1810 Girit Depremi: Kandiye'de İki Sarsıntı ve Tartışmalı Bir Rakam
16 Şubat 1810 gecesi ve ertesi gün iki güçlü sarsıntı Osmanlı Girit'inin merkezi Kandiye'yi (Heraklion) vurdu; sarsıntılar Malta'dan Kahire'ye kadar hissedildi. Kataloglar 2.000-3.000 ölü yazıyor, şehrin doktorunun defteri ise 300 diyor. Görgü tanıklarının notlarından ve bir gezginin berber dükkânında duyduğu söylentiden belgesel anlatım.
16 Şubat 1810, kış gecesi. Osmanlı Girit'inin merkezi Kandiye, Venedik'ten kalma surların içinde uykuda. Gece yarısına doğru yer derinden sarsılıyor; ertesi gün ikinci büyük sarsıntı geliyor. Sarsıntılar Malta'dan Kahire'ye kadar hissediliyor. Kataloglarda bu depremin rakamı 3.000 ölü. Ama o gece Kandiye'de bulunan şehrin doktoru 300 kişiden söz ediyor.
Surların içindeki şehir

1810'da Kandiye, Osmanlı'nın Girit Eyaleti'nin merkezidir. Rumlar şehre "Megalo Kastro", yani Büyük Kale der; bugünkü adı Heraklion'dur. Şehri çevreleyen dev surlar Venedik döneminden kalmadır. Yapımı yüz yıldan uzun sürmüş bu surlar, 1669'da Osmanlı'ya teslim olmadan önce 21 yıl süren bir kuşatmaya dayanmıştır.
On dokuzuncu yüzyılın başında şehrin parlak günleri geride kalmıştır. Liman zamanla dolmuş, deniz ticaretinin çoğu adanın batısındaki Hanya'ya kaymıştır. Araştırmacıların tahminine göre Kandiye'de o yıllarda 10 bin civarında insan yaşar. Müslümanlar, Hristiyanlar ve küçük bir Yahudi topluluğu aynı surların içindedir.
Şehrin çevresindeki köylerde evlerin çoğu bir ya da iki katlıdır. Duvarlar yontulmamış taş ve topraktan örülür, ara döşemeler ve damlar ahşap ve topraktır. Venedik konakları, camiler, kiliseler ve surlar bu kalabalık içinde istisnadır. Kamu yapılarının sağlamlığı da şüphelidir: 1815'te Valide Camii'nin damı ortada hiçbir sarsıntı yokken kendiliğinden çökecektir.
Girit, Afrika levhasının Ege levhasının altına daldığı Helen yayının üzerindedir. Bu kuşak, batı Avrasya'nın en hareketli deprem bölgelerinden biridir; 365 ve 1303 yıllarında Girit'i çok büyük depremler vurmuştur. Adanın kuzeyinde ve yakınında olan büyük depremler çoğunlukla derindedir. Bu derinlik onları büyüklüklerine göre daha az yıkıcı yapar ama çok uzaklardan hissedilmelerini sağlar.
Gece yarısı gelen sarsıntı
Deprem 16 Şubat 1810 gecesi gelir. Bugünkü kaynaklar saati 22.15 olarak verir. O dönem Girit'te kullanılan eski takvime göre tarih 4 Şubat'ı 5 Şubat'a bağlayan gecedir.
Kandiye'de olayı yaşayan iki kişinin notları bugüne kalmıştır. Biri, şehrin doktoru Georgios Nikoletakis'tir. Defterine Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan gecenin beş buçuğunda daha önce hiç görülmemiş, korkunç bir deprem olduğunu yazar. Ayı yanlış yazmıştır; "Şubat" yerine "Ocak" der. Ama haftanın günleri tarihi doğrular.
İkinci tanık, Kandiye'nin 25 kilometre kadar güney-güneybatısındaki Agios Thomas kasabasında yaşayan 15 yaşındaki Frangiskos Limbritis'tir. Babası ve ağabeyi bazı Türklerle sorun yaşamamak için köyden kaçmış, ev onun sorumluluğuna kalmıştır. Yıllar sonra yazdığı ve hiç yayımlanmamış anılarında depremin gece yarısına doğru bütün Girit'te olduğunu, en çok da Kandiye çevresini vurduğunu anlatır. Orada pek çok ev yıkılmış, çok sayıda insan enkaz altında kalmıştır. Agios Thomas'ta 17 kişi ölür. Ama Limbritis'in notuna göre evlerin çoğu bu ilk sarsıntıda ayakta kalır.
Cumartesi günü ikinci darbe
Ertesi gün, 17 Şubat Cumartesi, yer yeniden sarsılır. Bu ikinci sarsıntı neredeyse ilki kadar güçlüdür ve muhtemelen daha sığdır. Saati için kaynaklar farklı ayrıntılar verir: Nikoletakis aynı günün dokuzunda yazar; Fransız arşivlerindeki bir kayıt, sarsıntının Kandiye'de akşama üç saat kala hissedildiğini söyler; Limbritis ise akşama doğru diye hatırlar. Araştırmacılar ana depremden yaklaşık on saat sonra geldiğini düşünür.
İlk geceyi atlatan evlerin çoğu bu ikinci sarsıntıda yıkılır. Limbritis, annesinin ve kardeşlerinin bulunduğu avluya koşarken evin üst katının yüksek bir duvarının yanına düştüğünü, kendisinin az kalsın altında kaldığını yazar.
Nikoletakis'in kaydına göre ikinci sarsıntı Kandiye'deki bütün evleri ve camileri harap eder ve 300 kişiyi toprağa gömer. Pek çok köy ve çiftlik de yıkılır. Doktorun bu cümlesi, iki yüzyıl sonra bu depremin bütün rakamlarını sorgulatacak olan cümledir.
Helen yayındaki orta derinlikli depremler genellikle tek bir ana sarsıntı ve birkaç zayıf artçıdan oluşur. 1810 bu kurala uymaz: iki büyük sarsıntı arka arkaya gelir. Bilim insanları ilk sarsıntının daha derin olduğunu, ikincisinin ise kısa dalgalarla yakın çevrede daha fazla yıkım yaptığını düşünür.
Adanın dört bir yanı
Yıkım Kandiye'yle sınırlı kalmaz. Şehrin güneyinde Asomatos manastırı, batısında Halepa manastırı yıkılır. Resmo ile Kandiye arasındaki bölge ağır hasar görür. Resmo'da hasar ciddidir ve çok sayıda insanın öldüğü bildirilir. Hanya'da da hasar vardır ama orada yalnızca bir kişi ölür.
Adanın güneyindeki verimli Mesara ovasında, 1810'da Londra'da yayımlanan bir derginin haberine göre 17 köy tamamen yıkılır ve 63 kişi ölür. Doğuda İerapetra'nın tek minaresi yarı yarıya çöker.
Depremi inceleyen araştırmacılara göre en ağır etkilenen alan kabaca bugünkü Kandiye ilinin sınırlarıdır. Bu bölgede şiddet VIII-IX olarak tahmin edilir. İlin dışında bildirilen ölüm sayısı azdır.
Malta'dan Kahire'ye
Sarsıntı Akdeniz'in büyük bölümünde hissedilir: orta İtalya'dan Suriye'ye, Kıbrıs'tan Anadolu'ya, Ege adalarından Kuzey Afrika'ya kadar. Malta'da ana sarsıntının iki dakika sürdüğü kaydedilir. Malta ve İskenderiye limanlarında ve yakındaki kanallarda dalgalanmalar görülür; bunlar bir tsunamiden çok, kapalı sularda oluşan salınımlara benzer.
Mısır'da Kahire, Reşit ve İskenderiye'den hasar haberleri gelir. Kahire'de minareler ve surlar zarar görür. Mısırlı tarihçi el-Cebertî, ertesi akşam gelen ikinci sarsıntının birincisinden zayıf olduğunu ama Kahire'de yine de paniğe yol açtığını yazar. Bir zamanlar Siwa vahasındaki Amon Tapınağı'nın bir bölümünün 1811'de bir depremle çöktüğü sanılıyordu; bugün bu yıkımın da 1810 depremine ait olduğu, 1811 depreminin ise hiç yaşanmadığı düşünülüyor.
Depremi Mora'da yaşayanlar arasında İskoç yazar John Galt da vardır. Galt, Lord Byron'la birlikte yolculuk yapmış, sonra yalnız devam etmiştir. Tripoliçe'de bir akşam yemekten sonra yatağa uzandığı anda bütün evin titremeye başladığını, kapıya doğru koşarken ikinci ve çok daha şiddetli bir sarsıntının binayı sarstığını anlatır. Ertesi gün evinde kaldığı doktor, Tripoliçe'de depremlerin sık olduğunu ama nadiren hasar verdiğini söyler. Galt Argos'a geçtiğinde, iki depremin orada da hissedildiğini öğrenir.
Bir berber dükkânında duyulan rakam
Galt birkaç ay sonra Sakız Adası'ndadır. Bir sokakta tıraş olmak için bir Türk berberine girer. Dükkânda konuşulan, Girit'teki depremdir. Tercümanının aktardığına göre anlatılan şudur: deprem Kandiye'deki evlerin üçte birini yıkmış, binlerce kişiyi öldürmüştür. Galt 1813'te yayımlanan "Letters from the Levant" kitabında bunu, kendisini Tripoliçe'de korkutan depremin ta kendisi olarak not eder.
Bu sözlü haber, sonraki iki yüzyıl boyunca depremin bilinen rakamlarının kaynaklarından biri olacaktır. Diğerleri de geç dönem metinleridir. Z. Praktikidis'in 1818'de derlenen Girit coğrafyasında depremin şehrin üçte ikisini ve yakındaki bazı köyleri yıktığı, 3.000 kişinin öldüğü yazılıdır. Aynı metin binaların hemen eski hâline getirildiğini de söyler. Depremden 70 yıl kadar sonra Stavrakis, Girit nüfus istatistiği kitabında şehrin yıkıldığını ve 2.000 kişinin kaybolduğunu yazar. Stavrakis, o sırada adada veba salgını olduğunu ve yeni kuşağın bu depremi yalnızca anlatılanlardan bildiğini ekler.
300 mü, 3.000 mi?
Yunan deprem tarihçisi Platakis 1950'de, Papazachos ve Papazachou 1997'de, İngiliz sismolog Nicholas Ambraseys 2009'da ve Papadopoulos 2011'de bu kaynaklara dayanarak 2.000-3.000 ölüden söz eder. Ambraseys'in Akdeniz ve Orta Doğu depremleri kataloğu, bütün Girit'te yaklaşık 3.000 kişinin öldüğünü tahmin eder. ABD'nin NOAA deprem veritabanı da 3.000 ölü kaydeder. Ama Ambraseys bile Kandiye'nin üçte biri ile dörtte üçü arasının yıkıldığı yönündeki ilk anlatımların abartılı göründüğünü, çünkü şehrin çok çabuk yeniden kurulduğunu yazar.
2022'de Patras Üniversitesi'nden Stathis Stiros ve Limbritis'in soyundan gelen Georgios Horsch, Limbritis'in el yazması anılarını ilk kez yayımlayarak bu rakamı sorgular. Onlara göre şehrin doktoru Nikoletakis'in verdiği 300 rakamı daha güvenilirdir. Gerekçeleri şunlardır: Doktor kentteki ölüleri kendi gözüyle görebilecek konumdadır. Nikoletakis veba salgınından hiç söz etmez; araştırmacılar Stavrakis'in sözünü ettiği salgının on yıl kadar sonra Mısır askerleriyle gelen salgınla karıştırılmış olabileceğini düşünür. Limbritis, 10 bin kişilik bir şehrin üçte birini yitirmesinin yaratacağı büyük bir sarsıntıdan hiç bahsetmez. Toplu mezarlara ya da yeni mezarlıklara dair bir iz yoktur.
Bir de karşılaştırma vardır. 1856'da Kandiye'yi çok daha büyük bir deprem vurur; şehirdeki 3.600'den fazla evin yalnızca 18'i sağlam kalır. O depremde, nüfus 1810'dakinden fazla olduğu hâlde, Kandiye'de 538 kişi ölür. Stiros ve Horsch'a göre 1810'da bunun beş katından fazla ölü olması pek olası değildir. Vardıkları sonuç, Kandiye'de ölü sayısının 300 civarında, bütün Girit'te ise birkaç yüz olduğudur. Bu tartışma kapanmış değildir: kataloglar bugün de 2.000-3.000 rakamını taşır.
Çabuk onarılan şehir
Depremden sonra Kandiye'ye merkezden yardım geldiğine dair bir belge bulunamamıştır. Osmanlı arşivlerini ayrıntılı tarayan Ambraseys, 1810'dan kısa süre sonra Girit için ayrılmış bir para kaydına rastlamaz. İmparatorluk o yıllarda zor durumdadır; şehir kendi imkânlarıyla toparlanmak zorundadır.

Ama toparlanır. Praktikidis binaların hemen eski hâline getirildiğini yazar; 1817, 1818 ve 1823 tarihli yabancı kaynaklar da şehrin hızla yeniden kurulduğunu, hasarın büyük bölümünün onarıldığını not eder. Yine de bazı yıkıntılar 1817'de hâlâ görülmektedir. Bir sabun imalathanesinin yıkıntısı, bir Osmanlı belgesine göre, mülkiyet davası yüzünden yıllarca öylece kalır.
Stiros ve Horsch, köy evlerindeki hasarın bugünkü bir örneğini 2021 Arkalohori depreminde görür. Taş ve toprak duvarların bir bölümü çöker; bu tür hasar içeride ya da dar sokakta olan insanları öldürebilir, ama ev kısa sürede onarılabilir. Limbritis'in anılarında, kış ortasında ailelerin uzun süre evlerinden uzak kaldığına dair bir iz yoktur.
Neyi değiştirdi
1810 depremi, Girit'in bilinen yıkıcı derin depremlerinden biridir ve bir deprem hakkındaki bilginin nasıl şekillendiğini gösteren bir örnektir. En çok tekrarlanan rakam, depremi yaşamamış bir gezginin berber dükkânında duyduğu ve yıllar sonra yazılmış metinlerde büyüyen bir rakamdır. Şehrin doktorunun kaydı ise iki yüzyıl boyunca daha az dikkat çeker.
Girit'in 19. yüzyıl depremleri hakkında bilgi azdır. Ada 1820'lerde ayaklanmalar, sonraki yıllarda salgınlar, 1856'daki büyük deprem, 1898'de Osmanlı'dan ayrılış, 1912'de Yunanistan'a bağlanış ve 1923 nüfus mübadelesi yaşar. Mübadeleyle 30 binden fazla Müslüman adadan ayrılır. Bu olaylar yerel arşivlerin büyük bölümünü yok eder. 1810'u anlamak için bugün elde kalan, birkaç defter sayfası ve yabancı gezginlerin notlarıdır.
Bilim açısından da 1810 bir istisnadır: Helen yayında orta derinlikteki depremler genellikle tek büyük sarsıntıdan oluşurken, burada on saat arayla iki güçlü sarsıntı gelir.
Bugün

Kandiye bugün Yunanistan'da, Heraklion adını taşıyor. Venedik surları büyük ölçüde ayakta ve Avrupa'nın en iyi korunmuş Venedik tahkimatları arasında sayılıyor. Şehirde Venedik döneminden kalan binalar ise az; bunun asıl sebebi 1810 değil, 1856 depremi.
Deprem kuşağı da yerinde duruyor. Eylül 2021'de Kandiye'nin güneyinde Arkalohori'de 6,0 büyüklüğünde bir deprem oldu. Agios Thomas'ın yaklaşık 20 kilometre doğusunda, geleneksel taş evlerin duvarları Limbritis'in iki yüz yıl önce anlattığına benzer biçimde yıkıldı.
Kaynaklar
- Stiros, S. ve Horsch, G. (2022), A Note on the Impacts of the 1810 Seismic Sequence on Crete, Bulletin of the Geological Society of Greece, 59, 104-117 (Limbritis anıları, Nikoletakis defteri, Praktikidis ve Stavrakis aktarımları, Ambraseys 2009 kaydının özeti)
- Ambraseys, N. (2009), Earthquakes in the Mediterranean and the Middle East, Cambridge University Press (Stiros ve Horsch'un aktardığı biçimiyle)
- Galt, J. (1813), Letters from the Levant, Londra (Tripoliçe, Argos ve Sakız bölümleri)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, olay no. 1585
- Vikipedi (İngilizce): 1810 Crete earthquake, 1856 Heraklion earthquake, Heraklion, Fortifications of Heraklion, Hellenic arc (başlangıç kaynağı)
