1945 Mikava Depremi: Savaşın Gizlediği Deprem
13 Ocak 1945 sabaha karşı, Tonankai depreminden 37 gün sonra, Japonya'nın Aiçi eyaletinde köylerin altında kırılan 6,8 büyüklüğündeki deprem 2.300'e yakın can aldı; tapınaklarda kalan tahliye edilmiş çocuklar da ölenler arasındaydı. Gazeteler "hasar az" diye yazdı, dışarıdan yardım gelmedi. Hayatta kalanların tanıklıkları, deniz hava üssünün kayıtları ve dönemin gazeteleriyle belgesel anlatım.
13 Ocak 1945, sabaha karşı. Japonya'nın Aiçi eyaletinde, Mikava Körfezi'nin kuzeyindeki çiftçi köyleri karanlıkta uyuyor. Savaş yüzünden ışıklar yasak; hava saldırısı korkusuyla pencereler örtülü. Bölge, otuz yedi gün önceki büyük depremden yaralı çıkmış, kiremit çatılı evlerin çoğu hâlâ tamir edilmemiş. Saat 03.38'de yer, köylerin tam altında kırılıyor. İki binden fazla insan ölüyor, ama ertesi gün gazeteler "hasar az" diye yazıyor.
Bir ay önceki deprem
7 Aralık 1944 öğleden sonra, Kii Yarımadası açıklarında 7,9 büyüklüğünde bir deprem olur. Tarihe Tonankai depremi olarak geçen bu sarsıntı ve ardından gelen tsunami Mie, Aiçi ve Şizuoka'da toplam 1.223 kişinin ölümüne yol açar. Nagoya çevresindeki uçak fabrikaları ağır hasar görür; seferberlikle fabrikalarda çalıştırılan öğrenciler enkaz altında kalır.
Japonya savaşı kaybetmek üzeredir. Hükümet depremi halktan da düşmandan da saklamaya çalışır. Ertesi gün, Pearl Harbor saldırısının üçüncü yıl dönümüdür; yerel gazetenin sayfalarında deprem ancak yirmi satırlık küçük bir habere sığar. Depremden söz etmenin bile yasaklandığı anlatılır.
Mikava bölgesi, yani bugünkü Nişio, Anjo, Hekinan ve Gamagori'nin bulunduğu ova, bu ilk depremde de sarsılmıştır. Fukuçi köyünde evlerin yüzde 46'sı yıkılır, 21 kişi ölür. Pek çok evde çatı yerinde durur, ama direkleri kirişlere bağlayan geçmeler kırılmıştır. Kereste ve çivi yoktur; marangozların çoğu askeri işlere alınmıştır. Evler tamir edilemez. Bölge ünlü Sanşu kiremitlerinin üretildiği yere yakındır, bu yüzden çiftlik evlerinin bile ağır kiremit çatıları vardır.
Uyarı sarsıntıları
Ocak'ın ilk günlerinden itibaren körfez kıyısında küçük depremler hissedilir. 11 Ocak civarında sıklaşırlar; Katahara ve Nişiura kasabalarında 5,9 ve 5,2 büyüklüğünde öncü sarsıntılar kaydedilir. Bazı aileler evlerinde yatmaktan korkar. Nagoya Üniversitesi araştırmacılarının yıllar sonra derlediği tanıklıklara göre bir kısım insan evinin önüne çadır kurar, bir kısmı kaçmaya hazır olmak için ikinci kattaki odalardan zemin kata iner. 12 Ocak'ta sarsıntılar durulur. Dışarıda yatanların çoğu evine döner.
Bu sırada bölgede bir de büyük bir askeri üs vardır. Meiji köyünün tarlaları istimlak edilerek kurulan Meiji Deniz Hava Üssü, 1944 sonbaharında açılmıştır; en kalabalık döneminde yaklaşık 200 uçağa ve 3.600 askere ev sahipliği yapar. Askerler izin günlerini köylerdeki ailelerin evlerinde geçirir; köylüler onları evlerine pansiyoner gibi alır.
Köylerin Budist tapınaklarında ise Nagoya'dan getirilmiş çocuklar kalmaktadır. Şehirleri bombalanmaya başlayınca ilkokulun üçüncü sınıfından altıncı sınıfına kadar öğrenciler toplu hâlde kırsala gönderilmiştir. Geniş ve az direkli tapınak salonları, çok sayıda çocuğu yatırmaya elverişli görülür. Nişio Şehir Tarihi'ne göre yalnız bu çevre, Nagoya'daki üç okuldan 1.365 çocuğu barındırır.
13 Ocak, saat 03.38
Ana sarsıntı 13 Ocak 1945 saat 03.38'de gelir. Japonya Meteoroloji Ajansı ölçeğinde büyüklüğü 6,8, moment büyüklüğü 6,6 olarak verilir. Odak, Mikava Körfezi'nde, yalnızca 11 kilometre derinliktedir. Kırılan Fukozu ve Yokosuka fayları toplam 28 kilometre boyunca uzanır; bunun 18 kilometresi karadadır. Fay yer yer yüzeye çıkar, iki yaka arasında 2 metreye yakın yükseklik farkı oluşur. 6,8 büyüklüğündeki bir deprem için bu az görülen bir durumdur.
İnsanlar uykudadır. Tanıkların anlattığına göre sarsıntı aşağıdan yukarı vuran sert bir darbe gibidir. Geçmeleri bir ay önce kırılan evler, ağır kiremit çatılarıyla birlikte, olduğu gibi içindekilerin üzerine çöker. Savaşın sonunda yakıt neredeyse tükendiği için yangın çıkmaz; yalnızca iki ev yanar. Ölümlerin büyük kısmı ezilmeden olur. Bir köy yerle bir olurken komşu köy neredeyse hasarsız kalır.
Karanlıkta enkaz altında

Meiji köyünün Negasaki mahallesinde 12 yaşındaki Okada Kikuo, sarsıntıyı hisseder hissetmez başını yorganın altına çeker. Bir kiriş tam yastığının üzerine düşer. Ev çöker. Annesiyle kucağındaki bebek, evin toprak zeminli bölümüne düşer ve döşemeyle zemin arasındaki boşlukta kurtulur. Erkek kardeşi ise lento ile kenar kirişi arasında sıkışıp ölür. Okada, kız kardeşiyle birlikte enkazın içinde kalır; yıkılan duvardaki aralıktan gördüğü yıldızlara doğru sürünerek dışarı çıkar. Etrafındaki herkes kendi evinin enkazıyla uğraşmaktadır, yardıma gelen olmaz.
Komşu İzumi mahallesinde 15 yaşındaki Hayakawa Misako, büyükannesiyle üst üste kalın bir kirişin altında kalır. Büyükannesinin "çıkarın beni" diyen sesi giderek kısılır; bir süre sonra, kızın bacaklarına dolanmış olan yaşlı kadının ayakları soğur. Ablası ve kucaktaki bebek de bir lentonun altında kalarak ölür.

Sakurai köyünün Fujii mahallesinde 16 yaşındaki Tomita Tatsumi, ışığı yakmak için yatağından elini uzattığında doğrudan tavana dokunur. Ev bir çam ağacına yaslanarak tamamen yıkılmaktan kurtulmuştur. Ama büyükannesi bir kirişin altında kalmıştır. Babası paniğe kapılıp kirişi tam büyükannenin üstünden testereyle keser. Kiriş kopunca evin bütün ağırlığı yaşlı kadının üzerine biner. Tomita yıllar sonra, babası biraz sağından ya da solundan kesse büyükannesinin belki kurtulabileceğini söyler.
Meiji köyünün Jogairi mahallesinde 17 yaşındaki Iwase Shigematsu, eğilmiş evden çıkmak için verandaya doğru sürünürken ev çöker. Darbeyle bahçedeki pirinç kabuğu yığınının üzerine fırlar ve kurtulur. Annesi ise kalın bir lentonun altında kalır. Komşular kiremitleri söküp testere getirir, ama kadını kurtaramazlar. Iwase'nin anlattığına göre annesinin vücudunda hiçbir yara yoktur.
Bütün gece artçılar sürer. Hayatta kalanların çoğu sonradan o saatleri hatırlamadığını söyler. Tomita, kış gecesinde çıplak ayakla dolaştığı hâlde soğuğu hiç hissetmediğini anlatır.
Tapınaklardaki çocuklar
En ağır kayıplardan biri, Nagoya'daki Oi İlkokulu'nun öğrencilerinin kaldığı tapınaklarda yaşanır. Anraku-ji Tapınağı'nda üçüncü sınıftan 30 kadar kız ve erkek çocuk uyumaktadır. Ana salon çöker; köyün gençlik derneği çatıyı kırarak çocukları tek tek çıkarır, ama sekiz çocuk ölür. Beşinci sınıftan 48 öğrencinin kaldığı başka bir tapınakta 11 çocuk hayatını kaybeder. Üçüncü sınıftan 29 erkek çocuğun kaldığı Myoki-ji'de hem ana salon hem rahip evi yıkılır; bir öğretmen ve 12 çocuk ölür.
Japon hükümetinin afet raporuna göre Mikava depreminde ölen tahliye edilmiş öğrenci sayısı 31'dir. Aynı rapor, çocukların öldüğü yerlere gelen bir polisin hayatta kalan çocuklara, burada gördüklerini görmemiş saymalarını emrettiğini aktarır. Gördüklerini başka yerde anlatmamaları istenmektedir.
Üssün askerleri

Meiji Hava Üssü'nde hasar yoktur. Bakım subayı Koyama Toshio sarsıntıyla yataktan fırlar, karartma yüzünden el feneriyle hangara koşar, sorumlu olduğu yirmi küsur uçağı kontrol eder, sorun görmeyince yatar. Sabah "kurtarma ekibi harekete!" emriyle uyanır. Pencereden her gün gördüğü İzumi mahallesindeki tapınak yerinde değildir. Ancak o zaman felaketin boyutunu anlar.
Üssün savaş günlüğüne 13 Ocak için düşülen kayıt kısadır: üste hasar yoktur, komşu köylerde hasar çok ağırdır, birlik dışarıda kurtarma ve onarım işine katılmaktadır. Bakım biriminin 200 kadar askerinden yarıya yakını, bir hafta boyunca her gün köylere gidip enkaz kaldırır.
Üssün doktoru Kobayashi Kiyoshi, 29 yaşındadır ve birkaç ay öncesine kadar Hainan Adası'nda cephede görev yapmıştır. İzumi'de karısı ve üç yaşındaki çocuğuyla kiraladığı ev sarsıntıyı atlatır. Dışarıda her yerden "kurtarın" sesleri ve inlemeler gelir. Kobayashi önce kışlaya koşup tıbbi malzemeyi alır, iki sıhhiyeciyle birlikte İzumi'deki okulda geçici bir revir kurar. Cepheden öğrendiği yöntemle sıhhiyecilere ölenleri ayırtır, yaralıları ivedilik sırasına göre dizer. Malzeme yetersizdir; ellerini iyot tentürüyle dezenfekte ederek yaraları diker.
Hayakawa Misako'yu sabah enkazdan çıkaranlar üssün askerleridir. Sedye olmadığı için onu bir kapı kanadına yatırıp okuldaki revire taşırlar. Sağ kolu kırılmış, kemik dışarı çıkmıştır. Yol kenarında komşuların onun için dua ettiğini hatırlar. Askerler sonraki günlerde üssün kerestesiyle tabut yapar, cenazeleri taşır.
Ama bu yardım herkese ulaşmaz. Araştırmacılara göre askerlerin temizlediği yollar büyük olasılıkla üsse yakıt taşıyan kamyonların güzergâhıdır. Komşu Sakurai köyünden Tomita, hiçbir resmî kurumdan kurtarma yardımı görmediklerini söyler.
Gazetelerde "hasar az"
14 Ocak'ta ülke çapındaki iki büyük gazete depremi ikinci sayfanın köşesinde birkaç satırla verir. Asahi'nin başlığı "Tokai'de deprem, hasar en aza indirildi", Yomiuri Hochi'ninki "Orta bölgede deprem, 7 Aralık'ın artçısı, önemli tesislerde hasar az" şeklindedir. İki habere göre de yangın çıkmamış, ölü ve yaralı çok azdır, üretim sürmektedir. Asahi bir daha bu depremi izlemez.
Bölgenin gazetesi Chubu Nippon depremi daha geniş yer verir, ama o da hasarın ayrıntısını yazamaz. İlk haberde Mikava'da "birkaç evin yıkıldığı, ölü ve yaralı olduğu" yazılır; aynı sayfada Vali Yoshino, Filipinler'deki savaşın yanında bu depremin önemsiz kaldığını söyleyerek halkı üretime çağırır. Valinin ölenlerin ailelerine 30'ar yen başsağlığı parası gönderdiği de aynı gün haber olur. Sonraki günlerde gazete, enkaz başında "kamikaze ruhuyla" çalışan insanları ve görev başında ölen öğretmen ve yatakhane görevlilerini anlatan kahramanlık hikâyeleri yayımlar.
Bilim insanları da engellerle karşılaşır. Fukozu fayına adını veren Tokyo İmparatorluk Üniversitesi'nden Tsuya Hiromichi, fayı fotoğraflarken askeri polis tarafından durdurulur, makinesine neredeyse el konulur. Nagoya İmparatorluk Üniversitesi'nden Profesör Miyabe Naomi'nin ekibine bir gizli polis eşlik eder. Merkezi Meteoroloji Gözlemevi'nin ekibi en ağır hasarlı Nişio'ya ancak 23 Ocak'ta ulaşır; raporu gizli tutulur ve altı yıl sonra, 1951'de basılır.
Haber dışarı çıkmayınca, 1923 Büyük Kanto Depremi'nde olduğu gibi komşu bölgelerden yardım ekipleri gelmez. Nagoya Üniversitesi'nden araştırmacılar Hayashi Yoshinari ve Kimura Reo'ya göre sansür olmasaydı demiryolları aynı gün açıldığı için Nagoya'dan çok sayıda yardım ekibi gönderilebilirdi.
Saman kulübeler
Evini kaybedenler tarlalara samandan kulübeler yapar. Okada ailesi yere 30 santim saman, onun üzerine hasır serer, kulübeyi kepekle yanan mangalla ısıtır. Artçılar günde 40-50 kez gelir; evi ayakta kalanlar bile içeri girmeye korkar. En büyük artçı, üçüncü gün 6,4 büyüklüğündedir.
Ölüler topluca gömülür. Hava saldırısı alarmları yüzünden geceleri ateş yakılamadığından ölüler yakılamaz. Negasaki'de mezarlığın köşesine büyük bir çukur kazılır. Okada, on yıl kadar sonra tahta tabutlar çürüyünce kardeşinin kemiklerini çıkardığını anlatır.
Yardım azdır. Okada'nın hatırladığına göre askeriyeden yıkılan her eve üç metrelik on sedir direk verilir; dışarıdan gelen tek yardım bir kutu somon konservesidir. Iwase'ye Kyushu'dan gönderilen pirinç keki küflüdür. Çiftçi aileler kendi sebzeleri ve kuyularıyla idare eder.
Eyaletin örgütlediği "inşaat ekipleri", hasar görmeyen kasabalardan gelen marangozlarla 10 Mart'ta, depremden iki ay sonra çalışmaya başlar ve iki ay sürer. Ekipler yalnızca direkleri ve çatı iskeletini kurar; duvarı, çatıyı aileler kendileri tamamlar. Okada'nın evinin duvarlarını, izin günlerinde onlarda kalan askerler örer. Iwase köyün verdiği kütükleri 30 kilometre öteden el arabasıyla taşır, ama biçecek hızarcı bulamaz. Annesini kaybedip yalnız kalan delikanlı, depremden üç ay sonra, 18 Nisan'da askerlik muayenesine çağrılır.
Kıyıda Hirasaka'da set 4 metre çöker ve 79 hektar pirinç tarlası deniz suyu altında kalır. Yahagi Furu Nehri çevresinde zemin sıvılaşır.
Kayıp
Ölü sayısı hiçbir zaman kesinleşmez. En çok kullanılan rakam, Aiçi eyaleti adına 1978'de hazırlanan ve araştırmacı Iida Kumiji'nin derlediği rapordaki 2.306'dır; aynı rapor 3.866 yaralı, 7.221 tamamen ve 16.555 kısmen yıkılan ev verir. Bazı kaynaklar bu rakamı 1.180 kesin ölü ve 1.126 kayıp olarak ikiye ayırır. Japon hükümetinin afet raporunun giriş bölümünde 1.961 ölü yazar; ABD'nin NOAA kataloğu da kaynakları arasında 1.961 rakamını sayar. Japonca Vikipedi, sonradan bulunan İmparatorluk Meclisi gizli oturum tutanaklarında yalnız Hazu ve Hekikai ilçelerinde ölü sayısının 2.652 olarak verildiğini aktarır. Bu farkların temel nedeni, savaş sırasında kayıtların gizli tutulması ve bir kısmının sonra yok edilmesidir.
Ölümler, fayın hemen üzerindeki 20'ye 10 kilometrelik dar bir alanda yoğunlaşır: Meiji köyünde 325, Yokosuka köyünde 275, Fukuçi köyünde 234, Katahara kasabasında 233 kişi ölür. Meiji köyünün İzumi mahallesinde 391 evin 310'u tamamen yıkılır.
Neyi değiştirdi
Mikava depremi, bir büyük deniz depreminin ardından yakındaki karada daha küçük ama daha ölümcül bir deprem gelebileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak anılır. Bugün Japon hükümetinin iç bölge depremlerine yönelik hazırlıkları, büyük Nankai Çukuru depremleriyle karadaki depremler arasındaki bu bağı göz önünde tutar.
Deprem aynı zamanda sansürün bir afeti nasıl büyütebileceğini gösterdi. Dışarıdan yardım gelmedi, bilimsel kayıtlar gizlendi, fotoğraf çekmek tehlikeliydi. Hükümet raporu, savaştan sonra yaşamın ayakta kalmaktan ibaret olduğu yıllarda depremin ardından binaları güçlendirme yönünde bir adım atılmadığını da not eder.
Bugün
Deprem uzun süre neredeyse unutuldu. Ayrıntılı araştırmalar ancak 1970'lerin ortasından sonra başladı. 2003'ten itibaren Nagoya Üniversitesi'nden Hayashi ve Kimura, hayatta kalanlarla görüşüp anlattıklarını ressamlara resmettirdi; bu resimler okullarda ve mahalle salonlarında sergilendi. Görüşülenlerden Meiji köyündeki Harada Saburo, deprem gününü hatırlamadığını, ama elindeki çok sayıda fotoğrafa bakılırsa o gün durmadan fotoğraf çekmiş olması gerektiğini söyler. Sansür ve film kıtlığı yüzünden bu depremden kalan fotoğraf çok azdır.

Fukozu Fayı 1975'te Aiçi eyaletinin doğal anıtı ilan edildi; Kota kasabasındaki yerel müzede fayın kesitinden alınmış bir örnek sergileniyor. Nişio'daki Myoki-ji Tapınağı'nda depremin açtığı yarık korunuyor. Ölen çocuklar ve öğretmenleri için yapılan heykel de bu tapınakta duruyor. Bir zamanlar uçakların kalktığı Meiji Hava Üssü'nün yeri, savaştan bir yıl sonra yeniden tarlaya dönüştürüldü.
Kaynaklar
- Japonya Kabine Ofisi, Afet Derslerinin Aktarılması Uzman Komitesi, "1944 Tonankai ve 1945 Mikava Depremleri Raporu" (2007): giriş, 2. ve 6. bölümler (dönemin gazete haberleri, tahliye edilmiş öğrenciler, savaş dönemi bilimsel incelemeler)
- Hayashi Yoshinari, Kimura Reo, "1945 Mikava depremi ve deniz hava üssünün müdahalesi", Rekishi Jishin, sayı 21 (2006), s. 223-233
- Kimura Reo, Hayashi Yoshinari, "1945 Mikava depreminde afetzedelerin psikolojisi ve davranışı", Rekishi Jishin, sayı 21 (2006), s. 235-244
- Hayashi Yoshinari, Kimura Reo, "1945 Mikava depreminde öncü sarsıntılar ve önceden tahliye" (özet), Rekishi Jishin, sayı 22 (2007), s. 117-126
- Hayashi Yoshinari, Kimura Reo, "How is it possible to let people visualize disasters that they have never experienced?", 14. Dünya Deprem Mühendisliği Konferansı, Pekin, 2008
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3797
- Vikipedi (Japonca ve İngilizce), 1945 Mikava depremi (başlangıç kaynağı)
