1924 Pasinler Depremi: Cumhuriyet'in İlk Yılında Yıkılan Köyler
13 Eylül 1924'te 6,8 büyüklüğündeki deprem Erzurum'un Pasinler ovasında Hasankale ve Horasan köylerini yıktı; valilik iki yüzü aşkın ölü ve 3.787 yıkık ev saydı. Gezisini yarıda bırakan Gazi Mustafa Kemal'in bölgeye yolculuğu, kış gelmeden kurulan barınaklar ve tutmayan ölü sayıları: arşiv belgeleri ve dönemin gazetelerinden belgesel anlatım.
13 Eylül 1924, Cumartesi. Cumhuriyet bir yaşına girmek üzere. Erzurum'un doğusunda, Aras'ın yukarı vadisindeki Pasinler ovasında tarlalardaki tahıl henüz ambarlara girmemiş, kış yaklaşıyor. Bu ova dört ay içinde iki kez sallanmış; yıkılan evlerin bir kısmı daha yeni onarılıyor. İkindiyi biraz geçe yer bir dakika boyunca sarsılıyor. Taş evlerden oluşan köyler çöküyor. Haber, dört gün sonra Karadeniz kıyısında gezide olan Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal'e ulaşıyor.
Depremden önce
Erzurum 1924'te savaştan yeni çıkmış bir şehirdir. Birinci Dünya Savaşı'nda Rus işgalini, ardından yılları süren yokluğu yaşamış, çevresinde çok sayıda göçmen aile barınmaktadır. Devlet aynı yıl savaş yaralarını sarmak için Erzurum'a 50 bin liralık ödenek ayırmıştır.

Şehrin 40 kilometre kadar doğusundaki Pasinler, o günlerde daha çok eski adıyla, Hasankale diye anılır. Kasabanın üstünde bir kale yükselir; Aras Nehri ovanın içinden akar. Bugünkü Horasan ve Köprüköy de o zaman Pasinler kazasına bağlıdır.
Bölge bu yıl hiç rahat yüzü görmemiştir. 13 Mayıs 1924'te Horasan ve çevresinde bir deprem olur; kimse ölmez ama iki yüzden fazla ev yıkılır, erzak ve eşya mahvolur. Hükümet kararnamelerle yardım gönderir, köylerde evler yeniden yapılmaya başlanır. 6 Eylül'de yer yeniden sallanır: etkilenen 18 köyün çoğu tamamen yıkılır, üç kız çocuğu ölür, sekiz kişi yaralanır. Yapımı süren evlerin bir kısmı da yeniden çöker. Araştırmacılara göre Erzurum ve çevresi 995 ile 1924 arasında elliden fazla depremle sarsılmıştır.
İkindiyi biraz geçe
Asıl deprem, ikincisinden tam bir hafta sonra, 13 Eylül 1924'te gelir. Dönemin belgelerinde saat "alaturka 10.30", yani ikindiyi biraz geçe diye kayıtlıdır. Uluslararası kataloglar Greenwich saatiyle 14.34'ü verir; bu, o günkü Türkiye saatiyle 16.34'e denk gelir. Büyüklüğü 6,8 ile 6,9 arasında hesaplanır. Sarsıntı bir dakika kadar sürer.
Merkez, önceki iki depremle aynı yerdir: Pasinler kazası, Horasan ve Aras nahiyeleri. Ama bu kez etkilenen alan çok daha geniştir. Erzurum şehir merkezi, Hınıs, Narman, Tortum, Sarıkamış ve Ardahan sarsıntıyı güçlü biçimde hisseder. Kars vilayetinde 13 köyde evler zarar görür. Yerleşim yerlerinin dışında demiryolu hattı da hasar görür.
O gün 11 yaşında olan Zeki Başar, yıllar sonra o anı anlatır. Tarihçi İbrahim Ethem Atnur'un aktardığına göre Başar, sarsıntının "duvarlarda taş, tandırlarda aş" bırakmadığını söyler. Evler yıkılmış, enkazın altında kalanlar az olmamıştır. Mezarlıklarda toprak öyle yarılmıştır ki eski kemikler yüzeye çıkmıştır. Başar'a göre o gün paniğe kapılmayan kimse kalmamıştır.
Taş üstünde taş kalmayan köyler
İlk raporlar Erzurum Valisi Zühtü Bey'den (Durukan) gelir. Vilayetin ilk telgrafına göre şehirde minareler yıkılmış, 25 kadar evin duvarı çatlamış, bir kız çocuğu ölmüştür. Horasan'da 11 köy tamamen yerle bir olmuş, 44 kişi hayatını kaybetmiştir. Karayazı'da iki ölü vardır; evler oturulamayacak hâldedir.
Vali 17 Eylül'de Hilal-i Ahmer'e, bugünkü Kızılay'a yazar. Mektubunda Velibaba nahiyesine bağlı Mindivan, Bozviran, Komasor ve Çamurlu köyleri ile Zanzak nahiyesinin Zars köyünün "taş üzerinde taş kalmamak üzere" yıkıldığını, bütün hayvanların ve eşyanın yok olduğunu bildirir. Bu köylerde 126 kişi ölmüş, çok sayıda yaralı vardır. Enkazdan kurtulanlar yağmurun altında açıkta beklemektedir. Vali, altı köydeki 250 haneye hemen 250 çadır, yiyecek ve giyecek ister.
Validen başka bir ayrıntı da dikkat çeker: bu köylerin halkı savaş yıllarında göç etmemiş, evini bırakmamıştır. Komşu köylerdeki halk da yoksuldur ama elindekiyle yardım etmeye çalışır. İlk yardım böyle, yerel olarak başlar.
Deprem haberi İstanbul'a ertesi gün ulaşır. Varlık gazetesi 14 Eylül'de hasar gören bölgeleri, ölüleri, yıkılan evleri ve demiryolundaki onarımı yazar. Yabancı ajanslar da Moskova ve İstanbul üzerinden gelen haberlerle seksen köyün etkilendiğini, yıkılan evlerde iki yüzden fazla kişinin öldüğünü duyurur.
Haber Trabzon'da

Deprem olduğunda Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, 29 Ağustos'ta Ankara'dan başladığı 51 günlük bir yurt gezisindedir. Yanında eşi Latife Hanım, milletvekilleri Salih Bozok, Hamdullah Suphi, Kılıç Ali, Rauf Benli, Genel Sekreter Tevfik Bıyıklıoğlu ve muhafız alayı komutanı İsmail Hakkı Tekçe vardır. Dumlupınar ve Bursa'dan sonra Hamidiye zırhlısıyla Karadeniz'e açılmış, 15 Eylül'de saat 11'de Trabzon'a gelmiştir.
Depremi Trabzon'da ajans telgraflarından öğrenir. Kaynaklar bu gün için 15 ve 16 Eylül tarihlerini verir. Hemen Erzurum Valiliği'ne ve Belediye Başkanlığı'na bir telgraf çeker, büyük bir üzüntüyle haber aldığını yazar, zararın derecesinin bildirilmesini ister. Erzurum Belediye Başkanı Nafiz Bey (Dumlu, bazı kaynaklarda Nazif), belediye ve il encümeni üyeleriyle birlikte cevap verir: teşekkür eder ve Gazi'yi Erzurum'a davet eder. Vali Zühtü Bey de depremin saatini, yıkılan evleri ve minareleri, ölüleri, köprüleri ve demiryolunu anlatan 12 maddelik bir rapor gönderir.
Mustafa Kemal gezinin geri kalanını iptal eder. Erzurum'a gönderdiği ikinci telgrafta Karadeniz ve Akdeniz kıyılarındaki geziyi yarıda bıraktığını yazar. Trabzon-Erzurum yolu otomobil geçecek durumda değildir, Trabzon'da kullanılabilecek otomobil de yoktur; bu yüzden başka bir yoldan geleceğini bildirir. Telgrafı, Erzurumlulara uğradıkları felaket için "içimin kan ağladığını" iletmelerini isteyerek bitirir.
Ankara'da da hükümet harekete geçer. 17 Eylül'de çıkan 879 sayılı kararnameyle Erzurum'a 40 bin liralık ek ödenek ayrılır; kararname için Gazi'nin onayı Rize'de alınır. Ziraat Bankası, bütün şubelerinde depremzedeler için bağışı ücretsiz kabul edeceğini, çiftçilere iki yıl vadeli kredi açacağını ve vadesi gelen borçları erteleyeceğini duyurur.
Samsun'dan Erzurum'a
Gazi ve heyeti Rize, Giresun ve Ordu'dan sonra 20 Eylül'de Samsun'a varır. Erzurum'a kara yolundan gidilecektir; otomobiller Ankara'dan Samsun'a getirtilir. 24 Eylül akşamı yola çıkılır: Amasya, Tokat, Sivas, Refahiye. Heyet 28 Eylül'de Erzincan'a ulaşır, bir gün orada kalır. 30 Eylül sabahı saat sekizde Erzincan'dan çıkılır.
Akşama doğru Ilıca'ya varan heyeti yol boyunca atlı ve yaya halk, esnaf cemiyetleri, memurlar ve askerler karşılar. Şehrin girişinde, İstanbul Kapı'da toplar atılır, kurbanlar kesilir. Gazi kendisi için hazırlanan arabayla Hükümet Konağı'na gelir.

Belediye Başkanı Nafiz Bey, yeni açılan ana caddeye Gazi'nin adını vermek istediklerini söyler. Mustafa Kemal'in cevabı birçok kaynakta aynı sözlerle aktarılır: "Ben faniyim, ama Cumhuriyetimiz ebediyen yaşayacaktır." Cadde Cumhuriyet adıyla açılır. Akşam belediyenin verdiği yemekte Erkek Muallim Mektebi Müdürü Cemal Bey (Gültekin) şehir adına konuşur. Gazi cevabında Trabzon'da haberi alır almaz felaketzedelerle dertleşmenin en büyük isteği olduğunu, Erzurum'daki sarsıntıdan bütün milletin etkilendiğini söyler ve ekler: "Mümkün olan her şey yapılacak."
1 Ekim'de Valilikte, Vali Zühtü Bey başkanlığında kurulan Hareket-i Arz Felaketzedeganı Komisyonu ile toplanır. Aynı gün kendisi on bin, Latife Hanım on bin lira bağışlar; yanındaki milletvekilleri, başkâtip, yaverler ve muhafız komutanı da yüz liradan üç yüz liraya kadar katkıda bulunur.
Hasankale'de harabeler arasında
2 Ekim sabahı saat sekizde Gazi, maiyeti ve kolordu komutanlarıyla otomobillerle Erzurum'dan çıkar. İlk durak Hasankale'dir. Kasaba halkı onu kurbanlarla karşılar. Gazi hasarı ve kıştan önce acilen yapılması gerekenleri halktan dinler.
Oradan depremin yerle bir ettiği köylere geçer: Köprüköy, Yağan, Emrekom, Mindivan, Komasor ve Döllek. Valinin raporunda adı geçen köylerin bir kısmı bunlardır. Anadolu Ajansı bu ziyareti basına şöyle duyurur: köylülerle Gazi'nin harabeler arasında dertleşmesi "pek samimi ve pek hazin" olmuştur. Ajansa göre köylüler, Cumhurbaşkanı'nı aralarında görünce dertlerini unuttuklarını ağlayarak anlatır.
Gazi'yi en çok kızdıran şeylerden biri doktor eksikliğidir. Tarihçilerin aktardığına göre, doktoru olmayan ilçelere hemen doktor, sağlık personeli ve ilaç gönderilmesini sert bir telgrafla emreder.
Aynı gün Başvekil İsmet Paşa'ya telgraf çeker: gönderilen 110 bin liradan 70 bini kalmıştır, şimdilik 50 bin lira daha istenir. Bakanlar Kurulu ek ödeneği aynı gün onaylar. 3 Ekim'de Gazi, depremzedeler yararına düzenlenen at yarışlarını ve cirit oyunlarını izler, yardım komisyonu toplantısına başkanlık eder.
4 Ekim'de Sarıkamış'a gider, yol boyundaki hasarlı köylere uğrar. 6 Ekim'de trenle Kars'a geçer, Ardahan ve Kağızman'dan gelen heyetleri dinler, akşam Sarıkamış'a döner. 8 Ekim'de yeniden Erzurum'dadır; 9 Ekim'de Muş ve Bitlis heyetlerini kabul eder. 10 Ekim sabahı Erzincan'a doğru yola çıkar. Gazi'nin deprem bölgesindeki ziyareti on bir gün sürmüştür. Bu, Erzurum'a Cumhurbaşkanı olarak yaptığı ilk ve son ziyarettir.
Kış gelmeden
Erzurum'da en büyük düşman soğuktur. Şehir 1.900 metreyi aşan bir yükseklikte kuruludur ve eylül, kışın kapıda olduğu anlamına gelir. Gazi'nin başkanlık ettiği toplantının kararları 4 Ekim'de Bakanlar Kurulu'nda aynen kabul edilir. Kışa bir buçuk ay kalmıştır; insanların ve hayvanların barınağı bu sürede bitmelidir.
Kararnameye göre komisyonun emrine en az bin kişilik bir askerî kuvvet ve üç istihkâm bölüğü verilir. En büyük sorun kerestedir. Gazi önce Trabzon'da bir Yunan gemisinden el konan tahtaların gönderilmesini ister, ancak nakil yapılamaz. Kereste Sarıkamış ormanlarından kesilir ve Şark Şimendiferleri'nin trenleriyle taşınır; taşıma ücreti peşin alınmaz. Oltu, Trabzon ve Gümüşhane'den de tahta getirilir. Komisyon her on günde bir Ankara'ya rapor verecektir.
Köylünün tarlada kalan tahılı jandarma korumasına alınır; köyünü terk edenlerin zahiresi ilçe merkezlerindeki ambarlarda saklanır. Hasarlı kazalardaki memurlara üç taksitle geri alınmak üzere birer maaş avans verilir.
Hilal-i Ahmer ilk etapta bin battaniye, çadır, çamaşır, çorap ve avcı yeleği gönderir; Trabzon'daki 10 bin liralık eşyası da Erzurum'a yollanır. 25 Eylül'e kadar bölgeye 50 kişilik 50 çadır, 100 İngiliz çadırı, biner battaniye ve iç çamaşırı, gömlekler, elbiseler ve ilaç ulaşır. Cemiyetin 1924 hesaplarında Erzurum depremzedeleri için harcanan para 19.510 lira olarak geçer.
Basın da kampanyaya katılır. Cumhuriyet gazetesi 20 Eylül'de bir bağış defteri açar ve okurlarına "Manzara çok fecidir, yardım ediniz" diye seslenir. İlk büyük bağış 20 bin lirayla İstanbul Belediyesi'nden gelir. Resimli Ay ve Resimli Hafta dergileri 2.500, Ordu halkı bin lira toplar.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Gustave Ador 21 Eylül'de Hilal-i Ahmer'e telgraf çeker; komite 1 Ekim'de Cenevre'den bütün ulusal kızılhaç derneklerine yardım çağrısı yapar. Fransa 50 bin frank gönderir, Fransa Cumhurbaşkanı Gaston Doumergue Gazi'ye başsağlığı telgrafı çeker. Japon, Sırp-Hırvat-Sloven, Brezilya, Estonya ve Ukrayna kızılhaçları ile Sovyet temsilcilikleri de para gönderir. Basına göre eski Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa da 50 bin lira bağışlar.
Kaynaklara göre depremzedeler için yapılan evler kış bastırmadan sahiplerine teslim edilir.
Kaç kişi öldü
Ölü sayısı hakkında kaynaklar birbirini tutmaz. En ayrıntılı belge, Erzurum Valiliği'nin 16 Ekim 1924'te Başvekâlet'e çektiği telgraftır. Telgraf ölüleri nahiye nahiye sayar: Pasinler merkezde 38, Velibaba'da (Aras) 62, Karayazı'da 63, Horasan'da 47, Hınıs'ın Söylemez nahiyesinde 2, Narman'da 1, Erzurum merkezde 1. Bu rakamların toplamı 214'tür; telgrafın kendisi ise toplamı 212 olarak verir. Aynı belgeye göre 3.787 ev tamamen yıkılmış, 2.514 ev kısmen harap olmuş, 1.119 hayvan telef olmuştur.
Başka rakamlar da vardır. Kızılhaç'ın 1 Ekim çağrısı 202 ölüden, 3.878 yıkık evden ve 25 bin evsizden söz eder. Rüştü Paşa'nın ilk günlerde gazetecilere verdiği bilgiye göre yalnız Pasinler'de 210 kişi ölmüştür. 1999 tarihli bir TBMM araştırma komisyonu raporu 310 ölü ve 4.300 hasarlı bina verir.
Uluslararası kataloglarda ise rakam çok daha düşüktür: ABD'nin NOAA veritabanı ve onu izleyen kaynaklar 60 ölü ve 380 hasarlı bina yazar. Bu rakam, dönemin resmî yazışmalarında nahiye nahiye sayılan iki yüzü aşkın ölünün çok altında kalır; aynı veritabanının kendi notlarında da 200 ölüden söz eden kayıtlar vardır.
Neyi değiştirdi
1924 Pasinler depremi, Cumhuriyet'in ilk büyük afetidir. Devletin başı gezisini bırakıp bölgeye gitmiş, yıkılan köyleri tek tek dolaşmış, yardım komisyonunun toplantısına bizzat başkanlık etmiştir. Askerin, demiryolunun, Ziraat Bankası'nın ve Hilal-i Ahmer'in tek bir komisyonun çevresinde çalıştığı, her on günde Ankara'ya rapor verildiği bir düzen kurulmuştur.
Deprem ulaşımın ne kadar yetersiz olduğunu da gösterdi. Cumhurbaşkanı Trabzon'dan Erzurum'a otomobille gidememiş, Samsun'dan altı günde gelmiştir. Gazi Erzurum'daki konuşmasında, doğuyu batıya bağlayacak demiryolunun Erzurum'a kadar getirileceğine söz verdi. Erzurum Garı on beş yıl sonra, 20 Ekim 1939'da hizmete girdi.
Ama köylerin yapılış biçimi değişmedi. Aydın ve Ergün'ün çalışması, Erzurum'da 1900'den bu yana yaşanan depremlerdeki kayıpların, binaların depreme dayanıklı yapılmadığını açıkça gösterdiğini yazar.
Bugün

Pasinler bugün Erzurum'un bir ilçesidir; 2022'de nüfusu 27 bin civarındadır. Hasankale adı, kasabanın üstündeki kalede yaşar. Aras yine ovanın içinden akar; ilçe kaplıcaları, maden suları ve patatesiyle bilinir. 1924'te Pasinler'e bağlı olan Horasan 1953'te, Köprüköy 1990'da ayrı ilçe olur.
Ova sonraki on yıllarda da sallanmaya devam etti. Deprem kayıtlarına göre 1952'de Pasinler'de 133 kişi, 1983'te Horasan ve Narman'da binden fazla kişi öldü. Erzurum'da Gazi'nin adını vermek istemediği cadde bugün de şehrin ana caddesidir ve Cumhuriyet adını taşır.
Kaynaklar
- Nurhan Aydın, Elif Ergün, "1924 Erzurum Depremi ve Gazi Mustafa Kemal Paşa", Tarih ve Günce, I/2, 2018, s. 145-168 (Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, Kızılay Arşivi ve İ. E. Atnur'un "Reis-i Cumhur'un Doğu İncelemeleri" kitabından aktarımlarla)
- Hüseyin Kalemli, "1924 Erzurum Depreminde Yurtdışından Yapılan Yardımlar", Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 14 (2), 2010, s. 201-219 (Cumhuriyet ve Tanin gazetelerinin Eylül-Ekim 1924 sayılarından aktarımlarla)
- Sinan Meydan, "Deprem ve Reisicumhur", Sözcü, 3 Şubat 2020
- Ahmet Gürel, "Gazi Erzurum ve Kars depreminde", Cumhuriyet, 13 Şubat 2023
- Webtekno, Cumhuriyet'in ilk yılında yaşanan Erzurum depremi üzerine derleme (Erzurum Valiliği telgrafı)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 3252
- Vikipedi (Türkçe ve İngilizce), 1924 Pasinler depremi, Pasinler, Erzurum Garı (başlangıç kaynağı)
