İçeriğe geç
Cumartesi, 3 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem

Türkiye Depremleri

1688 İzmir Depremi: Çöken Liman, Yanan Frenk Sokağı

10 Temmuz 1688'de öğleye doğru gelen 7,0 büyüklüğündeki deprem Osmanlı İzmir'inin aşağı şehrini yıktı, Sancak Kale'yi denize gömdü; dört saat sonra Frenk Sokağı'nda çıkan yangın şehrin yarısını yaktı. Ölü tahminleri 5 binden 19 bine uzanıyor. Konsolos raporları, İngiliz mektubu ve bir Yahudi tanığın anlatımından belgesel anlatım.

DepremleYasam 12 dk okuma

10 Temmuz 1688, cumartesi. Osmanlı İzmir'i Doğu Akdeniz'in en işlek limanlarından biri. Kıyıda konsoloslukların bayrakları dalgalanıyor, Frenk Sokağı'nda Avrupalı tüccarların evleri ve depoları sıralanıyor, hanlar mal dolu. Yaz sıcağında Avrupalıların çoğu bağ evlerinde. Saat öğleye yaklaşırken yer sallanıyor. Birkaç saniye içinde aşağı şehir çöküyor; dört saat sonra Frenk Sokağı'ndaki bir evden çıkan yangın, depremin ayakta bıraktığını da yakacak.

Levant'ın limanı

17. yüzyılda İzmir, Anadolu'nun ve İran'ın mallarını Avrupa'ya taşıyan bir liman kentidir. 1648'de 60 olan han sayısı 1671'de 82'ye çıkar. Prof. Mübahat S. Kütükoğlu'na göre 1676'da nüfusu 55 bin civarındadır; 1678'de şehre gelen Hollandalı seyyah Cornelis de Bruyn ise 80 bin tahmin eder. Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Avrupalılar aynı şehirde yaşar.

Cornelis de Bruyn'in İzmir panoraması
Cornelis de Bruyn'in 1678'deki ziyaretine dayanan İzmir panoraması, Voyage au Levant (Paris, 1714). Depremden önceki şehri gösterir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Cornelis de Bruijn · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Smyrna - Bruyn Cornelis De - 1714.jpg)

Avrupalıların dünyası kıyı boyunca uzanır. Denizle Frenk Sokağı arasında, Evliya Çelebi'nin "kefere hâne" dediği büyük, sağlam yapılar vardır: alt katları depo, üst katları konuttur, her birinin kendi iskelesi vardır. De Bruyn'in panoramasında Ceneviz, Hollanda, Venedik, İngiliz ve Fransız konsoloslukları yan yana sıralanır. Şehrin ticaret merkezi bedesten ve 1677'de Kara Mustafa Paşa döneminde tamamlanan Vezir Han'dır; depolarında yerli ve yabancı tüccarların değerli malları durur.

Şehri iki kale korur. Güneydeki Kadife Dağı'nın tepesinde, Antik Çağ'dan kalma Kadifekale yükselir. Körfezin en dar yerinde ise gemi trafiğini denetlemek için 17. yüzyılın ikinci yarısında yapılan Sancak Kale durur; yapım tarihi kaynaklarda 1656 ile 1666 arasında değişir.

İzmir'in depremlere alışkın olduğu bilinir. Sözcü'nün derlemesine göre 1546'dan 1687'ye kadar şehirde en az on altı deprem hasar bırakmıştır. Salgınlar da eksik olmaz: De Bruyn, 1678'deki ziyaretinde vebanın şehirde 30 bin kişiyi öldürdüğünü yazar.

Cumartesi, öğleye doğru

Deprem 10 Temmuz 1688'de, kataloglara göre saat 11.45 civarında gelir. Büyüklüğü bugün 7,0 olarak tahmin edilir; şiddeti Mercalli ölçeğinde X'tur. Süresi konusunda tanıklar anlaşamaz: deprem bilimci Nicholas Ambraseys'in yayımladığı Fransız konsolosluk raporlarından farklı aktarımlar 10 ile 30 saniye arasında rakamlar verir; İstanbul'dan Londra'ya yazılan bir mektup her şeyin "bir dakika içinde" olduğunu söyler. İzmirli Yahudi yazar Elijah ha-Kohen ha-Itmari ise sarsıntının bir yumurtanın kızarması kadar sürdüğünü anlatır.

Bazı kaynaklar 30 Haziran'da ayrı bir ilk deprem olduğunu yazar. Ancak İngiliz mektubu da depremi "haziranın otuzu"na koyar. O yıllarda İngiltere hâlâ eski Jülyen takvimini kullanmaktadır ve 30 Haziran eski takvimle tam olarak 10 Temmuz'a denk gelir. İki tarih büyük olasılıkla aynı depremi gösterir.

Fransız Bilimler Akademisi'nin 1688 kayıtlarına dayanan bir anlatıma göre sarsıntı batıdan doğuya doğru gelir. İlk yıkılan Sancak Kale olur: dört duvarı ayrılır, denize doğru iki metre kadar çöker. Kalenin üzerinde durduğu dil kopar ve küçük bir adaya dönüşür. Tarihçi Sinan Meydan bu kopmanın 30 metre olduğunu yazar; kalenin topları denize düşer.

Ardından şehir yıkılır. Yer pek çok yerde yarılır, yerin altından uğultular gelir. 1928'de İzmir'in Hizmet gazetesinde yazan Hakkı Nezihi'ye göre yarıklardan kaynar, siyah ve pis kokulu bir su fışkırır; yarıkların üzerinde ölü balıklar bulunur. Şehrin zemini 60 santimetre kadar çöker. Meydan'a göre denizdeki dalga limandaki gemileri alt üst eder; NOAA ise İzmir'de zayıf bir tsunami kaydeder.

Çöken aşağı şehir

Jan Luyken'in 1688 İzmir depremi gravürü
Jan Luyken'in "İzmir'de deprem" gravürü, J. Du Mont'un Levant seyahatnamesinin kapak sayfası, 1695. Sanatçının yorumudur; deprem gününe ait bir görüntü değildir. Fotoğraf: Rijksmuseum · CC0, Wikimedia Commons (Aardbeving te Smyrna Titelpagina voor J. Du Mont, Nieuwe reyse naa de Levant of het Oosten, 1695, RP-P-OB-44.568.jpg)

En büyük yıkım kıyıya yakın, alçak mahallelerdedir. Kayalık yamaçlardaki evler daha iyi dayanır. Evlerin dörtte üçü yıkılır, kalan dörtte biri oturulamayacak kadar hasar görür. Prof. Melih Tınal'ın aktarımına göre 17 camiden 14'ü yıkılır, 3'ü ağır hasar alır. Üç Katolik kilisesi ve büyük Rum katedrali de çöker; Rumların Ayia Fotini Kilisesi yerle bir olur. Liman çevresindeki hanlar göçer; içlerindeki 600-700 tüccar hayvanlarıyla birlikte enkaz altında kalır.

Ege Gutay'ın İzmir'in kıyı dokusu üzerine Boğaziçi Üniversitesi'nde hazırladığı tezde, Prof. Necmi Ülker'e dayanarak Kadifekale'nin ve liman ağzındaki Aziz Petrus Kalesi'nin de hasar gördüğü yazılır.

Deprem öğle saatinde ve cumartesi günü gelir. Kütükoğlu'na göre yabancıların çoğu bu yüzden şehir dışındadır; İzmir'deki Avrupalılar yazları zaten tepelerdeki bağ evlerine çekilir. Kayıpların ağırlığı Türk mahallelerine düşer. Hakkı Nezihi, felaketin gece olması hâlinde neredeyse bütün şehrin enkaz altında kalacağını yazar.

Cumartesi sofrası

Yahudi mahallesinde günün anlamı başkadır. Elijah ha-Kohen'in anlattığına göre şabattır; aileler sabah yemeğinden sonra evlerindedir. Sarsıntı geçtiğinde yaklaşık 400 Yahudi ölmüştür. Ölenler arasında, İngiliz mektubunun "Doğu'nun en ünlü Yahudileri"nden biri diye andığı Haham Aaron ibn Hayim de vardır.

Aynı mektuba göre kilisede birkaç papazla birlikte dua eden Rumların arasında İzmir metropoliti de ölür. Elijah ha-Kohen, sinagogların çoğunun ayakta kaldığını, kiliselerin ve camilerin ise yıkıldığını yazar.

Frenk Sokağı yanıyor

Asıl ikinci felaket öğleden sonra başlar. Londra'ya yazılan mektuba göre depremden dört saat sonra Frenk Sokağı'ndaki bir Ceneviz evinde yangın çıkar. Rüzgâr alevleri sokak boyunca taşır. Frenk Sokağı tamamen yanar; yangın Ermeni Mahallesi'ne ve çarşılara sıçrar.

Ahşap evler hızla tutuşur. Kütükoğlu'na göre şehrin yarısı yok olur. Yıkılan camiler ve kiliseler önce çöker, sonra yanar. Vezir Han'ın depolarındaki malların çoğu kurtarılamaz. Mektuba göre tepelerdeki mahalleler dışında şehir küle döner. Elijah ha-Kohen yangının Hristiyan mahallesini yaktığını, Yahudi mahallesine ise ulaşmadığını yazar. Hakkı Nezihi'nin deyişiyle İzmir "bir yığın taş, bir küme kül" olur.

Dağlara, gemilere

Kurtulanlar şehri bırakır. Elijah ha-Kohen'e göre insanlar yürüyerek ve kayıklarla dağlara, tepelere, tarlalara kaçar; eşyalarını almaya dönmezler. Gündüzleri kavurucu sıcak, geceleri soğuk vardır. Tınal'ın aktarımına göre ayakta kalanlar boş meydanlara sığınır ve şehre herhangi bir yardım gelmez.

Yabancılar limandaki gemilere çıkar. Kütükoğlu'na göre bir kısmı Sakız Adası'na, Halep'e ve Sayda'ya göç eder. Boş evler yağmalanır; Elijah ha-Kohen, ölülerini arayan ailelerin yanında enkazdan mal çalanları da anlatır. Ülker'in kaydına göre temmuz sonuna kadar enkazdan altın ve gümüş para çıkarılır.

Tahtta II. Süleyman vardır. Tınal'a göre İstanbul, ölenlerin mallarına varisler açısından el koymak için bir kapıcıbaşı gönderir. Ülker de yağmayı durdurmak için Dergâh-ı Âli'den Ahmed Efendi'nin şehre yollandığını kaydeder.

Yer susmaz. Elijah ha-Kohen'e göre sekiz gün sonra büyük bir sarsıntı daha gelir ve ayakta kalan binaları da yıkar; otuzuncu gün bir deprem daha olur. Tınal artçıların 31 Temmuz'a kadar sürdüğünü yazar; Elijah ha-Kohen ise giderek hafifleyen sarsıntıların altı ay devam ettiğini söyler. Sarsıntılar Turgutlu, Manisa ve Alaşehir'de de hasar bırakır.

Korku kehanetlerle büyür. Kendini peygamber sanan bazı kişiler yeni yıkımlar haber verir, pek çok kişi yeniden kaçar; söyledikleri gerçekleşmez. Elijah ha-Kohen'e göre Yahudiler ancak dört ay sonra şehre dönüp evlerini onarmaya başlar. Ardından bir salgın gelir ve Yahudi cemaatinden depremden daha çok can alır.

Kaç kişi öldü

Ölü sayısı kesin değildir. İngiliz mektubunu yazan kişi "en iyimser tahminle" 5 bin ölü sayar ve bazılarının bunun iki katını söylediğini ekler. 18. yüzyıl sonundaki Britannica da 5 bin rakamını verir. Sözcü'nün derlemesine göre bu 5 binin 35'i Fransız, 3'ü İngiliz, 1'i Hollandalıdır.

Kütükoğlu'nun aktardığı Fransız raporları ise 16-19 bin arasında ölüden söz eder. Hakkı Nezihi ve NOAA kataloğu 15-16 bin rakamını kullanır; NOAA'nın başka bir kaynağı 20 bine kadar çıkar. Bu sitede esas alınan NOAA kaydı 16 bin ölüdür.

Nüfus rakamları da tartışmalıdır. Fransız seyyah Aubry de La Motraye 1699'da şehrin nüfusunu 24.100, Fransız gezgin Joseph Pitton de Tournefort 1702'de 27.200 olarak hesaplar. Bu rakamlar deprem öncesindeki 55-80 bin tahminleriyle karşılaştırıldığında büyük bir düşüş görünür. Ama düşüşün tamamı depreme bağlanamaz: kaçanlar, göç edenler ve depremden sonraki salgın da bu farka girer. Kesin sayım olmadığı için yüksek tahminler ihtiyatla okunmalıdır.

Ekonomik kayıp da ağırdır. Ülker'e göre Fransız, İngiliz ve Hollandalı tüccarların kaybı 1 milyon doları bulur; bunun 300 bini İngilizlerindir.

Yeni İzmir

Ticaret durur ama uzun süre değil. Kütükoğlu'na göre ekonominin canlanması için yabancı tüccarlar mali destek verir; birkaç yıl içinde hanlarıyla birlikte şehrin büyük kısmı yeniden kurulur. Sancak Kale onarılır ve 1691'de yeniden kullanılmaya başlar. Rumlar Ayia Fotini'yi 1690'da yeniden yapar; 1691'de bir Cizvit manastırı yükselir.

1699'da İzmir'e gelen La Motraye karşısındaki şehre "yeni İzmir" der ve eskisinin tamamen yok olduğunu yazar. Yeni evler başka türlü yapılır. 1714'te şehre gelen Fransız tüccar Paul Lucas, evlerin on-on beş ayak (3-4,5 metre) yüksekliğe kadar taştan, üst katlarının ise ahşap ve kerpiçten olduğunu anlatır. Lucas'a göre bu bir deprem önlemidir; 1688'den sonra da güçlü depremler olmuş ama pek az bina yıkılmıştır.

Neyi değiştirdi

Kadifekale giriş kapısı
Kadifekale'nin giriş kapısı, 2022. Fotoğraf deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Justinianus · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Kadifekale giriş.jpg)

1688, İzmir'in yapı geleneğini değiştirir: taş temel, hafif ahşap üst kat. 1740 civarında şehre gelen İngiliz din adamı Richard Pococke de üst katların kerpiçten olduğunu yazar. Bu evler depreme karşı daha dayanıklıdır, ama yangına karşı daha savunmasızdır.

Şehrin nüfusu birkaç on yıl içinde toparlanır. 18. yüzyılın ikinci yarısında seyyahların tahminleri 100 ile 150 bin arasındadır. İzmir, 1739 ve 1778'de yeniden büyük depremler yaşar. Sefa Taşkın'ın Cumhuriyet'teki yazısında belirttiği gibi, depremlerin nedeni bilinmediği için yapılar yeniden aynı gevşek zeminin üzerine kurulur.

Bugün

Prof. Dr. Hasan Sözbilir'in yönettiği Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Afyon Kocatepe Üniversitesi ekipleri, Ağustos 2020'de 1688 depreminin kaynağının İzmir Fayı olduğunu açıklar. Fay Güzelbahçe'den başlar; Narlıdere, Balçova, Konak, Pınarbaşı ve Işıkkent'e uzanır, yani şehrin en kalabalık mahallelerinden geçer. Sözbilir'e göre bu fay düzenli aralıklarla deprem üretmez.

Kadifekale'den İzmir manzarası
Kadifekale'den İzmir, 2022. Fotoğraf: Justinianus · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Kadifekale manzara 3.jpg)

Aynı yıl, 30 Ekim 2020'de Sisam açıklarındaki 6,6 büyüklüğündeki deprem İzmir'de 115 kişinin ölümüne yol açar; yıkım en çok Bayraklı, Bornova ve Buca'da, gevşek alüvyon zeminde yoğunlaşır. 1688'in yıkıldığı kıyı şeridi bugün Kordon ve Alsancak'tır. Kadifekale hâlâ şehrin tepesinde durur, Sancak Kale de körfezin girişinde.

Kaynaklar

  • Sefa Taşkın, "Orda kimse var mı? İzmir: 10 Temmuz 1688: 11.45", Cumhuriyet, 17 Şubat 2023 (Kütükoğlu, Tınal, Ülker, Hakkı Nezihi ve London Gazette mektubu aktarımları)
  • Elijah ha-Kohen ha-Itmari, Ve-lo 'od ele (İzmir, 1853), David E. Cohen'in çevirisiyle Posen Library
  • Ege Gutay, The Waterfront and the Cosmopolitan Settlement: Spatial Transformations in Smyrna Between the 1688 Earthquake and the Development of the Quay (Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans tezi, 2023; De Bruyn, La Motraye, Tournefort, Lucas ve Pococke aktarımları)
  • Buffon, Natural History, 1808 İngilizce baskısı, cilt 2 (Fransız Bilimler Akademisi'nin 1688 kayıtlarına dayanan anlatım)
  • NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı, kayıt 1115
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, "İzmir" maddesi (mimari bölümü)
  • Encyclopaedia Britannica, 3. baskı (1797), "Smyrna" maddesi
  • Levantine Heritage, The Smyrna / Izmir Timeline
  • Anadolu Ajansı, "İzmir'de 1688'de 7 büyüklüğünde depreme neden olan fay tespit edildi", 20 Ağustos 2020
  • Sözcü, "İzmir'in deprem tarihi"
  • Aslaner ve Çolak, "Cumhuriyet Döneminde İzmir'de M≥6 Depremler", Türk Deprem Araştırma Dergisi 5(2), 2023
  • Vikipedi (İngilizce ve Türkçe), 1688 İzmir depremi (başlangıç kaynağı)

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları