.

Kapalıçarşı, kara surları ve Mihrimah Sultan Camii, yüzyıllar boyunca birçok depremden geçerek bugüne ulaştı. Eyüp Sultan Camii, 1800'de yeniden yapılan biçimiyle duruyor. 1766'da kırılan bölümle birlikte Marmara'nın altındaki fay parçaları, bugün İstanbul için en çok izlenen deprem kaynakları arasında.

Kaynaklar

  • Deniz Mazlum (2011), 1766 İstanbul Depremi: Belgeler Işığında Yapı Onarımları, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü (tanıtım metni ve aktaran kaynaklar üzerinden)
  • Elizabeth Angell, "A Seismic Cityscape: Earthquakes in Istanbul's History", History of Istanbul (istanbultarihi.ist); Ambraseys ve Finkel, The Seismicity of Turkey and Adjacent Areas 1500-1800 aktarımlarıyla
  • Kemal Beydilli, "Mustafa III", TDV İslâm Ansiklopedisi
  • Semavi Eyice, "Fâtih Camii ve Külliyesi" ve "Eyüp Sultan Külliyesi", TDV İslâm Ansiklopedisi
  • Ahmet Vefa Çobanoğlu, "Mehmed Tâhir Ağa", TDV İslâm Ansiklopedisi
  • Ahmet Yaşar (2018), "The Construction of Commercial Space in Eighteenth-Century Istanbul", METU Journal of the Faculty of Architecture
  • Erhan Afyoncu, Sabah gazetesi köşe yazıları (16 Nisan 2023, 3 Eylül 2023, 27 Nisan 2025)
  • Murat Bardakçı, Habertürk, 23 Nisan 2017
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı; AHEAD Avrupa Tarihsel Deprem Verileri Arşivi (EPICA, SHEEC kayıtları)
  • Vikipedi (İngilizce ve Türkçe), 1766 Istanbul earthquake, 1766 Marmara earthquake, Fatih Mosque, Mihrimah Sultan Mosque, Grand Bazaar (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları