2006 Yogyakarta Depremi: Gözler Merapi'deyken Ovadan Gelen Sarsıntı
27 Mayıs 2006 sabahı 05.53'te Cava'nın güneyinde Bantul ovasının altında kırılan 6,3 büyüklüğündeki deprem, tuğla duvarlı yüz binlerce evi yıktı; resmî sayıma göre 5.716, NOAA'ya göre 6.234 kişi öldü. Tsunami paniği, bahçelerde tedavi edilen yaralılar, çadırda kalan cumhurbaşkanı, taşları düşen Prambanan ve aynı haftalarda püskürmeyi sürdüren Merapi: ajans haberleri ve resmî hasar raporundan belgesel anlatım.
27 Mayıs 2006, cumartesi. Cava adasının güneyinde, Yogyakarta'nın hemen altındaki Bantul ovasında gün yeni ağarıyor. Kuzeyde Merapi yanardağı iki haftadır en yüksek alarm seviyesinde; herkesin gözü dağda. Saat 05.53'te sarsıntı dağdan değil, ovanın altından geliyor. Bir dakikadan kısa süren deprem, tuğla duvarlı yüz binlerce evi yıkıyor ve beş binden fazla insanın hayatına mal oluyor.
Gözler Merapi'deyken
Yogyakarta, Cava kültürünün merkezlerinden biridir. Şehrin ortasında hâlâ bir sultanın oturduğu saray, Kraton, durur; çevrede Borobudur ve Prambanan gibi bin yılı aşkın tapınaklar vardır. Şehir aynı zamanda Endonezya'nın önemli üniversite merkezlerinden biridir. Güneydeki Bantul ve doğudaki Klaten ise pirinç tarlaları arasına sıkışmış, çok kalabalık kırsal bölgelerdir. İki bölgenin nüfus yoğunluğu kilometrekarede 1.600'ü aşar; ülkenin en kalabalık on bölgesi arasındadırlar.
Evlerin çoğu donatısız tuğla duvarlarla yapılmıştır. Duvarları birbirine ve çatıya bağlayan kiriş, kolon çoğu yerde yoktur. Ovanın altındaki toprak da sağlam değildir: Merapi'nin yüzyıllar boyunca getirdiği gevşek volkanik çökeller ve alüvyon, yer yer iki yüz metreden kalın bir tabaka oluşturur.
2006 baharında bölgenin bütün dikkati Merapi'dedir. Nisan'da dağın sismik hareketliliği artar, kraterden yükselen duman yoğunlaşır. 11 Mayıs'ta lav akıntıları sürekli hâle gelince yetkililer on binlerce kişinin tahliyesini ister; kaynaklar bu sayıyı 17 bin ile 20 bin arasında verir. 13 Mayıs'ta Endonezya Volkanoloji Merkezi alarmı en yüksek seviye olan 4'e çıkarır. Herkes büyük bir patlama beklemektedir.
Cumartesi sabahı, 05.53
Deprem yerel saatle 05.53'te gelir. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) büyüklüğü 6,3, sonraki çalışmalar 6,4 olarak verir; Endonezya Meteoroloji ve Jeofizik Kurumu BMKG ise 5,9 hesaplar. Sarsıntının süresi kaynağa göre 52 ile 57 saniye arasındadır. Merkez üssü Yogyakarta'nın yaklaşık 20-25 kilometre güneyinde, Bantul'a bağlı Pundong ilçesinin yakınlarındadır; derinlik sığdır.
Saat kaynaklar arasında bir tartışma da yaratır. Dünya Bankası ve Endonezya Kalkınma Planlama Bakanlığı Bappenas'ın ortak raporu, cumartesi sabahı saat altıya doğru insanların çoğunun uyanık ve ev dışında işlerinin başında olduğunu, bunun ölü sayısını sınırladığını yazar. Endonezya kaynakları ise pek çok kişinin hâlâ uyuduğunu, ölümlerin bu yüzden bu kadar yüksek olduğunu söyler.
Sabah yürüyüşündeki, tarladaki, evin önündeki insanlar yerin sallandığını hisseder. Ajans muhabirlerine konuşan taksi şoförü Ngadiman, binaların "sarkaç gibi" sallandığını, kıyametin koptuğunu sandığını anlatır. Bantul ve Klaten'de sarsıntının şiddeti Mercalli ölçeğinde IX'a ulaşır. Tuğla duvarlar dışa doğru devrilir, kiremit çatılar içeride kalanların üzerine çöker. Saat 06.10'da, 08.15'te ve 11.22'de artçılar gelir.
Tsunami söylentisi
Sarsıntıdan kısa süre sonra Bantul'dan ve kıyı köylerinden bir söylenti yayılır: denizden dev bir dalga geliyor. Aceh'te 18 ay önce yaşanan tsunaminin hafızası tazedir. On binlerce kişi kuzeye, Merapi'ye doğru kaçar; kimi koşarak, kimi motosikletle, kimi kamyon kasasında. Ana yollar kilitlenir. Yaralıları taşıyan araçlar bile bu kalabalığın içinde kalır. Bir kadının ajanslara söylediğine göre, "genç yaşlı herkes" güvenlik için tepeye koşar.
Tsunami gelmez. Deprem karada, bir doğrultu atımlı fayda olmuştur. Ama panik saatlerce sürer. Elektrik kesilmiştir, cep telefonu şebekeleri tıkanmıştır. Yogyakarta'daki Adisucipto Havalimanı'nda terminal binası hasar görür, pistte çatlaklar oluşur; uçuşlar Semarang ve Solo'ya kaydırılır.
Hastane bahçeleri
Yaralılar Yogyakarta'nın hastanelerine akın eder. Associated Press'in aktardığına göre Sardjito Hastanesi'nin koğuşları ve koridorları kısa sürede dolar. Artçılardan korkan doktorlar hastaları binaların içine almaz; bahçelerde, otoparklarda tedavi ederler. Bantul'daki küçük bir klinikte çalışan hemşire Damai, Time dergisinin aktardığı sözlerinde, kaç kişinin öldüğünü saymaya vakit bulamadığını, sabahtan beri durmadan çalıştıklarını söyler.
Ölü sayısı gün boyu yükselir. Cumartesi gece geç saatte Sosyal İşler Bakanlığı görevlisi Sopar Jaya 3.068 ölüden söz eder. Kızılhaç'ın verdiği rakam 3.560'tır. Ölenlerin üçte ikisinden fazlası Bantul'dandır. Pazartesi akşamı sayı 5.140'a ulaşır.

Endonezya Kızılhaçı Bantul'daki Dwi Windu sahasında bir sahra hastanesi kurar. Yogyakarta'nın beyzbol stadyumu da bir sahra hastanesine dönüşür; Avustralyalı bir sağlık ekibi orada Endonezyalı yetkililerle birlikte çalışır.
Başkan çadırda
Cumhurbaşkanı Susilo Bambang Yudhoyono, Silahlı Kuvvetler Komutanı Hava Mareşali Djoko Suyanto'ya bölgeye derhal asker sevk etmesini emreder. Aynı öğleden sonra bakanlarıyla birlikte Yogyakarta'ya uçar ve geceyi orada geçirir. Ofisini geçici olarak Yogyakarta'ya taşıdığını açıklar. Cumartesi gecesini depremzedelerle birlikte bir çadırda geçirir.
Yudhoyono ilk günlerde yardım dağıtımında "koordinasyon eksikliği" olduğunu kendisi söyler. Christian Science Monitor'ın 30 Mayıs'taki haberine göre Bantul'da evlerin yaklaşık yüzde 80'i yıkılmıştır. Askerler köy muhtarlarına pirinç çuvalları dağıtmaya başlar, ama depremzedeler yardımın az ve yavaş geldiğinden yakınır. Yüz binlerce evsiz, plastik örtü ve bambu direklerden yaptıkları barınaklarda yağmur altında geceler.
Havalimanı pazar günü yeniden açılınca C-130 kargo uçakları inmeye başlar. Kızılhaç bir sahra hastanesi ve 2.000 çadır gönderir, sekiz bini daha yoldadır. Oxfam 600 çadır, 1.600 branda ve 6.000 hijyen paketi dağıtır; Dünya Gıda Programı 200 ton gıda yollar. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Jusuf Kalla, Japonya, İngiltere, Malezya, Singapur ve Fransa'nın yardım sözü verdiğini açıklar.
Suren Wetan'da bir sabah
AFP muhabiri 28 Mayıs'ta Bantul'daki Suren Wetan mezrasındadır. 63 yaşındaki Ngadiyo, mezrada ayakta tek bir ev kaldığını söyler. Ağabeyi 46 yaşındaki Jodi Riwono'nun her yeri morluk içindedir. Sarsıntıda bilincini kaybetmiş, belden aşağısı enkazın altında kalmıştır; üstüne düşen bir kiriş onu molozdan korumuştur. Onu enkazdan torunu çıkarır. Riwono, hayatında bu kadar güçlü bir deprem yaşamadığını, kendisine biraz daha yaşama süresi verildiği için Tanrı'ya şükrettiğini söyler.
Aynı köylerde yaşlı bir kadın, Purkasih, mutfakta enkazın altında kalan kız kardeşi Duljiah için yardım ister. Bir düzine genç moloza girişir; Duljiah'ı bulduklarında hayatını kaybetmiştir. 18 yaşındaki lise öğrencisi Bakit, yüzü şişmiş ve morarmış hâlde, çöken duvarların arasından sürünerek çıktığını anlatır.
Hastanede yaralı karısı ve üç yaşındaki kızının başında bekleyen çiftçi Karjiman ise Associated Press'e, kızını enkazdan çıkardıklarını ama diğer kızını kurtaramadıklarını söyler. Başka bir ajans haberinde yaşlı Cipto Atmodjo, torununu kaybettiğini ve mezarını kendi eliyle kazdığını anlatır; bacakları kırılan oğlu Yogyakarta'da bir hastanede yatmaktadır.
Prambanan'ın düşen taşları
Depremin vurduğu yerlerden biri de Prambanan'dır. 9. yüzyılda yapılan, Dünya Mirası listesindeki bu Hindu tapınak kompleksi 2005'te bir milyona yakın ziyaretçi almıştır. Sarsıntıda pek çok taş yerinden oynar, kabartmalı parçalar kırılıp ana tapınakların çevresine dağılır. Yogyakarta Arkeolojik Koruma Kurumu başkanı Agus Waluyo, Associated Press'e hasarın tam olarak belirlenmesinin aylar süreceğini söyler; site ziyarete kapatılır.
Hasar Prambanan'la sınırlı değildir. Mataram krallarının mezarlığı Imogiri'de mezarlar çöker, duvarlar yıkılır. 17. yüzyılda Mataram sarayının bulunduğu Plered büyük zarar görür. Yogyakarta Kraton'unda adaleti simgeleyen Trajumas köşkü yıkılır. Daha uzaktaki Borobudur ise hasarsız kurtulur.

Prambanan'da mühendisler zeminin taşıma gücünü ölçmek için yer radarı ve sondajlarla çalışır. Taşların yerine konması ve onarım, depremden sonraki yıllarda da sürer.
Merapi uyanık kalıyor
Deprem, kuzeydeki dağı da hareketlendirir. Christian Science Monitor'a göre depremden sonra Merapi'nin kül püskürtme sayısı günde 50'den 150'ye çıkar. Associated Press, kızgın bulutların dağın batı yamacından yaklaşık üç kilometre aşağı indiğini yazar. Uzmanlar ise depremle yanardağ arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi görmez.

6 Haziran'da 11 bin köylü daha tahliye edilir. 8 Haziran'da piroklastik akıntılar Gendol vadisinde dört buçuk kilometreye ulaşır. 14 Haziran'da daha büyük bir akıntı, yerel dilde "wedhus gembel" (kıvırcık keçi) denen kızgın bulut, Kaliadem köyünü gömer. Tahliyeye yardım eden iki kişi, gönüllü Kenteng ve Kopeng mezrasından Sarjono, yamaçtaki beton sığınağa girer. Sığınak kızgın malzemenin altında kalır. Sleman afet kurumundan Aris Widodo, yıllar sonra detik.com'a, ölçülen sıcaklığın 300 dereceyi aştığını, kurtarma ekiplerinin ayakkabılarının eridiğini anlatır. İkisinin cansız bedenine ancak iki gün sonra ulaşılır.
Tuğladan bambuya

14 Haziran'da Bappenas, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası'nın ortak hazırladığı ön hasar raporu Cakarta'da açıklanır. Raporun aktardığı Yogyakarta Medya Merkezi'nin 7 Haziran verisine göre 5.716 kişi ölmüş, 37.927 kişi yaralanmıştır. Bantul'da 4.121, Klaten'de 1.041 kişi hayatını kaybetmiştir. Toplam zarar 29,1 trilyon rupi, yani 3,1 milyar dolardır. 154 bin ev tamamen yıkılmış, 260 bin ev hasar görmüştür. Zararın yaklaşık yüzde 90'ı özel sektöre, büyük kısmı da evlere ve evlerde çalışan küçük atölyelere aittir. Mobilyacılar, Kasongan'daki çömlekçiler ve el sanatları atölyeleri evleriyle birlikte işlerini de kaybeder.
Hükümet, hasarın derecesine göre ev başına 10 ila 30 milyon rupi arasında yardım sözü verir; ağır hasarlı evler için verilen yardım 15 milyon rupiye bağlanır. Acil dönemde kişi başına günde 3 bin rupi nakit ve ayda 10 kilo pirinç dağıtılır. Bantul'da depremin günü kurulan gönüllü bir ağ, yıkılan evlerden çıkan kereste, kontrplak ve teneke çatılarla ev başına yaklaşık 2,5 milyon rupiye geçici evler yapar.
Devlet yardımı ağır ilerleyince pek çok aile evini kendi imkânıyla ya da komşularıyla birlikte onarır. Hükümet, Aceh'ten edindiği deneyimle yeniden yapımı topluluklara bırakan bir yöntem izler: köylerde depreme dayanıklı yapım eğitimleri verilir. Tuğla duvarların altında kalmanın acısını yaşayan köylüler bambu gibi geleneksel malzemelere döner. Yeniden yapılanma yaklaşık iki yılda büyük ölçüde tamamlanır.
Sleman bölgesindeki Nglepen'de ise depremin tetiklediği bir heyelan bütün köyü siler. Köylüler yeni bir yere, Nglepen Baru'ya taşınır. ABD merkezli Domes for the World vakfı orada 370 yerel işçiyle altı ayda 80 beton kubbe yapar; Nisan 2007'de açılan kubbelerin 71'i ailelere, kalanı ortak tuvaletlere, bir mescide, bir anaokuluna ve bir sağlık ocağına ayrılır. Dikdörtgen evlere alışkın köylüler bu kubbeleri önce yadırgar.
Neyi değiştirdi
Bappenas raporu, ölümlerin ve hasarın asıl nedeninin kötü yapım teknikleri ve düşük kaliteli malzeme olduğunu açıkça yazar; bina yönetmeliklerinin neredeyse hiç uygulanmadığını, 1970'ler ve 80'lerde yapılmış pek çok okulun da çöktüğünü belirtir. Rapor, Endonezya'da bir "sonraki sefer" olacağını, bunun yakında da gelebileceğini vurgular. Deprem, Aceh tsunamisinden sonra ülkede afetlere hazırlığı ve depreme dayanıklı konutu yeniden gündemin merkezine taşır.
Bilim için de deprem açık bir soru bırakır. Uzun süre kaynağın Yogyakarta'nın güneyinden geçen Opak Fayı olduğu düşünülür. Ama uydu radarı ölçümleri, asıl kırılmanın Opak'ın yaklaşık on kilometre doğusunda, ona paralel ve haritada olmayan bir fayda gerçekleştiğine işaret eder. Yer yüzeyinde fay izi bulunamaz; ağır hasar ise Merapi çökellerinin sarsıntıyı büyüttüğü batıdaki ovada yoğunlaşır.
Bugün
Bantul ve Klaten'in köyleri yeniden kurulmuştur. Pundong'daki Potrobayan mezrasında, depremin merkez üssüne dikilen anıtta her yıl anma yapılır. 23 Mayıs 2026'da, depremin yirminci yılında Bantul Bölge Yönetimi orada bir tören düzenler; BMKG Opak ve Mataram faylarını ve Cava'nın güneyindeki dalma-batma zonunu anlatan bir sergi açar.
Prambanan yeniden ziyaretçi alıyor. Nglepen Baru'nun kubbeleri hâlâ ayakta. Merapi ise 2010'da çok daha büyük bir patlamayla 353 kişinin ölümüne yol açtı; 2006'da iki kişiye mezar olan Kaliadem sığınağı bugün ziyaret edilen bir yer.
Kaynaklar
- Bappenas, Yogyakarta ve Orta Cava il yönetimleri ve uluslararası ortaklar, Preliminary Damage and Loss Assessment: Yogyakarta and Central Java Natural Disaster (14 Haziran 2006)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı (kayıt 7245)
- Associated Press (PBS NewsHour aracılığıyla), 27 Mayıs 2006; Associated Press, Prambanan haberi, Mayıs 2006
- AFP, Bantul'dan haber (The Daily Star, 28 Mayıs 2006); Arab News, 28 Mayıs 2006; Oneindia, 28 Mayıs 2006
- Christian Science Monitor, "Drive to aid Indonesia", M. J. Coren ve T. McCawley, 30 Mayıs 2006
- Time, Quotes of the Day, Mayıs 2006
- Inside Indonesia: Phil King, "Facing disaster" ve Anton Lucas, "Picking up the pieces" (2006-2007)
- detik.com, Kaliadem sığınağı haberi (Aris Widodo ile görüşme)
- Mongabay Indonesia, "Pemulihan pasca gempa bisa belajar dari Bantul", 18 Ağustos 2021
- ICPM 2016 bildirisi (Atlantis Press), Nglepen Baru kubbe evleri
- BMKG, 2006 Yogyakarta depreminin 20. yıl anması haberi, Mayıs 2026
- Vikipedi (İngilizce ve Endonezce), 2006 Yogyakarta depremi ve Merapi Dağı (başlangıç kaynağı)
