Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri
1755 Kaşan Depremi: Kırk Bin Ölü Efsanesi ve Tarlada Kalan Şehir
7 Haziran 1755'te İran'ın vaha kenti Kaşan'da 600 ev yıkıldı, 1.200'den fazla insan öldü; halkın çoğu pamuk tarlalarında olduğu için kayıp daha büyük olmadı. Kataloglardaki 40.000 ölü rakamı ise Ambraseys ve Melville'e göre 1780 Tebriz depreminden taşınmış bir sayı. Lizbon'dan beş ay önceki unutulan deprem: Avrupa gazeteleri, Fars kroniklerinin sessizliği ve 1778'de gelen ikinci yıkım.
7 Haziran 1755. İran'ın ortasında, Kerkes Dağları ile Kevir Çölü arasındaki vaha kenti Kaşan'da yaz başı. Halkın çoğu şehrin dışında, tarlalarda. Yer sarsıldığında 600 ev yıkılıyor, 1.200'den fazla insan ölüyor, kervansaray ağır hasar alıyor, Fin'in su yolları bozuluyor. Dünya bu depremi yıllar sonra, kırk bin ölülü bir felaket olarak hatırlayacak. O rakam büyük olasılıkla Kaşan'a ait değil. Beş ay sonra Lizbon yıkılacak ve Avrupa'nın gözü oraya dönecek.
Depremden önce

Kaşan, İran platosunun en eski yerleşimlerinden biridir. Şehrin hemen güneyindeki Sialk tepesinde insan izleri binlerce yıl geriye gider. Kent iki yüze sahiptir: güneyinde ve güneybatısında Kerkes sıradağlarının yüksek tepeleri, doğusunda Kevir Çölü'nün düzlüğü. İklim sıcak ve kuraktır. Yaşam, dağların eteğinden yer altı kanallarıyla, kanatlarla getirilen suya bağlıdır.
Safevi döneminde Kaşan zengin bir ticaret şehridir. Ambraseys ve Melville'in aktardığına göre tüccarların başkent İsfahan'a giderken en sık kullandığı yol Tebriz'den Sultaniye'ye, oradan Kaşan'a uzanır. Şah Abbas'ın yaptırdığı Fin Bahçesi şehrin birkaç kilometre güneybatısındadır; suyunu Süleymaniye adı verilen bir kanattan alır. Çarşı, kervansaraylar, Selçuklu döneminden kalma minareler ve dokuma tezgâhları kentin bilinen yüzüdür.
Ambraseys ve Melville'e göre Kaşan, Safevi dönemi boyunca yabancı gezginlerin sürekli uğradığı bir yer olmasına karşın on sekizinci yüzyılın ikinci yarısına kadar yıkıcı bir depremle anılmaz. İki yazar bu sessizliğin büyük olasılıkla gerçek olduğunu, yani bölgenin uzun bir süre sakin geçtiğini düşünür.
1755'te İran ise sakin değildir. Nadir Şah 1747'de kendi adamları tarafından öldürülmüştür. Ülke, taht için savaşan beyler arasında bölünmüştür. Zand aşiretinden Kerim Han, 1751 başında İsfahan'a girmiş, Bahtiyari reisi Ali Merdan Han'la savaşmaktadır. Kerim Han'ın ülkenin büyük kısmında düzen kurması daha yıllar alacaktır. Bu karışık dönem, Kaşan depreminin neden bu kadar az belgelendiğini de açıklar.
Haziranda tarlalar
Deprem 7 Haziran 1755'te gelir. Ambraseys ve Melville'in kataloğu merkez üssünü Kaşan'ın hemen yakınına, 34,0 kuzey enlemi ve 51,4 doğu boylamına koyar; büyüklüğünü yaklaşık 5,9 olarak tahmin eder. Katalogdaki kaba saat sütunu sarsıntıyı gündüze yerleştirir.
Gündüz olması önemlidir. Kaynağa göre o gün Kaşan halkının büyük çoğunluğu şehrin dışında, pamuk toplamaktadır. Evlerde kalanlar azdır. Ambraseys ve Melville, halk tarlalarda olmasaydı kaybın çok daha büyük olacağını yazar.
Şehirde 600 ev yıkılır. Ölenler, o saatte evlerinde ya da şehrin içinde kalanlardır.
Kervansaray ve Fin'in suları
Ambraseys ve Melville'in Avrupa gazetelerinden derlediği bilgiye göre Kaşan'da 1.200'den fazla insan ölür. Kentin kervansarayı, yani tüccarların mallarıyla konakladığı büyük han, ciddi biçimde hasar görür. Ticaret yolunun ortasındaki bir şehir için bu, ekonominin kalbine inen bir darbedir.

Sarsıntı yalnız şehirle sınırlı kalmaz. Fin'de de yıkım olur; orada sulama düzeni bozulur. Kanatların ve su kanallarının çökmesi, kuru bir vahada ekinlerin ve bahçelerin susuz kalması demektir. Bölgede toplam 3.000 evin yıkıldığı bildirilir.
Deprem İran'ın pek çok kentinde hissedilir. Ambraseys ve Melville, sarsıntının 1778'de olduğu gibi Kum ve İsfahan'da da hissedilmiş olmasını beklenen bir durum sayar.
Depremin ardından neler yaşandığına dair ayrıntı yoktur. Kimin enkazdan çıkarıldığı, ölülerin nereye gömüldüğü, şehri kimin yönettiği, yardımın nereden geldiği bugün bilinmiyor. Kaynakların sustuğu yerde bu yazı da susuyor.
Haber Avrupa'ya nasıl ulaştı
Kaşan depremini bugün bildiğimiz biçimiyle anlatanlar İranlı tarihçiler değil, Avrupa gazeteleridir. Ambraseys ve Melville'in ana kaynakları 1755 tarihli Gazette de France ve Journal Historique'tir. Haberi daha sonra 1756'da Seyfart, 1761'de Berryat aktarır. Berryat'ın metninde yıkılan ev sayısı 6.000'e çıkar. Walther ise 1805'te tarihi 7 Temmuz olarak verir.
Haberin Avrupa'ya nasıl ulaştığı da bir soru işaretidir. Ambraseys ve Melville, o yıllarda Kaşan'dan geçen bir Avrupalı gezgin bilmediklerini söyler. Tahminleri, bilginin İsfahan'daki misyonerler aracılığıyla gittiğidir.
Dönemin İran kaynaklarının sessizliği ise şaşırtıcı değildir. Nadir Şah ile Kerim Han arasındaki karışık yılları anlatan Gülistane'nin eseri Hindistan'da yazılmıştır. Zand dönemi tarihçileri de bu ilk yıllar hakkında az bilgi verir. İki yazar, 1778 depremini anlatan yazarların bu ilk depremi de anmasını beklerdi; ama anmazlar.
1574 bilmecesi
Fars kaynaklarında Kaşan için çok benzer bir deprem anlatısı vardır, ama başka bir tarihte. On dokuzuncu yüzyıl tarihçisi Rıza Kulu Han, Kaşan'da 1.200 kişinin öldüğü bir depremi hicri 982, yani 1574 yılına koyar. Sani üd-Devle'nin eseri aynı olayı hicri 962'ye, 1555'e yerleştirir. Daha yakın tarihli bazı yazarlar da bu bilgiyi tekrarlar.
Ambraseys ve Melville bu benzerliğin tesadüf olabileceğini kabul eder, ama şüphelidir. 1574'te Kaşan'da bu ölçüde bir deprem olsaydı, bölgenin çağdaş tarihçilerinin bunu yazması gerekirdi. Kum doğumlu Hasan Rumlu kroniğini 1577'de, aynı bölgeden Kummi ve Natanzi de 1590 ve 1599'da tamamlar. Üçü de İran'ın başka yerlerindeki depremleri anar; Kaşan'dakini anmaz. Gezgin Newberie de Ekim 1581'de Kaşan'ı canlı ve müreffeh bulur.
İki yazara göre Rıza Kulu Han geç dönem ve tam güvenilir olmayan bir yazardır. 1755 depremine ait çağdaş Avrupa haberleri ise elde vardır ve iki yüzyıl önceki bir olayı anlatmaları düşünülemez. Vardıkları sonuç: 1574 anlatısı büyük olasılıkla 1755 depreminin Fars geleneğindeki izidir. Bu doğruysa, eski kataloglardaki 1574 Kaşan depremi silinmelidir.
Kırk bin rakamı nereden geldi
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin (NOAA) önemli depremler veritabanında 7 Haziran 1755 kaydı "Tebriz, Kaşan" adıyla geçer ve ölü sayısı 40.000'dir. Kayıt, Milne'in 1911 tarihli yıkıcı depremler kataloğu, Lomnitz, Berberian ve Nabavi'nin çalışmaları gibi kaynaklara dayanır. Ambraseys ve Melville'in kaynak araştırması ise bambaşka bir tablo çizer: 600 ev ve 1.200'ü aşkın ölü.
İki yazar hatanın nasıl büyüdüğünü adım adım izler. 1837'de Huot, Temmuz 1755'te Tebriz'de bir deprem olduğunu yazar. 1840'ta Hoff, 7 Haziran ya da Temmuz'da Kuzey İran'da Tebriz, Kaşan, Kum ve İsfahan'da hissedilen bir depremden söz eder ve kaynak olarak Seyfart ile Porter'ı gösterir. Oysa Seyfart yalnız Kaşan'ı anlatır; Porter ise yalnız Tebriz'in 1727 ve 1780 depremlerinden bahseder.
1930'da Wilson, 1755 yılı için Tebriz, Kaşan ve İsfahan'da depremler ve 40.000 ölü yazar. Ambraseys ve Melville'e göre bu rakam, Porter'ın 1780 Tebriz depremi için verdiği sayıdır. İki yazar, 1755'te Tebriz'de bir deprem olduğuna dair bütün anlatıları "tamamen uydurma" (totally spurious) diye niteler ve bunu 1721 Tebriz depremi etrafındaki karışıklığın bir uzantısı olarak görür.
Yani iki rakam yan yana durur: kataloglarda 40.000, kaynak araştırmasında 1.200'den fazla ölü. Kaşan gibi, halkın çoğunun tarlada olduğu bir gündüz depreminde 40.000 ölü hem şehrin büyüklüğüyle hem anlatılan yıkımla uyuşmaz. Kırk bin, büyük olasılıkla Tebriz'in 1780'deki felaketinden bu yıla taşınmış bir sayıdır.
Lizbon'dan beş ay önce
Kaşan'ın yıkıldığı günden yaklaşık beş ay sonra, 1 Kasım 1755 sabahı, Azizler Yortusu'nda Lizbon sarsılır. Deprem, ardından gelen tsunami ve mumların devrilmesiyle başlayan yangınlar şehri neredeyse tamamen yok eder. Lizbon'da 30.000 ile 40.000 arasında insanın öldüğü tahmin edilir; Fas'ta da binlerce kişi ölür.
Lizbon depremi Avrupa düşüncesini sarsar. Filozoflar bu felaketi uzun süre tartışır; Kant, deprem üzerine üç kısa çalışma yayımlar. Lizbon, etkileri geniş bir alanda bilimsel olarak incelenen ilk deprem olarak modern sismolojinin doğuşunda yer alır.
Aynı yılın haziranında Kaşan'dan gelen haber, Fransız gazetelerinde birkaç satırlık bir nottur. 1755 bu yüzden Avrupa'nın belleğinde tek bir şehrin, Lizbon'un yılı olarak kalır. Kaşan'ın 1.200 ölüsü, kataloglardan kataloğa aktarılırken önce yeri karıştırılmış, sonra sayısı otuz kat büyütülmüş bir satıra dönüşür.
Yirmi üç yıl sonra
Kaşan'ın talihsizliği 1755'le bitmez. 15 Aralık 1778'de, şafaktan hemen önce, şehir çok daha büyük bir depremle sarsılır. Büyüklüğü 6,2 olarak hesaplanan bu depremde 8.000'den fazla insan ölür. Kaşan'daki evlerin neredeyse tamamı yıkılır; çarşı ve Cuma Camii ağır hasar görür. Deprem bölgenin suyunu da bozar; ardından gelen kolera salgını yeni kurbanlar alır. Artçılar bir ay boyunca günde iki üç kez sürer.

Bu kez devlet oradadır. Ambraseys ve Melville'e göre hasar o kadar büyüktür ki hayatta kalanlar şehri terk etmeyi düşünür. Artık ülkenin büyük kısmının hâkimi olan Kerim Han Zand hemen yeniden yapım başlatır ve göçü önler. Kaşan valisi Abdürrezzak Han, çarşıyı ve Cuma Camii'ni sonraki beş altı yıl içinde yeniden yaptırır. Selçuklu minarelerinin ise hasar gördüğüne dair bir kanıt yoktur.
Neyi değiştirdi
1755 Kaşan depremi, bir bölgenin uzun sessizliğinin sona erdiğini gösterdi. Safevi dönemi boyunca depremle anılmayan Kaşan, yirmi üç yıl içinde iki yıkıcı deprem yaşadı. 1778 depremi Kum-Safre Fayı'nın Kaşan bölümündeki bir kırılmaya bağlanıyor; bu fay sistemi bugün de bölgenin başlıca deprem kaynakları arasında.
Deprem, tarihsel sismolojinin de bir dersi oldu. Ambraseys ve Melville'in çalışması, bir felaketin rakamının yazardan yazara nasıl kaydığını, iki ayrı şehrin depreminin nasıl tek satırda birleştiğini gösteriyor. Bugün pek çok listede hâlâ 40.000 rakamı duruyor. Bir kataloğu okurken rakamın ilk nereden çıktığını sormak, bu depremin bıraktığı en kalıcı derslerden biri.
Bugün

Kaşan bugün İsfahan eyaletinin kuzeyinde, 2016 sayımına göre 300 binin üzerinde nüfusu olan bir şehir. Halı, ipek ve dokuma hâlâ kentin adıyla anılıyor. Fin Bahçesi 2012'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne Fars bahçeleri arasında alındı; Süleymaniye kanatının suyu bahçede akmaya devam ediyor.
Çarşının tonozlu yolları, kervansaraylar ve Cuma Camii'nin 1074 tarihli tuğla minaresi, 1755 ve 1778 depremlerini atlatmış ya da onlardan sonra yeniden kurulmuş bir şehrin izlerini taşıyor. Kaşan'ın tarihi dokusu üzerine yapılan güncel çalışmalar, eski yapıların deprem karşısındaki kırılganlığını hâlâ ölçmeye çalışıyor.
Kaynaklar
- N. N. Ambraseys ve C. P. Melville (1982), A History of Persian Earthquakes, Cambridge University Press: 1755 Kaşan maddesi, 204 ve 205 numaralı notlar, Tablo 5.1, 1778 Kaşan ve 1780 Tebriz maddeleri
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, 1336 numaralı kayıt (7 Haziran 1755, İran, Tebriz-Kaşan) ve kaynak listesi
- "Kentlerin depreme karşı yapısal kırılganlığının AHP ve CBS ile modellenmesi: Kaşan tarihi dokusu örneği" (Farsça makale, ensani.ir): Kaşan'ın tarihî depremleri listesi
- Mehdi Zare, "Tevellüd-i bir ilm: zelzele-şinasi", Şark gazetesi (Farsça): Lizbon depremi ve Kant
- Vikipedi (İngilizce): Kashan, 1778 Kashan earthquake, 1755 Lisbon earthquake, Karim Khan Zand, Fin Garden, Jameh Mosque of Kashan (başlangıç kaynağı)
