İçeriğe geç
Cumartesi, 17 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem
1943 depreminde yıkılan Tosya (temsili)

Türkiye Depremleri

1943 Tosya-Ladik Depremi Karne Yıllarında Büyük Hareket Getirdi

27 Kasım 1943 gecesi saat 01:20'de Kuzey Anadolu Fayı 280 kilometre boyunca kırıldı; Tosya, Ladik, Havza, Osmancık, Kargı ve yüzlerce köy yıkıldı, resmî rakamlara göre 4.016 kişi öldü. Savaş yıllarının yoksulluğunda kopan teller, enkaz yığınına dönen Tosya, Meclis'teki tartışmalar ve ilk deprem kanununun hikâyesi.

DepremleYasam Güncellendi: 17 dk okuma

Cuma 26 Kasım 1943'ü Cumartesi 27 Kasım'a bağlayan gece, saat 01:20. Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı bütün şiddetiyle sürüyor; Türkiye savaşın dışında ama ekmeği karneyle alıyor. Kastamonu'dan Samsun'a, Çankırı'dan Tokat'a uzanan kasabalarda insanlar uykuda. Kuzey Anadolu Fayı o gece yaklaşık 280 kilometre boyunca kırılacak; sabah olduğunda Tosya, Ladik, Havza, Osmancık, Kargı ve yüzlerce köy enkaz altında olacak. Bu yazı, savaş yıllarının yoksulluğu içinde gelen o gecenin hikâyesi.

Depremden önce

Depremden önce Tosya (temsili)
Temsili görsel

1943 sonbaharında Türkiye bir savaşın kıyısında yaşamaktadır. Ülke savaşa girmemiştir ama savaş ekonomisi her eve girmiştir. Millî Korunma Kanunu'yla ticaret denetim altındadır; ekmek Ocak 1942'den beri karneye bağlıdır. Fiyatlar beş yılda dört katından fazla artmıştır. Depremin olduğu gün İstanbul gazetelerinin birinci sayfasında Vali Lütfi Kırdar'ın karne yolsuzluğu açıklaması, Berlin'in bombalanması ve Doğu Cephesi'nden haberler vardır. Aynı günlerin gazetelerinde Varlık Vergisi borcu yüzünden haczedilen evlerin satış ilanları çıkmaktadır.

Kuzey Anadolu Fayı depremleri haritası
Kuzey Anadolu Fayı ve 20. yüzyılda üzerinde meydana gelen büyük depremlerin kırık bölümleri (USGS, 1997). Fotoğraf: United States Geological Survey · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Slip-dist.png)

Kuzey Anadolu'nun kasabaları ise dört yıldır yerin altından gelen bir tehdidin içindedir. 27 Aralık 1939 gecesi Erzincan'da yaklaşık 33 bin kişi ölmüştür. 20 Aralık 1942'de Niksar ve Erbaa yıkılmıştır. 20 Haziran 1943'te Adapazarı ve Hendek sarsılmıştır. Fay, doğudan batıya doğru parça parça kırılmaktadır; ama o yıllarda bu fayın adı bile yoktur. Jeolog İhsan Ketin onu büyük ve etkin bir fay olarak ancak 1948'de tanımlayacaktır.

Tosya, Kastamonu'nun pirinç tarlalarıyla bilinen, yaklaşık 2.500 haneli kasabasıdır. Ladik, Samsun'un iç kesiminde, aynı adı taşıyan gölün yakınında bir kasabadır; Havza, Vezirköprü, Merzifon, Osmancık ve Kargı da benzer Anadolu kasabalarıdır. Evlerin çoğu kerpiç ve ahşaptan yapılmıştır; köy evlerinin pek çoğu iki katlı ve ağır toprak damlıdır. Nafıa Vekili Sırrı Day, depremden iki gün sonra Meclis kürsüsünde bir itirafta bulunacaktır: memleket bir zelzele bölgesi olduğu hâlde, mühendis mektebinde bu konuda ders yoktur, mevzuatta da tedbir yoktur.

Sarsıntı

Gece 01:20. Kandilli Rasathanesi o anı şöyle kaydeder: "Bu gece yaz saatile 1 i 20 dakika 30 saniye geçe çok şiddetli bir zelzele kaydedilmiştir." Sarsıntının şiddetinden aletlerin kalemleri yerinden fırlar. Rasathane, merkez üssünün İstanbul'un 400 kilometre kadar doğusunda olduğunu hesaplar.

Kastamonu'da halk, gök gürültüsünü andıran bir uğultuyla uyanır. Yerel Doğrusöz gazetesinin anlatımıyla, insanlar oturdukları yerlerin beşik gibi sallandığını görür. Hava kapalı ve yağmurludur. Sarsıntı önce hafif başlar, sonra şiddetlenir.

Deprem gecesi yıkılan sokak (temsili)
Temsili görsel

Deprem, uluslararası kataloglara göre 7,5-7,6 büyüklüğündedir; Türk kaynakları 7,2 verir. Merkez üssü Çankırı'nın Ilgaz ilçesinin yakınıdır. Fay, doğuda Erbaa'dan batıda Bayramören'e kadar yaklaşık 280 kilometre boyunca kırılır; yer yer altı metreye varan yer değiştirme olur. Sarsıntı Trabzon'dan Isparta'ya, Elazığ'dan Zonguldak'a kadar hissedilir.

Ankara'da gece 1.23 ile 2.25 arasında birbiri ardınca üç sarsıntı olur. Cumhuriyet'in Ankara muhabiri, uyuyanların uyandığını, pek çok kişinin apartmanlardan dışarı fırladığını yazar. Ankara'da hasar yoktur. Ama Çankırı'da halk korkusundan geceyi dışarıda geçirmektedir.

Kastamonu'da tarihî kalenin güney yamacından kopan, her biri birkaç ton ağırlığında elliden fazla kaya, aşağıdaki Hisaraltı mahallesine yuvarlanır ve evleri ezer. Şehirde ölenler arasında Hamza Ağa Mahallesi'nden Çiftçi Kahvesi'nin ocakçısı Hüseyin Demirci de vardır; babası, annesi Ayşe ve karısı Şerife ile birlikte hayatını kaybeder. Şehirde evlerin ahşap olması, ölümleri azaltır; ama yüz kadar bina hasar görür.

İlk saatler: kopan teller

Deprem, haberleşmeyi de yıkar. Tosya-Kargı-Kastamonu telgraf hatları ve Ankara-İstanbul hattı çalışmaz hâle gelir. Sabaha karşı Ankara'dan telefon eden Cumhuriyet muhabiri, sarsıntı anından itibaren Kastamonu ile bütün muhaberenin kesildiğini, o havaliden haber alınamadığını bildirir.

Kopan telgraf hatları (temsili)
Temsili görsel

Kastamonu, Tosya'daki felaketi hemen öğrenemez. İlk bilgi, Tosya Jandarma Komutanı'nın 17 kilometre ötedeki karakola gelmesiyle ulaşır. Posta-Telgraf Başmüdürü Hamit Tuncer malzemesini alıp yola çıkar; haberleşme ancak depremden yaklaşık sekiz saat sonra kurulabilir.

İlk haberler bu yüzden yanıltıcıdır. 27 Kasım sabahı Ulus gazetesi depremi Tokat, Amasya ve Ilgaz'da şiddetle hissedilen bir sarsıntı olarak duyurur. Erbaa'dan önce iki kişinin öldüğü haberi gelir. Dahiliye Vekili Hilmi Uran iki gün sonra Meclis'te bunu açıkça söyleyecektir: ilk haberler pek az zarar göstermiş, ama gelen tamamlayıcı bilgiler felaketi büyütmüştür.

Tosya'da elektrik santrali yıkılmıştır. Postane yıkılmıştır; ama memurlar onu bir kahveye taşır ve depremden bir saat sonra yeniden çalıştırır. Kastamonu Vali Yardımcısı Abidin Erener ve Jandarma Komutanı, Cumartesi öğleden sonra saat birde Tosya'ya doğru yola çıkar. Vali Dr. Mithat Altıok o gece Ankara'dadır; Pazar sabahı döner.

Ertesi gün: gerçek tablo

Telgraflar geldikçe felaketin haritası çizilir. Cumhuriyet'in 28 Kasım manşeti 600 kayıptan söz eder; ertesi gün rakam 1.690'a, bir gün sonra 2.719'a çıkar. Haberlere göre Çorum'un Osmancık ve Mecitözü kasabalarında evlerin hemen hepsi zarar görmüştür; Osmancık merkezinde 92 kişi ölmüştür. Merzifon'un 29 köyünde 1.081 ev yıkılmıştır. Samsun'un Vezirköprü ilçesinde evlerin yüzde altmışı çökmüştür. Erbaa'da 1942 depreminden ayakta kalan son binalar da yıkılmıştır; ölü sayısı 265'tir.

Havza ile Ladik arasında demiryolunun 30 kilometrelik bölümünün rayları, Anadolu Ajansı'nın deyişiyle "yamru yumru" olmuştur. Destek Boğazı'ndan Vezirköprü'ye uzanan şose tamamen harap olmuştur. Havza kasabasında can kaybı yoktur ama evlerin çoğu harap olmuştur; kasabaya bağlı köylerden 35'i tamamen yıkılmış, bu köylerde 500'den fazla ölü tespit edilmiştir.

Toprağa saplanan minare (temsili)
Temsili görsel

Ladik'e giden Cumhuriyet muhabirinin 29 Kasım tarihli haberi, kasabada ve köylerinde sağlam ev kalmadığını yazar. Deprem, Ladik Gölü'nden Arslantaş önündeki şoseye kadar bir buçuk metre eninde, derinliği ölçülemeyen bir yarık açmıştır; yarık tren raylarını bükerek Vezirköprü yönüne uzanır. Kasabanın Mehmet Paşa Camii'nin minaresi şerefesinden kopmuş, alem tarafı toprağa iki metre gömülerek ters dikilmiştir. Ladik Köy Enstitüsü'nün yalnızca iki binasına girilebilmektedir.

Çorum'da tarihî Hamid Camii'nin minareleri yıkılır; merkezde 18 kişi enkaz altından sağ çıkarılır. Taşköprü'de dokuz kişi kurtarılır. Ordu'da üç fındık fabrikası hasar görür. Gece boyunca ve sonraki günlerde artçı sarsıntılar sürer; Kastamonu'da halk yağmura rağmen geceyi sokakta geçirir, kimse evine girmeye cesaret edemez. Okullar ve resmî daireler tatil edilir.

Tosya: bir enkaz yığını

Felaketin en ağır yaşandığı yer Tosya'dır. Kastamonu Vali Vekili, depremin ertesi günü Kızılay'a çektiği telgrafta 10 bin nüfuslu Tosya'da oturulabilecek ev kalmadığını bildirir ve bin çadır ister.

Cumhuriyet muhabiri Tosya'ya 29 Kasım gecesi varır. 2.500 haneli kasaba bir enkaz yığını hâlindedir. Karanlıkta gördüğü ilk şey, top top kurulmuş çadırlar ve her yanda yakılan ateşlerdir. Kaza merkezinde 1.500 ev tamamen ya da kısmen yıkılmıştır. Elektrik santrali, çeltik fabrikası, üç yıl önce açılan memleket hastanesi ve okullar yıkılmıştır; hükümet binası, belediye ve postane oturulamayacak durumdadır. Kasabanın 370 yıllık Yeni Camii de çökmüştür.

O güne kadar enkazdan çıkarılan 357 kişiden 300'den fazlası ağır yaralıdır. 40 kişilik ilk yaralı kafilesi Kastamonu hastanesine gönderilir. Kastamonu'dan Tosya'ya giden kamyonlar dönüşte yaralı taşır. Yardım getiren şoförlerin anlattığına göre Tosya'da ölü sayısı 28 Kasım öğleden sonra 320'yi bulmuştur. Bir kaya düşerek yedi evi içindekilerle birlikte ezmiştir.

Enkaz kaldırma işine ordu birlikleri, istihkâm bölükleri, halktan gönüllüler ve cezaevindeki mahkûmlar katılır. Kaymakam Edip Ergin ilçede yönetimi elinde tutar. Kastamonu'dan iki doktor, üç sağlık memuru, ilaç, un, çadır ve dört kamyon gelir; belediye dört bin ekmek, peynir, zeytin, helva gönderir.

Tosya'da çorba kuyruğu (temsili)
Temsili görsel

Birlik gazetesinden Sait Ürgün, Tosya'ya girdiğinde hükümet konağının önündeki meydanda halka çorba ve ekmek dağıtıldığını görür. Binlerce insanın sessizce sırasını beklemesini anlatırken gözlerinin yaşardığını yazar. Kasabada mahalleler arasında yol gibi bir şey kalmamıştır; muhabir kiremitlerin üzerinden duvarları aşarak ilerler.

Komşu Kargı'nın durumu daha da ağırdır. Enkazdan çıkıp Tosya'ya ulaşan bir jandarma eri, Kargı'da evlerin üçte ikisinin yıkıldığını haber verir. Kargı'da 600 haneden 400'ü tamamen harap olmuş, yaklaşık 200 kişi ölmüştür. Tosyalılar, kendi felaketlerine rağmen Kargılılara yardıma koşar. Köprüler yıkıldığı için yiyecek ve ilaç Kargı'ya hayvan sırtında ve arabalarla taşınır.

Devlet bölgede

29 Kasım Pazartesi, Büyük Millet Meclisi Reis Vekili Dr. Mazhar Germen başkanlığında toplanır. Dahiliye Vekili Hilmi Uran kürsüye çıkar ve felaketi anlatır: "Zelzele ayın 27 nci cumartesi sabaha doğru saat bir buçukta oluyor." Ölüm ve yıkım Çankırı, Kastamonu, Çorum, Amasya, Samsun, Tokat, Sinop ve Ordu illerindedir; Ilgaz, Tosya, Kargı, Osmancık, Merzifon, Gümüşhacıköy, Havza, Ladik, Vezirköprü ve Erbaa en ağır yaralı kasabalardır. Uran'ın açıkladığı rakam 2.719 ölüdür; 3.321'den fazla ev tamamen yıkılmıştır. Uran, hükümetin ve Kızılay'ın derhal yardıma başladığını, valilerin hemen hepsinin bölgede olduğunu söyler.

Kastamonu Mebusu Hilmi Çoruk, enkazların tamamen temizlenip temizlenmediğini sorar; Erzincan depreminde on yedi gün sonra enkazdan bir kızın çıkarıldığını hatırlatır. Kazım Karabekir, ağır tavan kirişlerinin askıya alınmasını önerir. Eskişehir Mebusu Emin Sazak, köylülerin ahır, samanlık, kereste, çivi ve tohum ihtiyacını sayar; kışa on on beş gün kaldığını söyler. Sırrı Day, depreme dayanıklılık esaslarını içeren bir yapı lâyihası hazırlandığını açıklar.

Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili Dr. Hulusi Alataş 28 Kasım sabahı trenle bölgeye hareket eder; Samsun'da hastaneleri, Suluova'yı, Gümüşhacıköy'ü, Merzifon'u, Çorum'u ve Osmancık'ı gezer. Hilmi Uran Çankırı'ya, Kastamonu'ya ve Tosya'ya gider. 6 Aralık'ta Kastamonu'da gazetecilere, kolordu birliklerinin ve hükümet memurlarının felaketzedelerin imdadına derhal koştuğunu söyler. Tokat Valisi İzzettin Çağpar Erbaa köylerini tek tek dolaşır.

Şükrü Saraçoğlu portresi
Başvekil Şükrü Saraçoğlu. Fotoğraf 1942 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: SALT Research (TBMM Arşiv) · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Şükrü Saracoğlu (1942).jpg)

Başvekil Şükrü Saraçoğlu'nun hükümeti 3 Aralık'ta bir karar alır: evleri yıkılan köylülere ev, ahır ve samanlık yapmaları için devlet ormanlarından parasız kereste verilecektir. Kararname Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün imzasını taşır. İnönü aynı günlerde, 4-6 Aralık'ta, Kahire'de Roosevelt ve Churchill ile görüşmektedir; bu görüşmelerde Türkiye'nin savaşa girmesi konuşulmaktadır.

İnönü, Roosevelt ve Churchill Kahire'de
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Roosevelt ve Churchill ile Kahire'de, 5 Aralık 1943. Depremden bir hafta sonra çekilmiştir, deprem bölgesine ait değildir. Fotoğraf: U.S. Army Signal Corps · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Roosevelt Inönü and Churchill in Cairo cph.3b15312.jpg)

13 Aralık'ta Meclis'e yeni rakamları Alataş getirir: "Ölü yekûnu 4.016, yaralı yekûnu 4.471 dir. Yıkılmış olan evlerin yekûnu ise 23.785 i bulmuştur." En ağır kayıp 1.276 ölüyle Samsun'da, 1.071 ölüyle Kastamonu'dadır. Alataş, fırınları yıkılan yerlere ekmek gönderildiğini, kazanlar kurulduğunu, hiçbir yerde açlık olmadığını ve açıkta kimse kalmadığını söyler.

Enkazdan kendi eliyle

Resmî rakamların arkasında, adları çoğu zaman kaydedilmemiş insanlar vardır. Ulus gazetesinin 6 Aralık 1943'te Tosya'dan aktardığı tanıklıklardan birinde bir delikanlı, enkazın bir köşesini gösterip orasının anneannesinin, öbür köşesinin kız kardeşinin mezarı olduğunu söyler. Yaşlı bir adam, kerpiç yığının altından nasıl kurtulduğuna hâlâ şaştığını anlatır; üç gün sonra üç oğlunun, karısının ve gelininin cesetlerini kendi eliyle çıkarmıştır.

Enkazdan kurtarılan bebek (temsili)
Temsili görsel

Kastamonu'nun 60 haneli Çaykapı köyünde tek ev kalmaz; otuzdan fazla kişi ölür, köyün bütün hayvanları telef olur. Atabey Mahallesi'nde Mehmet Denki ile eşi enkaz altında can verir; iki çocukları sağ çıkarılır.

Seksen yıl sonra, 2023'te Ladik'te o geceyi hatırlayan son tanıklar DHA'ya konuşur. O gece yedi yaşında olan Ali Canlı, evin kapısının arkasının yarım metre toprakla dolduğunu, amcasıyla babasının kapıyı zorla açtığını anlatır; aile bahçeye çadır kurar. Mehmet Ardanuç, on iki kişinin birlikte yaşadığı iki katlı ahşap evlerinin depremde ortadan ikiye ayrıldığını, aylarca derme çatma bir çadırda yaşadıklarını söyler.

Tosya'nın halk hafızasında deprem "büyük hareket" adıyla kalır. Tosyalı halk şairi Hüseyin Avni Bazlamatçı, felaketi bir "Zelzele Destanı"na döker; destanın nakaratı Tosya'nın yürekleri dağlayan hasretini anlatır.

Yardım ve yeniden yapılanma

Kızılay çadırları (temsili)
Temsili görsel

Kızılay, ilk günlerde Samsun'a, Tosya'ya, Osmancık'a, Ilgaz'a, Erbaa'ya ve Amasya'ya toplam 3.100 çadır, 28 sandık ilaç, 9 ton çivi, 100 gemici feneri ve 79.500 lira gönderir. Kastamonu'ya ayrıca tetanos serumu, keser, testere, hızar ve giyim eşyası ulaşır. 3 Aralık'ta Kızılay'ın elinde çadır kalmamıştır; köylülerin barınak yapmaları istenir. Aralık sonunda yorgan, kazak, entari ve yün çorap dağıtılır.

Halk da kesesini açar. Samsun halkı 15 bin, Zonguldaklılar 8.400, Ankara Belediyesi 15 bin lira toplar. Mersin'den, Adana'dan, Gerede'den, Sivrihisar'dan bağışlar gelir. İstanbul'da Eminönü Halkevi telefonla yardım toplar. Mısır Kralı Faruk bin Mısır lirası gönderir.

Kış yaklaşmaktadır. Uran, Aralık başında havaların alışılmadık ölçüde ılık gitmesinden halkın yararlanmaya çalıştığını söyler; ama 5 Aralık civarında yağmurlar başlar ve çadırdaki depremzedelerin durumu zorlaşır. 25 Aralık'ta Nafıa Vekili Sırrı Day başkanlığında altı ilin valileri Ankara'da toplanır: geçici barakalar, tohumluk, inşaat komisyonları ve depreme dayanıklı bina tipleri kararlaştırılır. 6 Ocak 1944'te çıkan kararname, kışın en sert mevsiminde halka evlerini yapmaları ve onarmaları için teknik yardım yapılmasını öngörür. Tosya'ya elektrik ancak depremden on beş gün sonra gelir.

Üç depremle üç kez yıkılan Erbaa ise yerinden kaldırılır. Kasaba iki kilometre güneydeki Ardıçlık'a taşınır; yeni Erbaa'nın temeli 15 Nisan 1944'te atılır. Vali Çağpar, Başvekâlet'e yazdığı mektupta halkla birlikte kasabayı hummalı bir faaliyetle yeni yerine taşıdıklarını anlatır. Yeni kasabadaki kurumlar 26 Ağustos 1945'te açılır.

Neyi değiştirdi

1943 depremi, Türkiye'nin deprem mevzuatının başlangıç noktalarından biridir. 1939 Erzincan, 1942 Erbaa, 1943 Tosya-Ladik ve 1 Şubat 1944 Bolu-Gerede depremlerinin ardından, 18 Temmuz 1944'te Meclis 4623 sayılı "Yersarsıntısından Evvel ve Sonra Alınacak Tedbirler Hakkında Kanun"u kabul eder. Kanun, tehlikeli bölgelerin haritalarla belirlenmesini, her ilde kurtarma, barındırma ve iaşe için önceden program hazırlanmasını, yeri değiştirilecek kasaba ve köylerin kamulaştırılmasını düzenler. 1945'te Türkiye'nin ilk resmî deprem bölgeleri haritası yayımlanır.

Meclis'te depremden iki gün sonra dile getirilen eleştiri de kayıtlara geçmiştir. Denizli Mebusu Necip Küçüka, zelzelelerin savaştan daha fazla tahribat yaptığını, ama önleme çaresinin düşünülmediğini söyler; köylerde yapı tarzının yeniden ele alınmasını ister. Gazeteci Asım Us, Vakit'te ağır toprak damlı iki katlı köy evlerinin yıkıldığını, tek katlı köy evi yapılmasını şart koşan bir yasa gerektiğini yazar.

Bilim için de 1943, Kuzey Anadolu Fayı'nın bir dizi halinde kırılışının en önemli halkalarından biridir. 1997'de yayımlanan bir çalışma, 1939'dan sonraki büyük depremlerin çoğunun bir öncekinin fay üzerinde biriktirdiği gerilmeyle tetiklendiğini gösterir; ancak araştırmacılara göre 1943 depremi, bu modelle en zor açıklanan halkadır.

Bugün

Bugünkü Tosya (temsili)
Temsili görsel

1943 Tosya-Ladik depreminin can kaybı kaynaklara göre değişir. Hükümetin 13 Aralık 1943'te Meclis'e bildirdiği rakam 4.016 ölü, 4.471 yaralı ve 23.785 yıkık evdir. Uluslararası veri tabanlarında 2.824 ile 4.020 arasında rakamlar yer alır.

Ladik Gölü
Ladik Gölü, 2017. Fotoğraf: Duygugorgun · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Ladik Gölü - 2017.jpg)

Tosya ve Ladik bugün de aynı fayın üzerinde yaşıyor. Ladik Gölü'nün 6,5 kilometre doğusunda, Destek yakınında fay boyunca açılan araştırma hendekleri, son üç bin yılda bu bölümün yedi büyük deprem ürettiğini ve büyük depremlerin ortalama 385 yılda bir tekrarlandığını gösteriyor. Tosya'nın halk hafızasında ise o gece hâlâ "büyük hareket" olarak yaşıyor.

Kaynaklar

  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı; ISC-GEM kataloğu
  • Cumhuriyet gazetesi, 27, 28, 29, 30 Kasım ve 1 Aralık 1943 (Gaste Arşivi üzerinden)
  • Ulus gazetesi, 27, 28 ve 29 Kasım 1943 (Gaste Arşivi üzerinden)
  • TBMM Zabıt Ceridesi, Devre 7, Cilt 6, 7. İnikat (29 Kasım 1943) ve 10. İnikat (13 Aralık 1943)
  • Resmî Gazete, 11 Ocak 1944 (sayı 5600, Kararname 880) ve 22 Temmuz 1944 (sayı 5763, 4623 sayılı Kanun)
  • Çelebi, E. (2021). Büyük Hareket: 26 Kasım 1943 Tarihli Tosya-Lâdik Depremi'nin Kastamonu Merkez ve Tosya İlçesindeki Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme. KAREFAD, 9(1), 42-64.
  • Arslan, R. (2020). 1943 Ladik Depremi. Journal of Humanities and Tourism Research, 10(1), 143-160.
  • Üzen, İ. (2014). 1942 ve 1943 Erbaa Depremleri. Karadeniz Araştırmaları, 40, 77-93.
  • Sancak, İ. (2023). Kastamonu'da Yaşanan Afetler (1930-1945). Yüksek lisans tezi, Kastamonu Üniversitesi.
  • Emre, Ö., Kondo, H., Yıldırım, C., Özaksoy, V. Kuzey Anadolu Fayı 1943 Tosya Depremi Yüzey Kırığı. Jeoloji Mühendisleri Odası.
  • Stein, R., Barka, A., Dieterich, J. (1997). Progressive failure on the North Anatolian fault since 1939 by earthquake stress triggering. Geophysical Journal International, 128.
  • Fraser, J. ve diğerleri (2009). A 3000-year record of ground-rupturing earthquakes along the central North Anatolian fault near Lake Ladik, Turkey. BSSA, 99(5).
  • Pampal, S., Özmen, B. (2007). Türkiye deprem bölgeleri haritalarının gelişimi.
  • DHA / Türkgün, "80 yıl önce yaşadıkları depremi anlattılar" (12 Mart 2023)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları