İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Japonya Depremleri

1611 Keichō Sanriku Depremi: İspanyol Elçinin Gördüğü ve "Tsunami" Kelimesinin Doğduğu Felaket

2 Aralık 1611'de Japonya'nın kuzeydoğusunda sabah gelen üç sarsıntıyı öğleden sonra dev bir tsunami izledi; NOAA'ya göre yaklaşık 5 bin kişi öldü. Kıyıyı haritalayan İspanyol elçi Sebastián Vizcaíno'nun raporu, Date Masamune'nin anlattığı ilk morina hikâyesi ve 'tsunami' kelimesinin bilinen en eski yazılı kaydı; tuz ocaklarıyla yeniden kurulan kıyı ve 2011 ile karşılaştırma.

DepremleYasam 13 dk okuma

2 Aralık 1611. Japonya'nın kuzeydoğusu, bugün Tōhoku denen kıyılar. Sabah yer üç kez sertçe sallanıyor, ama köylerde pek bir şey yıkılmıyor. Öğleden sonra deniz geliyor. O sırada açıkta, Sendai beyi Date Masamune'nin izniyle kıyıyı haritalayan bir İspanyol gemisi var. Bir Japon günlüğü bu felaketi anlatırken, bugün dünyanın kullandığı kelimenin bilinen en eski yazılı örneğini bırakıyor: tsunami.

Depremden önce

1611'de Japonya, Tokugawa ailesinin elinde birleşmiş yeni bir düzene alışmaktadır. Şogun Tokugawa Hidetada Edo'dadır; babası, emekli şogun Tokugawa Ieyasu ise Sunpu Kalesi'nden ülkeyi yönetmeyi sürdürür. Kuzeydoğuda, Ōshū denen geniş bölgede, kıyının büyük kısmı üç beyin topraklarına bölünmüştür: kuzeyde Nanbu ailesinin Morioka'sı, ortada Date Masamune'nin Sendai'si, güneyde Sōma ailesinin Nakamura'sı.

Date Masamune portresi
Date Masamune'nin Kano Yasunobu'ya atfedilen portresi, 17. yüzyıl (1676 dolayı). Ölümünden sonra yapılmıştır; deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Kano Yasunobu · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Date Masamune.jpg)

Date Masamune, çocukken çiçek hastalığı yüzünden bir gözünü kaybettiği için "Ōshū'nun tek gözlü ejderi" diye anılan bir savaşçı beydir. Bugünkü Sendai şehrini o kurmuştur. Kıyıda girintili çıkıntılı koylar, dar vadilerin ağzına sıkışmış balıkçı köyleri; güneyde ise Sendai ovasının alçak pirinç tarlaları uzanır.

O yıl bölgeye beklenmedik bir konuk gelir. 1609'da eski Filipinler valisi Rodrigo de Vivero'nun gemisi Japon kıyısında batmış, yerliler mürettebatı kurtarmıştır. Yeni İspanya (bugünkü Meksika) genel valisi, teşekkür için Sebastián Vizcaíno'yu elçi olarak gönderir. Vizcaíno daha önce Kaliforniya kıyılarını haritalamış, San Diego ve Monterey gibi yerlere ad vermiş deneyimli bir denizcidir. Görevlerinden biri de Japonya açıklarında olduğuna inanılan efsanevi "altın ve gümüş adaları" aramaktır.

Vizcaíno Edo'da Hidetada'yla, Sunpu'da Ieyasu'yla görüşür ve Japon kıyılarını ölçme izni alır. 8 Kasım'da Sendai'ye varır, iki gün sonra Masamune onu kabul eder. Raporunda Sendai Kalesi'ni Japonya'nın en güzel ve en sağlam kalelerinden biri olarak anlatır: derin bir ırmakla çevrili, yüksek bir kayalığın üzerinde, tek girişli. 27 Kasım'da Masamune'nin desteğiyle Sendai topraklarının kuzey kıyılarını haritalamaya başlar.

Sabahın üç sarsıntısı

2 Aralık 1611 sabahı (Japon takvimiyle Keichō 16. yılı, 10. ay, 28. gün) yer sallanır. Saat konusunda kaynaklar birbirini tutmaz. Date ailesinin kayıtları sarsıntıyı sabah 10-11 sularına koyar; Sarsıntıyı Edo'dan kaydeden iki günlükten biri sabah 8'i, öteki öğleyi yazar. Yamada'dan kalan bir belge "büyük deprem üç kez oldu" der; Ōtsuchi'deki bir kayıt da sabahtan beri tekrar tekrar sarsıntı olduğunu, dalgadan önce açıkta denizin gümbürdediğini anlatır.

Kıyıda sarsıntının şiddeti, bugünkü Japon ölçeğiyle 4-5 dolayında tahmin edilir. Evler büyük ölçüde ayakta kalır. Edo'da da yer sallanır; sonraki araştırmacılar, oradaki günlüklerde hasar kaydı olmadığına bakarak Edo'daki sarsıntıyı 3 dolayında hesaplar. Yani o sabah kıyı halkı için bu, korkutucu ama atlatılmış bir deprem gibi görünür.

Okirai açıklarında bir İspanyol gemisi

Vizcaíno ve adamları o sırada bugünkü Ōfunato şehrine bağlı Okirai köyüne doğru denizdedir. Rapora göre deprem onları açıkta yakalar. Gemide şiddetli bir çalkantı hissederler; dalgaların birbirine çarptığını, denizin kendilerini yutacağını düşünürler. Gruplarını izleyen iki tekne açıkta batar.

Japon kayıtlarına göre büyük dalga öğleden sonra gelir. Kuzeydeki Miyako'nun yerel kroniği saat 14'ü, bir başka aile kaydı 15'i yazar. Vizcaíno'nun raporu ise dalgayı akşam 5 sularına koyar. Uzun süre bu fark rapora güvenilmemesinin gerekçelerinden biri sayıldı. Tōhoku Üniversitesi'nden tarihçi Yuichi Ebina ve Hirofumi Takahashi, aralık başında güneşin erken battığını ve yerel kayıtlarda suyun saat 16 civarında çekildiğinin yazdığını hatırlatıp farkın sanıldığı kadar büyük olmadığını savunur.

Köyleri yutan dalga

Vizcaíno Okirai'de gördüklerini ayrıntıyla yazar. Köylüler evlerini bırakıp dağa kaçar. Deniz bir "pica"dan, yani yaklaşık 3,9 metreden fazla yükselir, sınırını aşar ve olağanüstü bir güçle köyü basar. Evler ve saman yığınları suyun üstünde yüzer; ortalık büyük bir karmaşaya döner. Deniz üç kez ilerleyip geri çekilir; pek çok can ve mal gider. İspanyollar köye çıkar, yıkılmadan kalan bir evde ağırlanırlar.

Ertesi gün kuzeydeki Neshiro'ya giderler. Bu köy yüksekte kurulduğu için su ulaşmamıştır; onlara bol erzak verilir. 4 Aralık'ta güneye, bugünkü Rikuzentakata'daki Imaizumi'ye varırlar. Burada tablo çok daha ağırdır: köyün evleri neredeyse tamamen sürüklenmiş, elli kişiden fazlası boğulmuştur. Vizcaíno, karısını, çocuklarını ve malını kaybedip yas tutan insanları anlatır. Bu kez kalacak bir yer bile bulamazlar ve karadan Sendai'ye dönerler.

Kuzeyde, Nanbu topraklarındaki Miyako'da dalga liman boyunca tek ev bırakmaz. Bölgenin yerel yöneticisi Komoto Sukebei, mühürlü belgeleri ve resmî defterleri yanına alıp arkadaki tepeye kaçar. Miyako ve Kuroda'daki iki yüzü aşkın evden yalnızca birkaçı kalır; bir tapınak, rahibi başka bir köyde ayindeyken sulara gider. Yakındaki Tsugaruishi'de pazar günü olduğu için kalabalık yakalanır; bir eski kayıt orada 150 kişinin öldüğünü yazar.

Dalganın yüksekliğini yüzyıllar sonra sismolog Akitsune Imamura, köylerde yaşayan anlatıları toplayarak tahmin eder: Tarō'da 20 metre (aynı yerde 1896'da 14,5, 1933'te 6 metre); Funakoshi'deki Kotaritori'de dalga iki köyü ayıran 25-30 metrelik sırtı aşıp karşıya geçmiştir. 1896 ve 1933 dalgaları o sırta ulaşamamıştır.

Masamune'nin ilk morinası

Güneyde Sōma topraklarında da deniz kıyı köylerine girer. Sōma beyinin kroniği orada 700 kişinin boğulduğunu yazar. Vizcaíno 19 Aralık'ta Sōma'nın merkezi Nakamura'dan geçerken kalenin hasar gördüğünü, yeniden yapıldığını ve kıyı köylerinin sudan zarar gördüğünü not eder.

Vizcaíno Sendai'ye döndüğünde Masamune şehirde değildir; Sunpu'ya, Ieyasu'nun yanına gitmiştir. Ieyasu'nun çevresinde tutulan günlük "Sunpuki", 11. ayın son günü Masamune'nin Ieyasu'ya mevsimin ilk morinasını sunduğunu kaydeder. Masamune'nin anlattığı söylenen hikâye de günlüğe girer: Bey, ilk balığı tutmak için iki adamını bir balıkçı köyüne gönderir. Balıkçılar denizin renginin tuhaf olduğunu söyleyip çıkmak istemez, ama efendinin emri reddedilemez. Açıkta dev bir dalga teknelerini kaldırır ve dağ yamacındaki "Senganmatsu" denen çamın yanına bırakır. Dönüp baktıklarında köyde tek ev kalmamıştır.

Günlüğün bu kaydı, Masamune'nin kıyısındaki evlerin tamamen sürüklendiğini, 5 bin kişinin boğulduğunu söyler ve ekler: insanlar buna "tsunami" diyor. Japonca "liman dalgası" anlamına gelen bu kelimenin yazılı belgelerde görülen bilinen en eski kullanımı bu kayıt olarak gösterilir.

Hikâye tartışmalıdır. Senganmatsu bugünkü Iwanuma'daki 186 metrelik Sengan Dağı ile ilişkilendirilir; dalganın oraya çıkması akla yatkın değildir. Tsunami araştırmacısı Watanabe 1999'da hikâyenin 869 Jōgan tsunamisinin anısından devşirilmiş olabileceğini yazar. Sendai'nin resmî tarihi bile kuşku duyar ve Senganmatsu'nun tek bir ağaç değil, dağın eteğinden tepesine uzanan bir çam sırası olduğunu, Abukuma Irmağı'ndan yükselen suyun eteğe kadar gelmiş olabileceğini yazar. Ebina da eski haritalardan ırmağın o dönemki kolunu izleyerek suyun dağın eteğine ulaşmasını mümkün görür.

Kaç kişi öldü

Ölü sayısı kaynaktan kaynağa değişir. Tokugawa döneminde derlenen bir tarih külliyatı Sendai topraklarında 1.783 ölü verir. "Sunpuki" Masamune'nin topraklarında 5 bin boğulandan söz eder. Aynı günlüğe göre kuzeyde, Nanbu ve Tsugaru kıyılarında 3 binden fazla insan ve at ölmüştür. Sōma'da 700 kişi boğulur. Hokkaido kıyılarında da Ainu halkından pek çok kişinin öldüğü kaydedilir.

ABD'nin NOAA kataloğu toplamı yaklaşık 5 bin olarak verir; aynı katalogdaki başka kaynaklarda 4.783 ve 3 bin rakamları da geçer. Rakamlar farklı beyliklerin farklı yöntemlerle tuttuğu kayıtlardan geldiği için kesin bir toplam yoktur.

Depremin büyüklüğü de tartışmalıdır. Uzun yıllar 8,1 kabul edildi ve olay 1933 Sanriku depremine benzetildi. 2011'den sonra bu yeniden açıldı: Ebina ve arkadaşları 18 noktadaki dalga yüksekliğinden 8,4-8,7 hesaplar; Japonya'nın Ulusal İleri Endüstriyel Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (AIST) 2012'de kaynağı daha kuzeyde, Hokkaido'nun Tokachi-Nemuro açıklarında, 8,9'un üzerinde bir deprem olarak önerir. Jeolog Kazuomi Hirakawa da Hokkaido'nun doğusundan Kuril adalarına kadar bulunan 17. yüzyıl başı tsunami çökellerine dayanarak 9 büyüklüğünde bir Kuril Çukuru depremini savunur. Öte yandan 2019'da yayımlanan bir çalışma, Sendai ovasındaki çökellerin 2011'dekinden dar bir alana yayıldığını gösterip depremin 1896 ve 1933 türünden olabileceğini söyler.

Tuz ocakları ve yeni tarlalar

Kayıtlar yardımın nasıl başladığını da gösterir. Miyako'da Komoto Sukebei hasarı gezip Morioka'ya rapor eder; aileler kayıplarıyla orantılı nakit yardım alır. Kıyı mühendisi Nobuo Shuto bunu bölgedeki ilk kamu yardımı kaydı olarak gösterir. 1615'te Nanbu beyi Toshinao Miyako'ya gelir, otuz gün kadar kalır, şehrin sokaklarını kendisi planlar ve Kuwagasaki'yi Morioka'nın dış limanı olarak açar.

Sendai ovasında sorun tuzdur. Denizin bastığı tarlalarda yaklaşık on yıl pirinç yetişmez; Natori bölgesinin köylüleri vergi için Sendai yönetimine dilekçe verir. Masamune, harap topraklara yerleşip onları açmak isteyenleri teşvik eder; iç kesimden kıyıya göçen aileler olur.

Teizan Kanalı
Teizan Kanalı'nın Tagajō'daki bölümü, 2013. Fotoğraf depremden yüzyıllar sonraya aittir. Fotoğraf: Breakover · CC0, Wikimedia Commons (Teizan Canal at Tagajo, Miyagi, Japan.JPG)

Bu yeniden yapılanmanın öne çıkan adı Kawamura Magobei'dir. Masamune'nin hizmetine girmiş bu mühendis, Natori ve Abukuma ırmakları arasında bugün Teizan Kanalı'nın parçası olan Kibiki kanalını açar. Ebina'ya göre Sendai'ye Akō usulü tuz üretimini getiren de odur: kıyıya uzun setler kurdurup büyük kazanlarda tuz kaynatır. Bugün Miyagi kıyısındaki "kama" (kazan) ile biten yer adlarının bu ocaklardan kaldığı anlatılır. Oğlu da deniz zararından korumak için tarlaların önüne binlerce çam diker. Tuz, tarımı yapılamayan kıyıya yeni bir iş getirir.

Neyi değiştirdi

Namiwake Tapınağı ve 2011 tsunami alanı haritası
Namiwake Tapınağı'nın yeri ve 2011 tsunamisinin Sendai'de bastığı alan, 2013 tarihli çalışma. 1611 gününe ait değildir. Fotoğraf: Anawat Suppasri, Nobuo Shuto, Fumihiko Imamura, Shunichi Koshimura, Erick Mas, Ahmet Cevdet Yalciner: "Lessons Learned from the 2011 Great East Japan Tsunami: Performance of Tsunami Countermeasures, Coastal Buildings, and Tsunami Evacuation in Japan", Pure and Applied Geophysics, 170, 6-8, (2013), pp. 993–1018, DOI: https://doi.org/10.1007/s00024-012-0511-7, online published on 7 July 2012, here: p. 1015, Figure 32 ("Namiwake Shrine and the inundation area of the 2011 tsunami"), License: Creative Commons Attribution 2.0 Generic (CC BY 2.0). URL of the image file: https://media.springernature.com/original/springer-static/image/art%3A10.1007%2Fs00024-012-0511-7/MediaObjects/24_2012_511_Fig32_HTML.jpg. · CC BY 2.0, Wikimedia Commons (Namiwake Shrine and the inundation area of the 2011 tsunami.jpg)

1611 tsunamisinin asıl etkisi dört yüz yıl sonra anlaşıldı. 11 Mart 2011'de 9,0 büyüklüğündeki Tōhoku depreminin tsunamisi aynı kıyıyı vurdu, yaklaşık 20 bin kişi öldü ya da kayboldu. Felaketten sonra sık sık "bin yılda bir" denildi; bu ifade 869 Jōgan tsunamisine gönderme yapıyordu. Ebina ise 1611 kayıtlarının, kıyıdaki sular altında kalan alanın 2011'dekine benzediğini gösterdiğini savundu ve bu ölçekte felaketlerin "dört yüz yılda bir" diye düşünülmesi gerektiğini söyledi. Sabahın üç sarsıntısı da dikkat çekti: 2011'de de bir saat içinde üç kez çok güçlü sarsıntı oldu.

Ebina, olayın adını da değiştirmeyi önerdi. "Sanriku" adı 1896'dan sonra ortaya çıkmıştı ve Fukushima'daki Sōma kıyısını kapsamıyordu. Önerdiği ad "Keichō Ōshū depremi ve tsunamisi"dir. Vizcaíno'nun raporu da yeniden değer kazandı. Watanabe yıllarca bu rapordaki deprem ve tsunami anlatımlarının tamamının kuşkulu olduğunu yazmıştı; felaketten çıkan köylerin yabancıları ağırlamasını anlaşılmaz bulmuştu. Ebina ve Takahashi raporu İspanya Ulusal Kütüphanesi'ndeki elyazmasından yeniden çevirip Okirai, Imaizumi ve Nakamura için Japon belgeleriyle karşılaştırdı ve çoğunun uyuştuğunu gösterdi. Ebina, 2011'de de yüksekte kalan eski ailelerin kendi kazanlarıyla depremzedelere yemek pişirdiğini hatırlattı.

Bugün

Namiwake Tapınağı
Sendai'deki Namiwake Tapınağı, Nisan 2011. Fotoğraf 2011 tsunamisinden birkaç hafta sonraya aittir; 1611 depremine ait değildir. Fotoğraf: Bachstelze · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Namiwake-jinja shrine at Sendai city.JPG)

Sendai'nin Wakabayashi ilçesinde, kıyıdan yaklaşık 5,5 kilometre içeride Namiwake ("dalgayı bölen") Tapınağı durur. 1702'de kurulan bu Şinto tapınağının adının, bir tsunaminin burada ikiye ayrılıp geri çekilmesinden geldiği anlatılır. Yakındaki Shichigahama'da "Manekimata" adlı bir tepe, kaçanların birbirini "buraya gel" diye el sallayarak çağırmasıyla anılır.

2011'de eski Ōshū ana yolu üzerindeki konak kasabalarının büyük kısmının su almadığı görüldü. Bazı araştırmacılar bunu, 17. yüzyılın başında yolları planlayanların 1611 dalgasından çıkardığı derse bağlıyor. Bilim insanları bugün Sendai ovasında, Kuril adalarında ve Hokkaido kıyısında 1611'in çökellerini aramayı sürdürüyor.

Kaynaklar

  • Yuichi Ebina, "1611 Keichō Ōshū depremi ve tsunamisini yeniden okumak", Keichō tsunamisinin 400. yılı sempozyumu sunumu, Tōhoku Üniversitesi, 2 Aralık 2011 (Vizcaíno raporu çevirisi, Sunpuki ve Senganmatsu tartışması)
  • Yuichi Ebina, "Keichō tsunamisi ve felaketten sonra yeniden yapılanma", Tōhoku Üniversitesi altı ay sonra raporlama toplantısı sunumu, 13 Eylül 2011
  • Nobuo Shuto, "Miyako çevresinde Keichō tsunamisi, hasar ve yeniden yapılanma", sempozyum sunumu, Tōhoku Üniversitesi, 2011
  • Yuichi Ebina, Hirofumi Takahashi, "Vizcaíno raporunda 1611 Keichō Ōshū depremi ve tsunamisinin anlatımı", Rekishi Jishin (Tarihî Depremler) 29, 2014 (özet)
  • Tōhoku Üniversitesi, 17. yüzyıl depremi ve tsunamisini yeniden ele alan sempozyum haberi (IRIDeS), 2022
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 856
  • Vikipedi (Japonca, İngilizce, Almanca, İspanyolca): 1611 Keichō Sanriku depremi; Sebastián Vizcaíno; Date Masamune (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları