1627 Gargano Depremi: Lesina Gölünü Kurutan Deprem
30 Temmuz 1627'de İtalya'nın Capitanata bölgesinde 6,7 büyüklüğündeki deprem San Severo, Apricena, Torremaggiore, San Paolo di Civitate, Serracapriola ve Lesina'yı yıktı; deniz kilometrelerce çekilip Lesina gölünü kuruttu. Tanık Antonio Lucchino'nun anlatısı, şişirilen ölü sayıları ve hasarı derecelere ayıran ilk haritalardan biri: belgesel anlatım.
30 Temmuz 1627, cuma. İtalya'nın güneydoğusunda, Gargano Dağı'nın batı eteğinde uzanan Capitanata ovası günlerdir kavrulan bir sıcağın altında. Buğday tarlalarının ortasındaki San Severo'da insanlar gölgeye sığınmış. Öğleye doğru yer, deniz dalgası gibi kabarıyor. Birkaç dakika içinde altı kasaba yıkılıyor, Lesina gölünün önündeki deniz kilometrelerce çekiliyor ve geri geliyor. Ölenlerin sayısı binlerle ölçülecek; bu depremden geriye, hasarı derecelere ayıran ilk haritalardan biri de kalacak.
Depremden önce
1627'de Gargano ve çevresi, İspanyol tacına bağlı Napoli Krallığı'nın Capitanata eyaletidir. Krallığı Napoli'deki genel vali, yani viceroy yönetir. Eyaletin kuzeyi geniş bir tahıl ovasıdır: Tavoliere. Ovanın kuzey ucunda, Gargano'nun kayalık burnuna yaslanan bir dizi kasaba vardır: San Severo, Apricena, Torremaggiore, San Paolo di Civitate, Serracapriola ve denize yakın bir lagünün kıyısındaki Lesina.
Bölgenin en büyük kasabası San Severo'dur. İtalyan deprem kataloğu CFTI'ye göre nüfusu 5 bin civarındadır. Kasaba 1579'dan beri di Sangro ailesinin mülküdür; ailenin reisleri San Severo prensi unvanını taşır. Apricena ile Torremaggiore'de ikişer bin, Serracapriola'da beş bini aşkın, San Paolo di Civitate'de bin kadar kişi yaşar. Evlerin çoğu taş ve tuğladır; kasabaların merkezinde kiliseler, manastırlar ve feodal beylerin şatoları yükselir. Apricena'da 13. yüzyılda İmparator II. Friedrich'in yaptırdığı bir saray bile vardır.
Toprak bir süredir huzursuzdur. Bugünkü araştırmacıların aktardığına göre Ekim 1626'dan itibaren Gargano ve Tavoliere'de birkaç küçük sarsıntı hissedilir; Ocak ve Nisan 1627'de yenileri gelir. Bilim insanları bugün buna deprem fırtınası diyor. Dönemin insanları için ise bunlar geçip giden sarsıntılardır.
Kavurucu bir temmuz
Depremden sonra yazılan anlatılar, son haftaları bir uyarılar dizisi gibi aktarır. CFTI'nin derlediği kaynaklara göre Temmuz başında Capitanata'yı büyük seller vurur, ardından aşırı bir sıcak çöker. 27 Temmuz'da bir tam ay tutulması olur. 29 Temmuz'da yerin altından birkaç kez uğultu gelir; güneş öyle buğuludur ki insanlar gözlerini kırpmadan ona bakabilir.
30 Temmuz sabahı sıcak dayanılmaz hâle gelir. Kimi küçük göllerin kuruduğu, topraktan kükürt kokulu gazlar yükseldiği yazılır. Bu ayrıntıların bir kısmı, felaketten sonra geriye dönüp bakan insanların gözüyle anlatılmıştır; ama sıcağı hemen bütün tanıklar anar.
Cuma, on altıncı saat
San Severolu Antonio Lucchino o sabah kasabanın dışındaki Grazie Kilisesi'nin yakınında, kendi bahçesindedir; yanında on kişi daha vardır. Lucchino bir yıl sonra, 1628'de, San Severo'nun nasıl yıkıldığını anlatan bir kitap yazacaktır. Bu el yazması bugün San Severo Belediye Kütüphanesi'nde durur ve depremin ilk kapsamlı tanık anlatılarından biri sayılır.
Lucchino depremin saatini "on altı" olarak verir. Dönemin İtalya'sında saatler gün batımından itibaren sayılır. Bugünkü kataloglar bu saati Greenwich'e göre 10.50'ye, yani yerel saatle öğleye yakın bir vakte çevirir. Büyüklük 6,7 civarında hesaplanır; İtalya'nın tarihsel deprem arşivi 6,66 verir, en yüksek şiddet on derecelik MCS ölçeğinde X'tur.
Önce bir gürleme gelir. Lucchino bunu hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak bir gürültü diye anlatır. Sonra toprak kalkar. Lucchino'nun deyişiyle yer, denizde görülebilecek en büyük dalgalar gibi hareket eder. Bahçedekiler birbiri ardına gelen dalgalarla yüzüstü yere savrulur. Lucchino gözünün önünde Grazie Kilisesi'nin çöktüğünü görür. Biraz ötedeki kasaba yoğun, karanlık bir toz bulutunun içinde kaybolur.
Toz bulutunun içinde San Severo
Toz dağıldığında San Severo'nun büyük kısmı yerle birdir. CFTI'nin özetine göre evlerin çoğu çöker. Katedralin apsisi, çan kulesi ve bir nefi yıkılır. San Carlo ve San Nicolò kiliseleri, Celestinler'in, Fransiskenler'in, Augustinusçular'ın ve Dominikenler'in manastırları, rahibe manastırı, Santa Croce kilisesi ve yanındaki hastanesiyle Sant'Onofrio yıkılanlar arasındadır. Ayakta kalabilen yapılar ancak Pietà şapeli ve Oliveto kilisesi olur.
San Severo'da yaklaşık 800 kişi ölür; bu kasaba nüfusunun aşağı yukarı altıda biridir. Aynı gün, ilk sarsıntıdan birkaç saat sonra güçlü bir artçı gelir ve kasabada yeni yıkımlara yol açar. Hayatta kalanların ilk tepkisi evlerinden çıkıp kırlara kaçmak olur. Tarlalarda, bağlarda dallardan ve bezlerden çadırlar, kulübeler kurulur.
Altı kasaba
Yıkım San Severo ile sınırlı değildir. Kayıp oranı en yüksek yer Apricena'dır: CFTI'ye göre kasabadaki evlerin hepsi çöker, yaklaşık 900 kişi, yani nüfusun yüzde 45'i ölür. Sant'Antonio hastanesi, San Martino ve Santa Lucia kiliseleri, II. Friedrich'in sarayı yıkılır. Kurtulanlar derme çatma çadırlara ve kulübelere sığınır.
San Paolo di Civitate'de binaların çoğu çöker ve 350'yi aşkın kişi, nüfusun yaklaşık üçte biri ölür. Kasabanın dışındaki San Paolo kilisesi, beyin evinin duvarları ve iki tuğla tonoz dışında ayakta pek bir şey kalmaz. Torremaggiore'nin eski mahallesindeki evlerin neredeyse hepsi yıkılır; yaklaşık 300 kişi ölür. San Nicola, San Pietro, San Sabino kiliseleri çöker, dük şatosu ile kare kulesi kısmen yıkılır.
Serracapriola'da da ölüm oranı yaklaşık yüzde 35'tir. Lesina'da bütün yapıların yıkıldığı bildirilir; çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 150'yi aşkın kişi ölür. Sonraki aylarda kasabanın yaklaşık iki mil ötedeki Santo Spirito adlı bir yere taşınması bile düşünülür. Sarsıntı doğuda Tremiti adalarında, batıda Napoli'de hissedilir. Kıyıdaki Termoli'de halk büyük bir paniğe kapılır ve dört gün boyunca açıkta kalır.
Deniz çekiliyor
Depremin en çarpıcı izlerinden biri denizde görülür. Kapusen tarikatının eyalet başı Giovanni Antonio Foglia'nın aynı yıl yayımlanan anlatısına göre Fortore kıyısında deniz iki milden fazla geri çekilir. CFTI'nin kayıtlarında da Fortore ağzında denizin önce üç kilometreyi aşan bir mesafe çekildiği, sonra kıyıya geri boşaldığı yazılır.

Split Üniversitesi'nin Adriyatik'teki tarihsel deprem dalgalarını derleyen kataloğuna göre San Nicandro ile Fortore ağzı arasında deniz iki-üç mil geri çekilir ve Lesina gölü tamamen kurur. İtalya'nın tarihsel deprem arşivine göre göl saatlerce kuru kalır. Ardından su geri gelir, kıyıyı ve Lesina köyünü basar.
Dalga başka kıyılarda da görülür. 1627'de yayımlanan bir anlatıya göre Manfredonia'da dalgalar şehir surlarının yarısına kadar yükselir; arşiv bunu yerden yaklaşık 2,5 metre olarak verir. Ferrara'da basılan bir başka anlatı, Ripalta Manastırı'nın suyla yutulduğunu yazar. Merkezden 100 kilometreden fazla uzakta, Pescara'nın kuzeyinde Silvi ile Mutignano arasındaki ovaları su basar. Katalog bu olayı Adriyatik'in kayıtlı tarihindeki en güçlü deprem dalgası olarak niteler. CFTI'ye göre dalgadan doğrudan ölen kimse kaydedilmez.
Bitmeyen sarsıntılar
Yer bir türlü durulmaz. 7 Ağustos'ta yıkıcı bir artçı gelir ve yeni çöküntülere yol açar; ertesi gün bir başkası Capitanata'nın kuzeyinde kuvvetle hissedilir. 6 Eylül'deki sarsıntı Lucera'da 30 Temmuz'dakinden daha fazla hasar verir ve Napoli'de de hissedilir. 12 Temmuz 1628'de San Severo bir kez daha sert biçimde sallanır. Kaynaklara göre artçılar yaklaşık üç yıl sürer.
Bu yüzden insanlar evlerine dönemez. Serracapriola halkı üç yıl boyunca tahta barakalarda yaşar. Lucera'da aileler çadırlarda kalır; 1628'de gelen yoğun yağmur ve dolu, depremin bıraktığı hasarı ağırlaştırır. San Severo'dan bazı aileler yeni depremlerden korkarak kasabayı temelli terk eder; bazı tarikat toplulukları da başka yerlere taşınır.
Napoli'den gelen kararlar
Haber Napoli'ye eyalet yetkilileri aracılığıyla ulaşır. Capitanata Kraliyet Mahkemesi'nin başkanı Giovanni Vincenzo Strambone ve kraliyet denetçisi Angelo Crescentio hasar raporlarını başkentteki maliye dairesine, Sommaria'ya gönderir. Vatikan arşivlerinde de Troia, San Severo ve Lucera piskoposluklarından gelen 21 rapor bulunur.
Genel vali ilk iş olarak salgın ve yağma korkusuyla hareket eder. Eyalet yetkililerine cesetlerin enkazdan çıkarılıp gömülmesini, anızların yakılmasını ve kalelerdeki barutun ateşlenmesini emreder; nöbetlerin artırılmasını ve suç işleyenlerin ağır cezalandırılmasını ister. San Severo prensi de salgınları önlemek için uzman hekimlerin toplanmasını buyurur.
Asıl ekonomik karar ekimde gelir. Feodal beylerin, özellikle krallığın şansölyesi ve maliye dairesinin başkanı Francesco Morlino Pignatelli'nin başvurularından sonra Kraliyet Dairesi 14 Ekim 1627'de Apricena, Serracapriola, San Severo ve Torremaggiore'yi on yıl boyunca vergilerden ve eski borçlarının ödenmesinden muaf tutar. San Paolo di Civitate 27 Eylül'de aynı muafiyeti istemiştir ama ekim kararında adı geçmez. Daha önce, 13 Eylül'de, Napoli'deki danışma meclisi San Severolu borçluların hapse atılmasını yasaklar. Yine de CFTI, binalara ve tarıma verilen büyük zararın yeterli idari önlemlerle hafifletilmediği sonucuna varır.
Kaç kişi öldü?
Depremin ölü sayısı daha 1627'de büyümeye başlar. Bolonyalı Giovanni Vincenzo de Poardi'nin Roma'da yayımlanan haber broşürü kasaba kasaba rakamlar verir: San Severo'da 800, Serracapriola'da 2.500, San Paolo'da 350, Apricena'da 900 ölü ve toplamda yaklaşık 5 bin. Bu broşürün Almanca baskısı aynı yıl Augsburg'da çıkar ve "17 binden fazla" kişinin öldüğünü yazar. Sonraki yüzyıllarda 30 bine varan rakamlar da dolaşır.
Tarihçiler bu şişkin sayılara temkinli yaklaşır. CFTI'ye göre en güvenilir rakam, Antonio Lucchino'nun altı kasaba için verdiği yaklaşık 4.500 ölüdür. Napoli yönetiminin resmî kararında ise ölü sayısı 4 bin civarında geçer. Broşürdeki 2.500'lük Serracapriola rakamı da tartışmalıdır; katalog bu kasabada nüfusun yaklaşık üçte birinin öldüğünü yazar. Bugün ABD'nin NOAA kataloğu ve İngilizce Vikipedi toplamı yaklaşık 5 bin olarak verir; İtalyanca Vikipedi ise kesin sayının bilinmediğini, ihtiyatlı tahminle en az 4.500 olduğunu not eder.
Neyi değiştirdi
1627 depremi, haberi matbaayla hızla yayılan bir felakettir. Aynı yıl Roma'da ve Ferrara'da birbirinden ayrı anlatılar basılır; Augsburg'daki Almanca broşür olayı Alpler'in kuzeyine taşır. Bavyera Devlet Kütüphanesi'nde bugün de bu broşürlerden birinin Latince ve Almanca bir nüshası durur.
Bilim için asıl kalıcı iz bir haritadır. Oymacı Matteo Greuter, aynı yıl Roma'da Puglia'nın bakır baskı bir haritasını çıkarır. Haritada hasar gören kasabalar dört ayrı işaretle, yani dört hasar derecesiyle gösterilir. Berkeley'deki Kozak tarihsel deprem koleksiyonu bunu hasar derecelerini gösteren ilk haritalardan biri olarak tanımlar. Bugünkü sismologlar bu dereceleri kullanarak eşit şiddet çizgileri çizebilir; yani Greuter'in haritası, ilk eş şiddet haritalarının atası sayılır.
Deprem kasabaların nüfusunu da uzun süre geri getiremez. San Severo'da 1634 sayımında 1.760 kişi kalmıştır; 1637'de hane sayısı depremden önceki 1.100'den 600'e düşmüştür. 1656-1657'deki veba salgınları da toparlanmayı geciktirir.
Yeniden kurulan kiliseler

Yeniden yapım yavaş ama kalıcı olur. San Severo'da özel evlerin onarımı depremden bir yıl kadar sonra, Prens Francesco di Sangro'nun desteğiyle başlar. CFTI'nin aktardığı kaynaklara göre şehrin yeniden yapımı aşağı yukarı on yılda tamamlanır. 1629'daki bol hasat, yüksek fiyattan satılan buğdayla San Severolulara kiliselerine bağış yapma imkânı verir; kasabanın ana kilisesi 1631 sonunda yeniden ayağa kalkar.
Torremaggiore'deki San Nicola kilisesi Prens Paolo di Sangro'nun katkısıyla 1631'de, Serracapriola'daki Santa Maria in Silvis 1630'da onarılır. Bazı yapılar on yıllar sürer: Torremaggiore'deki Sant'Antonio Abate 1659'da, San Paolo di Civitate'nin kilisesi ancak 1704-1709 arasında yeniden yapılır. 1647'de yazılan bir piskoposluk raporu bütün kiliselerin yeniden yapıldığını ya da baştan onarıldığını kaydeder.
Bugün

San Severo bugün yaklaşık 49 bin nüfuslu bir şehir. 18. yüzyılda belirgin biçimde Barok bir görünümle yeniden şekillenen şehrin merkezinde Santa Maria Assunta Katedrali duruyor. Çevresindeki bağlardan çıkan San Severo şarabı, 1968'de Puglia'da menşe adı koruması alan ilk şarap oldu.
1627'de saatlerce kuru kaldığı anlatılan Lesina gölü, Gargano'nun kuzey kıyısında bugün de yerinde duruyor. Bilim insanları depremin kaynağını hâlâ tartışıyor: kimi araştırmalar onu San Severo yakınındaki Apricena Fayı'na bağlıyor, Adriyatik deprem dalgası kataloğu ise dalganın kaynağının büyük olasılıkla açık denizde olduğunu düşünüyor.
Kaynaklar
- INGV, CFTI4Med (İtalya Güçlü Depremler Kataloğu), 30 Temmuz 1627 Gargano depremi kaydı: öncüller, kasaba kasaba hasar ve kayıplar, deprem dalgası, idari önlemler, yeniden yapım ve çağdaş kaynak listesi
- INGV, ASMI İtalya Tarihsel Makrosismik Veri Arşivi, 16270730_1050 olayı (Mw 6,66, Io 10)
- Split Üniversitesi, Adriyatik tarihsel tsunami kataloğu, "Event 2. 30 July 1627, Gargano" (Foglia, de Poardi, Del Vasto ve Cerqua'nın 1627 tarihli anlatılarına dayanarak)
- Antonio Lucchino, San Severo'nun 30 Temmuz 1627 depremiyle yıkılışının tarihi (1628, el yazması), M. Curtotti'nin "Earthquakes – La Terra Trema" yazısında aktarıldığı biçimiyle
- Rachel Carson Center, Environment and Society Portal: "Ruined Earth" broşürü (1627), Bavyera Devlet Kütüphanesi
- Jan Kozak Koleksiyonu (NISEE, UC Berkeley): Matteo Greuter haritası ve de Poardi broşürünün Augsburg baskısı (1627)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 910 (Italy: Lesina)
- M. Baratta, "Il terremoto garganico del 1627", Bollettino della Società Geografica Italiana (1894)
- Vikipedi (İngilizce "1627 Gargano earthquake" ve "San Severo", İtalyanca "Terremoto della Capitanata del 1627"; başlangıç kaynağı)
