1943 Hendek-Adapazarı Depremi: Pazar Günü, Yangın ve Yağmur
20 Haziran 1943'te Adapazarı ve Hendek'i yıkan deprem 1.096 evi ve 108 dükkânı yerle bir etti, 300'e yakın kişi öldü; ardından yangın ve sel geldi. Son Posta'nın sayfalarından belgesel anlatım.
20 Haziran 1943, Pazar. Dünya savaşın dördüncü yılında; Türkiye tarafsız, ama karne, karaborsa ve seferberlik hayatın içinde. Adapazarı'nda pazar günü; bir arabacı ailesiyle gezmeye çıkmaya hazırlanıyor. Öğleden sonra yer önce hafifçe, sonra şiddetle sallanıyor. Şehrin büyük bölümü yıkılıyor, ardından yangın çıkıyor. Ertesi sabah İstanbul gazeteleri bin kişinin öldüğünü yazacak.
Depremden önce

Adapazarı, Sakarya Irmağı'nın suladığı verimli ovanın ortasında, o yıllarda Kocaeli vilayetine bağlı bir kazadır. Çevresinde Hendek, Arifiye, Geyve gibi kasabalar ve onlarca köy vardır. Şehrin evleri büyük ölçüde ahşap ve kerpiçtir; çarşısı kalabalıktır.
Ova, Kuzey Anadolu Fayı'nın üzerindedir. 1939 Erzincan depremiyle başlayan kırılma dizisi batıya doğru ilerlemektedir: 1942'de Erbaa-Niksar kırılmış, 1943 Haziran'ında sıra Adapazarı-Hendek parçasına gelmiştir.
İki sarsıntı
Uluslararası kataloglar depremi 20 Haziran 1943, Greenwich saatiyle 15.32 olarak kaydeder; büyüklüğü 6,4'tür. Ana sarsıntıdan önce daha hafif bir sarsıntı olur. Son Posta'ya göre insan kaybının daha fazla olmamasının başlıca sebebi, halkın ilk sarsıntıdan sonra sokağa fırlamış olmasıdır.
Deprem İstanbul'da da iki kez ve şiddetle hissedilir. İstanbul'da Çemberlitaş'ın üst kısmı çatlar, ufak tefek hasarlar olur. Kandilli Rasathanesi aletleri sarsıntıyı kaydeder. Deprem Gölcük'te, Karamürsel'de, Kandıra'da ve Gebze'de de şiddetle duyulur.
Yangın ve kopan haberleşme
Depremden sonra Adapazarı'nda büyük bir yangın çıkar. Felaket bölgesiyle telgraf ve telefon bağlantısı ilk dakikalardan itibaren kesilir; İstanbul gazeteleri ertesi sabah bile Adapazarı'na ulaşamaz, haberleri İzmit üzerinden alır. Son Posta'nın İzmit'ten aldığı bilgiye göre Hendek'te, Arifiye'de ve Geyve'de de hasar çok fazladır.
21 Haziran sabahı Son Posta'nın manşeti ağırdır: Adapazarı'nın dörtte üçünün harap olduğu sanılmaktadır, 1.000'den fazla ölü vardır. İstanbul'da yaşayan Adapazarlılar haberi alır almaz sabah treniyle İzmit'e doğru yola çıkar.
Yardım treni
İstanbul Valisi Dr. Lütfi Kırdar, haberi alır almaz yardım hazırlıklarını başlatır. Aynı akşam saat 22.30'da Haydarpaşa'dan bir sıhhi imdat treni Adapazarı'na hareket eder. Trende doktorlar, hastabakıcılar, Kızılay'ın gönderdiği çadırlar, ilaçlar ve yiyecekler vardır.
Askerî birlikler ve yardım ekipleri şehre ulaşır; enkaz kaldırılmaya başlanır, felaket sahasında seyyar hastaneler kurulur. Yaralıların bir kısmı trenle İstanbul'a getirilir. Getirilenler arasında enkazın altından sapasağlam çıkarılan iki buçuk aylık bir bebek ve yaralı annesi de vardır.
Yağmur
Felaketin ardından bir başkası gelir. 21 Haziran'da tufanı andıran yağmurlar başlar. Son Posta'nın deyişiyle yıkılan şehir çamurlu bir göle döner; enkaz kaldırma çalışmaları aksar. İzmit yakınlarında Doğançay taşar, büyük köprü hasar görür, demiryolu hattı kapanır.
Kurbanların çoğu kadın ve çocuk
22 Haziran'da tablo netleşir. Son Posta'ya göre Adapazarı'nda 1.096 ev ve 108 dükkân yıkılmıştır; sağlam bina pek azdır. Kurban sayısının ilk tahminlerden az olduğu anlaşılır: son resmî rakamlara göre 310 ölü ve 208 yaralı vardır. Gazete, kurbanların çoğunun kadın ve çocuk olduğunu yazar. Ölenler arasında belediye ve hükümet memurları da vardır. Düzce'de de 50 ev yıkılmıştır.
Gazetenin konuştuğu Adapazarlı bir arabacı, aile olarak gezmeye çıkmak üzereyken felaketin geldiğini, gözlerini bir sedyede açtığını, kendisinin ve karısının kurtulduğunu ama evinin, yakınlarının üzerinde bir mezara döndüğünü anlatır.
Dahiliye Vekili deprem bölgesine gider ve Meclis'te felaket hakkında bilgi verir.
"İstanbul'da da tahribat mümkündü"
Son Posta'nın konuştuğu yer bilimciler, depremin daha şiddetli olması hâlinde İstanbul'da da tahribat yapabileceğini söyler. Jeolog Prof. Hamit Nafiz Pamir ise İstanbul'un kendisinin hiçbir zaman bir deprem merkezi olmadığını, şehri etkileyen depremlerin çevredeki bölgelerden geldiğini anlatır.
Kayıp
Kesinleşen kayıtlarda ölü sayısı 285 ile 336 arasında verilir; uluslararası kataloglarda 285'tir. Adapazarı ve çevresinde binlerce bina yıkılır ya da hasar görür.
Neyi değiştirdi
1943 Adapazarı-Hendek depremi, Kuzey Anadolu Fayı'nın batıya doğru ilerleyen kırılma dizisinin bir halkası oldu. Aynı yılın Kasım'ında Tosya-Ladik, 1944'te Bolu-Gerede, 1957'de Abant, 1967'de Mudurnu kırıldı. 1999'da sıra yeniden bu ovaya geldi: 17 Ağustos depreminde Adapazarı bir kez daha yıkıldı.
Deprem, yumuşak ova topraklarının üzerine kurulmuş Adapazarı'nın depreme karşı ne kadar savunmasız olduğunu gösteren ilk büyük uyarılardan biriydi.
Bugün

Adapazarı bugün Sakarya ilinin merkezi; 1943'ten ve 1999'dan sonra iki kez yeniden kurulmuş bir şehir. Hendek, Arifiye ve Geyve ovanın çevresinde büyümeye devam ediyor.
Kaynaklar
- Son Posta, 21 Haziran 1943, sayfa 1 (Gaste Arşivi)
- Son Posta, 22 Haziran 1943, sayfa 1 (Gaste Arşivi)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı (20 Haziran 1943, Hendek-Adapazarı)
