1648 Van Depremi: Kutsal Cuma Gecesi Yıkılan Kale Şehri
Mart 1648'in sonunda, bir şafak vakti gelen deprem Van'ın kale surlarını, camilerini ve kiliselerini yıktı. Ölüler arabalarla taşınıp toplu çukurlara gömüldü, yer üç ay boyunca sallandı. Tebrizli Arakel'in tanıklığı, Evliya Çelebi'nin 1655'te gördükleri ve 1646 mı, 1648 mi tartışması: belgesel anlatım.
Mart 1648'in son günleri, Van. Hristiyan takvimine göre Paskalya'ya iki gün var. Şafak sökerken kiliselerde sabah duası başlamış. Önce bir gök gürültüsü duyuluyor, ardından yer sallanmaya başlıyor. Kale surları Tebriz Kapısı'ndan başlayarak yıkılıyor, minareler ve kubbeler çöküyor. Ölüler arabalarla şehir dışına taşınıyor. Bu depremi ayrıntılı anlatan tek tanık, Ermeni tarihçi Tebrizli Arakel. Tarih ve ölü sayısı konusunda ise kaynaklar bugün de birbirini tutmuyor.
Depremden önce

Van, 1548'de Kanuni Sultan Süleyman'ın İran seferinde kuşatılıp alınmış, aynı yıl Osmanlı'nın bir beylerbeyliği, yani eyalet merkezi olmuştur. Bir asır sonra şehir, Safevi sınırına bakan bir kale şehridir. Göl kıyısındaki ovadan yükselen uzun kireçtaşı kayanın üstünde iç kale durur. Kayanın güneyinde, surlarla çevrili aşağı şehir uzanır.
Kayanın üstünde bekâr yeniçerilerin ve topçuların evleri, Kanuni'nin genişlettiği bir cami vardır. Aşağı şehirde paşa sarayı, çarşılar, camiler ve kiliseler bulunur. Şehirde Müslümanlar ve Ermeniler birlikte yaşar. Arakel'in "hoca" diye andığı zengin Ermeni tüccarlar şehrin ileri gelenleri arasındadır. Şehrin güneydoğusunda, Erek Dağı'nın yamacında, Ermenilerin büyük manastırlarından Varak (Yedikilise) yer alır.
Van Gölü havzası depremleri iyi tanır. Bugünkü tarihsel kataloglar 1500'lü yıllardan itibaren Van ve Bitlis çevresinde hasar yapan pek çok deprem sayar. Ama 1640'larda gelecek olanı kimse beklemez.
Kutsal Cuma gecesi
Depremi anlatan en ayrıntılı kaynak, 1590'larda Tebriz'de doğan Ermeni din adamı Arakel'in 1662'de tamamladığı tarih kitabıdır. Arakel, dönemin olaylarını çoğu kez tanıklardan dinleyerek yazmıştır. Kitabının 37. bölümünü bütünüyle Van depremine ayırır.
Arakel'e göre deprem, Ermeni takvimine göre 1097 yılının 2 Nisan'ında, Kutsal Cuma'yı Kutsal Cumartesi'ye bağlayan gecenin sonunda gelir. Gün yeni ağarmaktadır ve sabah duaları başlamıştır. Önce ansızın bir gök gürültüsü duyulur. Hemen ardından, Arakel'in deyişiyle o bölgelerde kimsenin o güne kadar yaşamadığı bir deprem başlar. Kitabın İngilizce çevirisindeki bir nota göre, eser üzerinde çalışan Brosset Arakel'in gün hesabında yanıldığını belirtir: o yıl Paskalya 2 Nisan'dadır, Kutsal Cuma ise 31 Mart'a denk gelir. ABD'nin NOAA veri tabanı da depremi 31 Mart 1648 tarihiyle kaydeder.
Bugünkü araştırmalar depremi Van'ın güneyinden doğu-batı yönünde geçen Gürpınar bindirme fayıyla ilişkilendirir. Bir İtalyan araştırma ekibi büyüklüğü 6,6'nın altında tahmin eder. Başka kataloglar 6,7 ya da 6,8 değerlerini verir.
Surlar, minareler, kiliseler

Deprem kale surunu Tebriz Kapısı'ndan Ghari Kulesi'ne kadar yıkar. Surlar başka pek çok noktada da çöker. Ayakta kalan bölümler o kadar zarar görür ki sonradan bütün surun yıkılıp yeniden yapılması gerekir.
Şehrin kiliseleri ya hasar görür ya tamamen çöker. Surp Sahak Kilisesi yerle bir olur. Eçmiyadzin adlı kilise hasar alır. Havariler Kilisesi'nin çatısı içine çöker, Surp Boğos'un kubbesi düşer. Camilerin durumu da farksızdır. Arakel'e göre yalnızca Mustafa Paşa Camii minaresiyle birlikte ayakta kalır, diğer bütün camiler ve minareler yıkılır. Yukarı kaledeki caminin minaresi de çöker.
Evler, konaklar ve başka yapılar insanların ve hayvanların üstüne çöker. Arakel ölülerin sayısını vermez, ama tabloyu anlatır: ölüler o kadar çoktur ki arabalara yüklenip şehrin dışına taşınır. Her birine ayrı mezar kazmaya yetişilemez. Büyük çukurlar açılır, sekiz on ceset bir beze sarılıp birlikte gömülür.
Sekiz gün süren sarsıntı
Yer sekiz gün boyunca durmadan sallanır. Arakel bu günleri suyun üstündeki bir kayığa benzetir. Kimse evine giremez. Halk çadırlarda ve açık alanlarda yaşar. Sekiz günün sonunda sarsıntılar seyrekleşir ama bitmez: dört, beş ya da on günde bir yer yeniden sallanır. Bu durum haziran sonuna kadar, yaklaşık üç ay sürer.
İlk depremden kurtulanlar evlerinin enkazına döner, toprağı kazıp insanları ve eşyalarını çıkarmaya çalışır. Arakel'e göre sayısız kişi ölmüştür, ama enkazdan sağ çıkanlar da vardır. Depremden on beş gün sonra bile yıkıntıların altından hâlâ canlı insan çıkarılmaktadır.
Kırk dört gün enkaz altında
Arakel, depremin en çok konuşulan olayını da kaydeder. Vanlı yoksul bir Ermeni, depremden önce şehirden çıkıp Karapos köyüne gitmiştir. İki oğlu evde kalmıştır, küçüğü on yaşlarındadır. O gece deprem gelir, ev çocukların üstüne çöker.
Babası köyde kaldığı evde, düşen bir kirişin altında bacaklarını kırar. Yürüyebilene kadar köyde kalır. Ancak Göğe Yükseliş Bayramı'nda, Brosset'nin hesabına göre 11 Mayıs'ta, şehre dönebilir. Evi yıkık bulur. Herkes gibi o da çocukların öldüğünü düşünür. Adam toplayıp enkazı kazdırır ve iki çocuğu sağ bulur. Arakel'e göre depremin üzerinden kırk dört gün geçmiştir.
Haber şehrin paşasına ulaşır. Paşa çocukları çağırtıp sorguya çeker, olayın doğru olduğuna kanaat getirince bir kâğıda yazdırıp yanında saklar. Ne yediklerini soranlara çocuklar birkaç ekmek kırıntısını gösterir. Susadıklarında bir kaptaki ekşimiş pancarı yediklerini, gecenin mi gündüzün mü olduğunu bilmediklerini söylerler. Arakel, kitabını yazdığı sırada ikisinin de hayatta olduğunu ekler.
Arakel olayı bir mucize olarak anlatır. Kırk dört gün, bugün bilinen enkazdan kurtulma sürelerinin çok üstündedir. Hikâye burada, başka bir kaynakla doğrulanamayan bir tanık aktarımı olarak yer alıyor.
Yıkılan köyler, kayan dağ

Yıkım şehirle sınırlı kalmaz. Arakel, Van çevresindeki manastırların yıkıldığını tek tek sayar: Yukarı ve Aşağı Varak, Salnapat'ın büyük kilisesi ve manastırı, Şuşanits, Kurupaş ve daha niceleri. Van'ın çevresindeki köylerde de bütün yapılar ve kiliseler çöker. Ambraseys ve Finkel'in Osmanlı kaynaklarına dayanan kataloğuna göre deprem Van'dan Gevaş'a, Hoşap'a ve Albağ'a kadar uzanan geniş bir alanda köyleri yıkar ve toprak kaymalarına yol açar.
Doğada da büyük değişiklikler olur. Arakel'e göre yer altında saklı kalmış pek çok kaynak yüzeye çıkar. Buna karşılık Eğnaberd Deresi'nin altı değirmeni döndüren kolları kurur. Su kalmadığı için oradaki kale Gharsik'e taşınır. Avan köyünün on iki pınarı tamamen kurur.
Hogeats Manastırı'nın yakınındaki vadide Abeğner adlı kayalık bir dağ, deprem gecesi parçalanıp vadiye düşer. Düşen kayalar üç kişiyi öldürür, yolu kapatır, bir su değirmenini yıkar. Yol başka bir yerden geçirilir, değirmen başka yere kurulur. Vadiyi dolduran kaya kütlesi dereyi günlerce keser. Su sonunda kendine yol bulur, Havu Dzor denen bölgede geniş bir düzlükte toprağa çekilir ve derin bir çukur açar. Arakel'e göre çukuru dipten yükselen kara sular doldurur.
İstanbul'a giden haber
Van paşası ve öteki yetkililer olanları yazıya geçirip İstanbul'a, Sultan İbrahim'e gönderir. Arakel'in aktardığına göre mektupta pek çok yapının, kasabanın, köyün, caminin ve kilisenin yıkıldığı bildirilir.
Van'ın Ermeni tüccarları, o sırada İstanbul'da bulunan Hoca Ruhican'a bir adam gönderir. Ondan, yıkılan kilise ve manastırların yeniden yapılması için padişahtan izin almasını isterler. Ruhican izni alıp Van'a yollar. Surp Sahak'ı Hoca Ahican baştan yaptırır. Eçmiyadzin Kilisesi'ni de o onartır. Havariler Kilisesi'nin çatısını Adomean ailesi, Surp Boğos'un kubbesini Zirak Gerakents yeniden kurar. Varak'ta da tüccarlar kiliseleri tek tek üstlenir. Ama bölgedeki manastırların hepsi kurtulamaz. Arakel'e göre birçoğu harabe olarak kalır.

Müslüman yapılarında da onarım başlar. Bir araştırmacının 1650 tarihli bir arşiv belgesine dayanarak aktardığına göre, Şah Ermen diye bilinen Ulu Cami'nin bir bölümü "büyük depremde" yıkılmıştır. Vakıf geliri kalmayan camiyi Ali Efendi adlı bir kâtip kendi parasıyla onartır. Bu bilgi, belgenin künyesi verilmeden aktarılmıştır.
İstanbul o sırada başka bir sarsıntıyla meşguldür. Aynı yıl, Ağustos 1648'de Sultan İbrahim tahttan indirilir ve öldürülür. Arakel kronolojisinde Van depremini ve bu olayı aynı yılın kayıtları arasında anlatır.
Evliya Çelebi'nin gördüğü Van
Depremden yedi yıl sonra, 1655 yazının başında, Melek Ahmed Paşa askeriyle Van'a girer. Yanında, paşanın sütkardeşi olan seyyah Evliya Çelebi vardır. Evliya şehri ayrıntılı biçimde anlatır: aşağı şehri çeviren yetmiş kuleli surlar, kırk konak, damları kireçle örtülü, çoğu iki katlı kârgir evler, temiz ve kaldırımlı caddeler.
Evliya depremin tarihini vermez, ama izine dokunur. İç kaledeki Süleyman Han Camii'ni anlatırken, Van'da olan büyük bir depremde minaresinin yıkıldığını, Yeniçeri Ağası Ömer Ağa'nın yerine sanatlı yeni bir minare yaptırdığını yazar. Arakel'in "yukarı kaledeki caminin minaresi de çöktü" kaydıyla örtüşen bir bilgidir bu. Evliya, aşağı şehirdeki Ulu Cami'yi ise övgüyle anlatır. Bu da caminin o sırada onarılmış ve ayakta olduğunu düşündürür.
1646 mı, 1648 mi?
Depremin tarihi tartışmalıdır ve tartışmanın kaynağı Arakel'in kendisidir. Kitabının 37. bölümünde yılı Ermeni takvimiyle 1097, yani 1648 olarak verir. Kitabın sonundaki kronolojide ise aynı depremi, aynı ayrıntılarla, 1095 yılına, yani 1646'ya yazar. İki anlatımda da gün 2 Nisan'dır, Kutsal Cuma gecesidir, yer sekiz gün sallanır ve sarsıntılar haziran sonuna kadar sürer. Kronoloji, depremle aynı yıl içinde Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesini anlatır. Bu olay 1648'de olmuştur.
Kataloglar da ikiye ayrılır. NOAA, Manuel Berberian'ın İran Jeoloji Kurumu için hazırladığı 1977 tarihli çalışmaya dayanarak depremi 31 Mart 1648 tarihiyle ve 2.000 ölüyle kaydeder. Aynı veri tabanında 17 Şubat 1646 tarihli ayrı bir Van kaydı da vardır. Ambraseys ve Finkel'in kataloğunu kullanan Türk araştırmacılar ise depremi 7 Nisan 1646'ya, şiddetini X'a, büyüklüğünü 6,7'ye yerleştirir. Bazı yayınlar iki tarihi birlikte verir. Tek bir depremin iki farklı yıla yazılmış olması büyük olasılıktır.
Ölü sayısı da belirsizdir. 2.000 rakamı NOAA'dan gelir ve uluslararası kataloglarda yaygın biçimde tekrarlanır. Ama okunabilen tek tanık kaynağı olan Arakel bir sayı vermez. "Sayısız" der, toplu mezarlardan ve arabalarla taşınan ölülerden söz eder. Bu yazıda 2.000 rakamı bir katalog tahmini olarak alınmıştır.
Neyi değiştirdi
Deprem Van'ın surlarını baştan yaptırttı. Arakel'e göre ayakta kalan bölümler de yıkılıp yeniden örüldü. Şehrin kiliseleri, devletten izin alan Ermeni tüccarların parasıyla yeniden yapıldı. Kırsalda ise yıkılan manastırların bir kısmı hiç kalkmadı. Kurumuş derelerin yanındaki kale ve değirmenler taşındı, yollar değişti.
Bilim için 1648 depremi, Van şehrini vurduğu bilinen en büyük tarihsel depremlerden biridir. Van Gölü havzasında 1900 öncesinde yaklaşık 7 büyüklüğünde beş deprem kaydedilmiştir. Bunlardan biri 1646-1648 Van depremi, bir diğeri 1715 Van depremidir. Araştırmacılar bu kayıtları bölgedeki deprem tehlikesinin en önemli kanıtları arasında sayar.
Bugün
Arakel'in anlattığı surlu şehir bugün yok. Birinci Dünya Savaşı'nda harabeye dönen eski Van terk edildi. Yeni şehir, eski şehrin dışında, Erek Dağı'na doğru uzanan ovada kuruldu. Kayanın güneyindeki düzlükte eski şehrin kalıntıları duruyor. Ulu Cami'nin minaresi hâlâ ayakta kalmaya çalışıyor. Varak Manastırı'nın da bazı bölümleri Erek Dağı'nın yamacında görülebiliyor.
Van, 1648'den sonra da büyük depremler yaşadı. 1945 yazında başlayıp kasımda yıkıcı bir sarsıntıyla süren deprem dizisi şehrin evlerini adım adım yıprattı. 23 Ekim 2011'de 7,2 büyüklüğündeki Tabanlı depremi 604 kişinin, 9 Kasım'daki Edremit depremi 40 kişinin ölümüne yol açtı. 2011'de de 1648'deki gibi insanlar haftalarca evlerine giremedi, kışı çadırlarda geçirdi.
Kaynaklar
- Tebrizli Arakel, Tarih Kitabı (1662), 37. bölüm "Van şehrinde ve çevresinde olan deprem üzerine" ve kronoloji bölümü; G. A. Bournoutian'ın İngilizce çevirisi, Arak'el of Tabriz: Book of History, Mazda Publishers, 2010 (Brosset'nin notlarıyla)
- Evliya Çelebi, Seyahatname, 4. kitap (Van bölümü), günümüz Türkçesiyle hazırlayanlar S. A. Kahraman ve Y. Dağlı, Yapı Kredi Yayınları, 2010
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 976 (31 Mart 1648) ve kayıt 964 (17 Şubat 1646); Berberian, M. (1977), Contribution to the Seismotectonics of Iran, Part III
- Utkucu, M. ve diğ. (2014), 23 Ekim 2011 Van (Doğu Anadolu) Depremi'nin (Mw=7.1) Sismotektonik Özellikleri, Yerbilimleri 35(2), 87-108 (Ambraseys ve Finkel 1995 ile Sinclair 1999'a dayanan tarihsel deprem tablosu)
- Jeoloji Mühendisleri Odası, Van (Tabanlı-Edremit) Depremleri Raporu, 2011 (Ambraseys ve Finkel'e dayanan tarihsel deprem bilgisi)
- Moro, M. ve diğ. (2014), The October 23, 2011, Van (Turkey) earthquake and its relationship with neighbouring structures, Scientific Reports 4, 3959
- Öztürk, Ş. (2021), XVI-XIX. Yüzyıllarda Van Mimarisi, Van YYÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Van Özel Sayısı
- Daniell, J. ve diğ. (2011), CEDIM Forensic Earthquake Analysis Group, Van depremi raporu 4 (CATDAT veri tabanı)
- Vikipedi (İngilizce), Siege of Van (1548), Van Eyalet, Ibrahim of the Ottoman Empire, Varagavank (başlangıç kaynağı)
