1900 Kağızman Depremi: Bayram Sabahı Yıkılan Dört Köy
12 Temmuz 1900 sabahı, Rus yönetimindeki Kars eyaletinde 5,9 büyüklüğündeki deprem Kars ile Kağızman arasındaki yayladaki Berna, Karakilise, Ağadava ve Iğdır köylerini taş yığınına çevirdi. Köylüler tarlada olduğu için dönemin gazeteleri beş altı ölüden söz eder; kataloglar ise 140 ölü yazar. Rusça, Ermenice ve Gürcüce gazetelerden belgesel anlatım.
12 Temmuz 1900, perşembe sabahı. Kars'ın güneyindeki yüksek yaylada köylüler tarlalarda. Rus takvimine göre günlerden 29 Haziran, Aziz Petros ve Pavlos bayramı. Saat dokuzu biraz geçe yer iki kez sarsılıyor, ikincisi çok sert. Birkaç dakika içinde dört köy taş yığınına dönüyor. Ölü sayısı ise bugün hâlâ tartışmalı: bir katalog 140 diyor, dönemin gazeteleri beş altı kişiden söz ediyor.
Rus yönetiminde Kars

1900'de Kars bir Osmanlı şehri değildir. 1877-78 savaşının ardından Rus İmparatorluğu'na geçmiş, Kafkasya Genel Valiliği'ne bağlı Kars oblastının (eyaletinin) merkezi olmuştur. Kağızman da bu eyaletin ilçelerinden (okrug) biridir. İlhaktan sonraki birkaç yılda 110 binden fazla kişi, çoğu Müslüman, Osmanlı topraklarına göç eder. Boşalan yerlere Osmanlı'dan gelen Ermeniler, Rumlar ve Rus köylüleri yerleşir. 1897 Rus nüfus sayımı eyalette 290 bin 654 kişi sayar; nüfusun yaklaşık onda biri asker ya da memurdur.
Depremin vuracağı yer, Kars'tan Kağızman'a giden yolun üzerindeki yayladır: Soğanlı Dağları'nın doğu uzantıları ile Ağadava Dağı arasında, Kars Çayı'nın vadisinde sıralanan köyler. Mşak gazetesinin Kars muhabiri Ervand Hamamçyan bu köyleri şöyle tanıtır: Berna yaklaşık 120 haneli bir Ermeni köyüdür; evleri sağlam, halkı çalışkan ve görece varlıklıdır. Karakilise de 120 haneli bir Rum köyüdür. Iğdır'da 40 kadar göçebe hanesi, Ağadava Dağı'nın yamacındaki Ağadava'da ise 30 kadar Kürt hanesi vardır. Yakındaki Çermalı da bir Ermeni köyüdür.
Köylüler zor yıllardan çıkmaktadır. Muhabirin yazdığına göre birkaç yıl üst üste kötü hasat olmuştur; ama 1900 yazında tarlalar görülmemiş bir ürün vaat etmektedir. Bölge bir felaketi de daha yeni atlatmıştır: Aralık 1899'un son günü, kuzeydeki Ahılkelek'te (Ahalkalaki) yıkıcı bir deprem olmuştur. Bazı köylerin yaşlıları da 9 ve 19 yıl önce hissedilen sarsıntıları hatırlar, ama ayrıntı veremezler.
Pınarların rengi

Depremden bir ay sonra Kars gazetesi, eyaletin halk okulları müfettişi V. İ. Devitski'nin köylerden topladığı gözlemleri yayımlar. Bu anlatılara göre sarsıntıdan önce tuhaf şeyler olur. Berna'da kuyuların suyu kızıla çalan bir renk alır ve bir buçuk arşın kadar yükselir; tarladaki hayvanlar ürküp dağılır, insanların içini bir sıkıntı kaplar. Ağadava'da sarsıntıdan 5-10 dakika önce pınarın suyu soluk kırmızıya döner, ardından içinden katrana benzeyen bir çamur çıkar. Köye yeni getirilmiş sürü dağılır; bir köylü pınarı temizlemek için bu çamuru kovayla çekmeye başlar.
Karakilise'de pınarların suyu bulanır, bir anda yükselip yine aynı hızla iner ve kaynar gibi köpürür. Bu tanıklıklar olaydan haftalar sonra derlenmiştir. Gazete kayıtlarını 2024'te inceleyen sismologlar, Devitski'nin depremin kendisinden çok önceden haber veren işaretlerle ilgilendiğini, notlarının hasarı ölçmek için pek işe yaramadığını yazar.
Bayram sabahı dokuzu çeyrek geçe
O gün Ortodoks takviminde Aziz Petros ve Pavlos bayramıdır. Karakilise'nin taş kilisesinde sabah erkenden bayram ayini yapılmış, ayinden üç dört saat sonra köylüler işlerinin başına geçmiştir. Çoğu tarladadır. Bir Kars mektubuna göre Berna halkının büyük kısmı da o gün yakındaki çok saygı gören bir Ermeni kilisesine hacca gitmiştir.
Saat gazetelere göre değişir: Rus Telgraf Ajansı 9.14'ü, Mşak'ın muhabiri 9.28'i verir; Kars kalesinin saatine göre ayarlanmış köy saatleri 9.20 ile 9.25 arasını gösterir. Bugünkü katalog Greenwich saatiyle 06.25'i kaydeder. Büyüklüğü yaklaşık 5,9 olarak hesaplanır.
Köylerden gelen anlatılar birbirine benzer. Önce bir yeraltı uğultusu, sonra aşağıdan yukarı doğru hafif bir vuruş gelir; birkaç dakika sonra ikinci, çok sert ve dalgalı sarsıntı başlar. Tarlada çalışan bir köylü ayakta duramayıp yere düşer. Ağadava'da yanındaki dağdan dolu gibi taş yağar. Karakilise'de köyün dibindeki eski kalenin bulunduğu tepeden top atışına benzeyen bir gürültü yükselir, kayalar kopup aşağı yuvarlanır, tepeden duman ya da toz çıkar.
Tarladakiler dönüp köylerine baktıklarında evlerin üzerinde koyu bir bulut görür; önce duman sanırlar, sonra toz olduğunu anlarlar. Koşarak geri dönerler. Hamamçyan'ın mektubuna göre baba oğlunu, kadın kocasını arar; birbirini sağ bulanlar sarılıp şükreder. Evlerin hepsi birbirinin üzerine yıkılmıştır; bir evin kirişi komşu eve saplanmıştır.
Kars'ta sallanan lambalar

Yıkılan köylerden 25-30 verst (yaklaşık 27-32 kilometre) uzaktaki Kars'ta sarsıntı daha hafif hissedilir. Kars gazetesine göre ilk sarsıntı 9.15'te gelir, on dakika sonraki ikincisi daha güçlüdür. Kalenin çevresindeki eski şehirde bazı evlerin duvarları çatlar. Kars Çayı'nın öbür yakasında ve tren istasyonunun çevresinde sarsıntı neredeyse fark edilmez.
Stavropol'de çıkan Severnıy Kavkaz gazetesinin Kars haberine göre asılı lambalar sallanır, dolaplardaki tabaklar şıngırdar, halk korkup sokağa çıkar. Hasar eski Türk yapılarındaki çatlaklarla sınırlıdır; şehirde ölen ya da yaralanan yoktur. Sarıkamış'ta da iki sarsıntı hissedilir, insanlar evlerinden dışarı koşar, ama zarar olmaz.
Taşların altından
Sarsıntı biraz dinince köylüler taşların ve kirişlerin altında kalanları çıkarmaya başlar. Kavkaz gazetesinin muhabiri, ayakta duranların yere düştüğünü, yardım çığlıklarının havayı doldurduğunu yazar. Berna'da yıkılan evlerin altında dört kişi ölür. Bir Kars mektubu bunların üç erkek ve bir kadın olduğunu belirtir. Yaralılar dokuz ya da on kişidir, bazılarının durumu ağırdır. Ağadava'da bir kız çocuğu ölür, 60-70 koyunla bir dana enkaz altında kalır. Karakilise için anlatılar farklıdır: bir mektup bir kişinin ezilerek öldüğünü yazar, başka bir haber yalnızca bir kişinin bacağının kırıldığını söyler.
Kayıplar evlerin yıkımıyla karşılaştırıldığında çok azdır. Hamamçyan bunun nedenini açıkça yazar: sarsıntı herkesin tarlada ya da ayakta olduğu bir saatte gelmiştir. Muhabire göre aynı deprem gece olsaydı bu köylerde sağ kalan olmazdı.
Yerin altında da bir şeyler değişmiştir. Berna'da pınarlardan çamurla karışık su fışkırır. Karakilise'de pınar ilk sarsıntıyla kurur ve ancak dört saat sonra yeniden akar; bazı köylüler pınardan bir ateş sütununun yükseldiğini anlatır. Birçok yerde toprak yarılır, havada kükürt kokusu vardır. Ağadava Dağı'nda da çatlaklar açılır. Kars yaylasından Aras vadisine inen yamaçta, Yukarı Kemerli köyünün yakınında toprak kayar ve çöker. Gün boyu artçı sarsıntılar sürer; 29 ve 30 Haziran'da (12-13 Temmuz) on dört kez yer sallanır.
General Samoylov yolda
Haber Kars'a akşam saat on sularında ulaşır. Bir Kars mektubuna göre askerî vali Tümgeneral Samoylov ertesi sabah saat beşte yola çıkar ve yıkılan köyleri tek tek gezer; Mşak'ın muhabiri ise ziyaret tarihini 1 Temmuz (14 Temmuz) olarak verir. Yanında yardımcısı Tümgeneral Golovkov, ilçe müdürü ve doktorlar vardır. Golovkov başkanlığında zararı ve halkın ihtiyaçlarını belirleyecek bir komisyon kurulur. Mşak'ın muhabirine göre vali çadır göndermeye söz verir; ardından yardımcısı ve mühendisler bölgeye gider.
Telgraf haberi hızla taşır. Kars'tan ertesi gün çekilen telgraf, Tiflis'te çıkan Kavkaz gazetesinin 1 Temmuz (14 Temmuz) sayısında yayımlanır. Rus Telgraf Ajansı'nın haberi Petersburg'daki resmî Pravitelstvennıy Vestnik'te ve Moskova gazetelerinde de yer alır. Haberde kiliselerin ve pek çok evin yıkıldığı, sarsıntıların sürdüğü, halkın köylerden çıkarılıp çevreye yerleştirildiği yazılıdır. Berna'nın kilisesinin batı duvarı yer yer boydan boya çatlamıştır; Karakilise'nin Rum kilisesinde ise mihrap bölümü tamamen çöker. Berna'da yeni yapılmış okul binası ayakta kalır ama her yanından derin yarıklarla doludur, içine girmek tehlikelidir.
Çadırlar ve yaklaşan kış
Köylüler evlerine dönemez. Kimi tarlada açık havada uyur, kimi kağnılardan, hasırlardan ve kilimlerden derme çatma çardaklar kurar. Bir Kars mektubu gündüz sıcaklığın 40 dereceye ulaştığını, gecelerin ise donacak kadar soğuk olduğunu anlatır. On beş aile yalnız evini değil, giysisini, kap kacağını ve yiyeceğini de enkazın altında bırakmıştır; çardak kuracak bir şeyleri bile kalmamıştır.
Aynı mektup bir kırgınlığı da kaydeder: çevre köylerden pek çok kişi yıkıntıyı görmeye ve başsağlığı dilemeye gelir, ama yazara göre hiçbiri bir parça ekmek bile getirmez. Köylüler enkazı kendi elleriyle kazar, gömülen erzaklarını ve eşyalarını çıkarmaya çalışır.
10 Temmuz (23 Temmuz) tarihli bir başka mektup, hükümetin çadırları dağıttığını bildirir. Yazar çadırların şimdilik işe yaradığını kabul eder, ama Ağadava Dağı'nın eteğinde kimsenin uzun süre çadırda kalamayacağını hatırlatır: en geç üç ay sonra soğuk, depremin kendisi kadar büyük bir felakete dönüşebilir. Konutlar bir an önce yapılmalıdır. Mşak, birkaç gün sonra Tiflis'ten özel bir görevlinin gelip yıkılan yerleri incelediğini haber verir.
Hamamçyan köylerin durumunu da ayırır. Berna'da 20-30 bin rublelik çiftliği olan köylüler vardır; ona göre köy dışarıdan yardım almadan da kendini yeniden kurabilir. Iğdır'daki yoksul göçebe aileler için ise dışarıdan yardım gelmezse felaketin yıkıcı olacağını yazar.
Kaç kişi öldü?
Bu deprem için iki farklı tablo vardır. Tarihsel deprem katalogları, Nicholas Ambraseys ile Caroline Finkel'in 1987'de yayımladığı Türkiye depremleri çalışmasına dayanır. Bu kayda göre deprem Kars, Karakurt, Kağızman ve Digor arasındaki bölgede onlarca köyü (makaledeki aktarıma göre bir düzine köyü) yıkmıştır. En ağır hasar, güneyde Kağızman'dan kuzeyde Paslı ve Karakilise'ye uzanan dar bir şerittedir ve heyelanlar hasarı artırmıştır. Kayıtta 140 ölü, 1.100 yıkılan ve 900 hasarlı ev vardır. ABD'nin NOAA veritabanı da bu rakamları verir.
Rusya Bilimler Akademisi'nden R. E. Tatevosyan ile N. G. Mokruşina, 2024'te dönemin Rusça, Ermenice ve Gürcüce gazetelerini tarayarak 14 yerleşimden haber derler. Bu haberlerde ölü sayısı beş ile altı arasındadır: Berna'da dört, Ağadava'da bir çocuk, bir habere göre Karakilise'de bir kişi. En çok yıkılan dört köyün toplam hane sayısı ise muhabirin verdiği rakamlarla 300 civarındadır. Tatevosyan ve Mokruşina, 1987 çalışmasının hangi gazeteleri kullandığını belirtmediğini, verilen kaynaklardan birinin de hatalı olduğunu yazar. Merkez üssü için de iki çalışma arasında yaklaşık 25 kilometre fark vardır.
Hangi tablonun doğru olduğu kesin değildir. Gazeteler yalnızca Kars'a yakın köyleri ayrıntılı anlatır; Kağızman ilçesinin köyleri için yalnızca "hasar az" denir ve sayı verilmez. Yine de 140 ölü ve 1.100 yıkık ev rakamlarını dönemin yerel basınında doğrulayan bir kayıt bulunamamıştır.
Neyi değiştirdi
1900 depremi büyük bir yeniden yapılanma programı başlatmadı; zarar köyler düzeyinde kaldı. Bıraktığı asıl iz, deprem kayıtlarının nasıl tutulduğuyla ilgili. Deprem Sovyet döneminin büyük kataloglarında hiç yer almadı; Ermenistan ve çevresinin güçlü depremlerini derleyen atlasta da bulunmuyor. Kataloglara ilk kez 1987'de, bir Türkiye çalışmasıyla girdi.
2024 çalışması, sınır bölgelerinin deprem geçmişinin tek bir ülkenin arşiviyle anlaşılamayacağını gösteriyor. Bu yayla 1878-1917 arasında Rus, 1918'de kısa süre Osmanlı, sonra Ermenistan ve 1920'den beri Türkiye toprağı oldu. 1900 sabahını anlatan tanıklıklar Tiflis'te Ermenice, Gürcüce ve Rusça basılan gazetelerde kaldı. Araştırmacılar telgrafın haberi bir günde gazeteye taşımasını ve valinin ertesi sabah bölgede olmasını, bugünkü uygulamaya yakın bir hız olarak değerlendiriyor.
Bugün
Haritalar ve adlar değişti. Tatevosyan ve Mokruşina'nın eşleştirmesine göre Berna bugün Şehitler, Çermalı Çerme, Olukhlı da Oluklu adıyla anılıyor. Çerme, Kars merkeze 20 kilometre uzaklıkta bir köy. Bölgenin Ermeni nüfusu 1918-1920 savaşları sırasında ve sonrasında yurtlarını kaybetti.

Kars yaylası ve Kağızman çevresi hâlâ deprem bölgesi. 1926'da Kars ile bugünkü Gümrü arasındaki sınır bölgesinde 6 büyüklüğünde bir deprem 360 kişinin ölümüne yol açtı. Kağızman ilçesi bugün de faylar üzerinde, heyelan ve kaya düşmesi görülen bir arazide yaşıyor.
Kaynaklar
- R. E. Tatevosyan, N. G. Mokruşina (2024), "29 Haziran/12 Temmuz 1900 Doğu Anadolu (Türkiye) depremi: Rus İmparatorluğu süreli yayınlarındaki bilgilere göre", Fizika Zemli, sayı 1, s. 157-174: Kavkaz, Tiflisskiy Listok, Mşak, Nor-Dar, İveriya, Kars, Çernomorskiy Vestnik, Severnıy Kavkaz ve Pravitelstvennıy Vestnik gazetelerinin Temmuz-Ağustos 1900 haberleri (Türkçe aktarım bizim)
- N. N. Ambraseys, C. F. Finkel (1987), Seismicity of Turkey and neighbouring regions, 1899-1915, Annales Geophysicae 5B (yukarıdaki makale ve NOAA kaydında aktarıldığı biçimiyle)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 12 Temmuz 1900 Kars kaydı
- Vikipedi (İngilizce), Kars oblast; 1926 Kars earthquake (başlangıç kaynağı)
- Vikipedi (Türkçe), Kağızman; Çerme, Kars (başlangıç kaynağı)
