İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1925 Ardahan Depremi: Kış Ortasında Haritadan Silinen Dört Köy

9 Ocak 1925 akşamı Gürcistan sınırına yakın merkezli 5,8 büyüklüğündeki deprem Ardahan'a bağlı dört köyü yok etti; resmî kayıtlara göre 140, NOAA'ya göre 200 kişi öldü. İki gün içinde alınan hükümet kararı, ordu eliyle dağıtılan para ve kapalı yollarda hamal sırtında taşınan Hilal-i Ahmer yardımı: arşiv ve kataloglardan kısa bir belgesel anlatım.

DepremleYasam 9 dk okuma

9 Ocak 1925, kışın ortası. Kura Irmağı'nın yukarı vadisinde, 1.800 metreyi aşan yaylada kurulmuş Ardahan'da kış bütün şiddetiyle sürüyor. Cumhuriyet daha on beş aylık. Bölge, birkaç ay önce Erzurum ve Sarıkamış'ı yıkan depremin yaralarını henüz sarmaya başlamış. O akşam bu kez Gürcistan sınırına yakın köylerde yer sallanıyor. Dört köy haritadan silinecek, ölenlerin sayısı kaynağa göre 140 ile 200 arasında değişecek. Yardım, yollar kapalı olduğu için hamalların sırtında taşınacak.

Depremden önce

Ardahan, Türkiye'ye katılalı henüz dört yıl olmuştur. Kasaba ve çevresi 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra kırk yıl Rus yönetiminde kalmış, 1918-1921 arasında bağımsız Gürcistan'ın sınırları içinde bulunmuş, 1921'de Ankara Hükümeti ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması'yla Türkiye'ye bırakılmıştır. Rus yönetimi yıllarında bölgeden büyük göçler yaşanmış, TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre sayıları 100 bine varan bir nüfus Erzurum tarafına göç etmek zorunda kalmıştır.

Ardahan Kalesi
Ardahan Kalesi, 2011. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Özgür Esen (Surdurulebiliryasam) · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Ardahan kalesi 2011.jpg)

1925'in başında Ardahan bir vilayet merkezidir; bir yıl sonra, 1926'da Kars'a bağlanacaktır. Kasaba küçüktür: 1927 sayımında merkezde 2.397 kişi yaşamaktadır. Kasaba deniz seviyesinden 1.860 metre yüksektedir. Nüfusun büyük kısmı çevredeki köylerde, Göle, Çıldır, Hanak ve Penek'e bağlı yerleşimlerde yaşar.

Tarihçi Süleyman Tekir, Kars ve çevresindeki depremleri incelediği çalışmasında bölgedeki evlerin büyük çoğunluğunun, halkın kendi eliyle yaptığı, çimento yerine çamurun bağlayıcı olarak kullanıldığı kerpiç yapılar olduğunu yazar. Bu yüzden küçük sarsıntılar bile bu evleri yıkabilmektedir.

Bölge zaten bir deprem silsilesinin içindedir. 13 Eylül 1924'te ikindi vakti gelen Erzurum-Pasinler depremi Hasankale, Horasan ve Sarıkamış çevresinde büyük yıkım yapmıştır. Ardahan bu depremden Pasinler ve Sarıkamış kadar olmasa da etkilenir; hükümet 21 Eylül'de Ardahan'daki felaketzedelerin de Erzurum için ayrılan tahsisattan yararlanmasına karar verir. Ekim başında Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa deprem bölgesini gezer, Sarıkamış'a ve Kars'a gelir. Kars-Ardahan çevresinde beş gün geçirmeyi planlamıştır, ama Musul meselesindeki gelişmeler üzerine Ankara'ya dönmeye karar verir. Ardahan'ı görmeden döner.

9 Ocak akşamı

Deprem 9 Ocak 1925'te gelir. ABD'nin NOAA kataloğu ana sarsıntının saatini Greenwich saatiyle 17.38 olarak verir; bu, Ardahan'da kış akşamının karanlık saatlerine denk gelir. Katalog depremin büyüklüğünü 5,8, merkezini 41,2 kuzey enlemi ile 42,8 doğu boylamı civarı olarak kaydeder. Aynı kataloğun dayandığı iki ayrı kaynak şiddet için farklı değerler verir: biri VI-VII, öteki VIII.

Tekir'in aktardığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bilgisine göre dış merkez Ardahan'ın kuzeydoğusunda, Gürcistan sınırındadır. Deprem Ardahan merkezinde 6 şiddetinde hissedilir. Kayıtlarda depremden önce herhangi bir öncü sarsıntı yoktur; yer, uyarı vermeden sallanır.

Sarsıntı tek seferlik de değildir. İki gün sonra Ankara'da alınan hükümet kararı, depremin Ocak'ın 9'unu 10'una bağlayan gece "çeşitli aralıklarla" meydana geldiğini yazar. Halk, kışın en soğuk günlerinden birinde, gece boyunca tekrar eden sarsıntılarla yüz yüzedir.

Haritadan silinen dört köy

Hilal-i Ahmer Mecmuası'nın 15 Şubat 1925 tarihli sayısına göre depremde Ardahan'a bağlı dört köy tamamen yok olur, bir köy de kısmen yıkılır. Hükümet kararı can kaybının yaşandığı yerleri tek tek sayar: merkez ile Göle, Çıldır, Penek ve Hanak. Ulaşılabilen kaynaklar yıkılan dört köyün adını vermez; köylerin hangileri olduğu, ayrıntısı bilinmeyen arşiv kayıtlarında kalır.

Yıkımın ayrıntısı da çok azdır. Ne kurtarma çalışmasının nasıl yapıldığı, ne de enkazdan kimlerin çıkarıldığı bugün ulaşılabilen kaynaklarda anlatılır. Döneme ait bir fotoğraf ya da tanık anlatımı da bulunamamıştır.

Kaç kişi öldü?

Ölü sayısı için iki rakam vardır. Tekir'in Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan bilgi edinme başvurusuyla aldığı cevaba göre resmî kayıtlarda depremde 140 kişi hayatını kaybetmiştir. NOAA ise "Kavkaz, Ardahan" diye andığı bir kaynağa dayanarak 200 ölü verir. İki kaynak arasındaki farkın nedeni bilinmiyor; sınırın öte yakasındaki kayıpların da sayılmış olması ihtimal dahilindedir, ama bunu doğrulayan bir belge bulunamamıştır.

Tekir, 140 kişilik kaybı Ardahan merkez kaza nüfusuyla karşılaştırır. Kâzım Karabekir Paşa'nın 1921'de hazırladığı bir rapora göre merkez kazanın nüfusu 400-500'ü geçmemektedir; bu durumda ölenler merkez nüfusun neredeyse üçte biri eder. Bu karşılaştırmaya dikkatle bakmak gerekir: 1927 sayımı yalnız kasaba merkezinde 2.397 kişi gösterir ve hükümet kararı kayıpların Göle, Çıldır, Penek ve Hanak'a dağıldığını söyler. Yani ölenlerin büyük kısmı kasabada değil, köylerdedir. Rakam yine de az değildir: dağınık, küçük köylerden oluşan bir bölgede 140 ile 200 arasında can kaybı, bazı ailelerin tümüyle yok olması demektir.

Ankara iki gün sonra

Ankara'da hükümetin başında, iki ay önce İsmet Paşa'nın yerine Başvekil olan Fethi Bey (Okyar) vardır. İcra Vekilleri Heyeti depremden iki gün sonra toplanır ve Ardahan'a yardım kararı alır. 11 Ocak 1925'te felaketzedelerin ihtiyaçları için 10 bin lira gönderilir. 15 Ocak'ta buna 20 bin lira daha eklenir.

Para, bölgedeki en örgütlü kurum olan IX. Kolordu eliyle hemen Ardahan'a ulaştırılır. Ordu bu parayı kendi kasasından öder; Kolordu'ya daha sonra Trabzon Ziraat Bankası aracılığıyla geri verilir.

Kırk derece soğukta hamallar

Yardımın asıl yükünü Hilal-i Ahmer Cemiyeti, bugünkü Kızılay, taşır. Cemiyet önce Dahiliye Vekâleti'nden zarar gören insan sayısını ve depremin şiddetini öğrenir. Kendi araştırmasına göre Ardahan'da yardıma muhtaç 2 bin depremzede vardır.

İlk etapta Ardahan merkezine 1.000 battaniye, 1.000 fanila, 1.000 don, 1.000 gömlek, 1.000 çift çorap ve 1.500 lira gönderilir. Erzurum depreminin üzerinden dört ay geçmiştir; Cemiyet'in Erzurum şubesinde o deprem için gönderilmiş tıbbi malzeme, cerrahi alet ve sağlık gereçleri durmaktadır. Bunlardan gereken miktar ayrılıp hızla Ardahan'a yollanır.

Kışın donmuş Çıldır Gölü
Ardahan yaylasında kış: donmuş Çıldır Gölü, 2018. Fotoğraf deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: BilgeKorkmaz · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Çıldır Gölü At.jpg)

Asıl engel kıştır. Karadeniz kıyısından Ardahan'a çıkan Hopa-Borçka-Artvin yolunda kış yüzünden ulaşım durma noktasına gelmiştir. Tekir'in Hilal-i Ahmer kayıtlarına dayanarak aktardığına göre yardım heyeti, sıcaklığın eksi 40 dereceye kadar düştüğü günlerde malzemeyi hamalların sırtında Ardahan'a taşımaya çalışır. Gelen eşya bekletilmeden dağıtılır; tıbbi malzeme yerel imdat teşkilatına verilerek hasta ve yaralılara ulaştırılır.

Dışarıdan yardım

Arka arkaya gelen depremler, Cemiyet'in kendi imkânlarını zorlamıştır. Hilal-i Ahmer, Ardahan ve Erzurum depremlerinden sonra Uluslararası Kızılhaç'a (Beynelmilel Salib-i Ahmer) başvurur. Kızılhaç, ulusal Kızılhaç dernekleri için genel bir yardım duyurusu yayımlar. Bu çabalar sonunda iki depremin felaketzedeleri için 6.234 lira toplanıp Cemiyet'e gönderilir.

Tekir, ardı ardına gelen depremlerin dışarıdan yardım almayı zorunlu hâle getirdiğini yazar.

Artçılar ve yeni sarsıntılar

Ardahan'da yer bir süre daha rahat vermez. Afet kayıtlarına göre 12 Şubat 1925'te 4,8, 13 Mayıs 1925'te 5,1 büyüklüğünde iki artçı sarsıntı kaydedilir.

1926'da Ardahan vilayet olmaktan çıkar, Kars'a bağlı bir kaza olur. Aynı yılın 22'yi 23 Ekim'e bağlayan gecesi bu kez Kars'ın Arpaçay kazasına bağlı Kızılçakçak çevresinde bir deprem olur ve on beş köyde yıkım yapar. 1924 Erzurum, 1925 Ardahan ve 1926 Kızılçakçak depremleri, üç yıl içinde Erzurum-Kars-Sarıkamış-Ardahan hattını üst üste vurur.

Neyi değiştirdi

1925 Ardahan depremi Türkiye'nin deprem hafızasında neredeyse hiç yer almaz. Büyük şehirlerden uzak, kışın ulaşılamayan bir sınır bölgesinde, dağınık köylerde yaşanmıştır. Ne bir fotoğrafı ne de kayda geçmiş bir tanık anlatımı vardır.

Yine de olay, Cumhuriyet'in ilk afet yönetimi deneyimlerinden birini gösterir: Bakanlar Kurulu iki gün içinde karar alır, para ordu eliyle dağıtılır, Hilal-i Ahmer bir önceki depremin depolarını yeni deprem için kullanır, uluslararası yardım istenir. Aynı tablo, kış koşullarında yolu kapanan bir bölgeye yardım ulaştırmanın ne kadar zor olduğunu da ortaya koyar.

Tekir'in vardığı sonuç, depremden daha çok yapılara dairdir: Kars ve çevresinde depremlerin büyük yıkım yapmasının ana nedeni kerpiç evlerdir; halkın ekonomik gücü daha sağlam ev yapmaya yetmemektedir.

Bugün

Hanak ilçesi
Depremde kayıp veren yerlerden Hanak, 2013. Fotoğraf deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Jaba1977 · Attribution, Wikimedia Commons (Hanak.JPG)

Ardahan 1992'de Kars'tan ayrılarak yeniden il olur. Kura Irmağı'nın kıyısındaki kale, kasabanın en eski yapısı olarak ayaktadır. Göle, Çıldır ve Hanak bugün Ardahan'ın ilçeleridir. Kışın donan Çıldır Gölü'nün buzunda atlı kızaklar dolaşır.

1925'te yok olan dört köyün adları, ölenlerin kimlikleri ve yeniden nasıl kurulduklarına dair ayrıntılar, Hilal-i Ahmer Mecmuası'nın 1925 sayılarında ve Cumhuriyet Arşivi'ndeki belgelerde araştırılmayı beklemektedir.

Kaynaklar

  • Süleyman Tekir, "Kars ve Çevresinde Depremler (1924-1941)", History Studies, Prof. Dr. Enver Konukçu Armağanı, 2012 (Hilal-i Ahmer Mecmuası sayı 41-42, 1925; Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; AFAD bilgi edinme cevabına dayanarak)
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3257 (1925 Ardahan)
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ardahan" maddesi
  • Vikipedi (Türkçe), Ardahan, Ardahan (il) ve Ali Fethi Okyar maddeleri (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları