İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1641 Tebriz Depremi: Karlı Bir Cuma ve Saraya Giden Ölü Listesi

5 Şubat 1641'de, Osmanlı ordusunun yıktığı Tebriz daha yeni toparlanırken gelen deprem Sahand eteğindeki Osku, Hüsrevşah ve Dehharegan'ı yerle bir etti, şehirde İlhanlı camilerini yıktı; sarsıntılar altı ay sürdü. Safevî kâtiplerinin saraya gönderdiği sayım 12.613 ölü yazıyor, bugünkü kataloglar 30 bin diyor: Ermeni tarihçi Arakel'in tanıklığı ve Safevî belgeleriyle belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

Şubat 1641. Safevî İran'ının kuzeybatısında Tebriz, altı yıl önce Osmanlı ordusunun yıktığı evlerini daha yeni onarıyor. Kış en sert günlerinde, kar yağıyor, insanlar evlerine kapanmış. Bir cuma akşamı yer sallanıyor. Sahand Dağı'nın eteğindeki kasabalar bir anda yok oluyor, şehirde İlhanlılardan kalma camiler, kubbeler ve minareler yıkılıyor. Sarsıntılar altı ay sürecek. Saraya giden resmî sayım ölüleri erkek, kadın ve çocuk diye ayrı ayrı yazacak; ama bugün en çok bilinen rakam o sayımın iki katından fazla.

Depremden önce

Tebriz, 16. yüzyılın başında Şah İsmail'in Safevî devletini ilan ettiği şehirdir. 1555'te başkent Osmanlı tehdidi yüzünden Kazvin'e taşınır, ama Tebriz İran'ın Osmanlı ve Kafkasya ile ticaretinin kapısı olmaya devam eder. Şehir iki büyük devletin savaş alanının tam ortasındadır: 1585-1603 arasında Osmanlı yönetiminde kalır, Şah Abbas onu geri alır.

1635'te savaş yeniden şehre gelir. Sultan IV. Murad'ın ordusu Revan'dan Tebriz'e yürür. Şah Safi'nin emriyle Safevî başkomutanı Rüstem Han halkı şehirden boşaltır ve şehrin tahrip edilmesini emreder. Osmanlılar Tebriz'e direnişsiz girer; Murad da şehrin yıkılmasını emreder. Dönemin Türk tarihçileri, askerlerin yüksek binaları ve sarayları söküp ustaların yaptığı, gök mavisine boyalı pencere çerçevelerini götürdüğünü anlatır. 17 Mayıs 1639'da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması, Tebriz'i yeniden İran'a bırakır.

Yani 1641 kışında Tebriz, iki yıl önce barışa kavuşmuş, savaşın yaralarını sarmaya çalışan bir şehirdir. Şehrin batısındaki Şam-Gazan semti, İlhanlı hükümdarı Gazan Han'ın 13. yüzyılın sonunda yaptırdığı türbe külliyesinin kalıntılarını taşır. Şehrin merkezinde 14. yüzyılda vezir Alişah'ın yaptırdığı dev caminin yarı yıkık duvarları, Çobanoğulları döneminden kalma, halkın "Ustad-Şagird" (Usta ile Çırak) dediği cami durur.

Şehrin deprem hafızası da eskidir. Sonraki dönem kaynaklarına göre 858'de bir deprem Tebriz'i yerle bir etmiştir. 1042 depremini şair Nâsır-ı Hüsrev, dört yıl sonra uğradığı şehirde dinlediği tanıklıklarla kaydetmiştir. Reşidüddin'in Camiü't-Tevarih'i 1272 kışındaki depremde minarelerin başlarının düştüğünü ve yerin dört ay boyunca zaman zaman sallandığını yazar.

Karlı bir cuma

Safevî kayıtlarına göre deprem hicrî 1050 yılının Zilkade ayının dördüncü günü, cuma günü, ikindiden sonra gelir. Bugünkü kataloglar tarihi 5 Şubat 1641 olarak verir. Bu, o dönem İran'ı anlatan Avrupa kaynaklarında kullanılan Jülyen takvimine göre bir tarihtir; bugünkü Gregoryen takvimde aynı gün 15 Şubat'a denk gelir ve gerçekten de bir cumadır. Deprem araştırmacıları Nicholas Ambraseys ile Charles Melville olayı "cuma gecesi" diye anlatır.

Depremi en ayrıntılı anlatan çağdaş tanık, Tebrizli Ermeni din adamı ve tarihçi Arakel Davrijetsi'dir. 1590'larda doğan ve 1670'te ölen Arakel'in Tarih kitabı, Safevî ve Osmanlı topraklarının 1602-1662 arasındaki olayları için güvenilir bir kaynak sayılır. İranlı tarihçi Ahmed Kesrevî'nin aktardığına göre Arakel, depremin kışın en sert günlerinde, gökten kar yağarken ve insanlar evlerine sığınmışken geldiğini yazar. Ona göre yer öyle sallanır ki bir anda şehrin alçağı ile yükseği bir olur.

Sarsıntı Bağdat'ta da hissedilir. Bazı Batı kataloglarına göre deprem toplam üç gün sürer; Arakel'in anlatımında da üçüncü gün çok şiddetli ikinci bir sarsıntı gelir.

Sahand'ın eteğindeki kasabalar

Karla kaplı Sahand Dağı
Sahand Dağı, Doğu Azerbaycan. Fotoğraf 2011 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: ایوب فارابی اصل · CC BY 3.0, Wikimedia Commons (Mount-Sahand.jpg)

En büyük yıkım şehrin kendisinde değil, güneybatısındadır. Tebriz ile Urmiye Gölü arasında, volkanik Sahand Dağı'nın kuzeybatı yamaçlarında Üskü (bugünkü Osku) ve Hüsrevşah ilçeleri ile Dehharegan (bugünkü Azerşehir) tamamen yıkılır. Arakel, depremin ilk günü şehrin dışında, özellikle Hüsrevşah ve Üskü'de bütün yerleşimlerin yıkıldığını yazar.

Sahand'da bir kaya kayması bir köyü yok eder. Arakel'e göre bu köy bir dağın başında kurulmuştur ve tümüyle toprağın içine gömülür. Yerde yarıklar açılır, yarıklardan su fışkırır. Arakel dağlardan "kara pınarlar" aktığını, üçüncü günkü sarsıntıyla bu pınarların kaybolduğunu ve yerlerine yeni kara pınarların çıktığını anlatır.

Hasarın dağılımına göre en ağır yıkım, Sahand'ın batı eteği boyunca kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan, yaklaşık 40 kilometre uzunluğunda dar bir şerittedir.

Yıkılan kubbeler ve minareler

Tebriz'de evlerin ve kamu yapılarının çok büyük kısmı çöker. Arakel'e göre Gazan Han zamanından kalan ve İran'ın en görkemli yapılarından sayılan Şam-Gazan köşkü yıkılır, geriye bir avuç harabe kalır. Batı kataloglarına geçen kayda göre şehrin yaklaşık 5 kilometre batısındaki, zaten yarı yıkık olan Şam-Gazan yapılarından yalnızca ana binanın dört köşesi ayakta kalır.

Tebriz Usta-Çırak Camii
Tebriz'deki Usta-Çırak (Ustad-Şagird) Camii. 1641'de kısmen yıkılan cami, bugünkü hâlini büyük ölçüde Kaçar dönemi onarımlarına borçludur. Fotoğraf 2017 yılına aittir. Fotoğraf: Rostami2018 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (مسجد استاد و شاگرد.jpg)

Usta-Çırak Camii kısmen yıkılır. Şehrin ortasında yarı harabe duran Alişah Camii'nin de büyük olasılıkla hasar gördüğü düşünülür. Arakel, her biri bir hükümdarın ya da vezirin yadigârı olan öteki camilerin de harabeye döndüğünü yazar. Sarsıntı özellikle camilerin kubbelerini ve minarelerini vurur. Pek çok hamam ve kervansaray yıkılır.

Kışın acımasızlığı yıkıma bir ayrıntı daha ekler: şehirde çöken bir binanın altında, soğuktan korunmak için içeri alınmış çok sayıda hayvan kalır.

Altı ay süren sarsıntılar

Depremden kurtulanların çoğu, karlı kış ortasında yıkılmış evlerinin dışında, harabelerin yanında kalır. Bir kısmı evine geri döner; bunların bazıları artçı sarsıntılarda çöken duvarların altında can verir.

Enkazdan ölüleri ve eşyaları çıkarma çabası bir ay sürer. Arakel'in anlatımına göre sarsıntılar altı ay devam eder: ilk iki ay gece ve gündüz boyunca birkaç kez, Ambraseys ve Melville'e göre günde yedi kez kadar yer sallanır. Sonra sarsıntılar seyrekleşir, günde bire iner ve altı ayın sonunda tamamen durur.

Saraya giden sayım

Depremden sonra hükümet bir hasar ve kayıp sayımı yaptırır. Bu belgenin metni bugüne ulaşmıştır. Belgeyi yazanlardan biri, kendini İran başkomutanı (sipehsalar) Rüstem Han'ın kâtibi olarak tanıtan Muhammed Nasir'dir. Gürcü asıllı Rüstem Han, altı yıl önce Osmanlı ordusu yaklaşırken Tebriz'i boşaltan komutandır ve 1635'te Azerbaycan beylerbeyi olmuştur. Nasir, kendisinin ve öteki kâtiplerin listeyi hazırlamakla görevlendirildiğini, listenin tamamlanınca bir dilekçeyle birlikte Şah Safi'ye gönderildiğini yazar.

Sayım, şehirde ve çevresinde duvar ve ev çökmesi yüzünden ölenleri ayrı ayrı sıralar: 5.984 erkek, 5.144 kadın, 1.485 oğlan ve kız çocuğu. Toplam 12.613 kişidir. Kâtip, sahibi olmayan ve kimliği belirlenemeyen ölülerin ve yaralıların bu rakama yazılmadığını özellikle not eder. Belgeye göre surlar, camiler, türbeler, dükkânlar ve hanlar dışında 12.982 ev yıkılmıştır. Belge şehir ve çevresi için ayrı satırlarda 14.095, 2.064, 2.031 ve 8.525 gibi ev sayıları da verir; bu satırların her birinin tam olarak neyi saydığı bugün yorum gerektirir.

Dönemin resmî Safevî kroniği Zeyl-i Tarih-i Alemara-yı Abbasi de aynı yıl Tebriz ve Dehharegan çevresinde deprem ve bina çökmesi yüzünden kadın erkek, genç yaşlı 12 bin kişinin öldüğünü yazar. Kronik, köylerdeki tahribatın öyle bir noktaya vardığını anlatır ki yüksek köşkler toprak yığınına döner, geride evde oturacak ya da ocak yakacak kimse kalmaz.

Şah Safi bu felaketten 15 ay sonra, 12 Mayıs 1642'de ölür. Rüstem Han ise 1643'te, yeni şah II. Abbas döneminde, kendisini rakip gören vezir Saru Taki'nin aldırdığı bir fermanla ihanetle suçlanıp Meşhed'de idam edilir.

Kaç kişi öldü?

1641 Tebriz depremi için bugün en sık rastlanan rakam 30 bin ölüdür. ABD'nin NOAA deprem veritabanı ve İngilizce Vikipedi bu rakamı verir; Vikipedi "30 bine kadar" diye yazar. Oysa olayın kendi döneminden kalan iki kaynak, resmî sayım ve Safevî kroniği, 12 bin civarında birleşir. Resmî sayımın kimliği belirsiz ölüleri saymadığını hesaba katınca gerçek kaybın 12.613'ün üzerinde olduğu açıktır, ama 30 bine ulaştığını gösteren çağdaş bir belge bu yazı için okunan kaynaklarda yoktur.

Kafa karışıklığı bununla da bitmez. NOAA kaydının ölü sayısı alanında 30 bin yazarken aynı kaydın açıklama metni depremin toplam "1.200" kişinin ölümüne yol açtığını söyler. Bu rakam iki çağdaş kaynağın 12 binlik sayısından bir sıfır eksik olduğu için büyük olasılıkla bir yazım hatasıdır; ama internette Osku ve Hüsrevşah'ta 1.200 kişinin öldüğü bilgisi olarak dolaşır.

Tarih de karışır. Ambraseys ve Melville'e göre bu deprem çeşitli kaynaklarda 1441, 1049, 1639, 1642, 1646 ve 1651 yıllarına yanlış tarihlenmiştir. Bir Batı kataloğu "Aziron" eyaletinde Rik ve Riangasan adlı iki kasabanın yıkıldığını yazar; bu adların hangi yerlere karşılık geldiği belirsizdir.

Hangi fay kırıldı?

Tebriz denilince akla ilk gelen fay, şehrin kuzeyinden geçen ve 1721, 1780 ve 1786 depremlerini üreten yaklaşık 100 kilometrelik Kuzey Tebriz Fayı'dır. Ama 1641 depremi bu fayda olmaz. Büyüklüğü yüzey dalgası ölçeğinde 6,8 olarak tahmin edilen deprem, Tebriz'in güneyinde, Urmiye Gölü ile şehir arasında bir yapıda kırılır.

Olası kaynak, Dehharegan Fayı ya da Azerşehir-Tebriz Fayı adıyla bilinen, Sahand'ın kuzeybatı eteği boyunca Osku'dan Azerşehir'e uzanan sol yanal bir faydır. Volkandan inen bazı dereler fayı geçtikleri yerde 200 metreye kadar yana kaymıştır; Osku Çayı'nın yatağı da fayın altından geçtiği yerde ötelenmiştir. Fayın konumu, 1641'deki 40 kilometrelik en ağır hasar şeridiyle örtüşür.

Neyi değiştirdi

1641 depremi, Tebriz'in İlhanlı mirasının yok oluşunda büyük bir adımdır. Şam-Gazan, Usta-Çırak ve Alişah gibi yapılar zaten savaşlarda yıpranmıştı; deprem, kubbeleri ve minareleri yere indirir. Şam-Gazan semti 1641'den sonra 1650 ve 1721 depremleriyle küçülür, 1780 depreminde geriye kalan yapılar da toprağa gömülür. Bugün Gazan Han'ın kurduğu kentten yalnızca güneydoğu kesim kalmıştır.

Şehre dinlenme fırsatı tanınmaz. Kesrevî'ye göre dokuz yıl sonra, 1650'de, Tebriz'i yine çok şiddetli bir deprem vurur ve büyük zarar verir. 1721'deki ve 1780'deki depremler şehri yeniden yıkar.

Chardin'in 1673 Tebriz çizimi
Jean Chardin'in 1673 tarihli Tebriz manzarası. Çizim depremden 32 yıl sonrasına aittir, deprem gününü göstermez. Fotoğraf: 1676 map: Chardin (17th century) · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Chevalier de Chardin, Tabriz approximate point of view in 1673 drawing.jpg)

Yine de Tebriz her seferinde yeniden kurulur. 1655'te Sadıkiye Medresesi yapılır, 1656 civarında Kapusen rahipleri şehirde küçük bir ev açar. Depremden 32 yıl sonra, 1673'te Tebriz'e gelen Fransız gezgin Jean Chardin şehrin bir manzara çizimini yayımlar. Vikipedi'deki Tebriz kronolojisi 1673 için 550 bin nüfus verir; İran'da ilk nüfus sayımı 1956'da yapıldığı için bu rakam bir sayım değil, bir tahmindir.

Bugün

Tebriz Şam-Gazan semti
Bugünkü Şam-Gazan semtinin kuzey kesimi, Tebriz. Fotoğraf 2015 yılına aittir. Fotoğraf: Ghazani · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Modern Shanb-e Ghazan.jpg)

Tebriz bugün 1,7 milyonu aşan nüfusuyla İran'ın kuzeybatısının en büyük şehridir. Usta-Çırak Camii, Kaçarlar döneminde üç kez esaslı biçimde onarılarak bugüne ulaşmıştır; 1969'da İran'ın ulusal eserler listesine alınmıştır. Alişah Camii'nin dev duvarı "Tebriz Arg'ı" adıyla şehrin ortasında durur. Şam-Gazan, kalıntıları dağınık bir semt olarak yaşar.

Sahand'ın eteğinde Osku ve Azerşehir bugün birer ilçe merkezidir; 2016 sayımına göre Osku'da yaklaşık 18 bin, Azerşehir'de yaklaşık 45 bin kişi yaşar. 1641'de kırıldığı düşünülen fayın izi, Sahand'dan inen derelerin yana kaymış yataklarında bugün de görülüyor.

Kaynaklar

  • Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P., A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press (1982): NOAA kaydında ve İngilizce Vikipedi'deki 1641 Tabriz earthquake maddesinde aktarıldığı biçimiyle
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 950 numaralı kayıt (5 Şubat 1641, Tebriz)
  • Arakel Davrijetsi, Tarih (17. yüzyıl): Ahmed Kesrevî'nin aktarımıyla, Farsça Vikipedi'deki "Tebriz depremleri" maddesinde
  • Muhammed Nasir'in kaleme aldığı Safevî hasar ve kayıp sayımı ile Zeyl-i Tarih-i Alemara-yı Abbasi: Farsça Vikipedi'deki "Tebriz depremleri" maddesinde aktarılan metinler
  • Vikipedi (İngilizce ve Farsça): 1641 Tabriz earthquake, Tabriz, Timeline of Tabriz, Capture of Tabriz (1635), Treaty of Zuhab, Rostam Khan (sepahsalar under Safi), Safi of Persia, Arakel of Tabriz, Shanb Ghazan, Arg of Tabriz, Osku, Azarshahr, Masjed-e Ostad-o Shagerd (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları