Ortadoğu ve Kafkasya Depremleri
1667 Şamahı Depreminde Dağlar Yarıldı, Ölüler Hiç Sayılamadı
1667 kışında Safevi Şirvan'ının başkenti Şamahı aylarca süren bir depremle yıkılır. Tarihi, büyüklüğü ve 80 bin olarak bilinen ölü sayısı hâlâ tartışmalı; en canlı tanıklık üç yıl sonra şehre köle olarak gelen Hollandalı Jan Struys'tan geliyor.
Kış 1667. Safevi İran'ının Şirvan eyaletinin başkenti Şamahı, ipek ve kervan şehri. Yer sarsılmaya başlıyor ve aylarca durmuyor. Camiler, minareler, evler ve surlar yıkılıyor; dağlar yarılıyor, köyler toprağın altında kalıyor. Bu depremin ne zaman olduğu da, kaç kişinin öldüğü de bugün hâlâ tartışmalı. En canlı tanıklık ise üç yıl sonra şehre köle olarak getirilen Hollandalı bir yelkenciden geliyor.
İpek yolunda bir şehir

Şamahı, Büyük Kafkas Dağları'nın güney eteğinde, deniz seviyesinden yaklaşık 750 metre yükseklikte, dağlarla çevrili bir vadide kuruludur. Yüzyıllarca Şirvanşahların başkenti olmuş, 16. yüzyılın başında Safevilerin eline geçmiştir. 1538'den beri Safevi devletinin Şirvan eyaletinin merkezidir; burayı şahın atadığı bir han yönetir.
Şehri zengin eden ipektir. Ermeni tüccarlar ticaretin önemli bir kısmını elinde tutar; Ruslar, Dağıstanlılar, İranlılar ve Yahudi tüccarlar çarşıda buluşur. 1637'de şehirden geçen Alman gezgin Adam Olearius, Ermenilerin ve Gürcülerin kendi dillerini konuştuğunu, ama birbirleriyle herkesin bildiği Türkçe sayesinde anlaştığını yazar.
Osmanlı gezgini Evliya Çelebi de 17. yüzyılın ortasında Şamahı'ya uğrar. Kaynaklar ziyaretinin yılını farklı verir: kimi 1647, kimi 1656 der. Evliya'nın anlattığı şehirde yaklaşık 7 bin sağlam yapılı ev, 26 mahalle, yetmiş cami, kırk sıbyan mektebi, yedi hamam ve kırk kervansaray vardır. Evliya, şehrin en büyük dinî yapısının Cuma Camii olduğunu söyler. Bu cami, kitabesine göre 8. yüzyılda kurulmuş, Kafkasya'nın en eski camilerinden biridir.
Kasım 1667: Yer sarsılıyor

1666'da genç Safi II, babası II. Abbas'ın ölümünden sonra İsfahan'da tahta çıkar. Saltanatının ilk yılı felaketlerle geçer: iki kötü hasat ülkenin orta kesimlerinde kıtlığa yol açar. Ardından Şirvan'dan deprem haberi gelir.
Depremin tarihi kaynaktan kaynağa değişir. Bugün en çok kullanılan tarih 25 Kasım 1667'dir. Bazı kaynaklar 17 Aralık 1667 der; tarihî belgelerde yıl 1667 ile 1669 arasında oynar. Rus araştırmacı A. A. Nikonov 1982'de bütün belgeleri karşılaştırır ve 14 Ocak 1668 tarihini tercih eder. Bu yüzden aynı olay bilimsel yayınlarda çoğu zaman "1668 Şamahı depremi" diye geçer.
Büyüklüğü için de tek bir rakam yoktur. Kataloglar yüzey dalgası büyüklüğünü 6,9 olarak tahmin eder; 8,0'a varan tahminler de yapılmıştır. Merkezdeki şiddetin Mercalli ölçeğinde X, yani "aşırı" olduğu kabul edilir.
Sarsıntının nasıl yaşandığını anlatan en ayrıntılı metin, Hollandalı Jan Janszoon Struys'un 1676'da Amsterdam'da yayımlanan seyahat kitabıdır. Struys şehre üç yıl sonra gelir ve dinlediklerini aktarır. Ona göre deprem tam üç ay sürer, ama en şiddetli anı başlangıçtır. Bütün şehir ve bütün toprak öyle sallanır ki yalnız camiler ve minareler değil, evler ve surlar da yerle bir olur. Her şey o kadar hızlı olur ki kimse zamanında güvenli bir yere kaçamaz.
Dağlar yarılıyor

Yıkım şehirle sınırlı kalmaz. Struys'un aktardığına göre dağlar ve kayalar öyle geniş yarılır ki bütün yerleşimler açılan yarıklara düşer. Vadilerdeki bazı köyler, sakinleri ve hayvanlarıyla birlikte kopan dağ tepelerinin altında kalır. Yollar öyle bozulur ki kervanlar eski patikalardan geçemez, uzun dolambaçlı yollar aramak zorunda kalır.
Sonraki yüzyılların araştırmaları da bu tabloyu destekler. Tarihî kaynaklarda heyelanlardan söz edilir. Şamahı'nın surlarının, kalesinin ve Cuma Camii'nin yıkıldığı bildirilir. Hazar kıyısındaki Bakü'de bir sarayın duvarı çöker. Araştırmacılar, en ağır hasar bölgesinin 100-120 kilometre, ondan bir derece hafif bölgenin en az 150 kilometre uzunluğunda olduğunu hesaplar. Aynı dönemde Dağıstan'daki Mişleş de bir depremle sarsılır; bu aynı deprem ise, kırılmanın 150 kilometreye ulaştığı düşünülebilir.
Struys, olayı yaşayıp hayatta kalanların duygusunu da kaydeder: Müslüman ya da Hristiyan, hepsi dünyanın sonunun geldiğine inanır.
Kaç kişi öldü?

Şamahı depremi her listede 80 bin ölüyle anılır. Bu rakamın kaynağı Struys'tur, ama onun söylediği tam olarak bu değildir. Struys, yalnız Şamahı'da değil bütün çevre bölgede, kadınlar, çocuklar ve köleler sayılmadan, silah taşıyabilecek yaşta yaklaşık 80 bin erkeğin öldüğünün tahmin edildiğini yazar. Kitabın 2014'teki açıklamalı baskısını hazırlayan tarihçi Kees Boterbloem, dipnotta bu sayının o dönemin yaygın tahmini olduğunu belirtir.
Başka rakamlar da vardır. Şah Süleyman üzerine yazılan İngilizce Vikipedi maddesi, Şirvan'daki depremde köylerde 30 binden fazla, Şamahı'da ise yaklaşık 20 bin kişinin öldüğünü aktarır. Bazı kaynaklar ise ölü sayısını 6-8 bin olarak verir. İranlı tüccarlara dayanan bir anlatı, şehrin üçte birinin yıkıldığını söyler. Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi Sismoloji Merkezi'nin müdürü Gurban Yetirmişli, 2012'de APA ajansına, 1667, 1669 ve 1671 depremlerinde toplam 100 binden fazla kişinin öldüğünü söyler.
Bu rakamların hiçbiri sayıma dayanmaz. 17. yüzyılda Şirvan'da nüfus sayımı yoktur; ölüleri sayan bir kurum da yoktur. Gerçek sayı bilinmemektedir.
İsfahan'da ikinci taç

Şirvan felaketi, saraydaki kaygıyı derinleştirir. 1668'de Kazak reisi Stenka Razin'in adamları Hazar kıyısındaki eyaletlere saldırır; Bakü'yü kolayca alır, Mazenderan'ı yağmalar. Safevi ordusu onları durduramaz.
Genç şah da hastalanır. Saraydaki bir hekim, bütün bu talihsizliklerin taç giyme gününün yanlış hesaplanmasından kaynaklandığını öne sürer; bir saray müneccimi bunu onaylar. 20 Mart 1668'de, Nevruz günü, İsfahan'daki Çihil Sütun Sarayı'nda ikinci bir taç giyme töreni yapılır. Safi II, Süleyman adıyla yeniden tahta çıkar.
Üç yıl sonra: Bir kölenin gözünden

Jan Struys, Rusya'nın Hazar için yaptırdığı ilk büyük yelkenli gemi Orel'de (Kartal) yelkencidir. Gemi Astrahan önünde demirliyken Razin isyanı bu girişimi bitirir. Struys kaçar, Dağıstan'da esir düşer ve köle olarak satılır. Sonunda Derbent'te yaşayan İranlı tüccar Hacı Bayram Ali'nin eline geçer. Struys'un anlattığına göre efendisi iyi kalpli bir adamdır.
1 Eylül 1670'te Hacı Bayram Ali, 1667 depreminde yıkılan evlerini yeniden yaptırmak için Şamahı'ya yola çıkar. Struys da yanındadır. Kervanda 1.800 at, çok sayıda deve, eşek ve birkaç bin kişi vardır. Kervan Hazar kıyısı boyunca, haydutlardan korunarak ilerler ve 8 Eylül 1670'te Şamahı'ya girer.
Struys'u şaşırtan şey, şehrin tamamen yeniden kurulmuş olmasıdır: Daha üç yıl önce yıkılan şehir ayağa kalkmıştır. Kuzey ve güney mahallelerinde sokaklar dardır, evler alçaktır ve topraktan, kilden, tahta kalaslardan yapılmıştır. Güneyde büyük bir çarşı vardır; ipek, pamuk, kürk ve kılıç satan kapalı dükkânlar sıralanır. Rus tüccarların kaldığı Şah Kervansarayı ile Dağıstanlıların at ve esir sattığı Lezgi Kervansarayı yan yanadır.

Struys, 8 Eylül'den 28 Ekim 1670'e kadar efendisinin evlerinde marangozluk yapar. Bu bölgede depremin sık olduğunu, orada kaldığı yıl günde üç kez sarsıntı hissettiği günler olduğunu yazar. Ama ona göre 1667 depremi, insanların hatırladığı en ağır depremdir.
Deprem bitmiyor
Kaynaklara göre artçı sarsıntılar 1668 boyunca sürer ve 1671'in başına kadar devam eder. Rusça kaynaklara göre 1669'da ve 1671'de şehir yeniden yıkıcı depremlerle sarsılır.
Struys, bu dönemin sonuna tanıklık eder. Sonradan Polonya elçisinin hizmetine geçtiği Şamahı'da 1671 yılının ilk günü şiddetli bir deprem yaşanır. Struys'un anlatımına göre pek çok güzel ev kısa sürede yıkıntıya döner, çok sayıda insan ve hayvan ölür. Ertesi gün yeni sarsıntılar gelir, sonra durulur.
1 Şubat 1671 gecesi şehir yine sallanır; kimse uyuyamaz, birkaç ev daha çöker, bazı insanlar altında kalır. 16 Mayıs 1671'de bir sarsıntı daha birkaç evi yıkar; Struys'un kaldığı evde her şey yerinden oynar, tabaklar duvardan düşer.
Struys'un kitabını okurken bir uyarı gerekir. Kitabı büyük olasılıkla okuma yazma bilmeyen Struys değil, adı bilinmeyen bir yazar kaleme almıştır. Tarihçi Willem Floor 1993'te kitaptaki gerçek ile kurguyu ayırmaya çalışan bir inceleme yayımlar. Rus ve Hollanda Doğu Hindistan Şirketi belgeleri ise Struys'un 1670'lerin başında bir yıldan uzun süre Şamahı'da yaşadığını doğrular.
Neyi değiştirdi
Şamahı depremi, Kafkasya'nın tarihî deprem kataloglarında uzun süre bölgenin en güçlü depremi olarak anılır. 2011'de Rus araştırmacı T. Babayan, Mühendislik Sismolojisi Sorunları dergisinde bu kabulü sorgulayan bir makale yayımlar: Başlığı, "1668 Şamahı depremi gerçekten Kafkasya'nın en güçlüsü müydü?" diye sorar. Makale, verilerin güvenilirliğini, sarsıntı sayısını ve şiddet haritasını yeniden inceler.
Depremin izleri toprakta da aranır. Oxford Üniversitesi ve Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi'nden bir ekip, Ağsu yakınında 2 metre yüksekliğindeki bir fay sarpının içine hendek kazar. Bu, Kura kıvrım ve bindirme kuşağındaki ilk paleosismolojik çalışmadır. Hendekte yüzeyi yırtan iki depremin izi bulunur. Radyokarbon tarihleri, araştırmacılara göre bu iki depremin büyük olasılıkla 1668 ve 1902 Şamahı depremleri olduğunu gösterir. Ekip, 2024'te Tectonics dergisinde yayımlanan çalışmada, Ağsu'nun batısında yüzyıllardır yüzeyi yırtan bir deprem kaydedilmediğini, bu kesimde 7,7'den büyük bir deprem üretecek kadar gerilim birikmiş olabileceğini yazar.
Şamahı bundan sonra da defalarca yıkılır. 1859 depreminden sonra Şamahı vilayetinin merkezi Bakü'ye taşınır ve şehrin önemi hızla düşer. 13 Şubat 1902'de öğle saatinde gelen deprem şehri yeniden yerle bir eder: 2 bine kadar kişi ölür, 4 bin ev yıkılır, 20 bin kişi evsiz kalır. Cuma Camii de bu depremde yıkılır.

Bugün

Şamahı bugün Azerbaycan'ın Şamahı ilçesinin merkezidir; 2010 tahminine göre nüfusu 31.704'tür. Şehir, tarih boyunca on bir büyük depremle sarsılmış ama her seferinde yeniden kurulmuştur.
Cuma Camii için kaynaklar farklı şeyler söyler. Bazı kaynaklar caminin 1667 depremini ayakta atlattığını yazar; deprem kataloglarına dayanan anlatı ise caminin bu depremde yıkıldığını bildirir. Kesin olan, caminin 1859 ve 1902 depremlerinden sonra yeniden yapıldığı ve son olarak 2010-2013 yıllarında elden geçirildiğidir.

1667 depreminden bugüne kalan en somut şey belki de bir sorudur: Bir şehrin başına gelen felaketin tarihi, büyüklüğü ve ölü sayısı nasıl bu kadar belirsiz kalabilir? Cevap, kaynakların azlığında ve üç yüz yıldır birbirinden aktarılan rakamlardadır.
Kaynaklar
- Struys, J. J. (1676). Drie aanmerkelijke en seer rampspoedige reysen. Amsterdam. Açıklamalı baskı: Boterbloem, K. (ed.) (2014). Rampspoedige reizen door Rusland en Perzië in de zeventiende eeuw. Panchaud, Amsterdam.
- Pierce, I. ve diğ. (2024). Surface rupturing earthquakes of the Greater Caucasus frontal thrusts, Azerbaijan. Tectonics, 43(3).
- Pierce, I., Guliyev, I. S., Yetirmishli, G. J. ve diğ. (2025). Paleoseismological studies in the pleistoseismic area of the 1668 and 1902 Shamakhi earthquakes. ANAS Transactions, Earth Sciences, 1.
- Babayan, T. (2011). Was the Shemakhi earthquake of 1668 really the strongest in the Caucasus? Problems of Engineering Seismology, 38(2), 71-80 (özet).
- APA, "Map of most powerful and destructive quakes in Azerbaijan", 17 Nisan 2012.
- Floor, W. (1993). Fact or Fiction: The Most Perilous Journeys of Jan Jansz. Struys. Études safavides (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle).
- Ambraseys, N. N. ve Melville, C. P. (1982). A History of Persian Earthquakes. Cambridge University Press (Vikipedi'de aktarıldığı biçimiyle).
- Vikipedi (İngilizce): 1667 Shamakhi earthquake, Shamakhi, Suleiman I of Persia, Juma Mosque of Shamakhi, 1902 Shamakhi earthquake; Vikipedi (Rusça): Шемахинское землетрясение (1667) (başlangıç kaynağı)
