1931 Managua Depremi: Kutsal Salı'da Yanan Başkent
31 Mart 1931 sabahı tam kentin altında kırılan fay, ABD deniz piyadelerinin işgali altındaki Nikaragua başkenti Managua'yı yıktı; ardından çıkan yangın beş gün sürdü. 1.000 ile 2.450 arasında ölü, on binlerce evsiz, yanan arşivler ve tartışılan başkent: ABD diplomatik telgrafları ve Managualı bir gazetecinin tanıklığıyla belgesel anlatım.
31 Mart 1931, Paskalya'dan önceki Kutsal Salı. Nikaragua'nın başkenti Managua'da çarşılar bayram alışverişi yapan insanlarla dolu. Kentte dört yıldır ABD deniz piyadeleri var; çekilmeleri iki ay önce açıklanmış. Sabah saat on sularında yer birkaç saniye sallanıyor. Kerpiç ve ahşap evler çöküyor, eczanelerden ve mutfak ocaklarından çıkan yangın kentin en zengin mahallelerini günlerce yakıyor. Yüz binden az nüfuslu başkentte binlerce kişi ölüyor ya da yaralanıyor, nüfusun büyük kısmı evsiz kalıyor.
İşgal altındaki başkent
1931'de Managua yaklaşık 60 bin nüfuslu, Managua Gölü'nün güney kıyısında genç bir başkenttir. Ülkenin iki eski rakip kenti León ile Granada arasındaki çekişmeyi bitirmek için 1852'de başkent yapılmıştır. Evlerin çoğu "taquezal" denen yöntemle yapılmıştır: ahşap bir iskeletin arası taşla doldurulur, üstü çamur ve sıvayla kapatılır.
Ülke, ABD'nin askerî müdahalesi altındadır. 1927'deki iç savaşta ABD deniz piyadeleri çıkarma yapmış, Managua'daki La Loma kalesine yerleşmiştir. Liberal general José María Moncada, ABD gözetiminde yapılan 1928 seçimini kazanıp devlet başkanı olmuştur. Kuzeydeki dağlarda ise anlaşmayı reddeden Augusto César Sandino'nun gerillaları deniz piyadeleriyle savaşmaktadır. Ülkenin iç güvenliği, subaylarının çoğu ABD'li deniz piyadesi olan Ulusal Muhafız'ın (Guardia Nacional) elindedir.

Washington bu varlığı bitirmeye karar vermiştir: ABD Dışişleri Bakanı Henry Stimson Şubat 1931'de deniz piyadelerinin çekileceğini duyurmuştur. Kentte ayrıca Nikaragua'dan geçecek olası bir kanalın güzergâhını inceleyen ABD Ordusu mühendislerinden bir birlik vardır; başında Yarbay Dan I. Sultan bulunur. Ülke aylardır süren bir kuraklıkla da boğuşmaktadır.
Kutsal Salı, sabah on
Deprem 31 Mart 1931 Salı sabahı gelir. NOAA kataloğu saati 16.02 (Greenwich) olarak verir; bu yerel saatle 10.02 eder. Managualı tanıkların anlatımlarında ve yerel kaynaklarda ise 10.22 ya da 10.23 geçer. Büyüklük için de tek rakam yoktur: NOAA 5,6 verir, sonraki çalışmalar 6 ile 6,2 arasında hesaplar. Sarsıntı yalnızca beş altı saniye sürer.
Deprem büyük değildir ama tam kentin altında olur. Kırılan fay, kentin içinden geçen ve bugün "Stadyum Fayı" diye anılan kısa bir faydır. Adını, o yıllarda Ulusal Hapishane'nin bulunduğu yere sonradan yapılan beyzbol stadyumundan alır. Kentin batı yarısı yarılır, doğusu büyük ölçüde sağlam kalır. Granada gibi yakın kentlerde hasar yoktur.
Gazeteci Apolonio Palazio, 36 yıl sonra yeniden yayımlanan tanıklığında o dakikaları anlatır: yer önce hafifçe kıpırdar, sonra birden şiddetlenir. Çöken evlerin tozu birkaç dakika boyunca kenti bir bulut gibi sarar. İnsanlar ne olduğunu anlamadan sokaklara koşar, birbirine çarpar. Ürken atlar, tutuşmuş arabaları sürücüsüz sürükleyerek caddelerde koşar. Kimse depremin yalnız Managua'yı vurduğunu bilmez; herkes bütün ülkenin yıkıldığını sanır.
Çarşılar ve hapishane

En ağır kayıp kalabalık yerlerdedir. Paskalya haftası için alışveriş yapanlarla dolu Merkez Çarşı ile San Miguel Çarşısı çöker. Nikaragua kaynaklarına göre yalnızca çarşılarda kimliği belirlenebilen 65 kadın ve 17 erkek cesedi çıkarılır; tanınamayanlar ayrıca gömülür. Haberleşme Sarayı, Variedades tiyatrosu, Candelaria, San Antonio ve San Pedro kiliseleri de yıkılır.
İngilizce kaynaklar en çok ölümün Ulusal Hapishane'de olduğunu yazar; çöken binada mahkûmların çoğu ölür. Deniz piyadeleri de kayıp verir. Tugay komutanlığının raporuna göre Donanma doktoru Yarbay Hugo F. A. Baske ve Binbaşı Joseph D. Murray'nin eşi ölür, bir piyade memuru kayıptır.
Ayakta kalanlar da vardır: 1928'de yapımına başlanan yeni katedralin demir iskeleti, Ulusal Banka, Belediye Sarayı ve Tiscapa tepesindeki yeni Başkanlık Konağı. Konak hasar görür; güney cephesinin bir parçası Tiscapa gölüne düşer.
Beş gün süren yangın
Depremin ardından yangın başlar. Palazio, çarşıların üzerinden yükselen kara bir duman sütunu görür; eczanelerde ve laboratuvarlarda patlamalar olur. Yangının elektrik tellerinden mi, odun ocaklarından mı çıktığını kimse bilmez. Yönü sürekli değişen sert bir rüzgâr toz ile dumanı birbirine karıştırır. Palazio'nun aktardığına göre başından yaralı, yalınayak yürüyen bir İspanyol "burası en azından cehennemin bir şubesi" der.
Ateş yıkıntıların altında kalan pek çok kişiye kurtarıcılardan önce ulaşır. Kentin su şebekesi yıkılmıştır; pompalar, su alınan volkanik gölün kenarındaki heyelanların altında kalmıştır. ABD Bakanı Matthew Hanna 2 Nisan sabahı Washington'a "kent hâlâ yanıyor" diye yazar: susuzluk, sürekli esen rüzgâr ve yıkılmış evlerin kolay tutuşması yangını durdurmayı çok zorlaştırmaktadır.
Yangınla Sultan'ın ordu mühendisleri uğraşır. Hanna'nın raporuna göre önceliği Ulusal Banka'yı kurtarmaktır; bankanın parası ve arşivi Granada'ya taşınır. 1 Nisan öğleden sonra rüzgârın taşıdığı közler Ulusal Saray'ı tutuşturur. Sarsıntıdan zarar gören bina girilemeyecek durumdadır ve yanar; hükümet bakanlıklarının neredeyse bütün arşivi, gümrük kayıtları onunla birlikte yok olur. ABD elçiliği de yanar; maslahatgüzar Beaulac'ın telgrafı kısadır: "Elçilik alevler içinde. Bütün arşiv kayıp." Nikaragua kaynaklarına göre yangının yolunu kesmek için bazı binalar dinamitle yıkılır.
Yangın beş gün sürer, kentin en zengin ve en önemli bölgesindeki 33 yapı adasını yok eder. Nikaragua'nın Ulusal Arşivi de yananlar arasındadır; Ulusal Kütüphane kurtulur. Hanna 6 Nisan'da yangının kontrol altına alındığını bildirir.
Haber kentten çıkıyor
Devlet Başkanı Moncada depremde kentte değildir; Paskalya tatili için Masaya gölü kıyısındaki evindedir. Nikaragua kaynaklarına göre haber ona dolambaçlı bir yoldan ulaşır: ABD'li Tropical Radio şirketinin Managua'daki telsizcisi felaketi dış dünyaya duyurur, haber Washington ve New York üzerinden kabloyla ülkenin güneyine döner, oradan telgraf ve ulakla başkana ulaşır.
Moncada aynı gün öğleden sonra kente döner. Gece 22.41'de Washington'a çektiği telgrafta Managua'nın "neredeyse yok olduğunu", ülkenin geri kalanının ise zarar görmediğini yazar. Geçici başkanlık konağını, kuzeni ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Anastasio Somoza García'nın evine kurar. Somoza ileride Ulusal Muhafız'ın komutanı ve devlet başkanı olacaktır.
O gece Beaulac, Kızılhaç'ın ilk gönderdiği 10 bin dolar için Washington'a uyarı geçer: Managua'nın neredeyse bütün halkı evsizdir, bu para yardıma başlamaya bile yetmez. Ertesi gün Hanna ölü sayısını "birkaç yüz" diye tahmin eder; artçılar sürdüğü için enkazda çalışmak tehlikelidir.
La Loma'da aşevi
Kurtarma işini büyük ölçüde deniz piyadeleri ve Ulusal Muhafız üstlenir. Muhafız enkazı arar ve ölüleri gömer; 2 Nisan sabahı 200 kişi toprağa verilmiştir. Kimliği belirlenemeyen yüzlerce ceset kamyonlarla mezarlığa taşınıp toplu bir hendeğe gömülür. Hanna 6 Nisan'da gömülen ölü sayısının 650'yi geçtiğini, yüzlercesinin hiç bulunamayacağını yazar.
Kentin güneyindeki La Loma sahası bir sığınma kampına dönüşür. Deniz piyadeleri 1 Nisan öğlen orada 4 bin kişiye yemek verir; ertesi gün bu sayı 8 bine çıkar. Aşevini Yüzbaşı Claude Phillips yönetir. Yaralılar önce Campo de Marte'ye, sonra La Loma'da çadırlardan kurulan bir hastaneye taşınır; pek çoğu trenle Granada, León ve Masaya'daki hastanelere gönderilir. Hanna'nın sonraki raporuna göre doktorlar çoğu zaman 48 saat ve daha fazla dinlenmeden çalışır.

Yardım her yönden gelir. ABD donanması Corinto limanına hastane gemisi Relief'i, doğu kıyısına uçak gemisi Lexington'ı yollar; Lexington'dan kalkan amfibi uçaklar doktorları Managua Gölü'ne indirir. Pan American Airways uçaklarını ücretsiz olarak yardıma verir. El Salvador, Kosta Rika, Guatemala, Honduras ve Panama'dan sağlık ekipleri gelir; Salvador Kızılhaçı, kopan telefon ve telgraf hatlarının onarımı için malzeme getirir.
Su en büyük sorundur. Sultan'ın yardımcısı Üsteğmen Leslie Groves kentin su sistemiyle uğraşır; yıllar sonra Manhattan Projesi'nin başına geçecek olan subaydır. Muhafız, kentin dört bir yanına klorlu su bidonları koyar. 6 Nisan'da şebekeye düşük basınçla klorlu su verilir. Herkes tifoya karşı aşılanır; 7 Nisan'da tek günde 4 bin kişi aşılanır.
Kentten kaçış
Ayakta kalan ev neredeyse yoktur. 3 Nisan'da Managua halkının yaklaşık yarısı başka kentlere gitmiştir. Hanna'nın 4 Nisan raporu, yüzlerce kişinin eşyalarını öküz arabalarına yükleyip yaya olarak kentten çıktığını anlatır; trenle batıya, León'a gidenler de vardır. Corinto demiryolu, kentin altı mil batısındaki Asososca'da bir yarmada düşen heyelanla kapanmıştır; mülteciler trenle ücretsiz taşınır. Deniz piyadelerinin ve ABD'li Muhafız subaylarının yaklaşık 175 kişilik ailesi ülkeden çıkarılır.
Felaket, başkentin geleceğini de tartışmaya açar. Nikaragua kaynaklarına göre Granada piskoposu bir genelgesinde depremi ilahi ceza olarak yorumlar ve Granada'da başkentin taşınması istenir; León'da da benzer bir hareket başlar. Hanna 3 Nisan'da hükümetin başkenti henüz belli olmayan bir kente taşımaya hazırlandığını bildirir. Bir hafta sonra karar biraz değişir: Moncada ve Yüksek Mahkeme dahil önemli daireler Managua'da kalır, diğerleri geçici olarak Masaya'ya taşınır, Kongre Masaya'da toplanır. Hanna'ya göre başkan kesin kararı erteler ve kalarak kentin yeniden kurulmasını cesaretlendirmek ister.
Yağma haberleri Orta Amerika'da hızla yayılır. Hanna 13 Nisan'da bunların "fazlasıyla abartılı" olduğunu yazar: Muhafız bir yağmacıyı öldürmüş, birini yaralamıştır; deniz piyadeleri kimseyi öldürmemiş ya da yaralamamıştır. Bakana göre kent halkı yağmaya değil, yardıma katılmıştır.
Ekmek yerine iş
3 Nisan'da Amerikan Kızılhaçı'nın temsilcisi Ernest J. Swift kente gelir ve bir Merkez Yardım Komitesi kurulur. Onursal başkanı Moncada, başkanı Hanna'dır; üyeleri arasında Somoza, deniz piyadeleri tugay komutanı Albay Fred L. Bradman, Sultan ve Muhafız komutanı Calvin Matthews vardır. Kent bölgelere ayrılır. Toplu aşevlerinin yerine kuru erzak dağıtılır, işsiz erkeklerden karşılığında enkaz temizliğinde çalışmaları istenir.
Swift 10 Nisan'da Kızılhaç merkezine durumu sert bir dille anlatır: hükümet yoksuldur, başkenti yıkılmıştır, ülke nüfusunun yüzde onu felaketten etkilenmiştir. Ev sahiplerinin onarıma, tüccarların yanan malları yenilemeye parası yoktur. 30 binden fazla kişiye yardım, yaklaşık 5 bin kişiye iş gerekmektedir. Kızılhaç bunun üzerine yardımı 100 bin dolara çıkarır. Bu günlerde ABD'li mizah yazarı Will Rogers da kente gelir. Rogers 10 Nisan'da özel bir uçakla Kosta Rika'ya giderken Hanna, ziyaretinin kenti "karamsarlıktan çekip çıkardığını" yazar.
Kızılhaç'ın yemek dağıtımı 15 Mayıs'ta, bebeklere süt dağıtımı 10 Haziran'da biter. Komite en yoğun döneminde yaklaşık 1.500 işçi çalıştırır; enkaz kaldırılır, yanan sokaklar onarılır, yeni caddeler açılır, genel hastane yenilenir. Yıkımın faturası için Swift 15 milyon dolar tahmin eder; başka tahminler 30-35 milyon dolara çıkar.
Kayıp
Ölü sayısı hiçbir zaman kesinleşmez. NOAA veritabanı 2.450 ölü verir. Nikaragua kaynakları 1.200 ile 1.500 arasında ölüden, 2 binden fazla yaralıdan söz eder; bazı İngilizce kaynaklar alt sınırı 1.000'e indirir. Resmî gömülü sayısı ilk hafta 650'yi geçmiştir ama yangında yanan ve hiç çıkarılamayan cesetler bu sayıya girmez. Evsiz kalanlar 35 ile 45 bin arasında tahmin edilir; bu, kentin yarısından fazlasıdır.
Neyi değiştirdi
Deprem, işgalin son yıllarında ABD'nin Nikaragua'daki askerî varlığına yeni bir rol verdi. Gerilla avlayan deniz piyadeleri birkaç hafta boyunca kentin itfaiyesi, aşçısı ve polisi oldu; çekilme takvimi kısa bir süre ertelendi. Hanna, iş bulamayan kalabalığın düzensizliğe yol açabileceğinden endişe ediyordu. Son deniz piyadeleri Ocak 1933'te ülkeden ayrıldı. Yardım komitesinde yer alan Somoza ise ileride Ulusal Muhafız'ın komutanı, sonra da devlet başkanı oldu.
Kent yeniden kuruldu ama yarım kaldı. New York Times Mart 1932'de başkentin "yıkıntılardan yavaşça doğrulduğunu" yazdı; kiralar bir yılda yüzde 40 düşmüştü, para yoktu. Yeni yapılar İspanyol sömürge üslubunda yükseldi. Nikaragua kaynaklarına göre en büyük hata da bu sırada yapıldı: çatlayan taquezal evlerin ve resmî binaların temelleri onarılmadı, duvarları sıvanıp kapatıldı. 1931'de hasar gören Belediye Sarayı ve Başkanlık Konağı, 23 Aralık 1972 depreminde çöktü. 1972'de yine kentin altındaki kısa faylar kırıldı ve Managua bir kez daha yıkıldı.
Bugün

1931'de yalnızca demir iskeleti ayakta olan katedral, bugün "Eski Katedral" adıyla kent merkezinde duruyor. Ulusal Hapishane'nin yerinde bugün Stanley Cayasso beyzbol stadyumu var. Managualılar 1931'i "31 depremi" diye anıyor; kentin altından geçen faylar ise hâlâ izleniyor.
Kaynaklar
- Foreign Relations of the United States (FRUS), 1931, Cilt II, Nikaragua: "Earthquake of 1931" telgrafları (Moncada, Beaulac, Hanna, Swift; 31 Mart-18 Haziran 1931)
- Apolonio Palazio, "El terrible terremoto que destruyó Managua en 1931" (36 yıl sonra yeniden yayımlanan tanıklık; Enrique Bolaños Vakfı dijital arşivi)
- NOAA NCEI, Önemli Depremler Veritabanı (kayıt 3460)
- Cowan ve diğ. (2002), Late Holocene Earthquakes on the Aeropuerto Fault, Managua, Nicaragua, Bulletin of the Seismological Society of America
- Michael J. Brodhead (2013), "A Wet, Nasty Job": Army Engineers and the Nicaragua Canal Survey of 1929-1931, Federal History (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle)
- Vikipedi (İngilizce ve İspanyolca), 1931 Nicaragua earthquake / Terremoto de Managua de 1931; United States occupation of Nicaragua; Leslie Groves (başlangıç kaynağı)
