İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1268 Erzincan Depremi: 15 Bin Ölü ve Dört Yüz Yıl Sonra Yazılan Bir Kayıt

Kataloglara göre 1268'de Erzincan'ı yıkan deprem 15 bin kişinin ölümüne yol açtı. Ama olayı anlatan Ermeni yazarların hepsi 17. yüzyılda yaşadı; o yılları kaydeden Süryani tarihçi Bar Hebraeus ise Erzincan'da bir depremden söz etmedi. Moğol gölgesindeki bir Selçuklu şehrinde, kataloglardaki rakamın peşinde belgesel anlatım.

DepremleYasam 13 dk okuma

1268. Erzincan, Moğolların gölgesindeki Anadolu Selçuklu topraklarının doğu ucunda, Fırat'ın Karasu kolunun kıyısında bir ova şehri. Bugünkü kataloglara göre o yıl şehri büyük bir deprem yıkıyor ve 15 bin kişi ölüyor. Ama bu depremin bilinen bir günü, saati ya da tanığı yok. Olayı anlatan yazarların hepsi dört yüz yıl sonra, 17. yüzyılda yaşıyor. O yıllarda yaşayıp olanları yıl yıl kaydeden Süryani tarihçi Bar Hebraeus ise Erzincan'da bir depremden hiç söz etmiyor.

Depremden önce

Erzincan ovası ve Munzur Dağları
Erzincan Ovası ve Munzur Dağları. Fotoğraf 1988 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Volker Höhfeld · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Erzincan Ovası 17 06 88 Munzur Dağları 1.jpg)

Erzincan, adını taşıyan geniş ovanın ortasında kuruludur. Ovanın güneyinde Munzur Dağları yükselir, içinden Fırat'ın Karasu kolu akar. Malazgirt'ten sonra kurulan Mengücekli Beyliği'nin merkezlerinden biri olan şehir, daha sonra Anadolu Selçuklu yönetimine geçer. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Alâeddin Keykubad döneminde (1220-1237) Erzincan, etrafı surlarla çevrili, bayındır bir şehirdir.

Bu parlak dönem kısa sürer. 1243'te Selçuklu ordusu Erzincan yakınlarındaki Kösedağ'da Moğollara yenilir. Moğollar şehre girer ve onu tahrip eder. Selçuklu sultanları bundan sonra Moğol hanlarına bağlı yönetici konumuna düşer.

Şehir yalnız savaşla değil, depremlerle de tanışıktır. Erzincan, bugün Kuzey Anadolu Fayı adıyla bilinen büyük kırığın üzerindedir. Şubat 1255'te Moğol başkentinden dönen Flaman keşiş Rubruklu Wilhelm Fırat boyunca batıya ilerlerken bölgeden geçer. Seyahatnamesinde, "o yıl" Arsengen adını verdiği şehirde depremin adı bilinen 10 bin kişiyi öldürdüğünü yazar; kaydı tutulmayan yoksulları bu rakama katmaz. Üç gün boyunca yerde bir yarık gördüklerini, dağlardan kopan toprağın vadileri doldurduğunu anlatır. Kösedağ yenilgisinin yaşandığı ovada ise depremle büyük bir gölün ortaya çıktığını not eder. Kataloglar bu olayı 1254 depremi olarak kaydeder. Gürcü ve Ermeni kaynaklarını tarayan bir çalışma aynı deprem için 16 bin ölü rakamını verir.

Yani 1268'e gelindiğinde Erzincan, on dört yıl önce büyük bir depremle sarsılmış, yirmi beş yıl önce Moğollarca tahrip edilmiş bir şehirdir.

Moğol gölgesinde bir sultanlık

1260'ların Anadolu'sunda asıl güç sultanda değildir. Selçuklu devletini fiilen yöneten kişi, Pervane unvanıyla bilinen İranlı devlet adamı Muineddin Süleyman'dır. Pervane, yükselişinden önce bir süre Tokat'ın, sonra da Erzincan'ın komutanlığını yapmıştır.

Sultan IV. Kılıç Arslan, Pervane'nin gücünden rahatsız olunca kendi sonunu hazırlar. Bar Hebraeus'un anlatımına göre Pervane durumu Moğol beylerine bildirir; sultan çadırında boğularak öldürülür. Bu olay kaynaklarda 1265 ya da 1266 olarak geçer. Yerine oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev geçirilir. Bar Hebraeus, yeni sultanın o sırada dört yaşlarında bir çocuk olduğunu yazar.

Bölgenin üst hâkimi, 1265'te babası Hülagü'nün yerine geçen İlhanlı hükümdarı Abaka Han'dır. Erzincan böylece Moğollara bağlı bir sultanlığın, çocuk bir sultanın ve güçlü bir naibin yönettiği bir ülkenin şehridir. Haziran 1268'de Memlük Sultanı Baybars'ın orduları Antakya'yı alır; Bar Hebraeus şehrin yağmalanıp bir yıkıntı yığınına çevrildiğini kaydeder. Bölgenin gündemi savaştır.

13. yüzyılın son çeyreğinde Doğu'ya giden Venedikli Marco Polo, Büyük Ermenistan dediği bölgeyi anlatırken söze Erzincan'la başlar. Ona göre dünyanın en iyi bükramı, yani ince dokuma kumaşı burada dokunur, şehrin şifalı sıcak su kaynakları vardır. Halkın Ermeni olduğunu, Tatarlara tabi olduğunu, bölgenin en soylu şehrinin bir başpiskoposluk merkezi olan Erzincan olduğunu yazar.

Bir katalog satırı

1268 depremine dair bugün elimizde olan bilgilerin çoğu birkaç katalog satırından ibarettir.

Kandilli Rasathanesi'nin tarihsel depremler listesinde deprem, yalnızca yılıyla kayıtlıdır: 1268, Erzincan ve Erzurum. Şiddeti IX olarak verilir, yani yıkıcı düzeydedir. Parantez içinde "15 000 ölü" yazar. Gün, ay ve saat yoktur.

ABD'nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne (NOAA) bağlı Önemli Depremler Veritabanı da aynı tabloyu çizer: 1268, Erzincan, şiddet IX, 15 bin ölü. Kayıtta dört kaynak gösterilir. İngiliz deprem bilimci John Milne'in 1911 tarihli yıkıcı depremler kataloğu olayı "kasabaları yıkan, bölgeleri harap eden" depremler için kullandığı III. hasar sınıfına koyar. 1967 tarihli Ergin, Güçlü ve Uz kataloğu merkez için Erzincan'ın doğusunda bir koordinat ve IX şiddeti verir. Büyüklük değeri yoktur; 13. yüzyılda ölçüm aleti yoktur, anlatılan hasardan bir büyüklük de hesaplanmamıştır.

Bu satırların arkasında depremin nasıl yaşandığına dair hiçbir ayrıntı yoktur. Sarsıntının gece mi gündüz mü geldiği, hangi mahallelerin, hangi kilise ve camilerin yıkıldığı, enkaz altından kimlerin çıkarıldığı bu yazı için okunan kaynaklarda geçmez. Okunabilen her şey, bu depremi kimin, ne zaman yazdığıyla ilgilidir.

Dört yüz yıl sonra yazanlar

NOAA'nın 15 bin ölü rakamı için gösterdiği ana kaynak, deprem tarihçisi Nicholas Ambraseys'in 2009'da yayımladığı Akdeniz ve Orta Doğu depremleri üzerine kapsamlı kitaptır. Ambraseys'in değerlendirmesi açıktır: bu deprem yalnızca 17. yüzyıl kaynaklarında geçer. 13. yüzyılda Erzincan'da ve çevresinde çok sayıda tarihçi yazarken bu kadar geç bir kayda temkinle bakmak gerektiğini belirtir.

Ambraseys'e göre 17. yüzyılda yazan Arakel, Amiras, Erzinkets ve Grigor adlı Ermeni yazarlar olayı neredeyse aynı sözlerle anlatır. Bu benzerlikten yola çıkarak hepsinin bugün kayıp olan daha eski bir kaynaktan aktarma yaptığını düşünür ve depremin gerçek olduğunu kabul etmeyi makul bulur.

Bu yazarların en önemlisi Erzincanlı Amiras'tır. Ermeni araştırmacı L. Khanlaryan'ın 1983'te eski yazmalar arasında bulduğu kroniğe Amiras "Depremler Listesi" adını vermiştir. Liste, memleketi Erzincan'ı vuran depremleri 1045'ten başlayarak sıralar ve her birinin yol açtığı hasarı kısa notlarla anlatır. Sismologlar Arkadi Karakhanian ve Yelena Abgaryan, bu listeyi Ermeni kaynaklarından deprem bilgisi toplamaya yönelik bilinen en eski girişim sayar. Listede 1254'ün ardından 1268 gelir; sonra 1281, 1287 ve 1290.

17. yüzyılın bir diğer Ermeni tarihçisi Tebrizli Arakel de "Tarih Kitabı"nda Erzincan depremlerine geniş yer verir. Gürcü araştırmacılar Darejan Kldiashvili ve Maia Diasamidze'ye göre Arakel bilgilerinin bir kısmını Amiras'tan alır, onun listesindeki bütün depremleri sayar ve üç deprem daha ekler. Bunlardan biri 1269 yılında Erzincan'dadır. Yani aynı derleme geleneği içinde Erzincan için hem 1268 hem 1269 tarihli bir deprem kaydı vardır. Bunların ayrı olaylar mı, yoksa takvim çevirisinde kaymış tek bir olay mı olduğu bu yazı için okunan kaynaklarda tartışılmaz.

Çağdaş tarihçinin sessizliği

Bar Hebraeus'un Süryanice dünya haritası
Bar Hebraeus'a ait Süryanice bir dünya haritası (yazma). 1268 depremiyle ilgili değildir. Fotoğraf: Barhebraeus · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Syriac World Map by BarHebraeus.jpg)

1268 yılını yaşamış ve olayları yıl yıl kaydetmiş bir tarihçi vardır: Süryani din adamı ve tarihçi Bar Hebraeus (1226-1286). Onun dünya tarihinin siyasi bölümü olan "Kronografi", E. A. Wallis Budge'ın 1932 tarihli İngilizce çevirisiyle okunabilir. Bar Hebraeus Erzincan'ı tanır: kitabında şehir 1045'teki büyük su baskınıyla, Moğol akınlarıyla, Ermeni piskoposu Mar Sarkis'in öyküsüyle birçok kez geçer.

Ama Kronografi'nin 1268 kaydında Erzincan'da bir deprem yoktur. O yıl için Bar Hebraeus, Kilikya Ermeni Kralı Hethum'un Memlüklerin elindeki oğlunu kurtarma çabalarını, Bağdat'ta Nesturi patriğine karşı çıkan karışıklığı ve Antakya'nın düşüşünü anlatır.

Oysa Bar Hebraeus depremleri kaydetmeyi ihmal eden bir yazar değildir. Bir sonraki yıl, 1269'da, 17 Nisan'da, gecenin ilk saatinde Kilikya'da şiddetli bir deprem olduğunu, Servand kalesinin ve başka kalelerin, büyük bir Ermeni manastırının yıkıldığını, yaklaşık 8 bin kişinin öldüğünü yazar. Ocak 1273'teki Tebriz depremini ise daha da ayrıntılı anlatır: sarayların ve camilerin yıkıldığını, kendi kilisesinin ayakta kaldığını, şehrin Müslüman halkının on binlerce kişi hâlinde şehir dışındaki bahçelere çadır kurup orada iki ay kadar yaşadığını, yaklaşık 250 kişinin öldüğünü kaydeder.

15 bin kişinin öldüğü bir Erzincan depremi, Bar Hebraeus'un dikkatinden kaçmış olabilir; kroniğinin bu yılları daha çok Musul, Bağdat, Tebriz ve Kilikya'daki olayları izler. Ama bu sessizlik, Ambraseys'in neden temkinli olunması gerektiğini söylediğini de gösterir.

15 bin rakamı nereden geliyor?

15 bin rakamının dayandığı en eski metin, Ambraseys'in de belirttiği gibi, 17. yüzyıl Ermeni kroniklerindeki anlatımdır. Kldiashvili ve Diasamidze'nin Gürcü ve Ermeni kaynaklarından derlediği listede de 1268 için 15 bin ölü yazar. Daha eski bir tanığın sayısı bilinmiyor.

NOAA kaydında dikkat çeken bir ayrıntı daha vardır. Kayda eklenen kaynaklardan biri, 1985 tarihli Arap bölgesi tarihsel depremleri çalışmasıdır ve 1268 için "Kuzeydoğu Suriye, çok güçlü, 15 bin ölü" der. Aynı yıl, aynı ölü sayısı, ama farklı bir bölge. Bu notun Erzincan depremiyle aynı olaya mı ait olduğu, yoksa iki kaydın kataloglarda birleştirilmiş mi olduğu kayıttan anlaşılmaz.

Aynı yıla ait bir karışıklık daha vardır. Kandilli listesinde Erzincan satırının hemen üstünde, yine 1268 tarihli bir Kozan-Ceyhan depremi yer alır ve 60 bin ölü yazar. Bu, Bar Hebraeus'un 1269'a koyduğu Kilikya depremidir. Kaynakların çoğu bu deprem için 8 bin ölü verir; 60 bin rakamı, Robert Mallet'in 1853 tarihli kataloğundan sonraki listelere geçmiştir. Yani 1268 yılı, Anadolu'nun tarihsel deprem kataloglarında rakamların ve tarihlerin birbirine karıştığı bir yıldır.

Bir de nüfus sorunu vardır. 13. yüzyıl Erzincan'ının kaç kişilik bir şehir olduğunu gösteren bir sayım yoktur. Rubruklu Wilhelm 1254 depreminde adı bilinen 10 bin kişinin öldüğünü yazmıştır. On dört yıl sonra aynı şehirde 15 bin kişinin daha ölmesi imkânsız değildir; ama bunu doğrulayacak bir çağdaş kayıt da yoktur. Bu yazıda 15 bin rakamı, kaynağı geç ve tek kökenli bir tahmin olarak aktarılır. Söylenebilecek olan şudur: 1268 civarında Erzincan'ı yıkıcı bir depremin vurduğu 17. yüzyıl Ermeni geleneğinde yaygın biçimde anlatılır; gerçek ölü sayısı bilinmemektedir.

Neyi değiştirdi

1268 depreminin Erzincan'ın kaderinde neyi değiştirdiği, okunan kaynaklarda görünmez. Şehrin nasıl onarıldığı, Selçuklu ya da İlhanlı yönetiminin yardım gönderip göndermediği bilinmiyor. Bilinen, Erzincan'ın yaşamaya devam ettiğidir: Marco Polo'nun tarif ettiği dokumacı ve başpiskoposluk şehri, depremden sonraki yıllarda da ayaktadır. Ermeni kronik geleneğine göre şehir 1281, 1287 ve 1290'da yeniden sarsılır.

Depremin bıraktığı asıl iz, bir liste içindeki yeridir. 27 Aralık 1939'daki büyük Erzincan depreminden bir hafta sonra, Ankara'da çalışan Alman jeolog Wilhelm Salomon-Calvi, MTA'nın dergisine bir yazı yazar. 19. yüzyılda Doğu Anadolu'yu inceleyen jeolog Hermann Abich'in topladığı kayıtlara dayanarak, Erzincan'ı 1000 yılından bu yana yıkan ya da ağır hasara uğratan depremleri sıralar: 1045, 1166, 1168, 1254, 1268 ve devamı. Salomon-Calvi bu "korkunç listenin" kesinlikle eksik olduğunu, yalnız en şiddetli sarsıntıların kaydedildiğini, yine de Erzincan'ın son bin yılda en az 16 kez yıkıldığını yazar. Ona göre depremler binlerce yıl tekrarlanacaktır; kayıpları azaltmanın yolu binaları daha iyi yapmak ve sağlam zemin seçmektir.

Böylece 1268 depremi, yedi yüz yıl sonra Erzincan'ın neden yeniden ve daha sağlam kurulması gerektiğini anlatan bir argümanın tuğlalarından biri olur.

Bugün

Erzincan şehir merkezi
Erzincan şehir merkezi, 2021. 1939'dan sonra kurulan yeni şehirdir. Fotoğraf: Erzincann · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Erzincanmerkezi.jpg)

1939 depreminden sonra eski Erzincan terk edildi, yeni şehir biraz kuzeyde kuruldu. 13 Mart 1992'de yeni şehir de büyük bir depremle sarsıldı. Kuzey Anadolu Fayı bugün de ovanın içinden geçiyor. 1268'de yıkılan şehrin sokaklarını, evlerini, ölenlerin adlarını anlatan bir kayıt yok.

1268 depremi bugün kataloglarda bir satır olarak yaşıyor: bir yıl, bir koordinat, IX şiddet ve 15 bin ölü. O satırın arkasında, dört yüz yıl sonra memleketinin depremlerini tek tek yazmaya çalışan Erzincanlı bir kronikçi, onun listesini aktaran başka yazarlar ve o yılı yaşadığı hâlde Erzincan için tek satır yazmayan bir çağdaş tarihçi duruyor. Belki bir gün arşivlerden çıkacak bir yazma notu, Ambraseys'in kayıp dediği o eski kaynağın yerini doldurur.

Kaynaklar

  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 465 (1268 Erzincan; Ambraseys 2009, Alsinawi vd. 1985, Milne 1911 ve Ergin vd. 1967 kaynak gösterimleriyle)
  • Ambraseys, N. (2009). Earthquakes in the Mediterranean and Middle East: A Multidisciplinary Study of Seismicity up to 1900. Cambridge University Press (NOAA kaydında aktarıldığı biçimiyle)
  • Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Tarihsel Depremler listesi (1268 Erzincan-Erzurum ve 1268 Kozan-Ceyhan kayıtları)
  • Bar Hebraeus, Kronografi. İngilizce çeviri: E. A. Wallis Budge (1932), The Chronography of Gregory Abû'l Faraj. Oxford University Press (1265-1273 kayıtları)
  • Kldiashvili, D. ve Diasamidze, M. Earthquakes in the Region of East Anatolia According to the Georgian and Armenian Sources from the Late Antiquity up to the 19th Century.
  • Karakhanian, A. ve Abgaryan, Y. (2004). Evidence of historical seismicity and volcanism in the Armenian Highland (from Armenian and other sources). Annals of Geophysics, 47(2/3).
  • Rubruklu Wilhelm, Seyahatname. İngilizce çeviri: W. W. Rockhill (1900), The Journey of William of Rubruck to the Eastern Parts of the World. Hakluyt Society
  • Marco Polo, Seyahatname. H. Yule ve H. Cordier çevirisi ve notları, The Book of Ser Marco Polo (Project Gutenberg)
  • Salomon-Calvi, W. (1940). Erzincan yer sarsıntıları üzerine yazı. MTA Mecmuası
  • Miroğlu, İ. "Erzincan". TDV İslâm Ansiklopedisi
  • Vikipedi (İngilizce): Erzincan, Mu'in al-Din Sulayman Parwana, Kilij Arslan IV, Abaqa Khan, 1269 Cilicia earthquake (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları