2002 Afyon Depremi: Donmuş Toprakta Açılan Mezarlar
3 Şubat 2002 Pazar sabahı Sultandağı Fayı'nda kırılan deprem Afyon'un Sultandağı, Çay ve Bolvadin ilçelerini yıktı; 40'tan fazla kişi öldü. Gecikmeli yardım, kışın gönderilen yazlık çadırlar, iş makinesiyle kazılan mezarlar: Marmara'dan sonraki ilk büyük depremin belgesel anlatımı.
3 Şubat 2002, Pazar sabahı. Saat 09.11. Afyon'un Sultandağı, Çay ve Bolvadin ilçelerinde kış; toprak donmuş, damlarda kar var. Marmara depreminin üzerinden iki buçuk yıl geçmiş, ülke hâlâ o yaranın içinde. Yerin yalnızca beş kilometre altında bir fay kırılıyor. İki saat sonra gelen güçlü artçı, insanları bir daha evlerine sokmayacak. O kış ölüler, kazmanın işlemediği donmuş toprağa iş makineleriyle açılan mezarlara gömülecek.
Depremden önce

Sultandağı, Çay ve Bolvadin, Afyon'un doğusunda, Sultan Dağları'nın eteğinde uzanan ovanın ilçeleridir. Kasabalarda ve köylerde evlerin önemli bir kısmı kerpiç ve yığma taştır; ilçe merkezlerinde betonarme binalar da vardır. Kışları sert geçer; Afyon soğuğu ünlüdür.
Bölge, Akşehir fay sisteminin üzerindedir. Uzmanlar sonradan, Sultandağı kırığında hareketlenme beklendiğini söyleyecektir. Türkiye, 1999 Marmara ve Düzce depremlerinin yarasını sarmaya çalışırken 2001 ekonomik krizinin de içindedir. Başbakan Bülent Ecevit'tir.
Pazar sabahı 09.11
Deprem 3 Şubat sabahı yerel saatle 09.11'de olur. Büyüklüğü kaynaklara göre 6,0 ile 6,5 arasında verilir. Odak derinliği yalnızca 5 kilometredir; Milliyet'in deyişiyle "yüzeysel" bir deprem olduğu için hasar büyük olur. Sultandağı Fayı yaklaşık 40 kilometre boyunca kırılır; yer yüzeyinde 30 kilometrelik bir fay izi oluşur.
Sultandağı, Çay, Bolvadin ve Çobanlar ile kasabaları ve köyleri ağır hasar görür. Camilerin minareleri yıkılır. Elektrikler kesilir, telefonlar susar.
İki saat sonra
İnsanlar daha ilk sarsıntının şaşkınlığındayken, yaklaşık iki saat sonra, 5,3 ile 6 arasında büyüklüğü verilen güçlü bir artçı gelir. Bu ikinci sarsıntı paniğe yol açar; ilkinde zarar görüp ayakta kalan binaların bir kısmı da yıkılır. Ardından yüzlerce artçı sarsıntı kaydedilir.
Eber

En ağır kayıp Çay ilçesindedir; ilçede 23 kişi ölür. Çay'a bağlı Eber kasabasında 15 kişi hayatını kaybeder. Milliyet, ertesi sabah birinci sayfasında Eber'de çekilmiş bir fotoğrafı yayımlar: depremin kurbanlarından 15'i bu kasabadandır. Sultandağı'nda 15 kişi, Bolvadin'de 2 kişi ölür.
Gazetenin ilk haberine göre 70 bina yerle bir olmuş, yüzlerce bina ağır hasar görmüştür. Devlet binaları da yıkılanlar arasındadır.
Gecikmeli yardım
Bölge Ankara'ya üç saatlik yoldadır, ama yardım geç ulaşır. Sonradan yapılan değerlendirmelere göre Kızılay tırlarının şoförleri hafta sonu tatilinde olduğu için bulunamaz, yardım bir süre yola çıkamaz. Valilik 20 bin çadır ister; Kızılay ilk etapta 3 bin çadır gönderebilir. Gönderilen çadırların çoğu yazlıktır, kış soğuğunda ısınmaya yetmez.
Sonraki günlerde Kızılay bölgeye toplam 20 bin çadır, 50 bin battaniye, 3.480 soba ve 13 seyyar mutfak ulaştırır.

Milliyet'e göre ilk yardım teklifi Atina'dan gelir. Gazete, Ecevit'lerin hemen depremzedelerin yanına koştuğunu da yazar. Bölgede okullar erken tatile girer. Meteoroloji, Afyon'da üç gün yağış beklenmediğini duyurur; ama soğuk sürmektedir.
Donmuş toprak
Afyon'un kışı, depremin acısına bir acı daha ekler. Toprak öyle donmuştur ki ölüler için mezar kazmak kazma kürekle mümkün olmaz; mezarlar iş makineleriyle hazırlanır.
Evleri yıkılan ya da hasar gören binlerce aile, ilk geceleri yazlık çadırlarda, sobaların başında, battaniyelere sarılarak geçirir.
"Deprem bekleniyordu"
Deprem, uzmanları şaşırtmaz. Milliyet'e konuşan bilim insanları Sultandağı kırığında hareketlenme beklendiğini söyler, hatta depremin "geciktiğini" belirtir. Yer bilimci Prof. Dr. Ahmet Ercan, Bolvadin'in fayların arasında sıkışmış durumda olduğunu anlatır ve önümüzdeki bir ay ciddi artçıların geleceği uyarısında bulunur. Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu da bölgede bir deprem beklediklerini söyler.
Kayıp
Kaynaklar farklı rakamlar verir. İlk gün gazeteler 46 ölü ve 172 yaralıdan söz eder. Sonraki derlemelerde 42 ile 46 arasında ölü, 300'ü aşkın yaralı geçer; Afyon Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ise yıl dönümü açıklamasında 39 kişinin öldüğünü belirtir.
Hasar büyüktür: 4.051 konut ve 339 iş yeri yıkılır ya da ağır hasar görür; 10 binden fazla konutta az ya da orta hasar oluşur.
Neyi değiştirdi
2002 Afyon depremi, 1999'dan sonra büyük kayba yol açan ilk deprem oldu ve afet yönetiminin hâlâ ne kadar hazırlıksız olduğunu gösterdi: hafta sonu bulunamayan tır şoförleri, kışın gönderilen yazlık çadırlar, donmuş toprağa iş makinesiyle açılan mezarlar.
Deprem, kerpiç ve yığma köy evlerinin orta büyüklükte bir depremde bile ne kadar kırılgan olduğunu da bir kez daha gösterdi.
Bugün
Sultandağı, Çay ve Bolvadin her yıl 3 Şubat'ta depremde ölenleri anıyor. Afyon Afet ve Acil Durum Müdürü Mehmet Buldan'ın bir yıl dönümü açıklamasındaki sözleriyle yaralar hâlâ tazedir ve kaybedilenler unutulmamıştır. Resmî değerlendirmelere göre il, Gediz grabeni, Dinar fayı ve Akşehir fayı gibi üç etkin fay sisteminin ortasında duruyor.
Kaynaklar
- Milliyet, 4 Şubat 2002, sayfa 1 (Gaste Arşivi)
- "3 Şubat depremini unutmadık", Afyon Haber (Afyon AFAD açıklaması)
- "Türkiye'nin deprem tarihi çaresizliklerle dolu", Takvim, 29 Ocak 2020
- USGS ve Kızılay verileri (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle)
- Vikipedi (İngilizce), 2002 Afyon earthquake (başlangıç kaynağı)
