526 Antakya Depreminde Şehre Ateş Yağdı
Mayıs 526'da bayram kalabalığıyla dolu Antiokheia'yı (Antakya) deprem ve ardından günlerce süren yangın yıktı; dönemin kaynaklarına göre yaklaşık 250 bin kişi öldü. Yanan Altın Kilise, kazana düşen patrik, tacını çıkaran imparator ve iki yıl sonra yeniden yıkılan şehir.
Mayıs 526. Doğu Roma İmparatorluğu'nun en büyük şehirlerinden Antiokheia, bugünkü Antakya, bayram kalabalığıyla dolu. Çevre köylerden gelen binlerce insan, İsa'nın göğe yükselişini kutlamak için şehre akmış. Öğleden önce yer sallanıyor. Ardından çıkan yangın günlerce sürecek. Dönemin yazarlarına göre bu felakette yaklaşık 250 bin kişi ölecek; tarihin en ölümcül depremlerinden biri.
Depremden önce

Antiokheia, Asi Nehri'nin kıyısında, Habib Neccar (Silpius) Dağı'nın eteğinde kurulmuş, Roma'nın, İskenderiye'nin ve Konstantinopolis'in ardından imparatorluğun en büyük şehirlerinden biridir. Sütunlu caddeleri, hamamları, tiyatroları, sarnıçları ve Konstantin'in nehrin adasında yaptırdığı sekizgen "Altın Kilise"siyle ünlüdür. Hristiyanlığın en eski merkezlerinden biridir; şehrin patriği, kilisenin en saygın önderlerindendir.
İmparator I. Justinus, tahtta yedinci yılındadır. Şehir, Ölü Deniz fayının, Doğu Anadolu fayının ve Kıbrıs yayının birleştiği karmaşık bir deprem bölgesindedir; tarih boyunca defalarca depremlerle yıkılmıştır.
Sarsıntı

Mayıs ayının son on gününde, büyük olasılıkla 20 ile 29 Mayıs arasında, öğleden önce, şehri büyüklüğü 7 civarında tahmin edilen bir deprem sarsar. Binaların büyük çoğunluğu çöker. Anlatımlara göre yalnızca dağın eteğine yakın yapılmış evler ayakta kalır.
Şehrin limanı Seleukeia Pieria'da kıyı yaklaşık 70-80 santimetre yükselir; liman sonradan alüvyonla dolarak kullanılamaz hâle gelir.
Ateş yağmuru

Asıl yıkımı, depremin ardından başlayan ve rüzgârla büyüyen yangınlar yapar. Yangınlar günlerce sürer. Dönemin anlatımları, yangını o kadar şiddetli anlatır ki, gökten ateş yağdığını, şehrin bütünüyle ıssızlaştığını yazar. Depreme dayanan binaların çoğu da alevlerde yok olur.
Konstantin'in Altın Kilisesi, depremden yedi gün sonra yangında yanar.
Ölenler arasında Antakya Patriği Euphrasius da vardır. Anlatıldığına göre, şarap tulumu yapanların kullandığı, içinde zift kaynayan bir kazana düşerek ölür.
Enkazın altında

Yangınlar söndükten sonra hayatta kalanlar, enkazın altındakileri kurtarmak için çılgınca çalışır. Kurtarılanların pek çoğu kısa süre sonra yaralarından ölür. Ama anlatımlara göre bazı insanlar enkazın altında otuz güne kadar hayatta kalır; enkazın altında doğan ve anneleriyle birlikte sağ çıkan bebeklerden söz edilir.
Depremin üçüncü gününde şehrin kuzeyindeki bulutlarda Kutsal Haç'ın göründüğü, görenlerin bir saat boyunca ağlayıp dua ettiği anlatılır.
Depremi anlatan en önemli kaynak, Antakyalı tarihçi Ioannes Malalas'ın Kronik'idir.
Kaos
Şehrin yönetimi ve hizmetleri çöker. Hayatta kalanların pek çoğu ailelerini ve eşyalarını toplayıp yıkıntılardan kaçar. Ama yollarda, başka depremzedeler ya da şehrin dışında yaşayanlar tarafından soyulur, eşyaları için öldürülürler.
Artçı sarsıntılar on sekiz ay sürer.
İmparatorun yası


Konstantinopolis'te İmparator I. Justinus, haberi alınca tacını ve mor imparatorluk pelerinini çıkarır. Rütbesinin bu simgeleri olmadan kiliseye girer ve Antiokheia'nın yıkımı için halkın önünde yas tutar. Şehre, hem acil yardım hem de yeniden yapım için yeterli parayla elçiler gönderir.
Kayıp
Dönemin kaynaklarına göre depremde ve yangında 250 bin ile 300 bin arasında kişi hayatını kaybeder; en çok anılan rakam 250 bindir. Bu yüksek sayının bir nedeni, bayram için şehre gelmiş olan kalabalık ziyaretçilerdir. Bu rakamlar antik yazarlara dayanır ve kesin değildir; ama 526 depremi, tarihte kaydedilmiş en ölümcül depremler arasında sayılır.
Yeniden yapılanma


Yeniden yapımı, Doğu'nun yöneticisi (comes Orientis) Ephraim üstlenir; bu çabaları sayesinde sonradan Euphrasius'un yerine Antakya patriği olur. Justinus'un yeğeni ve ortak imparatoru I. Justinianus, Antakya'ya gönderilen yardımı artırır: kiliseler, hastane, hamamlar ve sarnıçlar yeniden yapılır. İmparatoriçe Theodora da şehre kiliseler yaptırır.
Ama Kasım 528'de şehir yeniden büyük bir depremle sarsılır; yeniden yapılan binaların pek çoğu bir kez daha yıkılır, ama bu kez ölü sayısı çok daha azdır. Şehrin adı, sonradan Theoupolis, yani "Tanrı'nın şehri" olarak değiştirilir.
Neyi değiştirdi
526 depremi ve ardından gelen 528 depremi, Antiokheia'nın parlak döneminin sonunun başlangıcı oldu. 540'ta Sasani İran'ın şehri ele geçirip yağmalamasıyla birlikte, Roma'nın en büyük doğu şehri bir daha eski görkemine kavuşamadı.
Antakya, bin beş yüz yıl sonra, 6 Şubat 2023 depremleriyle bir kez daha yıkıldı. Şehrin tarihi, bu toprakların deprem gerçeğini her kuşağa yeniden hatırlatıyor.
Bugün

Antiokheia'nın görkemli döneminden kalan mozaikler, Hatay Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Antik şehrin büyük bölümü, bugünkü Antakya'nın altında, metrelerce toprağın altında yatıyor.
Kaynaklar
- Ioannes Malalas, Chronographia (Kronik), 6. yüzyıl
- Guidoboni, E. (1994). Catalogue of Ancient Earthquakes in the Mediterranean Area up to the 10th Century. INGV.
- Ambraseys, N. (2009). Earthquakes in the Mediterranean and Middle East. Cambridge University Press.
- Vikipedi (İngilizce), 526 Antioch earthquake (başlangıç kaynağı)
