İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Asya Depremleri

2006 Pangandaran Depremi: Hissedilmeyen Deprem, Ulaşmayan Uyarı

17 Temmuz 2006'da Cava açıklarında oluşan 7,7 büyüklüğündeki yavaş deprem kıyıda neredeyse hiç hissedilmedi; yaklaşık 40 dakika sonra 5-7 metrelik tsunami Pangandaran ve 300 kilometrelik kıyıyı vurdu. Uluslararası uyarı Cakarta'ya ulaştı ama sahile iletilmedi. Resmî rakamlarla 600'den fazla, NOAA'ya göre 802 ölü. Saha araştırmaları ve dönemin ajans haberlerinden belgesel anlatım.

DepremleYasam 14 dk okuma

17 Temmuz 2006, pazartesi öğleden sonra. Cava Adası'nın güney kıyısındaki tatil kasabası Pangandaran'da plaj büfeleri açık, çocuklar kumda oynuyor. Saat 15.19'da açık denizde 7,7 büyüklüğünde bir deprem oluyor, ama kıyıdakilerin çoğu bunu hissetmiyor bile. Hawaii ve Tokyo'dan gelen tsunami bültenleri Cakarta'ya ulaşıyor, sahile ulaşmıyor. Yaklaşık kırk dakika sonra deniz önce çekiliyor, sonra siyah bir duvar gibi geri geliyor.

Güvenli sanılan kıyı

Cava, dünyanın en kalabalık adasıdır. Güneyinde, Avustralya levhasının Sunda levhasının altına daldığı Sunda Çukuru uzanır. Levhalar yılda yaklaşık 6 santimetre yaklaşır. Bu çukurun Sumatra kesimi kısa süre önce iki büyük deprem üretmiştir (2004 ve 2005); 26 Aralık 2004'teki 9,1 büyüklüğündeki Sumatra depremi ve tsunamisi Hint Okyanusu çevresinde 220 binden fazla insanın ölümüne yol açmıştır. Cava kesimindeyse son üç yüz yılda dev bir deprem kaydedilmemiştir.

Bu yüzden pek çok bilim insanı Cava'nın güney kıyısını tsunami açısından görece güvenli sayar. Oysa uyarı işaretleri vardır: 1994'te aynı levha sınırında, daha doğuda oluşan 7,8 büyüklüğündeki deprem, 200'den fazla kişinin öldüğü bir tsunami doğurmuştur.

Pangandaran kumsalı
Pangandaran kumsalı. Fotoğraf 2015 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Hahnsaja · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Pantai Pangandaran.jpg)

Pangandaran, Batı Cava'nın Ciamis bölgesine bağlı bir sahil kasabasıdır. Bir yarımadanın iki yanındaki kumsalları, kıyı boyunca sıralanan oteller, ahşap kafeler ve yemek tezgâhlarıyla Cavalıların sevdiği bir tatil yeridir. Kıyıda balıkçı köyleri, iç kesimde çeltik tarlaları vardır. Doğuda, dar bir boğazla ayrılan Nusa Kambangan adası uzanır; ada büyük ölçüde boş bir doğa koruma alanıdır ve üç yüksek güvenlikli cezaevine ev sahipliği yapar.

Endonezya o yaz ağır bir yükün altındadır. 2004 tsunamisinden sonra ülke çapında bir tsunami uyarı sistemi kurulması planlanmış, ama proje yavaş ilerlemektedir. Yedi hafta önce, 27 Mayıs'ta Yogyakarta'yı vuran 6,3 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 6 bin kişiyi öldürmüştür; bölge yeniden yapılanmanın başındadır.

Kimsenin hissetmediği deprem

17 Temmuz pazartesi, yerel saatle 15.19'da Sunda Çukuru'nun yaklaşık 50 kilometre kuzeyinde, Cava kıyısına yaklaşık 180 kilometre uzaklıkta deprem başlar. Fay yaklaşık 200 kilometre boyunca kırılır, ama alışılmadık biçimde yavaş: saniyede yalnızca 1-1,5 kilometre. Bu yüzden kırılma üç dakikadan uzun, yaklaşık 185 saniye sürer.

Yavaş kırılmanın bir sonucu daha vardır: deprem, insanların hissettiği kısa periyotlu titreşimleri çok az üretir. Kıyıdaki sarsıntı en fazla hafif şiddettedir. Cakarta'da yüksek binalar sallanır, ama tsunaminin vuracağı köylerde pek çok kişi hiçbir şey fark etmez. Sonradan yapılan bir ankette 67 kişiden en az sekizi depremi hiç hissetmediğini söyler.

Büyüklük de ilk anda yanlış okunur. Endonezya meteoroloji ve jeofizik kurumu 6,8, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) önce 6,1 hesaplar. Daha uzun periyotlu dalgalar incelendikçe değer önce 7,2'ye, sonra 7,7'ye çıkar. Bilim insanları bu türe "tsunami depremi" der: zayıf hissedilen ama deniz tabanını büyük ölçüde oynatan deprem.

Plaj kenarındaki Anisa Otel'in sahibi Buyung Hermanto o sırada oteldedir. Associated Press'e (AP) anlattığına göre sarsıntı "çok hafif, çok yumuşak" gelir. Kumsalda iki oğluyla şişirilmiş bir araba iç lastiğiyle oynayan İsveç vatandaşı film yönetmeni Peter Damirau da yerin titrediğini fark eder; Antara ajansına, arkadaşına şakayla "tsunami geliyor galiba" dediğini anlatır. Ama uzaktan gelen dalga görünmez; Pangandaran zaten büyük dalgalarıyla bilinen bir kumsaldır.

Bültenler kıyıya ulaşmıyor

Depremden sonraki yarım saat içinde Hawaii'deki Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi ve Japonya Meteoroloji Ajansı, 7,2 büyüklüğe dayanarak tsunami olasılığı bülteni yayımlar. Bültenler Endonezyalı yetkililere ulaşır. Yetkililer ertesi gün, dalganın Pangandaran'a çarpmasından yaklaşık 45 dakika önce uyarıldıklarını kabul edecektir.

Ama bülteni sahildeki insanlara iletecek bir yol yoktur: siren yoktur, kıyıya uzanan bir uyarı zinciri yoktur. Meteoroloji ve jeofizik kurumundan Surono, tsunami algılayıcısının dalgalar vurduğu sırada çalışmadığını söyleyecektir. Bazı yerel yöneticilere kısa mesajlar gider, ama ilk dalgadan yalnızca dakikalar önce.

Doğa da uyarı verir, ama okunmaz. Kıyı alçak gelgittedir, deniz durgundur. Tanıkların çoğu suyun 300-500 metre geri çekildiğini, bunu bir emme sesinin izlediğini anlatır. Bazı kesimlerde kıyıya vuran rüzgâr dalgaları bu çekilmeyi gizler. Çekilmeyi görenlerin pek azı onu tsunamiyle ilişkilendirir. Bir gün önce, pazar günü kumsal tatil kalabalığıyla çok daha doludur; pazartesi yine de plaj boş değildir.

Siyah duvar

Sonra bir uğultu gelir. Yeni Zelandalı ve Endonezyalı araştırmacıların konuştuğu tanıklar bu sesi bir jet motoruna benzetir. Dalga, depremden 40 dakika ile bir saat arasında kıyıya ulaşır; kaynaklar süreyi farklı verir. Saha araştırmacıları yaklaşık 40 dakika, AP ise yaklaşık bir saat yazar.

Tanıkların çoğu tek bir dalga anlatır, ama birkaç saniye arayla üç beş "basamak" hâlinde gelen. En büyüğü ikincisidir. Su siyahtır; bazıları dalganın önünü kalkmış bir kobra başına benzetir. Kimi yerde dalga kıyıda ya da hindistancevizi ağaçlarının arasında kırılır, kimi yerde kırılmadan, bir kabarma gibi ilerler.

Belçikalı turist Jan Boeken o sırada bir plaj barındadır. AP'ye üzerlerine gelen "gürleyen, kocaman, siyah bir su duvarı" gördüğünü söyler. Bir mutfakta sıkışır, enkaz parçaları vücuduna çarpar, ciğerlerine su dolar; başında ve dizinde kesiklerle kurtulur.

Anisa Otel'de Buyung Hermanto dışarıdan gök gürültüsüne benzer bir ses duyar, sonra biri uzaktan "Su yükseliyor!" diye bağırır. Merdivenlere koşar. Ona göre dalga yaklaşık altı metre görünür; binaya ulaştığında boyu yaklaşık üç metredir. Lobinin duvarları çöker. Hermanto birkaç misafiri ve çalışanı üst kata çıkarır, tavanda bir delik açar ve hepsini çatıya çıkarır. "Çok hızlıydı," der, "Çatıya sımsıkı tutunduk."

Plajdaki yemek tezgâhında çalışan 40 yaşındaki Rukmana insanların koştuğunu görür. AP'ye "Hiç deprem hissetmedim," der, "İnsanlar koştu, ben de koştum." Birkaç saniye sonra dalga onu kapıp iç kesime sürükler.

Pangandaran kıyısının tsunami sonrası uydu görüntüsü
Pangandaran kıyısının NASA uydu görüntüsü, 19 Temmuz 2006; tsunamiden iki gün sonra çekilmiştir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: NASA · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Schade Zeebeving Java Juli 2006.jpg)

Pangandaran'da kıyıya çekilmiş balıkçı tekneleri dalgayla birlikte kalkar ve binalara çarpan birer mermiye dönüşür. Kıyıdan 20 metre içerideki ahşap kafeler ve dükkânlar tamamen silinir. Panik içinde arabalara ve motosikletlere atlayanlar farklı yönlere kaçar; kazalarda da ölenler olur. Bazıları yüksek yere değil, alçaktaki çeltik tarlalarına kaçar ve orada boğulur. Suyun gelip geri çekilmesi 5 ile 15 dakika sürer.

Pangandaran kıyısı ve Nusa Kambangan adası
Pangandaran kıyısından doğuya bakış, sağda Nusa Kambangan adasının silueti. Fotoğraf 2020 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Nadiantara · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Garis Pantai Pangandaran ke Arah Timur dengan Bayangan Pulau Nusa Kambangan di Sebelah Kanan.jpg)

Dalga Cava kıyısının yaklaşık 300 kilometrelik bir bölümünü vurur. Çoğu yerde yükseklik 5-7 metredir. Ama Nusa Kambangan'ın güney kıyısında su 21 metreye kadar tırmanır, kıyıdan yaklaşık bir kilometre içerideki ormanda keskin bir iz bırakır. Araştırmacılar burada denizaltında bir heyelanın dalgayı odakladığını düşünür. Adanın bu kesiminde 19 çiftçi ve bir mahkûm ölür. Dalga 2 bin kilometre uzaktaki Batı Avustralya kıyısında bile 2 metreye tırmanır.

Çıplak elle arama

Gece, Pangandaran'da binlerce kişi tepelerde geçirir. Yerel yetkililere göre Pangandaran sahilinden 42 bin kişi yüksek yerlere sığınır, doğudaki Cilacap'ta 52 bin kişi iç kesimdeki kamplara gider. Cilacap'ta tsunami bölgenin en büyük elektrik santralini vurur ve elektriği keser. Kebumen'deki Logending sahilinde 440 balıkçı teknesi ve yüzlerce dükkân yıkılır.

Salı sabahı Pangandaran'ın sahil şeridi bir enkaz alanıdır. Otellerin zemin katları boşalmış, tekneler, tahta parçaları, balık ağları ve parçalanmış motosikletler sokaklara dağılmıştır. Endonezya ordusu kurtarma için 2 bin personel gönderir. Kızılhaç'tan Djadjat Sudrajat, ekibinin altı ceset çıkardığını, ama ağır iş makinesi öğleden sonraya kadar gelmediği için otellerin ağır duvarları altında çıplak elle aramak zorunda kaldıklarını anlatır.

Rukmana yüzlerce kişiyle birlikte bir camiye sığınmıştır. Kızı ve gelini ölmüştür, torunu kayıptır. Plajda yemek tezgâhı olan 25 yaşındaki Ujang Dedin Zainuddin, dalganın karısını ve beş yaşındaki kızını götürdüğünü görmüştür; kendisini de dalga bir okula kadar sürüklemiştir. Karısının cesedi bulunur, kızını hâlâ aramaktadır. AP'ye "Pangandaran halkı bu felaketi hak edecek ne yaptı?" diye sorar.

Salı akşamı ölü sayısı 531'e, kayıp sayısı 200'ün üzerine çıkar; 700'den fazla yaralı vardır. Yaklaşık 800 bina, 1.500 kadar yemek tezgâhı, yüzlerce tekne ve araç yıkılmış ya da hasar görmüştür.

Ağaçtaki iki çocuk

Peter Damirau dalgaya karşı koymaya çalışır, ama su onu kaldırır; bir anda kendini kaldıkları Duta Loka Oteli'nin dışında bulur. Çevresinde yerde yatan insanlar vardır. Antara'ya o an aklında tek bir soru olduğunu söyler: Pidi ve Per-Martin nerede? Oğulları sekiz ve altı yaşındadır.

Damirau on yıl önce Pangandaranlı Eti'yle bu kasabada tanışıp evlenmiştir. Üç gün boyunca kasabanın her köşesini dolaşır, herkese sorar. Sonunda biri çocukların kayınvalidesinin evinde olduğunu söyler.

Çocukların anlattığı şudur: dalga onları da yutar, Pidi deniz suyu yutar, ama kardeşinin elini bırakmaz. Pidi, "Korktum ama çok korkmadım, çünkü Per'e hep tutundum," der. Sonunda bir ağaca takılırlar. Anneanneleri Ipah onları ağaçta bulur ve bir tepeye götürür; günlerce orada, bulabildikleri yiyecekle kalırlar. İkisinin de vücudunda bir çizik bile yoktur.

Panik yaratmamak için

Salı günü hükümet uyarıları neden iletmediğini açıklamak zorunda kalır. Araştırma ve Teknoloji Bakanı Kusmayanto Kadiman Cakarta'da gazetecilere, bülteni panik yaratmamak için kamuoyuna duyurmadıklarını söyler ve sorar: "Ya tsunami olmasaydı, ne olacaktı?" Ulusal uyarı sistemi planlarının hızlandırılacağını da ekler.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yusuf Kalla ise uyarıya gerek olmadığını savunur. AP'ye göre "Deprem olduktan sonra insanlar tepelere koştu," der; ona göre bu "bir tür doğal erken uyarı sistemi"dir. Oysa kıyıdaki pek çok kişi depremi hissetmemiştir.

Meteoroloji kurumundan Surono, bilim insanlarının Cava'nın güney kıyısını tsunami açısından güvenli saydığını hatırlatır ve IPS ajansına kısaca "Tahminlerimiz yanlıştı" der. Cumhurbaşkanı Susilo Bambang Yudhoyono Sumatra, Cava, Sulawesi ve Papua'daki yöneticileri yeni tsunamilere karşı hazırlıklı olmaya çağırır: ülke "bir dizi acı felaket" yaşamaktadır, bunlardan ders çıkarılmasını umar.

Cumhurbaşkanı Pangandaran'da

21 Temmuz cuma sabahı Yudhoyono, Cakarta'daki Halim Perdanakusuma hava üssünde Damirau'yu ve iki oğlunu kabul eder, sonra Pangandaran'a, Ciamis'e ve Cilacap'a gider. Yanında eşi Ani Yudhoyono ile Halk Refahından Sorumlu Koordinatör Bakan, Sağlık, Enerji, Ulaştırma ve Din İşleri bakanları vardır. Kıyıdaki incelemede ona Batı Cava Valisi Danny Setiawan eşlik eder.

Kıyı boyunca çökmüş oteller, pansiyonlar, lokantalar ve yığılmış parçalanmış tekneler hâlâ yerindedir. Ciamis polisine göre bölgede 782 bina ve ev, beş resmî bina ve 242 araç yıkılmıştır. Yudhoyono kriz merkezinde, Pangandaran'ın bir turizm bölgesi olarak yeniden kurulması için yerel yönetimden bir plan ister; bu büyük potansiyelin tsunami yüzünden yok olmasının çok yazık olacağını söyler. Turizm ve Bayındırlık bakanlarının da sürece katılmasını ister; adını da koyar: "recovery plus", yani yalnızca eskiye dönmek değil, daha iyisini kurmak. Cumhurbaşkanı aynı gün evsiz kalan binlerce köylüyle birlikte dua eder.

Ölüler, kayıplar ve çelişen rakamlar

Rakamlar haftalarca değişir. Birleşmiş Milletler'in 19 Temmuz verilerinde 525 ölü, 273 kayıp ve 50.756 yerinden edilmiş kişi vardır. Ciamis yetkililerinin 3 Ağustos'taki sayımına göre yalnız Ciamis bölgesinde 414 kişi ölmüştür; bunun 183'ü Pangandaran ilçesindedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün sonradan bildirdiği rakam 668 ölü, 65 kayıptır. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) kataloğu ise kayıpların da dahil olduğu tahmini toplamı 802 ölü olarak verir. Bilimsel makaleler genellikle "600'den fazla" der. Yaralı sayısı kaynaklar arasında yüzlerden 9 bini aşan rakamlara kadar değişir; bu farkın bir bölümü hafif yaralıların sayılıp sayılmamasından kaynaklanır.

Sahada çalışan Yeni Zelandalı ve Endonezyalı ekibe göre suyun 3 metre civarına ulaştığı yerlerde orada bulunanların yaklaşık yüzde 10'u ölmüş, bir o kadarı yaralanmıştır. Ölenler arasında kadınların ve küçük çocukların oranı en yüksektir.

Neyi değiştirdi

Pangandaran, "tsunami depremi" kavramını ders kitaplarından çıkarıp acı bir örneğe dönüştürdü. Deprem çoğu kıyı için en güvenilir doğal uyarıdır; burada o uyarı neredeyse hiç gelmedi. Araştırmacılar, böyle depremlerin olabileceği bölgelerde halkın sarsıntıyı beklemeden denizin çekilmesine ve uğultuya göre davranmayı öğrenmesi gerektiğini yazdı.

Bir başka ders, uyarının kıyıya ulaşmasıyla ilgiliydi. Bültenler zamanında gelmişti; eksik olan, onları sahildeki insanlara taşıyacak zincir ve bunu yapma kararıydı. 11 Kasım 2008'de Yudhoyono, Endonezya Tsunami Erken Uyarı Sistemi InaTEWS'i Cakarta'da resmen açtı. 18 devlet kurumunun yer aldığı ve Almanya, Çin, Japonya, ABD ve Fransa'nın desteklediği sistem, tsunami doğurabilecek bir depremden sonra beş dakika içinde uyarı verecek biçimde tasarlandı.

Saha ekibinin de altını çizdiği gibi, dalganın yaklaşık 40 dakikada geldiği bir kıyıda en iyi teknoloji bile tek başına yetmez. Asıl farkı, insanların uyarıyı tanıması ve nereye kaçacağını bilmesi yaratır.

Bugün

Pangandaran kumsalında balıkçılar
Pangandaran kumsalında balıkçılar. Fotoğraf 2019 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Tepani0 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Pangandaran beach and the fishermen.jpg)

Pangandaran yeniden kuruldu ve turizm kasabası olmayı sürdürdü. 2011'de Turizm ve Kültür Bakanlığı bölgeyi ulusal turizm alanı ilan etmeyi kabul etti. 25 Ekim 2012'de Ciamis'in güney kesimi ayrılarak Pangandaran adıyla ayrı bir bölge oldu; 2020 sayımında nüfusu 423 bini aşıyordu. Kumsallar yine kalabalık, balıkçılar yine tekneleriyle kıyıda. 17 Temmuz 2006'nın dersi, o kumsalın bir gün yine boşaltılması gerekebileceğini unutmamakta.

Kaynaklar

  • Reese, Cousins, Power, Palmer, Tejakusuma ve Nugrahadi (2007), "Tsunami vulnerability of buildings and people in South Java – field observations after the July 2006 Java tsunami", Natural Hazards and Earth System Sciences 7, 573-589
  • Fritz ve diğ. (2007), "Extreme runup from the 17 July 2006 Java tsunami", Geophysical Research Letters 34, L12602 (özet)
  • Associated Press, Pangandaran'dan haberler, 18 ve 19 Temmuz 2006 (Daily Illini ve EMS1 arşivlerinde)
  • Kafil Yamin, "Death Toll Crosses 500 Despite Tsunami Precautions", IPS, 19 Temmuz 2006
  • Antara, "Presiden: Recovery Plus untuk Pangandaran" ve "Salam Buat Keluargamu di Stockholm Ya...", 21 Temmuz 2006
  • Voice of America, Yudhoyono'nun Pangandaran ziyareti, 21 Temmuz 2006
  • Endonezya Devlet Sekreterliği (setneg.go.id), "Presiden Yudhoyono Resmikan Peluncuran InaTEWS", 11 Kasım 2008
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler ve Tsunami Olayları Veritabanı (deprem 7181, tsunami 2832)
  • Vikipedi (İngilizce), 2006 Pangandaran earthquake and tsunami; Pangandaran Regency (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları