İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1893 Kuçan Depremi: Yeri Değiştirilen Şehir

17 Kasım 1893 akşamı Horasan'ın Atrek vadisinde gelen deprem Kuçan'ı yerle bir etti; ölü sayısı kaynağa göre 5 bin ile 18 bin arasında değişiyor. On dakikalık sessizlik, enkazdan beşinci gün kuru üzümle çıkan kadın ve çocuk, 1895'te gelen ikinci yıkım ve şehrin on kilometreden fazla öteye taşınması: İngiliz gezgin kayıtları ve Ambraseys-Melville kataloğundan belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

17 Kasım 1893, cuma akşamı. Kaçar İranı'nın kuzeydoğu ucunda, Horasan'ın tahıl ambarı sayılan Atrek vadisinde Kuçan şehri akşam saatlerinde. Kerpiç evler, bin yüz dükkânlı bir çarşı, şehrin çevresinde bağlar. Yer bir anda, şimşek gibi sarsılıyor. Sarsıntı dindiğinde şehirden ses gelmiyor. İki yıl sonra gelecek bir deprem daha Kuçan'ı bulunduğu yerden kaldırıp on kilometreden fazla öteye taşıyacak.

Depremden önce

Kuçan'ın damları, 19. yüzyıl sonu
Kuçan'ın düz damlı kerpiç evleri, Abdullah Mirza Kaçar'ın fotoğrafı. Fotoğraf hicri 1311 (1893-94) tarihlidir; depremden önce mi sonra mı çekildiği bilinmiyor, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Abdollah Mirza Qajar · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (2021.R.15-13r - Qūchān, Khurāsān, View across Rooftops.jpg)

Kuçan, bugünkü Türkmenistan sınırına yakın, Kopet Dağ'ın güney eteğinde, deniz seviyesinden 1.100 metreyi aşkın yükseklikte bir vadi şehridir. Halkın çoğu, 17. yüzyılda Şah Abbas'ın bu sınıra yerleştirdiği Zafaranlu Kürtleridir. Şehri ve çevresini, İlhani denen ve Şah'a bağlı soydan bir beyler ailesi yönetir. Vadi o kadar verimlidir ki İngiliz siyasetçi George Curzon onu "Horasan'ın tahıl ambarı" diye anar.

1889'da şehre gelen Curzon, İlhani Emir Hüseyin Han'ın konuğu olur. Han, Şah Nasreddin'in verdiği Şücaüddevle unvanını taşır. Curzon'a şehrin 12 bin nüfuslu olduğu söylenir; o bu rakamı abartılı bulur. Gördüğü sur, eski kuşatmalardan ve sık depremlerden, özellikle 1872'dekinden yıpranmış, yer yer biçimsiz çamur yığınlarına dönmüştür. Han'ın büyük meyve bahçesinin ortasında, kilden bir set vardır. Curzon'a anlatıldığına göre Han, deprem tehlikesi olduğunda bu sette çadırda yatar.

Korkunun nedeni bellidir. Kuçanlılar sonradan İngiliz başkonsolos Charles Yate'e 1852'deki bir depremde 2 bin kişinin öldüğünü anlatır. 23 Aralık 1871'de gelen deprem şehrin yarısını, surların kalıntılarını, camileri, medreseleri ve Sultan İbrahim İmamzadesi'nin kubbesini yıkar; 6 Ocak 1872'de aynı güçte ikinci bir sarsıntı yıkımı tamamlar. Tarihçiler Ambraseys ve Melville'in derlemesine göre 1871'de şehirde az kişi ölür, çünkü depremden önce bir süre hafif sarsıntılar ve uğultular duyulmuştur. 1871'den sonra bazı evler ahşap kirişlerle desteklenerek yeniden yapılır.

Şehrin dışa açılan yüzü kuzeydedir. Curzon, çarşıda satılan pamuklu kumaşın, camın, şekerin neredeyse tamamının Rus malı olduğunu yazar. Kuçan'ı Meşhed'e ve Bucnurd'a bağlayan tek bir telgraf teli vardır. Rusya'nın Hazar Ötesi bölgesinin merkezi Aşkabat, dağların hemen ardındadır.

Ekim'deki uyarı

1893 yılı Kuçan'ın yönetici ailesi için zaten ağır geçer. Yate'in aktardığına göre yaşlı İlhani Emir Hüseyin Han bu yıl ölür; yerine otuz yaşlarındaki ikinci oğlu Muhammed Nasır Han geçer ve babasının Şücaüddevle unvanını alır. Büyük oğul Ebülhasan Han bir yıl önce Tahran'da koleradan ölmüştür.

20 Ekim'de vadi güçlü bir sarsıntıyla sallanır. Bugün geriye bakınca bunun bir öncü deprem olduğu anlaşılır; o gün kimse bunu bilemez.

17 Kasım akşamı

Deprem, 17 Kasım 1893 akşamı, yerel saatle 19.30 civarında gelir. Hicri takvimde 8 Cemaziyelevvel 1311'dir. Merkez, Kuçan'ın güneyinde, Atrek vadisi ile Kuh-i Muhammed Bey dağlarının arasındadır. Bugünkü kataloglar büyüklüğünü 6,6 olarak verir; Ambraseys ve Melville'in hesabı 7,1'dir. Sarsıntı bütün Türkmenistan'da ve 640 kilometre uzaktaki Tahran'da hissedilir.

Kuçan'ın 150 kilometre kadar güneydoğusundaki Meşhed'de Yate akşam yemeğindedir. Bir metreyi aşan kalın duvarlara rağmen her şeyin sallandığını, kendini verandaya attığını yazar. Sarsıntı uzun sürer; bittiğinde şehirden yükselen "Allahuekber" sesleri duyulur.

Kuçan'da ise ayakta pek bir şey kalmaz. Ambraseys ve Melville'in aktardığı kayıtlara göre telgrafhane, bin yüz dükkânlı çarşı, caminin bir bölümü ve minareleri, medrese, kervansaray ve İlhani'nin sarayı çöker. Bütün evler ve surların kalıntıları yıkılır. Ayakta kalan yalnızca Sultan İbrahim İmamzadesi'nin kubbesi ile 1871'den sonra ahşap kirişlerle güçlendirilen birkaç evdir. Şehrin altından geçen kanalların, kerizlerin galerileri çöker; yerde beş-sekiz metre derinliğinde yarıklar açılır.

On dakikalık sessizlik

Yate, on ay sonra şehre geldiğinde depremi yaşayanlarla konuşur. Herkesin hemfikir olduğu bir şey vardır: sarsıntı hiçbir uyarı olmadan, şimşek gibi gelir. Ardından şehri derin bir sessizlik kaplar. Hayatta kalanlar en az on dakika boyunca ne kıpırdar ne konuşur. Sonra bütün şehir aynı anda korkunç bir feryada boğulur. Enkaz altındakiler ancak bundan sonra yardım istemeye başlar.

Telgrafhanenin başındaki subay deprem başladığında evinin üst katındadır. Üst kat çöker, alt kat ayakta kalır. Çapraz kirişlerin altına düşen adam belinden aşağısı gömülü hâlde kurtulur. Dışarıdaki hizmetkârları da on dakika kadar donup kalır, ancak sonra yardımına koşar.

Posta müdürü depremde hasta yatmaktadır. Kendine geldiğinde başı dışarıda, evin enkazı çevresindedir. Kendini kurtarır, sonra ailesini çıkarır. En son çıkan küçük oğludur: yedi saat sonra, demir bir karyolanın altında sağ ve sapasağlam bulunur. Yate'e, tanıdığı bir kadının üçüncü gün enkazdan sağ çıkarıldığı anlatılır. Bir bakkal dükkânında kalan bir kadınla çocuğu ise beşinci gün bulunur; dükkândaki kuru üzümle hayatta kalmışlardır.

Ertesi gece ve 19 Kasım şafağında iki güçlü artçı gelir. İlki Katlar ve Gabrabad'da ağır hasar verir, Gabrabad'ın camisi çöker. Daha güçlü olan ikincisi Kuh-i Muhammed Bey'in yamaçlarından kaya düşmelerine yol açar, Katlar, Kalukhi ve Gabrabad'ı yeniden vurur. Artçılar altı ay kadar sürer; 12 Ocak 1894 akşamı biri Kuçan'daki yıkıntıları yeniden çökertir, can kaybına yol açar.

Kaç kişi öldü?

Ölü sayısı baştan tartışmalıdır. Resmî tahminler bölgenin tamamı için 12 bin ile 18 bin arasında değişir; NOAA kataloğundaki 18 bin rakamı bu üst sınırdır. Yate'e Kuçan'da 12 bin kişinin ve sayısız atın, sığırın, koyunun enkaz altında kaldığı söylenir; hayatta kalanlar o sırada 10 bin kadar sayılır. Ancak bölgeye giden Rus doktor Tsimbalenko yalnız Kuçan için 5 bin ölüden söz eder; Amerikalı coğrafyacı Ellsworth Huntington 5-7 bin der. Ambraseys ve Melville şehirde en az 5 bin, Atrek vadisinin köylerinde ise tahminen 10 bin kişinin öldüğünü, 30 binden fazla hayvanın telef olduğunu yazar.

Ölenler arasında yönetici ailenin de kayıpları vardır. Yate'e göre İlhani o gece şehirde değildir; ailesinden kimse ölmez ama atlarının ve hizmetkârlarının neredeyse tamamı ölür. Ambraseys ve Melville'in aktardığı dönemin bir Rus gazetesi ise depremde Han'ın on bir eşinin öldüğünü yazar.

Kayıp yalnız insan değildir. Ambraseys ve Melville'e göre bölgedeki yün stoku, hayvan ticareti ve tarım uzun yıllar için çöker. Kerizlerin çökmesi suyu hem azaltır hem kirletir. Kuçan'a gelen Rus sağlık ekibi, şehir aynı yere kurulursa buranın Aşkabat'a ve bütün bölgeye yayılacak bir salgının kaynağı olabileceği uyarısında bulunur.

Ahşap direkler arasında bir kış

Depremi sert bir kış izler ve ölümler kışın da sürer. İran makamları halkı şehri yeni bir yere kurmaya ikna etmeye çalışır: yıkımı Utrubad'daki sıcak su kaynağına yakınlığa bağlar, Nazarabad ile Hayhay köyleri arasında, on bir kilometre güneydoğuda bir yer önerirler. Öneri sonuç vermez.

Halkın gitmemesinin nedeni bağlardır. Yate, Eylül 1894'te geldiğinde şehrin dışındaki bahçelerin, ağaçların, bağların hiç zarar görmediğini görür. Yıkımı ancak bahçeleri geçip şehre girince fark eder: her ev az çok yıkılmış, surlar dümdüz olmuş, geriye yalnızca büyük bir höyük kalmıştır.

Hayatta kalanların çoğu hâlâ geçici barınaklardadır. Enkazdan çıkarılan eski direkler çatı gibi birbirine yaslanmış, aralarına çalı doldurulmuş, üstleri çamurla sıvanmıştır. Bu üçgen barınaklar 1871'den beri Kuçan'da kullanılan bir yöntemdir. Yeni dükkânlar birbirine geçmeli, bağlanmış ahşap direklerle, hafif ve sağlam olsun diye kurulur. Yeni İlhani Muhammed Nasır Han da kendine Rusya'dan gelen çam kalaslardan tek katlı bir ahşap ev yaptırmıştır; ailesi kulübelerde ve keçe çadırlarda yaşamaktadır.

17 Ocak 1895: dördüncü yıkım

Sultan İbrahim İmamzadesi, 1890'lar
Kuçan'daki Sultan İbrahim İmamzadesi ve önündeki mezarlık, Abdullah Mirza Kaçar'ın fotoğrafı, hicri 1311 (1893-94). Kubbe 1893 depreminde ayakta kaldı, 1895'te yıkıldı. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Abdollah Mirza Qajar · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Golestan Palace Album No. 240-90.jpg)

Ocak 1895'te üç gün boyunca Meşhed'de hissedilen dört öncü sarsıntı gelir. 17 Ocak perşembe günü, öğleye doğru, yerel saatle 11.30 civarında, 6,8 büyüklüğündeki deprem yeniden kurulmakta olan Kuçan'ı bir kez daha yıkar. 1893'te ayakta kalan Sultan İbrahim İmamzadesi bu kez tamamen çöker. Yate'e göre içinde saklanan, Timur'un mezarından getirildiği anlatılan dev Kuran yaprakları da onunla birlikte kaybolur. Hamamlar, çarşı, gümrük binası, valilik, posta ve telgrafhane yıkılır.

Ancak bu kez ölü sayısı çok daha düşüktür. Ambraseys ve Melville'e göre bunun iki nedeni vardır: 1893'ten sonra yapılan evler hafif ahşap ve hafif çatılıdır, öncü sarsıntılar da insanları uyarmıştır. Şehirde, çevre köylerden gelmiş olanlarla birlikte yaklaşık 770 kişi ölür. Resmî tahminler Kuçan için 2 bin ile 8 bin, bölge için 10-11 bin arasında verilir; İngilizlerin Horasan ajansında ataşe olan Mevla Bahş'ın raporu bu rakamların abartılı olduğunu, siyasi nedenlerle şişirildiğini gösterir. Bu yüzden bazı kaynaklarda 1895 için 1.000 ile 11.000 arası geniş bir aralık görülür.

Yeni Kuçan

İkinci yıkımdan sonra taşınma zorla yapılmak istenir. Ambraseys ve Melville'e göre vali, halkı Hayhay yakınındaki yeni yere zorla göndermeye kalkınca isyan çıkar, kan dökülür ve vali görevden alınır. Yate'in anlatımı biraz farklıdır: Şah, Muhammed Nasır Han'ı görevden alıp yerine kuzeni Han Baba Han'ı atar, ama Nasır Han 1895 ortasında görevine geri döner. Ancak bundan sonra halk taşınmaya razı olur.

Yeni şehir, Meşhed-Aşkabat yolu üzerinde, eskisinin 11-13 kilometre kadar doğusunda kurulur. Yate 1896 sonbaharında oradan geçtiğinde sur ve sokakların çizildiğini, evlerin yapıldığını görür. Tüccarlar, yolcuya hizmet edenler, Han'ın adamları yeni şehre geçmiştir; eski yerde yalnız bağ ve bahçe sahipleri, yeni bir deprem riskini göze alarak kalmıştır.

Rakamlar yine kaynağa göre değişir. Ambraseys ve Melville'e göre 1893 ve 1895'te toplam 6 bin aileden 2 bini yok olur. Hayatta kalanlardan, imkânı olan ya da devlet yardımı alan yaklaşık 1.500 aile yeni şehre taşınır; çoğu çiftçi olan 2.500 aile eski Kuçan'da kalır. 1911 tarihli Britannica ansiklopedisi ise yaklaşık 8 bin kişinin taşındığını, bin kişinin kaldığını yazar. Yeni şehir Nasreddin Şah'a izafeten Nasıriye diye adlandırılır, ama halk ona Yeni Kuçan der. Geniş caddeleri ve büyük çarşılarıyla düzenli bir şehirdir.

Neyi değiştirdi

Kuçan, deprem yüzünden bütünüyle yeri değiştirilen şehirlerden biri oldu. Ama yeni yer de 1893 ve 1895 depremlerinin merkez bölgesi içinde kaldı. Bugün bilinen Kuçan Fayı, kuzey-kuzeybatı yönünde uzanan ve yılda yaklaşık 1,5 milimetre kayan sağ yanal bir faydır; 1851-1895 arasındaki depremlerin hasar alanları onun izini izler.

Depremler bir başka ilke de sahne oldu. Ambraseys ve Melville'e göre 1893 depremi Aşkabat'taki bir sismoskopu tetikledi; İtalya'nın Pavia kentinde ve Ukrayna'nın Nikolaev kentinde de kaydedildi. İran'da bir depremin bu kadar uzaktan aletle kaydedilmesi o yıllarda yeni bir şeydi.

Yapı için çıkan ders ise sınırlı kaldı. 1871'de doğan, 1893'te denenen, 1895'te yeniden başarıyla sınanan ahşap barınaklar 1904'te hâlâ kullanılıyordu. Ama Ambraseys ve Melville, bu yeniliklerin geleneksel kerpiç yapıyı pek değiştirmediğini yazar.

Bugün

Sultan İbrahim İmamzadesi'nin bugünkü kubbesi
Yeniden yapılmış Sultan İbrahim İmamzadesi'nin kubbesi, 2018. Fotoğraf: Javad Rezaei Salanghouch · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Soltan Ebrahim.jpg)

Kuçan bugün İran'ın Razavi Horasan eyaletinde, 2016 sayımına göre 100 binden fazla nüfuslu bir şehir. Halkın büyük bölümü Zafaranlu Kürtlerinin torunları. Eski şehrin bulunduğu yer bugün Kuçan-ı Atik, yani "Eski Kuçan" adını taşıyan bir kırsal bölge. 1895'te yıkılan Sultan İbrahim İmamzadesi bugün yeniden yapılmış, turkuaz çinili kubbesiyle ayakta.

Kaynaklar

  • N. N. Ambraseys ve C. P. Melville, A History of Persian Earthquakes (Cambridge University Press, 1982): 1871, 1893 ve 1895 Kuçan depremleri kataloğu ve notları (Tsimbalenko, Huntington, Mevla Bahş raporu ve Rus gazetelerine atıflarla)
  • C. E. Yate, Khurasan and Sistan (Edinburgh, 1900), XII. bölüm "Kuchan" ve Meşhed izlenimleri
  • George N. Curzon, Persia and the Persian Question, cilt 1 (Londra, 1892), "From Ashkabad to Kuchan" bölümü
  • Encyclopaedia Britannica, 11. baskı (1911), "Kuchan" maddesi
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı (17 Kasım 1893 Kuçan kaydı)
  • Vikipedi (İngilizce ve Farsça), 1893 ve 1895 Kuçan depremleri ve Kuçan maddeleri (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları