1687 Lima Depremi: Krallar Şehri'nde Şafaktan Önce Üç Sarsıntı
20 Ekim 1687 şafağında iki saat içinde gelen üç sarsıntı İspanyol Peru'sunun başkenti Lima'yı neredeyse tamamen yıktı, ardından gelen tsunami Callao'nun surlarını aştı ve Pisco'da gemileri meydana taşıdı. Meydandaki barakadan kenti yöneten genel vali, bahçelere sığınan halk, yeniden kurulan saray ve bugün de süren Señor de los Milagros alayının başlangıcı: arşiv belgelerine dayanan çalışmalardan belgesel anlatım.
20 Ekim 1687, pazartesi, şafaktan önce. İspanyol Peru Genel Valiliği'nin başkenti Lima, "Krallar Şehri", uykuda. Saat dört sularında yer sallanmaya başlıyor; iki saat içinde iki büyük sarsıntı daha geliyor. Kiliselerin çanları kendi kendine çalıyor, kuleler çöküyor. Sonra deniz çekiliyor ve liman kenti Callao'nun surlarını aşarak geri dönüyor.
Depremden önce

1687'de Lima, Güney Amerika'daki İspanyol yönetiminin merkezidir. Genel vali Melchor de Navarra y Rocafull, Palata Dükü, 1681'den beri buradadır. Kentin limanı Callao, "Güney Denizi"nin en önemli limanıdır. Bir yıl önce İngiliz korsan Edward Davis kıyı kasabalarını yağmalamış, vali de Lima'yı ve Trujillo'yu surla çevirme işine girişmiştir. Kente et sağlama hakkını alan kasabın altı yılda ödeyeceği 80 bin peso, surların yapımına ayrılmıştır.
Lima deprem görmüş bir kenttir. 1586'da büyük bir deprem şehri yıkmıştır. 13 Kasım 1655'te bir başkası Lima'da pek çok ev ve binayı devirir; NOAA kayıtlarına göre Plaza Mayor'da derin yarıklar açılır, Callao'da Cizvitlerin taş kilisesi yerle bir olur. O depremde Pachacamilla mahallesindeki kerpiç bir duvara çizilmiş çarmıhtaki İsa resmi hasarsız kalır. Halk bunu mucize sayar ve duvarın önünde toplanmaya başlar.
1687 yılı uyarılarla geçer. 30 Ocak'ta orta şiddette bir sarsıntı hissedilir. 31 Mart'ı 1 Nisan'a bağlayan gece daha sert bir deprem gelir, onu 8, 9, 13 ve 16 Nisan'daki sarsıntılar izler. Temmuz başından itibaren de kentte bir söylenti dolaşır: bir yargıcın evindeki küçük Meryem heykelinin terlediğini ve ağladığını gördüklerini söyleyen tanıklar vardır.
Karanlıkta üç sarsıntı
Cizvit rahip Buendía, San Pablo kolejindeki odasında uyurken yer sarsılmaya başlar. Kalkar, kapı eşiğine sığınır. Yan odadaki rahip Medina yanına gelip günah çıkarmak ister; ikisi diz çöküp dua eder. Sarsıntı durunca dışarı, sokaklara çıkarlar. Tarihçi Judith Mansilla bu sahneyi Buendía'nın kendi anlatımından aktarır.
Saatler kaynaktan kaynağa değişir. Dönemin anlatımlarına dayanan çalışmalar ilk sarsıntıyı sabah dört sularına koyar; İspanyolca Vikipedi saati 4.15, süresini bir dakika 33 saniye olarak verir. İlk sarsıntı uyananların çoğunun üzerindeki giysiyle sokağa kaçmasına izin verir, ama pek çok bina çöker. Birkaç dakika sonra ikinci bir sarsıntı gelir. Hava hâlâ karanlıktır, yıkıntıların tozu geceyi daha da koyulaştırır. İnsanlar sokakta korkudan ve soğuktan titrer; bazıları enkaza gömülenleri çıkarmaya çalışır.
Altı sularında üçüncü ve en güçlü sarsıntı gelir. Bazı kaynaklar bunu 5.30 olarak verir. Vali, krala yazdığı mektupta bastığı toprağın deniz gibi dalgalandığını, ayakta duramadığını, ölmek için diz çöktüğünde bile yerde tutunamadığını anlatır. Kiliselerin çanları kendi kendine çalar. Santo Domingo kilisesinin kulesi yıkılır ve altında pek çok kişi ölür. Plaza Mayor'un kemerli revakları çöker, San Agustín'in ana şapeli ve San Francisco'nun kubbesi iner. Günah çıkarmak için kiliselere koşanların bir kısmı orada enkaz altında kalır.
Callao'yu aşan deniz
Liman kenti Callao da sarsıntılarla yıkılır; ama asıl felaket denizden gelir. Deniz önce çekilir, sonra 5-10 metre yüksekliğe ulaşan dalgalarla geri döner. Su, limanın surlarını aşar, binaları örter, iki gemiyi karaya oturtur. Callao'nun beş fersah güneyindeki Quilcay balıkçı köyü haritadan silinir; yalnız o saatte denizde balık tutan küçük bir grup hayatta kalır.
Dalgalar kuzeyde Chancay'dan güneyde Camaná'ya kadar kıyıyı vurur. Pisco limanı bütünüyle sular altında kalır; limandaki iki gemi kasabanın ana meydanında kalakalır. Kasaba sonra denizden bir fersah içeriye taşınarak yeniden kurulur. Cañete ve Chincha'da da yıkım büyüktür; Meksika'ya gönderilmeyi bekleyen 3.000 kental cıva kaybolur. Ica ile Cañete arasında kilometrelerce uzanan yarıklar açılır.
Sarsıntı açık denizde de hissedilir. NOAA kaydına göre kıyıdan yaklaşık 600 kilometre açıkta seyreden bir gemide (gemide korsan cerrahı Lionel Wafer vardır) bazı tayfalar hamaklarından düşer, yeşil deniz suyu beyaza döner; kovayla alınan suyun kumla karıştığı görülür. Dalgalar Pasifik'i geçer: 22 Ekim'de Japonya'nın Kamaişi kıyısında yaklaşık yarım metrelik 12-13 dalga, Okinawa'da üç olağandışı dalga kaydedilir.
Gün ağarınca
Güneş doğduğunda Lima'nın neredeyse tamamen yıkıldığı görülür. En çok kiliseler ve manastırlar zarar görmüştür; pek çok rahip ve rahibe hücrelerinde ölmüştür. Başpiskoposluk sarayının yanındaki Sagrario Şapeli ayakta kalan tek yapıdır, ama o kadar çatlamıştır ki kimse içeri girmeye cesaret edemez. Genel valinin oturduğu ve yüksek mahkemenin (Real Audiencia) toplandığı saray yıkılmıştır. Valinin krala bildirdiğine göre özel evlerin çoğu çökmemiştir, ama hepsi ağır hasarlıdır ve kimse içlerinde kalmak istemez.
Ölenler arasında General Juan Ramírez de Arellano, karısı ve küçük oğlu vardır. Lima Başpiskoposu Melchor de Liñán y Cisneros ise o sırada ağır bir hastalıktan sonra Callao'da dinlenmektedir. Yatak odasının tavanı çöker; sığındığı kapı eşiğine düşen bir kiriş onu ezilmekten kurtarır. Bacağından yaralanan başpiskoposu kâhyası Francisco de Jáuregui güçlükle enkazdan çıkarır. Lima'daki sarayı oturulamaz hâldedir; Late köyüne, bugünkü Ate'ye çekilir.
Bahçelerde, meydanlarda
Ayakta kalan duvarların her an yıkılabileceğinden korkan bütün kent açık alanlara taşınır. Kapalı manastırlarda yaşayan din adamları bile hücrelerini bırakır. San Agustín ve Santo Domingo tarikatları Chacarilla bahçesine, Merced tarikatı kendi Belén bahçesine yerleşir; Santísima Trinidad rahibeleri Barrabás denen bir bahçeye sığınır. Antonio Jiménez'in San Jacinto bahçesi her sınıftan insanın kurduğu kulübeler ve barakalarla dolar; burada aylarca kalınır, çocuklar için bir okul ve iki şapel açılır. Juan de Aliaga'nın El Cuero bahçesinde aileler ağaçların arasına odalar kurar. En yoksullar ellerine geçen her yere yerleşir; Santa Rosa'nın dindar kadınları bir çöplüğe sığınmak zorunda kalır.
Sokaklar moloz ve kokmaya başlayan cesetlerle doludur. Halk kentin içine ve dışına dağıldığı için yiyecek dağıtmak güçleşir; kıtlık aylarca sürer. Fransisken Fray Domingo Álvarez de Toledo, 29 Ekim'de yazdığı mektupta Lima'nın bütün büyüklüğüyle yerle bir olmuş yıkıntısına ağladığını yazar.
Meydandaki barakada bir vali

Vali ilk sarsıntıda ailesiyle birlikte saraydan çıkar. Ailesini Plaza Mayor'a yerleştirdikten sonra enkaz altındakileri kurtarma işine kendisi katılır. Ona kent dışında daha rahat bir konut önerilir, reddeder. Krala yazdığı mektupta, valilerinin uzaklaştığını görmenin halk için büyük bir üzüntü olacağını, ortada mahkeme de kalmadığı için kentin merkezinden ayrılmak istemediğini anlatır. Meydana kurulan basit bir barakada, İspanyolca kaynaklara göre 73 gün kalır; yönetim toplantıları da burada yapılır.
Belediye meclisiyle (cabildo) ilk toplantısında vali, 1586 depreminden sonra tutulan meclis kayıtlarını açtırır ve önlemleri onlara bakarak alır. Dağılan halka yiyecek ulaştırmak için iki yeni belediye yargıcı atanır. Yedi görevli bir yapı ustasıyla birlikte ana caddelerdeki binaları tek tek inceler; tehlikeli olanlar yıkılır. Usta ve işçi gündelikleri sabitlenir; fazla para isteyen işçinin belediye binasıyla cezaevinin onarımında parasız çalıştırılacağı ilan edilir. Buğdayın fiyatı 4 peso 4 real, bin tuğlanın fiyatı 22 peso olarak belirlenir.
Meclis tedarikçileri de sıkı denetler. Kente et sağlayan Alonso Sánchez de Bustamante'nin "çok zayıf ve kötü" et sattığı belirlenir ve etin satış fiyatı düşürülür. İç yağı tedarikçisi Yüzbaşı Roque Falcón 4.000 peso ceza öder; para kraliyet cezaevinin onarımına ayrılır.
Kasım ve aralık: korku bitmiyor
Artçılar günlerce sürer. 10 Kasım'da yeniden çok şiddetli bir deprem olur. 2 Aralık'ta denizin yeniden yükseldiği yalanı yayılır. Halk bahçelerdeki ve meydanlardaki geçici barınaklarını bırakıp tepelere kaçar; Lima'nın deniz altında kalacağına inanılır. Valinin halkı yatıştırıp kente geri döndürdüğü anlatılır. Aynı gün alışılmadık bir sağanak, ayakta kalmış yapı kalıntılarını da yıkar.
Barınakların gece soğuğuna ve gündüz sıcağına karşı koruması yoktur. Ertesi yaz kentte tifüse benzeyen ateşli bir hastalık (tabardillo) ve sıtma (terciana) salgını çıkar. Mansilla'nın aktardığı meclis kaydına göre salgın depremden çok daha fazla insan öldürür; İspanyolca Vikipedi ölümlerin üç katına çıktığını yazar.
Kaç kişi öldü
Ölü sayısı kaynaklara göre çok değişir. İspanyolca Vikipedi Lima'da yaklaşık 600, Callao'da 500-600 ölüden söz eder. NOAA kaydında aktarılan bir anlatım, insanların uğultuyu duyup sokağa kaçtığı için Lima'da yalnız 100 kişinin öldüğünü söyler; başka bir katalog 200 verir. Depremle tsunaminin toplamı için en sık verilen rakam 5.000'dir; bu rakam İngilizce Vikipedi'de ve NOAA'nın kaynaklarından birinde geçer. Mansilla kayıpların "hesaplanamayacak kadar büyük" olduğunu yazar ve kesin bir sayı vermez.
Büyüklük tahminleri de farklıdır: 7,6'dan 9,0'a kadar değerler önerilmiştir; çoğu kaynak 8,4-8,7 arasında bir değer verir. Bir görüşe göre aynı sabah iki ayrı büyük deprem olmuş, ikincisi daha güneyde kırılmıştır.
Bir not daha: NOAA kataloğunda 1657 yılına tarihlenen bir Lima-Callao kaydı vardır. Bu kayda göre 11 bin İspanyol ölmüş, Potosí dağları dümdüz olmuştur. Kayıt katalogda "mükerrer" olarak işaretlidir; aynı 11 bin rakamı "1654 ya da 1656" diye verilen başka bir kayıtta da kaynak gösterilmeden geçer. 1650'lerde Lima'yı vurduğu belgelenen büyük deprem 13 Kasım 1655 depremidir. 1657 tarihli yıkım da 11 bin ölü rakamı da doğrulanamıyor.
Yeniden kurulan saray, bitmeyen katedral
Hazine boştur ve İspanya'ya gümüş gönderimi durdurulamaz. Vali hatıratında, kralın iyi tebaası için bütün hazinesini seve seve harcayacağını, ama monarşinin sıkıntıları yüzünden şimdilik bunu vaat edemeyeceğini yazar. Bir acil durum kurulu toplar. Önerisi yıkık sarayın kalanını da yıkıp yenisini kurmaktır; çünkü onarmak daha pahalıdır. Eski saray iki katlıdır, yenisi tek katlı olur. Vali ailesiyle birlikte, birkaç ahşap oda hazırlanır hazırlanmaz yeni saraya geçer.
Katedral için pazarlık ise uzun sürer. Onarım 60 bin peso olarak hesaplanır. Vali kraliyet hazinesinden 20 bin peso vermeyi, kalan 40 bini kilise meclisinin karşılamasını önerir. Başpiskopos ve kilise meclisi tek kuruş vermeyi reddeder; kralın katedrali tek başına onarması gerektiğini savunurlar. Vali bunun üzerine Papa'dan boşalan kilise makamlarının gelirini onarıma ayıracak bir izin ister. Papa yalnız iki makamın altı yıllık gelirini, toplam 33 bin pesoyu verir; kalanı kraliyet hazinesi öder. Vali ayrıca yerli köylerindeki kiliselerin onarımının 200 bin pesoya mal olacağını hesaplar. Belediyenin kendi mülklerindeki zarar 36 bin pesodur.
Mansilla'ya göre işleri yavaşlatan bir başka etken de vali ile Başpiskopos Liñán y Cisneros arasındaki düşmanlıktır. Yine de tarihçi, valinin ve meclisin kısıtlı imkânlarla hızlı ve düzenli bir yanıt verdiğini savunur.
Neyi değiştirdi
Deprem Peru kıyısının tarımını da sarstı. Kaynaklara göre Chicama vadisi, o güne kadar yılda 18 bin fanega buğday verirken artık buğday vermez oldu; Lima bölgesinde geniş bir alanda buğday ekimi çöktü, ardından bir pas hastalığı salgını geldi. NOAA kaydı, bölgenin uzun süre buğday yetiştiremediğini ve tarlalara yonca ile şeker kamışı ekildiğini yazar. Peru o tarihten sonra buğdayını Şili'den almaya başladı. Bazı tarihçiler Şili buğdayının zaten daha ucuz ve kaliteli olduğunu, depremin bu ticareti yalnızca başlattığını belirtir. Ica ve Pisco bölgesinde şarap mahzenleri ve şarap küpleri yıkıldı; bu, Peru şarapçılığında kalıcı bir gerilemenin başlangıcı sayılır.
Lima'nın inancı da değişti. Pachacamilla'daki duvar resmi 1687'de de ayakta kaldı; şapeli çatladı ve kısmen çöktü ama resim hasar görmedi. Resmin bir kopyası ilk kez bu depremden sonra sokaklarda gezdirildi. Terlediği söylenen Meryem heykeli San Pablo kilisesine bağışlandı; vali, 20 Ekim'i her yıl onun bayramı olarak ilan etti.
Yarım yüzyıl sonra Lima daha büyüğünü yaşadı. 28 Ekim 1746 akşamı 8,6-8,8 büyüklüğündeki deprem kenti neredeyse tamamen yıktı, ardından gelen tsunami Callao'yu yok etti. Kaynaklar 1687 depremini Lima'nın İspanyol dönemindeki en şiddetli ikinci depremi olarak anar.
Bugün

Pachacamilla'daki duvar bugün Las Nazarenas kilisesinin ana sunağında duruyor. "Mucizeler Efendisi" (Señor de los Milagros) adıyla anılan bu resmin her ekim ayındaki alayı Peru'nun en büyük dinî bayramı ve dünyanın en kalabalık Katolik alaylarından biri. Alayın başlangıcı 1687 sabahına dayanıyor. Plaza Mayor bugün de Lima'nın merkezi; depremden önceki görünümünü 1680 dolaylarında yapılmış bir tablo saklıyor.
Kaynaklar
- Judith Mansilla, "El gobierno colonial de Lima y su capacidad de manejo de la crisis frente al terremoto de 1687: respuestas del virrey y del cabildo secular", Revista del Instituto Riva-Agüero, cilt 1, sayı 1 (2016), s. 11-37: Palata Dükü'nün krala mektubu (8 Aralık 1687), Lima belediye meclisi kayıtları, Fray Domingo Álvarez de Toledo'nun mektubu
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı: 1687 Lima (1101), 1655 Lima-Callao (998), 1654 (989) ve mükerrer işaretli 1657 (1001) kayıtları
- Vikipedi (İspanyolca), Terremotos de Lima y Callao de 1687; Señor de los Milagros (Lima); Melchor de Navarra y Rocafull (başlangıç kaynağı)
- Vikipedi (İngilizce), 1687 Peru earthquake; 1746 Lima–Callao earthquake; Lionel Wafer (başlangıç kaynağı)
- Vikipedi'nin dayandığı eserler: Enrique Silgado Ferro, Historia de los sismos más notables ocurridos en el Perú (1978); Rubén Vargas Ugarte, Historia General del Perú (1971)
