Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri
1727 Tebriz Depremi: Kataloglardaki Hayalet Deprem
Kataloglar 18 Kasım 1727'de Osmanlı işgalindeki Tebriz'de 77 bin kişinin öldüğünü yazar; ama bu depremin tek kaynağı, bir İngiliz gezginin 1821'de yazdığı bir cümle. Ambraseys ve Melville'e göre kayıt büyük olasılıkla 1721 depremine ait. Tebriz'in gerçekten yaşadığı 1042, 1721 ve 1780 depremleri ve hayalet bir depremin izi.
Uluslararası deprem kataloglarında 18 Kasım 1727 tarihli bir kayıt var: İran, Tebriz, 77 bin ölü. Bu rakam, kayıttaki deprem gerçekten yaşandıysa, onu 18. yüzyılın en ölümcül depremleri arasına sokar. O yıl Tebriz bir Osmanlı şehridir; İran'da Safevî devleti yıkılmış, Osmanlı ile Afganlar savaştan yeni çıkmıştır. Ama bu depremin izini sürünce karşımıza tek bir cümle çıkıyor: bir İngiliz gezginin, olaydan yaklaşık doksan yıl sonra yazdığı bir cümle. Bu yazı, Tebriz'in gerçekten yaşadığı depremleri ve büyük olasılıkla hiç yaşanmamış bir depremi anlatıyor.
Depremlerle yaşayan şehir
Tebriz, kuzeybatı İran'da, Sehend Dağı ile Eynalı tepeleri arasındaki bir vadidedir. Urmiye Gölü batıda, yaklaşık 60 kilometre ötededir. Şehrin hemen kuzeyinden Kuzey Tebriz Fayı geçer. Yaklaşık 150 kilometre uzunluğundaki bu fay, Arap ve Avrasya levhalarının çarpışmasının yükünü taşıyan sağ yanal atımlı bir faydır.
Şehrin yazılı tarihi depremlerle doludur. Jeologların listesinde 858, 1042, 1273, 1304, 1550, 1641, 1717, 1721, 1780 ve 1786 depremleri sayılır. Sonraki dönem kaynaklarına göre 858'deki ilk büyük depremden sonra şehri Abbasî halifesi yeniden yaptırır. 1042 depreminin bugüne kalan en ünlü tanığı, şair ve gezgin Nâsır-ı Hüsrev'dir. Nâsır 1046'da Tebriz'e uğrar ve dinlediklerini Sefername'sine yazar: deprem yatsı namazından sonra, gece gelmiştir; şehrin bir kısmı yıkılmış, bir kısmı sağlam kalmıştır. Ona anlatılana göre 40 bin kişi ölmüştür. Bağdatlı tarihçi İbnü'l-Cevzî ise Musul'dan gelen bir mektuba dayanarak kalenin, surların, hamamların ve çarşıların çöktüğünü, emirin o gün bir bahçede bulunduğu için kurtulduğunu, enkazdan çıkan ölülerin 50 bine yaklaştığını aktarır.

1641 kışında gelen deprem, Gazan Han'dan kalma saray ve camileri yıkar. Safevî sarayına gönderilen resmî sayım, şehirde ve çevresinde ölen erkek, kadın ve çocukları ayrı ayrı sayar ve toplamı 12 bin civarında verir. Yani Tebriz, 18. yüzyıla girerken depremi tanıyan, defalarca yıkılıp yeniden kurulmuş bir şehirdir.
26 Nisan 1721
18. yüzyılın başında Safevî İran'ı çöküşün eşiğindedir. Ekonomi bozulmuş, eyaletlerde isyanlar çıkmıştır; doğuda Kandahar'daki Afgan Gılzaylar ayaklanmıştır. Tebriz ise hâlâ İran'ın kuzeybatısındaki en büyük ticaret şehridir.
Bahar sabahı yer sarsılır. Bugünkü kataloglar tarihi 26 Nisan 1721 olarak verir. Yerel kaynaklar saatte de günde de tam anlaşmaz. Tarihçi Mirza Muhammed Hasan Zunuzi, 1801'de bitirdiği Riyazü'l-Cenne'de depremin 28 Cemaziyelahir 1133 Pazar günü, güneş doğduktan bir buçuk saat sonra geldiğini yazar. Tahran Üniversitesi kütüphanesindeki bir yazma ise aynı tarihi Pazartesi, iki buçuk saat sonra diye kaydeder.
Kırılma, Kuzey Tebriz Fayı'nın güneydoğu bölümünde olur ve yeryüzünde en az 50 kilometre boyunca iz bırakır. Büyüklüğü 7,3 ile 7,7 arasında hesaplanır. Tarihçi Rudi Matthee'ye göre şehrin yaklaşık dörtte üçü yıkılır; büyük camiler ve medreseler çöker. Zunuzi, büyük yapıların ağır hasar gördüğünü ama tümüyle yıkılmadığını söyler. Tahran'daki yazmaya göre ise şehirde ayakta yapı kalmamış, 40-50 bin ev yıkılmıştır.
Kaç kişi öldü?
1721 depreminin ölü sayısı kaynaktan kaynağa çok değişir. Tahran'daki yazma, Tebrizlilerin anlattığına göre 60 bin şehirlinin öldüğünü, çarşı ve hamamlarda ölen 40 bin kadar yabancıyla birlikte toplamın 100 bine vardığını yazar. Kaçar dönemi tarihçisi İtimadüssaltana bir yerde 250 bin, başka bir yerde 90 bin rakamı verir. O yıllarda İsfahan'da yaşayan Polonyalı Cizvit rahip Krusinski 80 bin der. Lord Curzon 1892'de onu "güvenilir bir tarihçi" diye anar ve bu rakamı aktarır.
Bugünkü değerlendirmeler 8 bin ile 250 bin arasında geniş bir aralık verir ve en olası rakamı 80 bin civarında görür. NOAA'nın veritabanı ise bu deprem için yalnızca 40 bin ölü yazar. Bu ayrıntı, aşağıda anlatılacak 1727 kaydıyla birlikte okununca önem kazanıyor.
Deprem, bir felaketin habercisi ya da Tanrı'nın gazabı olarak yorumlanır. Bir yıl sonra, 1722'de Afganlar İsfahan'ı alır ve Safevî şahı Sultan Hüseyin tahttan iner.
Kuşatılan şehir
Safevî devletinin çöküşü komşuların iştahını kabartır. Rusya Hazar kıyısına, Osmanlı İran'ın kuzeybatısına girer. 1724'te iki imparatorluk İstanbul'da bir antlaşmayla ele geçirdikleri İran topraklarını paylaşır. Osmanlı orduları 1723'te Tiflis'i, 1724'te Revan'ı, Gence'yi, Hoy'u ve Merend'i alır.
Tebriz, depremden üç yıl sonra hâlâ yaralıdır. Yine de Osmanlı'nın 1724 ağustosundaki ilk kuşatması başarısız olur ve ordu 30 Eylül'de Tasuc'a çekilir. Ertesi yıl takviye alan ordu, Ağustos 1725'te şehri alır. Harekâtın komutanlarından Köprülüzade Abdullah Paşa, kısa ömürlü Tebriz eyaletinin valisi olur. Tarihçiler, 1721 depreminin yıkımını Osmanlı'nın Tebriz'i alabilmesinin önemli nedenlerinden biri sayar. Kuşatma ve işgal ise şehrin nüfusunu ve ekonomisini daha da eritir; ardından kıtlık ve salgınlar gelir.
1727: Osmanlı Tebriz'i
1726'da Osmanlı, İsfahan'daki Afgan hükümdarı Eşref Şah'la da savaşa girer. Savaş, 4 Ekim 1727'de imzalanan Hemedan Antlaşması'yla biter. Afganlar, Osmanlı'nın 1723'ten beri Kafkasya'da ve batı İran'da aldığı toprakları tanır. Tebriz böylece kâğıt üzerinde de Osmanlı şehri olur.
Uluslararası kataloglara göre bu antlaşmadan altı hafta sonra, 18 Kasım 1727'de Tebriz'de büyük bir deprem olur. NOAA'nın Önemli Depremler Veritabanı bu olaya 1242 numarasını verir. Kayıtta merkez olarak Tebriz yazar, şiddet VIII'dir, ölü sayısı 77 bindir. Büyüklük değeri yoktur. Bu kayıt Vikipedi'nin İngilizce, Farsça ve Lehçe maddelerine de aynen geçmiştir.
Oysa bu deprem, Osmanlı'nın yeni aldığı bir eyalet merkezini vurmuş olmalıydı. Böyle bir olayın valilerin raporlarında, İstanbul'daki kayıtlarda ve dönemin İran kroniklerinde iz bırakması beklenirdi. Tebriz'in deprem tarihini anlatan Farsça kaynak derlemelerinde 1641, 1650, 1721 ve 1780 için çağdaş tanıklıklar vardır, ama 1727 için tek bir tanıklık yoktur. Kuzey Tebriz Fayı üzerine 2003'te yayımlanan hendek çalışmasının tarihî deprem listesinde de 1727 yer almaz.
Bir gezginin defteri

1727 kaydının izi, İngiliz ressam ve gezgin Sir Robert Ker Porter'a çıkar. Ker Porter 1817-1820 arasında Gürcistan, İran ve Ermenistan'ı dolaşır ve Tebriz'de veliaht Abbas Mirza'nın yeni surlarını görür. 1821'de Londra'da yayımlanan seyahatnamesinin birinci cildinde şehrin geçmişini anlatır.
Ker Porter'a göre geçen yüzyılda iki büyük deprem vadiyi vurmuş, şehri bir yıkıntı yığınına çevirmiş ve yüz binden fazla kişi ölmüştür. Ardından şunu yazar: şehrin büyük kısmını yıkan "1727 depremi"nde yetmiş binden fazla kişi ölmemiştir. Onun hesabına göre bundan "altmış yıl sonra" gelen ikinci sarsıntıda şehirde yalnız kırk bin kişi kalmıştır. Ker Porter bu rakamları, Fransız gezgin Chardin'in 17. yüzyılda şehre biçtiği yarım milyonluk nüfusla karşılaştırır ve aradaki farkı savaşa, kıtlığa ve salgına bağlar.
Ker Porter depremin ne gününü ne ayını verir. Kendisi de depremi görmemiştir; yaklaşık doksan yıl sonra şehirde duyduklarını yazmaktadır. Bir ipucu da kendi cümlesindedir: ikinci deprem 1780'dedir ve "altmış yıl sonra" sözü 1727'ye değil, 1721'e uyar.
Rakamların izinde
Bu bilmeceyi en ayrıntılı inceleyenler, deprem mühendisi Nicholas Ambraseys ile tarihçi Charles Melville'dir. 1982'de yayımlanan A History of Persian Earthquakes (İran Depremleri Tarihi), İran'ın yüzyıllar boyunca yaşadığı depremleri Farsça, Arapça, Ermenice ve Avrupa kaynaklarından tek tek tarar. Kitabın Tebriz bölümüne dayanan özetlere göre 1727 depremi için elimizdeki tek kayıt, 1821'de yazılmış bu anlatımdır. Bilgi büyük olasılıkla 1721 depremine aittir: Ker Porter yılı yanlış yazmış, bu yanlış sonraki birçok katalogda tekrar edilmiştir.
Rakamlar da birbirine karışmıştır. Ker Porter'ın "yetmiş bin"i, NOAA kaydında 77 bine dönüşmüştür; bu artışın kaynağı belli değildir. Kasım ayı ve ayın 18'i de Ker Porter'da yoktur; bu ayrıntının katalogda nereden geldiğini okuduğumuz kaynaklardan belirleyemedik. Bu yüzden 18 Kasım tarihini ve 77 bin rakamını doğrulanmış bilgi gibi aktarmıyoruz.
Sonuçta ortaya garip bir tablo çıkar. NOAA, belgelerde yeri olmayan 1727 depremine 77 bin ölü yazarken, şehri gerçekten yıkan 1721 depremine yalnız 40 bin ölü yazar. Vikipedi'nin Tebriz maddesi bile 1727 depremini bugün yalnızca "tartışmalı" diye anar. Büyük olasılıkla tek bir felaket, iki ayrı kayda bölünmüştür.
8 Ocak 1780
Tebriz'in 18. yüzyıldaki ikinci büyük yıkımı tartışmasızdır. Ön sarsıntıdan sonra, 8 Ocak 1780 gecesi Kuzey Tebriz Fayı'nın bu kez kuzeybatı bölümü kırılır. Büyüklüğü 7,4 ile 7,7 arasında hesaplanır; yüzey kırığı 60 kilometre boyunca uzanır, yatay atım ortalama 4 metredir. Sarsıntı 700 kilometre ötedeki Divriği'de bile hissedilir.

Kataloglar ana sarsıntının saatini yerel saatle 01.15 olarak verir; Zunuzi ise Zilhicce 1193'ün son gecesi, hava karardıktan yaklaşık iki saat sonra diye yazar. Anlattığına göre Gazan Han'ın Şenb-i Gazan külliyesi, Sahibülemr Camii, Cihanşah'ın camisi ve Cuma Camii birlikte yıkılır; o gece kırk kez daha sarsıntı olur, dağlarda büyük yarıklar açılır. Ölenler arasında Tebriz beylerbeyi Necefkulu Han Dünbüli'nin oğlu da vardır. Artçılar yıllarca sürer; 12 ve 20 Şubat'takiler yeniden yıkım getirir.
Ölü sayısı için de rakamlar 40 bin ile 200 bin arasında değişir. 200 bin Zunuzi'nin, 40 bin Kaçar döneminden bir gezginin rakamıdır. Ambraseys ile Melville ve NOAA 50 bini daha olası görür. Kaynaklara göre beylerbeyi Necefkulu Han, ölüler gömüldükten sonra şehrin çevresine yeni bir sur ördürmeye başlar.
Neyi değiştirdi
1721 depremi, bir imparatorluğun çöktüğü yıllarda büyük bir ticaret şehrinin belini kırdı. Yıkım, Osmanlı'nın Tebriz'i almasını kolaylaştırdı; şehir ekonomik olarak uzun yıllar toparlanamadı. Elli dokuz yıl sonra gelen 1780 depremi, 1721'den yorgun çıkmış yapıların çoğunu da götürdü. Ker Porter, Chardin'in saydığı iki yüz elli camiden yalnızca üçünün kalıntısını görebildiğini yazar. Curzon 1890'larda Tebriz'in sokaklarının dar, evlerinin alçak ve tek katlı olmasını bu depremlere bağlar.
1727 kaydı ise başka bir ders veriyor. Tarihî deprem katalogları, kaynaklardaki yazım hatalarını da kopyalayabilir. Ambraseys ile Melville'in yaptığı türden kaynak eleştirisi olmadan, tek bir gezginin yanlış hatırladığı bir yıl, iki yüz yıl sonra ayrı bir felaket gibi istatistiklere ve ansiklopedilere girebiliyor. Bir şehrin deprem tehlikesini hesaplarken bu fark önemlidir: aynı fayın kırılma sıklığı, hayalet bir depremle olduğundan daha sık görünebilir.
Bugün

Tebriz bugün Doğu Azerbaycan eyaletinin merkezidir. 2016 sayımına göre 1,5 milyonu aşkın nüfusuyla İran'ın en kalabalık şehirlerinden biridir. Kapalı çarşısı 2010'da UNESCO Dünya Mirası listesine girmiştir. 1780'de büyük ölçüde yıkılan Gök Mescit'in kalıntıları yeniden düzenlenmiştir. Ali Şah Kalesi'nin (Erk) yüksek tuğla duvarları da hâlâ ayaktadır; Ker Porter 1818'de bu duvarların iki depreme dayanmasını ustalığın kanıtı saymıştı.
Kuzey Tebriz Fayı ise şehrin hemen kuzeyinde durmaktadır. 2003'teki hendek çalışmasına göre fayın kuzeybatı bölümü büyük depremleri ortalama 800 yılda bir üretir ve yakın yüzyıllarda büyük bir tehlike görünmez. Ama aynı araştırmacılar, 1721'de kırılan güneydoğu bölümü hakkında aynı rahatlıkla konuşacak kadar bilgi olmadığını yazar. 250-300 yıllık bir tekrar aralığı öneren çalışmalar da vardır. 11 Ağustos 2012'de Tebriz yakınlarında art arda gelen iki deprem, bölgenin hâlâ ne kadar hareketli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kaynaklar
- Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P., A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press (1982; 2005 baskısı), s. 54-55, 160, 184: İngilizce Vikipedi'deki 1727, 1721 ve 1780 Tebriz depremi maddelerinin aktardığı biçimiyle
- Sir Robert Ker Porter, Travels in Georgia, Persia, Armenia, Ancient Babylonia, cilt 1, Londra 1821, s. 221-227 (Internet Archive taraması)
- George N. Curzon, Persia and the Persian Question, cilt 1, Londra 1892, Tebriz bölümü (Internet Archive taraması)
- Hessami, K. ve diğ. (2003), Paleoearthquakes and slip rates of the North Tabriz Fault, NW Iran: preliminary results, Annals of Geophysics 46(5)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 1242 (1727), 1222 (1721) ve 1439 (1780) numaralı kayıtlar
- Matthee, R. (2012), Persia in Crisis: Safavid Decline and the Fall of Isfahan, I.B. Tauris (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle)
- Farsça Vikipedi, "Tebriz depremleri" maddesi: Nâsır-ı Hüsrev, İbnü'l-Cevzî, Zunuzi (Riyazü'l-Cenne) ve İtimadüssaltana'dan aktarılan bölümler
- Vikipedi (İngilizce ve Türkçe): 1721, 1727 ve 1780 Tebriz depremleri, Tebriz, Osmanlı-Hotaki Savaşı, Hemedan Antlaşması, Köprülüzade Abdullah Paşa (başlangıç kaynağı)
