İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri

1930 Salmas Depremi: Dışarıda Uyuyanların Kurtulduğu Gece

7 Mayıs 1930 gecesi Türkiye sınırının hemen doğusundaki Salmas Ovası'nda 7,1 büyüklüğünde bir deprem Dilman kasabasını ve 60 kadar köyü yıktı, yaklaşık 2.500 kişi öldü. Bir önceki sabahki öncü sarsıntıdan sonra geceyi açıkta geçirenler kurtuldu, içeride uyuyan dağ köyleri ağır kayıp verdi. Yerle bir olan Dilman, yanı başında Şahpur adıyla yeniden kuruldu. Bir rahibin tanıklığı ve 43 yıl sonraki saha araştırmasıyla belgesel anlatım.

DepremleYasam 14 dk okuma

6 Mayıs 1930, salı. Urmiye Gölü'nün kuzeybatısında, Türkiye sınırının hemen doğusundaki Salmas Ovası. Sabah saat ondan hemen sonra yer sertçe sallanıyor; kerpiç evlerin bir kısmı çöküyor, yirmi beş kadar kişi ölüyor. Ovadaki köylülerin çoğu o gece evlerine girmiyor, tarlada, avluda yatıyor. Sarsıntıyı hafif hisseden dağ köyleri ise her zamanki gibi içeride uyuyor. Gece 01.34'te asıl deprem geliyor. Ölenlerin neredeyse hepsi, uyarıyı duymayanlar ya da önemsemeyenler arasından çıkacak.

Depremden önce

Salmas'ı gösteren 1814 tarihli harita
1814 tarihli John Thomson haritasında Salmas ve Urmiye Gölü çevresi. Harita 1814 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: John Thomson · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Salmas in 1814 Thomson Map of the "Persian Empire".jpg)

Salmas Ovası yaklaşık 300 kilometrekarelik, Zola Çayı'nın suladığı verimli bir düzlüktür. Doğusunda Urmiye Gölü, batısında Türkiye sınırına doğru yükselen dağlar vardır. Bölgenin en yüksek zirvesi, sınırın üzerindeki sönmüş yanardağ Aravil Dağı'dır. Ovanın merkezi Dilman kasabasıdır; nüfusu yaklaşık 18 bin olarak tahmin edilir ve çoğunluğu Türk ve Kürt'tür.

Ovanın güneybatısındaki köyler çok eskidir. Burada bin yıla yakın bir süredir Ermeni, Nesturi ve Keldani Hristiyanlar yaşar. Gezelce köyündeki Aziz Hovhannes Kilisesi'nin kapı yazıtı 1007 yılını gösterir. 1930'da ovadaki 15 köyde hâlâ Hristiyan nüfus vardır. Kohne Şehir, Haftavan, Malham, Savran, Hüsrova gibi köylerde taş ve tuğladan kiliseler, bazalt mezar taşlarıyla dolu mezarlıklar bulunur. Ermeni romancı Raffi'nin evi Payacuk köyündedir.

Bu toplulukların yakın geçmişi acılarla doludur. Birinci Dünya Savaşı yıllarında bölge Rus ve Osmanlı ordularının arasında kalmış, katliamlar yaşanmış, 1918'de dağ köylerindeki Hristiyanlar bölgeyi terk etmiştir. 1930'a gelindiğinde dağlarda dağınık, küçük Türk ve Kürt köyleri vardır. Buğday eker, hayvan beslerler. Ovada da dağda da evlerin neredeyse tamamı kerpiçtir.

Salı sabahı gelen uyarı

6 Mayıs 1930'da, yerel saatle sabah 10.03'te ovada orta büyüklükte bir deprem olur. Sonradan yapılan hesaplara göre büyüklüğü 5,4 civarındadır. Merkezi, ertesi gece gelecek asıl depremin merkeziyle neredeyse aynı yerdir: Haftavan köyünün batısındaki 13. yüzyıldan kalma Aziz Tade Kilisesi'nin çevresi.

Saat sabah on olduğu için pek çok kişi dışarıdadır ya da evden hızla çıkabilir. Bu yüzden ölü sayısı düşük kalır: yaklaşık 25. Haftavan'da bazı evler tamamen çöker, yıkılan bir duvar bir kadınla bir çocuğu öldürür. Aziz Tade Kilisesi'nin çatısı içine göçer. Dilman'da birçok ev ağır hasar görür; Tebriz gazetesi ve Paris'te yayımlanan Ermenice Haratch gazetesi kasabada 15 ile 20 arasında ölüden söz eder. Sarsıntı Tebriz'de, Urmiye'de ve Hoy'da halkın çoğu tarafından hissedilir, Türkiye'nin güneydoğusuna kadar ulaşır.

O günün asıl önemi, insanların verdiği karardadır. Haftavan, Dilman, Kohne Şehir, Payacuk ve çevresindeki köylerde halkın büyük kısmı geceyi açıkta geçirmeye karar verir. Ama merkeze 20 kilometreden daha yakın olan, kuzeydeki ve batıdaki dağ köylerinde sarsıntı o kadar hafif hissedilir ki kimse kaygılanmaz. Hablaran ve Borusgalan köylerinde onu hisseden bile olmamıştır. Bu köylerde herkes evine girer.

Gece 01.34

Asıl deprem gece yarısını 34 dakika geçe gelir: İran saatiyle 7 Mayıs 01.34, Türkiye saatiyle 00.34, Greenwich saatiyle 6 Mayıs 22.34. Büyüklüğü dönemin hesaplarında 7,2 ile 7,4 arasında verilir; bugünkü kataloglar 7,1 moment büyüklüğünü kullanır. Ovanın güney kenarında yaklaşık 20 kilometrelik bir fay yüzeye çıkar. Fayın iki yakası yatayda 4 metreye kadar kayar, kuzeydoğu tarafı 5 metreden fazla çöker. Batıdaki dağlarda ikinci, daha kısa bir fay daha kırılır.

Han Tahtı kaya kabartması
Salmas-Urmiye yolu üzerindeki Han Tahtı Sasani kaya kabartması. Abel Zayia depreme bu kabartmanın bulunduğu tepenin önünde yakalandı. Fotoğraf 2012 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: TruthBeethoven · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Khan Takhti-Shapur I.JPG)

Depremin anını anlatan bir tanık vardır. Urmiye'deki Fransız Lazarist misyonundan İranlı rahip Abel Zayia, sabahki sarsıntının haberini alınca hasarı görmek için otomobille Salmas'a doğru yola çıkmıştır. Gece yarısından sonra araba, Urmiye-Dilman yolu üzerinde, Sasani dönemine ait bir kaya kabartmasının bulunduğu tepenin önündedir. Farlardan biri bozulur, şoför tamir için aşağı iner.

Zayia sonra yazdığı mektupta, arabanın birden sarsılıp yukarı fırlatıldığını, yolda yarım metre yana kaydığını anlatır. Şoför yere savrulmuştur. Ardından dağdan yuvarlanan kayaların "korkunç gürültüsünü" duyar. Arabadan iner ama ayakta durmakta zorlanır. İki saat boyunca ne ileri ne geri gidebilirler; Zayia'nın sayımıyla bu sürede yedi büyük sarsıntı ve binden fazla küçük sarsıntı olur.

Deprem kuzeyde Ermenistan'daki Leninakan'da (bugünkü Gümrü) ve Tiflis'te, güneyde Bağdat ve Kerkük'e kadar hissedilir. Tebriz'de panik çıkar, halkın bir kısmı şehirden kaçar. Batıda Başkale'de ve Van'da da hissedilir.

Dilman'da iki ev

En ağır yıkım, ovanın güneybatısında Kohne Şehir, Payacuk ve Zaviycuk köylerinin oluşturduğu üçgenin içindedir. Burada bütün evler yerle bir olur. Kohne Şehir, Savran, Hüsrova, Ula, Malham, Gülizan ve Patevir köylerindeki 20 kiliseden yalnızca biri, Hüsrova'daki Mar Givargis, duvarlarının çoğu ayakta kalacak şekilde kurtulur; onun da dört iç sütunu ve tonozu çöker. Kohne Şehir'in ortaçağdan kalma Mirhatun tuğla kulesi ve büyük camisi de yıkılır.

Dilman'da ayakta kalan yalnızca iki yeni yapılmış evdir, onlar da ağır hasarlıdır. Kasabanın büyük Ağa Camisi dahil bütün yapılar çöker. Kasabada yaklaşık 1.100 kişinin öldüğü tahmin edilir. Ama bu sayı belirsizdir. Sonradan bölgeyi inceleyen sismologlar, 18 bin kişilik bir kasabada hayatta kalanların felaketin boyutunu kavrayamadığını, küçük köylerde ise ölenlerin tek tek, çoğu zaman adlarıyla hatırlandığını not eder.

Uyarıyı dinleyen köylerde tablo farklıdır. Payacuk'ta Aziz Kevork Kilisesi ve Raffi'nin evi yerle bir olur, ama ölen yalnızca içeride uyuyan üç kişidir. Haftavan yıkılır, dört kişi ölür. Köyün kiliselerinin çoğu çöker; 13. yüzyıldan kalma Aziz Kevork Kilisesi ise yalnızca orta kubbesini kaybederek ayakta kalır. Kuçe Meşk köyü tamamen yıkılır ama tek kişi ölmez. Zaviycuk'ta köy ve kilisesi yıkılırken, köyün 500 metre batısında kayanın üzerine kurulmuş küçük kerpiç Aziz Prişad şapeli neredeyse hiç zarar görmez; yalnızca çatıyı taşıyan dört ağaç gövdesi hafifçe doğuya eğilir.

İçeride uyuyan köyler

Ölümler, sabahki sarsıntıyı hissetmeyen ya da önemsemeyen köylerde yoğunlaşır. Batıda, sınırın hemen doğusundaki Borusgalan, yıkılan en uzak köydür; öncü sarsıntı orada hissedilmediği için kayıp çok ağırdır. 40 kişilik köyde 17 kişi ölür. Doksan nüfuslu Hablaran'da 35 kişi, 120 nüfuslu Aşnak'ta 27 kişi, 110 nüfuslu Aslanik'te 21 kişi ölür.

Ovada da içeride kalanlar ağır bedel öder. Hristiyan köyleri arasında halkın çoğunun içeride uyuduğu yalnızca iki köy vardır: Malham'da 48, Saramerik'te 82 kişi ölür. Kohne Şehir'de, halkın çoğu dışarıda yatmasına rağmen 370 kişi hayatını kaybeder. Savran'da 151, Mugancık'ta 75 kişi ölür.

Merkezin güneyinde, alüvyon bir vadideki Mamakan köyü ayrı bir yıkım cebidir. Çevresindeki köyler neredeyse hasarsız kalırken 600 nüfuslu Mamakan tamamen yıkılır ve 85 kişi ölür. Burada da öncü sarsıntı çok hafif hissedilmiş, herkes evinde uyumuştur. Bilim insanları farkı köyün altındaki gevşek, suya doygun toprağa bağlar.

Yarılan yollar, süren sarsıntılar

Yardım bölgeye kolay ulaşamaz. Deprem yollarda yeni yarıklar açmıştır; Tahran'dan gönderilen yardım araçları Salmas'a yaklaşamaz. Tebriz gazetesi 10 Mayıs'ta, 7 Mayıs tarihli bir telgrafa dayanarak Derik köyü yakınındaki dağlarda yarıklar açıldığını yazar. Ovada pek çok köyü su basar, toprakta yarıklar açılır; dağlarda kaynaklar kurur, heyelanlar olur. Ovanın ortasında yeni bir soğuk kaynak çıkar, halk ona "Zelzele Bulağı", yani deprem pınarı adını verir.

8 Mayıs perşembe öğleden sonra, ana depremden yaklaşık 40 saat sonra, en büyük artçı sarsıntı gelir. Büyüklüğü 6'nın üzerindedir ve merkezi ovanın kuzey kenarındadır. Ana depremde hasar görmeyen Şeker Yazı köyü yarı yarıya yıkılır, dört kişi ölür; Kotur vadisi, Hoy ve Şerefhane'de hafif hasar olur.

Abel Zayia o akşam Hüsrova'dadır. Yazdığına göre saat altı sularında mezarlıkta, bir mezar taşının üzerinde oturmuş tespih çekerken kendini yukarı kalkıyor hisseder; çevredeki taşların gıcırdayarak birkaç santim havalandığını görür. Bunu anlatırken "Ölülerin dirilişi aklıma ve dilime geldi" diye yazar. Hüsrova mezarlığındaki ağır bazalt mezar taşlarının çoğu zaten ana depremde yerinden oynamıştır. Artçılar yaklaşık üç buçuk ay sürer.

Kaç kişi öldü?

Salmas depremiyle ilgili en sık verilen sayı 2.514'tür. Bu rakam, 1973'te bölgede köy köy araştırma yapan J. S. Tchalenko ve M. Berberian'ın tablosundan gelir; ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun (USGS) PAGER veritabanı ve Japon sismolog Utsu'nun kataloğu da bunu kullanır. Ambraseys ve Melville'in İran depremleri tarihi ile EM-DAT afet veritabanı yaklaşık 2.500 der. ABD'nin NOAA veritabanı bugün 2.539 ölü kaydeder; aynı veritabanının eski sürümlerinden aktarılan 1.360 rakamı da hâlâ dolaşır. Utsu ayrıca 3.000 tahminini not eder; Farsça kaynaklarda 2.500 ile 4.000 arası rakamlar geçer.

Bu belirsizliğin en büyük kaynağı Dilman'dır. Toplamın yaklaşık 1.100'ü bu tek kasabaya ait bir tahmindir ve araştırmacılar bu rakamın güvenilir olmadığını açıkça yazar. Hristiyan köylerinde nüfus, yaşanan katliamlar nedeniyle hem depremden önce hem sonra dikkatle sayılmıştır; Tahran'dan ve Tebriz'den gelen yazarlar kayıpları tek tek kaydetmiştir. Dilman'da ve Türk, Kürt köylerinde benzer bir kayıt tutulmamıştır.

Türkiye'de yayımlanan deprem listelerinde bu olay çoğu zaman "1930 Hakkâri depremi" adıyla ve 2.514 ölüyle geçer. Oysa bu kayıpların neredeyse tamamı sınırın İran tarafındadır. Sarsıntı Başkale'de ve Van'da hissedilmiştir; Tchalenko ve Berberian, sınırın Türkiye tarafındaki Hanik köyünün kısmen hasar gördüğüne dair dolaylı bir bilgiden söz eder. Türkiye tarafındaki kayıplara ait güvenilir bir sayıya rastlanmamıştır.

Harabenin yanında yeni şehir

Salmas'ta cadde ve meydan
Salmas'ta İmam Caddesi ve Belediye Meydanı. Fotoğraf 2009 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Farid Javadnejad · CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons (Salmas Overal.jpg)

Dilman eski yerinde yeniden kurulmaz. Kasaba, yıkıntıların batısında, Farsça kaynaklara göre yaklaşık bir kilometre ötede, sıfırdan planlanır ve adı Şahpur olarak değiştirilir. Aynı kaynaklar, yeni şehrin mühendis Esadullah Haverzemin tarafından düzgün, satranç tahtası gibi kesişen sokaklarla çizildiğini, yıkılan kasabanın her ailesine ev yapması için bir arsa verildiğini anlatır.

Köylerin bir kısmı da taşınır. Kohne Şehir'in (Eski Şehir) yerini Taze Şehir (Yeni Şehir) alır. Payacuk eski yerinin güneyine, dağdaki Hovdar, Derik ve Sufiabad köyleri yeni ve daha kolay ulaşılan yerlere kurulur. Yıkılan kiliselerin bir kısmı aynı biçimde yeniden yapılır, bir kısmı yeni üslupla onarılır, pek çoğu ise depremden sonraki hâliyle bırakılır.

Kırk üç yıl sonra

Deprem uzun yıllar boyunca neredeyse hiç incelenmez. Bilinenler kataloglardaki birkaç satırla, uluslararası basına yansıyan belirsiz haberlerden ibarettir. 1973'te İran Jeoloji Araştırmaları Kurumu'ndan M. Berberian ile Londra Imperial College'dan J. S. Tchalenko bölgeye gider. Altmıştan fazla köyü tek tek dolaşırlar, depremden sağ kurtulanları Ermenice, Süryanice, Türkçe, Kürtçe ve Farsça konuşarak dinlerler. Şahpur'da Peder Mesrob Minasyan, Payacuk'ta Megerdiç Galostyan, Haftavan'da Herand Melikyan gibi tanıklar onlara yol gösterir.

Kırk üç yıl sonra bile pek çok şey yerindedir. Yıkık kiliseler 1930'daki gibi durur, fay sarplığı arazide ve hava fotoğraflarında açıkça görülür. Hüsrova mezarlığında yerinden oynamış 183 mezar taşını tek tek ölçerler; taşların çoğu kuzeye kaymış ya da dönmüştür. Araştırmacılar, bir azınlık topluluğun olayı ayrıntısıyla hatırlamasının, ayakta kalan kiliselerin ve Zayia'nın tanıklığının, 43 yıl önceki bir depremi yeni depremler kadar iyi belgelemeyi mümkün kıldığını yazar.

Neyi değiştirdi

Salmas depremi, öncü sarsıntının hayat kurtarabileceğini gösteren en açık örneklerden biridir. Haritada ölümler sarsıntının şiddetine göre değil, insanların o gece nerede yattığına göre dağılmıştır. Merkezdeki tamamen yıkılan bazı köylerde neredeyse kimse ölmemiş, yıkım bölgesinin kenarındaki köylerde ise içeride uyuyanlar ağır kayıp vermiştir. Bu durum aynı zamanda bir uyarıdır: öncü sarsıntıyı ancak sonradan, asıl deprem geldikten sonra tanıyabiliriz.

Deprem, 1970'lere kadar kuzeybatı İran'ın yakın dönemdeki tek büyük yıkıcı depremi olarak bölgenin deprem tehlikesine dair çalışmaların da temelini oluşturur. Dilman'ın yerine kurulan düzenli plan, yıkılan bir şehri aynı yere ve aynı biçimde yeniden yapmamanın erken bir örneğidir.

Bugün

Bugünkü Salmas
Salmas şehri, 2015. Fotoğraf deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Pedram.shahri · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Salmas -city.jpg)

Şahpur bugün yeniden Salmas adını taşıyor. Batı Azerbaycan eyaletine bağlı şehrin nüfusu 2016 sayımında 92.811 olarak kaydedildi. Halkın çoğu Azerbaycan Türkü ve Kürt; şehirde Ermeni ve Süryani aileler de yaşıyor. Eski Dilman'dan geriye neredeyse bir şey kalmadı. Farsça kaynaklara göre Ağa Camisi'nin duvar temelleri ve sütun taşları, depremin hatırası olarak koruma altına alınmış durumda. Ovanın güney kenarında 1930'da kırılan fayın izi, 1973'teki araştırmada hâlâ arazide açıkça görülüyordu.

Kaynaklar

  • Tchalenko, J. S. ve Berberian, M. (1974). The Salmas (Iran) earthquake of May 6th, 1930. Annali di Geofisica, 27 (1-2), 151-212.
  • Zayia, A. (1930). Lettre de M. Abel Zayia à M. Berthounesque, 11 Mai 1930 ve Les tremblements de terre (Tchalenko ve Berberian 1974'te aktarıldığı biçimiyle)
  • Tebriz ve Haratch gazeteleri, Mayıs 1930 (Tchalenko ve Berberian 1974'te aktarıldığı biçimiyle)
  • Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P. (1982). A History of Persian Earthquakes. Cambridge University Press.
  • Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Enstitüsü (IIEES), Salmas Earthquake of 7 May 1930 sayfası
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3412
  • Vikipedi (İngilizce), 1930 Salmas earthquake ve Salmas maddeleri (başlangıç kaynağı)
  • Vikipedi (Farsça), 1309 Salmas depremi maddesi; Melikzade Dilmagani, T. (2004), 1309 Salmas büyük depremi kitabına dayanarak

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları