İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1780 Tebriz Depremi: Zilhicce'nin Son Gecesi ve Küçülen Şehir

8 Ocak 1780'de Kuzey Tebriz Fayı'nın kuzeybatı bölümü kırıldı; Tebriz'de camiler, medreseler, çarşılar yıkıldı, yüzlerce köy yerle bir oldu. Kaynaklar 40 bin ile 200 bin ölü arasında değişen rakamlar verir; Ambraseys ve Melville 50 bini daha olası bulur. Zend devletinin dağıldığı kışta beylerbeyi Necefkulu Han Dünbüli şehri daha küçük bir surun içinde yeniden kurdu: Farsça kroniklerden ve deprem kataloglarından belgesel anlatım.

DepremleYasam 13 dk okuma

Ocak 1780. Tebriz kışın ortasında. Şehri yöneten Dünbüli beyi Necefkulu Han, İran'ın hâkimi Kerim Han Zend'in ölümünden sonra başlayan taht kavgasını uzaktan izliyor. Elli dokuz yıl önceki büyük depremin yaraları tam kapanmamış. Zilhicce ayının son gecesi, karanlık çöktükten kısa süre sonra Kuzey Tebriz Fayı kırılıyor. Sabaha kadar yer kırk kez sallanıyor. Ölü sayısı kaynağa göre 40 bin ile 200 bin arasında değişiyor; şehir ise yeniden, daha küçük bir surun içinde kuruluyor.

Depremden önce

Tebriz, kuzeybatı İran'da, Sehend Dağı'nın eteğinde, Urmiye Gölü'nün doğusundaki ovadadır. İlhanlılar, Karakoyunlular ve Safevîler döneminde başkent olmuş, Gazan Han'ın külliyesi, Cihan Şah'ın Gök Mescidi, Alişah'ın devasa kemeri gibi yapılarla dolmuştur. Şehrin hemen kuzeyinden yaklaşık 150 kilometre uzunluğunda, sağ yanal atımlı Kuzey Tebriz Fayı geçer.

Şehir bu faya alışkındır. 1641'de ve 26 Nisan 1721'de gelen depremler Tebriz'i ağır biçimde yıkmıştır. 1721'de fayın güneydoğu bölümü kırılmış, ardından Osmanlı işgali, kıtlık ve salgın gelmiştir. 1780'e girerken pek çok yapı o depremden yorgun çıkmış, onarılmış ya da yarım kalmıştır.

Siyasi tablo da karışıktır. İran'ı yaklaşık otuz yıl Şiraz'dan yöneten Kerim Han Zend, 1 Mart 1779'da altı aylık bir hastalığın ardından ölmüştür. Ardından Zend ailesi içinde kanlı bir taht kavgası başlar. Ağustos 1779'da Şiraz'da tahta Kerim Han'ın kardeşi Sadık Han geçer, ama kuzeyde Kaçarlar ve öteki aşiretler güçlenmektedir.

Tebriz'i yöneten, Hoy merkezli Dünbüli aşiretinin beyi Necefkulu Han'dır. Gençliğinde Nadir Şah'ın Hindistan seferine katılmış, Kerim Han döneminde de Tebriz beylerbeyi olarak kalmıştır. Zend yönetimi sadakati güvenceye almak için beylerin oğullarını Şiraz'da rehin tutar. Necefkulu Han'ın büyük oğlu Fazlali Bey bir süre Şiraz'da rehin kalmış, sonra yerini on yaşındaki kardeşi Abdürrezzak'a bırakıp Tebriz'e dönmüştür. Abdürrezzak 1780 kışında hâlâ Zend sarayının gözetimindedir.

Zilhicce'nin son gecesi

Bugünkü kataloglar ana depremi 8 Ocak 1780'e koyar. Bu kış gecesinin saati ise kaynaktan kaynağa değişir. İngilizce Vikipedi, Ambraseys ile Melville'in kataloğuna dayanarak yerel saatle 01.15 der. NOAA'nın kaydında saat 19.30'dur. Farsça kaynaklar ise başka bir takvimle konuşur.

Tebrizli tarihçi Mirza Muhammed Hasan Zunuzi, 1801'de bitirdiği Riyazü'l-Cenne'de depremin 1193 yılı Zilhicce ayının son günü, "Cumartesi gecesi", karanlık çöktükten yaklaşık iki saat sonra geldiğini yazar. Kaçar döneminde yazılan Tabsiratü'l-Müsafirin aynı tarihi ve aynı saati verir. İslami gelenekte "Cumartesi gecesi", cuma akşamından başlayan gecedir. Yani yerel tanıklıklar akşam saatlerini, bazı kataloglar ise gece yarısından sonrasını gösterir.

Ambraseys ile Melville'in kataloğuna göre depremden önce güçlü bir öncü sarsıntı gelir. Ana depremin büyüklüğü 7,4 ile 7,7 arasında hesaplanır; şiddeti Mercalli ölçeğinde IX'dur. Kuzey Tebriz Fayı'nın bu kez kuzeybatı bölümü kırılır. Yüzey kırığı yaklaşık 60 kilometre boyunca izlenir, yatay kayma ortalama 4 metre kadardır, yer yer düşey hareket de vardır. Sarsıntı 700 kilometreden uzaktaki Divriği'de bile hissedilir.

Zunuzi, o yıl Akrep burcunda üç kez tekrarlanan uğursuz bir yıldız birleşmesinin dünyaya felaketler getirdiğini, Tebriz depreminin bunlardan biri olduğunu yazar. Dönemin insanı depremi böyle anlamaktadır.

Taş üstünde taş kalmadı

Zunuzi'ye göre şehirde ve çevresinde bütün yüksek yapılar, medreseler, türbeler, mabetler, kervansaraylar yıkılır. Saydığı yapılar şunlardır: Gazan Han'ın Şenb-i Gazan külliyesi, Sahibü'l-Emr Camii, Cihan Şah'ın camii, Ulu Cami, Seyyid Hamza Medresesi, Sadıkiye ve Talibiye medreseleri. Abartmadan, bir karış yüksekliğinde duvar kalmadığını söyler. Tabsiratü'l-Müsafirin bu listeye Alişah'ın kemerini ve Reşidiye'nin kale, cami ve medresesini de ekler.

Tebriz Gök Mescit girişi
Tebriz'deki Gök Mescit'in girişi. 1780 depreminde yalnızca giriş eyvanı ayakta kalmıştı; yapı 1973'ten beri yeniden inşa ediliyor. Fotoğraf 2023 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Ahad Nejad Ebrahimi, Aylar Javadpour · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Tabriz Blue Mosque, northern view (entrance, in 2023).jpg)

Gök Mescit olarak bilinen Cihan Şah'ın camiinden yalnızca giriş eyvanı ayakta kalır. Ermenilerin Meryem Ana Kilisesi'ndeki bir yazıta göre kilise de, şehrin geri kalanı gibi, bu depremde yıkılır.

Yıkım şehirle sınırlı değildir. Zunuzi çevrede yaklaşık on iki fersahlık bir alanın yıkıldığını yazar; bu, bugünkü ölçüyle 60-70 kilometre kadar eder. Daha sonraki bir Tebriz tarihi olan Tarih-i Evlad-ı Athar yirmi fersah der. Farsça kaynaklarda yaklaşık 400 köyün yerle bir olduğu aktarılır. Dağlarda büyük yarıklar açılır. Zunuzi'ye göre Şibli yolu boyunca yaklaşık yedi fersah uzunluğunda bir yarık oluşur. Bugün jeologların ölçtüğü 60 kilometrelik yüzey kırığı, büyük olasılıkla bu yarığın ta kendisidir.

Enkazın altındakiler

Zunuzi o gece toprağın altında kalan Tebriz ileri gelenlerinden birkaçının adını verir: âlim Molla Ebu Ali Merağaî, Ağa Mirza Baba, Molla İsmail, hekim Mirza Fazlullah. Listenin sonunda bir ad daha vardır: beylerbeyi Necefkulu Han'ın oğlu Fazlali Bey.

Fazlali Bey, Şiraz'daki rehinelikten dönüp baba evine kavuşan oğuldur. Yerine Şiraz'a gönderilen küçük kardeşi Abdürrezzak ise depremden uzaktadır. Kerim Han'ın ölümünden sonra İsfahan'a götürülecek, 1199 (1784-1785) yılına kadar orada gözetim altında yaşayacaktır. Abdürrezzak sonradan "Meftun" mahlasıyla şiir yazan bir yazar olur ve Kaçarlar döneminde Tebriz'de devlet yazışmalarında çalışır.

Necefkulu Han, Farsça kaynakların aktardığına göre ölüleri gömdürür, eşyaları toprağın altından çıkartır ve ailesini Dünbülilerin merkezi Hoy'a gönderir. Kışın ortasında, yıkık bir şehirde kalanlar açıktadır.

Durmayan toprak

Zunuzi'ye göre ilk gece sabaha kadar yaklaşık kırk sarsıntı daha olur. Yazara göre bunlar, ayakta yapı kalsaydı her biri ilk deprem kadar yıkım getirecek kadar güçlüdür.

Sonraki haftalarda da yer durmaz. Safer ayının altısına kadar her gün otuz kırk sarsıntı hissedilir; bunların çoğu yıkıcı değildir. Ama 6 Safer Cumartesi günü, öğleden bir saat sonra, ve 14 Safer'i bağlayan gece, karanlıktan üç saat sonra, Zunuzi'nin ifadesiyle ilkinden aşağı kalmayan iki güçlü deprem daha gelir. Bugünkü kataloglar bu iki artçıyı 12 ve 20 Şubat 1780 olarak verir. Zunuzi'ye göre Tebriz'de toprak on, on iki yıl boyunca sallanmaya devam eder.

Kaç kişi öldü?

1780 Tebriz depreminin ölü sayısı, tarihî kayıtların ne kadar farklı rakamlar verebileceğinin iyi bir örneğidir.

Zunuzi, şehirde ve çevresinde kadın, erkek, çocuk, yerli ve yabancı 200 bin kişinin öldüğünü, bunu "o diyarın güvenilir kişilerinden" duyduğunu yazar. Tarih-i Evlad-ı Athar 100 bin der. Tabsiratü'l-Müsafirin ise "kırk bine yakın" kişiden söz eder.

Ambraseys ile Melville, İran depremleri tarihini kaynak kaynak taradıkları çalışmalarında 50 bini daha olası bulur. NOAA'nın kaydı da 50 bindir. 200 bin, Tebriz'in o dönemdeki nüfusuna göre fazla görünür. Zunuzi'nin rakamı şehrin yanında yüzlerce köyü de kapsar ve kulaktan dolma bir tahmindir.

Bazı kaynaklarda "200 bin öldü, yalnızca 30 bin kişi kurtuldu" cümlesi de dolaşır. 30 bin rakamı aslında İngiliz subayı John Macdonald Kinneir'in 19. yüzyılın başında yeni surun içinde yaşayanlar için verdiği nüfus tahminidir. Kaçar şehzadesi Nadir Mirza, Tebriz tarihinde bu rakamı doğru bulur. Elinde, Ağa Muhammed Han döneminde yapılan bir vergi sayımının tomarı olduğunu, bu sayımda şehirde yalnızca 4 bin 30 "baş" sayıldığını yazar. Bunun hane mi, vergi veren kişi mi olduğu açık değildir. Ama hepsi aynı şeyi gösterir: deprem, Tebriz'i nüfusunun ve büyüklüğünün çok altına indirmiştir.

Necefkulu Han'ın suru

Necefkulu Han, depremin kışı geçince, ertesi baharda şehrin çevresine yeni bir sur ördürmeye başlar. Amaç yalnızca yeniden yapmak değildir. Zend devletinin dağıldığı bu yıllarda yıkık Tebriz'i Afşarlara, Şakakilere ve Kürt aşiretlerine karşı korumak gerekmektedir. Farsça kaynaklara göre beylerbeyi yıkıntıların çevresinde atla dolaşır, surun planını müneccimlerin önerisiyle Aslan burcunun yükseldiği bir saatte atar. Burçların yapımını mahallelerin ileri gelenlerine paylaştırır, şehirden ve köylerden çok sayıda usta ve işçi toplar. Zunuzi, işin Hoy'daki akrabası Ahmed Han Dünbüli'nin yardımıyla yapıldığını kaydeder.

1880 tarihli Tebriz haritası
Veliaht Muzaffereddin Mirza'nın bastırdığı Tebriz haritası, 1880. Depremden yaklaşık yüz yıl sonrasına aittir. Fotoğraf: Bonhams · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (A printed map of the city of Tabriz, commissioned by the Crown Prince, Muzaffar al-Din Mirza, Qajar Persia, produced at the Printing House of Karbala'i Asad Aqa in Tabriz, dated 20th July 1880.jpg)

Sur, eski Tebriz'den çok daha küçük bir alanı çevreler. Bir kaynağa göre iki yılda tamamlanır ve yıkılan şehrin halkı bu surun içine yerleştirilir. Kapı sayısında kaynaklar yine ayrışır. Bir Tebriz tarihi sekiz kapı der; 1880 tarihli Tebriz haritası dokuz kapı gösterir; Farsça Vikipedi'deki bir derleme ise on iki kapıdan söz eder. Kapıların İstanbul Kapısı dışındakiler mahalle adlarını taşır: Surhab, Bağmeşe, Hıyaban, Nobar, Gecil, Devechi ve ötekiler. Her kapının iki yanında çinili yüksek minareler vardır. Surun bitişi için Hoylu şair Molla Tayib "Hisar-ı İskender-i Sani" (İkinci İskender'in hisarı) sözünü tarih düşürür.

Necefkulu Han, sur bittikten bir süre sonra ölür. Oğlu Hüdadad Han 1196 (1781-1782) yılında beylerbeyi olur ve surun önüne hendek kazdırır. Bundan sonra surun içine kısaca "Kale" denir.

Camiler, kilise, çarşı

Tebriz Meryem Ana Kilisesi
Tebriz Meryem Ana Kilisesi. 1780 depreminde yıkılan kilise 1782-1785'te yeniden yapıldı. Fotoğraf 2019 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Valen1988 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Saint Mary Church of Tabriz 01.jpg)

Necefkulu Han yıkılan Tebriz çarşısını yeniden yaptırır. Ermeni cemaati Meryem Ana Kilisesi'ni 1782-1785 yıllarında, eski kilisenin kalıntıları üzerinde yeniden inşa eder; kilisedeki yazıt hem yıkımı hem yeniden yapımı kaydeder.

Camilerin onarımı daha yavaştır. Ahmed Han Dünbüli Ulu Cami'yi yeniden yaptırmaya başlar ama bitiremeden ölür. Zunuzi kitabını yazdığı sırada Ahmed Han'ın oğlu Cafer Kulu Han, Sahibü'z-Zaman Camii'ni yeniden yaptırmaktadır. Zunuzi bu iş için yaklaşık 3 bin tümen harcandığını, caminin tarihinin 1208 (1793-1794) olarak düşürüldüğünü yazar. Gök Mescit ise yeniden yapılmaz; on yıllarca Tebriz-Tahran yolunun kenarında bir yıkıntı olarak kalır.

Neyi değiştirdi

1780 depremi Tebriz'in biçimini değiştirdi. İlhanlı başkentinin geniş alanı terk edildi, şehir Necefkulu Han'ın suruyla çizilen küçük bir çekirdeğe sıkıştı. 1818'de Tebriz'e gelen İngiliz ressam Robert Ker Porter, Fransız gezgin Chardin'in 17. yüzyılda saydığı iki yüz elli camiden ancak üçünün kalıntısını görebildiğini yazar. George Curzon 1890'larda Tebriz evlerinin alçak ve tek katlı oluşunu, sokaklarının darlığını bu depremlere bağlar.

Deprem bilimi için 1780, Kuzey Tebriz Fayı'nın nasıl çalıştığını gösteren bir anahtardır. 2003'te yayımlanan hendek çalışması, son 3.600 yılda fayda en az dört büyük deprem olduğunu ve en sonuncusunun 1780 depremi olduğunu gösterir. 1721 ve 1780 depremleri fayın iki ayrı bölümünü kırmıştır; iki kırılma yaklaşık 40 kilometre boyunca üst üste biner. Fayın büyük depremleri arasındaki süre için yaklaşık 800 yıl da, 250-300 yıl da önerilmiştir. İkincisi doğruysa, Tebriz için bir sonraki büyük deprem uzak değildir.

Bugün

Tebriz bugün 2 milyonu aşan nüfusuyla İran'ın en büyük şehirlerinden biri. Tahran Üniversitesi araştırmacılarının 2022'de yayımlanan çalışmasına göre Kuzey Tebriz Fayı şehrin beşinci bölgesinin içinden geçiyor; Bağmeşe gibi mahallelerin bulunduğu bu bölgede yaklaşık 150 bin kişi yaşıyor. 1780'den bu yana fayda büyük bir deprem olmadı.

Tebriz Kapalı Çarşısı
Tebriz Kapalı Çarşısı, 2008. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Fabienkhan · CC BY-SA 2.5, Wikimedia Commons (Tabriz bazaar 012008.jpg)

Necefkulu Han'ın surundan bugün yalnızca birkaç iz kaldı. Gök Mescit'in yeniden yapımı 1973'te başladı, 2025 itibarıyla hâlâ tamamlanmadı. Meryem Ana Kilisesi, 1780'den sonra yeniden kurulduğu hâliyle ayakta. Necefkulu Han'ın yeniden yaptırdığı çarşı ise 2010'da UNESCO Dünya Mirası listesine girdi.

Kaynaklar

  • Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P., A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press (1982): İngilizce Vikipedi'deki 1780 Tabriz earthquake maddesinin aktardığı biçimiyle
  • Mirza Muhammed Hasan Zunuzi, Riyazü'l-Cenne (1801); Mirza Hasan Tabatabai Tebrizi, Tabsiratü'l-Müsafirin; Muhammed Rıza Tabatabai, Tarih-i Evlad-ı Athar; Nadir Mirza, Tarih ve Coğrafya-yı Darüssaltana-yı Tebriz: Farsça Vikipedi'deki "Tebriz depremleri" ve "Tebriz kapıları" maddelerinde aktarılan bölümler
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 1439 numaralı kayıt (8 Ocak 1780, Tebriz)
  • Hessami, K. ve diğ. (2003), Paleoearthquakes and slip rates of the North Tabriz Fault, NW Iran: preliminary results, Annals of Geophysics 46(5)
  • Hosseini, M. ve Rahimi, H. (2022), Probabilistic fault displacement hazard analysis for the north Tabriz fault, Natural Hazards and Earth System Sciences 22
  • Sir Robert Ker Porter, Travels in Georgia, Persia, Armenia, Ancient Babylonia (1821) ve George N. Curzon, Persia and the Persian Question (1892): sitedeki 1727 Tebriz yazısında okunan bölümler
  • Vikipedi (İngilizce ve Farsça): 1780 Tabriz earthquake, Karim Khan Zand, Sadeq Khan Zand, Blue Mosque (Tabriz), Saint Mary Church of Tabriz, Dünbüli Emirliği, Abdürrezzak Dünbüli (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları