Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri
1158 Suriye-Malatya Depremi: Kataloglarda Doğan Bir Deprem
1156-1159 yıllarında Kuzey Suriye'yi iki buçuk yıl boyunca sarsan deprem fırtınasının son yılları: Hama'da yeniden yıkılan evler, Şam'a kuzeyden gelen belirsiz haberler, Cebele'de 2 bin ölüyü yazan tek kronik. NOAA'nın Malatya merkezli 20 bin ölülü 1158 kaydı, Süryani Mihail ile Bar Hebraeus'un takvimleri ve Tudelalı Benjamin'in rakamlarıyla birlikte kaynağına kadar izleniyor.
1158. Kuzey Suriye iki yıldır sallanıyor. Hama ve Şeyzer bir önceki yaz yerle bir olmuş, Halep halkı defalarca kırlara kaçmış; ama yer durulmuyor. Uluslararası deprem kataloglarında bu yıla ait bir kayıt var: Malatya'dan Antakya'ya, Şam'dan Trablus'a uzanan bir yıkım ve 20 bin ölü. Kayıt eski kroniklere dayanıyor, ama izi sürüldükçe sorular çoğalıyor. Bu yazı, 1156-1159 deprem fırtınasının son iki yılını ve "1158 depremi"nin nasıl doğduğunu anlatıyor.
Depremden önce: Malatya ve Suriye

12. yüzyılın ortasında Malatya, Fırat'ın batısında, Anadolu'yu Suriye'ye ve Cezire'ye bağlayan yolların üzerinde bir sınır şehridir. Şehir 1101'den beri Danişmendlilerin elindedir; Danişmendliler ile Anadolu Selçuklu Sultanlığı şehir için sık sık çatışır ve Selçuklular tam denetimi ancak 1177'de kurar. Malatya aynı zamanda Süryani Ortodoks Kilisesi'nin önemli merkezlerinden biridir; patrikliğin uzun süre makamı olan Mor Barsavma Manastırı şehrin yakınındadır.
Bu manastırda, 1126'da Malatya'da doğmuş genç bir rahip yetişir: Mihail. Otuz yaşına gelmeden manastırın başrahibi olur ve bu görevi yaklaşık on yıl sürdürür. 1166'da Antakya Süryani Ortodoks patriği seçilecek, Süryanice yazılmış ve günümüze ulaşmış en büyük tarih kitabının, Süryani Mihail Vakayinamesi'nin yazarı olacaktır. 1158 depreminin hikâyesi, bir bakıma bu kitabın sayfalarında başlar.
Güneyde, Suriye'de güç Zengi hükümdarı Nureddin Mahmud'un elindedir. Halep'ten sonra 1154'te Şam'ı da almış, Antakya Prinkepsliği ve öteki Haçlı devletleriyle savaş hâlindedir. Antakya'yı ise 1153'te Prenses Konstans'la evlenen Fransız şövalye Châtillonlu Renaud yönetir. Bölge 1138 Halep depremini unutmamıştır; yirmi yıl dolmadan yer yeniden sallanacaktır.
Hiç bitmeyen deprem
Sarsıntılar 1156 sonbaharında başlar. Şam'da yaşayan tarihçi İbnü'l-Kalânisî, her sarsıntıyı gün gün kaydeder: 27 Eylül 1156 gecesi büyük bir deprem, 13 Ekim'de gün boyu yaklaşık 40 sarsıntı, 9 Aralık'ta Halep'te çöken evler, Nisan ve Temmuz 1157'de Hama, Şeyzer, Kefertab ve Apamea'dan gelen yeni yıkım haberleri.
Fırtınanın doruğu Ağustos 1157'dir. 12 Ağustos'ta başlayan ve eylül başına kadar süren sarsıntılar Hama'yı ve Şeyzer kalesini yıkar; Münkızoğulları ailesi bir sünnet şöleni sırasında kalenin altında kalır. Bu felaketin ayrıntılı hikâyesi sitemizde ayrı bir yazının, 1157 Suriye depremlerinin konusudur. Ama deprem ağustosla bitmez. İtalyan tarihsel deprem araştırmacıları Emanuela Guidoboni ve Alberto Comastri'ye göre dizi Eylül 1156'nın sonundan Mayıs 1159'un sonuna kadar, iki buçuk yılı aşkın bir süre boyunca aynı bölgeyi döver.
30 Ekim 1157: Onarılanlar yeniden yıkılıyor
Hama'nın enkazı daha kaldırılmadan, Ramazan ayının 24'ünde, yani 30 Ekim 1157'de, yeni ve şiddetli bir sarsıntı gelir. İbnü'l-Kalânisî'ye ulaşan haberlere göre Halep'te evlerin ve surların büyük bir kısmı parçalanır, halk yine şehri terk eder. Hama ve çevresinde günlerce şiddetli sarsıntılar sürer; depremden sonra onarılan yapılar bir kez daha yıkılır.
Şam'da da sarsıntı güçlü hissedilir. İbnü'l-Kalânisî, depremin insanlara korku ve zarar verdiğini, üstelik herkesin Suriye'nin başına gelenleri bildiği için korkunun daha da büyüdüğünü yazar. Sarsıntılar zamanla zayıflar. İngiliz sismolog Nicholas Ambraseys bu depremi büyük olasılıkla yerel bir artçı olarak değerlendirir.
Kış boyunca Şam'da yer durmaz: 14 Kasım'da panik yaratan bir sarsıntı, aralık ortasında iki, aralık sonunda bir gecede altı sarsıntı, 1158'in ilk günlerinde yeni şoklar.
1158: Haberler kuzeyden geliyor
1158 baharında Şam'a kuzeyden yine kötü bir haber ulaşır. İbnü'l-Kalânisî, Rebiülevvel ayının 15'inde, yani nisan ortasında, Halep'te bir deprem olduğunu, binaları yıktığını, surlara ve kaleye zarar verdiğini öğrendiklerini yazar. Ambraseys bu kaydı kuşkuyla karşılar: haberin tek kaynağı İbnü'l-Kalânisî'dir, Halep Şam'a ana yoldan 350 kilometre uzaktır ve olay büyük olasılıkla sahte bir kayıttır.
Aynı ay, 24 Nisan'da, Şam'da bir sarsıntı hissedilir; tarihçi bu kez büyük olasılıkla kendisi tanıktır. Temmuz başında kuzeyden yeni bir depremin haberi gelir; Şam'da hissedilmemiştir. Ambraseys, yıllardır sarsılan Halep ile Hama arasında hafif bir depremin olmuş olabileceğini yazar.
20 Ağustos 1158'de, öğle namazı sırasında, Şam halkını büyük korkuya düşüren bir sarsıntı olur; ertesi gün aynı saatte bir tane daha. Bir yüzyıl sonra yazan Ebu Şâme aynı iki sarsıntıyı sabah ezanı vaktine koyar. Ambraseys, ikisinin aynı olaylardan söz ettiğini, olayları yaşayan İbnü'l-Kalânisî'nin daha güvenilir olduğunu düşünür.
Okunabilen kayıtlarda 1158 yılına ait ne Malatya'da ne Antakya'da bir yıkım vardır. Bu yılın depremleri, en ayrıntılı çağdaş tanığa göre Şam'da hissedilen sarsıntılar ve kuzeyden gelen belirsiz haberlerdir.
Yıkıntıların arasında savaş
Deprem, savaşan tarafların hesaplarını da değiştirir. 1157 sonbaharında Kudüs Kralı III. Baudouin, Flandre Kontu Thierry'nin ordusunun bölgede bulunmasından ve Kuzey Suriye'deki kasabaların çoğunu yıkan depremden yararlanarak Asi vadisine girer. Renaud da orduya katılır. Haçlılar Şeyzer'i kuşatır ama kalenin kime verileceğinde anlaşamaz ve çekilir.
Ardından Halep'le Antakya arasındaki yolun üzerinde duran Harim kalesine yürürler. Nureddin'in 1149-1150'de aldığı kale, Şubat 1158'de yeniden Haçlıların eline geçer. Halep'in batısındaki bu kale, 1138 depreminde de yıkılmıştı.
Aynı yılın sonunda bölgeye bir başka güç gelir. Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos, Aralık 1158'de beklenmedik biçimde Kilikya'ya girer. 1156'da Bizans'ın Kıbrıs adasını yağmalamış olan Renaud, karşı koyamayacağını anlar ve Misis'teki (Mamistra) imparatorluk çadırına yalınayak, başı açık giderek affını diler. Tarihçi Surlu Guillaume, bu sahnede Latin dünyasının şanının utanca düştüğünü yazar.
1159: Son sarsıntılar
Manuel, 12 Nisan 1159'da büyük bir törenle Antakya'ya girer; Renaud imparatorun atının dizginini tutar. O gece Şam'da uyuyanları dört sarsıntı uyandırır; İbnü'l-Kalânisî bu yıl da sarsıntıları yazmayı sürdürür: 23 Ocak 1159 şafağında bir deprem ve iki hafif artçı; 12'yi 13 Nisan'a bağlayan gecenin dört sarsıntısı; 8 Mayıs'ta, şiddetli bir rüzgârın estiği gecenin sonunda, tarihçinin "dayanılmaz derecede şiddetli" dediği iki sarsıntı.
Bu sarsıntıların hiçbiri için bir hasar kaydı yoktur. Guidoboni ve Comastri'ye göre deprem fırtınası Mayıs 1159'un sonunda sona erer. Kimi çalışmalar son sarsıntıyı haziran başına koyar.

Bu yıla ait tek bir yıkım haberi vardır ve tek bir kaynaktan gelir. 1234 yılına kadar gelen anonim Süryani kroniği, Seleukos takviminin 1470 yılında (Ekim 1158 ile Eylül 1159 arası) şiddetli bir depremin kıyıdaki Cebele'yi yıktığını ve orada yaklaşık 2 bin kişinin "boğulduğunu" yazar. Ambraseys bu kaydı büyük olasılıkla 12 Ağustos 1157 depreminin tekrarı sayar: o kadar büyük bir yıkımı başka hiçbir kaynak anmaz. Williams'a göre aynı kronik Hama ve Şeyzer yıkımını da yanlış yıla, iki yıl sonrasına yazmıştır.
Süryani kronikleri ve kayan tarihler

"1158 depremi"nin asıl kaynağı, Süryani tarihçilerin kullandığı takvimdir. Süryani Mihail, Hama'nın ve Şeyzer'in yıkıldığı depremleri Seleukos takviminin 1469 yılına yazar. Bu yıl, 1 Ekim 1157 ile 30 Eylül 1158 arasına denk gelir. Yani Mihail'in anlattığı yıkım, takvim çevrildiğinde kolayca "1158"e düşer. Oysa anlattıkları, Ağustos 1157'de ve öncesinde olan olaylardır: Hama'da kalenin ve evlerin halkın üzerine çökmesi, Şeyzer'de yalnız bir kadınla bir hadımın kurtulması, Halep'te halkın günlerce şehir dışında kalması ve yalnızca 500 kişinin ölmesi, Antakya ile Trablus'un büyük kısmının yıkılması.
Mihail'den bir yüzyıl sonra yazan ve yine bir Malatyalı olan Bar Hebraeus (Ebü'l-Ferec) aynı anlatımı kendi kroniğine alır. Bu kez çift tarih verir: Seleukos takviminin 1469'u ve Hicri 552. Kitabın İngilizce çevirisinde ilki 1158, ikincisi 1157 olarak açıklanır. Aynı paragrafta iki ayrı yıl yan yana durur.
Deprem araştırmacısı Jefferson Williams, Ölü Deniz deprem kataloğunda Mihail'in tarihini "biraz geç" bulur ve olayların büyük olasılıkla bir önceki yıla ait olduğunu yazar. 1234 kroniği ise aynı yıkımı Seleukos takviminin 1470 yılına yazarak tarihi iki yıl kaydırır. Guidoboni ve Comastri'nin derlediği eski kataloglarda bu yüzden aynı deprem dizisi için 1152'den 1160'a kadar farklı tarihler görülür. Araştırmacılara göre bu kaymalar, bazı durumlarda gerçekte hiç olmamış "sahte" depremlerin kataloglara girmesine yol açmıştır.
Malatya nereden çıktı?
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'nin (NOAA) önemli depremler veritabanında bu olay "1158, Suriye: Malatya, Şam; Lübnan; Türkiye: Antakya" adıyla kayıtlıdır. Kaydın koordinatları Malatya'yı gösterir. Açıklama kısmında, eski kataloglardan aktarılan bir not yer alır: deprem Malatya'da kuzeyden güneye doğru hissedilmiş, 20 bin kişi ölmüş, Antakya, Trablus, Şam, Halep ve başka pek çok şehir yıkılmıştır. Aynı notta, başka yazarların 1159 ve 1160 tarihlerini verdiği de belirtilir.
Okunabilen çağdaş kaynakların hiçbirinde Malatya'nın bu depremlerde yıkıldığına ya da hasar gördüğüne dair bir kayıt bulunmuyor. İbnü'l-Kalânisî'nin uzun listesi, Mihail'in ve Bar Hebraeus'un anlatımları, İbnü'l-Esîr, İbnü'l-Cevzî ve Kemaleddin'in sıraladığı yerler Halep, Hama, Humus, Şeyzer, Kefertab, Apamea, Lazkiye, Trablus ve Antakya çevresinde toplanır. Guidoboni ve Comastri de etkilenen bölgeyi bugünkü kuzeybatı Suriye, Kuzey Lübnan ve Antakya çevresi olarak tanımlar.
Malatya adının kayda nasıl girdiği bilinmiyor. Kataloğun dayandığı 19. yüzyıl derlemelerinin kaynağı açıkça izlenemiyor. Akla gelen bir olasılık, depremi anlatan iki Süryani tarihçinin, Mihail'in ve Bar Hebraeus'un, Malatya'yla özdeşleşmiş adlar olmasıdır; ama bunu doğrulayan bir belge yok. Bu yüzden bu yazıda, Malatya'nın 1158'de yıkıldığı bilgisi doğrulanmış bir olay olarak değil, kataloglarda dolaşan, kaynağı belirsiz bir kayıt olarak anılıyor.
20 bin ölü rakamı
NOAA kaydındaki 20 bin rakamı da benzer bir soru işareti taşır. Bu yıllarda bölgeden geçen Yahudi gezgin Tudelalı Benjamin iki deprem anlatır. Birincisinde, Trablus'ta "geçmiş yıllarda" evlerin ve surların halkın üzerine yıkıldığını, İsrail diyarında büyük yıkım olduğunu ve 20 binden fazla kişinin öldüğünü yazar. İkincisinde Hama'da bir günde 25 bin kişinin öldüğünü, şehirdeki yaklaşık 200 Yahudiden yalnızca 70'inin kurtulduğunu duyar. Ambraseys, Trablus anlatısının büyük olasılıkla 1170 depremine ait olduğunu düşünür. Williams ise iki anlatının da 1157 ya da 1170 depremlerine işaret edebileceğini yazar.
Öteki rakamlar da birbirini tutmaz. Bağdatlı İbnü'l-Cevzî Halep'te 100, Süryani Mihail 500 ölüden söz eder. 1234 kroniği yalnız Şeyzer'de 40 bin kişinin öldüğünü yazar; Ambraseys bunu kaba bir abartı sayar. Müslüman kaynakların Antakya'nın büyük kısmının yıkıldığı, halkının çoğunun öldüğü yönündeki ifadelerine de kuşkuyla bakar. Ona göre Antakya şehri, kaynakların ima ettiğinden çok daha az etkilenmiştir; bu ifadeler büyük olasılıkla şehri değil, yıkılan yerlerin çoğunu içine alan Antakya Prinkepsliği'ni anlatmaktadır.
Kısacası, 1156-1159 dizisinde kaç kişinin öldüğü bilinmiyor. 20 bin, bu belirsiz tablonun tek bir sayıya indirilmiş hâlidir ve hangi depreme, hangi şehre ait olduğu bile kesin değildir.
Neyi değiştirdi
1158 kaydı, tarihsel deprem kataloglarının nasıl katman katman oluştuğunu gösterir. Guidoboni ve Comastri'ye göre bu deprem dizisi, 17. yüzyılın sonundan beri Avrupa kataloglarında yer alır; ama uzun süre tek bir deprem, en fazla birbiriyle ilgisiz iki üç deprem olarak yorumlanmıştır. Farklı yerlerdeki etkiler tek bir depreme bağlandığı için büyüklükler gerçekte olduğundan çok daha yüksek hesaplanmış, etkilenen bölge de olduğundan daha geniş görünmüştür.
Bugünkü araştırmalar diziyi, Ölü Deniz Fay Zonu'nun kuzey kesiminde iki buçuk yıl boyunca aynı bölgeyi döven bir dizi darbe olarak inceler. Ambraseys, Ağustos 1157'deki ana depremin büyüklüğünü 7,2 (artı eksi 0,3) olarak hesaplar ve merkezini Hama yakınına koyar. 1158 ve 1159 yıllarına ait kayıtların çoğu ise bu büyük depremin uzun artçılarıdır.
Dersin bir yanı da yöntemle ilgilidir. Bir kataloğun tek satırı, yüzyıllar boyunca aktarılmış bir notun son hâli olabilir. Araştırmacılar bu yüzden her kaydı en eski tanığına kadar izlemeye, takvimleri yeniden çevirmeye, tek kaynağa dayanan büyük yıkımlara temkinle yaklaşmaya çalışır.
Bugün
Mihail'in ve Bar Hebraeus'un Malatya'sı bugün Battalgazi'dir; Roma döneminden kalan surların kalıntıları ve Selçuklu yapılarıyla eski şehir, 19. yüzyılda bugünkü Malatya'ya taşınmıştır. Malatya, 1158'de değil ama sonraki yüzyıllarda gerçek depremlerle tanıştı: 1893'te bir deprem 1.300 kişinin ölümüne yol açtı. 6 Şubat 2023'te Doğu Anadolu Fayı'nda kırılan depremler şehre kadar uzandı; şehirdeki binaların yüzde 60'ı hasar gördü.

1157'de yıkılan bölgenin kuzeyi, Halep ve İdlib çevresi, aynı 2023 depremlerinde bir kez daha sarsıldı; Antakya ise en ağır yıkımı yaşayan şehirlerden biri oldu. Süryani Mihail'in patrikken başlıca makamı olan Mardin yakınındaki Mor Hananyo (Deyrulzafaran) Manastırı ayakta. Onun 12. yüzyılda kaydettiği depremler, takvim karmaşasıyla birlikte, bugün hâlâ kataloglardan ayıklanmaya çalışılıyor.
Kaynaklar
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt no. 416 (1158, Suriye: Malatya, Şam; Lübnan; Türkiye: Antakya)
- İbnü'l-Kalânisî, Zeyl-u Târîhi Dımaşk (çağdaş Şam kroniği), Ambraseys ile Guidoboni-Comastri'deki çeviri parçalar
- Süryani Mihail, Vakayiname, J.-B. Chabot'nun Fransızca çevirisi (1899-1910), cilt 3, kitap XVIII, bölüm 5
- Bar Hebraeus (Ebü'l-Ferec), Chronography, E. A. W. Budge'ın İngilizce çevirisi (1932)
- Chronicon ad annum 1234 (anonim Süryani kroniği), Ambraseys'teki aktarım
- Tudelalı Benjamin, Seyahatname (Trablus ve Hama anlatıları), Ambraseys ve Williams'taki aktarım
- N. Ambraseys (2009), Earthquakes in the Mediterranean and Middle East, Cambridge University Press (1156-1159 depremleri bölümü)
- E. Guidoboni ve A. Comastri (2005), Catalogue of Earthquakes and Tsunamis in the Mediterranean Area from the 11th to the 15th Century, INGV
- J. Williams, Dead Sea Earthquake Catalog (deadseaquake.info), 1156-1159 Suriye depremleri, özet ve kaynak metin derlemesi
- Vikipedi (İngilizce), Michael the Syrian, Barhebraeus, Malatya, Raynald of Châtillon, Harem (Syria), 2023 Turkey–Syria earthquakes (başlangıç kaynağı)
