İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

2010 Karakoçan Depremi: Kerpiç Damların Altında Kalan Köyler

8 Mart 2010 sabahı 04.32'de Elazığ'ın Karakoçan-Kovancılar arasında olan 6,0 büyüklüğündeki deprem, Okçular ve Yukarı Demirci başta olmak üzere beş köyde kerpiç evleri uyuyanların üstüne yıktı; 41 kişi öldü, ölenlerin yarısı çocuktu. 51'den 41'e düzeltilen ölü sayısı, Kızılay çadırları ve yedi ayda yapılan TOKİ konutları: AFAD raporu ve dönemin gazetelerinden belgesel anlatım.

DepremleYasam 13 dk okuma

7 Mart 2010, pazar gecesi. Elazığ'ın doğusunda, Karakoçan ile Kovancılar arasındaki dağ köylerinde herkes uykuda. Evler kerpiçten, damlar toprak; ıslak geçen kışın suyunu emmiş, ağırlaşmışlar. Saat 04.32'de yer sarsılıyor. Büyük bir şehri yıkacak bir deprem değil bu. Ama Okçular'da, Yukarı Demirci'de damlar uyuyanların üstüne çöküyor. Ölenlerin yarıya yakını çocuk.

Depremden önce

Kovancılar, Elazığ'ın doğusunda, Bingöl sınırına yakın bir ilçedir. Çevresindeki köylerde insanlar hayvancılık ve tarımla geçinir. Okçular'da dönemin haberlerine göre yaklaşık 900 kişi yaşar. Çevrede Yukarı Demirci, Yukarı Kanatlı, Kayalık ve Göçmezler gibi köyler, biraz ötede Karakoçan'a bağlı Başyurt beldesi vardır.

Köy evlerinin çoğu kerpiçtir: güneşte kurutulmuş çamur tuğladan duvarlar, ahşap direklere oturan kalın toprak damlar. 2010 kışı yağışlı geçmiştir. Bölgede çalışan Al Jazeera muhabiri Serpil Karacan, ağır toprak damların o yıl çok su emdiğini aktarır.

Bölge, Doğu Anadolu Fay Zonu'nun Palu-Hazar kesiminin üzerindedir. AFAD'ın ön raporu bu kesimde 1874'te 7,1, hemen komşu Hazar-Sincik kesiminde 1875'te 6,7 ve 1905'te 6,8 büyüklüğünde depremler olduğunu kaydeder. Kovancılar çevresi deprem haritasında birinci ve ikinci derece bölgededir. Yedi yıl önce, 2003'te komşu Bingöl'de olan deprem de köylülerin hafızasındadır.

04.32

2010 Elazığ depremi şiddet haritası
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun 8 Mart 2010 depremi için hazırladığı sarsıntı şiddeti haritası. Fotoğraf: United States Geological Survey · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (March 2010 Turkey earthquake intensity USGS.jpg)

8 Mart pazartesi, saat 04.32. AFAD'ın ön raporuna göre deprem Elazığ'ın yaklaşık 69 kilometre doğusunda, Karakoçan'ın 14 kilometre güneyinde, yalnızca 5 kilometre derinlikte olur. AFAD büyüklüğü 5,8 olarak hesaplar; Kandilli Rasathanesi 6,0, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) 6,1 verir. Merkez üssü olarak Başyurt gösterilir. Sarsıntı Diyarbakır, Tunceli, Bingöl ve Malatya'da da hissedilir.

Köylerde insanlar yataklarındadır. Pek çok evde çocuklar kardeşleriyle, anneleriyle aynı odada uyur. Duvarlar dağılırken toprak damlar içeri çöker. Kurtulanların anlattığına göre kimi zaman ölüm, üstlerine dökülen toprağın altında nefessiz kalarak gelir. Köylerde minareler yıkılır, ahırlarda hayvanlar telef olur.

Yer sallanmayı bırakmaz. Sabah 09.47'de Palu yakınlarında ikinci büyük sarsıntı gelir: AFAD 5,6, başka kaynaklar 5,5 diye yazar. Aynı gün dörtten büyük beş artçı daha olur. AFAD, 8-10 Mart arasında 183 artçı sarsıntı sayar; artçılar kuzeydoğu-güneybatı yönünde yaklaşık 45 kilometrelik bir şeride dizilir.

Karanlıkta enkaz

İlk kurtarıcılar köylülerin kendisidir. Karanlıkta, elleriyle, kürekle toprağı kazarlar. Bir köylü, AP'ye pencereden çıkıp komşularına yardıma koştuğunu, altı cenazeyi kendilerinin çıkardığını anlatır. Yaralılar kamyonetlerle, taksilerle Kovancılar'daki hastaneye taşınır. 72 yaşında bir köylü, sarsıntının kendisini yere fırlattığını söyler.

Elazığ Valisi Muammer Erol kriz merkezi kurar. Kovancılar Kaymakamı Selçuk Aslan da çalışmaların başındadır. Köy yolları ambulans ve kurtarma ekiplerinin rahat geçmesi için kapatılır. Diyarbakır ve Malatya'dan kan merkezleri harekete geçirilir.

Okçular muhtarı Hasan Demirdağ, NTV'ye köyün tamamen yerle bir olduğunu söyler. Bir başka köylünün dış ajanslara anlattığı tablo da aynıdır: her şey yıkılmıştır, yerinde taş kalmamıştır.

Sabah: Yerle bir olan köyler

Gün ağardığında tablo netleşir. Okçular'da 30 kadar ev çökmüştür. Ölüler beş köyden gelir: Okçular, Yukarı Demirci, Kayalık, Yukarı Kanatlı ve Göçmezler. Kovancılar'daki hastaneye ulaştıktan sonra ölenler de vardır.

AFAD'ın ön raporu, bu köylerdeki ölümlerin nedeni olarak kerpiç evlerin ağır hasarını gösterir. Yıkılan evlerin büyük çoğunluğu kerpiç ya da taş yığmadır. Depremin büyüklüğü orta düzeydedir; yıkımı büyüten, evlerin yapılış biçimidir.

Okulların durumu da korkutucudur. Yukarı Demirci'deki köy okulu tamamen yıkılmıştır. Okçular'daki öğretmen lojmanı ağır hasar görmüştür. Tabanözü köyündeki dört okul binası ise deprem riski yüzünden beş yıldır kullanılmamaktadır; köyün 40 öğrencisi komşu Bayramyazı köyündeki okula taşınmaktadır. Deprem sabaha karşı geldiği için sınıflar boştur.

Ölü sayısı: 57, 51, 41

İlk gün rakamlar birbirini tutmaz. Yabancı ajanslar 57 ölüden söz eder. Sağlık Bakanı Recep Akdağ bölgede 51 kişinin öldüğünü açıklar; gazeteler köy köy listeler yayımlar.

10 Mart'a gelindiğinde Elazığ Valiliği rakamı düzeltir: ölü sayısı 51 değil, 41'dir. Valiliğin açıklamasına göre adlar yakınlardan ya da muhtarlardan alınırken karışıklık olmuş; ölenlerden dokuzu resmî nikâhlı olmadığı için iki kez sayılmış, biri de adını değiştirdiği için listeye iki kez girmiştir. Valiliğin dökümüne göre ölenlerin 10'u kız, 10'u erkek çocuk, 7'si kadın, 14'ü erkektir. En ağır kayıp Okçular'dadır: 19 ölü. Yukarı Demirci'de 13, Kayalık, Yukarı Kanatlı ve Göçmezler'de üçer kişi ölmüştür.

Sonraki aylarda resmî rakam bir kez daha değişir. Başbakan Erdoğan kasımda yaptığı konuşmada 42 ölü ve 137 yaralıdan söz eder; USGS ve ODTÜ ekiplerinin raporu da 42 ölü, 137 yaralı verir. Bu yazıda iki rakam birlikte anılır: valiliğin isim isim düzelttiği 41 ve hükümetin sonraki açıklamalarındaki 42.

Devlet bölgede

Deprem günü Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve başka bakanlar bölgeye gelir. Kızılay ilk anda 20 kişilik bir ekiple 250 çadır, bin battaniye ve bir seyyar mutfak gönderir. Ambulans helikopterleri, prefabrik evler ve mobil mutfaklar yola çıkarılır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ilk açıklamasında ölümlerin sorumlusu olarak kerpiç evleri gösterir ve hükümetin konut idaresi TOKİ'nin bölgeye depreme dayanıklı evler yapacağını söyler. Artçılar sürerken insanların hasarlı evlere girmemesini ister.

Erdoğan 11 Mart'ta Okçular'a gelir. Kızılay çadırında, kurtarma ve yardım çalışmalarını yöneten 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Korkut Özarslan'a sarılıp teşekkür eder. Yıkılan evlerin yerine yapılacak konutların Ramazan Bayramı'ndan önce teslim edileceği sözünü verir. Çocukların kendisinden istediği pamuk şekerler ertesi gün köye gönderilir.

12 Mart'ta Korgeneral Özarslan Yukarı Kanatlı ve Yalnızçam köylerini gezer, o akşamdan itibaren sıcak yemek dağıtılmasını emreder. Gazetecilerin Başbakan'la kucaklaşmasına ilişkin sorularına "Asker olarak görevlerimizi yapmaya devam ediyoruz" demekle yetinir (DHA, Hürriyet). Aynı gün Elazığ Sağlık Müdürlüğü köy çeşmelerine uyarı levhaları asar: depremden sonra alınan numunelerde sular bulanık akmakta, bakteri üremektedir.

Okçular'da bir yatak

Milliyet'in 10 Mart 2010'da yayımladığı DHA haberleri, köylerdeki tek tek kayıpları anlatır. Bu yazıda o ailelerin adları verilmez.

Okçular'da sekiz yaşında bir oğlan, babası Almanya'ya çalışmaya gittiğinden beri annesi ve üç yaşındaki kardeşiyle aynı yatakta yatmaktadır. Deprem kerpiç evi yıkar. Kendi çocuklarını enkazdan çıkaran halası, kardeşinin evine koşar ve topraktan gelen cılız bir sesle "Kurtarın beni" diye seslenildiğini duyar. Kızıyla birlikte toprağı elleriyle kazar. Önce çocuğa ulaşır. Üç yaşındaki kardeş ölmüştür; anne çıkarıldığında henüz yaşamaktadır ama kısa süre sonra o da ölür. Çocuk hafif sıyrıklarla kurtulur. Hastaneden çıktığında annesinin ve kardeşinin öldüğünü henüz bilmez, Hamburg'dan yola çıkan babasını bekler. Muhabirlere yalnızca karanlık olduğunu, çok korkmadığını söyler.

Aynı köyde, şehirden gelen bir anne on beş günlük kızını ilk kez kayınvalidesiyle kayınpederine göstermeye getirmiştir. Bebek gece üşümesin diye iki kadının arasına yatırılır. Dam çökerken anne ve babaanne bebeğin üzerine kapanır. İkisi de ölür; dede başka bir odada enkaz altında kalır. Bebek, iki kadının bedenlerinin arasında kalan boşlukta sağ çıkarılır ve Kızılay çadırında akrabalarının yanına verilir.

Yukarı Demirci'de bir oda

Yukarı Demirci'de on dokuz yaşında bir genç, aynı gece dört kardeşini kaybeder: 18, 16, 14 ve 12 yaşlarındadırlar. Akşam yemekten sonra erkenden yatmışlardır, çünkü küçükler sabah okula gidecektir. Kardeşleri duvarın dibinde uyumaktadır. Genç, Milliyet'e kardeşlerinin üstlerine dökülen toprak yüzünden boğulduğunu, evleri kerpiçten olmasa belki yaşayacaklarını anlatır. Altı kardeştirler; geriye ikisi kalmıştır.

Başka bir ailenin dört kızı, aynı odada yer yatağında uyurken ölür: 3, 13, 13 ve 17 yaşlarındadırlar. Anne ve babayı komşular yaralı olarak çıkarır. On üç yaşındaki kızlardan biri o yıl köydeki ilköğretim okulunu bitirecektir. Öğretmen olmak istemektedir; rehber öğretmeni ve okul müdürü, okumaya devam etmesi için babasını yeni ikna etmiştir.

Yukarı Kanatlı'da ise bir aileyi yatak dolapları kurtarır: çöken damın direkleri dolaplara yaslanır, aynı odadaki anne, baba ve iki çocuk sağ kalır. Okçular'da geç saatlerde getirilen dört çocuğun cenaze namazı, köy mezarlığının girişine yanaşan ambulansın içinde, tabutlar indirilmeden kılınır.

Okçular'ın 71 yaşındaki bir sakini, Milliyet muhabirine felaketin önceden bilindiğini söyler. 2003 Bingöl depreminde evinin çürük olduğunu gördüğünü, ama yeniden yapacak gücü olmadığını anlatır: "Ben bu kerpiç evi bile 50 yılda zor yaptım."

Çadırlarda mart soğuğu

Mart başında dağ köylerinde geceler soğuktur. Evleri yıkılan ya da hasar gören aileler, artçılardan korktukları için sağlam kalan evlerine de girmez. İlk geceler sokaklarda yakılan ateşlerin başında ve Kızılay çadırlarında geçer.

Kızılay'ın gönderdiği yardım birkaç günde büyür. Milliyet'in 10 Mart tarihli haberine göre bölgeye 48 afet müdahale uzmanıyla birlikte 1.930 çadır, 4.979 battaniye, iki seyyar ve bir mobil mutfak, 960 yatak ve 258 katalitik soba ulaştırılmıştır. "Mevlana Evi" denen çelik afet evlerinden 40 tanesinin kurulumuna başlanır. Okçular'da evi yıkılan bazı aileler, enkazdan çıkarabildikleri eşyayı kamyonetlere yükleyip köyden ayrılır.

TOKİ konutları

Kovancılar ilçesi
Kovancılar, 2014. Fotoğraf depremden dört yıl sonraya aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Klaus-Peter Simon · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Kovancilar1.jpg)

Konutların inşaatı nisanda başlar. Ramazan Bayramı'ndan önce verilen teslim sözü tutulamaz; anahtarlar kasımda verilir. 7 Kasım 2010 pazar günü Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ile Kovancılar'daki anahtar teslim törenine katılır.

Erdoğan'ın törendeki açıklamasına göre bin 830 afet konutunun yapımına başlanmış, bin 474'ü tamamlanıp hak sahiplerine verilmiştir. Konutlar Palu'da, Kovancılar'da, Okçular'da ve Kovancılar köyünde yükselir. Kovancılar'da bir ilkokul, Kovancılar ve Okçular'da birer cami de yapılır. Erdoğan geri kalan konutların gecikmesini hukuki süreçlere bağlar ve "yüzyılların ihmali öyle bir anda giderilemiyor" der (Timeturk, 7 Kasım 2010).

Aynı konuşmada Erdoğan, 167 personel ve 26 araçla başlatılan arama kurtarmanın depremden yaklaşık beş saat sonra tamamlandığını söyler. Ölü sayısını 42, yaralı sayısını 137 olarak verir.

Neyi değiştirdi

2010 depremi, orta büyüklükte bir sarsıntının yoksul kırsalda nasıl büyük bir felakete dönüşebileceğini gösterdi. Ölenlerin neredeyse hepsi kerpiç evlerinin damı altında kaldı; Başbakan ölümlerin sorumlusu olarak kerpiç evleri gösterdi; Okçular'daki yaşlı köylünün sözleri ise madalyonun öbür yüzünü anlattı: köylü tehlikeyi biliyor ama yerine yenisini yapacak parayı bulamıyordu.

Köy okulları da sınav verdi. Yukarı Demirci'deki yıkılan okul, depremin gece gelmesi sayesinde boştu. Tabanözü'nde ise deprem riski yüzünden yıllar önce boşaltılmış binalar, böyle bir önlemin işe yaradığını gösterdi. Haberler, 2003 Bingöl depreminde Çeltiksuyu Yatılı Bölge Okulu'nda da dolapların beton bloklara kalkan olduğunu hatırlattı.

Bilim insanları için deprem, Doğu Anadolu Fayı'nın Palu-Hazar kesiminin hareketli olduğunu bir kez daha gösterdi. Onur Tan ve arkadaşlarının 2011'de yayımladığı çalışma, depremden sonra kaydedilen 2.130 artçıyı inceledi. On yıl sonra, 24 Ocak 2020'de aynı fay sisteminde, Sivrice yakınlarında 6,7 büyüklüğünde bir deprem oldu ve yine 41 kişi hayatını kaybetti.

Bugün

Kovancılar'da bir sokak
Kovancılar'da bir sokak, 2025. Fotoğraf bugüne aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Tojiwiv87 · CC0, Wikimedia Commons (Quiet Street in Kovancılar with Mountain View.jpg)

Okçular bugün de Kovancılar'a bağlı bir köy; 2021 sayımına göre nüfusu 655. Köyde 2010'da yapılan TOKİ konutları ve yeni cami, depremden kalan en görünür iz. Kovancılar ilçe merkezinin nüfusu 25 bini aşıyor. Okçular, Yukarı Demirci ve komşu köylerde 8 Mart 2010 sabahı, kerpiç evin bedelinin ödendiği gün olarak hatırlanıyor.

Kaynaklar

  • AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı, Preliminary Report on March 8, 2010 Elazığ Earthquakes (EMSC aracılığıyla yayımlanan ön rapor)
  • Milliyet, "Deprem Keko'yu yalnız bıraktı", 10 Mart 2010 (DHA muhabirleri)
  • Hürriyet, "Korgeneral Özarslan depremzedeleri ziyaret etti", 12 Mart 2010 (DHA)
  • bianet, "Elazığ Depreminde 51 Değil, 41 Kişi Ölmüş" (Elazığ Valiliği açıklaması)
  • Son Dakika, "Elazığ'da Deprem: 51 Ölü", 8 Mart 2010
  • Timeturk, "Anahtarlar tamam şimdi sıra eşyada", 7 Kasım 2010 (Başbakan Erdoğan'ın Kovancılar konuşması)
  • AP haberleri (Gulf News ve The Himalayan Times'ta yayımlanan biçimiyle), 8 Mart 2010; Al Jazeera, "Turkey quake search 'called off'", 8 Mart 2010
  • ODTÜ Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi ekipleri, 8 March 2010 Elazığ-Kovancılar (Turkey) Earthquake: observations on ground motions and building damage, USGS yayın kaydı
  • Tan ve diğ. (2011), Geophysical Research Letters, artçı deprem çalışması
  • Vikipedi (Türkçe ve İngilizce), 2010 Elazığ depremi, 2020 Elazığ depremi, Okçular ve Kovancılar maddeleri (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları