1928 Torbalı Depremi: Barınacak Tek Ev Kalmayan Kaza
31 Mart 1928 gecesi 02.27'de 6,5 büyüklüğündeki deprem Torbalı ve Tepeköy'ü yerle bir etti, İzmir'de Kordon'u denize kaydırdı. Ölü sayısı kaynağa göre 50 ile 170 arasında; hayıt ve çamurdan çit evler can kaybını sınırladı, ama evsizler aylarca çadır bekledi. Durmuş saatler, karanlıkta yayılan söylentiler, Hilâl-i Ahmer kavgası: dönemin İzmir gazeteleri ve arşiv belgelerinden belgesel anlatım.
30 Mart'ı 31 Mart 1928'e bağlayan gece. Cumhuriyet beş yaşında. İzmir'e elektrik yalnızca gece yarısına kadar veriliyor; şehir karanlıkta uyuyor. Kırk beş kilometre güneydoğuda, Küçük Menderes ovasındaki Torbalı ve Tepeköy'ün evleri hayıt dallarından örülmüş, çamurla sıvanmış, sazla örtülü. Saat 02.27'de yer sallanmaya başlıyor. Sabah olduğunda Torbalı'da içinde barınılacak tek bir ev kalmamış olacak.
Depremden önce
1928'de Torbalı yeni bir ilçedir. 1926'da çıkan 877 sayılı Teşkilat-ı Mülkiye Kanunu ile İzmir merkez ilçesinden ayrılmış, 1927'de belediyesi kurulmuştur. 1927 sayımına göre köyleriyle birlikte nüfusu 21.105'tir. Ovanın en değerli ürünü tütündür. Altı yıl önceki işgalin izleri de tazedir: Eylül 1922'de geri çekilen Yunan kuvvetleri Torbalı'nın 200 hanesinden 87'sini yakmıştır.
Köylerde evlerin çoğu "çit ev"dir. Duvarlar, sepet örmekte kullanılan hayıt dallarından örülür, üstü çamurla sıvanır, çatı sazla kapatılır. Bölgede kerpiç ev azdır. Bu hafif yapılar, birkaç gün sonra ölü sayısının neden bu kadar düşük kaldığını açıklayacak.
Deprem habersiz gelmez. Torbalı yakınlarındaki Mahmut Dağı'ndan yaklaşık bir ay boyunca uğultular duyulur. Yalnızca dağın eteğindeki Cumali köyünde hissedilen küçük sarsıntılar olur. Kimse bunları bir uyarı olarak yorumlamaz.
İzmir ise son on yılda işgali ve 1922 yangınını yaşamış bir şehirdir. Cumhuriyet gazetesi depremden sonra bunu hatırlatacak: kent on yıl içinde siyasi, insani ve doğal felaketlerin en büyüklerini görmüştür.
Saat 02.27
Cumartesiye dönen gece, saat 02.27. Darülfünun'un raporuna göre ev ve dükkânların güney duvarına asılı saatler tam bu dakikada durur, başka duvarlardaki saatler çalışmaya devam eder. Hizmet gazetesi saati 02.25 olarak verir; bugünkü kataloglar 02.29'u kullanır. Büyüklüğü 6,5 olarak hesaplanır, en yüksek şiddet IX'dur. Uyanık olanlar sarsıntının 13-15 saniye sürdüğünü anlatır.
Sarsıntıdan önce Tuzla, birkaç dakika sonra da Çatalkaya üzerinde kızıl ışık kümeleri görüldüğü yazılır. Deprem anında yerin altından top sesini andıran gürültüler gelir. Darülfünun hocaları sonradan tanıklarla konuştuğunda insanlar bu sesi ağır yüklü bir arabanın taşlı yoldan geçişine, uzakta bir bombardımana ya da kızgın bir demirin suya batırılmasına benzetecek. Sakin olan deniz bir anda fırtınalı bir günkü gibi dalgalanır.
Sarsıntı bütün Ege'de, Sakız ve Sisam adalarında, hatta İstanbul'da hissedilir. Hizmet gazetesi ertesi gün, yüz yaşındaki nine ve dedelerin bile "biz böyle şey görmedik" dediği bir deprem diye yazar. Ahenk gazetesi ise depremi emsali görülmemiş derecede şiddetli olarak tarif eder.
Karanlıkta İzmir
İzmir halkı uykuda yakalanır. Elektrik gece yarısı kesildiği için şehir zifiri karanlıktır. İnsanlar yataklarından fırlayıp yarı çıplak sokaklara koşar. Hizmet gazetesine konuşan biri koca İzmir'in "bir çocuk beşiği gibi" sallandığını anlatır. Anneler çocuklarını, eşler birbirini arar. Yıkılan duvarların tozu sokaklara çöker. Halk geceyi meydanlarda, boş arsalarda geçirir.
Karanlıkta söylentiler hızla yayılır: erkek ve kız liseleri çökmüş, yatılı öğrenciler enkaz altında kalmış; Kordon'daki Tayyare Sineması zeminiyle birlikte denize kaymış; yeni yapılan Osmanlı Bankası binası yıkılmış; Karşıyaka'da ayakta tek bina kalmamış. Bunların hiçbiri doğru değildir. Bir de yeni ve daha büyük bir depremin geleceği söylentisi çıkar; 1 Nisan Pazar günü saat 09.00, 11.00 ve 14.30 için tarih bile verilir.
Gerçek sarsıntılar da sürer. Aynı sabah 06.25'te ve 09.00'da, 1 Nisan'da 14.30'da, 2 Nisan'da 14.55'te ve 25 Nisan'da gelen artçılar, zaten çatlamış binaları biraz daha yıkar. Anadolu gazetesi 2 Nisan'da halka seslenir: depremi önceden haber veren bir alet henüz icat edilmemiştir, kimse belli bir saatte deprem olacağını söyleyemez.
Sabah: enkaz ve Memleket Hastanesi
Gün ağarınca polis ve zabıta memurları, yanlarındaki vatandaşlarla enkaz altında kalanları çıkarmaya başlar. Yaralılar ambulanslarla Memleket Hastanesi'ne taşınır. Anadolu gazetesinin muhabiri, sıhhi imdat otomobillerinin acı acı öten kornalarını ve hastanenin önünü dolduran binlerce kişiyi yazar.

Hasarın çoğu Karşıyaka, Bornova, Alsancak ve Buca'dadır. Hizmet'e göre Kordon yolunun bazı bölümleri 20 metre kadar denize doğru kayar. Ahenk, şehirde 264 evin ve 13 dükkânın tamamen yıkıldığını, 4 okulun, bir karakolun ve Konak'taki Saat Kulesi'nin hasar gördüğünü bildirir. Hizmet'in 1 Nisan sayısındaki liste biraz farklıdır: 283 hane, 18 dükkân, 3 cami, 4 mektep, bir saat kulesi ve bir karakol.
Sabah saatlerinde İzmir Valisi Kâzım Paşa (Kâzım Dirik) başkanlığında bir toplantı yapılır. Masada Cumhuriyet Halk Fırkası, Hilâl-i Ahmer (bugünkü Kızılay), Ticaret Odası, polis ve jandarma vardır. İlk bilgilere göre şehir merkezinde 16 ölü ve 50 yaralı vardır.
İzmir basını, kent merkezinde ölenlerin adlarını tek tek yayımlar. Anadolu gazetesinin listesinde Santa Maria Kilisesi yakınında Bursalı Murat ile eşi Münire Hanım, Keçeciler'de Üsküplü Kâzım ile oğulları Faik ve Refet, Birinci Kordon'da Kastamonulu Abdullah, Karşıyaka'da Hanife Hanım, Çorakkapı'da Edibe Hanım vardır. Liste on altı adla biter. Bir baba ile iki oğlunun aynı satırda yer alması, o gecenin bir ailenin evinde nasıl geçtiğini tek başına anlatır.
Torbalı'da tek ev kalmadı
Depremin merkezi İzmir değil, Torbalı ve çevresidir. Hasar, Hortuna, Çapak, Aslanlar, Maşat, Çaybaşı ve Tepeköy üzerinden Torbalı'ya uzanan bir şeritte yoğunlaşır. Torbalı'da yerde 80 metreye varan çöküntüler açılır. Anadolu gazetesinin 2 Nisan'da yayımladığı listeye göre Torbalı'daki 221 evin, Tepeköy'deki 280 evin ve Çapak'taki 230 evin tamamı yıkılmıştır. Karakuyu'da 180, Hortuna'da 171, Ertuğrul'da 154, Arslanlar'da 110 ev yerle bir olur.
Deprem günü Torbalı'nın CHF mutemedi Nevzad, partinin genel merkezine kısa bir telgraf çeker. "Kazada barınacak tek bir ev kalmamıştır" diye yazar ve bin çadırla yeterli erzak ister.
Ev yıkımı bu kadar büyükken ölü sayısı düşüktür. Sebebi çit evlerdir: hayıt ve çamurdan duvarlar, saz çatılar çöktüğünde altında kalanları ezmez. Torbalı'nın Sağlık köyünde 1920'de doğan Abdül Söğütlü, 2009'da tarihçi Melih Tınal'a bölgedeki evlerin böyle yapıldığını anlatacak. Ertuğrul köyünün camisinin minaresi yarılıp eğilir.
İzmir Sağlık Müdürü Lütfi Bey bölgeye gönderilir. Raporuna göre Torbalı ve köylerinde 10 kişi ölmüş, 2.186 bina yıkılmış, 1.238 kişi yardıma muhtaç kalmıştır. Hizmet gazetesi 8 Nisan'da bu rapora sert çıkar: rapor "çok yanlıştır", gerçek hasar çok daha büyüktür, muhtaç sayısını bu kadar düşük göstermek felaketzedeleri üzecektir.
Kaç kişi öldü?
Ölü sayısı kaynaktan kaynağa değişir. Dönemin İzmir gazetelerinden derlenen rakamlar İzmir ve çevresinde 23 ölü, 73 yaralı; Torbalı çevresinde 10 ölü, 90 yaralıdır. Ayrıca 173 hayvan telef olmuştur. Türkçe kataloglar ve Melih Tınal'ın 2009'daki makalesi toplam ölüyü 50 olarak verir.
ABD'nin NOAA deprem veritabanı ise 170 ölü, 700 yaralı ve 2.600 yıkık ev rakamını kullanır. Aynı kayıttaki öteki kaynaklar 30, 50 ya da "50 veya 170" ölü yazar. Gazetelerin adla yayımladığı listeler ve yerel raporlar 170'i desteklemez; en güvenilir görünen rakam 50 civarıdır. Kesin sayı belli değildir.
Telgraf hatları onarılana kadar İstanbul gazetelerinde çok daha korkunç haberler çıkar: İzmir'in taş taş üstünde kalmadığı, on binlerce kişinin öldüğü yazılır. Hatlar düzelince gerçek tablo ortaya çıkar.
Hükümetin telgrafları
Dahiliye Vekili Şükrü Kaya hemen valiye bir telgraf gönderir. Orduya ve Hilâl-i Ahmer'e emir verildiğini, evleri yıkılanların güvenli yerlere taşınmasını, Torbalı ve Menemen'e sağlık ekipleri gönderilmesini ister; gerekirse kendisinin de İzmir'e geleceğini yazar. Telgraf "İzmirlilere geçmiş olsun" sözüyle biter.
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal de İzmir'e telgraf çeker. Hemşerilerinin acılarına "samimi bir hassasiyetle" ortak olduğunu yazar ve en muhtaç felaketzedeler için 10 bin lira bağışlar. Bakanlar Kurulu 1 Nisan'da bölgeye ilk etapta 10 bin lira gönderilmesine karar verir. 4 Nisan'daki kararla bütün bağışların Hilâl-i Ahmer'de toplanıp tek elden dağıtılması kabul edilir; Evkaf Umum Müdürlüğü'nden de bin lira ayrılır.

Vali Kâzım Paşa birkaç gün sonra İkdam gazetesinin muhabirine konuşur. Hiçbir yağma olayı yaşanmadığını söyler ve bir plan açıklar: felaketzedelerin vergileri iki yıl ertelenecek, halka 30 bin lira dağıtılacak, Torbalı halkının elinde kalan 120 bin okka tütünü Tekel satın alacak, evsizlere hızla ev yapılacak ve maliyetin yarısını devlet karşılayacak. Ahenk'e göre plan, devlet bütçesinden 200 bin lira ve Emlak Bankası kredisiyle toplam 500 bin liralık bir kaynak öngörür.
Çadır bekleyenler
En acil sorun barınaktır. Hava yağmurludur ve artçılar sürdüğü için ayakta kalan evlere de girilemez. Hilâl-i Ahmer'in İzmir şubesi Torbalı'ya özel bir trenle 300 çadır yollar. Genel merkez İzmir'e 900 çadır gönderir. Sonraki günlerde Torbalı'ya 848 çadır, un, ekmek, pirinç, şeker, fasulye, patates, sabun, 219 battaniye, 340 parça giyecek ve sağlık malzemesi ulaşır. Baraka yapmak için 34 inşaat ustası da bölgeye gider.
Ama sahadan gelen haberler başka bir tablo çizer. Hizmet gazetesinin başyazarı Zeynel Besim Bey bölgeyi dolaşır. Yazdığına göre en az 2 bin çadır gerekirken yalnızca 366 çadır ulaşmıştır; bazı köylere tek çadır gitmemiştir, erzak dağıtımı düzensizdir, salgın tehlikesi vardır. Gazete 5 Nisan'da sorar: depremin üzerinden günler geçmiştir, evsizlere hâlâ çadır verilememiştir; para mı yoktur? Aynı yazı, Memleket Hastanesi'nde yatan ve enkazdan ağır yaralı çıkarılan bir vatandaşın bile hastaneden gazete aracılığıyla Hilâl-i Ahmer'e bağış gönderdiğini anlatır.

Ülkenin her yerinden yardım gelir. İstanbul halkı 50 bin lira toplar. Galatasaray Lisesi 1.700, Mardin vilayeti 2 bin, Ödemiş bin lira gönderir. İstanbul'daki Yahudi, Rum ve Ermeni cemaatleri kampanya açar; Opera ve Serya sinemaları bir gecelik hasılatlarını bağışlar. Yurt dışından Amerikan Kızılhaçı 5 bin dolar, İsveç Kızılhaçı 2 bin kron, Detroit'teki bağışçılar 3.301 dolar gönderir. Mayıs'ta Türkiye'yi ziyaret eden Afganistan Kralı Amanullah Han da bin sterlin bağışlar.
Rakamlar yine de yetmez. Ahenk'in 25 Nisan'daki hesabına göre zarar Torbalı'da 300 bin, İzmir'de bir milyon liradır. Hizmet'e göre 27 Nisan'a kadar toplanan yardım 150 bin liradır.
Kış gelirken
23 Nisan'da İstanbul Darülfünunu'ndan jeologlar İbrahim Hakkı ve Hamit Nafiz Beyler bölgeye gelir. Tanıkları dinler, ankete gelen cevapları toplar, kendileri de bölgedeyken artçıları ve gürültüleri hisseder. Hazırladıkları "Tepeköy-Torbalı İzmir Zelzelesi" raporu 1929'da Darülfünun Jeoloji Enstitüsü'nün ilk yayını olarak basılır.
Torbalı'da ise aylar geçer, evler yapılmaz. Kasım 1928'de depremzedeler adına A. Hikmet imzalı bir telgraf Meclis Başkanlığı'na, Başvekil İsmet Paşa'ya ve Sıhhiye Vekâleti'ne gider. Telgrafta kışın ortasında aileleriyle sefalet içinde oldukları ve salgın hastalığa yakalanacakları yazılıdır; birikmiş bağışların dağıtılması istenir.
6 Aralık'ta Hizmet'te iki sert yazı çıkar. Kemal Talât "Bunu mu Görecektik?" başlığıyla evsizlerin hâlâ açıkta olduğunu ve hastalıkların başladığını yazar. Zeynel Besim Bey ise Hilâl-i Ahmer'de 190 bin lira toplandığını, bunun 120 bin lirasının genel merkez tarafından İzmir'in elinden alındığını ve duyduğuna göre kuraklık bölgelerine dağıtıldığını ileri sürer.
Tartışma büyür. 24 Aralık'ta Ahenk, Hüsnü Bey başkanlığındaki Hilâl-i Ahmer İzmir heyetinin, deprem için toplanan paranın dağıtımı yüzünden genel merkezle anlaşmazlığa düşüp istifa ettiğini duyurur. Ocak 1929'da Hilâl-i Ahmer Genel Başkanı ve Sıhhiye Vekili Dr. Refik Bey (Refik Saydam) Anadolu Ajansı'na bir hesap verir: deprem bölgesine 1.319 çadır gönderilmiş, bunlar 70 bin liranın üzerine mal olmuş; 45 bin lira ev tamirine, 16 bin liranın üzerinde para yiyecek, giyecek ve sağlığa harcanmış; toplam 134 bin lira.
Neyi değiştirdi
1928 depremi, Cumhuriyet'in ilk büyük afetlerinden biridir ve sonraki pek çok depremde tekrarlanacak sorunları erkenden gösterir: söylentiler, abartılı ilk haberler, geciken çadırlar, tek merkezde toplanan bağışların nereye harcandığı tartışması.
Resimli Gazete'de 14 Nisan 1928'de İbrahim Alâaddin imzasıyla çıkan "İzmir Sarsılırken" yazısı, bugün de geçerli bir soruyu sorar. Japonya'da her yıl yüzlerce deprem olduğu halde böyle yıkımlar yaşanmamasını, yapıların sağlamlığına ve afetten sonraki kurtarma ile yardıma önceden hazırlanılmasına bağlar.
Bilim tarafında deprem, Darülfünun Jeoloji Enstitüsü'nün ilk yayınına konu olur. Hocalar sahaya gider, tanıkları dinler, ankete gelen cevapları toplar. Durmuş saatler, duyulan sesler, kızıl ışıklar o raporda kayda geçer ve bugünkü araştırmacılar hâlâ o sayfalara başvurur.
Bugün

Torbalı artık hayıt duvarlı evlerin ilçesi değildir. 2023 sayımında nüfusu 214 bini geçer; 1989'dan bu yana İzmir'in en büyük sanayi bölgelerinden biri olmuştur. İZBAN banliyö treni 2016'dan beri Tepeköy'den geçip Torbalı'ya ulaşır. Konak'taki Saat Kulesi ayaktadır.
İzmir ise depremle yaşamayı sürdürür. 1939'da Dikili, 1949'da Karaburun sarsılır. 30 Ekim 2020'de Seferihisar açıklarındaki 6,6 büyüklüğündeki deprem şehirde apartmanları yıkar. 1928'de çit evler insanları korumuştu; bugünün Torbalı'sı betonarme yapılarla, aynı ovanın üzerinde duruyor.
Kaynaklar
- Melih Tınal, "1928 Torbalı (İzmir) Depremi", Turkish Studies 4/8, 2009 (Hizmet, Ahenk, Anadolu, Cumhuriyet, İkdam gazetelerinin Mart 1928-Ocak 1929 sayıları; Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi ve Türk Kızılayı Arşivi belgeleri; tanık görüşmeleri)
- Muhammed Aslaner, Filiz Çolak, "Cumhuriyet Dönemi'nde İzmir'de Yaşanan 6 Büyüklüğü ve Üzeri Depremler", Türk Deprem Araştırma Dergisi 5(2), 2023
- İbrahim Hakkı, Hamit Nafiz, Tepeköy-Torbalı İzmir Zelzelesi, Darülfünun Jeoloji Enstitüsü Neşriyatı No:1, 1929 (yukarıdaki makalelerde aktarıldığı biçimiyle)
- Seçil Akgün, Murat Uluğtekin, Hilâl-i Ahmer'den Kızılay'a II, Kızılay Yayınları, 2001 (aktarıldığı biçimiyle)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3353
- Büyük Torbalı gazetesi, "Torbalı depreminde saat kulesi yıkılmış"
- Vikipedi (Türkçe ve İngilizce), 1928 Torbalı depremi, Torbalı, Kâzım Dirik, Amanullah Han (başlangıç kaynağı)
