İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Asya Depremleri

1945 Mekran Depremi: Saatler Sonra Gelen Dalga

28 Kasım 1945 şafağında Arap Denizi'nin altında kırılan 8,1 büyüklüğündeki deprem, Belucistan kıyısında Pasni ve Ormara'yı birkaç saat sonra gelen dalgalarla yıktı. Su Gwadar'ı, İran kıyısını ve Bombay'ı da vurdu. Ölü sayısı 300 ile 4 bin arasında tartışılıyor. Dönemin raporları, gazeteleri ve yetmiş yıl sonra konuşan tanıklarla belgesel anlatım.

DepremleYasam 13 dk okuma

28 Kasım 1945, şafaktan önce. Arap Denizi'nin kuzey kıyısı, Belucistan'ın Mekran sahili. Pasni ve Ormara'da balıkçılar hasır kulübelerde uyuyor. Dünya savaşı birkaç ay önce bitmiş, Hindistan bağımsızlığa ve bölünmeye doğru gidiyor. Denizin altında 8,1 büyüklüğünde bir deprem oluyor. Sarsıntı korkutuyor ama asıl yıkımı birkaç saat sonra gelen dalgalar getiriyor. Su, Pasni'yi neredeyse tamamen yutuyor; dalgalar Umman'a, İran'a ve bin kilometreden uzaktaki Bombay'a kadar ulaşıyor.

Depremden önce

1945'te Mekran kıyısı tek bir yönetime bağlı değildir. Bugün Pakistan'a ait olan bu sahil o yıl iki Beluç devleti, bir Umman toprağı ve bir İngiliz eyaleti arasında bölünmüştür. Ormara, İngiliz Belucistanı'na bağlı Las Bela devletindedir. Pasni, Kalat Hanlığı'nın topraklarındadır. Gwadar ise 1734'ten beri Umman Sultanlığı'nın elindedir ve bu yüzden Hindistan nüfus sayımlarına bile girmez.

Kasabalar küçüktür. 1941 sayımına göre Pasni'nin nüfusu 3.616'dır; araştırmacılar 1945 için 4 bin civarında bir tahmin yapar. Gwadar'ın nüfusu, Umman kayıtlarına göre 5.875'tir. Ormara'nın o yıllara ait sayımı bulunamaz; birkaç bin kişilik bir yer olduğu düşünülür. Pasni, karayı Zarrin burnuna bağlayan bir kum dilinin üzerine kurulmuş açık bir limandır. Evlerin çoğu hasırdan kulübeler ya da tek katlı kerpiç yapılardır; mühendislik görmüş tek bir bina yoktur.

Kıyının hemen açığında Mekran dalma-batma zonu uzanır. Arap levhası burada kuzeye doğru, İran ile Pakistan'ın altına dalar. Bölgede tarihî tsunami anlatıları vardır ama hiçbiri aletle kaydedilmemiştir. İnsanlar denizin bir gün kıyıyı basabileceğine dair bir uyarı duymamıştır.

Sabah namazından önce

Deprem, Greenwich saatiyle 27 Kasım'ı 28 Kasım'a bağlayan gece 21.56'da olur; Mekran'da saat sabahın 03.30'una yaklaşmaktadır. Belucistan Ajansı'nın 1945-1946 yıllık raporu sarsıntıyı 28 Kasım, yerel saatle 03.30 olarak kaydeder. Bugünkü kataloglar büyüklüğü 8,1 olarak verir; İran kıyısında çalışan Emile Okal ve arkadaşları 8,2 hesaplar, ABD'nin NOAA kataloğunda 8,0 değeri de geçer. Merkez üssü Pasni açıklarındadır.

Sarsıntı Maskat'ta, Mekran kıyısının tamamında ve bugünkü Pakistan'ın içlerinde, Dera İsmail Han'a kadar hissedilir. Kırılmanın kıyıdan karanın içine doğru 70-90 kilometre, denize doğru 10-30 kilometre uzanan yalnızca 5 derece eğimli bir fay düzleminde olduğu, Pasni'den doğuya doğru ilerlediği düşünülür.

Arap Denizi'nde çamur volkanıyla oluşan ada, uydu görüntüsü
Kasım 2010'da Mekran kıyısı açıklarında bir çamur volkanının yükselttiği küçük ada; NASA uydu görüntüsü, Ocak 2011. 1945'e ait değildir; 1945'te de benzer adalar oluşmuştu. Fotoğraf: NASA Goddard Space Flight Center · CC BY 2.0, Wikimedia Commons (Mud Volcano Emerges from the Arabian Sea.jpg)

Ormara'da bir taş ev çöker; 2014'te konuşan bir tanık, yeni evlenmiş ablasının bu evin altında kaldığını anlatır. NOAA kataloğuna göre Ormara'da yalnız bina çökmesinden 20 kişi ölür. Pasni'de kıyının bir bölümü denizin altına kayar. Deniz dibinde ve karada çamur volkanları fışkırır; Pasni ile Ormara arasındaki sığ suda, 200-300 metre boyunda, kalın kilden dört geçici ada belirir. Denizin altındaki telgraf kabloları sekiz yerden kopar.

Dalgalar gecikiyor

Pasnili tanıklardan biri, gürültüyle yaklaşan bir dalganın namazı yarıda kestiğini anlatır. Bazı tanıklara göre ilk su depremden yarım saat sonra gelir. Ama en büyük dalgalar sonra gelir: Pasnili tanıkların çoğu suyun sabah 06.00 civarında kasabayı bastığını söyler. Belucistan raporu ise saat 07.00'de 30 fit, yani yaklaşık 9 metre yüksekliğinde bir dalganın bütün kasabayı sular altında bıraktığını yazar.

Tanıklar genellikle üç dalga sayar; en yıkıcısı çoğu zaman ikinci ya da üçüncüsüdür. Depremle büyük dalga arasındaki bu iki üç saatlik boşluk araştırmacıları uzun süre düşündürür. İran kıyısındaki tanıklar da benzer bir gecikme anlatır. Bilim insanları bugün asıl büyük dalgaların depremin tetiklediği bir denizaltı heyelanından doğmuş olabileceğini düşünür.

Pasni sular altında

Pasni bir anda büyük bir su birikintisine döner. Times of India 1 Aralık'ta kasabanın yalnız damları görünen bir su tabakasına dönüştüğünü yazar. Postane ve telgrafhane, hükümet konuk evi suyla birlikte gider, gümrük binası hasar görür. 1943 tarihli eski haritaya göre postane kıyıdan 460, konuk evi 570 metre içeridedir.

Belucistan raporu Pasni'de 47 ölü kaydeder. Kasabanın kulübelerinin yüzde 80'i yıkılır. Sind Observer gazetesi 6 Aralık'ta kasabada 7 bin kişinin evsiz kaldığını yazar; bu sayı Pasni'nin tahmini nüfusundan yüksektir ve çevre köyleri de içerdiği düşünülebilir.

Pasni sahili
Pasni sahili, 2015. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Muhammad Ahmed · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Pasni PCG huts.jpg)

Tanıkların hatırladıkları küçük ama keskin ayrıntılardır. 1945'te 13 yaşında olan Karim Buksh, dalganın babasının teknesini bir caminin üstüne bıraktığını anlatır. Ganj Buksh, yıkılan evlerin, teknelerin ve enkazın neredeyse Parag'a kadar sürüklendiğini, pek çok ev ve teknenin Jaddi Tepesi'nin yanında karaya oturduğunu söyler. 16-17 yaşındaki Shamsi Mai'ye göre su iki üç kilometre içeri girer. Kasabanın kıyıya en yakın mahallesi Wadsar'ın bir bölümü denize gömülür. Saha ölçümleri Pasni'de suyun 14 metre yüksekliğe kadar çıktığını, kıyıdan 300 ila 700 metre içeri girdiğini gösterir.

Ormara

Ormara koyu
Ormara koyu, 2008. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Bilal Mirza (Billmirza at en.wikipedia) · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Ormara Bay.JPG)

Ormara'nın yıkımı Pasni'ninkinden pek farklı değildir. Dawn gazetesi 2 Aralık'ta Pasni'nin dümdüz olduğunu, Ormara'nın da aynı durumda bulunduğunu yazar. Belucistan raporuna göre Ormara'da 78 kişi ölür, 165 kişi yaralanır; araştırmacıların derlediği bir başka tabloda ölü sayısı 76'dır. Ölümlerin ne kadarının depremden, ne kadarının dalgadan olduğu belli değildir. Kulübelerin yüzde 60'ı yıkılır.

1945'te 15 yaşında olan Fateh Mohammad Baloch üç dalga sayar, en büyüğünün üçüncüsü olduğunu söyler ve "gaali" denen bir Hint yük teknesinin enkazının Sorani deresine kadar sürüklendiğini anlatır. Sekiz yaşındaki Guli, suyun Naik Noor Mohammad türbesine diz boyu geldiğini, ailesinin bugünkü belediye binasının bulunduğu yere sığındığını hatırlar. Sualeh adlı tanık, gümrük binasının yakınında köpekbalığı ve balina gibi büyük balıkların karaya vurduğunu, bugünkü balıkçılık dairesinin olduğu yerde cesetler bulunduğunu anlatır.

Ormara'da su kıyıdan 2,5 kilometre içeri kadar girer; üç kasaba içinde en uzun mesafe budur. Deprem kara parçasını da değiştirir: Ormara'nın kum dili yaklaşık 2 metre yükselir. Tanık Qadir Buksh yıllar sonra kıyı çizgisinin kaydığını, eskiden sahilin bugünkünden daha içeride olduğunu söyler.

Gwadar ve İran kıyısı

Umman'a bağlı Gwadar'dan Hindistan gazetelerine hemen hiç haber gitmez. En önemli belge Umman Sultanı Said bin Teymur'un elle yazdığı bir mektuptur. Sultan, depremin beş gece önce şafaktan önce olduğunu, denizin her zamankinden fazla yükseldiğini anlatır ve Gwadar'ın büyük zarar gördüğünü, kaybın yaklaşık 70 bin rupiyi bulduğunu, dört kişinin öldüğünü yazar.

Gwadar balıkçı barınağı
Gwadar'ın batı koyundaki balıkçı barınağı ve arkada Koh-e-Batil tepesi, 2018. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Sajjad Mahesri · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Gwadar Fishing Basin.jpg)

Gwadarlı tanık Amina, 1945'te 20 yaşındadır. Dalganın bir minare kadar yüksek olduğunu, Mulla Band, Shadu Band ve Chanali mahallelerinin tamamen su altında kaldığını anlatır. Sağlam yapısı yüzünden Jamat Khana binası sığınak olarak kullanılır; su bu binanın önüne kadar gelir. Saha ölçümleri Gwadar'da suyun 11 metreye kadar çıktığını gösterir.

Batıda, bugün İran'a ait Mekran kıyısında da dalga etkili olur. Okal ve arkadaşlarının 2010'da yaşlı tanıklarla yaptığı görüşmelere göre su, 280 kilometrelik kıyı boyunca 2,3 ile 13,7 metre arasında yükselir; en yüksek değer Pakistan sınırına yakın Pasabandar'dadır. Konarak'ta deniz bir camiye girer ve namaz kılanlardan bazıları yaralanır.

Bombay'a kadar

Dalga Arap Denizi'nin karşı kıyısına da ulaşır. Karaçi limanında suyun yükseldiği ve bir geminin ani bir dalgayla sürüklendiği anlatılır; o gemideki bir çocuk, Gucerat'taki Mandvi limanına döndüğünde orada da tuhaf bir deniz kabarması yaşandığını öğrenir. Karaçi yakınlarında bulunan kurbanlar arasında Hindu gelinliği giymiş bir kadın vardır. İndus deltasında ölenlerin sayısı o kadar fazladır ki her birine ayrı kefen bulunamadığı anlatılır.

Bombay'da (bugünkü Mumbai) dalga yaklaşık 2 metreye ulaşır. 2014'te tanık anlatılarını derleyen araştırmacılar Bombay'da 13 ölümün kesin olduğunu yazar. NOAA'nın tsunami kayıtlarında ise kentin tamamı için 15 ölü, ayrıca Versova'da 5 ve Haji Ali'de 6 ölü geçer; bu rakamların birbiriyle örtüşüp örtüşmediği belli değildir. Dalga, depremin merkezinden yaklaşık bin mil uzaktaki Karwar'da da fark edilir ve 7 saat 48 dakika sonra Seyşeller'deki Victoria gelgit ölçeğine 30 santimlik bir iz bırakır.

Yardım gemisi

Telgraf hatları koptuğu için haber yavaş yayılır. Times of India 30 Kasım'da denizin Pasni'ye girip çok sayıda insanı sürüklediğini duyurur. Hindistan Kraliyet Donanması'nın Hindustan gemisi yardım için Pasni ve Ormara'ya gönderilir. Gemiyle bölgeye giden Sind ve Belucistan Posta ve Telgraf Müdürü J. L. Jerath, döndüğünde Pasni'deki kulübelerin yüzde 80'inin, Ormara'dakilerin yüzde 60'ının dalgayla gittiğini tahmin ettiğini söyler; bu açıklama 6 Aralık'ta gazetede yer alır.

Kalat Hanı, Pasni'deki felaketzedeler için yardım çağrısı yapar. Toplanan para sonradan kasaba halkına dağıtılır; bir hayatta kalanın elinde, Pasni Yardım Fonu'ndan aldığı 15 rupilik makbuz bugüne kadar saklanır. Tanıkların anlattığına göre Beluç aşiretlerinin yardımı Pasni'ye yeşil bir ciple, Ormara'ya siyah, beyaz ve kırmızı atlarla gelir.

Kaç kişi öldü?

Bu felaketin ölü sayısı bugün de tartışmalıdır. NOAA'nın deprem kaydı 300 ölü verir. Bu rakam İngiliz deprem tarihçileri Ambraseys ve Melville'in 1982'deki değerlendirmesine dayanır: onlara göre toplam kayıp, dalgada boğulanlar dahil, 300'ü geçmiş görünmez. Aynı veritabanının başka bir notunda ise "4 bin kişinin öldüğü bildirildi" denir; bu sayı pek çok kaynakta tekrarlanır.

Pakistanlı araştırmacılar Hira Ashfaq Lodhi, Shoaib Ahmed ve Haider Hasan, 4 bin rakamının kökenini izler. Times of India'nın 5 Aralık 1945 tarihli haberine göre bu sayı, Karaçi ile İndus deltasındaki Keti Bandar arasındaki yaklaşık 160 kilometrelik kıyıyı gezen dokuz kişilik bir Kongre Partisi heyetinden gelir. Sind hükümetinin baş sekreteri ise rakamları "fazlasıyla abartılı" bulur, kıyının seyrek nüfuslu olduğunu ve yerel memurların yalnız küçük yardımlar istediğini söyler (Times of India, 6 Aralık 1945). Bazı kaynaklar Karaçi'nin batısındaki Khudi adlı balıkçı köyünün bütün halkıyla yok olduğunu yazar; bu iddiayı doğrulayan bir resmî belgeye ulaşılamamıştır.

Belgelerde sayılabilen ölümler şöyledir: Pasni'de 47, Ormara'da 76-78, Gwadar'da 4, Bombay'da 13 ile 15 arası. Karaçi ve İndus deltasında kaç kişinin öldüğü bilinmez.

Neyi değiştirdi

1945 depremi, Mekran dalma-batma zonunda aletlerle kaydedilmiş, tsunami üreten tek büyük depremdir. Bu yüzden Arap Denizi'nin tsunami tehlikesine dair bütün bilgisayar modelleri bu olaya dayanır. Ama olay, dünya savaşının hemen ardından ve Hindistan'ın bölünmesine giden yılda yaşandığı için çok az belgelenir.

Bilim insanları bugün daha kötüsünden çekinir. Zonun 800 kilometrelik tamamı birden kırılırsa 9 büyüklüğünde bir deprem olabileceği, dalgaların Umman, İran, Pakistan ve Hindistan'ın bazı yerlerinde 10 metreyi aşabileceği hesaplanır. 1945'in dersi, dalganın asıl büyüğünün depremden saatler sonra gelebileceğidir. 2009'da Pakistan'da yapılan bir hazırlık kampanyasında, 1945'i yaşamış bir tanık hatıralarını radyoda anlatır.

Bölge sakinleşmez. 5 Ağustos 1947'de hemen hemen aynı yerde 7,3 büyüklüğünde bir deprem daha olur; etkileri hakkında çok az şey bilinir.

Bugün

2004 Hint Okyanusu tsunamisinden sonra UNESCO'nun desteğiyle 1945'i hatırlayan yaşlılar aranır. 2013-2014'te Pakistan'da 60 kadar tanık konuşur; çoğu o gün çocuktur. Pasnili Rabia 2013'te, 74 yaşında, çocukluğunda gördüklerini anlatır. Araştırmacılar tanıkların andığı cami, türbe ve postane gibi yerleri bugünkü haritada bulur ve suyun nereye kadar geldiğini ilk kez ölçer.

Pasni, Ormara ve Gwadar bugün 1945'tekinden çok daha kalabalıktır. Gwadar'da derin su limanı yapılmıştır, kıyı otoyolu kasabaları Karaçi'ye bağlar. Karaçi ve Mumbai gibi milyonluk kentler aynı denize bakar. Araştırmacılar, yetmiş yıl sonra toplanan bu tanıklıkların bir sonraki büyük dalgada can kurtarabileceğini umar.

Kaynaklar

  • H. A. Lodhi, S. Ahmed, H. Hasan (2021), Tsunami heights and limits in 1945 along the Makran coast estimated from testimony gathered 7 decades later in Gwadar, Pasni and Ormara, Natural Hazards and Earth System Sciences 21: Belucistan Ajansı 1945-1946 raporu, Times of India, Dawn ve Sind Observer haberleri, Umman Sultanı'nın mektubu ve tanık anlatıları
  • D. M. Kakar ve diğ. (2014), Elders recall an earlier tsunami on Indian Ocean shores, Eos (AGU)
  • E. A. Okal, H. M. Fritz, M. A. Hamzeh, J. Ghasemzadeh (2015), Field survey of the 1945 Makran and 2004 Indian Ocean tsunamis in Baluchistan, Iran, Pure and Applied Geophysics
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler ve Tsunami Veritabanı (deprem kaydı 3811, tsunami kaydı 1761)
  • G. Pararas-Carayannis, Earthquake and Tsunami of 28 November 1945 in Southern Pakistan
  • Vikipedi (İngilizce), 1945 Balochistan earthquake (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları