İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1872 Antakya Depremi: Elli Saniyede Yıkılan Şehir ve Denizin Bastığı Süveydiye

3 Nisan 1872 sabahı Amik Ovası'nda kırılan 7,2 büyüklüğündeki deprem Antakya'nın üç bin evinden yalnızca 149'unu sağlam bıraktı, liman kasabası Süveydiye'yi yıktı ve kıyıyı denize bastırdı; bölgede yaklaşık 1.800 kişi öldü. Konsolosluk raporları, bir liman papazının mektubu ve deprem kataloglarından belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

3 Nisan 1872, bir çarşamba sabahı. Antakya'da saat sekize yirmi kala yer sarsılıyor; ilk sarsıntının ardından daha güçlü bir dalga geliyor. Elli saniye içinde şehrin üç bin evinden yalnızca yüz kırk dokuzu sağlam kalıyor. Denize açılan liman kasabası Süveydiye'de deniz karaya yürüyor, Amik Gölü'nün çevresinde toprak yarılıp sarı kum fışkırtıyor.

Depremden önce

1872'de Antakya, Osmanlı'nın Halep vilayetine bağlı, nüfusu 17.600 civarında bir şehirdir. Asi Nehri'nin kıyısında kuruludur; aşağı mahalleler nehrin ovasına, yukarı mahalleler yamaca yayılır. Camilerin yanında Rum, Ermeni ve Protestan kiliseleri vardır. İpekböcekçiliği şehrin önemli geçim kaynaklarındandır; Avrupalı tüccarlar ve birkaç Avrupa devletinin konsolosluğu buradadır.

Antakya yakınlarındaki eski sur kapısının kalıntılarını gösteren gravür
Antakya yakınlarındaki Demir Kapı'nın kalıntıları; Louis-François Cassas'ın çizimine dayanan Michel Picquenot gravürü, 1799-1800 civarı. Depremden önceki döneme aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Michel Picquenot, French After Louis-François Cassas · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (RUINS OF IRON GATE, ANTIOCH ANTAKYA, TURKEY.jpg)

Şehrin çevresinde Bizans ve Orta Çağ'dan kalma surların kalıntıları durur. Kapılar, kale duvarları, Asi üzerindeki eski Roma köprüsü hâlâ ayaktadır. 1831-1840 arasında Mısırlı İbrahim Paşa Antakya'yı karargâh yapmış, sonra şehir yeniden İstanbul'un yönetimine dönmüştür.

Antakya'nın denize açılan kapısı Süveydiye'dir (bugünkü Samandağ). Asi'nin denize döküldüğü ovada köyler ve değirmenler vardır. İngiliz konsolosları olarak tanınan Barker ailesinin 19. yüzyılda burada bir yazlık evi bulunur; kasabada bir Britanyalı Evanjelik misyon da çalışır. İç kesimde ise bugün kurutulmuş olan Amik Gölü ve ovası uzanır.

Bölge depremi tanır. Antakya, Ölü Deniz Fay Zonu'nun kuzey ucunun, Doğu Anadolu Fayı ve Kıbrıs yayıyla buluştuğu karmaşık bir levha sınırındadır. Elli yıl önce, 13 Ağustos 1822'de Halep, Antakya ve Ayıntab'ı yıkan depremde, tarihçi Ümit Ekin'in çalışmasına göre en az 20 bin kişi ölmüştür.

Elli saniye

Deprem yerel saatle 07.40 sularında gelir. NOAA'nın kaydında saat 05.45 (Greenwich) olarak geçer. Deprem kataloglarını derleyen Yunan sismolog Nicholas Ambraseys, sarsıntının büyüklüğünü 7,2 (yüzey dalgası) olarak hesaplar; NOAA 7,3, sonraki çalışmalar 7,0 ile 7,2 arasında bir moment büyüklüğü verir.

Sarsıntının süresi de kaynağa göre değişir. Ambraseys'in 1989 tarihli çalışmasında Antakya için 40 saniye, 2009 tarihli kitabında 50 saniye yazar. Halep'te sarsıntının 72 saniye sürdüğü söylenir.

Can kaybını sınırlayan şey zamanlamadır. Ambraseys'e göre ilk sarsıntı ile asıl güçlü dalga arasında kısa bir ara vardır; insanların bir kısmı bu arada evlerinden açığa kaçar. Ayrıca evlerin çoğu tamamen çökmez.

Ana kırılmanın, Amik Ovası'nın altından geçen ve Ölü Deniz Fayı'nın en kuzeydeki koluna ait gömülü bir fay olduğu düşünülür. Hasarın dağılımı, kırılmanın Amanos Fayı'nın güney ucundan Antakya Fay Zonu boyunca Samandağ kıyısına kadar uzandığını gösterir.

Toz bulutunun altında Antakya

Depremin ertesi günü, 4 Nisan'da, İngiliz denizci, gezi yazarı ve liman papazı Rahip W. Brown Keer, Londra'daki The Times gazetesine bir mektup yazar. Mektup bir ay sonra, 13 Mayıs 1872'de New York Times'ta yayımlanır ve Amerika'da pek çok gazetede yeniden basılır. Tarihçi Jordan Pickett'in aktardığı bu mektup, depremin ilk görgü tanıklıklarından biridir.

Keer, şehrin dar sokaklarının yıkılan evlerin enkazıyla "tamamen tıkandığını" ve her şeyin "yoğun bir toz bulutu" altında kaldığını yazar. Su kemerlerinin birçoğu kırılmıştır. Şehrin doğu ucundaki kapının kemeri yere fırlatılmış, neredeyse bütün hâliyle yerde yatmaktadır. Sokaklarda iki üç parmak genişliğinde yarıklar açılmıştır; yakındaki yamaçlarda bu yarıkların derinliği birkaç ayağı bulur. Kopan kayalar ve iri taşlar patikaları ve yolları kapatır.

Asıl yıkım aşağı şehirdedir. Keer de, sonradan konsolosluk raporlarını inceleyen Ambraseys de yamaçtaki yukarı mahallelerin daha az zarar gördüğünü not eder. Asi'nin taşkın ovası üzerine kurulu aşağı mahallelerde zeminin sıvılaşmış olabileceği düşünülür.

İngiliz ve Fransız konsolosluklarının raporlarına göre tablo şudur: şehrin üç bin evinden 1.960'ı tamamen yıkılır, 894'ü oturulamaz hâle gelir, yalnızca 149'u sağlam kalır. Dükkân, cami, kilise ve fabrikalardan oluşan 1.331 yapıdan geriye zarar görmemiş 349 dükkân, bir cami ve bir sabunhane kalır. Şehirdeki 4.334 yapının ancak 500'ü kullanılabilir durumdadır.

Kapılar, kiliseler, köprü

Deprem şehrin dinî ve tarihî yapılarını da ayırt etmeden vurur. Ambraseys'in derlediği kayıtlara göre dört cami, üç kilise ve bir manastır yıkılır. Minareler hasar görür ama ayakta kalır. Kapuçin rahiplerinin kilisesi ve konukevi harabeye döner.

Antakya'daki Aziz Petrus mağara kilisesinin cephesi
1872 depreminde zarar görmeyen Aziz Petrus mağara kilisesi, 2004. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Antakya Church of St. Peter exterior ın 2004 01.jpg)

Depremden kısa süre önce tamamlanan Rum kilisesi, Ermeni ve Protestan kiliseleri yarılır, kısmen çöker; Hristiyan cemaatinden dört kişi ölür. Amerikan misyonunun binaları da hasar görür. Aziz Petrus ve Pavlus kilisesi onarılamayacak hâle gelir; yeniden yapımı için sonradan bir ferman çıkarılır. Şehrin bir kilometre dışındaki Aziz Petrus mağara kilisesi ise zarar görmez.

Avrupa konsoloslukları büyük ölçüde ayakta kalır; yalnızca İspanya konsolosluğu çöker. Şehrin dışındaki köşkler, aralarında İskoçyalı Yates'in evi de olmak üzere, harap olur.

Doğu Kapısı'nın ve kuzeydeki Bab-ı Bulus'un (Aziz Pavlus Kapısı) üzerindeki kemerler yıkılır, eski kale surlarının bir kısmı ufalanır. Asi üzerindeki tahkimli köprü birkaç yerinden çatlar, korkuluk duvarı düşer. Keer'in anlatımına göre birçok ölü bu köprünün başına getirilir.

Süveydiye'de deniz yükseliyor

Samandağ'ın görünümü
Eski adı Süveydiye olan Samandağ, 2007. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Vikiçizer · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Samandag1.JPG)

Depremin en ağır vurduğu yer, Antakya'nın batısında Asi'nin denize döküldüğü Süveydiye'dir. Bugünkü kataloglar en yüksek şiddeti, MSK ölçeğinde XI'i (felaket) burada verir. Süveydiye'de 2.150 ile 2.425 arasında ev, 12 dükkân, 5 cami ve 19 değirmen yıkılır. Yaklaşık iki bin evcil hayvan telef olur. Britanyalı Evanjelik misyonun binaları da hasar görür.

Can kaybında kaynaklar ayrılır. Ambraseys'in 2009 tarihli kitabı Süveydiye'de 140 ile 180 kişinin öldüğünü ya da ağır yaralandığını, bölgenin geri kalanında 349 kişinin daha öldüğünü yazar. 1989 tarihli çalışmasında ise Süveydiye için "300'den fazla ölü ya da ağır yaralı" ifadesi geçer.

Yakındaki Kabusiye (Kabusi), Cedide ve Lavşiye köyleri yerle bir olur. Deprem sonrasında deniz kabarır; su Cedide ve Kabusiye çevresinde kıyıyı basar ve iç kesimde neredeyse iki kilometre uzaktaki Süveydiye'ye kadar ilerler. Ambraseys dalganın yüksekliğine dair anlatımları "iddia edilen" diye ihtiyatla aktarır. 2003'te Tohoku Üniversitesi, ODTÜ ve Atina Ulusal Gözlemevi'nden araştırmacılar kıyıda 1872'ye karşılık gelen bir tsunami çökeltisi bulur.

Süveydiye ile Belen arasında adları kayda geçmemiş otuz sekiz köy tamamen yıkılır. Kuseyr'de 35 ev çöker.

Amik Gölü'nün çevresi

Hasar iç kesimde, Amik Gölü'nün çevresinde, özellikle gölün batısında da aynı ağırlıktadır. Asi üzerindeki, 12. yüzyıldan kalma, dört kemerli ve 120 metre uzunluğundaki Cisr-i Hadid (Demir Köprü) hasar görür, köprü başındaki iki kulesi yıkılır.

Kılık köyü tamamen yıkılır, 300 kişi ölür; komşu köylerde de kayıplar benzerdir. Kayıtlara göre burada toprak yer yer yarılır ve ortalığı sarı kum kaplar. Sismologlar bu tarifi yaygın sıvılaşmanın işareti olarak okur. Batrakan ile Karalu arasında, tepelerin doğusundaki vadinin depremle çöktüğü, yarığın Bağras'a kadar uzandığı anlatılır; bu da yüzeyde fay kırılmasına işaret eder.

Karamut ve çevresi de tamamen yıkılır: 170 ölü, 187 yaralı. Yıkılan ev sayısı Ambraseys'in 1989 çalışmasında 3.552, 2009 kitabında 1.402 olarak geçer. Harim ve Armanaz çevresinde de hasar vardır, ama ayrıntı kayda geçmemiştir.

Halep'te 100 ya da başka anlatımlara göre 808 ev ağır hasar görür veya çöker; ölü sayısı bir kaynakta 7, öbüründe 34 ile 73 arasındadır. Kalenin duvarının bir kısmı yıkılır, sarnıçlarda su çalkalanıp taşar, halkın çoğu şehri terk eder. Sarsıntı Rodos'tan Diyarbakır'a, Konya'dan Gazze'ye kadar hissedilir; Beyrut'ta 20 saniye sürer.

Tarlalara sığınanlar

Evleri yıkılan ya da oturulamaz hâle gelen Antakyalılar tarlalarda, bahçelerde açıkta kamp kurar. Keer mektubunda hayatta kalanların pek çoğunun tarlalarda kamp kurduğunu anlatır. Pek çok aile Halep'e göç eder.

Artçı sarsıntılar nisan ve mayıs boyunca, giderek hafifleyerek sürer. Bazı kataloglar 10 Nisan ve 15 Mayıs'ta güçlü artçılar kaydeder. Sarsıntılar ancak Şubat 1873'te tamamen diner.

Felaketin ardından bir güvenlik sorunu da doğar. Ambraseys'in aktardığı konsolosluk kayıtlarına göre dağlardaki Nusayri aşiretleri inerek yıkılmış köyleri yağmalar. Osmanlı yönetimi bunun üzerine Antakya'ya bir piyade taburu gönderir. Yağmalar yüzünden şehirle iç kesim arasındaki ulaşım yıl sonuna kadar zorlaşır. Afsiye'nin güneyindeki hasar, güneye giden yol üzerindeki köprüler ve hanlar ancak aylar sonra haber alınır.

Kaç kişi öldü?

Depremin haberi Osmanlı ve Avrupa basınına önce büyük abartılarla yansır. Ambraseys bu ilk haberlerin yalnızca Antakya, Halep ve Lübnan limanları gibi büyük merkezlere odaklandığını, kırsaldaki hasarın ya hiç bildirilmediğini ya da aylar sonra bildirildiğini vurgular. Yani gerçek kayıp, kayıtlara geçenden büyük olabilir.

Antakya için verilen ölü sayısı 500'dür; başka kaynaklar 1.000 ile 1.600 arasında rakam verir. Yaralı sayısı 400 ile 800 arasında değişir. Bölgenin toplamı için NOAA ve Alman sismolog Sieberg 1.800 ölü verir; bugün en sık anılan rakam budur.

Bir başka yaygın yanlış da depremin Mısır'da hissedildiği iddiasıdır. Ambraseys, 1822 depreminde olduğu gibi burada da bazı yazarların İskenderiye (Alexandria) ile İskenderun'u (Alexandretta) karıştırdığını belirtir.

Neyi değiştirdi

Deprem Antakya'nın ekonomisini sarsar. Konsolosluk raporlarına göre şehir ipekböcekçiliğinin yarısını geçici olarak kaybeder; bazı Avrupalı tüccarlar Halep'e taşınır.

Şehrin görünümünü en çok değiştiren karar ise yeniden yapımla ilgilidir. Halka, evlerini yeniden kurmak için yıkılmış surların taşlarını kullanma izni verilir. Sieberg'in kataloğu da şehrin sur taşlarıyla yeniden yapıldığını yazar. Bu izinle, Bizans ve Orta Çağ Antakyası'ndan kalan son surların büyük bölümü ortadan kalkar.

Tarihçi Ali Çapar, 2025'te Harvard'da yaptığı sunumda 1822 ve 1872 depremlerini karşılaştırır. Ona göre 1822'de felaket ilahi bir ceza olarak görülürken, 1872'de basının ve bilimsel düşüncenin gelişmesiyle algı değişmeye başlar.

Bugün

2023 depremlerinden sonra yıkılmış Antakya
6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Antakya, Mayıs 2023. Fotoğraf 1872 depremine ait değildir. Fotoğraf: Orhan Erkılıç (VOA) · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (City of Antakya after 7.8 magnitude earthquake in Türkiye.jpg)

Antakya 6 Şubat 2023'te bir kez daha yıkıldı. 7,8 büyüklüğündeki depremde fay kırılması Antakya yakınlarında sona erdi ve şehirde en yüksek şiddet kaydedildi. Antakya'da evlerin yüzde 70'i, 6.369 bina çöktü; 20 Şubat'taki 6,3 büyüklüğündeki artçı Samandağ'da yeni yıkımlara yol açtı. Amik Ovası'nda yine sıvılaşma ve yüzey kırıkları görüldü.

1830'da yapımına başlanan, 1872 depreminde hasar görüp 1900'de yeniden açılan St. Paul Kilisesi 2023'te yıkılan yapılar arasındaydı. Şehir merkezinde enkazı kaldırılan arsalar boş kaldı; Antakya, 150 yıl önce olduğu gibi, yıkıntının üzerinde yeniden kurulmayı bekliyor.

Kaynaklar

  • Ambraseys, N. N. (2009). Earthquakes in the Mediterranean and Middle East: A Multidisciplinary Study of Seismicity up to 1900. Cambridge University Press (İngiliz ve Fransız konsolosluk yazışmalarına dayanır; Williams, J., Dead Sea Quake kataloğunda aktarıldığı biçimiyle)
  • Ambraseys, N. N. (1989). Temporary seismic quiescence: SE Turkey. Geophysical Journal International 96(2)
  • Sbeinati, M. R., Darawcheh, R. ve Mouty, M. (2005). The historical earthquakes of Syria. Annals of Geophysics 48(3)
  • Keer, W. Brown, The Times'a mektup (4 Nisan 1872), New York Times'ta yeniden basım (13 Mayıs 1872); Jordan Pickett'in De Giorgi ve diğ. (2024) içinde aktardığı biçimiyle
  • Ekin, Ümit (2007). 1822 Halep-Antakya Depremi ve Bölgeye Etkileri. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi
  • Çankırı Karatekin Üniversitesi Tarih Bölümü, Dr. Ali Çapar'ın Harvard Üniversitesi sunumu üzerine duyuru (2025)
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 2198
  • Vikipedi (İngilizce ve Türkçe), 1872 Amik earthquake / 1872 Amik depremi; Antioch; St. Paul's Church, Antakya; 2023 Turkey–Syria earthquakes (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları