1938 Kırşehir Depremi: Öğle Yemeğinde Yok Olan Köyler
19 Nisan 1938'de öğle yemeği vakti gelen deprem Kırşehir'in Köşker nahiyesindeki köyleri yıktı; 300 haneli Akpınar ortadan kalktı, 200'den fazla kişi öldü. Sarsıntı Ankara'da sofradakileri bahçelere fırlattı. Son Posta'nın sayfalarından ve Meclis tutanağından belgesel anlatım.
19 Nisan 1938, Salı. Öğle vakti. Kırşehir'in Köşker nahiyesinin köylerinde meyve ağaçları yeni çiçek açmış; köylüler öğle yemeğine oturmuş. Ankara'da lokantalarda, evlerde sofralar kurulu. Saat 13'ü birkaç saniye geçe yer iki kez sallanıyor. Ertesi gün 300 haneli Akpınar köyü artık yok; İçişleri Bakanı Meclis kürsüsünden, ülkenin ansızın bir yasa uğradığını söyleyecek.
Depremden önce
1938 baharında Türkiye, Cumhuriyet'in on beşinci yılındadır. Atatürk hayattadır. Başvekil Celâl Bayar, Atina'ya bir resmî ziyarete hazırlanmaktadır. Erzurum-Erzincan demiryolu hattında yeni tüneller açılmaktadır. Avrupa'da ise savaş rüzgârları eser: Almanya Avusturya'yı ilhak etmiş, gazeteler Fransız-İngiliz ittifakı görüşmelerini yazmaktadır.
Kırşehir'in Köşker nahiyesi, Orta Anadolu'nun bozkırında, taş ve kerpiç evlerden oluşan köylerin bulunduğu bir nahiyedir. Köylüler buğday eker, hayvan besler. Akpınar, 300 haneli büyük bir köydür.
Öğle yemeği vakti
Deprem 19 Nisan'da saat 13'ü yirmi saniye geçe olur. Devlet Meteoroloji Umum Müdürlüğü'ne göre sarsıntı iki hamlede on beş saniye sürer; saat 14.10'da ve 14.25'te iki hafif sarsıntı daha gelir. Bugünkü kataloglar depremin büyüklüğünü 6,6 olarak verir. Meteoroloji, depremin merkezini Tosya, Çankırı, Yozgat, Çorum, Akdağmadeni, Kırşehir ve Arapsun çerçevesinin içinde gösterir.
Deprem öğle yemeği saatine denk gelir. Köşker'den Ankara'ya gelen köylülerin anlattığına göre köylüler evlerinde öğle yemeklerini yerken taş evler başlarına çöker; yaşlı, genç, kadın, erkek, çoluk çocuk bir anda enkazın altında kalır. Son Posta'nın deyişiyle köylerde "taş taş üstünde" kalmaz.
Ankara'da masalardan fırlayanlar
Sarsıntı Ankara'da da şiddetle hissedilir. Öğle yemeği vakti olduğu için evlerde ve lokantalarda masa başında oturanlar ne olduğunu anlayamaz, balkonlara ve bahçelere fırlar. Şehirde bazı binalarda çatlaklar oluşur, sıvalar dökülür, bacalar yıkılır.
Deprem Kayseri'de 18 saniye, Çankırı'da 20 saniye sürer. Kırşehir şehir merkezinde bir dakika sürer, pek çok bina çatlar. Arapsun'da birkaç bina yıkılır, halk saatlerce evlerinin dışında kalır. Aksaray'da bazı harap binalar çöker. Sarsıntı Samsun'dan Ceyhan'a, Konya'dan Sinop'a, İstanbul'a kadar hissedilir. İstanbul'da Kandilli Rasathanesi, merkezin şehrin 470 kilometre doğusunda olduğunu hesaplar.
Yıkılan istasyonlar
Ankara-Kayseri demiryolu hattında Yeniyaban ve Sekili istasyon binaları ile Yerköy istasyon binası ve memurların yatakhaneleri oturulamaz hâle gelir. İstasyon memurları çadırlarda ve vagonlarda çalışmaya başlar. Lalahan istasyonunda bacalar yıkılır, İzzettin istasyonu çatlar. Yerköy'den sonra telgraf hatları koptuğu için ilerideki istasyonlardan haber alınamaz.
Yozgat'ın Sekili köyünde 59 evden 49'u yıkılır. Köylüler deprem sırasında tarladadır; bu yüzden köyde yalnızca üç yaşındaki Afet, çöken bir evin altında kalarak ölür. Keskin'in Doğanay ve Hasandede köylerinde evlerin yüzde doksan sekizi oturulamaz hâle gelir; Hasandede'de köy okulunda dersler kesilir.
Akpınar artık yok
En büyük yıkım Köşker nahiyesinin köylerindedir. Depremin merkezi, felaketin en büyüğünü yaşayan Akpınar köyüdür. Son Posta'nın 21 Nisan manşetine göre bu 300 haneli köy artık ortada yoktur. Yalnız bu köy 60 kurban vermiştir. Yeni çiçek açmış meyve ağaçları yerlere serilmiştir.
Hayatta kalanlar hemen birbirlerinin yardımına koşar. Gazetenin yazdığına göre depremin gündüz olması, enkazdan kendini kurtarabilenlerin ötekilere yardım edebilmesini sağlar. Taş ve tahta yığınlarının arasından yükselen iniltilere koşulur. Ama yüzlerce haneli köylerde ayakta kalmış birkaç yüz kişinin enkazdan çıkarabildiği ağır yaralıların çoğu kısa sürede ölür.
Ertesi gün öğleye kadar civar köylerden gelen köylüler ve yardım heyetleri enkazdan yaralıları ve cesetleri çıkarır. Köy mezarlıklarında kazanlarda kaynatılan sularla cesetler yıkanır, civar köylerden bulunan kefenlere sarılarak gömülür. Köşker nahiye müdürü açık havada bir büro kurar, Kırşehir valisiyle telefonla bağlantı sağlar. Yaralılar Kırşehir'e taşınır, hastanede tedavi edilir. Zelzele bölgesinde kayalıklardan sıcak sular fışkırır, köy yollarında belirgin yarıklar görülür.
Meclis kürsüsünde

20 Nisan'da Büyük Millet Meclisi'nde İçişleri Bakanı ve Parti Genel Sekreteri Şükrü Kaya kürsüye çıkar: "Sayın arkadaşlar, dün memleketimiz ansızın bir acıya düştü. Ve bir yasa uğradı." Kaya, en çok zarar gören yerin Kırşehir olduğunu anlatır. Maddi zararın önemli olmadığını, milletin bunu eskisinden daha iyi tamir edebileceğini söyler; asıl acının 200 vatandaşın enkaz altında ölmesi olduğunu belirtir. Hükümet, 30 bin liralık bir inşaat yardımı için Meclis'e kanun lâyihası sunar.
Kızılay hemen harekete geçer. Yozgat valisinin emrine acil yardım olarak 1.000 lira ve 60 çadır gönderir. Kırşehir'e bir müfettiş yollar, emrine 2.000 lira ayırır, 300 çadır sevk eder. İçişleri Bakanlığı da bölgeye müfettişler gönderir. İtalya'nın ve Sovyetler Birliği'nin Ankara büyükelçileri Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'a taziyelerini bildirir.
Kayıp
21 Nisan'da açıklanan bilançoya göre ölü sayısı 204'tür; 756 ev yıkılmış, 14 ev kısmen yıkılmıştır. Oturulamaz hâle gelen ve çatlayan evlerin sayısı henüz belirlenememiştir. Kırşehir vilayetinde yıkılan ev sayısı 700'dür. Kesinleşen kayıtlarda ölü sayısı 224 olarak geçer.
Neyi değiştirdi
1938 Kırşehir depremi, Orta Anadolu'nun da yıkıcı depremlere sahne olabileceğini gösterdi. Bozkırın ortasındaki taş ve kerpiç köy evleri, öğle yemeği vaktinde gelen sarsıntıda yüzlerce insanın mezarı oldu. Deprem, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Meclis'te kanunla inşaat yardımı yapılan felaketlerden biri olarak da kayda geçti.
Bir buçuk yıl sonra, Aralık 1939'da Erzincan'da çok daha büyük bir deprem gelecek, Kuzey Anadolu Fayı'nın büyük kırılma dizisi başlayacaktı.
Bugün

1938'de yok olan Akpınar'ın ve öteki köylerin yerinde yeni evler var. Bozkırda bahar geldiğinde meyve ağaçları yine çiçek açıyor.
Kaynaklar
- Son Posta, 20 Nisan 1938, sayfa 1 ve 5 (Gaste Arşivi)
- Son Posta, 21 Nisan 1938, sayfa 1 ve 11: Şükrü Kaya'nın Meclis konuşması, Anadolu Ajansı haberleri (Gaste Arşivi)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı (19 Nisan 1938, Kırşehir)
