İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1457 Filistin-Suriye Depremi: Kataloğa Giren 32 Bin Ölünün İzinde

Uluslararası kataloglar 1457'de Filistin ve Suriye'de 32 bin kişinin öldüğü bir deprem yazıyor. Memlük tarihçileri ise Kasım 1458'de Kerek kalesini yıkan, Kudüs, Remle ve Halil'de minareleri deviren bir depremi anlatıyor ve en fazla 100 ölüden söz ediyor. İbn Tağriberdi'den Suyûtî'ye kaynaklarla bir rakamın izini süren belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

Kasım 1458. Memlük Sultanlığı'nın Şam diyarında, Ölü Deniz'in doğusundaki Kerek kalesinde surlar, burçlar ve evler yıkılıyor. Remle'de ve Halil'de minareler devriliyor, Kudüs'te bir minarenin tepesi düşüyor. Kahire'de ise sarsıntı hafif hissediliyor. Bugünkü uluslararası kataloglarda bu depremin yanında bir de "1457 Filistin-Suriye depremi" kaydı duruyor: tarihi belirsiz, yeri belirsiz, ölü sayısı 32 bin. Bu yazı o kaydın izini sürüyor.

Depremden önce

Sultan İnal'ın gümüş dirhemi
Memlük Sultanı Seyfeddin İnal adına basılmış gümüş dirhem (American Numismatic Society koleksiyonu). Deprem gününe ait bir görüntü değildir. Fotoğraf: American Numismatic Society · CC0, Wikimedia Commons (Silver dirham of Sayf ad-Din Inal.jpg)

1450'lerin sonunda Filistin, Ürdün ve Suriye, Kahire'deki Memlük sultanlığına bağlıdır. Dönemin Arap yazarları bu toprakların hepsine birden Şam diyarı der; Kudüs, Remle, Halil (bugünkü El Halil, Hebron) ve Kerek bu bölgenin şehirleridir. 1453'ten beri tahtta, Çerkez asıllı Memlük Sultanı el-Eşref Seyfeddin İnal oturur. İnal tahta çıkmadan önce Gazze ve Safed'de vali olarak bulunmuş, bölgeyi yakından tanıyan bir komutandır.

Kerek kalesi
Ürdün'deki Kerek kalesinin uzaktan görünümü, 2024. Fotoğraf günümüze aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Justwiki · CC0, Wikimedia Commons (Kerak Castle from away.jpg)

Ölü Deniz'in doğusundaki yaylanın kenarında yükselen Kerek kalesi, 12. yüzyılda Haçlılar tarafından yapılmış, sonra Eyyubilerin ve Memlüklerin eline geçmiştir. Memlükler döneminde de önemli bir idare merkezidir: Şam'dan Mısır'a ve Mekke'ye giden kervan yollarına hâkimdir, içinde ordu, maliye ve yazışma daireleri bulunur.

Bölge, Afrika levhası ile Arap levhasını ayıran Ölü Deniz Fayı'nın üzerindedir. Kudüs, Remle ve Halil fayın batısında, Kerek doğusunda kalır. Bu topraklar yüzyıllar boyunca defalarca yıkıcı depremler yaşamıştır ve Memlük dönemi Kahire'sinde depremleri yıl yıl kaydeden tarihçiler vardır.

Kerek'te sarsıntı

Depremi en ayrıntılı anlatan yazar, Kahireli tarihçi İbn Tağriberdi'dir. 1411'de doğduğu için o kasımda 47 yaşındadır ve olayı Kahire'den, sultanlığın kayıtlarına yakın biri olarak yazar. Aynı depremi iki ayrı eserinde anlatır ve iki farklı gün verir.

İbn Tağriberdi'nin en-Nücûmü'z-Zâhire yazmasından bir sayfa
İbn Tağriberdi'nin en-Nücûmü'z-Zâhire adlı eserinin Fransa Ulusal Kütüphanesi'ndeki 15. yüzyıl sonu yazma nüshasından bir sayfa. Sayfa deprem kaydını içeren sayfa değildir. Fotoğraf: Djamal al-Din Aboul-Mahasin Yousouf ibn Taghribirdi al-Zahiri. Auteur du texte Yousouf ibn Taghribirdi al-Zahiri (Djamal al-Din Aboul-Mahasin). Auteur du texte · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Kitab al-noudjoum al-zahira fi moulouk Misr wal-Kahira , histoire des souverains de l'Égypte, par Djamal al-Din Aboul-Mahasin Yousouf ibn Taghribirdi al-Zahiri. - btv1b10031312c (130 of 303).jpg)

Mısır tarihi olan en-Nücûmü'z-Zâhire'de deprem, hicri 863 yılının ilk günü, 1 Muharrem Çarşamba'dır; bu, 8 Kasım 1458'e denk gelir. Burada kısa yazar: Kerek'te şiddetli bir deprem olur, kalenin bazı yapıları, evler ve burçlar yıkılır. Olayları gün gün kaydettiği Havâdisü'd-dühûr'da ise tarih 9 Muharrem Perşembe, yani 16 Kasım 1458'dir ve anlatım daha geniştir. Kahire'de hafif hissedilen sarsıntı Şam diyarında çok daha güçlüdür. Kerek'te sur duvarlarının çoğu, hükümet konağı ve çok sayıda ev çöker.

Kahireli es-Sehâvî ile Kudüslü Mücîrüddin, depremin Kudüs'teki yıkımını 5 Muharrem'e, yani 12 Kasım Pazar gününe koyar. Deprem tarihçisi Nicholas Ambraseys ve arkadaşları 1994'te bu tarihi tercih eder; iki yazarın aynı günü vermesini gerekçe gösterirler. İtalyan araştırmacılar Emanuela Guidoboni ve Alberto Comastri ise 2005'teki kataloglarında tarihi "8 ya da 16 Kasım" diye açık bırakır. Günün hangisi olduğu bugün de kesin değildir; ama ayın ve yılın Kasım 1458 olduğunda kaynaklar birleşir.

Saati, kimin nerede yakalandığını, kurtarma çalışmalarını anlatan bir tanık metni günümüze ulaşmamıştır. Elimizdeki kayıtlar kısa, birkaç satırlık yıllık notlarıdır.

Kudüs, Remle ve Halil

İbn Tağriberdi'nin Havâdis'teki notuna göre sarsıntı yalnız Kerek'i vurmaz. Remle'de bir minare, Halil'de bir başka minare yıkılır. Kudüs'te bir minarenin bir kısmı düşer ve Hristiyanların Kumâme dediği Kutsal Kabir Kilisesi'nin yanındaki büyük kubbe çöker. Kahireli tarihçi İbn İyâs, Kudüs'te ve Halil'de çok sayıda evin yıkıldığını ekler. Abdülbâsıt adlı yazar da Remle'nin yanı başındaki Lüd'de hasardan söz eder; Lüd'ü anan tek yazar odur.

Kudüs'te Bâbü'l-Esbât minaresi
Kudüs'te Bâbü'l-Esbât minaresi, 2013. Bugünkü gövde Osmanlı dönemine ve sonraki onarımlara aittir; fotoğraf deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Moataz1997 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (مئذنة باب الاسباط.JPG)

Kudüslü kadı ve tarihçi Mücîrüddin, şehrin tarihini anlattığı 1495 civarında yazılmış kitabında, Selahaddin'in hastanesine yakın Dergâh Zaviyesi'nin üstündeki minarenin, 863 yılının Muharrem ayındaki depremde kısmen yıkıldığını yazar. es-Sehâvî'ye göre hasar gören minare, Mescid-i Aksa avlusunun kuzeydoğu köşesindeki Bâbü'l-Esbât minaresidir. 1367'de Memlükler zamanında yapılan bu minare, sonraki yüzyıllarda da depremlerden payını alacak, 1927 depreminden sonra yeniden onarılacaktır.

Mücîrüddin, kubbe hakkında bir hikâye de aktarır. Kubbe, Kutsal Kabir Kilisesi'nin güney yanına bitişiktir. Hristiyanların orada kitap okurken çıkardığı sesler zaman zaman Kubbetü's-Sahra'ya kadar duyulur, bu da Müslümanları rahatsız eder. Kubbe çökünce bazı Müslümanlar bunu ilahi bir ceza olarak görür ve Hristiyanların kubbeyi yeniden yapmasına izin verilmez. Ambraseys'in aktardığı bu not, depremin şehirde yalnızca taş değil, iki topluluk arasındaki gerginliği de görünür kıldığını gösterir.

Yüz ölü

Bu depremde ölenlerin sayısını veren tek yazar es-Suyûtî'dir. Depremleri bir araya topladığı Keşfü's-salsala adlı eserinde, 863 yılında Kerek'te çok şiddetli bir depremin kalenin büyük bölümünü, surlarını ve burçlarını yıktığını ve 100 kişinin öldüğünü yazar. Suyûtî 1445 doğumludur; deprem olduğunda 13 yaşındadır. Ambraseys ve arkadaşları, Suyûtî'nin bu bilgiyi nereden aldığının belirlenemediğini ve rakamın yalnızca Kerek'e ait olmayabileceğini not eder.

Diğer yazarların hiçbiri sayı vermez. İbn İyâs 1448'de, Mücîrüddin 1456'da doğmuştur; deprem yılında biri on yaşında, öteki iki yaşındadır. Yani İbn Tağriberdi dışındaki anlatımların çoğu, ya onun kayıtlarına ya da sonradan duyulanlara dayanır. Guidoboni ve Comastri de bu yazarların büyük kısmının depremi yalnızca ay ya da yıl olarak verdiğini vurgular.

Bugünkü kataloglar depremin şiddetini bu kısa kayıtlardan tahmin eder. 1980 tarihli Poirier ve Taher kataloğu Kerek için değiştirilmiş Mercalli ölçeğinde VIII verir; Ambraseys ve arkadaşları merkez bölgedeki şiddeti "hasar verici ile yıkıcı arası" bir sınıfa koyar. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) önemli depremler veri tabanında da 12 Kasım 1458 tarihli bir Kerek kaydı vardır: şiddet VIII, 100 ölü.

32 bin ölü nereden geliyor?

NOAA'nın veri tabanında, Kerek kaydının hemen öncesinde bir kayıt daha bulunur: 1457 yılı, "İsrail: Filistin; Suriye", ölü sayısı 32 bin. Ay ve gün yoktur, büyüklük ve şiddet yoktur, hasar tarifi yoktur. Bu kaydın koordinatları, enlem 31,2 ve boylam 34,2, 1458 Kerek kaydının koordinatlarıyla birebir aynıdır. Kaydın dayandığı tek kaynak, S. A. Alsinawi, S. G. Baban ve A. S. Issa'nın 1985'te Tokyo'daki bir UNESCO toplantısına sunduğu "Arap bölgesinin tarihsel depremselliği" başlıklı ön bildiridir. Aynı bildiri, Kerek kaydının üç kaynağından biri olarak da gösterilir. NOAA'nın Kerek kaydına düştüğü nota göre bu bildiri depremi 1459'a koyar ve Kerek'te 100 ölüden söz eder.

Bu yazı için Alsinawi ve arkadaşlarının bildirisinin metnine ulaşılamadı. Bu yüzden 32 bin rakamının bildiride nasıl yer aldığını doğrudan göremiyoruz. Ama izlenebilen birkaç ipucu var.

Birincisi, bu deprem eski kataloglarda birden fazla yıla dağılmıştır. Guidoboni ve Comastri, Amiran ve arkadaşlarının 1994 listesinin aynı olayı 1456, 1457 ve 1459 diye üç yanlış tarihle verdiğini yazar. Ambraseys ve arkadaşları da Kallner-Amiran'ın 1951 kataloğunun depremi 1456 ve 1458 altında iki kez kaydettiğini, ikincisini de hicri 861 yılında, 23 Nisan 1457'de olduğu bildirilen bir Doğu Anadolu depremiyle, Van depremiyle karıştırdığını not eder.

İkincisi, 32 bin rakamı bölgede başka bir kayıtta da durur. NOAA'da 1457 Filistin kaydının hemen ardından gelen 1458 Erzincan-Erzurum kaydı da 32 bin ölü yazar ve veri tabanı o kaydı "mükerrer olabilir" diye işaretlemiştir. Gürcü ve Ermeni kaynaklarını tarayan Darejan Kldiashvili ve Maia Diasamidze, Erzincan depremini 23 Nisan 1457'ye koyar ve ölü sayısını "12 bin / 32 bin" diye verir. Yani Ambraseys'in sözünü ettiği karışıklıkla aynı tarih ve aynı 32 bin, Anadolu'daki bir depremin kaydında karşımıza çıkar.

Bu ipuçları, 32 bin rakamının Filistin'e ait olmadığını kesin olarak kanıtlamaz. Ama şunu açıkça gösterir: 1457 Filistin kaydının arkasında, okunabilir bir Memlük dönemi tanıklığı yoktur. Kasım 1458 depremini anlatan çağdaş yazarların hiçbiri binlerce ölüden söz etmez; en yüksek rakam Suyûtî'nin 100'üdür. Büyük olasılıkla 1457 kaydı, Kasım 1458 depreminin yanlış tarihlenmiş bir kopyasıdır ve 32 bin rakamı da başka bir depremin kaydından bu satıra geçmiştir. Bu yazıda 32 bin ölüyü bir gerçek olarak değil, kataloglar arasında dolaşan bir rakam olarak anıyoruz.

Toprağın hafızası

Yazılı kaynakların kısa kaldığı yerde jeoloji ek bilgi verir. Ölü Deniz'in batı kıyısında, Ein Gedi'de alınan bir sondaj karotunda Migowski ve arkadaşları 2004'te, 66 santimetre derinlikteki 13 santimetrelik bir deprem tabakasını 1458 depremine bağlar. Bu tür tabakalar, göl dibindeki ince katmanların güçlü sarsıntıyla karışıp parçalanmasıyla oluşur. Ölü Deniz'in güneyinde Nahal Ze'elim'de bulunan 10 santimetrelik bir tabaka da Kagan ve arkadaşlarınca aynı depremle ilişkilendirilir.

Daha güneyde, Vadi Araba'daki Katar hendeğinde Klinger ve arkadaşları 2015'te, 1434-1459 yılları arasına tarihlenen bir yüzey kırığı belirler. Akabe Körfezi'nin kuzeyinde, Eilat yakınındaki hendeklerde Kanari ve arkadaşları 2020'de bir kum fışkırması izini 1458 depremine bağlamayı önerir, ama verinin kesin olmadığını belirtir. Bu bulguların hiçbiri tek başına tarih vermez; yine de Kasım 1458'de Ölü Deniz Fayı'nın güney kesiminde güçlü bir deprem olduğu fikrini destekler.

Neyi değiştirdi

Kerek'te yıkılan surlar ve burçlar yeniden yapılır; araştırmacılara göre bu onarımlar kaledeki deprem izlerini büyük ölçüde silmiş olabilir. Kudüs'te ise kayıp kalıcı olur: Kutsal Kabir Kilisesi'nin yanındaki kubbenin yeniden yapılmasına izin verilmez. Bâbü'l-Esbât minaresi ayakta kalır, ama sonraki yüzyıllarda yeniden depremlerle hasar görür ve onarılır.

Depremin asıl dersi ise kayıtların kendisindedir. Kasım 1458 depremi, bir olayın tarihçiler, çevirmenler ve kataloglar arasında el değiştirirken nasıl çoğalabildiğini gösteren bir örnektir. Aynı deprem 1456, 1457, 1458 ve 1459 olarak dört ayrı yıla yazılmış, 100 ölü bir kayıtta 32 bine dönüşmüştür. Bu yüzden deprem kataloglarındaki eski rakamlar, kaynağına kadar geri gidilmeden okunmamalıdır.

Bugün

Kerek kalesi bugün Ürdün'ün Kerek şehrinde, Levant'ın en büyük kalelerinden biri olarak ayakta durmaktadır. Kudüs'te Bâbü'l-Esbât minaresi, Osmanlıların 16. yüzyılda yeniden yaptığı silindir gövdesiyle, Mescid-i Aksa'nın kuzey duvarı boyunca yükselir. Ölü Deniz Fayı ise bugün de bölgenin en önemli deprem kaynağı olarak izlenmektedir.

NOAA veri tabanında 1457 Filistin-Suriye kaydı hâlâ 32 bin ölüyle yer almaktadır ve "mükerrer olabilir" işareti taşımamaktadır.

Kaynaklar

  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veri Tabanı: 615 numaralı kayıt (1457, Filistin; Suriye), 616 numaralı kayıt (1458, Erzincan-Erzurum) ve 618 numaralı kayıt (12 Kasım 1458, Kerek)
  • Alsinawi, S. A., Baban, S. G. ve Issa, A. S. (1985). Historical seismicity of the Arab region. IASPEI/UNESCO çalışma grubu, Tokyo, ön bildiriler (NOAA künyesi üzerinden; metin görülemedi)
  • Ambraseys, N. N., Melville, C. P. ve Adams, R. D. (1994). The Seismicity of Egypt, Arabia and the Red Sea. Cambridge University Press
  • Ambraseys, N. N. (2009). Earthquakes in the Mediterranean and Middle East. Cambridge University Press
  • Guidoboni, E. ve Comastri, A. (2005). Catalogue of Earthquakes and Tsunamis in the Mediterranean Area from the 11th to the 15th Century. INGV
  • İbn Tağriberdi, en-Nücûmü'z-Zâhire ve Havâdisü'd-dühûr; es-Suyûtî, Keşfü's-salsala; Mücîrüddin el-Uleymî, el-Ünsü'l-celîl; İbn İyâs, Bedâiu'z-zuhûr (yukarıdaki kataloglarda aktarıldığı biçimiyle)
  • Williams, J. Dead Sea Transform deprem ansiklopedisi (deadseaquake.info), 1458 depremi sayfası: metin, arkeolojik ve paleosismik bulguların derlemesi
  • Kldiashvili, D. ve Diasamidze, M. Earthquakes in the Region of East Anatolia According to the Georgian and Armenian Sources
  • Vikipedi (İngilizce): Sayf al-Din Inal, Ibn Taghribirdi, Mujir al-Din, Jalal al-Din al-Suyuti, Ibn Iyas, Kerak Castle, Bab al-Asbat Minaret (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları