İçeriğe geç
Cuma, 2 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1926 Gümrü Depremi: Arpaçay'ın İki Yakasında Yıkılan Köyler

22 Ekim 1926 gecesi Arpaçay vadisinde 5,9 büyüklüğündeki deprem Sovyet Ermenistanı'nda Leninakan'ı (Gümrü) ve 44 köyü, sınırın öbür yakasında Kars'ın Kızılçakçak köylerini yıktı; 300 ile 400 arasında kişi öldü. Halkı evden çıkaran öncü sarsıntılar, yetimler şehri, vagonlarda barınan köylüler: Sovyet akademi raporu, Kars valiliği telgrafları ve Nansen'in notlarından belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

22 Ekim 1926, Cuma gecesi. Arpaçay'ın iki yakası, bir yanda Sovyet Ermenistanı'nın Leninakan'ı, yani eski Gümrü, öbür yanda Kars'ın Kızılçakçak köyleri. Ekim sonu, yüksek yaylada gece. Yer önce hafifçe sallanıyor ve pek çok kişi evinden dışarı çıkıyor. Ardından gelen sarsıntı kerpiç ve moloz taş evleri yıkıyor. Ölü sayısı kaynağa göre 300 ile 400 arasında değişiyor; yıkılan köylerin bir kısmı Türkiye'de, bir kısmı Sovyetler Birliği'nde kalıyor.

Depremden önce

Gümrü, Ermenistan'ın kuzeybatısında, Şirak yaylasında, deniz seviyesinden yaklaşık 1.550 metre yükseklikte kurulu bir şehirdir. 19. yüzyılda Rus İmparatorluğu'nun Osmanlı sınırındaki kale şehri olur ve 1837'de Çar I. Nikola'nın eşinin adıyla Aleksandropol adını alır. Sovyet yönetimi 1924'te, Lenin'in ölümünden sonra şehrin adını Leninakan yapar.

Şehrin batısından Arpaçay akar. Ermenicede Ahuryan denen bu ırmak, 1921 antlaşmalarından sonra Türkiye ile Sovyet Ermenistanı arasındaki sınırın bir bölümünü çizer. Irmağın batı yakasında Kars'ın Arpaçay kazası ve ona bağlı Kızılçakçak nahiyesi, bugünkü Akyaka, vardır.

Norveçli kâşif ve Milletler Cemiyeti görevlisi Fridtjof Nansen, Haziran 1925'te Leninakan'dan geçer. 1928'de yayımlanan kitabında şehrin nüfusunu 40 bin kadar tahmin eder ve şehri, Rus yönetiminde kurulmuş, halkı Ermeni olan bir taşra şehri diye anlatır. Şehrin güneydoğusunda Alagöz (Aragats) Dağı yükselir; çevredeki toprak bu yanardağın lavları ve tüflerinden oluşmuştur.

Sınırın Türkiye tarafı da yeni bir felaketten çıkmıştır. Tarihçi Süleyman Tekir'in arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre 13 Eylül 1924'te Erzurum, Pasinler ve Sarıkamış hattında yıkıcı bir deprem olur; Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa bölgeye gelip hasarı yerinde inceler. Ocak 1925'te bu kez Ardahan sallanır. Tekir, bölgedeki köy evlerinin çoğunun bağlayıcı olarak çamur kullanılan kerpiç yapılar olduğunu, küçük sarsıntıların bile bu evleri yıkabildiğini yazar.

Yetimler şehri

Leninakan 1920'lerin ortasında dünyanın en kalabalık yetimhane topluluklarından birine ev sahipliği yapar. Birinci Dünya Savaşı ve Ermeni soykırımından kaçan mültecilerin kimsesiz kalan çocukları, eski Rus kışlalarına yerleşen Amerikan yardım örgütü Near East Relief'in yurtlarında büyür.

Nansen, ziyaretinde bu yurtları gezer. Yazdığına göre Leninakan'daki yurtlarda ve okullarda 11 bin yetim kalmaktadır; yemekhanede beş bin çocuk aynı anda yemek yer. Erkek çocuklar marangozluk, tenekecilik, ayakkabıcılık öğrenir; büyük kızlar Amerikalı hemşirelerden hastabakıcılık dersi alır. Şehirde bir ay önce açılmış devlet pamuklu dokuma fabrikasında tezgâhların başındaki kızların neredeyse hepsi bu yurtlardan gelmiştir.

Nansen, Arpaçay kıyısındaki yetim kampında
Fridtjof Nansen, Near East Relief'in Leninakan dışındaki Arpaçay yaz kampında yetim çocukların yemeğini tadıyor. Fotoğraf Haziran 1925'e aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: America (?) [according to Nasjonalbiblioteket] · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (No-nb bldsa 6d166.jpg)

Nansen, şehrin dışında Arpaçay kıyısındaki yaz kampını da ziyaret eder. Her çadırda 32 çocuk kalır; çocuklar ırmakta yüzer, açık havada uzun masalarda çorba ve ekmek yer. Nora Nercessian'ın "City of Orphans" kitabı üzerine yazılan bir incelemeye göre yetim sayısı 1 Ocak 1926'da 8.234'e inmiştir ve Seversky kışlası 15 Ekim 1926'ya kadar orduya geri verilmiştir. Deprem bundan bir hafta sonra gelir.

22 Ekim gecesi

NOAA'nın deprem kataloğu ana sarsıntıyı 22 Ekim 1926'da Greenwich saatiyle 19.59'a koyar. Büyüklüğü 5,9 (Mw), odak derinliği 15 kilometre olarak hesaplanır; en yüksek şiddet IX'dur. Vikipedi yerel saati 21.59 olarak verir. Ermeni sismolog V. H. Tataryan'ın aktardığı makrosismik verilere göre büyüklük 5,75, şiddet 8-9'dur.

Sarsıntı tek bir darbe değildir. Sovyet Bilimler Akademisi'nin heyetini yöneten jeolog Pyotr Lebedev, iki büyük sarsıntıdan söz eder. Leninakan'da parti komitesi binasının doğu duvarındaki kule saati ilk sarsıntıda durur. En büyük yıkımı yapan ikinci sarsıntıda bir odadaki sarkaçlı saat de durur ve 22.58'i gösterir. Bu saatler kataloglardaki saatle birebir örtüşmez.

Türkiye tarafında Kars valiliğinin Dahiliye Vekâleti'ne çektiği telgraf, sarsıntıların gece başlayıp sabaha kadar aralıklarla beş kez tekrarlandığını bildirir. Telgrafa göre güneyden gelen ilk iki sarsıntı hafiftir; hasar yapmaz, ama halkın evinden çıkmasına ve canını kurtarmasına fırsat verir.

Nansen de kitabına sonradan eklediği bir notta aynı şeyi yazar: küçük bir öncü sarsıntı halkı evlerinden çıkarmasaydı ölü sayısının çok daha yüksek olacağını belirtir. Sarsıntı Erivan'da, Tiflis'te, Batum'da, hatta Karadeniz kıyısındaki Soçi'de hissedilir, ama oralarda ciddi hasar olmaz.

Arpaçay'ın iki yakası

Lebedev'in raporuna göre deprem Arpaçay vadisinde olur; merkez üssü Leninakan'ın birkaç kilometre güneyindedir. Tataryan'ın kullandığı eş şiddet haritasında hasar alanı kuzeydoğuya doğru, Ahuryan boyunca uzanan diri fay yönünde uzanır.

Sovyet tarafında 44 köy hasar görür; bunlardan dokuzu tamamen yıkılır. Lebedev ölülerin çoğunun Leninakan'da değil, çevredeki köylerde olduğunu yazar.

Sınırın öbür yakasına Sovyet bilim insanları geçemez. Lebedev, Kars'taki Sovyet konsolosunun bildirdiğine göre Türkiye tarafında 20 kadar köyün yıkıldığını ve bu köylerin Sovyet köylerinden daha ağır hasar gördüğünü yazar. Nansen de notunda "Türk Ermenistanı" dediği bölgede geniş alanların harap olduğunu ekler.

Leninakan'da hasar

Şehirdeki hasarın büyüklüğü konusunda kaynaklar birbirini tutmaz. Lebedev'in raporuna göre Leninakan'daki taş binalarda büyük duvar çatlakları oluşur, sıvalar dökülür, ama binalar ayakta kalır. Nansen'in kitabındaki not ise çok daha karanlık bir tablo çizer: şehirdeki evlerin beşte dördünün ve otuz köyün yıkıldığını, 80 bin kişinin evsiz kaldığını yazar.

Nansen bu notu bölgeye gelmeden, gelen haberlere dayanarak yazar; Lebedev ise yerinde inceleme yapan heyetin başındadır. 40 bin nüfuslu bir şehir ve çevresi için 80 bin evsiz rakamı, şehrin tamamından fazlasını kapsar. Bu yüzden yerinde yapılan sayım daha güvenilir görünür.

Gümrü Kutsal Kurtarıcı Kilisesi
1926 depremini atlatan Gümrü Kutsal Kurtarıcı Kilisesi. Fotoğraf 2019'a aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Armenak Margarian · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Holy Saviour Church, Gyumri 2019-10-28.jpg)

Bazı yapılar gerçekten yıkılır. İngilizce Vikipedi, şehrin önemli binaları arasında Rum Ortodoks Aziz Yorgi Kilisesi'nin 1926 depreminde yıkıldığını kaydeder. Şehrin simgesi Surp Amenaprgiç (Kutsal Kurtarıcı) Kilisesi ise depremi atlatır. Bugün Kumayri adıyla korunan eski çarşı semtinin 19. yüzyıldan kalma binalarının neredeyse tamamı da 1926'yı ayakta geçirir.

Harıçavank Manastırı
Ana kilisesinin kubbesinde 1926 depreminde çatlak açılan Harıçavank Manastırı. Fotoğraf 2012'ye aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Armenak Margarian · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Harichavank Monastery 2012-01-08.jpg)

Hasar şehrin dışında, beklenmedik yerlerde de görülür. Tataryan'ın incelemesine göre Şirak bölgesindeki Harıçavank Manastırı'nın ana kilisesinde, 36 metrelik kubbenin tamamı ve güney duvar boyunca enine bir çatlak açılır. Haritaya göre orada şiddet yalnızca 5-6 olmalıdır; Tataryan bunu kaya zemin üzerindeki sert yapıda oluşan yankılanmaya bağlar.

Kızılçakçak köyleri

Türkiye tarafındaki yıkımı en ayrıntılı Kars valiliğinin telgrafları anlatır. Telgraflara göre sarsıntı vilayetin hemen her yerinde hissedilir, ama asıl yıkım Gümrü'nün karşısında, Alagöz'e bakan Arpaçay kazasının Kızılçakçak ve Başgedikler nahiyelerine bağlı 15 köydedir.

Valiliğin listesi köy köy hasarı sayar. Pirveli'nin, bugünkü Büyükpirveli'nin, 47 hanesinin 47'si de tamamen yıkılır. Kesimik'teki 28 hanenin tamamı yerle bir olur. Kızılçakçak'ın kendisinde 49 haneden 37'si tamamen, 10'u kısmen yıkılır. Büyükaküzüm'de 35 haneden 28'i, Balananlı'da 24 haneden 21'i, Küçük Ergine'de 32 haneden 27'si, Küçükaküzüm'de 10 hanenin tamamı yıkılır. Uzun Kilise'de, bugünkü Esenyayla'da, 21 ev kısmen yıkılır ve gümrük binası hasar görür.

Deprem Kars-Gümrü yolunu da 63. kilometrede bozar. Valilik yolu onarmak için fen memurları ve işçi gönderir. Evsiz kalanları barındırmak için civardaki boşaltılmış köylerde oturulabilir evleri tespit etmeye çalışır; halkın yiyeceği için Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nden, bugünkü Kızılay'dan, yardım ister.

Ankara ve Moskova

Dahiliye Vekâleti, listedeki köylerde resmî ve özel binaların hasar gördüğünü dikkate alarak Demiryolu Komiserliği'ne bir emir verir: insanların ve hayvanların geçici olarak barınması için 30 vagon Kızılçakçak'a gönderilecektir. Vekâlet, depremzedelerin öteki ihtiyaçları için de ilgili bakanlıklarla görüşür.

Sovyet tarafında SSCB Bilimler Akademisi, depremin sonuçlarını incelemek için jeolog P. İ. Lebedev başkanlığında bir heyet gönderir. Deprem Tiflis'teki Fizik Gözlemevi'nin ve Leningrad yakınındaki Pulkovo Gözlemevi'nin sismograflarına kaydedilmiştir. Rusça Vikipedi, Sovyet yönetiminin yıkımın giderilmesi için para ayırdığını belirtir; ancak bu yardımın tutarına ilişkin okunmuş bir kaynak yoktur.

Bölge sallanmaya devam eder. Lebedev'e göre hafif sarsıntılar yılbaşına kadar sürer.

Kaç kişi öldü

Ölü sayısı kaynaktan kaynağa değişir. Lebedev'in raporu Sovyet Ermenistanı'nda yaklaşık 300 ölü ve bir o kadar yaralı verir. Nansen'in notu bölgede 350 kadar ölüden ve 400 ağır yaralıdan söz eder. Türkiye'de Şahin ve Sipahioğlu'nun afet kitabına dayanan rakam 355 ölü ve 1.100 hasarlı binadır. Vikipedi 360, NOAA kataloğu 400 ölü verir.

Rakamların hangi tarafı kapsadığı da net değildir. Lebedev yalnız Sovyet tarafını sayar; Türk tarafı için ölü sayısı vermez. Kars valiliğinin telgrafları ise köy köy ev hasarını sayar, ama okunan çalışmada köylere göre ölü sayısı yer almaz. Türkçe Vikipedi ölülerin neredeyse tamamının Sovyet Ermenistanı'nda olduğunu yazar; ilk iki hafif sarsıntının Kars köylerinde halkı dışarı çıkardığı bilgisiyle bu uyumludur, ama kesin bir köy sayımı yoktur.

Bir de tarih karışıklığı vardır. Tekir'in aktardığı valilik telgrafı, depremin "bilinenin aksine" 31 Ekim'de değil, 22'yi 23 Ekim'e bağlayan gece olduğunu özellikle belirtir. Kimi kayıtlarda deprem yanlış tarihle geçmektedir.

Neyi değiştirdi

Lebedev'in raporu 9 Mart 1927'de akademisyen Levinson-Lessing tarafından Akademi'ye sunulur ve yayımlanır. Heyetin vardığı sonuç açıktır: deprem, yapıların ilkel niteliği ve depreme dayanıklı yapı kurallarına uyulmaması yüzünden Leninakan bölgesi için felakete dönüşmüştür. Heyet, Pulkovo'daki aletlerin sapmalarını 1908 Messina depremiyle karşılaştırır ve 1926 depreminin çok güçlü depremler arasında sayılamayacağını yazar. Sorun sarsıntının gücü değil, evlerin zayıflığıdır.

Türkiye tarafında Tekir, 1924 Erzurum, 1925 Ardahan ve 1926 Kızılçakçak depremlerinin savaş yıllarında zaten harap olmuş Erzurum-Kars-Sarıkamış-Ardahan hattını üst üste vurduğunu yazar. 1935'te Digor'da, 1936'da Kağızman'da yeni depremler gelir.

1926 depremi bilim için hâlâ bir ölçüttür. Tataryan, Ermeni kiliselerinin hasarına dayanan özel bir şiddet ölçeği geliştirirken 1926 Leninakan depremini seçer; bu depremin iyi incelenmiş eş şiddet haritası, tarihî depremlerin gücünü tahmin etmek için kullanılır. Ama asıl ders, 62 yıl sonra aynı şehirde, çok daha ağır biçimde tekrarlanır: 7 Aralık 1988 Spitak depreminde Leninakan'ın çok katlı binaları çöker. O depremin etkisiyle Akyaka'da da 546 bina yıkılır, 4 kişi ölür.

Bugün

Kumayri tarihî semtinde bir cadde
Gümrü'nün 1926 depremini büyük ölçüde ayakta atlatan Kumayri tarihî semtinde Civani Caddesi, 2017. Fotoğraf: Preacher lad · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Jivani Street, Kumayri historic district, Gyumri, 08.07.2017.jpg)

Leninakan, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra yeniden Gümrü adını alır. 2022 sayımında nüfusu 112.301 olan şehir, Ermenistan'ın ikinci büyük şehridir. 1926'yı ve büyük ölçüde 1988'i de atlatan Kumayri semtinde binden fazla tarihî bina korunuyor.

Kızılçakçak 1961'de Akyaka adını aldı, 1988'de ilçe oldu. Pirveli, Kesimik, Aküzüm gibi köyler bugün başka adlarla yaşıyor. Arpaçay boyunca uzanan Türkiye-Ermenistan sınırı kapalı; 1926'da yardım vagonlarının gittiği Kars-Gümrü hattının Akyaka tarafına bugün Kars'tan tren geliyor, ama sınırı geçmiyor. İki yakadaki köyler aynı fayın üzerinde, aynı depreme karşı birlikte duruyor.

Kaynaklar

  • Süleyman Tekir, "Kars ve Çevresinde Depremler (1924-1941)", History Studies, Prof. Dr. Enver Konukçu Armağanı, 2012 (Cumhuriyet Arşivi belgeleri, Kars valiliği telgrafları)
  • P. İ. Lebedev, "Ленинаканское землетрясение 22 октября 1926 г.", Известия АН СССР, 1927 (Rusça ve Ermenice Vikipedi'deki özetinden)
  • Fridtjof Nansen, Armenia and the Near East, Londra, 1928, s. 173-178 (Project Runeberg)
  • V. H. Tataryan, "Development of a special macroseismic scale based on the data of churches damaged by the 1926 Leninakan earthquake", Tiflis Devlet Üniversitesi, 2022
  • Nora Nercessian, City of Orphans üzerine kitap incelemesi, The Armenian Mirror-Spectator, 2017
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3296
  • Vikipedi (İngilizce, Türkçe, Rusça): 1926 Kars depremi, Gümrü, Akyaka, Kutsal Kurtarıcı Kilisesi, Kumayri tarihî semti, Ahuryan (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları