İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1934 Diyarbakır Depremi: On Dört Köy ve Kayıp Bir Kayıt

27 Kasım 1934'te Muş ile Diyarbekir arasındaki dağlık bir kesimde bir deprem on dört köyü yıktı; ilk raporlar yüzü aşkın ölü ya da yaralıdan söz etti. 15 Aralık'ta Çapakçur'da (Bingöl) ikinci bir deprem 20 kişiyi öldürdü. Kısa bir bülten notunun kataloglarda nasıl '100 ölü'ye ve kaynağı belirsiz büyüklüklere dönüştüğünü anlatan belgesel yazı.

DepremleYasam 11 dk okuma

Kasım 1934'ün son haftası. Ankara'da Meclis, üç gün önce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadını vermiştir. Doğuda kış kapıdadır. 27 Kasım'da dış dünyaya kısa bir haber ulaşır: eski Kürdistan'ın "Muş-Diyarbekir" kesiminde bir deprem on dört köyü yıkmıştır, ölü ya da yaralı sayısı yüzü geçmektedir. On sekiz gün sonra bir haber daha gelir, bu kez Çapakçur'dan. Bu iki kısa haber, bugün kataloglarda "1934 Diyarbakır depremi" diye geçen olayın neredeyse bütün belgesidir. Rakamlar, büyüklükler, hatta depremin yeri, yıllar içinde kaynaktan kaynağa değişmiştir.

Depremden önce

Diyarbakır'ın bazalt surları
Diyarbakır surları. Fotoğraf 2005 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Diyarbakır old walls 2588.jpg)

1934'te şehrin resmî adı hâlâ Diyarbekir'dir. Diyarbakır adı, Atatürk'ün Kasım 1937'deki ziyaretinden sonra, aynı yılın aralık ayında verilecektir. Surlarla çevrili şehirde 1930'larda yaklaşık 30 bin kişi yaşar.

Diyarbekir yalnızca bir il merkezi değildir. 1 Ocak 1928'de kurulan Birinci Umumi Müfettişlik buradan yönetilir. Müfettişliğin alanı Diyarbekir, Elazığ, Urfa, Bitlis, Van, Hakkâri, Siirt ve Mardin'i kapsar. Umumi müfettiş, bölgedeki sivil, askerî ve adli kurumların üstünde geniş bir yetkiyle donatılmıştır ve doğrudan Cumhurbaşkanı'nın talimatlarına bağlıdır. Dışarıdan bakan biri için doğudan gelen haberlerin çoğu bu yüzden "Diyarbekir" adıyla anılır.

Çevredeki idari harita sık sık değişmektedir. Muş, 1926'da il olmaktan çıkarılıp Bitlis'e bağlanmış, 3 Haziran 1929'da yeniden il yapılmıştır. 1927 sayımında Muş şehrinin nüfusu yalnızca 4.227'dir. Bugünkü Bingöl'ün merkezi olan Çapakçur ise küçük bir kaza merkezidir. Genç ilinin 1927'de kaldırılmasından sonra hangi ile bağlandığı konusunda kaynaklar ayrışır: bir kısmı Elazığ'a, bir kısmı 1929'dan sonra yeni kurulan Muş'a bağlandığını yazar. Bingöl adıyla il olması 1936'yı bulacaktır.

Demiryolu şehre henüz ulaşmamıştır. Fevzipaşa'dan Kurtalan'a uzanacak hat 1929'dan beri parça parça yapılmaktadır; Elazığ ile Diyarbekir arasındaki bölüm 1935'te açılacaktır. 1934'te ise şehrin ilk müzesi, Ulu Cami'ye bitişik Zinciriye Medresesi'nde kapılarını açar.

Bölge sakin bir toprak değildir. Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay sistemleri Bingöl'ün Karlıova'sında buluşur; Doğu Anadolu Fayı oradan Bingöl, Palu, Sivrice üzerinden güneybatıya iner. 1866'da hem Karlıova'da hem Kulp'ta yıkıcı depremler olmuştur.

27 Kasım: on dört köy

Depremin saati, büyüklüğü, merkez üssü bilinmez. Elimizdeki en eski belge, Amerikan Sismoloji Derneği'nin bülteninde 1935 başında yayımlanan "Sismolojik Notlar" bölümüdür. Notun 27 Kasım'a ait kısmı birkaç satırdır: o gün eski Kürdistan'ın "Mouche Diarbeki" kesiminde bir deprem on dört köyü yıkmıştır. İlk raporlara göre yüzü aşkın kişi ölmüş ya da yaralanmıştır.

Muş şehri
Muş şehri. Fotoğraf 2006 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Muş in 2006 0516.jpg)

Notta bir köy adı, bir ölü listesi ya da bir yetkilinin adı yoktur. Bilginin bölgeden doğrudan gelmediği, birkaç el değiştirerek bir bilim dergisinin kısa haber köşesine düştüğü bellidir. "Mouche", Muş'un Fransızca yazılışıdır. Haber bu yüzden Diyarbekir şehrini değil, Muş ile Diyarbekir arasında kalan dağlık bir kesimi işaret eder.

Notun kendisi rakamın "ilk raporlara" dayandığını söyler. Sonradan düzeltilip düzeltilmediğini, köylerin adlarının ne olduğunu aynı bülten yazmaz.

"Yüz ölü" nasıl doğdu

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'nin (NOAA) Önemli Depremler Veritabanı, olayı bugün "Türkiye: Kürdistan: Diyarbakır" başlığıyla, 100 ölüyle kaydeder. Kayıttaki tek kaynak yukarıdaki bülten notudur. Notta yazan "yüzü aşkın ölü ya da yaralı"dır; veritabanında bu, 100 ölüye dönüşmüştür. Kaydın koordinatları da Diyarbakır şehir merkezinin koordinatlarıdır. Bu, depremin yerinin hesaplandığını değil, haberin başlığındaki şehrin haritaya konduğunu gösterir.

Türkçe kaynaklarda rakam başka bir biçim alır. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün il tanıtım sayfası, 27 Kasım 1934 depremini ilde bugüne kadar kaydedilen en önemli deprem olarak anar; "14 yapının" hasar gördüğünü, 100'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini yazar. İngilizce notta yıkılan on dört köydür. Türkçe metinde bu, on dört yapıya dönüşmüş görünür.

Büyüklük konusunda da bir sorun vardır. Gazi Üniversitesi'nden afet yönetimi uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen'in Milliyet'te yer alan listesinde 27 Kasım 1934 depremi 6,4, 15 Aralık 1934 depremi 5,8 büyüklüğündedir. Oysa dönemin uluslararası deprem bülteni International Seismological Summary'nin, bugün Uluslararası Sismoloji Merkezi (ISC) üzerinden erişilen kayıtlarında, Kasım 1934 ile Ocak 1935 arasında bölgede bu iki tarihe ait yeri hesaplanmış bir deprem yoktur.

Aynı bültende yalnızca 12 Kasım 1934 sabahı, kabaca Muş ile Erzurum arasına düşen bir noktada, 6,0 büyüklüğünde bir deprem görünür. Bu depremin 27 Kasım haberiyle bir bağı olup olmadığını hiçbir kaynak söylemez. Ama 6,0'lık bir deprem bültene girebildiğine göre, 6,4'lük bir depremin hiç iz bırakmamış olması beklenmez. 6,4 ve 5,8 rakamlarının hangi hesaba dayandığı, verildikleri yerde açıklanmaz; bu yüzden kesin bilgi gibi okunmamalıdır.

15 Aralık: Çapakçur

Aynı bülten notunun ikinci kısmı 15 Aralık'a aittir. Buna göre Diyarbekir vilayetinde, "Tchapaktchour" yakınında bir deprem 20 kişiyi öldürmüş, 100 kişiyi yaralamış, sekiz küçük köyü yıkmıştır. 17 Aralık'ta sarsıntılar hâlâ sürmektedir.

Bingöl şehri
Bingöl (eski adıyla Çapakçur). Fotoğraf 2011 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Perencal · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Bingöl 11.JPG)

"Tchapaktchour", Çapakçur'un Fransızca yazılışıdır; yani bugünkü Bingöl. Notun Çapakçur'u Diyarbekir vilayetine bağlaması o günün idari haritasıyla örtüşmez: Çapakçur ya Elazığ'a ya da Muş'a bağlıdır. Bu, yabancı basının bölgeyi Diyarbekir'deki Umumi Müfettişlik üzerinden tanıdığını, doğudan gelen haberleri bu adla etiketlediğini düşündürür.

NOAA bu olayı da ayrı bir kayıt olarak, 20 ölü ve 100 yaralıyla, yine Diyarbakır şehir merkezinin koordinatlarıyla tutar. Türkçe kaynaklarda ise başka rakamlar dolaşır. 2025'te Bingöl'ün deprem riskini anlatan bir haber, 15 Aralık 1934 depremini Bingöl tarihinin en ölümcül depremlerinden biri olarak anar; büyüklüğünü 4,9, ölü sayısını 12 olarak verir ve küçük büyüklüğe rağmen dayanıksız yapıların yıkıldığını yazar. Aynı olay için elimizde böylece üç ayrı büyüklük (5,8, 4,9 ve hiç ölçülmemiş) ve iki ayrı ölü sayısı (20 ve 12) vardır.

Kayda geçmeyenler

İki deprem de kışın girişinde, yüksek ve dağlık bir bölgede olur. Okunabilen kaynaklarda yardımın nasıl ulaştırıldığına, Kızılay'ın çadır gönderip göndermediğine, bir valinin ya da umumi müfettişin köyleri gezip gezmediğine dair tek bir satır yoktur. Ölenlerin adları, enkazdan çıkarılanların hikâyeleri de kayda geçmemiştir.

Bu suskunluk, 1934'ün bir parçasıdır. Ankara'dan uzak köylerde olanlar dış dünyaya ancak bir iki satırlık bir bildiriyle ulaşır. Bu satırlar bile ilk raporlara dayanır ve sonradan düzeltilmeden kataloglara girer.

Yitirilen bilgi muhtemelen tamamen kaybolmuş değildir. Dönemin Ankara ve İstanbul gazeteleri, Umumi Müfettişliğin ve Dahiliye Vekâleti'nin yazışmaları, Kızılay'ın yıllık raporları, köy adlarını ve yardımın ayrıntılarını içerebilir. Ama bu belgeler henüz bu depremler için derlenip yayımlanmamıştır.

Bir deprem mi, iki deprem mi

NOAA'nın 27 Kasım ve 15 Aralık kayıtları aynı kaynaktan, aynı bülten sayfasından gelir ve aynı koordinatları paylaşır. Bu yüzden bazı listelerde ikisi tek bir "1934 Diyarbakır depremi" gibi anılır, bazılarında ayrı ayrı yer alır.

Belgelere bakınca iki ayrı olay olduğu anlaşılır. Aralarında on sekiz gün vardır. İlki Muş adıyla birlikte geçer ve on dört köyü yıkar; ikincisi Çapakçur yakınındadır ve sekiz köyü yıkar. İkinci haberde 17 Aralık'a kadar süren sarsıntılardan söz edilir. İki olayın aynı fay sisteminin peş peşe hareketi mi, yoksa birbirinden bağımsız iki deprem mi olduğu ise eldeki veriyle söylenemez. Merkez üsleri hesaplanmamıştır; elde yalnızca haberlerdeki yer adları vardır.

Dikkat çekici bir ayrıntı daha var: Dicle Üniversitesi'nden M. Şefik İmamoğlu'nun 2019'da yayımlanan, Diyarbakır ve çevresinin depremselliğini inceleyen makalesi, bölgeyi etkileyen en yıkıcı depremleri sayarken 1866 Kulp'tan 1971 Bingöl'e ve 1975 Lice'ye uzanan listede 1934'e hiç yer vermez.

Neyi değiştirdi

Okunabilen kaynaklarda 1934 depremlerinin ardından çıkan bir yasa, bir yönetmelik ya da kurulan bir kurum yoktur. 1934'ün bıraktığı asıl şey bir kayıt sorunudur: uzak bölgelerdeki depremler ölçülmeden, yerleri belirlenmeden, kısa haberlerle kataloglara girer ve her aktarımda biraz değişir.

"Ölü ya da yaralı"nın "ölü"ye, "on dört köy"ün "on dört yapı"ya dönüşmesi, kaynağı belirsiz büyüklüklerin listelere girmesi bu yüzden önemlidir. Bir bölgenin deprem tehlikesini hesaplayan çalışmalar tarihsel kataloglara dayanır. Yanlış büyüklük ya da yanlış yer, bir bölgenin tehlikesini olduğundan büyük ya da küçük gösterebilir.

Aynı bölge sonraki on yıllarda iyi belgelenmiş depremler yaşar. 1971'de Bingöl'de yer sarsılır. 6 Eylül 1975'te Lice depreminde 2.385 kişi ölür, 3.339 kişi yaralanır, 8.149 konut ağır hasar görür. 2003'te Bingöl yeniden sarsılır. Bu depremler, 1934'te kısa haberlerle geçiştirilen bölgenin ne kadar tehlikeli olduğunu açıkça gösterir.

Bugün

Zinciriye Medresesi
Diyarbakır'ın ilk müzesinin 1934'te açıldığı Zinciriye Medresesi. Fotoğraf 2025 yılına aittir. Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Diyarbakır Zinciriye Medresesi in 2025 0720.jpg)

Diyarbakır'ın nüfusu 1956'da 65 bine, 1990'ların sonunda 1,5 milyona ulaşmıştır; şehir bugün bölgenin en büyük merkezlerinden biridir. 1934'te Zinciriye Medresesi'nde açılan müze, 1985'te yeni binasına taşınmıştır. Surlar ve Ulu Cami ayaktadır. Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinde Diyarbakır'da da binalar yıkılmış, can kaybı yaşanmıştır.

Çapakçur, 1936'dan beri Bingöl adıyla bir il merkezidir. Muş, ovasıyla aynı fay kavşağının yakınında yaşamaya devam eder. 1934'ün iki depremi ise hâlâ yarım bir kayıttır: saatleri, büyüklükleri ve yıkılan köylerin adları, dönemin gazetelerinde ve devlet arşivlerinde bulunmayı bekleyen bilgilerdir.

Kaynaklar

  • Seismological Society of America, "Seismological Notes", Bulletin of the Seismological Society of America, cilt 25, sayı 1 (1935), s. 109-110 (NOAA kayıtlarında aktarıldığı biçimiyle)
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 27 Kasım 1934 (5740) ve 15 Aralık 1934 (5743) kayıtları
  • Uluslararası Sismoloji Merkezi (ISC), International Seismological Summary kayıtları, Kasım 1934 - Ocak 1935
  • M. Şefik İmamoğlu (2019), "Diyarbakır il merkezi ve çevresinin depremselliği ve zemin özellikleri", DÜMF Mühendislik Dergisi 10:2
  • Milliyet, Doç. Dr. Bülent Özmen'in Diyarbakır'daki tarihsel depremler listesi
  • Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, il tanıtımı, "İklim" sayfası
  • İşçi Haber, Bingöl'ün deprem riski üzerine haber (22 Şubat 2025)
  • Vikipedi (Türkçe ve İngilizce): Diyarbakır, Muş, Bingöl, Umumi Müfettişlikler, Soyadı Kanunu, Fevzipaşa-Kurtalan demiryolu (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları