İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1899 Menderes Depremi: Hasat Gecesi Yıkılan Ova

20 Eylül 1899 sabahı Büyük Menderes vadisini sarsan deprem Sarayköy ve Yenipazar'ı baştan sona, Nazilli'nin eski çarşısını ve Denizli'nin yarısından fazlasını yıktı. Ölü sayısı Osmanlı belgelerinde 750, yabancı basında 1.500 civarı; halkın hasat için bağlarda yatması daha büyük bir kaybı önledi. II. Abdülhamid'in İane Komisyonu, İzmir'in dört cemaat komisyonu ve beş ayda yapılan 5.598 ev: arşiv, konsolosluk raporu ve dönemin gazetelerinden belgesel anlatım.

DepremleYasam 14 dk okuma

19 Eylül 1899 akşamı, Büyük Menderes vadisi. Bağ bozumu ve incir toplama zamanı; köylülerin çoğu geceyi evlerinde değil, bağlarda ve tarlalarda geçiriyor. Akşamdan beri yer arada bir kıpırdıyor. Sabaha karşı saat dördü biraz geçe Aydın'dan Denizli'ye uzanan ova sarsılıyor. Sarayköy ve Yenipazar baştan sona yıkılıyor, Nazilli'nin eski çarşısı çöküyor, binlerce aile ağaç altında kalıyor. Kaç kişinin öldüğü bugün bile kesin bilinmiyor.

Depremden önce

Nazilli'den ovaya bakış
Nazilli'den Büyük Menderes ovasına bakış. Fotoğraf 2022 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Erdalkara · CC0, Wikimedia Commons (Nazilli-tepeden-ovaya-20221023 163238.jpg)

1899'da Büyük Menderes vadisi, Osmanlı'nın Aydın vilayetine bağlıdır. Vilayet merkezi İzmir'dir; Aydın ve Denizli birer sancak merkezidir. İzmir'den gelen demiryolu Aydın'dan sonra ovanın içinden doğuya, Çal ve Denizli yönüne ilerler; Köşk, Kuyucak, Ortakçı ve Çamlı bu hattın yakınındadır. Nazilli'de Forbes ailesinin meyan kökü fabrikası, Aydın'da Atkinson'ın makine fabrikası vardır. Ovanın köy ve kasabalarında yaşayanların çoğu Müslümandır; Aydın'da kiliseler ve sinagoglar da vardır.

Ova, kuzeyindeki dağlardan ayıran büyük bir fayın eteğinde uzanır. Bölge bu fayın ne yapabileceğini çok kez görmüştür. 1653'te Aydın'dan Denizli'ye kadar uzanan bir deprem, Ambraseys ve Finkel'in derlediği kayıtlara göre yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne yol açmıştır. Denizli çevresinde milattan sonra 60 yılından bu yana en az sekiz yıkıcı deprem kaydedilmiştir. Daha dört yıl önce, 1895'te Aydın yine sarsılmıştır.

Eylül ortası, ovada yılın en yoğun zamanıdır. Üzüm kesilmekte, incir toplanmaktadır. Aileler hasat boyunca bağlarda, tarlalarda yatıp kalkar. İzmir gazetesi Ahenk'e göre yer, 19 Eylül Salı akşamı küçük sarsıntılarla kıpırdamaya başlar ve bunlar gece boyunca aralıklarla sürer.

Sabaha karşı 03.50

20 Eylül Çarşamba sabahı ana sarsıntı gelir. İzmir'deki Fransız Sacré-Coeur okulunda bulunan Agamemnon adlı sismograf depremi kaydeder; kayıt Atina Rasathanesi'nin müdürüne incelenmek üzere gönderilir. Ahenk'in 11 Ekim'de yayımladığı değerlendirmeye göre hareket alafranga saatle 03.47'yi on bir saniye geçe hafifçe başlar. Ardından giderek şiddetlenen sarsıntılar gelir; en güçlüsü 03.50'dedir. Daha hafif sarsıntılar saat 04.01'e kadar sürer. İstanbul gazetesi Tercüman-ı Hakikat ana sarsıntının yaklaşık 40 saniye sürdüğünü yazar. Bugünkü NOAA kataloğu depremi Greenwich saatiyle 02.12'ye koyar.

Büyüklük için tek bir rakam yoktur. NOAA yüzey dalgası büyüklüğünü 6,7 olarak verir; farklı çalışmaların hesapları 6,5 ile 7,1 arasında değişir. Şiddet IX olarak değerlendirilir. Fay Aydın ile Kuyucak arasında yaklaşık 50 kilometre boyunca yüzeye çıkar; düşey atım yer yer 3 metreyi bulur, Sarayköy yakınında 2 metre ölçülür. Nicholas Ambraseys kırılma uzunluğunu 70 kilometre olarak ölçer. Sarsıntı Trakya'dan, Marmara'dan, Eskişehir'den ve Rodos'tan hissedilir.

2013'te Ocakoğlu ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışma, dönemin gazetelerindeki hasar ve yardım kayıtlarını haritaya döker ve birbirinden ayrı iki yıkım bölgesi bulur: biri ovanın ortasında Yenipazar'da, diğeri doğuda Ortakçı'da. Araştırmacılar Ortakçı'nın batısında açtıkları hendekte 180 santimlik bir düşey atım görür. Vardıkları sonuç, 1899 depreminin art arda gelen iki ana sarsıntıdan oluşmuş olabileceğidir.

Bağlarda uyuyanlar

Ev başına düşen yıkıma bakıldığında, ölü sayısı beklenenden azdır. Bunun nedeni hasattır. Tercüman-ı Hakikat 28 Eylül'de, bağ bozumu ve incir zamanı olduğu için halkın çoğunun evlerinin dışında, bağlarda ve tarlalarda bulunduğunu yazar. Almanya'nın İzmir Konsolosluğu'nun raporu da aynı şeyi söyler: ölü sayısının yüksek olmamasının en büyük nedeni "halkın tarlalarda bulunmasıdır."

Yıkılan kasabalar

Gün ağardığında tablo ovanın doğusunda en ağırdır. Denizli'de evlerin yüzde 55'i tamamen yıkılmıştır. Nazilli'nin eski kısmı bütünüyle çökmüştür; Forbes'un meyan kökü fabrikası ve bütün resmî binalar da yıkılanlar arasındadır. Yeni mahallelerde evlerin yarısı harabedir. NOAA'nın aktardığı kayıtlar Nazilli'de sarsıntının ardından yangın çıktığını yazar; Tercüman-ı Hakikat ise 24 Eylül'de yangının kısa sürede söndürüldüğünü bildirir. Sarayköy'de sarsıntıya dayanan az sayıdaki ev de yangında yok olur.

Aydın'da yıkım daha çok Türk mahallelerindedir. Birkaç yüz ev çöker, Ulu Cami'nin iki minaresi yıkılır, Atkinson fabrikasının bacası devrilir, bazı kiliseler ve sinagoglar zarar görür. Ramazan Paşa, Kozdibi ve Abacıoğlu camileri de hasar görenler arasındadır. Nazilli'de adliye binası ve hapishane yıkıldığı için mahkûmlar Aydın'a taşınır.

Demiryolu da ağır hasar alır. Aydın'ın doğusunda dolgular kayar, raylar yer yer 2 metre havada asılı kalır. Sarayköy yakınında Balıkdere, Gemelli ve Karataş'taki köprüler zarar görür. Sarsıntı birçok heyelanı tetikler; kayıtlara göre bunlardan biri Ortakçı'yı yıkar. Koçarlı, Şahinli ve Cellat çevresinde zemin sıvılaşır. New York Times 3 Ekim'de yerden çıkan kara çamurlu suyun bin koyunluk bir sürüyü telef ettiğini yazar.

Sarsıntı vadinin dışında da hasar bırakır. Tire'de ve Salihli'de ikişer minare yıkılır, Söke'de Bizans'tan kalma bir köprü çöker, Manisa'daki Rum kilisesinin bir bölümü yıkılır.

Kopan teller, tutmayan rakamlar

Kuyucak ve Gemelli'nin doğusunda telgraf direkleri devrilmiştir. Aydın'ın doğusuyla bağlantı kesilir; vilayet ilk günlerde neyin ne kadar yıkıldığını öğrenemez. Valiliğin raporları bu yüzden her gün değişir. 22 Eylül'deki ilk rapor ölü ve yaralıların toplamını bin olarak verir. 26 Eylül'de Ahenk'te yayımlanan valilik raporunda 724 ölü, 738 yaralı ve 12.932 yıkık ev vardır: Aydın'da 350, Köşk, Sultanhisar, Atça ve Nazilli'de 2.052, Kuyucak ve Ortakçı'da 2.931, Sarayköy'de 720.

Ekim başındaki Osmanlı arşiv belgelerinde rakamlar yine değişir. Bir belgede Karacasu'dan ve Denizli köylerinin çoğundan hâlâ haber alınamadığı belirtilir; 9.243 ev yıkılmış, 706 kişi ölmüş, 610 kişi yaralanmıştır. Sarayköy ile Yenipazar kasabaları tamamen yıkılmıştır ve halk ağaçların altında yaşayıp çadır istemektedir. Bir sonraki raporda yıkılan bina sayısı 14.514'e, ölü sayısı 749'a çıkar. Evsiz kalanlar 80 bin kişi olarak hesaplanır.

Yabancı basın da kendi rakamlarını yazar. Washington Post 21 Eylül'de Menderes vadisinde yüzlerce kişinin öldüğünü bildirir. New York Times 25 Eylül'de 200'den fazla ölüden, 29 Eylül'de bin ölüden söz eder. Manchester Guardian 3 Ekim'de ölü sayısını yaklaşık 1.500 olarak verir; Washington Post aynı gün yalnız Sarayköy'de ve Denizli'de 500'er kişinin öldüğünü yazar.

Almanya'nın İzmir Konsolosluğu'ndan Galli imzasıyla 12 Ekim'de hazırlanan rapor 1.050 ölü, 800 yaralı ve 16.136 yıkık ev sayar. Rapora göre enkaz altında 600 ölü daha olabilir. Bugünkü NOAA kataloğu 1.117 ölü, 7.126 yıkık ve 8.756 hasarlı ev kaydeder; bazı derlemeler ölü sayısını 1.470'e kadar çıkarır. Osmanlı resmî belgelerindeki yaklaşık 750 ölü ile 1.500'e yaklaşan yabancı tahminler arasındaki fark kapanmamıştır.

İzmirli fotoğrafçının yolculuğu

Konsolosluk raporunu öbür kaynaklardan ayıran, ekindeki 18 fotoğraftır. Bunları İzmir'de Frenk Sokağı'ndaki Aliotti Pasajı'nda dükkânı olan fotoğrafçı Friedrich Wilhelm Krabow çeker. Krabow depremin hemen ardından Aydın'a gider, oradan Nazilli, Ortakçı ve Sarayköy üzerinden Denizli'ye ulaşır.

Aydın'da Küpeli Sokağı'nı, depremzedeler için kurulan çadırları ve yıkılmış bir konağı fotoğraflar. Nazilli'de Yahyaoğlu Sokağı, Ağa Camii ve Forbes fabrikasının enkazı, Sarayköy'de Türbe, Eski, Orta ve Aşağı mahalleler, Minare Camii, St. George Kilisesi ve pazaryeri onun makinesine girer. Denizli'de Dükkân Mahallesi'ni ve yıkılmış bir camiyi çeker. Tarihçi Zafer Atar, konsolosluktan kimsenin bölgeye gittiğine dair kayıt bulamaz. Raporun büyük olasılıkla Krabow'un gözlemlerine ve Osmanlı resmî bilgilerine dayandığını düşünür.

Sultanın bağışı

Sultan II. Abdülhamid
Sultan II. Abdülhamid'in portresi. Deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Unknown authorUnknown author · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Ahamid.jpg)

1899'da Osmanlı Devleti'nin afetlerle uğraşan kalıcı bir kurumu yoktur. II. Abdülhamid döneminde her büyük felaketten sonra yardım komisyonu kurulur, ülke çapında bağış toplanır. Haber İstanbul'a ulaşınca da öyle yapılır. Sultan kendi kesesinden önce 1.000, sonra 4.000 lira bağışlar. Bir iradeyle İstanbul Şehremaneti bünyesinde bir İane Komisyonu kurulur. Başkanı Şehremini Halil Bey'dir; komisyon ilk toplantısını 26 Eylül'de yapar.

Komisyon bağış karşılığında verilecek iane biletleri bastırır ve vilayetlere ne kadar toplayabileceklerini sorar. Hicaz 500 bin, Trabzon 300 bin, Selanik 200 bin, Trablus, Şam ve Manastır 100'er bin kuruşluk bilet ister. Kampanyanın sonunda 4.521.064 kuruş toplanır. Daha önce camilerin onarımı için toplanmış 330 bin kuruş da Aydın Valiliği'ne gönderilir. Acil ihtiyaçlar için Ziraat Bankası'ndan ve vilayet gelirlerinden 30 bin liralık kaynak ayrılır.

Yeniden yapım için 100 bin liraya ihtiyaç olduğu hesaplanır. Meclis-i Mahsusa 27 Eylül'de İzmir gümrüğündeki yüzde 8'lik vergiyi bir yıllığına yüzde 11'e çıkarmayı kararlaştırır; bundan 56 bin lira beklenir. Ama Osmanlı ekonomisinde söz sahibi büyük devletlerden yalnız Amerika bu artışa onay verir, plan uygulanamaz.

Doktorlar ve çadırlar

İkdam'ın 22 Eylül tarihli haberine göre İstanbul'dan doktor ve çadır sevkiyatı hemen başlar. Mekteb-i Tıbbiye'den Mirliva Doktor Osman Paşa başkanlığında askerî doktorlar, cerrahlar ve eczacılardan oluşan bir heyet, 31 sandık tıbbi malzemeyle 21 Eylül akşamı Girid vapuruyla İzmir'e yola çıkar. İzmir'den on rahibe ilk trenle Aydın'a gider. İzmirli Doktor Daskalaki, bütün masrafları kendisi karşılamak koşuluyla bölgeye gitmek için valilikten izin alır.

Aydın Valiliği barakaların kısa sürede yapılamayacağını, geri verilmek koşuluyla 5 bin çadıra ihtiyaç olduğunu yazar. Menemen, Turgutlu, Akhisar, Alaşehir, Kuşadası ve Ödemiş'teki askerî depolardan çadır gönderilir.

İzmir'de Vali Kâmil Paşa başkanlığında beş ayrı komisyon kurulur: Müslümanların, Rumların, Ermenilerin ve Musevilerin bağışlarını toplayan dört heyet ile yabancıların yardımını düzenleyen bir heyet. Alman raporuna göre yurtdışından gelen yardım valiliğin gönderdiğinin üç katıdır, ama yine de yetmez.

Erken gelen kış

O yıl yağmurlar erken başlar. Ahenk 11 Ekim'de, deprem haberlerinin hemen altına "Müjde Kış Geldi" başlıklı bir haber koyar: İzmir'de bütün gün yağmur yağmış, gece poyrazla soğuk bastırmıştır. Ağaç altında ve çadırda yaşayan on binlerce kişi için bu haber müjde değildir.

İzmir'deki Anglo-Amerikan yardım komitesinin başkanı Wallace H. Turell, 3 Ekim'de Manchester Guardian'a bir mektup yazar; mektup 10 Ekim'de yayımlanır. Turell yiyeceğin, sağlık hizmetinin ve barınağın olmadığını, yaralılar arasında kangrenin yayıldığını anlatır. Bazı yaralılar at arabalarıyla kilometrelerce taşınarak İzmir'deki hastaneye ulaştırılmıştır. Turell, Atar'ın çevirisiyle, insanların hâlinin "tarif edilemez boyutta" olduğunu yazar.

Beş ayda 5.598 ev

Yeniden yapılanma ekim ortasında başlar. İstanbul, Şura-yı Devlet üyesi Asım Bey'i iskân işlerini yerinde izlemek üzere Aydın'a gönderir. Vilayet başmühendisi Varanofski yıkılan ve hasar gören binaları tespit eder. "Seyyar müfettişlik" adı verilen bir heyet, depremzedelerin barakalara yerleşmesini hızlandırmakla görevlendirilir.

Evlerin ölçüsünü İstanbul'daki komisyon belirler. Beş kişilik bir ev 6 arşına 5 arşın, yani yaklaşık 4,5 metreye 3,8 metre olacaktır; yedi kişilik ev 6 arşına 6 arşındır. Her odaya bir kapı, bir pencere ve bir ocak yapılacaktır. Devlet ormanlarından kereste parasız verilir; kireç, kum, taş, kiremit ve tuğladan vergi alınmaz. Denizli yakınındaki Cumalı'da, Hamidiye istasyonunun yanındaki kereste fabrikası çalıştırılır. 31 Ekim'e kadar bölgeye 774 torba çivi ve 139.830 parça kereste gönderilir.

En büyük eksik ustadır. Bir arşiv belgesinde barakalar için binlerce dülgere ihtiyaç olduğu, vilayette bu kadar dülger bulunamayacağı yazılıdır. İstanbul'dan, Kosova ve Manastır vilayetlerinden dülger ve duvarcı getirilir; Ocak 1900'de bölgede iki bin kadar usta çalışmaktadır. Beş ay içinde 5.598 yeni ev yapılır, 11.975 ev onarılır.

Bu süre uzun mu kısadır? 1883 Çeşme-Urla depreminden sonra barakalar 25 günde bitmiştir. Atar, 1899'daki gecikmeyi etkilenen alanın genişliğiyle açıklar. Artçı sarsıntılar ise 1900'e kadar sürer.

Neyi değiştirdi

1899 Menderes depremi, Osmanlı'nın yeniden yapım için ülke çapında kaynak seferber ettiği afetlerden biridir. Kalıcı bir afet kurumu yoktur. Her şey o güne özel kurulan komisyonlarla, padişah bağışı ve iane biletleriyle yürür. Dört cemaatin ayrı komisyonlar kurması, İzmir'in o yıllardaki çok dilli yapısını da gösterir.

Deprem bilim için de önemlidir. Ocakoğlu ve arkadaşlarının belirttiği gibi, dünyanın ilk sismograflarının kurulmaya başladığı yıllarda Büyük Menderes grabeninde yaşanan son yıkıcı depremdir. Onu anlamak için hâlâ dönemin gazetelerine, konsolosluk raporlarına ve yaşlıların anlattıklarına bakılır.

Bugün

Sarayköy tren istasyonu
Sarayköy tren istasyonu. Fotoğraf 2018 yılına aittir, deprem dönemine ait değildir. Fotoğraf: Btian Paul Dorsam · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Sarayköy station.jpg)

Nazilli, Sultanhisar, Kuyucak ve Sarayköy bugün de Büyük Menderes ovası boyunca, demiryolunun kenarında sıralanan ilçeler. 1899'u yaşayanlardan kimse kalmadı. Ekim 2020'de İzmir depremi olunca Aydın gazeteleri 1899'u yeniden yazdı; uzmanlar Nazilli'den Kuşadası'na uzanan fay hattının da harekete geçebileceği uyarısında bulundu. 1899'da kırılan, grabenin kuzey kenarındaki fay ise yerinde duruyor.

Kaynaklar

  • Zafer Atar, "Fotoğraflarla 1899 Aydın-Denizli Depremi", Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi XIII/27 (2013): Başbakanlık Osmanlı Arşivi belgeleri, Alman Dışişleri Bakanlığı Arşivi (PA AA R 13176, İzmir Konsolosluğu raporu), Ahenk, İkdam, Tercüman-ı Hakikat, The New York Times, The Washington Post, The Manchester Guardian, The Irish Times haberleri
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, olay no. 2559
  • Ocakoğlu, F. ve diğ. (2013), Was the 1899 Menderes Valley Earthquake a double earthquake?, Journal of Asian Earth Sciences (özet)
  • Altunel, E. (1999), Geological and geomorphological observations in relation to the 20 September 1899 Menderes earthquake, Journal of the Geological Society (Vikipedi aracılığıyla)
  • Aydın Denge Gazetesi, "Aydın'da yaşanan en büyük deprem: 1899", 4 Kasım 2020
  • Vikipedi (Türkçe ve İngilizce), 1899 Aydın-Denizli depremi (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları