Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri
1759 Levant Depremleri: Baalbek'in Sütunları ve Şam'ın Bahçelerdeki Kışı
30 Ekim 1759'da Safed'i, 25 Kasım'da Bekaa vadisini ve Şam'ı yıkan iki deprem; Emevi Camii'nin kuzey yanı çöktü, Baalbek'te Jüpiter tapınağının ayakta kalan dokuz sütunundan üçü devrildi. Şamlı kronikçilerin, Halep'teki bir İngiliz hekimin ve Fransız konsolosun kayıtlarından belgesel anlatım; 30 bin ölü rakamının nereden geldiği.
Sonbahar 1759. Osmanlı'nın Şam eyaleti, Lübnan dağları ve Celile. 30 Ekim şafağından önce yer sallanıyor; Safed tepesinin üstündeki kasaba yamaçtan aşağı kayıyor. Şam'da minarelerin tepeleri düşüyor. Halk bahçelere çıkıyor, bir ay boyunca sarsıntılar dinmiyor. Sonra 25 Kasım akşamı asıl deprem geliyor: Bekaa vadisindeki köyler yıkılıyor, Emevi Camii'nin kuzey yanı çöküyor, Baalbek'te Roma'dan kalan Jüpiter tapınağının ayakta kalan dokuz sütunundan üçü yere iniyor. Ölü sayısı için bugün dolaşan rakam 30 bin; bu rakamın nereden geldiği ise ayrı bir hikâye.
Depremden önce
1759'da bugünkü Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin ve Ürdün'ün büyük kısmı Osmanlı yönetimindedir. Şam, bölgenin en büyük şehri ve hac kervanının çıkış noktasıdır. Şehri on dört yıl yöneten Esad Paşa el-Azm, 1750'de bugün hâlâ ayakta olan Azm Sarayı'nı, 1752'de de kendi adını taşıyan büyük hanı yaptırmıştır. Ama 1757'de görevden alınır; aynı yıl dönüş yolundaki hac kervanı bedevi saldırısıyla dağıtılır. Şam'da huzursuz bir dönem başlar.
Güneyde, Celile'de güç başka birinin elindedir. Yerel lider Zahir el-Ömer 1750'de harap bir liman köyü olan Akka'yı merkez yapmış, pamuk ticaretini eline almıştır. Safed, onun bölgesindeki eski bir dağ kasabasıdır; 1742'deki veba salgını nüfusunu zaten azaltmıştır.

Bekaa vadisinin kuzeyindeki Baalbek ise Roma döneminden kalma dev tapınaklarıyla Avrupalı gezginleri çekmektedir. İngiliz Robert Wood ve James Dawkins 1751'de harabeleri ölçüp çizer; Wood'un kitabı 1757'de Londra'da yayımlanır. O çizimlerde Jüpiter tapınağının ayakta dokuz sütunu vardır. 16. yüzyılda bu sayı 27'dir; daha önce 1202 depremi 31 sütunu devirmiştir.
Bölge, Arap levhasıyla Sina-Levant bloğunu ayıran, yaklaşık bin kilometrelik Ölü Deniz Fayı'nın üzerindedir. Lübnan'da fay birkaç paralel kola ayrılır. 14. ve 17. yüzyıllar arası görece sakindir; 1546'da Kudüs'ü sarsan deprem dışında büyük bir yıkım kaydedilmez. 1759 bu sessizliği bozacaktır.
30 Ekim, şafaktan önce
İlk deprem 30 Ekim 1759 Salı günü, şafaktan önce gelir. Fransız kaynakları saati 03.45 olarak verir. Şamlı rahip Mihail Bureyk "güneş doğmadan üç saat önce" diye yazar. Halep'teki İngiliz ticaret kolonisinin hekimi Patrick Russell sarsıntıyı sabah dörde doğru hisseder: o güne dek hissettiği en şiddetli deprem bir dakikadan uzun sürer, on dakika sonra on beş saniyelik ikinci bir sarsıntı gelir. Halep'te hasar yoktur. Bugünkü hesaplar bu depremin büyüklüğünü 6,6 civarında verir.
En ağır yıkım güneydedir. Safed tepenin yamacına kurulmuş bir kasabadır ve sarsıntı yamaçları kaydırır. Sismolog Nicholas Ambraseys'in derlediği kayıtlara göre kasaba altı sinagoguyla birlikte neredeyse tamamen yıkılır. Safed'den Ürdün nehri üzerindeki Benat Yakub köprüsüne ve Kuneytra'ya uzanan bölge yerle bir olur; Kuneytra kervansarayı içindeki insanlar ve hayvanlarla çöker.
Taberiye'de pek çok ev temelinin içine gömülür. Akka surlarının kulelerinden bir kısmı denize yıkılır. Sayda'da birkaç ev çöker, ölen olmaz ama halk kasabayı terk edip dışarıda kamp kurar. Taberiye gölünde bir dalga oluştuğu kaydedilir.
Safed'in ölüleri

Safed'de kaç kişinin öldüğü, depremin rakam sorununun ilk örneğidir. Ambraseys'in kaynaklarına göre ölenler arasında 120 Yahudi ve sayısı bilinmeyen başka kasabalılar vardır. Şam'ın Şafii müftülüğünde görevli Kemaleddin el-Gazzî ise Safed'de en az 1.300 Yahudinin öldüğünü yazar. Safed üzerine yazılan bir tarih çalışması 200 ölüden, kasabadaki heyelanları inceleyen jeologlar Katz ve Crouvi ise 150 civarında ölüden söz eder.
Ambraseys ve Barazangi'nin 1989'daki çalışması, ilk depremin bütün bölgede 2 bin kişiyi öldürdüğünü hesaplar. Ambraseys'in sonraki derlemesinde ise aynı 2 bin rakamı, Safed'in kuzeyindeki dağ köylerinde ölenler için geçer. Bu dağınık rakamlar aynı olayın farklı uzaklıklardan, farklı topluluklar tarafından sayıldığını gösterir.
Şam'da uzun bir ay
İlk depremde Şam'da yalnızca birkaç ev tamamen çöker, ama şehrin minarelerinin neredeyse hepsi zarar görür; tepeleri kopar ya da kırılır. Emevi Camii'nin doğu minaresi hasar alır. Bu minare halk arasında İsa Minaresi diye bilinir; inanışa göre İsa kıyamet öncesinde bu minareye inecektir. Haberi duyanlar için bu ayrıntı ayrı bir korku kaynağıdır.
Bir kaya düşüp Kanavat su kanalını tıkar. Dönemin Şamlı yazarlarına göre şehir on bir gün su bekler; kaya parçalanıp su yeniden akana kadar halk hem depremi hem susuzluğu yaşar.
Artçılar dinmez. Valinin biyografisini yazan Raslan el-Kari'ye göre sarsıntılar 27 gece boyunca hafif hafif sürer. Halk camilerde Buhari'nin hadis kitabını ve Kuran'ı baştan sona okur. Şamlı bir yazar o günlerden bir aile trajedisi aktarır: bir evin iki katı üst üste çöker, adamın altı çocuğu enkazın altında kalır. Baba çocuklarını kendi yıkar ve hepsini Merc ed-Dahdah mezarlığında yan yana gömer.
25 Kasım akşamı
Asıl deprem 25 Kasım Pazar akşamı, yatsı vaktine doğru gelir. Fransız gazetesine ulaşan mektuplar saati 19.15, Russell 19.30 olarak verir. Büyüklüğü 7,4 olarak hesaplanır. Halep'te Russell sarsıntıyı önce hafif bir titreme, sonra evlerin duvarlarını sarsan güçlü titreşimler olarak anlatır; şiddet birkaç kez artıp azalır ve toplam iki dakika kadar sürer. Şamlı berber ve kronikçi Ahmed el-Budeyrî bu depremin dört dakika sürdüğünü yazar.

Şam'da bu kez yıkım büyüktür. Budeyrî'ye göre Emevi Camii'nin doğu ve batı minarelerinin üst kısımları caminin üzerine yıkılır ve mihraplardan bazılarını parçalar; Nasr Kubbesi ve caminin bütün kuzey kısmı çöker. Dönemin öteki kayıtlarına göre kale burçları, Berid Kapısı çarşısı, Yelboğa Camii büyük kubbesi ve minaresiyle birlikte yıkılır. Esad Paşa'nın yaptırdığı han üç kubbesini kaybeder. Bureyk, Rum Ortodoks kilisesinin de yıkıldığını ve birçok mahallede yangın çıktığını yazar.
Fransız konsolosluğunun raporuna göre Şam'ın dörtte üçü yıkılmıştır. Başpiskopos Butros Calfak en az birkaç yüz ölüden söz eder. Budeyrî Şam'daki ölülerin sayılamayacağını yazar. Bir başka Şamlı tanık da sayıyı ancak Tanrı'nın bildiğini söyler ve bunun yerine yıkılan camileri, hamamları, medreseleri listelemeye girişir.
Baalbek ve Bekaa vadisi
Ana sarsıntı Bekaa vadisi boyunca 120 kilometrelik bir şeridi yıkar. Ambraseys ve Barazangi'nin derlediği kayıtlara göre Baalbek ve kalesi yıkılır, kısmen çöker. Bir kaynak, şeyh ve bir kişi dışında kasabada kimsenin kurtulmadığını yazar; bu, dönemin abartılı haberlerinden biri olabilir. Kuzeydeki Ras Baalbek tamamen yıkılır. Kasabaya su getiren dere heyelanlarla tıkanır ve birkaç gün kurur.

Roma tapınakları da payını alır. Jüpiter tapınağının ayakta kalan dokuz sütunundan üçü devrilir; yakındaki Bakkhos tapınağından da üç sütun düşer. Bakkhos tapınağının ünlü kapısının üstündeki kilit taşı yaklaşık bir metre aşağı kayar. İskoç gezgin James Bruce 1767'de Baalbek'i çizdiğinde Jüpiter tapınağında altı sütun kalmıştır.
Güneyde, Hermon dağının eteklerinde Haşbayya kervansarayıyla birlikte neredeyse tamamen yıkılır. Kefr Hatta'da 55 kişi ölür. Beyt Cin'de deprem ve ardından çıkan yangın köyü yok eder. Lübnan dağındaki Deyrülkamer'de kiliseler ve saray zarar görür; Muhtara'da yerel yöneticinin konağı çöker. Barada vadisinin yukarısında Serghaya, Zebedani ve çevre köylerde 500 kişi ölür.
Sayda'daki Fransız konsolosu bir yarıktan söz eder: Baalbek tarafında, ovaya doğru, toprağın yirmi fersahtan uzun bir hat boyunca yarıldığı söylenmektedir. Bu, yaklaşık 100 kilometre demektir.
Bahçelerde kış
Şamlılar evlerini terk eder. Bureyk'e göre halk kitleler hâlinde şehrin çevresindeki bahçelere çıkar ve geçici kulübeler yapar. Başka bir Şamlı yazar meyve bahçelerine, tarlalara ve mezarlıklara kurulan çadırları anlatır. Köylerde çadırı olmayan köylüler toprağa çukur kazar, üstünü kamış ve dallarla örter.
Ölüler hızla gömülür. Bir Şamlı tanık oğulların babalarını, komşuların komşularını taşıdığını, cenaze törensiz gömüldüğünü ve tek mezara sekiz cesedin konduğunu yazar. Bazı yaralılar hayat boyu iz taşır: biyografi yazarı el-Muradi, Esad el-Mücellid adlı bir Şamlının üzerine duvar yıkıldığı için yarı felçli kaldığını ve yıllarca sırtüstü yattıktan sonra öldüğünü kaydeder.
Vali Abdullah Paşa eş-Şetacî, halkın üç gün boyunca camide toplu dua etmesini ister; vali de eşraf, müftü ve kadıyla birlikte katılır. Sarsıntılar hafiflese de halk kar ve yağmur başlayana kadar bahçelerde kalır. Bir başka kayda göre Şamlılar şehrin dışında üç ay yaşar. Fransız gezgin Volney de yıllar sonra Lübnan'da artçıların üç ay sürdüğünü ve insanların çadırlarda yaşadığını yazar.
Vali, mimar ve veba
Sayda'dan 5 Aralık 1759'da İstanbul'a bir dilekçe gönderilir: o yıl ve ertesi yıl için vergi indirimi istenir. Dilekçe altı hafta sonra kabul edilir.
Vali eş-Şetacî, Emevi Camii'nin ve kalenin durumunu İstanbul'a raporlar. Kısa süre sonra gözden düşer ve Diyarbakır'a gönderilir. İstanbul'dan kubbe yapımında uzman bir mimar, yanında işçilerle Şam'a gelir; Emevi Camii'nin kubbesini, kuzey ayağını ve minarelerini yeniden kurmak için çalışmaya başlar. Kaynaklara göre Emevi Camii ve kale devlet parasıyla, şehirdeki öteki camilerin çoğu ise ölenlerin vasiyetle bıraktığı paralarla onarılır. Bir Şamlı şair, camiyi yeniden yaptıranı "Mustafa" diye anar; dönemin padişahı III. Mustafa'dır.
Ama felaket bitmez. 1760'ın ilk aylarında Şam'da veba başlar; önce hafif, sonra giderek şiddetli. Fiyatlar, sebze fiyatları bile, yükselir. Bir kronikçiye göre Ramazan Bayramı'nın etrafındaki günlerde Şam'ın her kapısından günde bin cenaze çıkar. Bayram, onun deyişiyle, dirilerden çok ölülerin bayramıdır.
30 bin ölü nereden geliyor
ABD'nin NOAA deprem kataloğu 25 Kasım depremi için 30 bin ölü verir. Bu rakamın kaynağı, Sayda'daki Fransız konsolosluğunun Aralık 1759'da yazdığı mektuptur: mektupta çeşitli yerlerde 30 binden fazla kişinin öldüğü söylenir. Volney ise 1787'de yalnız Baalbek vadisinde 20 binden fazla kişinin öldüğünün anlatıldığını yazar.
Bu rakamlar sayıma değil, duyuma dayanır. Konsolos bölgeyi gezmemiştir; Volney depremden yirmi yıldan uzun süre sonra yazar ve iki depremi birbirinden ayırmaz. Şam'ın kendi kronikçileri sayı vermekten kaçınır. Ambraseys'in derlediği köy köy kayıtlar ise onlar, yüzler düzeyinde rakamlardır: Kefr Hatta'da 55, Barada köylerinde 500, Safed'de 120 ile 1.300 arası. Bekaa'nın kalabalık köyleri de hesaba katılınca toplam kayıp büyük olabilir, ama 30 bin, doğrulanmış bir sayı değil, dönemin en yüksek tahminidir.
Neyi değiştirdi
1759 depremleri, 1202'deki büyük depremle birlikte Doğu Akdeniz'in bilinen en güçlü tarihî depremleri arasında sayılır. Uzun süre her ikisinin de Lübnan'ı boydan boya geçen Yammune fayında oluştuğu düşünüldü. 2005'te Fransız ve Lübnanlı jeologlar Yammune havzasında hendekler açtı ve bu fayın 1202'den sonra büyük bir deprem üretmediğini gösterdi. Onlara göre ekimdeki deprem Raşaya fayında, kasımdaki ise Serghaya fayında oluştu.
Zebedani vadisinde Serghaya fayı üzerinde yarım metrelik taze bir basamak bulundu; buradaki son depremin 1650'den sonra olduğu anlaşıldı. Celile'deki Haçlı kalesi Vadum Iacob'un duvarlarında da yarım metrelik bir kayma ölçüldü; bunun ekim depremine mi, 1837 depremine mi ait olduğu kesinleşmedi.
Aynı çalışma kaygı verici bir sonuca da varıyor: Yammune fayı 1202'den beri kırılmadığı için, 1202 benzeri bir depremin bu yüzyıl içinde gelebileceğini öne sürüyor.
Bugün
Baalbek'te Jüpiter tapınağının 1759'dan kalan altı sütunu bugün de ayakta. Bakkhos tapınağının kapısında kayan kilit taşının altına 1860'lı ya da 1870'li yıllarda kaba taştan bir destek sütunu örüldü.
Şam'daki Emevi Camii, 1759'da çöken bölümleri onarılmış olarak hâlâ yerinde. Safed ise 1837'de bir kez daha depremle yıkıldı; dar sokaklı eski kasabası bugün yamacın üzerinde yaşamaya devam ediyor.
Kaynaklar
- Ambraseys, N. N. ve Barazangi, M. (1989), The 1759 earthquake in the Bekaa Valley, Journal of Geophysical Research; Ambraseys, N. N. (2009), Earthquakes in the Mediterranean and Middle East (Dead Sea Quake Catalog'da aktarıldığı biçimiyle)
- Daëron, M. ve diğ. (2005), Sources of the large A.D. 1202 and 1759 Near East earthquakes, Geology 33(7)
- Jefferson Williams, Earthquake Catalog of the Dead Sea (deadseaquake.info): 1759 Safed ve Baalbek depremleri sayfaları; Sayda Fransız konsolosluğu mektubu, Gazette de France (1760), Patrick Russell (1760), Mihail Bureyk, Ahmed el-Budeyrî, Kemaleddin el-Gazzî, Raslan el-Kari, el-Muradi ve Volney'den aktarımlar (Taher 1979 ve Raphael 2023 üzerinden)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı (kayıt 1362)
- Vikipedi (İngilizce): 1759 Near East earthquakes, Baalbek, Safed, As'ad Pasha al-Azm, Zahir el-Ömer (başlangıç kaynağı)
