Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri
1927 Eriha Depremi: Nablus Çarşısı Çöktü, Ürdün Nehri Durdu mu?
11 Temmuz 1927 öğleden sonra Ölü Deniz'in kuzeyinde kırılan 6,3 büyüklüğündeki deprem İngiliz mandası altındaki Filistin'i ve Maveraüürdün'ü sarstı. Nablus çarşısı çöktü, Kudüs'te kubbeler çatladı, Eriha'da bir otel yıkıldı, Salt ağır kayıp verdi. Ölü sayısı kaynağa göre 268 ile 500 arasında; Ürdün Nehri'nin 21 saat durduğu anlatısı bugün tartışmalı.
11 Temmuz 1927, pazartesi. Yaz ortası, öğleden sonra saat üç. İngiliz mandası altındaki Filistin'de okullar açık, çarşılarda dükkânlar dolu. Ölü Deniz'in kuzeyinden gelen sarsıntı Nablus'un taş evlerini çökertiyor, Kudüs'te kubbeleri çatlatıyor, Eriha'da yeni otelleri yıkıyor, Ürdün'ün öte yakasında Salt'ı vuruyor. Ölü sayısı kaynağa göre 268 ile 500 arasında değişiyor. Ürdün Nehri'nin bir gün boyunca durduğu anlatılıyor, ama bu anlatı da bugün tartışmalı.
Depremden önce
1927'de Filistin, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Milletler Cemiyeti'nin İngiltere'ye verdiği manda yönetimi altındadır. Yüksek Komiser Lord Plumer'dir; hükümetin baş sekreteri Albay George Stewart Symes'tir. Ürdün Nehri'nin doğusunda, yine İngiliz etkisi altındaki Maveraüürdün Emirliği vardır; başkenti Amman'dır.
Ülke zor bir yıl geçirmektedir. İngiliz hükümetinin Milletler Cemiyeti'ne sunduğu 1927 raporu, yılı ekonomik sıkıntı ve güneydeki kuraklıkla anlatır: Birüssebi çevresinde neredeyse hiç yağmur düşmemiş, sürüler devlet eliyle başka bölgelere taşınmıştır. Kentlerde iş yoktur; göçmenler arasında işsizlik büyümektedir.
Nablus, Kudüs, Ramla ve Lod'un eski mahalleleri, yüzyıllar içinde üst üste yapılmış taş evlerden, kubbeli dükkânlardan, dar sokaklardan oluşur. Bölge, Arap levhasını Afrika levhasından ayıran Ölü Deniz Fayı'nın üzerindedir. Ramla ve Lod çevresi 1837'de de büyük bir depremle yıkılmıştır.
Pazartesi, saat 15.04
Deprem yerel saatle 15.04'te gelir. NOAA kataloğu zamanı 13.04 (UTC), büyüklüğü 6,3 olarak verir; araştırmacıların çoğu 6,25 kullanır. İbranice kaynaklar saati 15.03.55 olarak verir; Arapça kaynaklar 15.07 der ve sarsıntının 90 saniye sürdüğünü yazar. Yer hareketi Suriye'de, Lübnan'da, Kahire'de hissedilir; dünyada 79 sismograf istasyonu depremi kaydeder. Bölgede ölçüm cihazlarıyla kaydedilen ilk büyük depremlerden biridir.
Gün içinde olduğu için pek çok kişi o anı okulda yaşar. Nablus'ta öğretmenlik yapan yazar Ekrem Züaytir, anılarında öğrencileriyle birlikte düşen taşların arasından sınıftan nasıl kaçtıklarını anlatır. Beytüllahim'de öğrenci olan Cebra İbrahim Cebra, romanında o anı, kuvvetli bir rüzgârın eski binayı sağa sola salladığını sandığı bir dakika olarak yazar. Okul ayakta kalır; dışarı koşan çocuklar karşı sokaktaki eski binalardan taşların düştüğünü görür. Kudüs'te ise İngiliz başsavcı Norman Bentwich'in eşi Helen Bentwich'in yönettiği anaokulunun yanındaki erkek okulu yıkılır.
Nablus çarşısı

En ağır yıkım Nablus'tadır. Eski şehrin merkezinde, dükkânların, tezgâhların ve atölyelerin sıkıştığı çarşıda binalar çöker. Tarihçi Sarah Irving'in aktardığı anlatılara göre ilk, daha hafif sarsıntıda esnaf sokağa çıkar; sarsıntı dinince bir kısmı alışılmış küçük bir deprem sanarak, bir kısmı da dükkânını kapatmak için içeri döner. İkinci sarsıntı geldiğinde kimi dükkânın içinde, kimi duvarların dibindedir. Polis karakolunun bir bölümü de çöker; içeride bir Filistinli polis ölür.
Ulu Cami'nin (Câmi-i Kebir) tarihî bölümleri ve Nasr Camii ağır hasar görür. Kentin Samiri cemaati de büyük kayıp verir: İbranice HaTsfira gazetesi 17 Temmuz'da Samirilerden 175 kişinin evsiz kaldığını yazar. Gazete, Nablus'ta hasarsız tek bir ev kalmadığını da ekler.
Nablus'taki ölü sayısı da kaynaktan kaynağa değişir. Deprem günü hükümetin çektiği telgraf yaklaşık 50 ölü ve 250 yaralıdan söz eder. İngilizce kaynaklar 150'den fazla ölü verir; İbranice Vikipedi en az 60 ölü ve 474 yaralı yazar; Arapça kaynaklar 303 ölü ve yaklaşık 600 yıkık evden bahseder. İlk telgraf erken saatlerin tablosudur; ötekiler sonraki sayımlardır ve birbirini tutmaz.
Kudüs'te kubbeler

Kudüs'te en çok hasar Eski Şehir'de, kentin doğusunda ve Zeytin Dağı'nda görülür. Kutsal Kabir Kilisesi'nin kubbeleri ve Mescid-i Aksa hasar görür. Aksa'nın zarar gören kanadı kayaya değil, kemerler ve dolgu üzerine oturur. Zeytin Dağı'nda bir caminin minaresi kısmen yıkılır. Eski Şehir'deki kuyumcular çarşısının (Suk el-Havacat) kuzey bölümü çöker; bu bölüm bir daha yapılmaz.
Zeytin Dağı'ndaki Augusta Victoria binası, savaştan beri Yüksek Komiser'in resmî konutudur. Duvarları oturulamayacak kadar çatlar; Lord Plumer ve eşi geçici konutlara taşınır. Skopus Dağı'ndaki İbrani Üniversitesi binaları da hasar görür, ama derslere devam edilir.
Kudüs'teki kayıp için de iki ayrı tablo vardır: İngilizce kaynaklar 130'u aşkın ölü ve yaklaşık 450 yaralı yazar; İbranice kaynaklar ise kentte 10 ölü ve en az 25 yaralı sayar. İki kaynakta da yaklaşık 300 evin yıkıldığı ya da oturulamaz hâle geldiği yazar.
Eriha ve Ürdün Nehri

Eriha'da birkaç ev çöker; bunların arasında kısa süre önce açılmış Winter Palace oteli de vardır. Otelin yıkıntısında burada konaklayan Hindistanlı üç kadın turist ölür. Eski bir Rus hacı misafirhanesinde bulunan polis karakolu da yıkılır. İngiliz polis memuru Douglas Duff ise anılarında Eriha'nın kerpiç evlerinin depremi iyi atlattığını not eder.
Kudüs'ü Eriha'ya bağlayan yol iki yerde yarılır; Han el-Ahmer yakınında yolun parçaları vadiye kayar. Yaralıları tedavi için Eriha'ya çağrılan Filistinli doktor İzzet Tannus, yol yer yer açıldığı için arabayı çok yavaş sürmek zorunda kaldığını yazar. Ürdün Nehri üzerindeki Allenby Köprüsü de çatlar.
Depremin en çok anlatılan sahnesi nehrin kendisidir. İngiliz arkeolog John Garstang'ın aktardığına göre Eriha'nın yaklaşık 20 kilometre kuzeyinde, Damiya yakınında nehir kıyısındaki marn yarları çöker ve Ürdün Nehri'ni yaklaşık 21 saat boyunca keser. Bu anlatı, Kitab-ı Mukaddes'teki "suların Adam şehri yanında durması" hikâyesiyle sık sık karşılaştırılır. Ama Ron Avni ve arkadaşları 2002'de dönemin İngiliz polis günlük raporlarını inceler; her olayı tek tek kaydeden bu raporlarda nehrin durmasından hiç söz edilmediğini bildirir. Bugün bu olay kesinleşmiş bir bilgi değil, tartışılan bir anlatı olarak durur.
Depremin merkezi de tartışmalıdır. Vered ve Striem (1977) merkezi Damiya Köprüsü yakınına koyar. Avni'nin 1999 tarihli çalışması merkezi yaklaşık 50 kilometre güneye, Ölü Deniz'in kuzeyine taşır; Zohar ve Marco (2012) bu yeri destekler. Jeolog Natan Şalem de daha 1927'de ölçümlerine dayanarak merkezin Ölü Deniz'in kuzeyinde olduğunu yazmıştır. Aldersons ve Ben-Avraham ise 2014'te önerilen yerlerden hangisinin doğru olduğunun kesin olarak söylenemeyeceği sonucuna varır.
Nehrin öte yakası: Salt ve Amman
Maveraüürdün'de en ağır kayıp Salt'tadır. Yahudi Telgraf Ajansı 14 Temmuz'da Salt'ta 85, Amman'da 8 kişinin öldüğünü bildirir; İngiliz temsilcinin Amman'daki konutu tamamen yıkılmıştır. İngilizce kaynaklar Salt için 80, bölgenin geri kalanı için 20 ölü verir; İbranice kaynaklar Salt'ta 32 ölü sayar. Arapça kaynaklara göre Maveraüürdün'deki toplam kayıp 68 ölü ve 103 yaralıdır.
Rakamların tartışması
Depremin toplam bilançosu hiçbir zaman tek bir rakama oturmaz. NOAA'nın Önemli Depremler Veritabanı 268 ölü verir; aynı kayıtta başka kataloglardan 192 ve 500 rakamları da aktarılır. İbranice kaynaklar Filistin ve Maveraüürdün'de toplam yaklaşık 285 ölü ve 940 yaralı sayar. Arapça kaynaklar Filistin için 192 ölü ve 923 yaralı, Maveraüürdün için 68 ölü yazar. Yahudi Telgraf Ajansı ise 14 Temmuz'da enkazdan 400 ceset çıkarıldığını bildirir. İngilizce Vikipedi bu yüzden aralığı 285 ile 400 arasında verir.
Rakamların bir kısmı ilk günlerin telgraflarına ve gazete haberlerine, bir kısmı sonraki sayımlara dayanır; hangi köylerin hesaba katıldığı da kaynağa göre değişir. İbranice kaynaklara göre Ramla'da 17, Lod'da 32 kişi, Lod çevresindeki köylerde en az 8 kişi ölür.
Çadırlar ve kredi
Deprem anında Lord Plumer ülkede değildir. Yardımı vekil Yüksek Komiser olarak Albay Symes başlatır; Filistin, İngiltere ve dünya basınında bir bağış çağrısı yayımlar. Plumer, bir sempati mesajı gönderir. Siyonist Yürütme Kurulu ilk yardım olarak 100 sterlin yollar.
Yaz sıcağında salgın korkusuyla yetkililer ölülerin hızla gömülmesini ister. Nablus, Kudüs ve Ramla'nın dışında çadır kamplar kurulur; bunları kimi yerde belediyeler, kimi yerde ordu kurar. Yalnız Ramla ve Lod'da yaklaşık 8 bin kişinin çadırlarda yaşadığı tahmin edilir. Kudüslü Ermeni Jacob Orfali, ailesinin haftalarca Sion Dağı'nda bir parktaki çadırlarda kaldığını anlatır. Artçı sarsıntılar hasar vermez, ama insanlar korkudan evlerine dönmez; Nablus'ta bazı aileler üç ay boyunca dışarıda kalır.
O sırada Tel Aviv belediye başkanlığına ara vermiş olan Meir Dizengoff, depremin ertesi günü Tel Aviv ve Yafa'dan Nablus'a ekmek yüklü bir kamyon kafilesi gönderir. Kudüs'teki Amerikan Koloni'den Bertha Spafford Vester, Ebu Dis'te bütün sarnıçların çatladığını, suyun kilometrelerce öteden taşındığını, köyde dizanteri ve tifonun yayıldığını yazar. Jeolog Natan Şalem'in günlüğüne göre 17 Temmuz resmî yas günü ilan edilir.
Hükümet ev onarımı için 100 bin sterlinlik bir kredi fonu ayırır; krediler on yıl vadeli ve yüzde 6 faizlidir. 60 sterlinin altındaki krediler kişisel borç, üstündekiler ipotek sayılır. Kredi almak için ödeme gücünü kanıtlamak ve "saygın" kişilerden kefil göstermek gerekir; Irving'e göre bu şartlar en yoksulları dışarıda bırakır. Gönüllü bağışlarla toplanan fon yıl sonunda 22.500 sterline ulaşır. Plumer döndükten sonra Nablus'u ziyaret ettiğinde onu protestocular karşılar.
Neyi değiştirdi
Depremden sonra Kahire'den gelen Amerikalı deprem uzmanı Bailey Willis'in raporu İngiliz yetkililer arasında elden ele dolaşır; Arapçaya çevrilip Arap Koleji'nin dergisinde yayımlanır. Willis, harçsız, moloz dolgulu duvarları ve ağır kubbeleri olan eski yapıların sarsıntıya dayanıksız olduğunu yazar. Betonarmenin daha güvenli olduğu fikri yerleşir. Ama kalıcı bir yapı yönetmeliği çıkmaz: 1945'te bir İngiliz yetkili, 1927'den beri yapılan binaların çoğunda depreme karşı neredeyse hiçbir önlem bulunmadığını yazılı olarak kabul eder.
Kentlerin dokusu değişir. Nablus'ta belediye, yıkılan evlerin yerinde sokakları genişletir; kredilerle yapılan yeni evler eski şehrin dışına, kuzeydoğuya yayılır. Samiri cemaati yüzyıllardır yaşadığı mahalleden kent dışındaki yeni evlere taşınır. Ulu Cami'nin hasarlı duvarları yüzünden belediye ile Eski Eserler Dairesi arasında 1948'e kadar süren bir anlaşmazlık başlar.
Kudüs'te Augusta Victoria'dan çıkan Yüksek Komiser için Cebel Mükaber'de yeni bir Hükümet Konağı yapılır. Kutsal Kabir Kilisesi'nde hasarın faturasını kimin ödeyeceği üzerine mezhepler arasında uzun bir tartışma çıkar; İngilizlerin duvarları desteklemek için kurduğu iskeleler ancak 1997'de sökülür.
Bugün

1927 depremi, bölgede 20. yüzyılın en yıkıcı depremi olarak anılıyor. Araştırmacılar bugün de o günün gazete haberlerinden, polis raporlarından ve tanık anlatılarından yola çıkarak depremin merkezini ve hangi yerleşimlerin neden daha çok sarsıldığını inceliyor. Nablus'un eski şehri, yeniden yapılan çarşıları ve camileriyle yaşıyor. Ölü Deniz Fayı ise hareket etmeye devam ediyor; bölgede her büyük depremden sonra karşılaştırma yapılan tarih hâlâ 11 Temmuz 1927.
Kaynaklar
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3325 (11 Temmuz 1927, Israel; Jordan: Damiya)
- Sarah Irving, "1927: Earthquakes, Unemployment, and the Infrastructure of Mandate Palestine", Journal of Palestine Studies (Staffordshire Üniversitesi deposundaki kabul edilmiş metin)
- İngiltere Hükümeti, Report to the Council of the League of Nations on the Administration of Palestine and Trans-Jordan for the Year 1927 (BM UNISPAL arşivi)
- Jewish Telegraphic Agency arşivi: "Four Hundred Bodies Recovered in Ruins of Palestine Earthquake" (14 Temmuz 1927), "Palestine Government Loan for Quake Victims" (2 Ekim 1927)
- GNGTS 2013 bildirisi (Garstang'ın Ürdün Nehri anlatısı ve Avni ve diğ. 2002 değerlendirmesi)
- Avni, R. (1999), 1927 Jericho earthquake: Comprehensive macroseismic analysis based on contemporary sources, Ben-Gurion Üniversitesi (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle)
- Vikipedi (İngilizce, İbranice, Arapça, Türkçe), 1927 Eriha depremi (başlangıç kaynağı; HaTsfira ve Natan Şalem aktarımları İbranice maddeden)
