1976 Çaldıran-Muradiye Depremi Kışı Karlı Ovada Açıkta Geçirtti
24 Kasım 1976'da 7,3 büyüklüğündeki deprem Çaldıran ve Muradiye'yi yıktı; resmî rakamla 3.840 kişi öldü. Eksi 17 derecede açıkta geçen geceler, ulaşılamayan köyler, 119 saat sonra kurtarılan Ali Şahin ve yeniden kurulan Çaldıran.
24 Kasım 1976, Çarşamba. Van'ın kuzeyinde, İran sınırına yakın Çaldıran ovasında kış başlamış. Saat 14:22'de yerin altında, o güne kadar hiçbir haritada çizilmemiş bir fay kırılacak. Taş duvarlı, toprak damlı köy evleri birkaç saniyede çökecek, hayatta kalanlar karla kaplı ovada geceyi açıkta geçirecek. Bu yazı, o öğleden sonranın ve ardından gelen kış günlerinin hikâyesi.
Depremden önce: Çaldıran ovası


Çaldıran, 1976'da Van'ın Muradiye ilçesine bağlı bir bucak merkezidir. Deniz seviyesinden yaklaşık 2.100 metre yükseklikteki aynı adlı ovanın kenarında kuruludur. Kuzeyinde Tendürek volkanı yükselir, ovanın ortasından Bendimahi Çayı akar. Bucakta 3.304 kişi, 532 konutta yaşamaktadır. Güneydeki Muradiye ilçe merkezinin nüfusu 6.753'tür. Geçim tarım ve hayvancılıktır, sanayi yoktur.
Evler bölgenin geleneksel evleridir: kalın, çamur harçla örülmüş moloz taş duvarlar, üstte kabuğu soyulmamış kavak gövdelerinin taşıdığı ağır toprak dam. Bazılarının dış yüzü kerpiçle sıvanmıştır. Bu evler kışın sıcak tutar ama yandan gelen bir sarsıntıya karşı neredeyse hiç direnç göstermez. Van ilinde kar yılda ortalama 80 gün yerde kalır, sıcaklık yılın 130 gününde sıfırın altına düşer.
Bölge deprem bölgesi olarak biliniyordu ama en yüksek risk sınıfında değildi. 1900'den bu yana Çaldıran'ın 100 kilometre çevresinde 5,9'dan büyük bir deprem kaydedilmemişti; bu yüzden Muradiye ve Çaldıran, beş dereceli deprem haritasında 3. derece bölgede yer alıyordu. Aynı yılın yazında, 25 Haziran-5 Temmuz ve 9-23 Ağustos tarihlerinde, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden jeolog İhsan Ketin Van Gölü ile İran sınırı arasında arazi çalışması yapmış, bölgede doğu-batı uzanımlı dört fay zonu saptamıştı. Birkaç ay sonra kırılacak olan fay ise henüz hiçbir tektonik haritada yoktu.
Saat 14:22
Deprem yerel saatle 14:22'de başlar. Uluslararası kayıtlarda saat 14:22:17'dir; Devlet Bakanı Gıyasettin Karaca ertesi gün Meclis'te 14:15'ten, Milliyet ise 14:35'ten söz eder. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu büyüklüğü 7,3 olarak kesinleştirir; Türk kaynaklarında 7,5 olarak geçer.
Fay, İran sınırı yakınındaki Baydoğan köyünden batıda Sarıkök'ün ötesine kadar yaklaşık 55 kilometre boyunca yeryüzünü yırtar. Kırığın kuzey ve güney yakaları birbirine göre sağa doğru kayar. Çaldıran'ın iki kilometre batısında bir yolun üzerindeki araç izleri 2 metre 38 santim, bir kağnı izi 2 metre 10 santim yana kayar. Alaçayır'ın doğusunda, o sırada donmuş olan bir dere yatağı 3,3 ile 3,7 metre arasında ötelenir. Çaldıran'ın içinde, bazalt kayadaki kırıklarda 2,5 metrelik kayma ölçülür.

Çaldıran fayın tam üzerindedir. Bucağın 532 konutundan 505'i yıkılır ya da onarılamayacak hâle gelir. Ölü sayısı 615'tir; bucakta yaşayan her altı kişiden biri hayatını kaybeder. Bucağın tek katlı sağlık ocağı da ağır hasar görür; yaralılar orada tedavi edilemez. Neredeyse fayın üzerinde duran iki katlı betonarme askerî bina ise bazı hasarlarla ayakta kalır. Çevredeki 24 köyde 2.313 kişi ölür. Muradiye'de 561 binadan 470'i yıkılır, 159 kişi hayatını kaybeder.
İlk saatler: kar, karanlık ve kopan haberler
Van Valiliği felaketi saat 16:00'da Başbakanlığa bildirir. Haber Ankara'ya ulaştığında Bakanlar Kurulu toplantı hâlindedir. İlk haberler en büyük yıkımın 50 bin nüfuslu Van'da olduğunu sanar; oysa şehirde yıkılan bina yoktur. Yıkım, Van'ın 80 kilometre kuzeyindeki Muradiye ile onun 25 kilometre ötesindeki Çaldıran'da ve bunlara bağlı köylerdedir.

Muradiye'de elektrik kesilir. Enkazdan yaralı ve ceset çıkarma çalışması karanlıkta, aralıklı yağan karın altında yapılır. Milliyet'in ertesi günkü haberine göre ilçedeki binaların yüzde 95'i yıkılmış, Çaldıran bucağı ile 90 köyde oturulabilecek tek ev kalmamıştır. Gece sıcaklık eksi 17 dereceye düşer. THA, 64 köyle hâlâ bağlantı kurulamadığını bildirir.
Çadır yoktur. Lice (1975) ve Denizli depremleri stokları tüketmiştir. İçişleri Bakanı, "Elimizde Muradiye'ye gönderecek çok az çadır var" der (Milliyet, 25 Kasım 1976). TRT yayınlarını keserek kan bağışı çağrısı yapar ve yas programına geçer.
Ağır yaralıların taşındığı Van Devlet Hastanesi 200 yataklıdır. Hastaneye 477 yaralı başvurur, bunların yalnızca 326'sı yatırılabilir. Diğerleri Sağlık Koleji'nde, İlköğretmen Okulu'nda, Askerî Hastane'de ve Halkevi'nde kurulan kliniklerde tedavi edilir. Hastane İdare Müdürü Abdülkadir Sönmez, ağır yaralıların çoğunun kimsesiz çocuklar olduğunu söyler: "Kimliklerini bile saptayamadık" (Milliyet, 26 Kasım 1976).
Ertesi gün: gerçek tablo
25 Kasım sabahı Etimesgut'tan kalkan bir C-130 uçağı saat 08:15'te personel, bir C-160 saat 09:13'te Kızılay malzemesi taşır. Başbakan Yardımcısı Turhan Feyzioğlu ile İmar ve İskân Bakanı Nurettin Ok bu uçaklardan biriyle Van'a iner. 3. Ordu Komutanı Esener, hava muhalefeti yüzünden bölgeye karayoluyla gider. 8. Kolordu Komutanı ileri karargâhını Muradiye'de kurar.
Aynı gün Ankara'da Millet Meclisi Genel Kurulu'nda Devlet Bakanı Gıyasettin Karaca söz alır. Kesin rakamların henüz belli olmadığını söyler. İlk 24 saatte bölgeye 3.200 çadır, 13.130 battaniye ve 8 ton gıda gönderildiğini, 7.500 çadırın daha yolda olduğunu açıklar. Meclis ölenler için bir dakikalık saygı duruşu yapar.

Gün ağardıkça yıkımın boyutu görülür. Milliyet muhabirleri Muradiye'yi "tam bir enkaz yığını" olarak tarif eder. Muradiye Kaymakam Vekili Mevlüt Sivaslıoğlu ölü sayısının çok büyük olduğunu söyler. Ağrı'nın Diyadin ilçesinde de ilk haberlere göre 140 kişi ölmüş, 12 köyle bağlantı kurulamamıştır. Erciş Kaymakamı Şahin Özdikici, ilçe merkezindeki binaların yüzde 40'ının oturulamaz hâlde olduğunu bildirir. İran'a giden transit karayolu hasar gördüğü için trafiğe kapanır. Bölge o gün yedi kez daha sallanır.
27 Kasım'da Milliyet'in manşeti "Ölü sayısı 6 bini geçti" olur. Gazete, Çaldıran'a bağlı Kavutlu, Gölköy, Yekekümbet, Hıdır, Menteş, Yataklı ve Pireardı köylerinin tamamen yok olduğunu yazar. Ekmek sıkıntısı giderilmiştir ama kefen, akaryakıt, kazma ve kürek bulunamamaktadır. Muhabirin notuna göre enkazın altından iki gündür gelen iniltiler 26 Kasım öğle üzeri tamamen kesilmiştir.
Devlet bölgede
Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk 25 Kasım'da ulusa başsağlığı mesajı yayımlar. Cumhuriyet'in 28 Kasım manşetinde Korutürk'ün sözü yer alır: "Sabırlı ve metin olmak gerek."

Başbakan Süleyman Demirel, 27 Kasım'da Genelkurmay Başkanı Sancar ile birlikte Van'a gelir. Muradiye ve Çaldıran'a helikopterle geçer. Helikopter, Çaldıran'ın yaklaşık 500 metre ötesindeki jandarma taburunun eğitim alanına iner. Demirel, çevresine toplanan 150-200 kişiye yedi dakika konuşur. Milliyet muhabiri Aytekin Yıldız'ın aktardığına göre şöyle der: "Allahın emri, olan olmuştur. Ona âsi olamayız. Yüreklerimiz parçalanıyor." Van'a dönüşte gazetecilere en önemli sorunun iskân olduğunu, felaketzedelerin kışı çadırda geçiremeyeceğini söyler. Hayvanlar için bile çadır verileceğini açıklar.

Bölgede 7269 sayılı Afetler Kanunu'na göre bir ilk yardım komitesi Van Valisi Ahmet Tosun'un başkanlığında kurulur. Ankara'dan gelen iki mülkiye müfettişinden biri Muradiye'nin, diğeri Çaldıran'ın komitesini yönetir. Korgeneral Fevzi Aysun Deprem Bölge Komutanlığı'na atanır. İmar ve İskân Bakanı Nurettin Ok, sonradan Meclis'e verdiği bilgiye göre on gün boyunca bölgede kalır.
Muhalefet farklı bir tablo çizer. CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, partisinin kurultayından sonra bir heyetle bölgeye gider. Heyette bulunan CHP Gümüşhane Milletvekili Erol Tuncer, 8 Aralık'ta Meclis'te izlenimlerini anlatır: bölgede "genel bir koordinasyon noksanlığı" vardır, başlangıçta komşu ilçe ve köylerden gelen halkın yardımı devletinkinden daha etkili olmuştur. Tuncer'e göre ikinci güne kadar devletin etkin bir yardımı olamamıştır. Bakan Ok ise aynı oturumda eleştirileri reddeder: "Van'da deprem olmuştur, 10 saniyede evler tamamıyle yıkılmıştır."
Erciş'te bir duruşma salonu
Deprem anında Erciş Hükümet Konağı'nın alt katındaki duruşma salonunda bir cinayet davası görülmektedir. Salon izleyicilerle doludur; dört tutuklu sanık jandarmaların yanında oturmaktadır. Duruşmayı yöneten genç yargıç Ali Güzel, yıllar sonra Anayasa Mahkemesi üyesi olacaktır. 2011'de bianet'te yayımlanan yazısında o anı anlatır.
Güzel bir tanığın ifadesini alırken ahşap kürsünün zemininden tıkırtılar duyar, ardından bir cam kırılma sesi gelir. Kapıya yakın olanlardan başlayarak jandarmalar, tutuklular, izleyiciler ve avukatlar dışarı koşar. Kendi deyişiyle salonda depremi en son anlayan kendisidir. Tutanak kâtibi Fetullah dosyayı kucaklayıp kaçmıştır. Duyduğu cam sesinin, arkalarında asılı "Adalet Mülkün Temelidir" levhasının düşüp kırılmasından geldiğini sonradan öğrenir.
Kargaşada tutuklu sanıklar kaçar. Milliyet de 26 Kasım'da cinayetten yargılanan iki tutuklunun depremin paniğinden yararlanarak kaçtığını yazar. Güzel'e göre sanıklar iki gün sonra gelip kendiliklerinden teslim olur; köylerine gidip ailelerinin sağ olup olmadığına bakmışlardır. Mahkeme heyeti ertesi gün binaya girer, daktiloda takılı kalan tutanağa "bu sırada meydana gelen deprem nedeniyle oturuma devam edilemedi" notunu ekler.
Enkazın altından gelen sesler

Çaldıran'da enkazdan 50 saat sonra altı yaşında bir çocuk sağ çıkarılır. Milliyet onu yalnızca adıyla tanıtır: Mehmet. Mehmet Türkçe bilmez, bir tercüman aracılığıyla konuşur. Karanlıkta çok korktuğunu, acıkınca yanındaki kamışları yediğini anlatır. Sonra ablasından söz eder: "Ablam Asiye aşağıdaydı, çok bağırdı ama yardımına gidemedim, dün akşam sesi kesildi" (Milliyet, 28 Kasım 1976).
Aynı sayfada iki köy muhtarının, Sarıçimen ve Üçgöz muhtarlarının anlattıkları yer alır. Açıkta kaldıkları için yedi çocuk soğuktan ölmüştür. Donmamak için otların arasına saklanan sekiz yaşında bir çocuk, otlar tutuşunca yanarak hayatını kaybetmiştir.
Depremin altıncı gününde bir kurtuluş haberi gelir. Çaldıran'ın Aşağı Çanak köyünden 85 yaşındaki Ali Şahin, yıkılan evinin enkazından tam 119 saat sonra sağ çıkarılır. Milliyet muhabiri Güngör Gönültaş'ın 1 Aralık tarihli haberine göre yaşlı adamın kurtulur kurtulmaz ilk istediği bir sigaradır.
Kış, çadırlar ve yağma
Yardım yolda takılır. 28 Kasım'da Milliyet, yardım taşıyan yüzlerce aracın karla kapanan Tahir Geçidi'nde kaldığını yazar. Muradiye'deki PTT çadırı da çöktüğü için ilçenin Van ile bağlantısı kesilir. ABD, Amerika ile İncirlik arasında 25 uçaklık bir hava köprüsü kurar, ama Van havaalanının pist ve depolama imkânları yetersiz kalınca köprü geçici olarak durdurulur. Van'a yalnızca dört ABD uçağı inebilir.
Gönderilen malzeme de düzenle dağıtılamaz. Milliyet'e göre 27 Kasım'a kadarki 24 saatte, Çaldıran ve Muradiye'de 200 kadar çadır depremle ilgisi olmayan kişilerce yağmalanır. Bundan sonra Muradiye ve Çaldıran'a giren çıkan yardım araçları askerler tarafından denetlenir. 1 Aralık'ta gazete, giyecek dolu 12 kamyonun kaybolduğunu ve köylerde arandığını yazar; manşet şudur: "Yardım bol ama aç ve açıkta insan da çok." CHP Van Milletvekili İhsan Bedirhanoğlu, "Gelen malzeme depolarda stok ediliyor" der.

28 Kasım sabahına karşı bölgeye yoğun kar yağmaya başlar. Muradiye, Çaldıran ve bunlara bağlı 102 köyde binlerce kişi açıktadır. Yeni ölümleri önlemek için seferberlik hâli ilan edilir, yurttaşlara çalışma zorunluluğu getirilir. Kar ve soğuk yüzünden enkaz kaldırma çalışmaları öğleye doğru tamamen durur. THA'nın haberine göre enkazdan çıkarılan cesetler, greyderlerle açılan büyük çukurlara toplu hâlde gömülmeye başlanır.
Hükümet felaketzedeleri kışı geçirmeleri için güneydeki tatil köylerine ve Devlet Üretme Çiftlikleri'ne taşımaya karar verir. Ama köylüler hayvanlarını bırakmak istemez. Bunun üzerine devlet hayvanları satın almaya karar verir. Erol Tuncer'e göre köylüler ilan edilen fiyatları, hayvanların en zayıf olduğu mevsimde düşük bulmaktadır.
Yardım ve yeniden yapılanma
Dış dünyadan mesajlar ve yardımlar gelir. ABD Başkanı Gerald Ford, İngiltere Başbakanı James Callaghan, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ve BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim başsağlığı iletir. NATO, Türkiye'nin isteği üzerine üye ülkelerin yardımını koordine etmeyi üstlenir. İran Kızıl Aslan ve Güneş Derneği iki C-130 uçağıyla 500 çadır, 500 yatak, 1.000 battaniye ve 15 ton süt tozu gönderir. Milliyet'in aktardığına göre Suudi Arabistan 80 milyon lira, Berlin Senatosu 75 bin lira bağışlar. Milliyet'in Kızılay'la ortak açtığı bağış kampanyası 1 Aralık'ta 7,5 milyon lirayı geçer.
8 Aralık'ta Nurettin Ok, Meclis'e kesinleşen rakamları verir: Van bölgesinde 8.267 ev yıkılmış, 1.784 ev orta, 2.696 ev az hasar görmüştür. Van'da 3.790, Diyadin'de 120 kişi ölmüştür. Kışın ulaşılamayacak 18 köy için 1.140 kutup tipi çadırdan, her biri 50 çadırlık 21 toplu yerleşim bölgesi kurulmuştur. Bakanlığın ülke genelinde 3.200 aileye verebileceği sosyal konut vardır. Geçici yerleşim bölgelerinde kalacak dört kişiye kadar ailelere beş ay boyunca ayda 1.500 lira yardım yapılacaktır. Kalıcı konutlar için 1 milyar lirayı aşacak bir yerleşim planı hazırlanmaktadır; inşaatın mart sonunda başlaması hedeflenir.
Kalıcı konutların nasıl yapıldığını yıllar sonra o dönemin bakanlarından biri anlatır. 1977'de kurulan İkinci Milliyetçi Cephe hükümetinde İmar ve İskân Bakanı olan Recai Kutan, 2023'te Gazete Van'a verdiği demeçte bir yılda 13 bin konut yapıp "hiç para almadan" teslim ettiklerini söyler. 1998'de Meclis'e sunulan bir kanun teklifinin gerekçesinde de 1976 Çaldıran depreminden zarar görenlere betonarme konut yapıldığı belirtilir. Çaldıran'ın yeri değiştirilir. Ali Güzel ise yazısında, bilim insanlarının olumsuz raporlarına rağmen bazı afet evlerinin fay hattının üzerine yapıldığını duyduğunu yazar.
Neyi değiştirdi
Ölü sayısı kaynaklara göre değişir. ODTÜ, MTA ve Deprem Araştırma Enstitüsü uzmanlarının 1978'de yayımlanan mühendislik raporu 3.840 ölü ve 9.232 tamamen yıkılmış konut verir; bugün en çok kullanılan resmî rakam budur. Nurettin Ok'un 8 Aralık rakamlarının toplamı 3.910'dur. İlk günlerde basında 6 bini aşan tahminler yer alır, Ali Güzel ise yaklaşık 5 bin kişiden söz eder.

Deprem, Türkiye'nin fay haritasına yeni bir fay ekler. Raporun ifadesiyle depreme yol açan fay, Türkiye'nin tektonik haritalarında daha önce tanımlanmamıştı. Ertesi yıl İhsan Ketin, "Çaldıran Fayı" olarak andığı bu kırığı Kuzey Anadolu fay sistemi içinde, ana faya paralel, sağ yönlü yeni bir kırık zonu olarak yorumlar. Saha raporu yüzey kırığının yaklaşık 55 kilometre olduğunu yazar. 2012'deki bir jeoloji kurultayı bildirisi ise Arpat ve Şaroğlu'na (1977) dayanarak 150 kilometrelik bir kırıktan söz eder.
Deprem, kırsal konut sorununu da yeniden gündeme getirir. 25 Kasım'da Meclis'te MSP adına konuşan Süleyman Arif Emre, köylerde "harçsız taşlarla" yapılan evlerin depremin zararını artırdığını söyler ve felaket anında komşu illerin emir beklemeden harekete geçmesini sağlayacak bir "deprem yardım yönetmeliği" ister. Mizah dergisi Akbaba 8 Aralık'ta aynı şeyi acı bir dille yazar: "Yine toprak damlar, yine yığma taş duvarlar, yine yüksek ölü sayısı."
Bugün


Çaldıran bugün Van'ın bir ilçesidir. 1976'da oluşan yüzey kırıklarının bir kısmı ilçe çevresinde hâlâ izlenebilmektedir. Çukurova Üniversitesi'nden jeologların 2021'de yayımlanan çalışmasına göre Çaldıran Fayı son on bir bin yılda en az üç kez yedi ve üzeri büyüklükte yüzey kırığı oluşturan deprem üretmiştir; araştırmacılar 1696'daki bir depremi de bu faya bağlar ve tekrarlanma aralığını yaklaşık 280 yıl olarak hesaplar.
Depremin bazı sonuçları ise hâlâ sürmektedir. İlçenin taşınmasından sonra eski yerleşimde hak sahibi olan bazı yurttaşlara yeni yerleşimde tapu verilmemiştir. Van Milletvekili Mahmut Dindar 19 Aralık 2024'te Meclis'te, altı yıl önce 111 esnafa söz verilen tapuların hâlâ verilmediğini söyler. Van Milletvekili Gülderen Varli de Aralık 2024 ve Mayıs 2025'te aynı konuda soru önergeleri verir. 2011'de Erciş ve Van'ı yıkan depremler, bölgenin depremle bağının sürdüğünü bir kez daha göstermiştir.
Kaynaklar
- Gülkan, P., Gürpınar, A., Çelebi, M., Arpat, E., Gençoğlu, S. (1978). Engineering Report on the Muradiye-Çaldıran, Turkey, Earthquake of 24 November 1976. National Research Council, Washington (NEHRP Clearinghouse, PB82-225020).
- Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Dönem 4, Toplantı 4, Cilt 21: 13. Birleşim (25 Kasım 1976) ve 16. Birleşim (8 Aralık 1976).
- Milliyet gazetesi, 25, 26, 27, 28, 29 Kasım ve 1 Aralık 1976 (Gaste Arşivi).
- Cumhuriyet gazetesi, 28 Kasım 1976 (Gaste Arşivi).
- Gaste Arşivi, "1976 Van-Muradiye Depremi" araştırma sayfası (Akbaba dergisi, 8 Aralık 1976 alıntısı dahil).
- Ketin, İ. (1977). Van Gölü ile İran Sınırı Arasındaki Bölgede Yapılan Jeoloji Gözlemlerinin Sonuçları Hakkında Kısa Bir Açıklama. Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, 20, 79-85.
- Sağlam Selçuk, A. ve diğerleri (2012). Çaldıran Fayı'nın Morfotektonik Özelliklerinin ve Depremselliğinin Belirlenmesi. 65. Türkiye Jeoloji Kurultayı bildiri özleri.
- Güneyli, H., Yaman, M., Yıldırım, V. (2021). Çaldıran Fayı'nın Çaldıran İlçesi Dolayında Paleosismolojik ve Neotektonik Özellikleri. Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dergisi, 36(2).
- Güzel, A. (31 Ekim 2011). 1976 Çaldıran Depremi'nde Bir Mahkeme Salonu. bianet.
- Gazete Van (26 Şubat 2023). 1976'daki Çaldıran depremi sonrası yapılan konutlar vatandaşa ücretsiz verildi (Recai Kutan'ın anlatımı).
- TBMM, 1998 tarihli Tabii Afet Kanunu değişiklik teklifi gerekçesi; Mahmut Dindar'ın 19 Aralık 2024 Genel Kurul konuşması; Gülderen Varli'nin 26 Aralık 2024 ve 16 Mayıs 2025 tarihli yazılı soru önergeleri.
