İçeriğe geç
Cumartesi, 17 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem
1983 depreminde yıkılan Horasan köyü (temsili)

Türkiye Depremleri

1983 Erzurum-Kars Depreminde Pazar Sabahı Toprak Damlar Çöktü

30 Ekim 1983 Pazar sabahı 07:12'de 6,8 büyüklüğündeki deprem Horasan, Narman, Pasinler ve Sarıkamış'ın köylerini yıktı; 1.155 kişi öldü. Seçime bir hafta kala gelen felaket, kışa çadırda giren köyler, enkazdan çocuklarını kendi elleriyle çıkaran aileler ve yeni yerlere taşınan köylerin hikâyesi.

DepremleYasam Güncellendi: 18 dk okuma

30 Ekim 1983, Pazar. Erzurum ile Kars arasındaki yüksek yayla köylerinde gün yeni başlamış; erkekler ahırda hayvanların başında, çocukların çoğu hâlâ yatakta. Saat 07:12'de yerin altından gelen sarsıntı, taş duvarlı, toprak damlı evleri birkaç saniyede içindekilerin üzerine yıkacak. Türkiye bir hafta sonra sandık başına gidecek; ama o sabahtan sonra kimse siyaset konuşamayacak. Bu yazı, o Pazar sabahının ve kışa evsiz giren köylerin hikâyesi.

Depremden önce

Depremden önce bir Horasan köyü (temsili)
Temsili görsel

Horasan, Narman, Pasinler ve Kars'ın Sarıkamış ilçesi, deniz seviyesinden yaklaşık 1.800 metre yükseklikte, hayvancılıkla geçinen köylerin bölgesidir. Kışlar uzun ve serttir; Ekim'in sonunda sıcaklık geceleri sıfırın altına iner.

Köy evleri bölgenin kendi malzemesiyle yapılmıştır. Duvarlar 80-100 santim kalınlığında, çamur harçla örülmüş taştır; evlerin bir kısmı yamaca gömülüdür. Damlar düzdür ve üzerleri kalın bir toprak tabakasıyla örtülüdür. Bu ağır damlar kışın evi sıcak tutar; ama bir deprem anında tonlarca toprak içeridekilerin üzerine iner.

Bölgenin altında Horasan-Narman Fayı uzanır. Yaklaşık 130 kilometre uzunluğundaki bu fay, 13 Eylül 1924'te Pasinler'i yıkan 6,8 büyüklüğündeki depremi de üretmişti. Altmış yıl önceki o felaket, köylerin yapılış biçimini değiştirmemişti.

Türkiye ise o günlerde başka bir şeye kilitlenmiştir. 12 Eylül 1980 darbesinden sonraki ilk genel seçim 6 Kasım 1983 Pazar günü yapılacaktır. Turgut Özal'ın Anavatan Partisi, Necdet Calp'in Halkçı Parti'si ve Turgut Sunalp'in Milliyetçi Demokrasi Partisi meydanlardadır. Ülkeyi Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Başbakan Bülend Ulusu yönetmektedir; Doğu Anadolu sıkıyönetim altındadır.

Sarsıntı

Pazar sabahı, saat 07:12. Köylerde gün yediden önce başlar. Horasan'ın Maslahat köyünde (bugünkü adıyla Muratbağı) Hasan Özer, hayvanları sürüye katmak için ağıla girmiştir. Pasinler'in Köprüköy'ünde altmış yaşlarındaki Ramiz Kızıltaş, hayvanları dışarı çıkarmak için ahıra gitmiştir. Bazı evlerde aileler kahvaltı için kalkmıştır; çocukların çoğu henüz uyanmamıştır.

1983 Erzurum depremi sarsıntı haritası
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun (USGS) 30 Ekim 1983 depremi için hazırladığı sarsıntı şiddeti haritası. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · CC0, Wikimedia Commons (1983 Erzurum earthquake.jpg)

Yer sarsılır. Kandilli Rasathanesi ve uluslararası merkezler depremin büyüklüğünü 6,8 olarak kaydeder; basına ilk günlerde "Richter ölçeğiyle 7,1" diye yansır, Yunan sismologlar 6,7 der. Merkez üssü Horasan ile Narman arasındadır; en ağır yıkım Muratbağı ve Kızlarkale köylerinin çevresindedir. Horasan ile Narman arasında 12 kilometre boyunca yeryüzü yırtılır.

Ramiz Kızıltaş, Milliyet muhabirine o anı sonradan anlatacaktır: ahırdayken bir gürültü ve sarsıntı olur, dengesini kaybeder, kendini dışarı atar. Ahırın altında dört ineği ve beş koyunu kalır. Evinden sesler gelir: gece yatıya kalan komşu köylü bir kadın misafir ve iki çocuğu enkaz altında hayatını kaybetmiştir.

Hasan Özer de kapıya yakın olduğu için ağıldan kurtulur. Eve koşar, ama evi bulamaz; yerinde bir taş yığını vardır. Karısı ve dört çocuğu, Murat, Fatoş, İbrahim ve Mine, yıkıntının altındadır.

Çöken toprak damlar (temsili)
Temsili görsel

Sarsıntı bütün Doğu Anadolu'da hissedilir. Erzurum şehir merkezinde can kaybı olmaz, ama pek çok bina hasar görür. Atatürk Üniversitesi yurtlarında panik çıkar; kendini üst katlardan atan iki öğrenci yaralanır. Köylerde ise tablo bambaşkadır: taş ve toprak evler yerle bir olmuştur. Buna karşılık çimento harçla yapılmış okul ve cami binalarının çoğu ayakta kalır.

İlk saatler

Deprem, yolları da keser. Heyelanlar Narman yolunu kapatır; Erzurum-Horasan demiryolu da kapanmıştır. Narman'a ilk saatlerde ancak helikopterle ulaşılabilir; kurtarma ekibi ilçeye saat 14.30'da varabilir. Narman merkezinde can kaybı yoktur ama hasar görmeyen tek yapı kalmamıştır. İlçede devlet hastanesi yoktur; sağlık ocağı yaralılara yetmez.

Köylerde ilk kurtarıcılar yine köylülerdir. Ellerinde alet yoktur. Köprüköy'e giden Cumhuriyet muhabirleri, kazma kürek bulamayanların tırnaklarıyla enkaz kazdığını yazar. Köprüköy'de bir evin yıkıntısı önünde çökmüş oturan Mecit Aydın, Milliyet muhabirine ağıt yakar gibi konuşur: "Karım, Güler'im gitti. Ayşegül'üm gitti, evim gitti. Bundan sonra ben de yaşayamam artık."

Köylüler enkazda elleriyle arıyor (temsili)
Temsili görsel

Aynı köyden Dursun Aydın'ın gelini ve üç torunu taşların altında kalmıştır; oğlu Yaşar ağır yaralıdır, komşular şehre götürmüştür. Öğleden sonra yağmur başlar. Dursun Aydın'ın sözleri ertesi günün gazetesine geçer: "Şimdi yağan yağmur altında, gözyaşlarımızla bekliyoruz. Hâlâ çadır gelmedi." Köprüköy'e ilk çadırlar saat 15.30 sıralarında ulaşır; köylüler belediye önündeki meydanda sıraya girer.

Depremden on saat sonra Horasan'ın Maslahat ve Kızkalesi (Kızlarkale) köylerine ilk giren, yardım ekipleri değil, Milliyet'in muhabirleridir. Her iki köyde de taş üstünde taş kalmamıştır; cesetler henüz kaldırılamamıştır. 137 haneli Maslahat'ta yalnızca köyün tek betonarme binası olan okulun bir bölümü ayaktadır. Mevlüt Öztürk, annesini, kardeşini, gelinini ve üç çocuğunu yutan evin enkazı üzerinde kazma kürek istemektedir. Enkazdan çıkarılan ölüler yorganlara ve kilimlere sarılmıştır.

Haber Ankara'ya ve dünyaya hızla yayılır. TRT saat 11.00'den itibaren müzik ve eğlence programlarını kaldırır, kanallar ortak yayına geçer. Fransız televizyonu depremi ilk haber olarak verirken 1939 Erzincan felaketini hatırlatır. Ankara'dan seçim gezisine çıkmak üzere olan gazeteciler, Milliyet'te Mehmet Barlas'ın yazdığı gibi, haberle birlikte her şeyin durduğunu anlatır.

9. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı gün boyu bildiriler yayımlar. Akşam saatlerinde açıklanan rakam 509 ölü, 316 yaralıdır; bazı köylerden hâlâ haber alınamamaktadır. Depremi sabah yatağında yakalanan Erzurumlular ve köylüler ilk geceyi sokakta, bahçelerde ve tarlalarda geçirir.

Ertesi gün: gerçek tablo

Bütün gece yağan yağmur önce doluya, sonra kara döner. Meteoroloji, bölgede gündüz en yüksek sıcaklığın 8, gece 2 derece olacağını açıklar. Narmanlılar karlı geceyi naylonlara sarınarak geçirir.

Depremden sonraki sabah karla örtülen köy (temsili)
Temsili görsel

Gün ağardıkça yıkımın boyutu ortaya çıkar. 31 Ekim akşamı ölü sayısı 1.226'ya, yaralı sayısı 534'e ulaşır. Sıkıyönetim açıklamasına göre 33 köy tamamen yıkılmış, 11 köy oturulamayacak hâle gelmiştir. En ağır kayıp Horasan'dadır: Muratbağı'nda, Kızlarkale'de, Çamlıkale'de enkazdan yüzlerce ceset çıkarılır. Narman'ın en ağır yarası Koyunören köyüdür. Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Karaurgan bucağının dokuz köyünde sağlam ev kalmamıştır.

Depremde yıkılmış taş değirmen
Horasan'ın Dönertaş köyünde depremde yıkılan değirmen. Fotoğraf 4 Ocak 1984'te çekilmiştir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Elşakşuka · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Eh0251.jpg)

Ölenlerin çoğu çocuklar ve anneleridir. Yetkililer, depremin gece olması hâlinde can kaybının beş katına çıkabileceğini söyler; ama Pazar sabahı yataktan henüz kalkmamış olanlar da ağır damların altında kalmıştır. İlk belirlemelere göre 3.347 büyük ve küçükbaş hayvan telef olmuştur; hayvancılıkla geçinen aileler için bu, geçim kaynağının da yok olması demektir.

Ölüleri gömmek de bir sorundur. Kimliği belirlenemeyen cesetlerin üzerine tanıklar huzurunda birer numara konur, fotoğrafları çekilir, tutanakla gömülürler. Ölümün çok olduğu köylere imamlar gönderilir; cenazeler Sümerbank'ın dağıttığı kefenlik bezle defnedilir. Bazı köylerde ölüler, dozerlerle açılan çukurlara toplu olarak gömülür. Artçı sarsıntılar sürdüğü için halk sağlam kalan evlere bile giremez.

Devlet bölgede

Cumhurbaşkanı Kenan Evren deprem günü bir mesaj yayımlar: "Mağdur olan yurttaşlarımızın acılarının dindirilmesi, yaralarının sarılması konusunda yönetim olarak maddi ve manevi her destek sağlanacaktır." İmar ve İskân Bakanı Ahmet Samsunlu, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Kaya Kılıçturgay ve Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanı Münir Güney aynı gün Erzurum'a gider. Kılıçturgay Ankara'dan yanında 100 şişe kan götürür. Bakanlar Milliyet muhabirine, devletin bütün imkânlarıyla depremzedelerin yanında olduğunu söyler.

Kenan Evren ve Ronald Reagan
Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve ABD Başkanı Ronald Reagan, Beyaz Saray. Fotoğraf 1988 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: President (1981-1989 : Reagan). White House Television Office · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Kenan Evren and Ronald Reagan.png)

31 Ekim Pazartesi, Evren ve Başbakan Bülend Ulusu Erzurum'dadır. Kolordu'daki brifingin ardından Evren karayoluyla Narman'a geçer. Koyunören'e gitmek ister; ama yola büyük kayalar düşmüş, köprü yıkılmıştır. Köye ulaşamaz, kurtarma çalışmalarını köyün yakınından izler. Narman'da kendisini karşılayan halka şöyle seslenir: "Hiç kuşkunuz olmasın ki, devlet daima sizinle beraberdir."

Cumhuriyet'in aktardığına göre aynı konuşmada Evren, Koyunören'de ölü sayısının 126 olduğunu söyler ve ekler: "Yıkılan ev yapılır, telef olan hayvan alınır, ama insan alınmaz." Evlerin toprak ve taştan yapılmasının bu felakete yol açtığını, depreme dayanıklı evler yapılırsa böyle durumların yaşanmayacağını anlatır. Tortum ve Horasan'dan sonra akşam saatlerinde Köprüköy'e geçer; Erzurum'da hastanedeki yaralıları ziyaret eder. Köprüköylü Tevfik Aras, ziyareti tek cümleyle anlatır: "Cumhurbaşkanı ayağını çamurladı, çamurlara girdi."

Askerler ve köylüler enkaz başında (temsili)
Temsili görsel

2 Kasım'da Evren yeni bir açıklama yapar: "Deprem bölgesinde sanılandan büyük tahribat meydana gelmiştir." 3. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Fikret Oktay, bütün köylere ulaşıldığını, birinci derecede hasar gören 44 köyde enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü açıklar. Hükümet hasarlı köylerde okulları tatil eder, çiftçilerin borçlarını erteler; Ziraat Bankası hayvan ve ahır için acil kredi kararı alır. Et ve Balık Kurumu, köylülerin elinde kalan hayvanları almakta öncelik tanır.

Seçim kampanyası durmaz, ama deprem bölgesi kampanyanın içine girer. Üç parti lideri de seçim gezilerini yarıda bırakıp bölgeye gider. Anavatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal Horasan'da enkaz kaldırma çalışmalarını uzun süre izler, Pasinler'de köylülerle konuşur. MDP lideri Turgut Sunalp, Antalya'da depremzedeler için kan verir. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı İsmet Yanıkömeroğlu, bölgede seçimin ertelenmesinin söz konusu olmadığını açıklar.

Koyunören'den bir anne

Narman'ın Koyunören köyünde Zinnet Avcı o sabah eşiyle birlikte erkenden kalkmıştır. Tek katlı bir köy evinde yaşarlar; dört çocukları uyumaktadır. Otuz iki yıl sonra Habertürk'ten Güngör Karakuş'a o sabahı anlatırken, depremi o güne kadar hiç yaşamadıklarını söyler. Büyük bir gürültü gelir ve sesle birlikte her yer yıkılır.

Enkazdan çıkarılan çocuk (temsili)
Temsili görsel

Altı yaşındaki Perihan'ın, dört yaşındaki Zeynep'in ve iki yaşındaki Ömer'in cenazelerini enkazdan kendi elleriyle çıkarırlar. Sekiz yaşındaki büyük kızları Elif Nur'u bulamazlar. Zinnet Avcı'nın anlattığına göre onu yurt dışından getirilen bir arama köpeği bulur.

Yollar kapalıdır. Aile, çocuklarının cenazeleriyle üç gün boyunca bir çayırlıkta bekler. Zinnet Avcı'ya göre yalnızca kendi köylerinde 156 kişi ölmüştür. Askerler yardım getirir, cenazeler için toplu mezar kazar. Üç çocuğu bu toplu mezardadır; yalnızca Elif Nur'un mezarı bellidir.

Foto muhabiri Mustafa Bozdemir'in enkaz başında feryat ederken çektiği fotoğrafı, o yılın en iyi fotoğrafı seçilir. Avcı ailesi depremden sonra Tokat'ın Turhal ilçesine göç eder, otuz yıl orada yaşar, sonra İstanbul'a taşınır. Sonradan doğan çocuklarına kaybettiklerinin adlarını verirler. Zinnet Avcı, kendi acısını taşıyan o fotoğrafın yıllar sonra başka ülkelerin savaş haberlerinde kullanılmasına üzüldüğünü anlatır.

Kışa çadırda girmek

Karlı yaylada çadırlar (temsili)
Temsili görsel

Asıl düşman, şimdi kıştır. Kızılay ilk günlerde bölgeye binlerce çadır ve battaniye gönderir, ama yetmez. Kızılay ve Uluslararası Kızılhaç, 5 bin çadır, 30 bin battaniye, 5 bin uyku tulumu ve 150 bin metre çadır bezi için dünyaya acil yardım çağrısı yapar. Cumhuriyet'in aktardığına göre 2 Kasım'da Kolordu Kurmay Başkanı, depremzedelerin 4 bin çadır sobasına ihtiyaç duyduğunu, 33 bin kişiye yiyecek ve giyecek sağlanmaya çalışıldığını açıklar.

Yardım dünyanın dört bir yanından gelir. İlk ulaşan İsviçre'nin kurtarma ekibidir: arama köpekleriyle birlikte uçaklar Erzurum'a iner. Suudi Arabistan 10 milyon dolar bağışlar. Amerika Birleşik Devletleri, Hava Kuvvetleri'nin C-130 uçaklarıyla Erzurum'a çadır, battaniye, jeneratör ve su arıtma üniteleri taşır. İngiltere'den Stansted'den kalkan bir uçak 41 ton çadır getirir. Japonya, Almanya, Pakistan, Norveç, Hollanda ve daha pek çok ülke yardım gönderir. Papa II. Jean Paul, Saint Pierre Meydanı'nda depremzedeler için yardım çağrısında bulunur.

Yurt içinde de seferberlik başlar. Kan merkezlerinde kuyruklar oluşur; Bursa'dan 400, İstanbul'dan 180 şişe kan yola çıkar. İstanbul'da bir günde 62,5 milyon lira toplanır. Erzincanlılar, 1939'u hatırlayarak 1,5 milyon lira gönderir. Kamu İktisadi Teşekküllerinin memurları maaşlarından 100'er lira bağışlar.

Evsizler önce çadırlara, okullara, kamu binalarına yerleştirilir. Horasan Lisesi'nin dersliklerinde sıralar birleştirilmiş, üzerlerine yaygılar serilmiştir. Cumhuriyet muhabiri, bir dersliğin yeşil tahtasında hâlâ o haftanın kimya dersinin konusunun yazılı olduğunu not eder; öğrenciler o dersi görememiştir. İlk prefabrik konutlar 2 Kasım'dan itibaren Horasan ilçe merkezinde kurulmaya başlar.

Hükümetin Meclis'e verdiği bilgiye göre afetzedeler önce çadırlarda barındırılır; sonra 132 aile kamu lojmanlarına, 446 aile prefabrik konutlara yerleştirilir. Kışı köyünde geçirmek isteyenlere barınak yapmaları için 150 bin lira ve kereste verilir; başka illere gitmek isteyenlere uzaklığa göre 25 ile 75 bin lira arasında yardım yapılır. Orta hasarlı evler için 50 bin, az hasarlılar için 25 bin lira onarım yardımı verilir. Bakanlık Ocak 1984'e kadar 1 milyar 330 milyon lira harcar; yurt içinden toplanan bağışlar 2,3 milyar lirayı bulur.

Yardım dağıtımı da tartışmasız geçmez. Oltu'da yardım malzemesini evlerine götürdükleri iddiasıyla üç görevli 15 Kasım'da tutuklanır. Erzurum Milletvekili Hilmi Nalbantoğlu'nun soru önergesine verilen cevapta İçişleri Bakanlığı, idari soruşturmanın sürdüğünü, bölgede başka bir yolsuzluk tespit edilmediğini bildirir.

Yeni köyler

Bütün evleri ağır hasar gören köyler eski yerlerinde yeniden kurulmaz. Coğrafyacı Yaşar Gök'ün araştırmasına göre Horasan'dan 14, Narman'dan 10 ve Sarıkamış'tan 2 köy olmak üzere 26 yerleşim yeni yerlere taşınır. Yer seçimini devlet yapar; ölçüt zeminin jeolojik yapısıdır. Bazı köyler vadi tabanındaki sulu tarım arazilerinin üzerine, bazıları tepelik alanlara kurulur.

Afet konutları 140 metrekaredir: yarısı iki oda, bir salon ve küçük bir mutfaktan oluşan ev, diğer yarısı aynı çatı altında hayvan barınağıdır. Gök'e göre köylülerin alışık olduğu tandır evi, kiler, samanlık gibi eklentiler bu planlarda yoktur. Muratbağı ve Kızlarkale gibi köylerin yeni yerleri, depremden önce patates, fasulye ve tahıl yetiştirilen en verimli tarlalardır.

Horasan'ın Gerek köyü, araştırmacının yakından incelediği yerlerden biridir. Köyde 1983'te evlerin tamamı yıkılmış, 158 kişi ölmüştür. Köyün 1.635 büyükbaş ve 2.535 küçükbaş hayvanının hemen hepsi telef olmuştur. Ziraat Bankası kredisiyle hayvancılık yeniden kurulmaya çalışılır; ama 1991'de köydeki büyükbaş hayvan sayısı ancak 590'dır.

Neyi değiştirdi

Deprem, Türkiye'nin kırsalındaki ağır damlı taş evlerin ölümcül olduğunu bir kez daha gösterir. Gök'ün tespitine göre en çok can kaybının yaşandığı Muratbağı, Kızlarkale, Gerek, Çamlıkale ve Koyunören'de betonarme yapıların hiçbiri tamamen yıkılmamıştır. Cumhuriyet'in Erzurum'da konuştuğu inşaat mühendisleri aynı şeyi söyler: bu kadar büyük ölüme yol açan deprem değil, çamur harçlı binalardır.

İTÜ'den Prof. Dr. Rıfat Yarar, Milliyet'e, kırsal yapıların ancak yüzde 18'inin depreme dayanıklı olduğunu söyler: "Çatı sorunu halledilmeden can kaybının fazla olmasının önüne geçilemeyeceği"ni vurgular. Evren de Narman'da aynı noktaya dikkat çekmiştir. Köylüler de dersini almıştır: Yukarıhorum köyünden Hacı Cafer Seven, Cumhuriyet muhabirine, bir daha ev yaparsa damına bir metre toprak atmayacağını söyler.

1983 depremi bilimsel olarak da yakından incelenir. MTA, İTÜ ve MIT'nin kurduğu istasyon ağı, depremden sonraki bir yılda 2.807 artçı sarsıntı kaydeder.

Bugün

Yeniden kurulan köy (temsili)
Temsili görsel

30 Ekim 1983 depreminin bilançosu kaynaklara göre değişir. Sık anılan resmî rakam 1.155 ölüdür. Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün Ocak 1984'te Meclis'e sunduğu tabloda 1.159 ölü, 1.196 yaralı, yıkılan ya da ağır hasar gören 3.240 konut vardır; 141 köyde hasar tespit edilmiştir. Uluslararası kayıtlar ölü sayısını 1.342 olarak verir. Telef olan hayvan sayısı 24 ile 30 bin arasında gösterilir.

Narman peri bacaları
Narman'ın kırmızı peri bacaları, 2018. Fotoğraf: Erhan Veli Gül · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Narman Peri Bacaları 1.jpg)

Horasan, Narman ve Sarıkamış'ın taşınan köyleri bugün yeni yerlerinde yaşıyor; Yaşar Gök'e göre eski köy yerlerinin hiçbiri yeniden kullanılmadı, yeni köylerin kurulduğu tarlalar ise zamanla tümüyle konut alanına dönüştü. Narman'ın kırmızı peri bacaları bugün ilçenin en çok bilinen manzarası. 1983'ün Pazar sabahı ise, ağır toprak damların ne kadar öldürücü olabileceğinin hatırlatıcısı olarak Türkiye'nin deprem hafızasında yerini koruyor.

Kaynaklar

  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı
  • Milliyet gazetesi, 31 Ekim, 1, 2 ve 4 Kasım 1983 (Gaste Arşivi üzerinden)
  • Cumhuriyet gazetesi, 31 Ekim, 1, 2 ve 3 Kasım 1983
  • TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 17, 26. Birleşim, 25 Ocak 1984 (Hilmi Nalbantoğlu'nun soru önergelerine Bayındırlık ve İskân ile İçişleri bakanlıklarının cevapları)
  • Yüksel, M. (2019). İngiliz-Amerikan Kayıtlarında 1983 Erzurum Depremi ve Dış Yardımlar. Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 47, 335-366.
  • Güneş, A., Durmuş, H., Utkucu, M. (2016). 30 Ekim 1983 Horasan-Narman Depremi (Ms=6.8) Yırtılma Özelliklerinin Telesismik Sonlu-Fay Modellemesi Yoluyla İncelenmesi. Yerbilimleri, 37(2).
  • Gök, Y. Erzurum-Kars Depremi'nden (1983) Sonra Yeri Değiştirilen Yerleşmeler; Horasan-Gerek Köyü'nde 30 Ekim 1983 Depremi Sonrası Yapılan Afet Konutlarının Başlıca Planlama Sorunları. Doğu Coğrafya Dergisi.
  • Olguner, A., Sav, H. (1986). Erzurum-Kars Depremi Artçı Şoklarının İncelenmesi ve Tektonik Sonuçları. Türkiye Jeoloji Kurultayı Bildiri Özleri.
  • Habertürk, Güngör Karakuş, "1983'ten beri her gün evlat acısı yaşıyor" (30 Mart 2015)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları