İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Afrika Depremleri

1754 Kahire Depremi: Kataloglardaki Kırk Bin Ölü

Ekim 1754'te Nil Deltası'nda, Tanta yöresinde doğan 6,6 büyüklüğündeki deprem Osmanlı Mısırı'nın başkenti Kahire'yi sarstı; Karafe mezarlıkları ve Bulak limanı en ağır hasarı gördü, binaların üçte ikisi hasarlandı. Kataloglar 40 bin ölü yazıyor, ama şehrin nüfusu 300 binin altındaydı. Memlük beyleri, İstanbul depremiyle karışan tarih ve tartışmalı bir rakamın belgesel anlatımı.

DepremleYasam 12 dk okuma

Ekim 1754, Osmanlı Mısırı. Kahire, imparatorluğun İstanbul'dan sonraki en büyük şehri. Dar sokaklarda çok katlı kiralık evler, Nil kıyısında Bulak limanı, surların dışında Karafe mezarlıkları. Nil Deltası'nda, Tanta yöresinde bir fay kırılıyor. Kataloglara göre şehrin binalarının üçte ikisi hasar görüyor, 40 bin kişi ölüyor. Ama bu rakam, şehrin o günkü nüfusu yanında bakıldığında soru işaretleriyle dolu.

Depremden önce

1754'te Mısır, 1517'den beri Osmanlı eyaletidir. İstanbul'un atadığı vali Baltacızade Mustafa Paşa'dır; 1752'den 1756'ya kadar görevde kalır. Ama ülkeyi fiilen yöneten, Kahire'nin memlük beyleridir. Kazdağlı hizbinin başı İbrahim Kethüda ile Culfiyye hizbinin başı Rıdvan Kethüda, 1748'den beri ülkeyi ortaklaşa yönetir ve yıllardır süren hizip kavgalarını bir süreliğine yatıştırmışlardır.

İbrahim Kethüda'nın memlük hanesinde yükselen genç bir adam vardır: Ali. 1753 ya da 1754'te hac kervanının başındaki emîrü'l-hac görevindedir; çölde bedevilere karşı yaptığı baskınlarla Türkçe "Bulut Kapan" lakabını alır. Hacdan dönünce bey olacak, yıllar sonra Mısır'ı İstanbul'dan koparmaya kalkan Ali Bey el-Kebir olarak tarihe geçecektir.

Kahire'de ahşap kafesli pencereleri olan eski bir ev
Kahire'de meşrebiyeli eski bir ev; Frank Mason Good'un 19. yüzyılda çektiği fotoğraf. Depremden yaklaşık bir asır sonraya aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Good, Frank Mason, 1839-1928, photographer · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Egypt - Cairo - old house and masharabieh LCCN2004669805.jpg)

Kahire, Memlük döneminin zirvesindeki kalabalığını çoktan yitirmiştir. 1798'de Fransızlar şehre girdiğinde nüfus 300 binin altındadır; bu, 14. yüzyıl ortasındaki en kalabalık döneminden yüzde 40 daha azdır. Şehir Kale'nin çevresinden güneye ve batıya doğru yayılmıştır. Halkın önemli bir kısmı, Memlük döneminden kalma bir konut biçimi olan "rab" denilen çok katlı kiralık yapılarda oturur; daireler çoğu zaman iki üç kat üst üste binen birimlerdir.

Nil'in batıya kayması, 15. yüzyılda doğu kıyısında yeni bir toprak açmıştır. Orada kurulan Bulak, şehrin ana limanıdır: tüccar hanları, camiler, tüccar evleri. Surların dışında, Mukattam tepelerinin altında ise Kahire'nin büyük mezarlıkları, Karafe uzanır.

Şehir depremi tanır. 8 Ağustos 1303'te Girit ile Rodos arasında kırılan büyük deprem Kahire'de pek çok caminin minaresini devirmiş, Büyük Piramit'in beyaz kireçtaşı kaplamasının büyük kısmını yerinden oynatmıştır. Ama o deprem uzaktan gelmiştir. 1754'teki ise Mısır'ın kendi toprağının altında doğacaktır.

Uzaktan gelen haber: İstanbul, 2 Eylül

O sonbahar, imparatorluğun başka ucunda da yer sallanır. 2 Eylül 1754 akşamı saat dokuzu biraz geçe İstanbul'da güçlü bir deprem olur. Şehirdeki İskoç hekim Mordach Mackenzie bir mektubunda pek çok binanın hasar gördüğünü ya da yıkıldığını anlatır. Ölü sayısı için kulağına gelen rakamları sıralar: kimi 2 bin der, kimi 900, kimi 60. Kendisi, gördüklerine bakarak en düşük rakamın gerçeğe daha yakın olduğunu yazar.

Bu not, Kahire depremini anlamak için de önemlidir. Birincisi, 18. yüzyılda bir felaketin ölü sayısı, şehrin içinde bile ağızdan ağıza büyür. İkincisi, bazı tarihçiler Kahire depremini yanlışlıkla 2 Eylül 1754 tarihiyle anar; Anadolu'yu ve İstanbul'u sarsan bu ayrı depremle karıştırırlar. NOAA'nın kataloğu iki olayı ayrı tutar: 2 Eylül depremi İstanbul, İzmit, Edirne ve Küçük Asya'nın bir kısmını etkiler; Kahire'deki deprem başka bir zamanda, başka bir fayda olur.

Ekim 1754: Delta sarsılıyor

Bugünkü kataloglar Kahire depremini 18 Ekim 1754 olarak verir. NOAA'nın kaydı daha temkinlidir ve tarihi "Eylül-Ekim 1754" diye yazar. Saati bilinmez; kaynaklarda depremin gece mi gündüz mü olduğuna dair bir kayıt bu yazıda kullanılan kataloglarda geçmez.

Depremin merkezi, NOAA'ya göre Aşağı Mısır'da, Tanta yöresidir. Tanta, Kahire ile İskenderiye arasında, Kahire'nin yaklaşık 94 kilometre kuzeyinde, Delta'nın ortasında bir şehirdir. Yunan deprem bilimci Nicholas Ambraseys, depremin hissedildiği alanın büyüklüğünden yola çıkarak büyüklüğü 6,6 olarak hesaplar ve en yüksek şiddeti VII ile IX arasında, yani "çok güçlü" ile "yıkıcı" arasında verir.

Sarsıntı yaklaşık 150 bin kilometrekarelik bir alanda hissedilir. İskenderiye'de de hissedilmiş olabilir, ama orada hasar kaydı yoktur. Merkezden yaklaşık yüz kilometre uzaktaki Kahire ise depremin asıl yükünü taşıyan şehir olur.

Karafe'den Bulak'a

NOAA'nın Ambraseys'e dayanan kaydı, hasarın en ağır olduğu üç yeri sayar: Karafe, Bulak ve "yeni Kahire". Bu semtlerde pek çok ev yıkılır ve büyük can kaybı olur. Kayda göre Kahire'deki binaların üçte ikisi hasar görür, binlerce kişi ölür.

İki ayrıntı dikkat ister. Birincisi, İngilizce ve Arapça Vikipedi bu kaydı "binaların üçte ikisi yıkıldı" diye aktarır; NOAA'nın metni ise "hasar gördü" der. Hasar görmekle yıkılmak aynı şey değildir. İkincisi, Vikipedi "yeni Kahire"yi bugünkü Yeni Kahire semtiyle eşleştirir. Oysa Yeni Kahire, 20. yüzyılın sonunda çölde kurulan uydu kentlerden biridir; 1754'te orada şehir yoktur. 18. yüzyıl kaydındaki "yeni Kahire" büyük olasılıkla eski Fustat'a göre "yeni" sayılan surlu Kahire'yi anlatır; ama bu bir yorumdur, kaynak bunu açıklamaz.

Havadan Kahire'nin kubbeli türbelerle dolu mezarlık alanı
Kahire'nin Karafe mezarlıkları (Ölüler Şehri), Eduard Spelterini'nin balondan çektiği fotoğraf. Depremden çok sonraya aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Eduard Spelterini · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Spelterini Cairo Necropolis.jpg)

Karafe, adını erken İslam döneminde Fustat'ta toprağı olan bir Yemen kabilesinden alır. Yüzyıllar boyunca hem sıradan Kahirelilerin mezarlarını hem de sultanların, emirlerin türbelerini barındırmıştır. Bulak ise limandır: Nil'in çekilmesiyle açılan kıyı toprağı üstüne kurulmuş hanlar, camiler ve tüccar evleri. Kayıtlar, bu iki uç noktanın, mezarlıkla limanın, sarsıntıyı en ağır yaşayan yerler arasında olduğunu söyler.

Kayıtta şehrin çok dışından bir not da vardır. NOAA kaydına göre aynı dönemde Sina'daki Azize Katerina Manastırı'nın surlarının onarılması gerekir. Bu onarımın doğrudan 1754 depremine bağlı olup olmadığı kesin değildir; kayıt yalnızca "bu sıralarda" der.

Kırk bin ölü sorusu

Kahire depremi, deprem kataloglarında 40 bin ölüyle geçer. NOAA bu rakamı verir, ama aynı kayıtta bazı kaynakların rakamı sorguladığını da not eder. İngilizce Vikipedi de ölü sayısının tartışmalı olduğunu yazar.

Rakamı şehrin nüfusuyla yan yana koymak gerekir. 1798'de Kahire'nin nüfusu 300 binin altındadır. Bu yazıda kullanılan kaynaklarda 1754 için ayrı bir nüfus rakamı yoktur; 1798 rakamı en yakın ölçüdür. 40 bin ölü, şehirde yaşayan her yedi ya da sekiz kişiden birinin ölmesi demektir. Bu, Kahire'nin hafızasında büyük bir iz bırakması gereken bir kayıptır; oysa bu yazıda kullanılan siyasi tarih özetleri, örneğin Ali Bey'in hayatını ve 1754-1755 olaylarını anlatanlar, depremden hiç söz etmez.

Öte yandan rakamı bütünüyle reddetmek de kolay değildir. NOAA'nın kaydı, yumuşak toprak üstünde, dayanıksız yapılarla dolu kalabalık bir şehrin altında olan sığ, 6 büyüklüğünde bir depremin "muazzam hasar" yaratabileceğini hatırlatır. 1992'de Kahire'nin 35 kilometre güneyinde, Dahşur'da olan 5,8-5,9 büyüklüğündeki deprem, betonarme çağında bile 561 kişinin ölümüne yol açmış, 129 bin konutu etkilemiştir.

İstanbul'daki 2 Eylül depremi için Mackenzie'nin duyduğu rakamlar 60 ile 2 bin arasında oynar. Kahire için de benzer bir büyüme yaşanmış olabilir. Bu yazı iki rakamı birlikte okur: kataloğun verdiği 40 bin ve bu rakamın şehrin nüfusuna oranla şüphe uyandıran büyüklüğü. Gerçek kayıp, binlerle ifade edilen ağır bir sayıdır; 40 binin kesinliği ise kanıtlanmış değildir.

Kronikler ve kataloglar

Bu depremi bugün bilmemizi sağlayan, 20. yüzyılın sonunda yapılan derlemelerdir. Nicholas Ambraseys ve Robert D. Adams'ın 1994'te yayımlanan "The Seismicity of Egypt, Arabia and the Red Sea" kitabı, Mısır'ın tarihî depremlerini Osmanlı, Arap ve Avrupa kaynaklarından toplar. NOAA'nın kaydı da bu çalışmaya dayanır.

Kahire'nin 18. yüzyıl tarihini yazan en ünlü kişi Abdurrahman el-Cabertî'dir. Ama 1754'te el-Cabertî henüz bebektir; 1753'te doğmuştur. Büyük eseri Acâibü'l-Âsâr, Mısır tarihini 1688'den 1821'e kadar anlatır. Eserin 1770'lerden önceki kısmı, kendi gözlemlerinden değil, daha önceki kroniklerden ve duyduklarından derlenmiştir. Dönemin bir başka kroniği, Ahmed ed-Demirdâşî'nin Mısır tarihi ise 1688'den 1755'e kadar uzanır; yani depremin yılını da kapsar.

Bu yazı için bu kroniklerin depremle ilgili özgün satırlarına doğrudan ulaşılamamıştır. Bu yüzden onlardan alıntı yapılmaz; hasar ve kayıp bilgisi, bu kaynakları derleyen deprem kataloglarından aktarılır. Tarihin, ölü sayısının ve hasarın yeri tartışmalıysa, bunun bir nedeni de budur: Elimizdeki rakam, birkaç el değiştirmiş bir rakamdır.

Yıkıntıdan sonra

Deprem, Mısır'ın siyasi hayatında hızlı değişimlerin yaşandığı bir döneme denk gelir. Kasım 1754'te, depremden birkaç hafta sonra, ülkeyi altı yıldır ortaklaşa yöneten İbrahim Kethüda ölür. Kazdağlı hizbinin başına Abdurrahman Kethüda geçer; Rıdvan Kethüda şeyhülbeled olur. Rıdvan, Mayıs 1755'te devrilir; Ekim'de Osman Bey el-Circâvî şeyhülbeled olur, Abdurrahman Kethüda siyasetten büyük ölçüde çekilir.

13 Aralık 1754'te İstanbul'da Sultan I. Mahmud cuma namazından dönerken atının üstünde fenalaşır ve aynı gün ölür. Tahta kardeşi III. Osman çıkar. Yani Kahire, yıkıntılarıyla birlikte, hem İstanbul'da hem kendi içinde yönetimin el değiştirdiği bir kışa girer.

Abdurrahman Kethüda, şehrin en büyük yapı hamisidir. 1744'te Muizz Caddesi'nde yaptırdığı sebil ve sıbyan mektebi bugün de ayaktadır. Ezher Camii'ni genişletir. Kaynaklar onun Kalavun Camii'nin kubbesini "Mısır'daki bir depremden sonra" yeniden yaptırdığını yazar; ama hangi deprem olduğunu söylemez. Bu onarımın 1754 depremiyle ilgisi olabilir, kesin değildir.

Neyi değiştirdi

Mısır, deprem denince akla gelen bir ülke değildir; tehlikenin en yüksek olduğu yer, Süveyş Körfezi'nin güney ucu, Kızıldeniz'in kuzeyi ve Akabe Körfezi'dir. Ama Kahire de dağınık bir fay kuşağının üstündedir. Bu kuşak, Süveyş yarığındaki açılmayı Nil Deltası'nın altındaki Menzele yarığına aktarır.

1754'ün asıl dersi, büyüklükten çok yerleşimle ilgilidir. 6,6 büyüklük, dünya ölçeğinde orta boy bir depremdir. Kahire'de bu kadar büyük hasar yaratmasının nedeni, sığ odak, yumuşak toprak ve sıkışık, dayanıksız evlerdir. Aynı ders 1992'de yeniden yaşanır. 1992 depremi, 1847'den bu yana Mısır'ı en ağır etkileyen deprem olarak anılır; o da büyüklüğüne göre alışılmadık ölçüde yıkıcıdır.

Tarihçiler için 1754 depremi bir kaynak dersidir de. Tarih karışıklığı, "hasar gördü" ile "yıkıldı" arasındaki fark ve 40 bin ölü rakamı, yüzyıllar önce yazılmış bir notun kataloglara, oradan da internete nasıl dönüşerek geçtiğini gösterir.

Bugün

Karafe mezarlıkları, "Ölüler Şehri" adıyla bugün de Kale'nin kuzeyinden ve güneyinden uzanır; 1979'dan beri UNESCO'nun Tarihî Kahire listesindedir. Mezarlarda ve türbelerde yaşayan aileler hâlâ vardır. 2020'den beri Mısır hükümeti yeni otoyollar için bazı tarihî mezarları yıkmaktadır; yerel halk ve koruma uzmanları buna itiraz etmektedir.

Kahire'de Abdurrahman Kethüda sebili
Abdurrahman Kethüda'nın 1744'te Muizz Caddesi'nde yaptırdığı sebil ve sıbyan mektebi, 2010. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Berthold Werner · CC BY 3.0, Wikimedia Commons (Kairo Sabil Kuttab of Katkhuda BW 1.jpg)

Bulak artık liman değildir. Nil kıyısına yapılan sahil yolundan sonra iskele işlevini yitirmiş, Dışişleri Bakanlığı'nın, Maspero televizyon binasının ve Al-Ahram gazetesinin bulunduğu bir semte dönüşmüştür. Abdurrahman Kethüda'nın Muizz Caddesi'ndeki sebili, iki katlı cephesiyle, depremden on yıl önce yapılmış ve depremi atlatmış bir yapı olarak ayaktadır.

Kahire bugün milyonlarca insanın yaşadığı bir metropoldür. 1754'ün yıkıntılarından geriye bir anıt kalmamıştır; geriye kalan, birkaç satırlık kayıtlar ve hâlâ tartışılan bir rakamdır. Şehrin 1992'deki depremi ayrı bir yazının konusudur.

Kaynaklar

  • Ambraseys, N. N. ve Adams, R. D. (1994). The Seismicity of Egypt, Arabia and the Red Sea: A Historical Review. Cambridge University Press (NOAA ve Vikipedi aracılığıyla).
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 1329 (Kahire, Eylül-Ekim 1754)
  • Vikipedi (İngilizce ve Arapça), 1754 Cairo earthquake (başlangıç kaynağı)
  • Vikipedi (İngilizce), 1754 (Mordach Mackenzie'nin İstanbul depremi mektubu), Mahmud I, Ali Bey al-Kabir, List of Ottoman governors of Egypt
  • Vikipedi (İngilizce), Abd al-Rahman al-Jabarti; Sabil-Kuttab of Abd al-Rahman Katkhuda; Cairo; Bulaq; Cairo Necropolis; Tanta
  • Vikipedi (İngilizce), 1303 Crete earthquake; 1992 Cairo earthquake; List of earthquakes in Egypt
  • Damurdashi, A. D. (1991). Al-Damurdashi's Chronicle of Egypt, 1688-1755. Brill (künye bilgisi; depremle ilgili satırlar bu yazıda kullanılmadı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları