1668 Kuzey Anadolu Depreminde Fay Bolu'dan Koyulhisar'a Kırıldı
17 Ağustos 1668'de Kuzey Anadolu Fayı 400 kilometreyi aşan bir boyda kırıldı; Bolu neredeyse tamamen yıkıldı, Merzifon'dan Niksar'a yaklaşık 8 bin kişi öldü. Türkiye'nin bilinen en güçlü depremi, tek mi yoksa dizi mi olduğu tartışması ve toprağın altında bıraktığı iz.
17 Ağustos 1668. Osmanlı ordusu Girit'te, Kandiye kuşatmasının son yılında. Anadolu'nun kuzeyinde, Bolu'dan Tokat'a uzanan kervan yolunun kasabalarında sıradan bir yaz günü. Öğleye doğru yer sallanıyor ve sarsıntı yüzlerce kilometre boyunca, bir kasabadan ötekine yayılıyor. Kuzey Anadolu Fayı, bilinen tarihindeki belki de en uzun kırılmayı yaşıyor. Tam 331 yıl sonra, aynı gün, aynı fayın batı ucu Marmara'da kırılacak.
Depremden önce


1668'de Anadolu, Sultan IV. Mehmed'in hükümdarlığındaki Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçasıdır. Sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa, yıllardır süren Kandiye kuşatmasını bitirmek için Girit'tedir. Devletin bütün dikkati ve kaynakları bu savaştadır.
Bolu, Tosya, Merzifon, Amasya, Ladik, Tokat ve Niksar, İstanbul'u Doğu'ya bağlayan kervan yollarının üzerindeki pazar kasabalarıdır. Evler taş, ahşap ve kerpiçten yapılmıştır; camiler, hanlar, hamamlar kasabaların ortasında yükselir. Bu kasabaların hepsi aynı kırığın üzerinde ya da yakınında kuruludur: Karadeniz kıyısına paralel uzanan Kuzey Anadolu Fayı.
Öncü sarsıntılar
Tarihsel kayıtlara göre ana depremden önce fayın batı ucunda, Bolu tarafında bir dizi öncü sarsıntı hissedilir. Bazı tarihî kataloglar, temmuzdan eylüle kadar bölgenin farklı yerlerinde bir dizi deprem olduğunu yazar. O yaz Anadolu'nun kuzeyi, haftalar boyunca tedirgin bir bekleyiş içindedir.
17 Ağustos sabahı


Ana deprem 17 Ağustos'ta, öğleden önce gelir. Büyüklüğünün 7,8 ile 8,0 arasında olduğu tahmin edilir; bu, Türkiye'de bilinen en güçlü depremlerden biridir. Merkez üssünün Ladik Gölü'nün güney kıyısında olduğu düşünülür. Sarsıntı batıda Bolu'dan doğuda Erzincan'a kadar ağır hasar bırakır.
Fayın ne kadar uzunlukta kırıldığı tartışmalıdır. Hesaplar 380 kilometreden 600 kilometreye kadar uzanır. Bilim insanları Ambraseys ve Finkel'e göre kırılma Gerede'nin doğusundan başlar, Niksar'daki yaklaşık 10 kilometrelik basamağı aşarak Koyulhisar yakınlarına kadar ilerler.
Bolu

Batıda en ağır yıkım Bolu'dadır. Kayıtlara göre kasaba neredeyse tamamen yıkılır ve yalnız Bolu'da 1.800 kişi hayatını kaybeder. Taş ve kerpiç evler, ağır damlarıyla birlikte içindekilerin üzerine çöker.
O günlerden bize gün gün, saat saat bir tanıklık kalmamıştır. Bugün bildiklerimizin çoğu, tarihçilerin Osmanlı ve Avrupa kaynaklarından derlediği kısa kayıtlara dayanır.
Merzifon'dan Niksar'a


Doğuda, fay boyunca yıkım sürer. Merzifon ile Niksar arasında 6 bin kişinin daha öldüğü bildirilir. Amasya, Ladik, Tokat ve Niksar çevresindeki kasabalar ve köyler ağır hasar görür. Tokat'ta artçı sarsıntılar en az altı ay sürer; halk aylarca evlerine güvenle dönemez.
Sarsıntı Karadeniz kıyısına da ulaşır. Samsun Kalesi'nin surları ve kuleleri hasar görür, yapının bazı bölümleri yıkılır. Doğuda Erzincan'a kadar hasar bildirilir.
Kayıp
Toplam ölü sayısı yaklaşık 8 bin olarak kaydedilir: Bolu'da 1.800, Merzifon ile Niksar arasında 6 bin. Bu rakamlar, dönemin kayıtlarının izin verdiği kadarıyla bilinenlerdir; köylerdeki gerçek kaybın daha yüksek olması olasıdır.
Tek deprem mi, bir dizi mi?
Bilim insanları uzun süre şu soruyu tartışmıştır: 1668'de fayı yüzlerce kilometre kıran tek bir deprem miydi, yoksa birkaç hafta içinde art arda gelen birkaç büyük deprem mi?
Tek bir deprem olması için kırılmanın Niksar'daki 10 kilometrelik basamağı atlaması gerekir. Uzun yıllar depremlerin bu kadar geniş bir basamağı aşamayacağı düşünüldü. Ama 2001'de Çin'deki Kunlun depremi çok daha geniş bir basamağı aşınca, bilgisayar modelleri olgun faylarda kırılmanın 8 kilometre ve daha fazlasını atlayabileceğini gösterdi. Bugün pek çok araştırmacı, 1668'in tek ve dev bir deprem olduğunu kabul ediyor.
Toprağın altındaki iz

1668'in en sağlam tanığı toprağın kendisidir. Fay boyunca açılan araştırma hendeklerinde, toprak katmanlarında bu büyük kırılmanın izleri bulunmuştur. Kelkit Vadisi'nde, Reşadiye ve Umurca'da açılan hendeklerde araştırmacılar son bin yılda üç büyük yüzey kırılması saptamıştır: 1254, 1668 ve 1939. 1668 depreminde burada fayın iki yakası yatayda yaklaşık 2,5 metre kaymıştır.
Neyi değiştirdi
1668 depremi, Kuzey Anadolu Fayı'nın bazen parça parça, bazen de yüzlerce kilometre birden kırılabileceğini gösteren en önemli tarihî olaydır. Bilim insanları onu, 1719, 1754, 1766, 1859 ve 1894 depremleriyle 19. yüzyıla kadar süren ve genel olarak batıya ilerleyen bir dizinin ilk halkası olarak görür. 20. yüzyılda aynı desen tekrarlandı: 1939 Erzincan'dan başlayan dizi, 1999'da İzmit'e ve Düzce'ye ulaştı.
Bugün

Takvimdeki rastlantı ürpertici: 1668 depremi 17 Ağustos'ta oldu. Tam 331 yıl sonra, 17 Ağustos 1999'da, aynı fayın batı ucu Marmara depremini üretti. Bolu'dan Niksar'a 1668'de yıkılan kasabalar bugün büyük şehirlere dönüştü ve hâlâ aynı fayın üzerinde yaşıyor.

Kaynaklar
- Ambraseys, N. N. ve Finkel, C. F. (1988). The Anatolian earthquake of 17 August 1668. Historical Seismograms and Earthquakes of the World.
- Ambraseys, N. N. ve Finkel, C. F. (1995). The Seismicity of Turkey and Adjacent Areas: A Historical Review, 1500–1800.
- Zabcı, C. ve diğ. (2011). Palaeoearthquakes on the Kelkit Valley Segment of the North Anatolian Fault, Turkey: Implications for the Surface Rupture of the Historical 17 August 1668 Anatolian Earthquake. Turkish Journal of Earth Sciences, 20(4), 411-427.
- Vikipedi (Türkçe ve İngilizce), 1668 Kuzey Anadolu depremi (başlangıç kaynağı)
