İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1721 Tebriz Depremi: Safevî Çöküşünün Eşiğinde Yıkılan Şehir

26 Nisan 1721 sabahı Kuzey Tebriz Fayı'nın güneydoğu bölümü en az 50 kilometre boyunca kırıldı; Tebriz'in evlerinin dörtte üçü yıkıldı, çarşıda ve hamamlarda yabancı tüccarlar enkaz altında kaldı. Ölü sayısı kaynağa göre 8 bin ile 250 bin arasında; NOAA 40 bin yazıyor. Rakamların kaynağı, 1727'deki hayalet kayıt ve Safevî devletinin çöküşüyle belgesel anlatım.

DepremleYasam 14 dk okuma

Nisan 1721. Safevî İran'ı son yıllarını yaşıyor; doğuda Afganlar ayaklanmış, kuzeyde aşiretler başkaldırmış, İsfahan'daki şah olan biteni sarayından izliyor. Tebriz ise hâlâ ülkenin kuzeybatısındaki büyük ticaret kapısı. Bir bahar sabahı, güneş doğduktan kısa süre sonra, şehrin güneydoğusunda fay kırılıyor. Evlerin dörtte üçü yıkılıyor, çarşıda ve hamamlarda bulunan yabancı tüccarlar enkaz altında kalıyor. Kaç kişinin öldüğü sorusuna ise kaynaklar 8 bin ile 250 bin arasında cevap veriyor. NOAA'nın kataloğu 40 bin yazıyor. Bu yazı, o sabahı ve rakamların nereden geldiğini anlatıyor.

Depremden önce

18. yüzyılın başında Safevî devleti çözülmektedir. 1694'ten beri tahtta olan Şah Sultan Hüseyin, sarayın haremde büyüttüğü, devlet işlerinde deneyimi az bir hükümdardır. Onun döneminin son on yılı şehirlerde huzursuzluk, aşiret isyanları ve komşuların sınırları zorlamasıyla geçer. En büyük tehlike doğudadır: Kandahar'da Mirveys Hotaki'nin başlattığı Afgan isyanı, oğlu Mahmud'un elinde İran'ın içlerine doğru ilerleyen bir savaşa dönüşmüştür.

Chardin'in çiziminde Tebriz'deki Cihanşah Mescidi
Fransız gezgin Jean Chardin'in 1673'te Tebriz'de çizdiği Cihanşah (Gök) Mescidi. Çizim depremden 48 yıl öncesine aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Chardin, Jean (1643-1713) · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Masjid-i Jahanshah, Tabriz (Chardin, 1673).jpg)

Tebriz bu çözülmenin ortasında, Osmanlı ve Rusya ile yapılan kara ticaretinin kavşağında duran kalabalık bir şehirdir. Çarşısında ülkenin dört bir yanından gelmiş tüccarlar, hanlarında kervanlar konaklar. Şehir, Urmiye Gölü'nün doğusunda, Eynalı tepeleri ile Sehend Dağı arasındaki ovaya kuruludur. Hemen kuzeyinden, sağ yanal atımlı Kuzey Tebriz Fayı geçer.

Tebrizliler depremi tanır. Hamdullah Müstevfî'nin 14. yüzyılda yazdığına göre şehir 858'de bir depremle yıkılmış, Abbasî halifesi onu yeniden kurdurmuştur. 1042 depreminde gezgin Nâsır-ı Hüsrev'e anlatılana göre 40 bin kişi ölmüştür. Şubat 1641'deki deprem için Safevî sarayına gönderilen resmî sayım, erkek, kadın ve çocuk ölüleri ayrı ayrı yazar; bir başka Safevî kroniği toplamı 12 bin verir. Tarihçi Ahmed Kesrevî'ye göre dokuz yıl sonra, 1650'de, şehri yine çok sert bir deprem vurur.

Jeologların bugünkü listesinde Tebriz bölgesi için 858, 1042, 1273, 1304, 1550, 1641, 1717, 1721, 1780 ve 1786 depremleri sayılır. Bu listenin içinde 1721, Kuzey Tebriz Fayı'nın güneydoğu bölümünün kırıldığı depremdir.

Pazar sabahı

Hicrî takvimle 28 Cemaziyelahir 1133. Bugünkü takvime çevrildiğinde bu gün 26 Nisan 1721'e denk gelir; NOAA, Ambraseys ile Melville'in kataloğuna dayanarak tarihi böyle verir. (Farsça Vikipedi'de Zunuzi alıntısının yanına parantez içinde 16 Nisan yazılmıştır; hicrî tarihin çevrimi 26 Nisan'ı verir.)

Depremin saatini iki yerel kaynak verir ve aralarında bir saat fark vardır. Tebrizli tarihçi Mirza Muhammed Hasan Zunuzi, 1801'de tamamladığı Riyazü'l-Cenne'de, Osmanlı'nın şehri almasından üç yıl önce, Pazar günü, güneş doğduktan bir buçuk saat sonra büyük bir deprem olduğunu yazar. Tahran Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'nde 5677 numarayla saklanan bir yazma ise aynı tarihi Pazartesi, güneşin doğuşundan iki buçuk saat sonra diye kaydeder. NOAA'nın kaydında yerel saat sabah 07.00'dir.

Saat ne olursa olsun, sarsıntı bir iş gününün başına denk gelir. Çarşı açılmaktadır, hamamlar doludur. Bu ayrıntı, aşağıda göreceğimiz gibi ölü sayısı tartışmasında önem kazanır.

Fay, Takmeh Daş yakınlarından Tebriz'in kenarına kadar en az 50 kilometre boyunca yüzeyde kırılır. Ambraseys ile Melville'e dayanan NOAA kaydına göre kırık, Şibli'den geçer ve 1809'da hâlâ görünür durumdadır; fayın bu depremle ilişkili görünen bölümleri bugün de arazide izlenebilir. Büyüklük, yüzey dalgası ölçeğinde 7,3 ile 7,7 arasında hesaplanır: 2003'teki hendek çalışması 7,3, NOAA 7,7 değerini kullanır.

Yıkılan şehir

Chardin'in çiziminde Tebriz Cuma Camii
Chardin'in 1673 tarihli Tebriz çiziminde Cuma Camii. Çizim 1721'den önceki şehri gösterir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Chevalier de Chardin, 17th century (1673) · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Jameh Mosque of Tabriz in 1673 (Marked "F" in the map by Chardin).jpg)

Ambraseys ile Melville'in değerlendirmesine göre Tebriz'de evlerin yaklaşık dörtte üçü yıkılır. Büyük yapıların çoğu ağır hasar görür ama çökmez. Tarihçi Rudi Matthee de şehrin dörtte üçünün yerle bir olduğunu, aralarında önde gelen camilerin ve medreselerin de bulunduğunu yazar.

Yerel kaynaklar burada da ayrışır. Zunuzi, camilere, medreselere ve türbelere ağır ve açıkça görülen bir hasarın geldiğini, ama bunların tümüyle yıkılmadığını söyler. Tahran'daki yazma çok daha karanlık bir tablo çizer: ona göre Tebriz bütünüyle çöker, ayakta yapı kalmaz; camiler, kervansaraylar, hamamlar ve çarşı dışında 40-50 bin ev yıkılır. Zunuzi'nin anlatımı bugünkü bilimsel değerlendirmeyle daha uyumludur.

Şehrin dışındaki yıkım hakkında ayrıntılı bilgi azdır. Ambraseys ile Melville, eldeki ipuçlarına bakarak en ağır hasarın Tebriz'in yakınından başlayıp güneydoğuya, Şibli'den geçerek Karababa'nın ötesine uzanan bir kuşakta olduğunu düşünür. Yüksek ölü sayısının büyük kısmı da bu kuşaktaki köylerden gelmiş olmalıdır. Sarsıntı dağlarda pek çok kaya düşmesine yol açar ve Kazvin çevresinde de güçlü biçimde hissedilir.

Ardından artçılar gelir. Farsça kaynak derlemelerine göre depremler Cemaziyelahir 1133'te başlar ve Muharrem 1134'e, yani o yılın sonbaharına kadar sürer. Yıkılmış evlerin yanında yaşamaya çalışan Tebrizliler aylarca sarsılmaya devam eder.

Çarşıda ve hamamda

1721 depremi için adı bilinen bir kurtulan ya da kayıp hikâyesi elimize ulaşmamıştır. Kaynaklar insanları gruplar hâlinde sayar. Tahran'daki yazmanın en çarpıcı ayrıntısı da böyle bir gruptur: yazara göre Tebrizlilerin anlattığına bakılırsa 60 bin şehirli ölmüştür; buna ek olarak Safevî ülkesinin dört bir yanından gelip çarşıda ve hamamlarda bulunan yaklaşık 40 bin "garip", yani yabancı da can vermiştir. Toplam, yazmaya göre 100 bindir.

Tebriz Kapalı Çarşısı
Tebriz Kapalı Çarşısı, 2018. Fotoğraf bugüne aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Rei nikoo · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (GRAND BAZAR OF TABRIZ.jpg)

Bu rakamlar sayım değil, şehirde dolaşan anlatılardır; yazma da bunu "Tebrizlilerin sözüne göre" diye açıkça belirtir. Ama sabahın erken saatinde çarşıda tezgâhını açan tüccarların, hamamda yıkanan yolcuların, kervansaraylarda konaklayanların ağır kayıp verdiği düşüncesi, depremin saatiyle uyumludur. Bir ticaret şehri, yalnız kendi halkını değil, ona gelen yabancıları da kaybetmiştir.

Kaç kişi öldü?

1721 depremi, tarihî ölü sayılarının ne kadar dağınık olabileceğinin iyi bir örneğidir. Okuduğumuz kaynaklardaki rakamlar şöyle sıralanır:

8 bin: İngiliz sismolog John Milne'nin 1911'de yayımlanan yıkıcı depremler kataloğu. NOAA'nın en düşük rakamı budur.

40 bin: NOAA'nın kabul ettiği rakam. Ambraseys ile Melville'e dayanan kayıtta "en az 40 bin" ifadesi geçer. Manuel Berberian'ın 1996'da Encyclopaedia Iranica için yazdığı maddede de Şibli-Tebriz depremi için 40 bin yazılıdır.

80 bin: Lord Curzon, 1892'de yayımlanan Persia and the Persian Question'da, "güvenilir" saydığı tarihçi Krusinski'ye dayanarak bu rakamı verir. Krusinski, 1707'den 1720'lerin ortasına kadar İsfahan'da yaşayan, saray tercümanlığı da yapmış Polonyalı bir Cizvit rahibidir; olayların çağdaşıdır ama Tebriz'de değil, başkenttedir. 1840-1841'de İran'ı gezen Fransız ressam Eugène Flandin de 1721'deki depremin Tebriz'den 80 bin kişiyi götürdüğünü yazar. İranlı araştırmacı M. S. Nabavi 1978'deki çalışmasında 80 bini, daha özgün ve güvenilir bir kaynağa dayandığı için en inandırıcı rakam olarak görür.

90 bin ve 250 bin: Kaçar dönemi tarihçisi İtimadüssaltana, Muntazam-ı Nâsırî'de aynı deprem için iki ayrı rakam verir: bir yerde şehrin 250 bin sakininin öldüğünü, başka bir yerde şehirden ve çevresinden 90 bin kişinin öldüğünü yazar. Aynı yazarın iki rakamı arasında neredeyse üç kat fark vardır. İtimadüssaltana ayrıca depremden sonra havanın öyle karardığını, kimsenin güneşi göremediğini ekler.

100 bin: Tahran Üniversitesi'ndeki yazma, 60 bin şehirli artı 40 bin yabancı.

Bu tabloyu nasıl okumalı? Önce, rakamların hiçbiri bir ölü sayımına dayanmaz. 1641'de Safevî sarayına giden türden bir resmî döküm 1721 için elimizde yoktur; çöküşteki devletin böyle bir sayım yaptırıp yaptırmadığı da bilinmemektedir. İkincisi, en yüksek rakamlar olaydan en uzak yazarlardan gelir: İtimadüssaltana 19. yüzyılın sonunda yazmaktadır. Üçüncüsü, 250 bin, bir şehrin sakinlerinin tamamı gibi sunulur; oysa bu sayı 18. yüzyıl Tebriz'inin nüfusu hakkında elimizde güvenilir bir bilgi olmadan ortaya atılmıştır.

NOAA'nın 40 bini ise bir taban olarak okunmalıdır: kayıt "en az" der. Wikipedia'nın İngilizce maddesi Matthee'ye dayanarak 8 bin ile 250 bin arasında bir aralık verir ve en olası rakamı 80 bin civarında görür. Dürüst cevap şudur: Tebriz'de 1721'de on binlerce kişi ölmüştür; 40 bin ile 80 bin arasındaki bir rakam kaynakların çoğuyla uyumludur, 250 bin ise büyük olasılıkla abartıdır.

1727'deki gölge

1721 depremini anlamaya çalışan herkes, kataloglarda bir başka Tebriz depremine rastlar: 18 Kasım 1727, 77 bin ölü. NOAA bu olaya 1242 numarasını verir. Kaydın dayanakları arasında Milne'nin 1911 kataloğu ve Nabavi'nin 1978'deki listesi vardır; Nabavi'deki kayıt bir gün değil, hicrî 1140 yılına denk gelen Ağustos 1727-Ağustos 1728 aralığı verir.

İngilizce Vikipedi, Ambraseys ile Melville'e dayanarak bu deprem için tek kaydın 1821'de yazılmış bir anlatım olduğunu, bilginin büyük olasılıkla 1721 depremine ait olduğunu belirtir. Yani "1727 depremi" çok büyük ihtimalle ayrı bir felaket değil, 1721'in yanlış yıla yazılmış bir yankısıdır. Ortaya garip bir tablo çıkar: NOAA, belgeleri tartışmalı 1727 kaydına 77 bin ölü yazarken, şehri gerçekten yıkan 1721 depremine 40 bin yazar. Vikipedi'nin İngilizce Tebriz maddesi de 1727 depremini "tartışmalı" diye anar. Aynı madde 1721 depremini "yaz" mevsimine koyar; oysa bütün kataloglar tarihi Nisan'da birleştirir.

Uğursuz alamet

Matthee'nin aktardığına göre deprem, yaşandığı sırada yaygın biçimde bir felaketin habercisi ya da Tanrı'nın gazabı olarak yorumlanır. Sonraki aylar bu korkuyu doğrular gibidir. 18 Ağustos 1721'de Sünni Lezgiler, Şirvan eyaletinin merkezi Şamahı'yı alır ve yağmalar; şehirde ölen Rus tüccarlar, Rusya'nın bir yıl sonra İran'a savaş açması için gerekçe olur. 8 Mart 1722'de Mahmud Hotaki'nin Afgan ordusu, İsfahan yakınlarındaki Gülnabad'da Safevî ordusunu yener. Altı ay süren kuşatma ve kıtlıktan sonra Şah Sultan Hüseyin 21 Ekim 1722'de teslim olur.

Flandin'in anlatımı da depremi bu çöküşle birlikte hatırlar: ona göre felaket, talihsiz şahın tahtı İsfahan'ı kuşatan bir Afgana bırakmak üzere olduğu günlerde gelmiştir. Kronoloji tam uymasa da yorum açıktır: 1721 Tebriz depremi, Safevî devletinin sonunun simgelerinden biri olarak akıllarda kalmıştır.

Devletin dağılması komşuları harekete geçirir. Osmanlı ordusu 1723'te Tiflis'i, 1724'te Revan'ı ve Gence'yi alır. Ağustos 1724'te Tebriz'i kuşatır ama başaramaz ve 30 Eylül'de Tasuc'a çekilir. Takviye alan ordu Ağustos 1725'te şehri ele geçirir; Köprülüzade Abdullah Paşa kısa ömürlü Tebriz eyaletinin valisi olur. Matthee'ye göre depremin yol açtığı yıkım, Osmanlı'nın 1725'te Tebriz'i alabilmesinde önemli bir etkendir ve şehrin o yıllardaki ekonomik sıkıntılarının da bir parçasıdır.

Neyi değiştirdi

1721 depremi, Tebriz'in yeniden ayağa kalkmasına fırsat bırakmadan gelen bir dizi felaketin ilkidir. Ardından işgal, sonra kıtlık ve salgın gelir. Şehir ancak toparlanmaya başlamışken, 8 Ocak 1780'de Kuzey Tebriz Fayı bu kez kuzeybatı bölümünden kırılır ve geriye kalan büyük yapıların çoğunu da yıkar.

Bilim için 1721, fayın nasıl çalıştığını gösteren bir anahtardır. Hessami ve arkadaşlarının 2003'te Annals of Geophysics'te yayımladığı çalışmaya göre 1721 ve 1780 depremleri fayın komşu iki bölümünü, yaklaşık 60 yıl arayla kırmıştır: önce güneydoğu, sonra kuzeybatı. 1721 kırığı en az 50, 1780 kırığı en az 60 kilometre uzunluğundadır. Araştırmacılara göre bu dizilim, Kuzey Tebriz Fayı'ndaki büyük depremlerin zamanda kümelendiğini ve mekânda birbirine bağlı olduğunu düşündürür.

Rakamlar konusunda ise 1721 bir uyarıdır. Aynı deprem için birbirinden on kat farklı ölü sayıları, aynı yazarın iki ayrı rakamı ve yanlış yıla yazılıp ayrı bir felakete dönüşen bir kayıt, tarihî deprem kataloglarının her satırını kaynağına kadar izlemeyi gerektirir. Ambraseys ile Melville'in 1982'deki çalışması bu türden kaynak eleştirisinin İran için temel örneğidir.

Bugün

Tebriz bugün Doğu Azerbaycan eyaletinin merkezidir; 2016 sayımına göre şehirde 1,5 milyonu aşkın kişi yaşar. Kapalı çarşı kompleksi 2010'da UNESCO Dünya Mirası listesine girmiştir; 1721'de sabahın erken saatinde tüccarların ve yolcuların can verdiği çarşının yerinde, yeniden kurulmuş kubbeli sokaklar uzanır.

Kuzey Tebriz Fayı ise şehrin hemen kuzeyinde durmaktadır. 2003'teki hendek çalışmasına göre fayın kuzeybatı bölümü, 1780'den bu yana büyük bir deprem üretmemiştir ve büyük depremleri ortalama 821 yılda bir üretir; bu yüzden yakın yüzyıllarda büyük bir tehlike görünmez. Ama aynı araştırmacılar, 1721'de kırılan güneydoğu bölümü hakkında benzer bir sonuca varacak kadar bilgi olmadığını açıkça yazar. 11 Ağustos 2012'de Varzagan'da yaşanan büyük depremler Tebriz'de de sarsıntıyla hissedildi ve bölgenin hâlâ ne kadar hareketli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Kaynaklar

  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 1222 (26 Nisan 1721) ve 1242 (18 Kasım 1727) numaralı kayıtlar ve kayıtlardaki kaynak notları (Ambraseys ve Melville 1982; Nabavi 1978; Milne 1911; Berberian 1996)
  • Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P. (1982), A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press: NOAA kaydında ve İngilizce Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle
  • Hessami, K., Pantosti, D., Tabassi, H. ve diğ. (2003), Paleoearthquakes and slip rates of the North Tabriz Fault, NW Iran: preliminary results, Annals of Geophysics 46(5)
  • Matthee, R. (2012), Persia in Crisis: Safavid Decline and the Fall of Isfahan, I.B. Tauris: İngilizce Vikipedi'deki 1721 Tabriz earthquake maddesinde aktarıldığı biçimiyle
  • Farsça Vikipedi, "Tebriz depremleri" maddesi (Yahya Zoka, Zelzeleha-yı Tebriz, 1989'a dayanır): Tahran Üniversitesi Merkez Kütüphanesi 5677 numaralı yazma, Zunuzi (Riyazü'l-Cenne), Eugène Flandin, İtimadüssaltana (Muntazam-ı Nâsırî) ve Curzon'dan aktarılan bölümler
  • Vikipedi (İngilizce ve Lehçe): 1721 Tabriz earthquake, 1727 Tabriz earthquake, Tabriz, Timeline of Tabriz, Soltan Hoseyn, Sack of Shamakhi, Battle of Gulnabad, Siege of Isfahan, Ottoman-Persian War (1722-1727), Köprülüzade Abdullah Pasha, Judasz Tadeusz Krusinski (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları