İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1673 Meşhed Depremi: İmam Rıza'nın Kubbesi ve Kuyumcuhanedeki Altın Kiremitler

30 Temmuz 1673'te Horasan'ı sarsan deprem Meşhed'in üçte ikisini ve Nişabur'un yarısını yıktı, İmam Rıza türbesinin altın kubbesine zarar verdi; yaklaşık 5.600 kişi öldü. Haber on iki gün sonra İsfahan'a ulaştı. Fransız tüccar Jean Chardin'in günlüğü, Safevi kitabeleri ve deprem kataloglarından belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

Temmuz 1673, Safevi İranı'nın kuzeydoğusu. Horasan'ın merkezi Meşhed, İmam Rıza'nın türbesine gelen hacılarla dolu bir şehir. Türbenin üstünde, yetmiş yıl önce I. Abbas'ın altınla kaplattığı kubbe parlıyor. 30 Temmuz'da yer sallanıyor. Meşhed'in üçte ikisi yıkılıyor, kubbe hasar görüyor, batıdaki Nişabur'un yarısı çöküyor. Haber on iki gün sonra başkent İsfahan'a ulaşıyor. O sırada İsfahan'da bulunan Fransız mücevher tüccarı Jean Chardin, ulakların getirdiği haberi ve ardından başlayan onarımı günlüğüne yazıyor.

Depremden önce

Meşhed, adını İmam Rıza'dan alır. Şiilerin sekizinci imamı Ali er-Rıza 818'de bugünkü Meşhed'in yerindeki Senabad köyünde ölür ve Halife Harun Reşid'in mezarının yanına gömülür. Mezarın çevresinde zamanla bir türbe, onun çevresinde de bir şehir büyür. "Meşhed", şehit edilen kişinin gömüldüğü yer demektir.

Safeviler, Şiiliği devlet mezhebi yapan bir hanedan olarak türbeye özel önem verir. 16. yüzyıl Meşhed için zor geçer: Özbekler şehre defalarca girer; yüzyılın sonunda Özbek hükümdarı Abdülmümin Han şehri kuşatıp alır, türbeyi yağmalar ve kubbenin altın kaplamasını söker. Şehri geri alan I. Abbas, İsfahan'dan Meşhed'e yürüyerek hacca gider ve türbenin kubbesini kendi servetiyle altınla kaplatır. Kubbenin çevresindeki kitabe, bu işin hicri 1010'da başlayıp 1016'da bittiğini söyler; yani 1601 ile 1607 arası.

Türbenin hemen yanında, Timurlu hükümdarı Şahruh'un eşi Gevherşad Begüm'ün 1418-1430 arasında yaptırdığı büyük cami, Gevherşad Camii durur. Çevresinde medreseler, çarşılar, hacı konakları vardır. Meşhed'in batısında, Binalud Dağları'nın eteğindeki verimli ovada Nişabur yer alır. Nişabur bir zamanlar Selçukluların ilk başkentiydi; Moğol yıkımından ve 12. ile 13. yüzyıl depremlerinden sonra eski gücünü hiç geri kazanamadı.

Tahtta Şah Süleyman vardır. 1666'da on dokuz yaşında II. Safi adıyla tahta çıkmış, ilk yılları kıtlık ve 1667 Şamahı depremi gibi felaketlerle geçince müneccimlerin tavsiyesiyle 1668'de yeniden, bu kez Süleyman adıyla taç giymiştir. Devlet işlerinden uzak durur, aylarca halkın önüne çıkmaz. Aynı yıl, 1673'te, Paris'li mücevher tüccarı Jean Chardin ikinci kez İran'a gelir. Karadeniz, Gürcistan ve Ermenistan üzerinden süren zorlu bir yolculuktan sonra İsfahan'a varır ve sarayla iş yapmaya başlar.

15 Rebiülahir 1084

Deprem, hicri takvimle 15 Rebiülahir 1084'te, miladi takvimle 30 Temmuz 1673'te olur. Kaynaklar sarsıntının saatini vermez. Tarihî deprem araştırmacıları Nicholas Ambraseys ve Charles Melville, İran depremleri üzerine 1982'de yayımladıkları kapsamlı katalogda bu depremin merkezini yaklaşık 36,3 kuzey enlemi, 59,3 doğu boylamına, yani Meşhed ile Nişabur arasındaki Binalud bölgesine koyar ve büyüklüğünü 6,6 olarak tahmin eder. Bu bir ölçüm değil, yıkımın yayılışından çıkarılmış bir tahmindir.

Aynı kataloğa göre Meşhed'in üçte ikisi yıkılır. Yıkılan yapılar arasında İmam Rıza'nın mezarının üstündeki kubbe, Gevherşad Camii'nin kubbesi ve şehrin pek çok kamu binası vardır. Meşhed'de 4.000 kişi ölür. Nişabur da ağır hasar görür: şehrin yarısı çöker ve 1.600 kişi hayatını kaybeder. Yakınlarda bir küçük kasabanın da yerle bir olduğu kaydedilir; adı kaynaklarda geçmez.

Ambraseys ile Melville bu bilgileri üç farklı kaynaktan toplar: Chardin'in seyahatnamesi, bir Ermeni din adamının kaydı ve 19. yüzyıl Kaçar tarihçisi Sanîüddevle'nin (sonraki adıyla İtimadüssaltana) eserleri. Depremi kendi gözüyle görüp yazan birinin kaydı elimizde yoktur. Enkazın altında kalanların adları, kurtarma çalışmaları, ilk gecenin nasıl geçtiği hiçbir kaynakta anlatılmaz.

Kubbe yıkıldı mı, çatladı mı?

İmam Rıza türbesinin altın kubbesi, 1867
İmam Rıza türbesinin altın kubbesi, Rıza Akkasbaşı'nın fotoğrafı. Fotoğraf 1867 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Reza Akkasbashi · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Golden Dome of Imam Reza shrine - 1867.jpg)

Türbenin kubbesine ne olduğu konusunda kaynaklar aynı şeyi söylemez. Chardin'e gelen habere göre kubbe "tamamen yıkılmış", ama binanın geri kalanı büyük ölçüde ayakta kalmıştır. Ambraseys ile Melville de kubbeyi yıkılan yapılar arasında sayar.

Onarımdan sonra kubbeye konan kitabe ise daha ölçülü konuşur. Safevi hattatı Muhammed Rıza İmami'nin yazdığı ve kubbenin çevresine dört parça hâlinde yerleştirilen bu kitabe, depremde kubbenin çatladığını ve Şah Süleyman'ın hasarlı kısımları yeniden yaptırdığını anlatır. Türbe üzerine bugünkü anlatımlar da depremin dış kubbede çatlaklara yol açtığını ve bazı altın kiremitlerin düştüğünü söyler.

Bugünkü anlatımların "dış kubbe"den söz etmesi, hasarın kubbenin dış kabuğunda kaldığını düşündürür. Çatlayan ve altın kaplaması dökülen bir dış kabuk, uzaktan bakan biri için "yıkılmış" görünebilir. İsfahan'a ulaşan haber de muhtemelen bu görüntüyü taşıyordu. Hangisinin doğru olduğunu kesin söylemek mümkün değildir; bu yazı iki anlatımı da aktarıyor.

İsfahan'a gelen iki ulak

Chardin o günlerde İsfahan'dadır ve hastadır. Günlüğüne göre 7 Ağustos'ta yatağa düşer; saraydan bir görevli gelip şahın hekimlerinden birini isteyip istemediğini sorar. 11 Ağustos'ta, depremden on iki gün sonra, başkente arka arkaya iki ulak gelir. Getirdikleri haber kötüdür: Horasan'ın merkezi Meşhed'in üçte ikisi, eyaletin öteki büyük şehri Nişabur'un yarısı ve Nişabur yakınındaki küçük bir kasaba depremle yıkılmıştır.

Chardin, İranlıları en çok neyin üzdüğünü de yazar: İmam Rıza'nın türbesinin uğradığı hasar. Türbeyi bütün Doğu'da ünlü, görkemli bir yapı olarak anlatır ve kubbenin tamamen çöktüğünü not eder. Ölü sayısı vermez; onun kaydında öne çıkan, kutsal yapıya duyulan kaygıdır.

Şah Süleyman'ın portresi
Safevi hükümdarı Şah Süleyman, saray ressamı Aliquli Cebbadar'a atfedilen portre, 1670 civarı. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Ali_Culi_Jabbadar · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Shah Suleiman I.jpg)

Şah Süleyman hemen harekete geçer. Chardin'e göre hasarı yerinde incelemesi için ileri gelenlerden birini menzil atlarıyla, yani posta usulüyle Meşhed'e gönderir. Kısa süre sonra iki bey daha yola çıkar; görevleri, böyle büyük bir felakette eyaletin memurlarına şahın emirlerini ulaştırmaktır. Ambraseys ile Melville de şahın İsfahan'dan hasarı incelemek ve onarımı yürütmek için görevliler gönderdiğini yazar.

Kuyumcuhanede altın kiremitler

Jean Chardin'in portresi
Jean Chardin, John Michael Wright'a atfedilen portre, 1690 civarı. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Attributed to John Michael Wright · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Jean Chardin.jpg)

Ekim 1673'ün başında, şah sarayı İsfahan'dan ayrılıp şehir dışındaki bir köşke geçmişken, Chardin sarayın içindeki kraliyet kuyumcuhanesine gider. Orada, Meşhed'deki kubbeyi yeniden kaplamak için dövülen kiremit biçimli plakaları görür ve ayrıntılarıyla anlatır.

Plakalar bakırdandır, kare biçimlidir; Chardin'in ölçüsüyle on parmak eninde, on altı parmak boyundadır. Altlarında, alçıya gömülerek kiremidi yerinde tutacak üç parmak genişliğinde iki çapraz lama lehimlenmiştir. Üstleri o kadar kalın yaldızlanmıştır ki, kiremit som altın sanılabilir. Her biri üç buçuk dukaya yakın altın yaldız yer ve aşağı yukarı on ekuya mal olur. Kuyumcubaşı Chardin'e ilk aşamada üç bin kiremit yapılacağını söyler.

Chardin, duyduğu kadarıyla Meşhed'de bin kişinin türbeyi onarmak için çalıştığını, işin aralık sonunda bitirilmesinin beklendiğini de not eder. Bu, İsfahan'da dolaşan bir bilgidir; Chardin bunu "söylendiğine göre" diye aktarır.

Kitabelerdeki onarım

Onarımın gerçekte ne kadar sürdüğünü Chardin'in tahmininden çok, Meşhed'deki binalara konan kitabeler gösterir. Sanîüddevle'nin 19. yüzyılda derlediği kitabe kayıtlarına göre türbenin kubbesinin onarımı hicri 1086'da, yani 1675-1676'da biter. Türbenin bitişiğindeki Darüssiyade de aynı yıl onarılır.

Gevherşad Camii'nde onarım yıllara yayılır: kitabeler 1084, 1087 ve 1089 tarihlerini taşır. Çarşıdaki Perizad Medresesi 1091'de, Dudar Medresesi 1088'de, Balasar Medresesi 1091'de, Pain Pa Medresesi 1087'de onarılır. Son tarih miladi 1680'e denk gelir; yani şehrin dini yapılarının toparlanması yedi yıl kadar sürer.

Kubbedeki dört parçalı kitabe Muhammed Rıza İmami'nin elinden çıkar. İsfahan'daki Şah Camii'nin kitabelerini de yazan bu hattatın 1673 ile 1676 arasındaki bütün işleri Meşhed'dedir; ömrünün son yıllarını orada geçirir. Kitabe, kubbeyi gökyüzüne benzeten bir girişten sonra Şah Süleyman'ın depremde zarar gören kubbeyi onardığını ve kubbenin yeniden güneş gibi parladığını anlatır. Böylece deprem, türbenin üstünde, onarımın kaydıyla birlikte bugüne kadar yazılı kalır.

5.600 ölü

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) önemli depremler veritabanı bu deprem için 5.600 ölü verir. Bu rakam, Ambraseys ile Melville'in Meşhed için verdiği 4.000 ile Nişabur için verdiği 1.600'ün toplamıdır. Başka bağımsız bir sayım yoktur; Chardin hiç rakam vermez.

Bu sayılar, eski depremlerde sık görülen yuvarlak ve abartılı rakamlara benzemez; ama yine de yaklaşık değerlerdir. 17. yüzyıl İran'ında şehir nüfusları kayıtlı değildi, ölüler tek tek sayılmadı. Yıkılan küçük kasabanın ve çevre köylerin kayıpları ise rakama hiç girmemiş olabilir.

Neyi değiştirdi

1673 depremi Horasan'da tek başına kalmadı. Ambraseys ile Melville'in kataloğu, sonraki yirmi yılda bölgede başka yıkıcı depremler de sayar: 1678'de Gunabad kasabası tamamen yıkılır, 1687 nisanında Meşhed'de yine hasar yapan bir sarsıntı olur, 1695'te İsferayin vadisinde pek çok köy çöker. Katalog, bu dönemin Horasan depremlerinin büyük ölçüde İran kaynaklarından bilindiğini ve bölgenin, özellikle de Meşhed'in, dönemin önemini gösterdiğini belirtir.

Deprem, Safevi yönetiminin bir felakete nasıl karşılık verdiğini de gösterir. Devlet işlerinden uzak duran bir şah, kutsal türbe söz konusu olunca hızla görevli gönderir, sarayın kuyumcularını çalıştırır, onarımı kitabeyle belgeler. Kaynaklarda halkın yaralarının nasıl sarıldığına, evlerin nasıl yeniden yapıldığına dair ise hiçbir bilgi yoktur. Bu sessizlik de bu döneme ait kaynakların neyi önemsediğini anlatır.

Bilim için deprem, Meşhed ile Nişabur arasındaki Binalud bölgesinin büyük depremler üretebildiğini gösteren kayıtlardan biridir. Nişabur'un tarihi, özellikle 12. ve 13. yüzyıllarda şehri yıkan depremlerle doludur. Bugün İranlı araştırmacılar Kuzey Nişabur Fayı gibi yapıların etkinliğini inceliyor ve şehir için deprem tehlike haritaları hazırlıyor.

Bugün

Meşhed bugün İran'ın en kalabalık ikinci şehri; 2016 sayımına göre nüfusu yaklaşık 3,4 milyon. İmam Rıza türbesi her yıl yaklaşık 30 milyon ziyaretçi alıyor. Altın kubbe tabanından yaklaşık 31 metre yükseliyor ve binlerce altın plakayla kaplı. Kubbenin çevresinde I. Abbas'ın kitabesi ile 1673 depreminden sonraki onarımı anlatan dört parçalı kitabe hâlâ yan yana duruyor.

Gevherşad Camii
Meşhed'de Gevherşad Camii, 2016. Fotoğraf: Dr.rezaei 13 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Goharshad-mosque-mashhad-IRAN.jpg)

Gevherşad Camii'nin kubbesi, yüzyıllar içindeki depremlerin ve 20. yüzyıldaki saldırıların bıraktığı hasar yüzünden 1960'larda tehlikeli bulundu; dış kabuğu sökülüp yeniden yapıldı, çiniler özgün Timurlu desenlerine göre yenilendi. Nişabur ise Binalud Dağları'nın eteğinde, Horasan-ı Rezevi eyaletinin ikinci büyük şehri olarak yaşıyor.

Kaynaklar

  • N. N. Ambraseys ve C. P. Melville, A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press, 1982 (1673 Meşhed kaydı ve dipnotları: Chardin, Ermeni kaydı, Sanîüddevle'nin Muntazam-ı Nasıri ve Matla'üş-Şems eserleri)
  • Jean Chardin, Voyages du chevalier Chardin en Perse, et autres lieux de l'Orient, L. Langlès baskısı, Paris 1811, cilt 3 (11 Ağustos 1673 ve Ekim 1673 günlük kayıtları)
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 1066
  • Vikipedi (İngilizce), Imam Reza shrine, Goharshad Mosque, Mohammad Reza Emami, Suleiman I of Persia, Jean Chardin, Mashhad, Nishapur maddeleri (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları