İçeriğe geç
Salı, 13 Ekim 2026 RSS akışı
Depremzedem
17 Ağustos 1999 sabahı İzmit Körfezi'nde çökmüş binalar (temsili)

Türkiye Depremleri

1999 Marmara Depremi 45 Saniye Sürdü, "Devlet Nerede?" Sorusu Kaldı

17 Ağustos 1999 gecesi saat 03:02'de İzmit Körfezi'ni yıkan deprem, resmî rakamlarla 17 binden fazla can aldı. Kopan telefonlardan beş gün yanan rafineriye, enkaz altında geçen saatlerden DASK'a ve AFAD'a, Türkiye'yi değiştiren gecenin belgesel anlatımı.

DepremleYasam Güncellendi: 17 dk okuma

17 Ağustos 1999, Salı. Sıcak bir yaz gecesi. İzmit Körfezi'nin iki yakasında, Gölcük'te, Değirmendere'de, Yalova'da, Adapazarı'nda insanlar uykudadır; çoğu pencereleri açık yatmıştır. Saat 03:02'de Kuzey Anadolu Fayı, 1939'da Erzincan'da başlayan ve altmış yıldır batıya doğru ilerleyen kırılmanın yeni bir halkasını, bu kez Türkiye'nin sanayi kalbinde yaşatacak. Bu yazı, o gecenin ve sonrasındaki ayların hikâyesi.

Depremden önce

1999 yazında İzmit Körfezi'nde bir gece (temsili)
Temsili görsel

1999'da İzmit Körfezi, Türkiye'nin en kalabalık ve en çok üreten bölgelerinden biridir. Dünya Bankası'nın hesabına göre Kocaeli tek başına ülke imalat sanayisinin katma değerinin yüzde 15'ini üretir. Fabrikalar Gebze ile İzmit arasındaki dar kıyı şeridine dizilmiştir. Körfezin karşı yakasında Gölcük, hem bir yazlık kasaba hem de Türk Donanması'nın ana üssüdür. Yalova'nın yıl boyu nüfusu 164 bindir; yazın, belediye başkanının anlatımına göre, şehirde bunun altı katı insan yaşar.

Bölgenin evleri çok katlı betonarme apartmanlardır. Pek çoğu hızlı büyümenin içinde, denetimsiz yapılmıştır. Adapazarı'nda apartmanların çoğunun zemin katı dükkândır. İstanbul'un batısında Avcılar, 1990'larda denetimsizce büyümüş bir semttir.

Bilim insanları bu depremi beklemektedir. Kuzey Anadolu Fayı, 1939 Erzincan depreminden beri doğudan batıya doğru art arda kırılmıştır: 1942, 1943, 1944, 1957, 1967. İzmit'in altındaki kesim ise en az 250 yıldır kaymamış görünür. 1997'de jeolog Aykut Barka ve ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'ndan (USGS) Ross Stein, James Dieterich ile birlikte bir hesap yayımlar: 1997-2027 arasında İzmit'in güneyinde büyük bir deprem olma olasılığı yüzde 12'dir. Deprem, iki yıl sonra tam da bu kesimde olacaktır.

Körfezin kuzey kıyısında, Türkiye'nin en büyük rafinerisi Tüpraş İzmit vardır. Rafinerinin 1967 Mudurnu depreminden sonra da büyük bir yangın geçirdiği, o tarihte çoktan unutulmuştur.

Sarsıntı

Saat 03:02. Merkez üssü İzmit'in yaklaşık yedi kilometre güneydoğusu, Gölcük'ün on beş kilometre doğusudur; odak 16-17 kilometre derindedir. Fay, yaklaşık 110 kilometre boyunca kırılır. Sarsıntının süresi, kaynakların çoğuna göre 45 saniyedir.

Büyüklüğü hakkında bugün bile farklı rakamlar dolaşır. Kandilli Rasathanesi ilk saatlerde 6,7 açıklar; USGS'ye göre bunun nedeni Kandilli'nin cihazlarının çoğunun ölçek dışına çıkmasıdır. USGS aynı saatlerde 7,8 duyurur. Sonraki hesaplar 7,4 ile 7,6 arasında değerler verir. Basın, ilk açıklanan düşük rakamı, felaketin ciddiyetinin geç anlaşılmasının sembolü olarak yazacaktır.

Sarsıntı anında sokağa kaçan insanlar (temsili)
Temsili görsel

Gölcük'te Değirmendere'de 17 yaşındaki Nazan Arıöz, "büyük böyle bir gürültüyle" uyanır. Donanmada görevli 21 yaşındaki Engin Bal o anı yıllar sonra şöyle anlatacaktır: "Resmi olarak 45 saniye sürdüğü söyleniyor ama bu 45 saniye bir 45 yıl gibi geliyor insana." Gece dolunay vardır; elektrikler kesildiğinde etrafı yalnızca ay aydınlatır.

Gölcük'te Emine Cebeci'nin evi ilk saniyelerde yıkılır: "Hani '45 saniye sürdü' dediler ya, biz ilk 10 saniyede yıkılan evlerden biriydik."

Gölcük'te depremde hasar gören cami, 1999
Gölcük'te fay kırığının üzerinde kalan ve kubbesi yerinden oynayan bir cami. Fotoğraf Ağustos 1999'da, depremden sonra çekilmiştir. Fotoğraf: NOAA National Geophysical Data Center · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (August 17, 1999 Izmit earthquake Golcuk 04.jpg)

Fay, Gölcük'te Donanma'nın tesislerinin içinden geçer. Deniz Subay Orduevi tam fay hattının üzerindedir; binanın iki yarısı birbirine göre iki metreden fazla kayar. Donanma Komutanlığı karargâh binası da yıkılır. Kıyının yaklaşık dört kilometrelik bir bölümü iki üç metre çökerek denizin altında kalır. Körfezde kabaran dalgalar kıyıdaki evleri basar.

Kocaeli'deki Kolordu Komutanı Hurşit Tolon o gece birinci kattaki evindedir. Yedi dakika sonra, 03:09'da karargâhtadır.

İlk saatler

Ülkenin elektrik şebekesinin iki ana trafo merkezi devreden çıkar; kesinti Türkiye'nin geniş bir bölümüne yayılır. İstanbul ile Ankara arasındaki ana fiber kablo, İzmit'in doğusunda fayın geçtiği yerde kopar. Yakınlarını aramaya çalışan milyonlarca kişi yüzünden telefon sistemi tamamen çöker. Telefonla ulaşamayanlar arabalarına binip bölgeye yola çıkar; yollar kilitlenir.

Dünya Bankası'nın raporuna göre Başbakanlık'ta kriz merkezi saat 04:30'da kurulur. Sivil Savunma'nın kurtarma ekipleri 05:30'da kamyonlarla yola çıkar, ama yıkılmış bir köprü ve tıkalı yollar yüzünden bölgeye ancak akşam ulaşabilir. Sağlık Bakanlığı sabah 06:30'a kadar bölgeye 139 ambulans ve 110 doktor gönderir. Uydu telefonları bölgeye 17 saat sonra varacak, elektrik 48 saatte, haberleşme 63 saatte düzelecektir.

Depremin ilk saatlerinde enkazda arama (temsili)
Temsili görsel

Enkazın başına ilk koşanlar, komşulardır. Nazan Arıöz annesiyle birlikte dört saat enkazın altında kalır. Enkazın içinden radyoyu duyar: saat üç sıfır iki itibarıyla Gölcük'te büyük bir deprem olduğu söylenmektedir. "Çıktığımızda sabah ışımıştı," diye anlatır. Babasını komşularla birlikte balyozla beton kırarak çıkarırlar.

Engin Bal, bir çatı enkazından kolu kırık, beş altı yaşlarında bir çocuğu çıkarır. Bir gün önce birlikte mesaiden çıktığı arkadaşlarından ikisini o gece kaybeder.

İstanbul'da arama kurtarma derneği AKUT'un gönüllüleri, saat 04:45'te Avcılar'da enkaz üzerinde çalışmaya başlar. Kocaeli'de Hurşit Tolon, Vali Memduh Oğuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen ile buluşur ve valilikte bir kriz masası kurulur.

Sabah: gerçek tablo

Gölcük'te çökmüş bina, Ağustos 1999
Gölcük girişinde katları üst üste çökmüş bir bina. Fotoğraf Ağustos 1999'da, depremden sonra çekilmiştir. Fotoğraf: NOAA National Geophysical Data Center · Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (August 17, 1999 Izmit earthquake Golcuk 01.jpg)
Depremin ertesi sabahı yıkılmış bir sokak (temsili)
Temsili görsel

Gün ağardığında tablo ortaya çıkar. Gölcük'ün, İzmit'in, Adapazarı'nın, Yalova'nın, Değirmendere'nin, Avcılar'ın sokaklarında, katları birbirinin üzerine çökmüş apartmanlar vardır. Sabah açıklanan ilk rakamlar yüzlerle ifade edilir; öğleden sonra Kocaeli'de 200'ün üzerinde ölüden söz edilir. Yalova'da morglar yetmez, buzhaneler kullanılmaya başlanır. Adapazarı'nda cesetler Et ve Balık Kurumu'nun soğutuculu tırlarına konur.

Yalova Valisi Nihat Özgöl ilk gün şunu söyler: "Yardımlar çok yetersiz. Seyyar hastane, mutfak, çadır, ambulans ihtiyacımız var." İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, yıkılan binalar için sert konuşur: "Demiri az, çimentosu az... Sanki bir katlı bina yapar gibi, sekiz, on katlı bina yapılıyor."

Ölü sayısı her gün büyür. Kriz Yönetim Merkezi'nin 19 Ağustos öğlen açıklamasına göre resmî rakam 5 bini aşmıştır: Kocaeli'de 3.143, Sakarya'da 959, İstanbul'da 586, Yalova'da 350, Bolu'da 210. 9 Eylül'de rakam 15.370'e, Ekim ortasında 17 bini aşar.

Rafineri yanıyor

Yanan rafineri (temsili)
Temsili görsel

Sarsıntıda Tüpraş'ın 115 metre yüksekliğindeki bacası çöker ve altındaki 63 boru hattını parçalar. Ham petrol ünitesinde yangın çıkar. Asıl büyük yangın ise nafta tanklarındadır: tankların yüzer tavanları sarsıntıda çarpışır ve kıvılcım çıkar.

Akşam saat 19:00'da, yangının on altıncı saatinde, itfaiyeciler sahadan çekilir. Kriz merkezi rafinerinin çevresinde beş kilometrelik bir tahliye bölgesi ilan eder ve hükümet uluslararası yardım ister. Tahliye, rafinerinin çevresindeki enkazlarda arama kurtarmayı da durdurur. Nazan Arıöz o geceyi hatırlar: "İlk gece TÜPRAŞ patlayacak dediler. İlk gece dağda kaldık."

Azerbaycan'dan rafineri itfaiyecileri, Bulgaristan'dan araçlar, Almanya'dan pompalar gelir. Altı nafta tankı ve 30.500 ton ürün yanar. Son tank 21 Ağustos'ta söndürülür; yangın beş gün sürmüştür. Günlerce İzmit'e girenleri ilk karşılayan şey, rafineriden yükselen kapkara dumandır.

Devlet bölgede

Süleyman Demirel portresi
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Fotoğraf 1998 yılına aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Kamu malı (public domain), Wikimedia Commons (Suleyman Demirel 1998.jpg)

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, depremin ilk günü yaptığı açıklamada felaketin bilançosunun henüz bilinmediğini söyler: "Büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Henüz tam bilançosunu bilmiyoruz. Sabahtan beri bilgi almaya çalışıyorum."

Bülent Ecevit portresi
Başbakan Bülent Ecevit. Fotoğraf Ocak 2000'e aittir, deprem gününe ait değildir. Fotoğraf: Copyright World Economic Forum (www.weforum.org) / swiss-image.ch · CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons (Bülent Ecevit 2000.jpg)

Başbakan Bülent Ecevit önce İstanbul'a gelir, oradan helikopterle bölgeyi gezer. Yalova Devlet Hastanesi'nden çıkarken iletişimin olmadığını anlatır: "Ne normal telefon var, ne cep telefonları çalışıyor. Ancak biz telsiz yoluyla haber ulaştırabiliyoruz." Bir iki gün içinde dünyanın dört bir yanından deneyimli kurtarma ekiplerinin geleceğini söyler.

18 Ağustos'ta Meclis'te tansiyon yükselir. Kocaeli Milletvekili Turan İmamoğlu bağırır: "Devlet nerede, insanlar ölüyor." Bayındırlık Bakanı Koray Aydın, aynı oturumda Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en büyük afetiyle karşı karşıya olduğunu söyler.

"Devlet nerede" sorusu, o günlerin manşeti olur. Gazeteler, Avcılar'da E-5 kenarındaki yıkık binalarda depremden yedi sekiz saat sonra hâlâ resmî bir kurtarma çalışması başlamadığını yazar. Zonguldak ve Bartın'dan gelen maden işçileri Adapazarı'na ancak ertesi gün ulaşabilir. Bakan Yaşar Okuyan, birkaç gün sonra bölgede 53 bin askerin çalıştığını açıklar.

Dünyadan gelen eller

19 Ağustos'a kadar 27 ülkeden 1.688 kurtarmacı bölgeye ulaşır. En çok ekibi Almanya gönderir; İsrail 328 kişiyle gelir. ABD Donanması'nın gemileri körfeze demirler.

En çok konuşulan yardım, Yunanistan'dan gelir. Dışişleri Bakanlığı'nın sonradan yayımladığı resmî bültene göre Yunanistan depremden hemen sonra tıbbi malzeme, doktor, geçici konut malzemesi, yangın söndürme uçakları ve deneyimli EMAK arama kurtarma ekibini gönderir. Bakanlık, bu karşılıklı yardımın iki hükümet arasındaki diyaloğa önemli bir katkı yaptığını yazacaktır. Birkaç hafta sonra, 7 Eylül 1999'da Atina sarsıldığında, oraya ilk ulaşan kurtarma ekiplerinden biri AKUT olur.

Tartışma da eksik olmaz. Sağlık Bakanı Osman Durmuş, yabancı sağlık ekiplerinin isteklerine tepki gösterir: "Böyle yardım gelecekse gelmesin, onun yerine araç-gereç göndersinler." Hürriyet, bakanın bazı yabancı yardım tekliflerini geri çevirdiğini yazar. Durmuş, kendisine atfedilen "Yunan kanı istemiyoruz" sözünü söylemediğini açıklar: "Yardımın Yunan'ı, Ermenisi olmaz. Ben yardıma değil, ihtiyaç olmayan yardıma karşı çıkıyorum."

Enkazın altında

Gölcük'te 26 yaşındaki öğretmen Binnaz Tiryaki, eşi ve iki yaşındaki kızı Duygu ile üç gün enkaz altında kalır. Eşi enkazın altında hayatını kaybeder; kızı kurtulur. Binnaz Tiryaki'nin bacağı kesilir. "Eşim sivil denizciydi, yavrum babasına doyamadı," der.

Hikmet Korkut, yine Gölcük'te, 55 saat enkaz altında kalır. Onu akrabaları ve köylüleri kurtarır. İki kız kardeşi ölür. Annesi Hanife Korkut, aynı binanın üst katlarındaki subayların yabancı bir ekip tarafından çıkarıldığını, kendi çocuklarının ise beklediğini anlatır: "Bizim çocuklarımız insan değil mi, niye onlara bakmıyorlar."

Suna Karakaya, babasıyla birlikte dört gün enkazın altında kalır. Onları Fransız ekip çıkarır. Annesini ve kardeşini kaybeder. "Dudaklarımızı tükürüklerimizi yalayarak yaşadık," diye anlatır.

Enkazdan kurtarılan çocuk (temsili)
Temsili görsel

Gölcük'te enkazdan çıkarılan İlknur Cengiz üniversite sınavına girmiştir: "Sonucunu merak ediyorum. Ama, bundan sonra hiçbir şey umrumda değil. Yaşıyorum..." Aynı günlerde dokuz yaşındaki Zeynep Keleş 111 saat, altı yaşındaki Damla Özkan 95 saat sonra kurtarılır.

Nazan Arıöz'ün abisi Recep Atilla Arıöz'e ise ancak üçüncü gün ulaşılır; cenazesini Amerikan Hastanesi'nden gelen bir ekip çıkarır.

Kaybedenler

Yalova'da Tijan Küçük yedi çocuğuyla birlikte enkazın altında kalır. Kerem'i, Erdem'i, Çiğdem'i ve sekiz aylık Sinem'i kaybeder. Yıllar sonra şöyle der: "Ben artık bayramları, özel günleri mutlulukla beklemiyorum. Sadece 17 Ağustos'u bekliyorum." Oğlu Kadir 17 saat enkazda kalmıştır. Onun sözü daha kısadır: "Deprem değil, binalar öldürüyor."

Emine Cebeci'nin oğlu Serkan, depremin on üçüncü saatinde enkazdan sağ çıkarılır ve hastaneye götürülür. Ondan sonra bir daha haber alınamaz. Annesi oğlunu yıllarca arar; dört yıl süren bir mahkeme süreci boyunca on sekiz mezar açtırır ve oğlunun cenazesini bunlardan birinde bulur. "Deprem bizleri öldürmedi, bizi betonlar öldürdü," diyecektir.

Donanma da ağır kayıp verir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın açıklamasına göre bir amiral, 27 subay, 136 astsubay, erbaş, er, memur ve işçilerle birlikte 441 kişi hayatını kaybeder. Ölenler arasında orduevinde kalan İngiliz Binbaşı James Acton da vardır.

Yardım ve yeniden yapılanma

USGS'nin raporuna göre depremden sonra 121 çadır kentte 113.869 çadır kurulur; evsiz kalanların sayısı 250 bini aşar. Dünya Bankası'nın ilk tahmini daha yüksektir: 400 ila 600 bin kişi.

Çadır kentte bir aile (temsili)
Temsili görsel

Yardımın dağıtımı karmaşıktır. Yalova'da ekmeklerin sokaklarda yığıldığı yazılır. Derince'de gönüllülerin kurduğu bir çadır kentte jandarma, yardımın yalnızca kriz merkezinden dağıtılacağını söyleyerek dağıtımı durdurur. Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, kışın yaklaştığını hatırlatır: "Bu insanlara kalıcı barınma yerleri yapmak gerekir."

21 Ağustos'ta hükümet, evi yıkılanlar için prefabrik konutlar yapılmasına karar verir. Bir yıl sonra yapılan bir araştırma, 80 ayrı yerdeki 39.928 prefabrik evde 129.338 kişinin yaşadığını belirler. Kalıcı konutlar için Dünya Bankası 737 milyon dolarlık bir proje başlatır; Avrupa Yatırım Bankası da konut yapımını finanse eder. Uzmanlar, ev sahiplerine konut verilirken kiracılar için kalıcı bir çözüm bulunmadığını eleştirir.

Yalova Başsavcısı Metin Fadıllıoğlu, müteahhit Veli Göçer'i kamuoyu baskısı nedeniyle tutuklamak istediklerini, ama kaçtığını söyler.

16 Kasım 1999'da ABD Başkanı Bill Clinton İzmit'te depremzedeleri ziyaret eder ve onları çadırlarına alan ailelere teşekkür eder; yardıma koşan ülke sayısının 87'yi bulduğunu söyler.

Neyi değiştirdi

17 Ağustos, Türkiye'de afet yönetiminin dönüm noktasıdır. AFAD bugün kendi tarihini anlatırken bu cümleyi kullanır.

Deprem sigortası zorunlu olur. 27 Aralık 1999'da yayımlanan 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) kurulur; Zorunlu Deprem Sigortası 27 Eylül 2000'de uygulamaya girer. Yapı denetimi için önce Şubat 2000'de bir kararname çıkar, ardından Temmuz 2001'de 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun yayımlanır.

Depremin maliyeti için Kasım 1999'da 4481 sayılı kanunla ek vergiler getirilir; halk arasında "deprem vergisi" diye anılacak olan özel iletişim vergisi bunlardan biridir.

Afet kurumları da yeniden kurulur. 2009'da Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılır; yerlerine 5902 sayılı kanunla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) kurulur.

Deprem, Türk-Yunan ilişkilerinde de bir yumuşamanın başlangıcı olarak anılır. Fayın hikâyesi ise bitmemiştir: USGS'ye göre 17 Ağustos depremi gerilimi fayın doğusuna aktarmıştır. Üç ay sonra, 12 Kasım 1999'da Düzce 7,1 büyüklüğündeki bir depremle yıkılacaktır. Batıda ise İstanbul'un güneyindeki Marmara fayı, kırılmaya daha yakın hâle gelmiştir.

Bugün

17 Ağustos depreminin ölü sayısı için tek bir rakam yoktur. Resmî açıklamalara göre 19 Ekim 1999'da 17.127, 16 Kasım 1999'da 17.269 kişi hayatını kaybetmişti; yaralı sayısı 43.953 olarak açıklandı. Bugün en sık anılan rakam 17.480'dir. Bazı kaynaklar 2010 tarihli bir Meclis araştırma raporuna dayanarak 18.373 ölüden söz eder.

Sakarya Deprem Müzesi
Sakarya'daki Deprem Müzesi. Fotoğraf 2015 yılına aittir. Fotoğraf: Acar54 · CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Deprem Müzesi.JPG)

Her yıl 17 Ağustos'ta saat 03:02'de, Gölcük Kavaklı Sahili'ndeki Deprem Anıtı'nda saygı duruşunda bulunulur; denizin altında kalanlar için denize çiçek bırakılır. Donanma, yıkılan karargâh ve orduevinin yerine ölenlerin adlarını taşıyan iki anıt yaptırmıştır. Sakarya'da bir deprem müzesi vardır.

Bugünkü Gölcük (temsili)
Temsili görsel

2017'deki anmada Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş şöyle der: "İnsanlarımızı depremler değil, depreme dayanıksız, hazırlıksız binalar öldürdü." Aynı cümleyi o gün enkazdan çıkanlar da yıllardır söylemektedir.

Kaynaklar

  • U.S. Geological Survey. Implications for Earthquake Risk Reduction in the United States from the Kocaeli, Turkey, Earthquake of August 17, 1999 (Circular 1193), 2000.
  • World Bank Turkey Country Office. Turkey: Marmara Earthquake Assessment, 14 Eylül 1999.
  • Kurita, T. Survey Report on the Reconstruction Following the Earthquake in Marmara, Turkey on August 17, 1999. Asian Disaster Reduction Center.
  • Girgin, S. "The natech events during the 17 August 1999 Kocaeli earthquake: aftermath and lessons learned." Natural Hazards and Earth System Sciences, 11, 2011.
  • Uçarkuş, G. ve Taymaz, T. "Obituary: Prof. Dr. Aykut Barka." Turkish Journal of Earth Sciences, 11, 2002.
  • Baş, S. Post Disaster Temporary Houses: The Production of Place in the Case of 1999 Marmara Earthquakes in Kocaeli. ODTÜ yüksek lisans tezi, 2011.
  • T.C. Dışişleri Bakanlığı, "The Assistances After the Earthquake", basın bülteni, 19 Ağustos 2000.
  • The White House, "Remarks to Earthquake Survivors and Relief Workers", İzmit, 16 Kasım 1999.
  • DASK 2004 Faaliyet Raporu; 4481, 4708 ve 5902 sayılı kanun metinleri; AFAD, "AFAD Hakkında".
  • Evrensel gazetesi, 18 Ağustos - 3 Eylül 1999 haberleri.
  • NTV / Anadolu Ajansı, "Deniz Kuvvetleri'nden Gölcük'te yitirdiğimiz askerlere vefa", 26 Temmuz 2000.
  • Hürriyet, "AKUT'a, şeref salonu", 9 Eylül 1999.
  • Hürriyet / DHA, "18'nci yılında Gölcük'te deprem şehitleri anıldı", 17 Ağustos 2017.
  • DHA, 17 Ağustos depreminin 25. yılı anma haberi, 17 Ağustos 2024.
  • Milliyet, "23 yıldır dinmeyen acı!", 16 Ağustos 2022.
  • İhlas Haber Ajansı / gzt.com, "4 yıl boyunca oğlunu sokak sokak aradı", 16 Ağustos 2026.
  • bianet, "Eski Sağlık Bakanlarından Osman Durmuş hayatını kaybetti", 26 Ekim 2020.
  • Cumhuriyet, "Hurşit Tolon iki büyük deprem arasındaki 'farkı' anlattı", 27 Şubat 2023.
  • Türkiye Earthquake Memory Project (McGill Üniversitesi), sözlü tarih görüşmeleri: Nazan Arıöz, Engin Bal (2025).

Benzer içerikler

DepremleYasam

Bu yazarın bütün yazıları