1942 Erbaa-Niksar Depremi Bayram Akşamı Yıkım Getirdi
20 Aralık 1942'de, Kurban Bayramı'nın üçüncü günü, 7 büyüklüğündeki deprem Tokat'ın Erbaa ve Niksar ilçelerini yıktı; Erbaa'da sağlam dört ev kaldı. Haber alınamayan gece, yangınlar ve savaş yılının kıt imkânlarıyla kurulan yardım: dönemin gazetelerinden belgesel anlatım.
20 Aralık 1942, Pazar. Kurban Bayramı'nın üçüncü günü. Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı bütün şiddetiyle sürüyor; Türkiye savaşın dışında kalmaya çalışıyor ama ekmek karneyle, gazeteler Varlık Vergisi listeleriyle dolu. Tokat'ın Kelkit Vadisi'ndeki kasabalarında bayram ziyaretleri sürüyor. Akşamüstü yer sallanıyor. Sabaha karşı Erbaa'da ayakta yalnızca birkaç ev kalacak.
Depremden önce


1942'de Erbaa, Kelkit Irmağı'nın kıyısında bir tarım kasabasıdır. Son Posta'nın aktardığı sayıma göre kasabada 6.951 kişi yaşar. Evler kerpiç ve ahşaptır. Biraz doğudaki Niksar, kalesi ve tarihî yapılarıyla eski bir Anadolu kasabasıdır.
Ülke savaşın gölgesindedir. Ekmek karneyle dağıtılmaktadır. Deprem haftasında Ankara'da ve İstanbul'da gündem, kasım ayında çıkarılan Varlık Vergisi'dir; listeler bayram için kaldırılmış, bayram sonrası yeniden asılacaktır. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bayramı Bursa'da geçirmektedir.
Üç yıl önce, 1939'da Erzincan'ı yıkan depremle Kuzey Anadolu Fayı batıya doğru kırılmaya başlamıştır. Erbaa ve Niksar bu fayın üzerindedir.
Bayram akşamı

Deprem akşamüstü olur. Anadolu Ajansı'nın duyurusuna göre saat 17 sularında Tokat vilayeti bölgesinde, özellikle Erbaa ve Niksar'da şiddetli bir yer sarsıntısı yaşanır; bugünkü kataloglar 16.03'ü verir. Büyüklüğü 7,0 olarak tahmin edilir.
Sarsıntı Ordu'dan Kastamonu'ya, Kayseri'den Bafra'ya kadar hissedilir; bu şehirlerde hasar yoktur. Tokat'ta 20 saniye sürer. Zara'da halk, evlerinden ve toplantı yerlerinden kapılardan, pencerelerden sokağa fırlar. Ama asıl yıkım Kelkit Vadisi'ndedir. Erbaa'da kerpiç ve ahşap evler çöker; çöken evlerden yangınlar çıkar.
Haber alınamayan gece
Telgraf ve telefon hatları kopar. 21 Aralık'ta Ankara'ya ulaşan ilk telgraflarda Niksar'da 13, Almus'ta 3 ölü olduğu bildirilir; Erbaa'dan ise hiç haber alınamamıştır. Tokat Valisi gece Niksar'a ve Erbaa'ya doğru yola çıkar.
22 Aralık sabahı Son Posta, birinci sayfasından "Zelzele merkezi Erbaa mı?" diye sorar. Ankara'dan gelen ve gazetenin deyişiyle "henüz tahkiki mümkün olmayan" bir habere göre Erbaa'da hemen hemen bütün evler yıkılmıştır, ölü sayısı binden fazladır. Posta, telgraf, mal ve inhisarlar müdürlerinin ölüler arasında olduğu, kaymakamla jandarma komutanının ağır yaralandığı yazılır. Tokat ve Sivas valileri Erbaa'dadır; her taraftan imdat ekipleri yola çıkmıştır.
Yangın ve enkaz

Erbaa'da çıkan yangınları söndürmek için Tokat, Amasya ve Samsun belediyeleri itfaiye ekiplerini yola çıkarır; Turhal Şeker Fabrikası'nın itfaiyesi de bölgeye gönderilir. Samsun'dan arazöz ve motopomp yola çıkar. Çevredeki askerî birlikler enkaz altında kalanları çıkarmak için kurtarma kolları kurar.
Lâdik'teki istihkâm birliğinden yüz kişilik bir kurtarma ekibi, ekmek, doktor ve sağlık malzemesiyle hemen Erbaa'ya gönderilir. Askerî birliklerin fırınlarından ekmek, çadır, kürek, kazma ve benzin sevk edilir. Lâdik Halkevi'nin binası geçici olarak hastaneye çevrilir; salonunda 50 yataklı bir hastane açılır. Samsun'daki motorlu araçlar, Erbaa ile Lâdik arasında yaralı ve malzeme taşımaya başlar.
İstanbul'da 22 Aralık'ta toplanan bir parti kongresinde, deprem kurbanları için bir dakika ayakta saygı duruşunda bulunulur.
Savaş yılında yardım

Savaşın kıtlık yıllarında yardım seferberliği hızla örgütlenir. Dahiliye ve Sıhhat vekâletleri ile Kızılay ortak tedbirler alır. Kızılay'ın Etimesgut ambarlarından 1.500, Amasya deposundan 200 çadır, yeterince giyecek ve yiyecek, 500 battaniye ve ilk yardım için 14 bin lira gönderilir. Ankara'dan bir operatörün başkanlığındaki sağlık heyeti, her türlü malzemeyle trenle yola çıkar.
Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla un ve ekmek ihtiyacı karşılanır; ofisten alınan iki vagon unla fırınlarda ekmek yapımına başlanır. Sivas Kızılay'ı da Erbaa'ya çadır ve yardım göndermeye başlar. Samsun'da Kızılay eliyle giyim eşyası toplanır, atölyelerde yenileri dikilir.
Erbaa'da dört ev

23 Aralık'ta Ankara'dan gelen resmî bilgi, felaketin gerçek boyutunu ortaya koyar. Erbaa kazasında 418 kişi ölmüş, 484 kişi yaralanmıştır. Kazada 2.155 bina tamamen, 1.654 bina kısmen yıkılmıştır. Son Posta'nın başlığına göre Erbaa'da sağlam olarak yalnızca dört ev kalmıştır.
Niksar kazasında 53 kişi ölmüş, 12 kişi yaralanmıştır; 410 bina yıkılmış, 450 bina hasar görmüştür. Almus'ta 3 ölü vardır. Felaketzedeler çadırlara ve geçici barakalara yerleştirilir. Telgraf ve telefon hatları onarılır. Sıhhat Vekili deprem bölgesine gider.
Böylece ilk günlerin "bin ölü" haberi resmî rakamlarla 474'e iner. Ama sayı uzun süre tartışılacaktır: uluslararası kataloglar yaklaşık bin, bazı kaynaklar üç bine kadar ölü verir; köylerdeki kayıpların tam sayılamadığı düşünülür.
Neyi değiştirdi
Erbaa-Niksar depremi, 1939 Erzincan depremiyle başlayan ve Kuzey Anadolu Fayı boyunca doğudan batıya ilerleyen deprem dizisinin bir halkasıydı. Bir yıl sonra, Kasım 1943'te Tosya-Ladik, Şubat 1944'te Bolu-Gerede depremleri bu diziyi sürdürdü. Lâdik, Erbaa'ya yardım göndermesinden bir yıl sonra kendisi yıkılacaktı.
Deprem, savaş yıllarının kıt imkânlarıyla yapılan bir yardım seferberliğinin de belgesi oldu: askerî fırınların ekmeği, şeker fabrikasının itfaiyesi, Halkevi'nden bozma hastane.
Bugün


Erbaa ve Niksar bugün Kelkit Vadisi'nin canlı ilçeleri. 1942'de neredeyse tamamen yıkılan Erbaa, depremden sonra yeniden kuruldu. Bölgede zaman zaman hissedilen depremler, fayın hâlâ aktif olduğunu hatırlatıyor.

Kaynaklar
- Son Posta, 22 Aralık 1942, sayfa 1 ve 3 (Gaste Arşivi)
- Son Posta, 23 Aralık 1942, sayfa 1 ve 7 (Gaste Arşivi)
- Son Posta, 24 Aralık 1942, sayfa 1 (Gaste Arşivi)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı
- Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Dergisi, Kuzey Anadolu Fayı depremleri çalışmaları
- Vikipedi (İngilizce), 1942 Niksar–Erbaa earthquake (başlangıç kaynağı)
