İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1679 Erivan Depremi: Garni Tapınağını Deviren Sarsıntı

4 Haziran 1679'da Garni Fayı'nda kırılan deprem Safevi Erivan'ını vurdu: kale ve kiliseler çöktü, Garni'deki Tiridates tapınağının sütunları devrildi, Kanaker köyünde 1.228 kişi öldü. Kanakerli Zakaria'nın tanıklığı, 7.600 ile 50 bin arasında oynayan ölü sayıları ve şahın fermanıyla yeniden kurulan Erivan: kronik ve tarihsel sismoloji kaynaklarından belgesel anlatım.

DepremleYasam 14 dk okuma

Haziran 1679. Ağrı Dağı'nın karşısındaki ovada, Safevi İran'ının en kuzeybatıdaki şehri Erivan'da bağlar yeşermiş. Şehrin üstündeki dağ köylerinden birinde, Hovhannavank manastırında, elli iki yaşındaki bir diyakoz kroniğini yazıyor. 4 Haziran'da, Yükseliş Bayramı'nın ardından gelen günlerde, yer gökgürültüsü gibi gürlüyor. Sarsıntı Garni'den geliyor: bin altı yüz yıllık tapınağın sütunları devriliyor, Erivan kalesi çöküyor, diyakozun doğduğu köyde ne insan kalıyor ne hayvan.

Depremden önce

1679'da Erivan, Safevi İran'ının Ermenistan'daki eyalet merkezidir. Şehir yüz yıldır iki imparatorluğun arasında el değiştirir. Osmanlılar 16. yüzyılın sonunda şehri alır; ilk Osmanlı beylerbeyi Ferhat Paşa 1582-83'te Zengi (Hrazdan) Nehri'nin kanyonunun kenarına büyük bir kale yaptırır. 1604'te Şah Abbas şehri geri alır. O günden beri Erivan, Osmanlı sınırına bakan bir Safevi kalesidir. Tahtta Şah Süleyman oturur.

Kale, şehirden ayrı küçük bir kasaba gibidir: içinde Müslüman garnizon ve yöneticiler, camiler ve minareler vardır. Ermeni nüfus kalenin dışındaki eski şehirde ve çevre köylerde yaşar. Eski mahallelerde Poğos-Petros, Katoğike ve Zoravor gibi kiliseler, Getsemani Şapeli bulunur. Zoravor'un yerinde, 17. yüzyılın ilk yarısında bir rahibin şehir halkının bağışıyla kurduğu surlu bir manastır ve okul vardır.

Şehrin kuzeydoğusunda Kanaker köyü uzanır. Bu köyde 1627'de doğan Zakaria, on üç yaşında yakındaki Hovhannavank manastırına girmiş, bütün hayatını orada geçirmiştir. Diyakozdur; Katolikos'un yanında İran'a ve Osmanlı topraklarına yolculuklar yapar. Bugün Zakaria Kanakertsi (Kanakerli Zakaria) diye bilinir ve 1679 depreminin en önemli tanığıdır.

Erivan'ın doğusunda, Azat Nehri'nin kıvrımında, iki yanı derin kanyonlarla çevrili bir burnun üzerinde Garni kalesi ve içindeki tapınak durur. Bu sütunlu yapıyı, Ermeni bilim insanlarının çoğuna göre Ermeni kralı I. Tiridates milattan sonra 77 civarında yaptırmıştır; bir başka görüş onu 2. yüzyıldan kalma bir anıt mezar sayar. 9-10. yüzyıllarda yapıya Arapça yazıtlar kazınmış, 1291'de girişine Ermenice bir yazıt eklenmiştir.

Eyalette yönetim de yeni değişmiştir. Erivan'ın askerleri bir önceki hana karşı ayaklanıp şaha şikâyet eder; şah yeni bir yönetici yollar. Zakaria'nın anlattığına göre Zal Han şehre habersizce girer, kalede fermanı okutur ve tehlikeli gördüğü kişileri yakalatıp şaha gönderir. Zakaria onu sert ama Hristiyanları koruyan biri olarak anlatır ve bir Hristiyan ailenin oğlu olduğunu yazar. Deprem, Zal Han'ın Erivan'daki ilk yılında gelir.

Gökteki işaretler

Zakaria'ya göre depremden önce gökte işaretler görülür. Geceleri havada güneyden kuzeye uzanan, iki ucu mızrak gibi sivri mavi çizgiler belirir ve yirmi gün sonra kaybolur. Ardından batıda, sarı renkli, kar beyazı uzun bir kuyruğu olan büyük bir yıldız çıkar; bir ay boyunca görünür. Sonra doğuda kırmızı, üç kuyruklu bir yıldız daha görülür.

Bu kayıt 17. yüzyıl kroniklerinin dünyasını yansıtır: felaket, Tanrı'nın öfkesi olarak okunur ve önceden göklerde haber verilmiş sayılır. Zakaria depremi anlatmaya da Mezmurlar'dan bir dizeyle, yeri bakışıyla titreten Tanrı'yla başlar.

Yükseliş'ten sonraki salı

Zakaria tarihi Ermeni takvimine göre 1128 yılı, 4 Haziran olarak verir; günü Yükseliş Bayramı'ndan sonraki salıdır. Saat "günün yedinci saati"dir. 4 Haziran, o dönem Ermenilerin kullandığı Jülyen takvimine göredir; bugünkü takvimde bu gün 14 Haziran 1679'a denk gelir. Kroniği 1876'da Fransızcaya çeviren M.-F. Brosset küçük bir tutarsızlığa dikkat çeker: o yılın takvimine göre 4 Haziran salıya değil çarşambaya düşer.

Saat de tartışmalıdır. Sonraki kataloglar depremi sabah 04.00, 06.00 ya da öğleden sonra 16.00 olarak verir. 2003'te İtalyan tarihsel sismoloji uzmanı Emanuela Guidoboni ile Ermeni yer bilimciler Haroutiunian ve Karakhanian, kaynakları baştan inceler. Dönemin saat sistemlerini hesaba katarak depremin yerel saatle 10.30 ile 11.45 arasında, yani sabahın geç saatlerinde olduğu sonucuna varırlar.

Zakaria'nın tarifine göre önce yer bulutlar gibi gürler. Gürlemenin ardından korkunç sarsıntılar gelir ve bütün Ağrı ovası titrer. Ona göre sarsıntı Garni yönünden gelir. Bugünkü araştırmalar da ona hak verir: depremi büyük olasılıkla Garni Fayı üretir. Bu fay ağırlıklı olarak yanal hareket eden, bir miktar da ters faylanma gösteren, kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu bir faydır.

Garni'den gelen sarsıntı

Sarsıntı Zakaria'nın deyişiyle bütün yapıları, güzel evleri, manastırları ve kiliseleri devirir. Kronik yıkılan ya da sarsılan yerleri tek tek sayar: Ağcots Vank, Ayrivank, Havuts Tar, Trdatakert, Hor Virap, Cırvej, Dzağavank; Erivan'da üç kilise; Noragavit, Noragyugh, Dzoragyugh, Nork ve Gamrez köyleri. Ambraseys ve Melville'in derlemesi Geğard manastırını da yıkılanlar arasında sayar.

Garni tapınağının 1947'deki yıkıntıları
Garni tapınağının yıkıntıları, 1947. Fotoğraf 1947 yılına aittir, deprem gününe ait değildir; taşlar 1679'da devrildikleri yerde yaklaşık üç yüz yıl kalmıştır. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Garni Temple ruins in 1947.jpg)

Listedeki Trdatakert, Garni'deki Tiridates tapınağıdır; yıkılışını bugün bildiğimiz en eski tanık Zakaria'dır. Tapınağın bütün sütun dizisi çöker. Yapı çapraz bir çizgi boyunca yarılır ve kuzeydoğuya doğru devrilir; taşlar 50 metreye kadar uzağa savrulur. Kaide, iç odanın alt kısmı ve sütun tabanları ayakta kalır. Kanyonların arasındaki burun, tapınağı görsel olarak çarpıcı kılar ama deprem kuvvetini artıran bir konumdur.

Erivan'da kale temelinin üzerine çöker; caminin ve minarelerin de yıkıldığını Zakaria ayrıca yazar. Kalenin altındaki köprü yıkılır. Zoravor manastırı tamamen yerle bir olur; Poğos-Petros kilisesinin yalnızca doğu kısmının bir parçası ayakta kalır. Getsemani Şapeli'nin yerindeki 13. yüzyıldan kalma kubbeli bazilika da harap olur.

Doğa da değişir. Bazı yerlerde yeni kaynaklar fışkırır, bazı kaynaklar kurur. Kopan kayalar dereleri doldurup akışlarını keser. Tarihsel deprem araştırmacıları Nicholas Ambraseys ve Charles Melville'in derlemesine göre heyelanlar Erivan kanyonunu tıkar, geçitler kapanır ve yollar bir süre kullanılamaz; vadilerde zemin sıvılaşır, çatlaklardan su fışkırır.

Kanaker'de horoz bile kalmadı

Zakaria'nın doğduğu Kanaker köyü yok olur. Kronikçi, köyde bir horozu barındıracak kadar bile yer kalmadığını yazar. Aynı köyde garip bir şey de görür: bir evin dört duvarı çöker ama düz toprak dam dört direğin üzerinde, havada asılı gibi hasarsız kalır.

Sarsıntı Karbi köyüne kadar hissedilir; orada üç kişi ölür. Zakaria'nın yaşadığı Hovhannavank'ta güzel yapıların hepsi yıkılır, kilise çöker. Zakaria, ölümden zor kurtulduklarını yazar. Toprak altında kalanlardan çıkarılabilenler çıkarılır; geri kalanlara evleri mezar olur. Zakaria'ya göre ölüler yaşayanlardan fazladır.

Kronikçi dürüsttür: toplam ölü sayısını öğrenemediğini açıkça söyler. Bildiği tek kesin rakam kendi köyündendir: Kanaker'de 1.228 kişi ölür. Köyde ne köpek ne kedi ne horoz kalmıştır.

Zakaria'nın daha sonra Hovhannavank'ın tarihini anlattığı başka bir eserinde de depremin bir izi vardır. Babasının, ailenin kuşaklar boyu kaydını tutan eski bir defteri vardır; Zakaria kendi adını da bu deftere yazdırmıştır. Defter "büyük deprem"de kaybolur. Brosset, bunun 1679 depremi olduğunu tahmin eder.

Bağlarda çadırlar

Sarsıntılar ekim ayına kadar sürer. Zakaria'ya göre yer her gün gürler; bu üç, dört, beş gün devam eder, ardından bir sarsıntı gelir. En kötüsü ilk gündür. Hayatta kalanlar bağlarda, meyve bahçelerinde ve kırlarda derme çatma çadırlarda yaşar.

Deprem günü Erzurum'dan kervanlar şehre varır ve felakete tanık olur. Zal Han aynı gün şaha haberciler gönderir. Şehirde bulunan Osmanlı elçilerini ise şahın cevabı gelene kadar bırakmaz. Şahın ulakları on beş gün sonra gelir: kale ve kiliseler yeniden yapılacaktır. Tellal, Hristiyanların yıkılan kiliselerini yeniden kurması yolundaki şah emrini meydanlarda duyurur.

Kaç kişi öldü?

1679 depreminin en çok tekrarlanan rakamı 7.600 ölüdür. ABD'nin NOAA kataloğu da bu sayıyı verir. Guidoboni ve arkadaşlarının incelemesine göre rakam, dönemin bir başka Ermeni yazarı, tüccar Agulisli Zakaria'nın notlarından gelir ve büyük olasılıkla bütün Erivan eyaletinin toplamını anlatır. Ermeni kaynaklarından derleme yapan Ambraseys ve Melville de 7.600'ü toplam ölü sayısı olarak verir.

Kaynaklar burada ayrışır. Sputnik Armenia'nın Rusça bir derlemesi, 7.600 kişinin yalnızca Garni'de öldüğünü yazar; bilimsel incelemeler bunu desteklemez. Başka bir kaynak toplamı 50 bin olarak verir. Kanakerli Zakaria'nın "ölüler yaşayanlardan fazla" sözü ve tek köyde 1.228 ölü, 7.600'ün eksik olabileceğini düşündürür; ama 50 bin rakamı için çağdaş bir dayanak gösterilmez.

Büyüklük de belirsizdir. Önceki çalışmalar 5,5 ile 7 arasında değerler verir; NOAA 5,9, Japon sismolog T. Utsu'nun listesi 6,4 yazar. 2003 incelemesi depremin etkilerini 34 yerde belirler, merkez üssünü Garni yakınına koyar ve eşdeğer büyüklüğü 6,7 olarak hesaplar. NOAA ise kaydı Erivan'ın güneyindeki eski Ermeni başkenti Dvin adıyla tutar.

Tarihin kendisi de yüzyıllar boyunca karışır. 1688'de Erivan'da bulunan Villotte adlı bir Avrupalı yazar depremi 1676'ya koyar. Bir 19. yüzyıl yazarı şehrin adını "Revan" yerine "Ravan" okur; onu izleyen kataloglar depremi Fırat kıyısındaki Rawa kasabasına, gerçek yerinden 660 kilometre uzağa taşır.

Yeniden kurulan Erivan

Erivan'daki Kırmızı Köprü
Erivan'da Hrazdan Nehri üzerindeki Kırmızı Köprü, 1915 dolayı. Depremde yıkılan köprünün yerinde durur; fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Red bridge, Yerevan.jpg)

Şahın emrinin ardından Azerbaycan veziri Mirza İbrahim Erivan'a gelir ve Nahçıvan, Berde, Lori ve çevredeki diğer hanları ve sultanları toplar. Zakaria'ya göre kale, öncekinden daha güçlü ve üç sıra surla yeniden yapılır. Kalenin altındaki köprü daha sağlam olarak onarılır; tıkanan kanallar temizlenir ve şehre yeniden su gelir. Bugün Hrazdan üzerindeki Kırmızı Köprü, depremde yıkılan köprünün yerinde durur.

Zal Han kiliselerin yeniden yapılmasını emreder. Zakaria bir sahneyi anlatır: Han bir gün Kanaker'e gelir, yıkıntıları görünce üzülür ve harap bir kilisenin neden yapılmadığını sorar. Köylüler paraları olmadığını söyler. Han, yaşlı kadınların dua edebileceği ahşap ve kerpiçten bir yapı için vergilerinden on tümen düşer. Köylüler aynı gün toprak bir duvar örmeye başlar.

Erivan'daki Zoravor Kilisesi
Erivan'daki Zoravor Kilisesi, 2019. Depremde yıkılan manastırın yerine 1693-94'te yapılmıştır; fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: 23artashes · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Surb Zoravor Astvatsatsin Church, Yerevan 02.jpg)

Erivan'ın kiliseleri 1690'larda tek tek yükselir. Zoravor Kilisesi, şehrin en zenginlerinden Hoca Panos'un bağışıyla 1693-94'te yıkılan manastırın yerine yapılır. Katoğike'nin batısına 1693-95'te büyük bir bazilika kurulur. Poğos-Petros'un duvarlarına 1691 ve 1692 tarihli haç taşları yerleştirilir. Getsemani Şapeli de yüzyılın sonunda, yıkılan bazilikanın yerinde, daha küçük ve kubbesiz olarak yeniden yapılır.

Her yer toparlanamaz. Havuts Tar manastırı depremden sonra fiilen terk edilir; bir kısmı ancak 18. yüzyılın başında Katolikos Astvatsatur Hamadantsi tarafından yeniden yapılır. Hovhannavank yavaş yavaş gerileyip 19. yüzyılın başında ıssızlaşır. Uşi'deki Aziz Sarkis manastırında yalnızca azizin mezarının bulunduğu şapel ayakta kalır.

Neyi değiştirdi

Garni tapınağı yaklaşık üç yüz yıl yıkıntı olarak kalır. Depremden önce, 1673'te bölgeye gelen Fransız gezgin Jean Chardin ile 1810'larda gelen James Morier tapınağı görmeden, yerlilerin anlattıklarına göre tarif eder. 1810'ların sonunda gelen İngiliz ressam Robert Ker Porter ise birbirine karışmış güzel parçalardan oluşan bir yığın görür ve çizer.

Deprem, Ermenistan için iyi belgelenmiş az sayıdaki tarihsel depremden biri olarak kalır. Bilim insanları için ayrıca bir deney alanıdır: Garni Fayı'nın jeolojik verileri bilindiğinden, kroniklerden çıkarılan sonuçlar sahadaki fay izleriyle karşılaştırılabilir. Fayın yatayda yılda yaklaşık 3 milimetre kaydığı hesaplanır. Aynı fay sisteminin en kuzey kesimi, 1988'de Spitak depremini üretir.

Kaynaklar bir noktada da birbirini tutmaz. Bazı kaynaklar Katoğike'yi yıkılan kiliseler arasında sayar; 1936'daki yıkım sırasında yapılan incelemeler ise eski Meryem Ana kilisesinin depremi ayakta atlatan tek Erivan kilisesi olduğunu gösterir.

Bugün

1679'dan sonra yeniden yapılan kiliselerin çoğu Sovyet döneminde yıkılır: Poğos-Petros 1930'da bir sinema için, Katoğike'nin büyük bazilikası 1936'da, Getsemani Şapeli 1920'lerde opera binası için. Bazilikanın yıkımı sırasında içine gömülü 13. yüzyıl kilisesi ortaya çıkar ve korunur; bugün Erivan'ın en eski kilisesidir. Ferhat Paşa'nın kalesi 1853'te bir depremde yeniden hasar görür, 1930'larda tamamen yıkılır; yerinde bugün bir şarap fabrikası vardır. Hoca Panos'un yaptırdığı Zoravor Kilisesi ise hâlâ ayaktadır.

Garni tapınağının bugünkü hâli
1969-75'te özgün taşlarıyla yeniden ayağa kaldırılan Garni tapınağı, 2010. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Armenak Margarian · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Garni Temple 18-11-2010 v2.jpg)

Garni tapınağı 1969-75'te, Sovyet Ermenistanı'nda arkeolog Alexander Sahinian'ın ekibi tarafından, yere dağılmış özgün taşları yerlerine konarak yeniden ayağa kaldırılır. Yapının yaklaşık üçte biri özgün taştır; eksik parçalar süssüz yeni taşlarla tamamlanır. Bugün Ermenistan'ın en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. Kanaker ise Erivan'ın içinde kalmış bir semttir. Garni Fayı ise bugün de bölgenin aktif fayları arasında izlenir.

Kaynaklar

  • Zakaria Kanakertsi (Kanakerli Zakaria), Tarih, LI. ve LIII. bölümler; M.-F. Brosset'nin Fransızca çevirisi, Collection d'historiens arméniens, cilt 2 (St. Petersburg, 1876)
  • Guidoboni, E., Haroutiunian, R., Karakhanian, A. (2003), The Garnì (Armenia) large earthquake on 14 June 1679: a new analysis, Journal of Seismology 7 (özet ve Vikipedi'de aktarılan sonuçlar)
  • Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P. (1982), A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 1086
  • Utsu, T. (2002), A List of Deadly Earthquakes in the World: 1500-2000
  • Sputnik Armenia (Rusça), "Ermenistan tarihinin en güçlü beş depremi", 7 Aralık 2016
  • Vikipedi (İngilizce, Rusça, Ermenice): 1679 Armenia earthquake, Garni Temple, Erivan Fortress, Zoravor, Katoghike, Saint Peter and Paul Church, Gethsemane Chapel, Havuts Tar, Hovhannavank, Zakaria Kanakertsi (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları