1784 Erzincan Depremi: Ramazan Gecesi Yıkılan Şehir ve Vezirin Yağmalanan Mirası
Temmuz 1784'te Ramazan'ın ilk gecesi gelen 7,6 büyüklüğündeki deprem Erzincan'daki evlerin yüzde 90'ından fazlasını yıktı; ölü sayısı kaynağa göre 5 binden 10 binin üzerine kadar değişiyor. Erzurum'a giden Vezir Süleyman Paşa da ölenler arasındaydı; yağmalanan eşyası için tutulan defter, depremin Osmanlı arşivindeki en ayrıntılı izi. Tartışmalı tarih ve 1784'ten beri kırılmayan Yedisu fayı.
Temmuz 1784. Fırat'ın yukarı vadisinde, Munzur Dağları'nın karşısındaki Erzincan ovası. Şehir aylardır yağmur ve küçük sarsıntılarla tedirgin. Erzurum'a vali atanan Vezir Süleyman Paşa, develeri ve maiyetiyle birkaç günlüğüne şehirde konaklıyor; halktan istediği parayı veremeyeceğini söyleyen müftüyü hapse attırmış. Ramazan'ın ilk gecesi yer sallanıyor. Sabah olduğunda şehrin evlerinin çok azı ayakta, paşa da ölüler arasında. Bu depremi bugün en iyi, paşanın yağmalanan eşyası için tutulan bir defterden tanıyoruz.
Depremden önce

18. yüzyılın sonunda Erzincan, Osmanlı belgelerinde "Erzincan kazası" olarak geçer ve Erzurum valisinin idaresindedir. Şehir yukarı Fırat havzasında, karşısında Munzur Dağları'nın yükseldiği bir ovada, akarsuların getirdiği çökeller üzerinde durur. Kuzey Anadolu Fayı şehrin yakınından geçer; fayın en doğudaki Yedisu parçası Erzincan ile bugünkü Bingöl'ün Yedisu ilçesi arasında uzanır.
Erzincan depremi tanıyan bir şehirdir. 13. yüzyılda Rubruklu Wilhelm, burada bir depremin 10 binden fazla kişiyi öldürdüğünü yazar. 27 Haziran 1583'teki depremde (bazı kataloglarda 1584) şehrin neredeyse tamamı yıkılır ve 15 bin kişinin öldüğü kaydedilir. Türkçe Vikipedi, şehrin tarih boyunca 11 kez yıkılıp yeniden kurulduğunu yazar.
1784'te kaza zor durumdadır. Erzincan Üniversitesi'nden tarihçi Fatih Çiçek'in Osmanlı arşivinden aktardığına göre 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında cepheye yapılan asker sevkiyatı şehri savunmasız bırakmıştır. Dersim tarafından gelen aşiretler kazaya sık sık baskın yapar; şehirdeki ayan ve askerî sınıfın zorbalıkları da halkı bezdirmiştir. 1750-1770 arasında bölgeden gelen raporlarda halkın göç etmek istediği yazılıdır.
Çiçek'in Osmanlı belgelerine ve Ambraseys ile Finkel'in kataloğuna dayanarak aktardığına göre Erzincan'da altı yedi aydır şiddetli yağışlar vardır ve büyük depremden önce küçük sarsıntılar hissedilmektedir. Halk tedirgindir.
Erzurum yolundaki vezir
Süleyman Paşa, İstanbul'da sarayın çeşitli kademelerinde çalışmış bir devlet adamıdır. 1778'de cebecibaşı olur, ertesi yıl azledilir; 1783'te yeniden cebecibaşılığa getirilir, kısa süre kapıcıbaşılık yapar, aynı yılın sonunda Divan-ı Hümayun çavuşbaşısı olur. 20 Nisan 1784'te vezir rütbesiyle Erzurum valiliğine atanır.
Paşa mayısta Üsküdar'dan yola çıkar. Mühimme defterindeki kayda göre eşyası için saray ahırından 30 deve kiralanır; kendisi ve maiyeti için yol boyunca 150 menzil beygiri verilmesi emredilir. Dönemin vakanüvisi Ahmed Vâsıf Efendi, paşayı mala düşkün, hırslı bir adam olarak anlatır. Bu bilindiği için İstanbul'dan yola çıkarken fakir halka zulmetmemesi tembih edilir. Paşa bu uyarıyı dinlemez; Erzincan'a varana kadar geçtiği kasabalardan zorla para ve mal toplar.
Vâsıf'ın aktardığı bir ayrıntı daha vardır: falcılığa meraklı olan Süleyman Paşa, Bağdat'tayken kendisi için bir yıldız cetveli, zayirçe hazırlatmıştır. Cetvele göre önce vezir olacak, sonra şehit düşecektir.
Erzincan'da paşa geçici olarak bir konakta kalır. Halktan bir miktar nakit ve 25 kese değerinde zahire ister. Ahalinin bunu ödeyecek gücü yoktur; Erzincan Müftüsü Abdurrahim Efendi bunu paşaya iletir. Paşa müftüyü hapsettirir.
Ramazan'ın ilk gecesi
Deprem, hicri 1198 yılının Ramazan ayının ilk gecesi gelir. Paşanın terekesi için tutulan defterin ilk sayfasında, paşanın "ramazan-ı şerifin ibtidarı gicesi" Erzincan'da olan "zelzele-i kebirde" öldüğü yazılıdır. Bu gece, Temmuz 1784'ün 18'ini 19'una bağlayan geceye denk gelir.
Ambraseys ve Jackson'ın 1998'deki hesabına göre depremin büyüklüğü 7,6'dır (yüzey dalgası büyüklüğü). Fay, yaklaşık 150 kilometrelik bir hat boyunca yüzeye çıkacak biçimde kırılır. Sarsıntı Erzincan'dan Muş'a kadar geniş bir alanda yıkım yapar.
Süleyman Paşa'nın kaldığı konak önce yıkılır, sonra yanar. Paşa bu konakta ölür. Muhallefat defterine göre kızı da ölenler arasındadır; mühürdarı, divan efendisi, iç çuhadarı, peşkir ağası ve silahdarı da depremde can verir. Şehirde pek az bina ayakta kalır.
Ertesi gün yağma
Depremden bir gün sonra, şehir henüz ölülerini sayarken yağma başlar. Defterdeki ifadeye göre paşanın parası ve eşyası, yakın çevredeki aşiret mensuplarıyla Erzincan şehrinin ve köylerinin ahalisi tarafından yağmalanır. Çiçek, yağmaya karşı devletin herhangi bir önlem alamadığını yazar.
Süleyman Paşa ölümünden üç gün sonra toprağa verilir. Osmanlı arşivinde 22 Temmuz 1784 tarihli bir belge, paşanın defnedildiğini bildirir.
Yıkımın boyutu
Erzincan şehrindeki kaybı en çarpıcı biçimde anlatan rakam, Ali Kemali'nin "Erzincan" adlı kitabına dayanır: şehirdeki yaklaşık 8 bin evden yalnızca 500-600'ü ayakta kalır. Başka bir deyişle evlerin yüzde 90'ından fazlası çöker.
Ölü sayısı kesin değildir. ABD'nin NOAA önemli depremler veritabanı 5 bin ölü verir. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Gündüz ve arkadaşlarının 2013'te yayımladığı derleme ise kaynağa göre değiştiğini, bazılarının 10 binin üzerinde bir rakam verdiğini yazar. Türkçe Vikipedi 5 bin ile 10 bin arasında bir kayıptan söz eder. Bu rakamların hiçbiri bir sayıma dayanmaz; ulaşabildiğimiz belgelerde can kaybı için bir toplam rakam yoktur.
Arşiv belgeleri yıkımın Erzincan'la sınırlı kalmadığını gösterir. 8 Ekim 1784 tarihli bir belgeye göre Erzincan, Tercan ve Kığı kazalarında halkın önemli bir kısmı ölmüş, sağ kalanların bir kısmı göç etmiştir. Belge, geride kalanların perişan olmaması için Erzurum cizyesinde bazı düzenlemeler yapılmasını ister. Tercan Erzincan'a 90, Kığı 130 kilometre uzaklıktadır.
12 Aralık 1784 tarihli bir başka belge, Divriği kazasına bağlı Pengan köyünden gelir. Köyün Ermeni halkı, Kemah tarafından kestikleri kütükleri Fırat üzerinden Ergani madenine taşıyarak geçinir. Eski kiliseleri Erzincan depreminde harap olmuştur; Divriği'nin ileri gelenleri kilisenin onarılmasını, aksi hâlde köy halkının dağılacağını yazar. Pengan, bugünkü Sivas Divriği'ye bağlı Adatepe köyüdür ve Erzincan'a kuş uçuşu yaklaşık 120 kilometre uzaklıktadır.
Hangi gün oldu?
1784 depreminin tarihi kaynaklarda dört farklı biçimde geçer. İngilizce Vikipedi ve Zabcı ile arkadaşlarının 2017'deki kazı çalışması 18 Temmuz der. Çiçek, defterdeki hicri tarihi 19 Temmuz olarak verir. NOAA veritabanı ve Türkçe Vikipedi 23 Temmuz yazar. Kevork Pamukciyan'ın İnciciyan'dan aktardığı Erzincan tarifinde ise tarih 31 Temmuz'dur.
Osmanlı belgeleri bu tartışmayı büyük ölçüde çözer. Muhallefat defteri depremi Ramazan'ın ilk gecesine koyar; hesapla bu, 18-19 Temmuz gecesidir. Paşanın defnedildiğini bildiren belge 22 Temmuz tarihlidir ve paşa ölümünden üç gün sonra gömülmüştür. Deprem 23 Temmuz'da olmuş olsaydı, paşanın bir gün önce gömülmesi mümkün olmazdı. Bu yüzden 23 Temmuz ve 31 Temmuz tarihleri büyük olasılıkla yanlıştır.
Sekiz ay süren sayım

İstanbul'un depremden sonraki ilk kaygılarından biri, ölen vezirin malıdır. Osmanlı hukukunda devlet görevlisi olarak ölen bir paşanın mal varlığı kayda geçirilir ve gerekirse hazineye alınır. Sultan I. Abdülhamid'in tuğralı bir emri, Erzincan depreminde ölen Süleyman Paşa'nın geride bıraktığı para ve eşyanın bir an önce tespit edilip İstanbul'a gönderilmesini ister. Belge 6 Ağustos 1784 tarihlidir.
Erzurum valiliğine bu arada Canikli Hacı Ali Paşa getirilmiştir; o sırada Erzincan'da bulunan Cidde Valisi Hacı Mustafa Paşa da eşyanın toplanmasıyla görevlendirilir. Toplama işini sahada Erzincan Voyvodası Mustafa Ağa ile Serdar Ali Ağa'nın ekibi yürütür. Köy köy dolaşılır; yağmaya karışanlardan geri alınan para, kürk, silah, mutfak eşyası ve mehter takımları getirenin adıyla deftere yazılır. Enkazdan çıkarılan bakır kaplar da kayda geçer.
İş uzun sürer. 24 Aralık 1784'te bir aşiret, yağmaladığı akçe ve kuruşları hâlâ teslim etmektedir. Defter 15 Şubat 1785'te kapanır; toplama yaklaşık sekiz ay sürmüştür. Kurtarılabilen nakit 25.111,5 kuruştur. Çiçek bir karşılaştırma yapar: aynı yıllarda Trabzon'da sıradan bir ev 100 ile 250 kuruş arasında satılmaktadır. Toplanan eşya İstanbul'a götürülür ve hazinede saklanır.
Bu defter, depremin Osmanlı arşivindeki en ayrıntılı izidir. Ama anlattığı, yıkılan şehrin değil, ölen bir vezirin malının hikâyesidir. Ulaşabildiğimiz kaynaklarda, evini kaybeden Erzincanlılara ne kadar yardım edildiğine dair bu ayrıntıda bir kayıt yoktur.
Neyi değiştirdi
Çiçek'in hazırladığı haritaya göre Erzincan şehri 1784, 1888 ve 1939 depremlerinin her birinden sonra biraz daha kuzeye taşınmıştır. 1784 yıkımı, şehrin tekrar tekrar kurulduğu bu zincirin halkalarından biridir.

Bilim için 1784'ün önemi, kırılan fay parçasındadır. Deprem, Kuzey Anadolu Fayı'nın doğu ucundaki Yedisu parçasını kırar. Bu parça Erzincan'ın doğusundan Bingöl'ün Yedisu ilçesine kadar uzanır; araştırmacılar uzunluğunu 65 ile 80 kilometre arasında verir. 1939'da başlayıp 1999'a kadar batıya doğru ilerleyen büyük depremler fayın hemen hemen bütününü kırar; geride yalnız iki parça kalır: batıda Marmara, doğuda Yedisu.
Yedisu 1784'ten beri kırılmamıştır ve bugün bir "sismik boşluk" olarak izlenir. Aktuğ ve arkadaşlarının 2013 hesabına göre bu parçada 1784'ten bu yana yaklaşık 2,67 metrelik bir kayma açığı birikmiştir; bu da 7,5 büyüklüğüne kadar bir depremi besleyebilir. İTÜ'den Zabcı, Akyüz ve Sançar'ın 2017'de yayımlanan hendek çalışması, Balaban Sarıkaya köyü yakınında en az beş eski yüzey kırığı bulur; bunlardan ikisini 1784 ve 1583 depremleriyle eşleştirir. Araştırmacılar parçanın yakın gelecekte 7,2 civarında bir deprem üretebileceğini yazar.
Bugün

Bugünkü Erzincan, 1939 depreminden sonra eski yerinin kuzeyinde kurulan yeni şehirdir. 1784'te yıkılan şehirden ve Süleyman Paşa'nın konağından iz kalmamıştır; Çiçek'in haritasında eski şehrin yeri, bugün restore edilen 1548 tarihli Çadırcı Hamamı gibi birkaç yapı yardımıyla bulunur. Şehrin doğusunda Yedisu fayı, iki yüz kırk yılı aşkın süredir sessizliğini koruyor.
Kaynaklar
- Fatih Çiçek, "Erzurum Valisi Vezir Süleyman Paşa'nın 1784 Erzincan Depremi Sonrası Yağmalanan Terekesi", Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, sayı 60, 2017 (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, D.BŞM.MHF 12900 numaralı muhallefat defteri ve ilgili belgeler; Ahmed Vâsıf Efendi'nin kroniği, Mücteba İlgürel neşri)
- N. N. Ambraseys ve C. F. Finkel, The Seismicity of Turkey and Adjacent Areas: A Historical Review, 1500-1800 (Çiçek'in makalesinde aktarıldığı biçimiyle)
- N. N. Ambraseys ve J. A. Jackson (1998), Faulting associated with historical and recent earthquakes in the Eastern Mediterranean region, Geophysical Journal International (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle)
- A. Gündüz ve diğ. (2013), Türkiye Bir Deprem Ülkesi midir?, The Journal of Academic Emergency Medicine (Ali Kemali, Erzincan, kitabına dayanan ev sayıları)
- C. Zabcı, H. S. Akyüz, T. Sançar (2017), Palaeoseismic history of the eastern part of the North Anatolian Fault (Erzincan, Turkey), Journal of Seismology (özet)
- Sançar ve Akyüz (2007), Akyüz ve diğ. (2008), Zabcı ve diğ. (2009), Yedisu sismik boşluğu üzerine Avrupa Yerbilimleri Birliği bildiri özetleri
- B. Aktuğ ve diğ. (2013), Seismicity and strain accumulation around Karliova Triple Junction, Journal of Geodynamics (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 1474
- Vikipedi (Türkçe ve İngilizce), 1784 Erzincan depremi ve Erzincan maddeleri (başlangıç kaynağı)
