1855 Edo Depremi: Yanan Şehir ve Yayın Balığı Baskıları
11 Kasım 1855 gecesi Edo'nun (bugünkü Tokyo) altında kırılan 7 civarındaki deprem dolma topraklardaki mahalleleri yıktı, otuzdan fazla yangın çıkardı; tahminen 7 bin ile 10 bin kişi öldü. Köprüleri inmeyen Yoshiwara, bahçeye kaçırılan şogun, pirinç topu kuyrukları ve depremi dev yayın balığına bağlayan yüzlerce baskı: Japon hükümeti raporu ve dönem kayıtlarından belgesel anlatım.
11 Kasım 1855, Edo. Bugünkü Tokyo'nun adı henüz Edo'dur ve şogunun şehridir. Ay yeni doğmuştur, gece kapkaranlıktır. Saat ona doğru yer önce aşağıdan yukarı itilir, sonra sallanmaya başlar. Doğudaki dolma topraklar üzerine kurulu mahalleler çöker, otuzdan fazla noktada yangın çıkar. Sabaha kadar binlerce kişi ölür. İki gün sonra sokaklarda, depreme yol açtığına inanılan dev yayın balığını gösteren baskılar satılmaya başlar.
Depremden önce
1855'te Edo, Tokugawa şogunluğunun merkezidir. Şehir iki ayrı zemin üzerinde yaşar: batıda Aoyama, Azabu, Yotsuya, Hongō gibi semtler sağlam Musashino yaylasındadır. Doğuda ise Sumida Nehri'nin iki yakasındaki Honjo ve Fukagawa ile şatonun dibindeki Hibiya ve Marunouchi, eski bataklık ve koyların doldurulmasıyla kazanılmış gevşek topraklar üzerindedir. Daimyoların, yani bölge beylerinin büyük konakları da bu dolma alanlarda sıralanır.
Ülke huzursuzdur. 1853'te Amerikalı komodor Perry'nin "kara gemileri" Japonya'ya gelmiş, Japonya'yı dış dünyaya açılmaya zorlamıştır. Aralık 1854'te Tōkai ve Nankai açıklarında, aralarında bir günden biraz fazla zaman olan iki büyük deprem ve tsunamiler Pasifik kıyılarını vurmuştur. Yine de şehir için büyük deprem uzak bir ihtimal gibi görünür. İngilizce Vikipedi'deki özete göre Edo yaklaşık 154 yıldır büyük bir sarsıntı yaşamamıştır.
O gün, eski takvimle Ansei döneminin ikinci yılı, onuncu ayın ikinci günüdür. Belediye kâtibi Saitō Gesshin'in kayıtlarına göre sabah hafif yağmur yağar, sonra dinip gün boyu bulutlu geçer. Gece rüzgâr kuzeybatıdan hafifçe eser.
Saat onu vuran çan
Deprem gece saat on sularında gelir; bazı kayıtlar dokuz buçuk der. Şehrin büyük kısmı yatmıştır. Büyüklüğü bugün 7 civarında tahmin edilir; çeşitli çalışmalar 6,9 ile 7,4 arasında değerler verir. Merkez üssünün Tokyo Körfezi'nin kuzeyinde, Arakawa Nehri'nin ağzı ya da Chiba'nın kuzeybatısı yakınında olduğu düşünülür. Derinliği hâlâ tartışmalıdır.
O gece Honjo'daki Nakamuraya lokantasının ikinci katında bir dans gösterisi vardır. Orada bulunan kabuki oyuncusu Nakamura Nakazō, anılarında saat onu vuran çanı duyduğunu, tam kalkmaya hazırlanırken yerin altından bir gümbürtüyle kalkıldığını yazar. Kadınlar çığlık atınca onları "büyük bir deprem, telaş yok" diye sakinleştirir. Ama ayağa kalktığında sarsıntı onu yürütmez; karşıdaki pencerenin sıvası dökülür. Merdivenden inerse çöken binanın altında kalacağını düşünüp çatıya çıkar. Bir kayıkçı onu Sumida'dan yukarı, Asakusa'daki evine götürür. Kalın direklerle yapılmış lokanta yıkılır; Saitō Gesshin, gösteriye katılan iki kız kardeşin orada öldüğünü not eder.
Hasar zemine göre ayrılır. Nihonbashi'de yaşayan ev sahibi Iwamoto Sashichi, deprem gecesi yüksek yerlerin hafif, alçak yerlerin şiddetli sarsıldığını yazar ve bunu "doğanın kuralı" olarak açıklar. Gerçekten de Honjo ve Fukagawa'da sağlam yapılar bile yıkılırken yayladaki semtlerde zarar daha sınırlı kalır. Asakusa'daki Sensō-ji Tapınağı'nın beş katlı pagodasının tepe halkası eğilir, Yanaka'daki pagodanın tepesi kırılıp düşer.
Yoshiwara'da inmeyen köprüler
Sarsıntının hemen ardından otuzdan fazla yerde yangın başlar. Ahşap evlerde mangallar ve lambalar devrilmiştir. Japon hükümetinin 2004 tarihli afet raporuna göre şehrin sık yangınlara alışkın itfaiye düzeni o gece işlemez; herkes kendi canının derdindedir. Şans eseri rüzgâr zayıftır. Alevler Ōtemachi ve Marunouchi'deki beylik konaklarını, Kyōbashi'yi, Asakusa'yı, Fukagawa'yı sarar ve ertesi sabah saat on sularında söner.
En ağır yangın, şehrin kuzeyindeki eğlence semti Shin-Yoshiwara'dadır. Yaklaşık 20 bin tsubo, yani 66 bin metrekarelik bu alanda on bine yakın kişi yaşar. Semtin etrafı hendekle çevrilidir ve tek bir kapısı vardır; borçla çalıştırılan kadınların kaçmaması için böyle yapılmıştır. Acil durumda hendeğe indirilecek kalkık köprüler vardır, ama o gece bu köprüler indirilemez. Dönemin bir kitapçığı, evlerin sarsıntıyla çöktüğünü, alevlerin her yandan yükseldiğini ve köprüleri indirecek zaman bulunamadığını anlatır. Herkes tek kapıya yığılır.
Yoshiwara'da ölenlerin sayısı kaynaktan kaynağa değişir. Şogunluğun ikinci sayımında 630 ölü yazılıdır; aynı rapordaki başka bir bölümde ise binden fazla kişinin öldüğü söylenir ve kesin sayının bilinmediği eklenir.
Şogun bahçede
En büyük yıkım, devletin tam kalbinde yaşanır. Şatonun dibindeki Daimyō Kōji'de, bugünkü Marunouchi'de, yaşlılar meclisinin üyeleri olan rōjūların resmî konakları da yıkılır ya da yanar. Dört rōjūdan üçünün konağında yirmiden fazla kişi ölür. Rōjū Naitō Nobuchika eşiyle birlikte çöken binanın altında kalır; çıkarıldıklarında yaralı değildir ve Naitō hemen şatoya gider. Şogunluk kayıtlarına göre gece on bir buçukta oradadır.
Şogun Tokugawa Iesada'nın o gece ne yaptığını doğrudan anlatan bir kayıt yoktur, ama çevresindekilerin hareketleri izini verir: gece saat iki sularında şato içinden Fukiage Bahçesi'ne çıkarılır ve sabah altıya kadar orada kalır. Rōjū Abe Masahiro ve genç yaşlılardan Endō Tanenori şatoyu dolaşır. Şato içindeki ölü ve yaralılar, kimseye söylenmeyeceğine dair yemin ettirilerek kaldırılır; bu yüzden şatodaki kayıplar bugün de bilinmez.
Beyler de konaklarından yola çıkar. Şatoya ilk varan, Shōnai beyi Sakai Tadaaki'dir. Yangın kıyafetiyle kendi konağına sıçrayan alevlerle uğraşmış, çöken kışlanın altında kalan sekiz askerin kurtarılmasını yönetmiş, sonra şatoya gelmiştir. Kaydına göre o sırada Fukiage'ye götürülen şogunla karşılaşır ve bunu bir onur olarak yazar.
Kent yönetimi ertesi günlerde harekete geçer. Deprem gecesi ilk emir yangın tedbiri ve fiyatların artırılmamasıdır. 15 Kasım sabahı Edo'nun iki şehir yöneticisinden Güney Yöneticisi İkeda Yorimasa, en çok yıkılan Tsukiji, Fukagawa ve Honjo'yu da kapsayan bir yoldan şehri dolaşır. Rapor, mahalle muhtarlarının bu teftişe yetişemeyecek kadar meşgul olduğunu not eder.
Annesi için geri dönen adam
Kayıpların en çok konuşulanı, Mito beyliğinin Koishikawa'daki büyük konağında yaşanır. Konağın binaları tamamen çöker, 38 kışla binası yıkılır. Ölenler arasında, Mito beyi Tokugawa Nariaki'nin en yakın danışmanı, dönemin etkili düşünürlerinden Fujita Tōko vardır. 49 yaşındadır.
Japonca Vikipedi'nin özetlediği anlatıya göre Tōko o akşam bir işi için başka bir yöneticinin evine gitmiş, sonra kendi evine dönmüştür. Sarsıntı başladığında dışarı çıkmayı başarır. Ama annesi, mangaldaki ateş yangın çıkarmasın diye eve geri girer. Tōko peşinden koşar, düşen bir kirişi omzuyla tutarak annesinin çıkmasını sağlar. Annesinin kurtulduğunu gördükten sonra gücü tükenir ve kirişin altında kalarak ölür. Aynı gece Mito'nun öteki önde gelen yöneticisi Toda Chūdayū da ölür.
Bu iki adamın kaybı, Mito beyliğini iç çekişmeye sürükler. Kaynaklar bu karışıklığı, 1860'taki Sakurada Kapısı Olayı'na giden yolun bir parçası olarak görür.
Pirinç topları ve yardım kulübeleri

Deprem Edo'nun yoksullarını, yani gündelikçileri, seyyar satıcıları, işçileri işsiz ve evsiz bırakır. Şehrin yoksullara yardım için 1792'den beri işlettiği Machi Kaisho kurumu, yangın ve kıtlıklardan bildiği yöntemleri hemen devreye sokar. 13 Kasım'da yardım kulübelerinin kurulacağı duyurulur. Asakusa'da Kaminarimon önü ve Fukagawa'daki kulübeler 14 Kasım akşamı, Saiwaibashi Kapısı dışındaki kulübe 15 Kasım akşamı açılır. Sonra iki kulübe daha eklenir; Ueno'dakini Kan'ei-ji Tapınağı'nın başrahibi kurdurur. Aralık başında beş kulübede toplam 2.697 kişi kalmaktadır.
Yangın tehlikesi yüzünden yemek pişirmek yasaktır; bunun yerine pirinç topları dağıtılır. Mahalle sorumluları kişi başı birer pirinç topu alıp kendi mahallelerinin yoksullarına götürür. Rapora göre pirinç topu alanların sayısı 202.400'e ulaşır. Dağıtım 29 Kasım'da kesilir; ardından gündelikçiler, zanaatkârlar ve yoksul dükkâncılar listelenir ve 381.200'ü aşkın kişiye yardım pirinci verilir. Sahipsiz ölüler Honjo'daki Ekō-in Tapınağı'na ücretsiz gömülür.
Varlıklı tüccarlar da "segyō" denen bağışlarla yardıma katılır: kulübelere pirinç, turşu, tencere gönderilir, 255 tüccar kendi mahallelerine yaklaşık 15 bin ryō dağıtır. Yönetim bağış yapanların adlarını mahalle karakollarına astırır. Ama bağış zengin mahallelerde bol, kenar mahallelerde azdır.
Yönetim samuraylara ayrıca destek verir. Şogunun 17.454 hatamoto ve gokenin vasalı, toplamı 88.795 ryōyu aşan borç ve yardım parası alır. Bu vasalların aşağı yukarı yüzde 80'inin evi zarar görmüştür.
Yeniden yapım başlayınca marangoz, sıvacı ve çatı ustası bulunamaz olur. Yönetim 16 Kasım'da yevmiye artışını yasaklar, ama bu tutmaz. 28 Kasım'da daha yüksek bir tavan belirlenir: marangoz yevmiyesi normalde 3 gümüş monme iken 4,5 monmeye çıkarılır. Daha fazlasını isteyen bazı işçi başları tutuklanır.
Yayın balığı baskıları

Halk inancına göre Japon adalarının altında dev bir yayın balığı, Namazu yaşar. Kashima Tapınağı'nın tanrısı onu kanameishi denen bir taşla bastırır. Tanrı dikkatini kaybedince balık çırpınır ve yer sarsılır. Deprem, tanrıların İzumo'da toplandığına inanılan onuncu ayda gelmiştir; Japonca kaynaklar, halkın "Kashima tanrısı yokken balık kıpırdadı" diye düşündüğünü aktarır.
Depremden iki gün sonra sokaklarda baskılar satılmaya başlar. Yazar Kanagaki Robun, deprem sabahı bir yayımcıdan sipariş aldığını anlatır. Bir haber yaprağının on bin adet sattığı söylenir. Takip eden haftalarda 320 ile 400 arasında farklı baskı çıkar; çoğu yayın balığını gösterir ve bunlara bugün "namazu-e" denir. Ressam Kawanabe Kyōsai'nin ilk tek yapraklı baskısı da bu dönemden, Robun'un metnine çizdiği bir yayın balığıdır.
Baskıların konusu zamanla değişir. İlk haftalarda halk balığı döver, tanrı onu cezalandırır, balık özür diler. Yeniden yapım başlayıp ustalar para kazandıkça balık bir bolluk getiricisi gibi de çizilir: zenginlerin ağzından altın paralar saçılır, ustalar ziyafet verir. Bazı baskılarda "yonaoshi", yani "dünyanın düzeltilmesi" sözü geçer. Japonca kaynaklar, yangında yanan Yoshiwara'nın 500 gün geçici yerlerde çalışmasına izin verildiğini, yeni kazanç sağlayan ustaların buraya gitmesini alaya alan baskılar çıktığını da not eder.
Bu baskıların çoğu izinsiz basılmıştır. Yönetim önce matbaacılardan stoklarını teslim etmelerini ister, sonra söylentilere karşı emir çıkarır. İki ay kadar sonra Kuzey Şehir Yöneticiliği önce dokuz yayımcıyı tutuklar, ardından 89 yayımcıdan 328 baskı kalıbına el koyar. Yine de kopyalar bir süre daha satılmaya devam eder.
Depremin önceden bilinebileceğine dair hikâyeler de anlatılır. Dönemin bir kitapçığına göre Honjo'da yaşayan bir adam o akşam yılan balığı avlarken sadece telaşla kıpırdanan yayın balıkları yakalar, eve dönüp eşyalarını bahçeye çıkarır; gece evi çöker ama eşyaları kurtulur. Asakusa'daki bir gözlükçünün vitrinindeki büyük mıknatısın depremden önce tuttuğu çivileri bıraktığı da yazılır. Düşünür Sakuma Shōzan, 1858'de bu hikâyeden yola çıkarak mıknatıslı bir deprem uyarı aleti yapar. Bu aletin bir depremi önceden bildirdiğine dair bir kayıt yoktur.
Kaç kişi öldü

Şogunluğun kent mahallelerinde yaptığı ikinci sayım 4.293 ölü, 2.759 yaralı ve 14.346 yıkık ev kaydeder. Japonca Vikipedi aynı sayımlar için 4.394 ve 4.741 ölü rakamlarını verir. Bu sayımlar sadece kent halkını kapsar. Samurayların, beylik konaklarının ve tapınak arazilerinin ölüleri sayılmamıştır; aileler mirası korumak için samuray ölümlerini çoğu zaman gizlemiştir. Japon hükümetinin raporu toplam ölü sayısını "en az 7 bin" olarak verir; genel tahminler 7 bin ile 10 bin arasındadır. Yanan alan dönemin hesabına göre 2,2, bugünkü hesaba göre 1,5 kilometrekaredir.
Neyi değiştirdi
Deprem, zaten zorda olan şogunluğun hazinesine ağır bir yük getirdi. Önceki yılın depremleri için beyliklere verilen kredilerin üstüne Edo'nun yeniden yapımı ve vasallara yapılan yardımlar eklendi. Şatonun onarımı 12.900 ryō tuttu. Su yolları, kapılar ve köprüler iki üç yılda, devlet daireleri ancak 1859'da tamamlandı. Felaketlerle dolu Ansei dönemi 1860'ta sona erdi; dönem adı yeni bir başlangıç için değiştirildi.
Bilim için deprem, Edo'nun dolma topraklarının ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdi. Bugün araştırmacılar, eski kayıtlardan yüzlerce noktanın şiddetini tek tek çıkararak hasarın gevşek zemine göre dağıldığını haritaladı. 4.000 sayfayı aşan dönem belgeleri, 1855 depremini Japonya'nın en iyi belgelenmiş tarihî depremlerinden biri yapıyor.
Bugün
1855 depremi, bugün Tokyo için en çok korkulan senaryonun, şehrin tam altında olacak bir depremin tarihteki örneği olarak çalışılıyor. Japon hükümeti 2004'te bu deprem üzerine kapsamlı bir "afet dersleri" raporu yayımladı. Edo'yu 68 yıl sonra yeniden yıkan 1923 Kantō depremi ise ayrı bir hikâyedir.

Yayın balığı unutulmadı. Japonya Meteoroloji Ajansı'nın erken deprem uyarısı simgesinde hâlâ bir yayın balığı var. Fujita Tōko'nun öldüğü yerde, Tokyo'nun Bunkyō bölgesinde, "Fujita Tōko'nun annesini koruyarak öldüğü yer" yazan bir tabela duruyor; anıt taşı ise yol genişletilirken yakındaki Koishikawa Kōrakuen bahçesine taşındı.
Kaynaklar
- Cabinet Office (Naikakufu), Chūō Bōsai Kaigi, Saigai Kyōkun no Keishō ni kansuru Senmon Chōsakai Hōkokusho: 1855 Ansei Edo Jishin, 2004 (Bölüm 1-3; Kitahara Itoko'nun tabloları dahil)
- Japon hükümeti afet bilgileri sayfası, "1855 Ansei Edo Jishin" rapor özeti (bousai.go.jp)
- İngilizce Vikipedi, "1855 Edo earthquake", "Ansei great earthquakes", "Namazu", "Fujita Tōko"
- Japonca Vikipedi, "安政江戸地震" (Ansei Edo depremi), "鯰絵" (Namazu-e), "藤田東湖" (Fujita Tōko)
